Bu iki âyet Cebrâil (a.s.) vasıtasıyla nazil olmamış, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bunları Mirac gecesinde vâsıtasız işitmişlerdir.
Nitekim hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmuştur: “(Mirac gecesinde) Resûlullâh’a (s.a.v.) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara Sûresi’nin son iki âyeti (Âmenerrasûlü...) ve ümmetinden, Allâh’a hiçbir şeyi şirk (ortak) koşmayanların büyük günahlarının bağışlanacağı.”
Bakara sûresi nâzil olup Resûlullâh (s.a.v.) her duâ cümlesini okudukça Allâhü Teâlâ “Duânı kabul ettim.” buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
“Allâhü Teâlâ Bakara Sûresi’ni iki âyet (Âmenerresûlü) ile sona erdirdi. Bunları bana arşın altındaki bir hazineden verdi. Bunları öğreniniz, hanımlarınıza ve çocuklarınıza öğretiniz. Çünkü bunlar hem büyük rahmettir, hem Kur’an’dır, hem duâdır.”
“Kim üzüntü ve keder ânında Âyetü’l-Kürsî ve Bakara Sûresi’nin sonu(ndaki iki âyeti: âmenerresûlü)nü okursa Allâhü Teâlâ ona yardım eder.”
“(Bakara Sûresi’nin sonundaki) Bu iki âyet bir evde üç gece okunmazsa o eve şeytan yaklaşır.”
Hz. Ali (k.v.) buyurdular ki: “Âmenerrasûlü’yü okumadan uyuyacak aklı başında bir Müslüman bulunacağını sanmıyorum. Muhakkak o iki âyet arşın altındaki bir hazinedendir.”
Cebrâil (a.s.) Resûlullâh’a (s.a.v.) Bakara Sûresi’nin sonunda ‘Âmîn’ demesini telkîn etmiştir.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.