<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[İslami Forum - Ateist ve Deistlerin Sorularına Cevaplar]]></title>
		<link>https://islamiforum.net/</link>
		<description><![CDATA[İslami Forum - https://islamiforum.net]]></description>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 12:39:02 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Agnostisklerin Tüm Sorularına İlim Adamalarından Bilimsel Cevaplar]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-agnostisklerin-tum-sorularina-ilim-adamalarindan-bilimsel-cevaplar</link>
			<pubDate>Sun, 14 Jul 2024 07:37:28 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-agnostisklerin-tum-sorularina-ilim-adamalarindan-bilimsel-cevaplar</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Agnostistlerin Tüm Sorularını Korkusuzca Sorup Sonra Cevaplamış Müslüman Prof. Ve Doç'lerin Muhteşem Cevapları. Arkadaşlar Bunu Video Olarak Paylaşıyorum. Çünkü "OKUMUYOSUNUZ" ... Ama Ateist Deist Ve Agnostiskler Kendilerini Hep Okumuş Kesim Olarak Görüp İlim Adamlarının da Kendileri İle Bir Bağ Kurup Kendileri de İlim Adamı Gibi Görüyorlar.  Buyurun Müslüman İlim Adamları !... Korkusuzca Sorulan Tüm Sorulara  TAM  Cevap Veriyorlar. <br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YALNIZ BAŞLAMADAN ÖNCE SEN  KENDİNE ŞUNU SORACAKSIN ! </span></span><br />
<br />
- YOK VİDEO <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İZLEME VAKTİM</span> YOK <br />
- YOK <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İŞLERİM VAR YOĞUNUM</span> (  Her Şeye Vaktin Var Buna Mı Yok )<br />
- BEN <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">OKUDUM ARAŞTIRDIM</span> . EEE ?  MÜSLÜMAN DEĞİLİM !  Madem Okudun Araştırdın Buyur Seni Laboratuvara Davet Ediyoruz ! Seni Mantık İlmine Davet Ediyoruz. Yok Ben İzlemeyim. O Zaman Ben Araştırdım DEMEYECEKSİN ! BEN İNANMIYORUM ÇÜNKÜ DİN HAYATIN HER ALANINI DÜZENLİYOR. BEN  HAYVANLAR GİBİ BİR ÖZGÜRLÜK ARIYORUM. HER HALTI YAPMAK İSTİYORUM. O YÜZDEN KULAK TIKIYORUM Diyeceksin ! <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Demeyeceksin Ben Okudum Araştırdım</span> !<br />
- <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Video Uzun</span>.  Eeee Hani Siz Okuyup Araştırıyordunuz ? Hızlandırırsın Dinlersin Bir Videoyu Dahi İzlemeye Vakit Ayıramıyorsan BEN ARAŞTIRDIM DE ME YE CEK SİN !  O Yalanı Kendine Söyle<br />
- Sorularım Var Cevap Veremedi Kimse ! Buyur Cevap Buyur Sor ! Cevap Veremediler DEME ..<br />
<br />
Ez Cümle Sorularım Var Diyen Her Ateist + Deist + Agnostik Vs Vs Hepsine Hodri Meydan ! ALLAH VAR İSPATIMIZDA VAR !İSLAM HAK PEYGAMBERİMİZ HZ MUHAMMED Sallallahu Aleyhi Vesellem Haktır.   HER SORUYA CEVAP VERMEYE HAZIRIZ !  SOOOR !  Gerekirse Özelden  Yaz Vallahi Billahi Her Soruya Cevap İnşaAllah Biiznillah Vereceğiz. <br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/4Dpe2qedUsk" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></div>
<br />
<br />
Not: Şimdi Kendine Şunu Sor İzlerim Müslüman Olurum mu Diye Korkuyorsun ? Yoksa İlimden mi Korkuyorsun ?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Agnostistlerin Tüm Sorularını Korkusuzca Sorup Sonra Cevaplamış Müslüman Prof. Ve Doç'lerin Muhteşem Cevapları. Arkadaşlar Bunu Video Olarak Paylaşıyorum. Çünkü "OKUMUYOSUNUZ" ... Ama Ateist Deist Ve Agnostiskler Kendilerini Hep Okumuş Kesim Olarak Görüp İlim Adamlarının da Kendileri İle Bir Bağ Kurup Kendileri de İlim Adamı Gibi Görüyorlar.  Buyurun Müslüman İlim Adamları !... Korkusuzca Sorulan Tüm Sorulara  TAM  Cevap Veriyorlar. <br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YALNIZ BAŞLAMADAN ÖNCE SEN  KENDİNE ŞUNU SORACAKSIN ! </span></span><br />
<br />
- YOK VİDEO <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İZLEME VAKTİM</span> YOK <br />
- YOK <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İŞLERİM VAR YOĞUNUM</span> (  Her Şeye Vaktin Var Buna Mı Yok )<br />
- BEN <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">OKUDUM ARAŞTIRDIM</span> . EEE ?  MÜSLÜMAN DEĞİLİM !  Madem Okudun Araştırdın Buyur Seni Laboratuvara Davet Ediyoruz ! Seni Mantık İlmine Davet Ediyoruz. Yok Ben İzlemeyim. O Zaman Ben Araştırdım DEMEYECEKSİN ! BEN İNANMIYORUM ÇÜNKÜ DİN HAYATIN HER ALANINI DÜZENLİYOR. BEN  HAYVANLAR GİBİ BİR ÖZGÜRLÜK ARIYORUM. HER HALTI YAPMAK İSTİYORUM. O YÜZDEN KULAK TIKIYORUM Diyeceksin ! <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Demeyeceksin Ben Okudum Araştırdım</span> !<br />
- <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Video Uzun</span>.  Eeee Hani Siz Okuyup Araştırıyordunuz ? Hızlandırırsın Dinlersin Bir Videoyu Dahi İzlemeye Vakit Ayıramıyorsan BEN ARAŞTIRDIM DE ME YE CEK SİN !  O Yalanı Kendine Söyle<br />
- Sorularım Var Cevap Veremedi Kimse ! Buyur Cevap Buyur Sor ! Cevap Veremediler DEME ..<br />
<br />
Ez Cümle Sorularım Var Diyen Her Ateist + Deist + Agnostik Vs Vs Hepsine Hodri Meydan ! ALLAH VAR İSPATIMIZDA VAR !İSLAM HAK PEYGAMBERİMİZ HZ MUHAMMED Sallallahu Aleyhi Vesellem Haktır.   HER SORUYA CEVAP VERMEYE HAZIRIZ !  SOOOR !  Gerekirse Özelden  Yaz Vallahi Billahi Her Soruya Cevap İnşaAllah Biiznillah Vereceğiz. <br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/4Dpe2qedUsk" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></div>
<br />
<br />
Not: Şimdi Kendine Şunu Sor İzlerim Müslüman Olurum mu Diye Korkuyorsun ? Yoksa İlimden mi Korkuyorsun ?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tatminsizlik Boşluktayım Aklım Allak Bullak Oldu. Hiç Bir Şeyden Zevk Almıyorum]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-tatminsizlik-bosluktayim-aklim-allak-bullak-oldu-hic-bir-seyden-zevk-almiyorum</link>
			<pubDate>Thu, 11 May 2023 16:53:58 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-tatminsizlik-bosluktayim-aklim-allak-bullak-oldu-hic-bir-seyden-zevk-almiyorum</guid>
			<description><![CDATA[Hayattan Zevk Alamıyorum Ne Yapmalıyım? <br />
Tükenmişlik Sendromu Nasıl Geçer? <br />
Mutlu Olmak İçin Ne Yapmalıyım?<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/2xKbxhHwM5c" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hayattan Zevk Alamıyorum Ne Yapmalıyım? <br />
Tükenmişlik Sendromu Nasıl Geçer? <br />
Mutlu Olmak İçin Ne Yapmalıyım?<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/2xKbxhHwM5c" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BU VİDEOYU İZLEYEN ATEİST KALAMAZ. MÜSLÜMAN İSE NAMAZA BAŞLAR]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bu-videoyu-izleyen-ateist-kalamaz-musluman-ise-namaza-baslar--67211</link>
			<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 00:34:01 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34959">kendini_arayan_adam</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bu-videoyu-izleyen-ateist-kalamaz-musluman-ise-namaza-baslar--67211</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BU VİDEOYU İZLEYEN ATEİST KALAMAZ. MÜSLÜMAN İSE NAMAZA BAŞLAR]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bu-videoyu-izleyen-ateist-kalamaz-musluman-ise-namaza-baslar</link>
			<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 00:33:31 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34959">kendini_arayan_adam</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bu-videoyu-izleyen-ateist-kalamaz-musluman-ise-namaza-baslar</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Deizm'in 7 Yanılgısı. Bunları Samimi Sorgulayan Bir Deist Müslüman Olmalıdır]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-deizm-in-7-yanilgisi-bunlari-samimi-sorgulayan-bir-deist-musluman-olmalidir</link>
			<pubDate>Thu, 13 Oct 2022 10:27:45 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-deizm-in-7-yanilgisi-bunlari-samimi-sorgulayan-bir-deist-musluman-olmalidir</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/hnX47nZ58LE" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/hnX47nZ58LE" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ekşi Sözlükte Kerem Önder'e Ateistlerin Sorduğu Sorulara Vermiş Olduğu Cevaplar]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-eksi-sozlukte-kerem-onder-e-ateistlerin-sordugu-sorulara-vermis-oldugu-cevaplar</link>
			<pubDate>Sat, 08 Oct 2022 08:48:52 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-eksi-sozlukte-kerem-onder-e-ateistlerin-sordugu-sorulara-vermis-oldugu-cevaplar</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Ekşi Sözlükte Kerem Önder'e Ateistlerin Sorduğu Sorulara Vermiş Olduğu Muhtelif Cevaplar...<br />
Dileyen Kardeşlerimizin Bu Sorulara (Video Olması Hasebi İle Kısa Ve Öz Öz Cevaplar Verilmiş. Şimdi Bu Videoyu İzleyen Ve Kafasında Hala Soru İşareti Kalan Veya Mantığına Yatmayan Bir Cevap Olduğunu Düşünen Varsa Buraya Yazıp Bize de Sorabilir)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ben Merak Ediyorum Ama Tepki Almaktan Korkuyorum Ne Yapayım ?</span><br />
<br />
Bana Özelden de Yazabilirsiniz! Yemin Ediyorum Ne Kızarım Ne Tepki Veririm Ne İfşa Ederim. Konuştuğumuzun Aramızda Kalacağına da Namusum Ve Ailemin Şerefi Üzerine Yemin Ediyorum Burada. Yeter ki Gelin Yardımcı Olalım.  Korkmuyoruz Bizzat Buyurun Sorun Yardımcı Olalım İnşaAllah Diyoruz. Korkmuyoruz Çünkü Savunduğumuz İslam Hak !... Davamız Hak !... Neden Suallerden Kaçalım Korkalım ki ?</div>
<br />
<br />
<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/sRoVRMh0nYs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<br />
Saygılarımla.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Ekşi Sözlükte Kerem Önder'e Ateistlerin Sorduğu Sorulara Vermiş Olduğu Muhtelif Cevaplar...<br />
Dileyen Kardeşlerimizin Bu Sorulara (Video Olması Hasebi İle Kısa Ve Öz Öz Cevaplar Verilmiş. Şimdi Bu Videoyu İzleyen Ve Kafasında Hala Soru İşareti Kalan Veya Mantığına Yatmayan Bir Cevap Olduğunu Düşünen Varsa Buraya Yazıp Bize de Sorabilir)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ben Merak Ediyorum Ama Tepki Almaktan Korkuyorum Ne Yapayım ?</span><br />
<br />
Bana Özelden de Yazabilirsiniz! Yemin Ediyorum Ne Kızarım Ne Tepki Veririm Ne İfşa Ederim. Konuştuğumuzun Aramızda Kalacağına da Namusum Ve Ailemin Şerefi Üzerine Yemin Ediyorum Burada. Yeter ki Gelin Yardımcı Olalım.  Korkmuyoruz Bizzat Buyurun Sorun Yardımcı Olalım İnşaAllah Diyoruz. Korkmuyoruz Çünkü Savunduğumuz İslam Hak !... Davamız Hak !... Neden Suallerden Kaçalım Korkalım ki ?</div>
<br />
<br />
<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/sRoVRMh0nYs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<br />
Saygılarımla.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GİG TV]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-gig-tv</link>
			<pubDate>Sat, 19 Feb 2022 11:31:16 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34717">silapamuk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-gig-tv</guid>
			<description><![CDATA[GİG TV HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[GİG TV HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kur’an Sürekli Erkeklere mi Hitap Eder? Kur’an'a Göre, Erkekler Birinci Sınıf mı?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-kur%E2%80%99an-surekli-erkeklere-mi-hitap-eder-kur%E2%80%99an-a-gore-erkekler-birinci-sinif-mi</link>
			<pubDate>Sat, 13 Nov 2021 08:41:28 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-kur%E2%80%99an-surekli-erkeklere-mi-hitap-eder-kur%E2%80%99an-a-gore-erkekler-birinci-sinif-mi</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ateist Veya Deist Sayfalarında İddia Edilen Bir Konuya Cevabımızdır; </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru: Kur’an Sürekli Erkeklere mi Hitap Eder?  Bu Durum, Kur’an'a Göre, Erkeklerin Birinci Sınıf, Kadınların İkinci Sınıf Olduğu Anlamına Gelmez Mi?</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1.Mana:</span></span> Hepimizce Malumdur ki Kur’an-ı Kerim’in Dili Arapça’dır. Arapça Olması da Bizzat Cenab-ı Hakkın Tercih Ve Seçimiyledir. Neden Arapça Demeye İtiraz Etmek Başka Bir Dil Olsaydı Neden O Dil Diye de İtirazı Gerekli Kılabilir. Dahası Efendimiz Arabistan’da Dünya’ya gelmesi Takdir Olunduğu İçin de Kendi Kavmine Peygamberlik İddiasından  Bulunan Bir Kişinin İman Esaslarını Anlatırken Farklı Dil Kullanması Beklenemez !... Farklı Bir Dil Kullanılmış Olsaydı Bu seferde Hz. Muhammed S.a.v. Efendimiz Peygamber Değil Denir Ve  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">O Başkasından Aldığı Bilgileri Burada Bize Anlatıyor İddiasında Bulunulabilirdi </span>,Nitekim Bu İddiada da Bulunanlar Bugün Dahi Var. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kısa Bir Hakikat ve Hikmeti İle İlgili Girizgahtan Sonra Konuya <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arapça Dil Bilgisi Üzerinden Ele Alalım İnşaAllah. </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arapça’da İsimler Ya Müennes/Dişil Veya Müzekker/Erildir. </span>Arapça’da ki Kuralların Kur’an’da Da Olduğu Gibi Kullanılması da Bunun Sonucu Olarak Tabiidir. Nitekim Kur’an’da Bu Her İki Çeşit Kelimeler De Yerli Yerince Kullanılmıştır. (Mümin-Mümine/Müminun-Müminat Gibi). Bu Dil yapısı Sadece Arapçada da Olmayıp Muhtelif Daha Pek Çok Dilde de Mevcuttur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üç Cinsiyetli Diller : </span></span>Arnavutça Boşnakça Almanca Yunanca Hırvatça Latince Makedonca Rumca Felemenkçe Polonya Dili Rumence Rusça Sırpça Slovakça Slovence Ukraynaca. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İle İki Dilli Diller Olan :</span></span> Aramice Fransızca İbranice Hintçe Arapça İtalyanca Peştuca Portekizce Pencap Dili İspanyolca Ve Urdu Dili Gibi Dillerde de Gözükmektedir..</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Arapça’daki Dilin Bir Teamülü De Erkek Ve Kadınlara Birden Hitap Edildiği Zaman, Bunları Tek Bir Hitap Tarzına Ve Bunu Da Erkek Kalıbına Dökmektir. (Bunu Bizde Yaparız Aslında Ahmet Amcalara Gidiyoruz. Şimdi Burada Ahmet Amcayı Övmedik Ahmet Amca İle Ailesini Yani Hem Hanımını Varsa Kızlarını da İçine Alarak Hitap Etmiş Olduk.)  Genellikle Kadın Ve Erkek İçin Aynı Anda Söz Konusu Edilen Bir İfade -Fazla Uzun Olmaması İçin- Sadece Erkekler İçin Kullanılan Kalıba Yer Verilir Ve Kadınlar Da Orada -Zımnen- Var Kabul Edilir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bu Husus Arapça da Edebî Bir Sanattır Ki Buna “Tağlip Sanatı” Denir. Bu Edebî Sanat Sadece Gerçek Erkek Ve Kadın İçin Değil, Aynı Zamanda Arapça’da Mecazî Olarak Erkek/Eril Kabul Edilen “Kamer=Ay” İle Dişil Olarak Kabul Edilen “Şems=Güneş” Kelimeleri İçin De Geçerlidir. Bu İkisi Birden Kullanıldığı Ve “Tağlip Sanatı “ İçerisine Alındığı Zaman, Erkek/Eril Olan “Kamer” Sözcüğü Ön Plana Çıkarılır Ve “Kameran=İki Ay” Tabiri Tercih Edilir, Bununla Güneş Ve Ay Kastedilir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu Edebî Sanat İfadesi Daha Veciz Olduğundan, Kur’an Terminolojisinde De Genellikle Hitaplar Bu Sanat Çerçevesinde İnşa Edilmiş Ve Kadın İle Erkeğin Birlikte Muhatap Olduğu Yerlerde B<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">u Hitap Erkeklere Yönelik Olmuş, Kadınlar İse “Tağlip Sanatı” Çerçevesinde Onlarla Beraber Yerlerini Almışlardır. Mesela Kur’an’da Çokça Kullanılan Ve “Ey İman Edenler” Anlamına Gelen “Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı, Arapça Gramer Bakımından Erkeklere Yapılan Bir Hitap Tarzıdır. Ancak, Bu Hitapta Kadınların Da Dahil Olduğu Bilinen Bir Gerçektir. Keza, Kur’an’da Bir Çok Defa Kullanılan Ve “Ey Adem’ın Oğulları” Anlamına Gelen “YA Benî Ademe” İfadesini Sadece Erkeklere Tahsis Etmek Mümkün Değildir. </span>İşte, Bu Açıklamalar Çerçevesinde Diyebiliriz Ki, “Babalar” İfadesinde Anneler, “Oğlanlar” İfadesinde Kızlar, “Kardeşler” İfadesinde Kız Kardeşler De Dahildir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kur’an, Bir Hitap Olarak Hz. Muhammed (Asm.) Gönderilen Bir Kitaptır. Kur’an’ın Konuşma Üslubuyla Gönderildiğini Ve Bu Kitabın Konuşma Dilinden Yazıya Aktarıldığını Bilmekte Yarar Vardır. Kur’an'daki Üslup Bundan Dolayı “De Ki”, “Ey İnsanlar”, "Ey İman Edenler”, “Ey Kafirler”, “Ey Ehl-İ Kitap”, “Ey Nebi”, “Sana Soruyorlar, De Ki” Gibi Hitaplarla Doludur. Ayetlerdeki Hitabın Çoğunlukla Müzekker Oluşu Peygambere Hitaben Gönderilmiş Olduğundandır: Arapça’nın Özelliğine Göre, Kadına Ve Erkeğe Ayrı Ayrı İfade Biçimleriyle Hitabedilir. Peygambere (A.S.) Yapılan Hitapların Müzekker Kalıbıyla Olması Da Bu Dilin Gereğidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur’an Ve Hadîslerde Geçen İslamî Emir Ve Yasaklar, Dünya Ve Ahirete Ait Vaadler, Herhangi Bir İstisna Yapılmadığı Sürece Hem Erkekleri, Hem De Kadınları Kapsar. </span>Bunların Erkeklere Ait Yüklem Ve Zamirlerle İfade Edilmiş Olmaları Önemli Değildir. Bu, Hem Arapça, Hem De İslam Hukuk Metodolojisi Bakımından Böyledir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Erkeklere Hitap Eden Bir Emir Veya Yasağın, Ayrıca Kadınlar İçin De Tekrar Edilmesi Gerekmez. Çünkü Bu, İfade Ettiğimiz Gibi Arap Dilinin Ve Hukuk Mantığının Bir Gereği Olduğu Gibi, Kur’an'ın Kendisine Has Üslûbu Ve İfade Mantığının Da Bir Gereğidir. Zira Kur’an, Her şeyden Önce Mü'min Erkeklerle Mü'min Kadınları, Birbirlerinin Dostları Ve Velileri Olarak İlan Eder: "İnanan Erkekler Ve İnanan Kadınlar Birbirlerinin Velisidirler. Onlar, İyiyi Emreder, Kötüyü Önlerler. Namaz Kılar, Zekat Verirler Ve Allah Resulüne İtaat Ederler. İşte Onlara Allah Merhametle Muamele Edecektir. Doğrusu Allah, Gücünün Önüne Geçilemeyen Ve Her Şeyi Yerli Yerince Yapandır." (Tevbe, 9/71)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nitekim Bu Ayet-İ Celilede, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Onlar İyiyi Emrederler, Kötüyü Önlerler" Sözü Ve Ayetin Sonuna Kadar Diğer Failler Ve Zamirler, Hep Erkekler İçin Kullanılan İfadelerdir. Buna Bakarak, Bu Ayetin Kadınları Dışta Bıraktığını Söylemek Mümkün Mü? </span>Hayır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kur’an, Açıkça Hem İnanan Erkeklere, Hem De İnanan Kadınlara Cennetin Güzelliklerini Ve Nimetlerini Va'detmiştir. Nitekim Tevbe Sûresi 72. Ayette Şöyle Buyurulmuştur:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Allah, İnanan Erkeklere Ve İnanan Kadınlara İçlerinde Ebedî Kalacakları, Altlarında Irmaklar Akan Cennetler (Bahçeler) Ve Adn Cennetlerinde Hoş Meskenler Vaadetmiştir. Ve Ayrıca Onlara, En Büyük Nimet Olarak Allah'ın Hoşnutluğu Var. İşte Bu Büyük Başarıdır."</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İslam Sadece Erkeklerin Dini Değil. Kur’an Sadece Erkeklere Hitap Etmiyor. Kur’an-I Kerîm'de Kadınlara Has Uzunca <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir Sûre Vardır:</span> (Nisa Sûresi). Kur’an'da Bazı Kadınlara Da Allah'ın Vahiy (İlham) Gönderdiği Zikredilir. (Bk. Kasas, 28/7; Al-İ İmran, 3/42; Hud, 11/69).Ayeti Kerimelerine Bakılabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Kadınlar Erkeklerin Şakîkidirler." "Şakik" Tam Ortadan İkiye Bölünen Bir Bütünün Bu Eşit Parçalarından Her Biridir."Kadın Olsun Erkek Olsun, Kim İyi İşler Yaparsa Cennete Girecektir." (NisA, 4/124). "Mümin Erkekler Ve Mümin Kadınlar Birbirlerinin Velisidirler..." (Tevbe, 9/71). "Erkeklerin Kazandıklarından Bir Payı Olduğu Gibi Kadınların Da Kazandıklarından Bir Payı Vardır." (NisA, 4/32)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur’an'da Kadın Ya Da Dişi Anlamına Gelen "Nisa, Nisve, İmrae, Ünsa" Kelimeleri Türevleriyle Beraber 85 Defa, Erkek Anlamına Gelen "Racul, Zeker, Mer'" Kelimeleri De Yine Türevleriyle Beraber 86 Defa Geçmektedir. "İnsan" Kelimesinin Kadını Kapsamadığını Söyleyen Hiç Bir İslam Alimi, Hatta Hiç Bir İnsan Yoktur.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genele Hitap Ederken Arap Dilinin Gereği, Ya Eril (Müzekker) Ya Da Dişil (Müennes) Bir Kalıpla Hitap Edilecektir. Sosyal Hayatın Bütün Yüküyle Erkeklerin Omuzunda Olduğu Bir Toplumda Eril Kalıbın Seçilmesinden Normal Ne Olabilir? Üstelik Bu Dil Araplar'ın İslAm'dan Önce De Konuştukları Dildir. Onlar O Zaman Da Böyle Konuşuyorlardı. Kendi Dilleriyle Gelen Kur’an'ın, Bu Dili Bozması Düşünebilir Mi ?</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">2.Mana</span></span> Burada Aslında Bu iddiaları Gündeme Getiren Kişilerin Bakılınca İslam’i Hiçbir Bilgilerinin Olmadığı Haliyle de Sadece Meal Okumakla Belki Bir Fikir Edindiklerini Onda da Taraflı Bakışlarının ne Derece Gafletkerane Olduğunu Görmekteyiz, Müşahede Etmekteyiz ! Bu da Bir Kere Daha Bize Mealciliğin Bir Başka Zararını Daha Ortaya Koymaktadır!  Gençlerin Akıllarını Karıştırmaya Çalışanlar Esasen Şunu Demek İstiyorlar 1.’Si Muhatap Erkeklerdir Kur’an-ı Kerim’de Kadın Muhatap Alınmamış Haliyle Kuran Hak Kitap Değil. 2.’si İse Erkekler O Dönemde Kadınları Kullanıyorlardı Ve Kadının Hiçbir Hakkı Yoktu, Haliyle Kur’an-ı Kerimde Haşa, Yüz Bin Defa Haşa Hz. Muhammed’in Uydurduğu Bir Kitap, O Yüzden Kadınları da Kullanmak İçin Hz. Muhammed S.a.v. Tarafından “Haşa” Söylemler Bu Yönde Uyduruldu Demek İstiyorlar. Doğrudan Diyemedikleri İçin de Bu Şekilde İddialarda Bulunuyorlar.  Bunları da Kadın Hakları Savunucuları Görünümlü Dış Mihrapların İçimi de Kurduğu Vakıf Ve  Derneklerle Yapmaktalar. Biz Bu Derneklerin  Ne Amaçla Kurulduğunu İngiliz Casusu Lawrence’ın Anılarında Okumaktayız. Tezahürünü de 28 Şubat’tan Bu Güne Değin Müslüman, Mümine Ve Muvahhide Çarşaflı Ve Başörtülü Bayanlarımızın Haklarının Savunulduğu Hiçbir Eylemde Görememenizden Anlarsınız !...</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kadın Konusunda Hassas Olanların Göz Ardı Etmemeleri Gereken Bir Nokta Da Şudur Ki,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadece Erkeklerin Yad Edildiği Hitaplarda Her Zaman Güzel Bir Vasıfla Değil, Kötü Vasıflarla Da Anılması Söz Konusudur. Örneğin “Ey İman Edenler” Anlamına Gelen “Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı Yanında “Ey Kafirler” Manasına Gelen “Ya Eyyuhe’l-Kafirun” İfadesinin Muhatabı Da Zahiren Erkeklerdir. </span>Ama Aslında Her İki İfadede Kadın-Erkek Müşterek Olarak Vardır. Demek Ki Ortada Bir Fazilet, Bir Üstünlük İmajı Söz Konusu Değildir, Mesele Tamamen Bir Çarpıtma Meselesidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şayet İddia Edildiği Gibi Haşa,Yüz Bin defa Haşa ki Kur’an-ı Kerim’i Hz.Muhammed. S.a.v. Efendimiz Uydurmuş Olsa İdi Ve O Yazmış Olsa İdi O Halde Paylaşacağım Hadis-i Şerifleri Kur’an-ı Kerime Ayet Olarak Haşa Yazardı Hadis Olmazdı ! "Ey İnsanlar! Kadınların Haklarına Riayet Ediniz! Onlara Şefkat Ve Sevgi İle Muâmele Ediniz! Onlar Hakkında Allah'tan Korkmanızı Tavsiye Ederim. Siz Kadınları, Allah Emâneti Olarak Aldınız; Onların Namuslarını Ve İffetlerini Allah Adına Söz Vererek Helâl Edindiniz!" (Müslüm, Hac,147) "Kadınlara Ancak Kerîm Olanlar İkrâm Ederler (Değerli Olanlar Değer Verirler); Onlara Kötülük Edenler İse Leîm (Kötü) Kişilerdir." (İbn Mace, Edeb 3; Ebû Davud, Edeb 6, Rikak 22, İ'tisam 3; Müslim, Akdiye 11) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyerek Kadına Yaklaşım Değerine Göre Allah Katında Değer Görüleceği Hadisle İfade Edilmiştir. Hal Böyle Olunca Allah Katında Ki Değer Kadına Yaklaşım İle Ölçülmektedir.</span>  "Cennet Annelerin Ayakları Altındadır." (Nesâî, Cihâd, 6) Hadisi Malumumuzdur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayeti Başına Cenneti Ayaklarının Ucuna Koyan Bir Din Nasıl Olurda Erkek Üstünü Olabilir? </span> "Sizin En Hayırlınız, Ehline (Eşine Ve Çocuklarına) En Hayırlı Olanınızdır. Ve Ben De Ehline Karşı En Hayırlı Olanınızım.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> (Burada Da En Hayırlı Olan Kişi Hanımlarına En Hayırlı Olan Kişi Ölçüsü İle Belirlenmektedir. ) "En Güzel Dünya Nimeti, İnsanın Sahip Olabileceği Nimetlerin En Hayırlısı: Zikreden Dil, Şükreden Kalp Ve İnsanın İman Doğrultusunda (Müslümanca) Yaşamasına Yardımcı Olan Kadındır." (Tirmizî, Birr 13)</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> "Kadınlar Erkeklerin, Diğer Yarısıdır."</span> (Ebu Davud, Tahanet,94; Tirmizi Tahanet 827) "Kadınlara Ancak Asalet Ve Şeref Sahibi Kimse Değer Verir. Onları Ancak Kötü Ve Aşağılık Kimseler Hor Görür." Gene  : "Hanımını Döven, Allah’a Ve Resûlüne Asi Olur. Kıyamette Onun Hasmı Ben Olurum." Demiştir Efendimiz !</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3.Mana</span></span> Bu İfadelerde Kadını Küçümseyici Bir Durum Söz Konusu Değildir. Nitekim, Ay-Güneş Misalinde Olduğu Gibi Şems/Güneş Değil, Kamer/Ay Göz Önünde Bulundurulmuştur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fakat Hiç Kimse Bu İfadelerde Güneşin Aydan Daha Değersiz Görüldüğünü İddia Etmemiş Ve Edemez De.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">4.Mana:</span></span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yaratılıştaki Hakikat Ve Hikmet İle Hak Hukukta ki Musavilik Yani Eşitlik Bütün Bütün Ayrıdır … </span></span>Şunu Unutmamak Gerekir Ki, Hz. Adem (As)’Den Beri İnsanlık Camiasında Erkek Vazifesi Ve İcra Etmesi Gereken Sınavının da Bir Sonucu Ve Hikmeti Gereği, Hakimiyetin, Fiziki Kuvvetin, Bundan Gelen İcraatın Simgesi Olarak Algılanmış Ve Vasıflandırılmıştır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Erkeğin Neden Daha Kuvvetli Yaratıldığını İtiraz Konusu Yapanlar, Şunu Unutmamalıdır Ki, Kuvvet, Cesaret Ve Şecaat Tek Başına Bir Fazilet Simgesi Değildir. Nitekim En Zalim Olan Nemrut, Şeddad, Firavun Da Çok Cesaretli İdi Ama Bu Onların Makamını Ali Ve Ulvi Yapmadığı Gibi Allah Tarafından da Yerin Dibine Geçirildiler.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Erkeğin Hakimiyet Fiziki Kuvveti Ve İcra Etmesi Gereken Sorumlulukları Cihetiyle Ailesini Koruması Ve Himaye Etmesi, Onların Tamamının Geçimini Sağlaması Ve Zor Anlarda Zor Kararlar Verip Bu Sorumlulukla Birlikte Neticesinden de Mesul Olması Gibi Daha Birçok Hikmete Binaen Erkekler Daha Fizikli, Kavi Ve Güçlü ! Daha Cesur Daha Şecaatkar Ve  Girişken Yaratılmıştır. Kadınlar İse, Çocukların Anneleri Olarak Onları, Masumane Yavrularının Bakımını Üstlenecek Bir Konumda Olduğu İçin, Bir Şefkat Kahramanı Ve Bir Merhamet Abidesi Olarak Var Edilmiştir. Burada Her İki Cinse Verilen Yetenek Beceri Ve Kabiliyetler Musavi Yani Denktir, Eşittir. Hiç Birinin Bir Diğerinden Üstünlüğü Söz Konusu Değildir.  Hakîm Olan Allah Her Şeyi, Sınavının Gereği Olarak Üstlendiği Vazifesine Uygun Bir Şekilde Yaratmıştır. Bu Farklılıklar Hiçbir Zaman Bir Fazilet Ve Bir Şeref Üstünlüğü Değildir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hatta Bunun Tam tersini Düşünelim. Güzel Karakterli Bir Hanım İster ki Onun Erkeği Adam Gibi Adam Olsun ! Ona Duruşu İle Erkeklik Yapsın, Korusun Kollasın , İhtiyaçlarına Lebbeyk Diyerek Yerine Getirsin, Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den Gelen Bir Muhabbetle Ona Önce Hoca Sonra Koca Olsun. Giyimini Kuşamını Alsın Rızkını Temin Edip Bir Elini Yağdan Diğer Elini Baldan Kaldırmasın !... İstemez ki Adam Olmayan Serseri Veya Asalak, Korkak Ve Çalışmayan Ailesine Bakmayan Bir Kocası Olsun ! Ve Gene İster ki Her Erkek Hanımı Güzel Olsun Ona Karşı Bakımlı Ve Muhabbetli Olsun. Hoş Sohbet Olsun Tebessümünü Eksik Etmesin. Doğurgan Bir Bayan Olsun Çocukları Olsun. Çocuklarına İyi Bakıp Makam-ı Anneliğin Ulvi Hakkını Versin !...  İstemez ki Kadınlıktan Çıkıp Erkek Gibi Olsun Erkek Gibi Bir Kalın Ses Tonuna Sahip Olsun ! Ve Davransın !... Bırakın Bir Müslümanı Ateist Dahi Yaratılış Fıtratı İle Bunu İstemez…</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">5.Mana : Hak Ve Hakikat Nazarında ki Eşitlik:</span></span>  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkek-Kadın Eşitliği Hak-Hukuktadır... Erkek Olsun, Kadın Olsun Allah Katında En Faziletli İnsan Allah’a Karşı En Çok Takva Sahibi Olan İnsandır... Ey İnsanlar, Gerçekten Biz Sizi Bir Erkek Ve Bir Dişiden Yarattık Ve Birbirinizle (Kolaylıkla) Tanışmanız (Ve Farklı Yetenek Ve Faziletlerinizden Yararlanmanız) İçin Sizi (Değişik) Kavimler Ve Kabileler (Şeklinde) Kıldık. Şüphesiz, Allah Katında Sizin En Üstün (Kerim Ve Değerli) Sayılanınız, (Irk Ya Da Soyca Değil) </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Takvaca (Kötülükten Sakınma, İyilikte Yarışma Konusunda) En İleride Olanlarınızdır.</span> Şüphesiz Allah (Her Şeyi Hakkıyla) Bilendir, Habir’dir.  İle Hucurât Suresi – 13. Ayeti Kerime İle Kur’an’ın Getirdiği Eşitlik Anlayışını Kör Gözlere Gösterir Şeklinde Kati Olarak İfade Etmektedir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">6.Mana:</span></span>  İslam’dan Önce Dünya’nın Hemen Hemen Her Yerinde! Değersiz Bir Varlık Olarak Algılanmış Olan Kadına, Şeref Bahşeden Bir Statüyü Tanıyan Aslında İlk İslam Dinidir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Coğrafya Ve Tarih İlmide Ve Edebiyat İlmi de Ve Sosyoloji İlmi de Buna Şehadet Etmektedirler.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Misalen; </span> </span><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Coğrafya</span> Gereği O Dönem İncelendiğinde Tüm Dünya Coğrafyasında Kadınlara Hak Verilmesi Tam Manasıyla İslam İle Olmuş, Tarih Bunu Kayıt Altına Almıştır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Edebi Olarak </span> -Erkek Kadın Ayırımının Yapılmadığı- Türkçe Dil Grubunda Dahi “Ey İman Edenler!” İfadesi Hem Erkek Hem De Kadınlar İçin de Söz Konusudur. Fakat Bu İfade Her İki Grup İçin Kullanıldığında  İse, Erkekler İçin “Ya Eyyühellezine Amenu”, Kadınlar İçin İse “Ya Eyyetühellati Amenne” Cümlesiyle İfade Edilmesi Gerekirdi. Malumunuz Allah Subhandır Her Şey den Münezzeh Ve Bütün Kusurlardan Beridir. Ve Asıl Böyle Bir Kelam , Söz İsrafından Münezzeh Olan Kur’an-ı Hakîm'de Abes Kaçardı, Eleştirilmeye Açık Olurdu. Uzun Ve Gereksiz İki Cümle Yerine, Eskiden Beri Belagatça Geçerli Ve de Yaygın Bir Dil Kuralı Olan “Tağlib” Sanatı Çerçevesinde “Ya Eyyühellezîne Amenû” İfadesinin Kullanılması Kadar Güzel Bir Şey Olur Mu? Buna Edebiyat İlmi de Şahitlik Ediyor. Ve Bunun Gibi Bugün de Her Gün, Her Bir Müslüman Tarafından Hususen Ramazan Ayında Okunan Bahusus Hafızlar Tarafından Her Gün Okunan Kur’an-ı Hakim Okuyana Usanç Vermediği Gibi Her Okuyuşta Yeni indirilmiş Bir Kitap Hissiyatını Vermesi İle İnsanlık Ve Müslümanlık Adına Şahitlik ediyor.  Aynen Öyle de Hiçbir Arap <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadını </span>Ve Devlet-i Aliye-i Osmaniyenin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sultanları</span> Olan Analarımız Ve Annelerimiz -Yüz Yıllarca Tevarüs Edip Alışık Olduğu- Böyle Bir İfadeden Rahatsız Olmaması, Bilakis Bu İfadenin Kendilerine De Hitap Ettiğini Çok İyi Bilmeleri Şahitlik Ediyor ki Kur’an-ı Kerim Hem Erkeklere Hem de Kadınlara Son Derece Beli Ve Bedi Bir Şekilde Hitap Etmektedir..</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aynen Öyle de Hiçbir Taraf Öbürüne Eşitte Değildir, Ama Kendisine Vazifesi Gereği Verilen Özeliklerle de Üstünde Değildir. Ne Fizikî Yapısı, Ne Hissi Yapısı Açısından Eşit Değillerdir . Bilakis Allah -Deyim Yerindeyse- İkisini Eşitlik İçin Değil, Eşitsizlik İçinde “Bir” Eşitlikle Yaratmış Ve Bu Farklarını da Bir Birine Bir Üstünlük Olarak Değil Bir Yapbozun Muhtelif Parçaları Gibi Bir Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den Gelen Bir Muhabbetle Meşru Bir Ölçü Olan Evlilik Akti İle Bağlamıştır…</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">7.Mana:</span></span> Kur’an’ın Mucizelik Yönünün En Açık Misallerinin Başında “Îcaz=Veciz” İfadeler Gelir. Arapça’da Oldukça Yaygın Olan Bu Edebî Sanat, Kur’an da Da Oldukça Yaygın Bir Kullanım Alanına Sahiptir. Kadınları Erkek Hitabına Dahil Ederek Anmak Da Bu Sanatın Bir Tezahürüdür.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Erkek Ve Kadınlarla İlgili Bir Konu, Daha Detaylı Bir Surette Vurgulanmak İstenildiği Yerlerde, Kadınlara Da Ayrıca Yer Verildiği Görülmektedir. Misal Olarak; “Allah Ve Resulü Herhangi Bir Meselede Hüküm Bildirdikten Sonra, Hiçbir Erkek Veya Kadın Müminin, O Konuda Başka Bir Tercihte Bulunma Hakları Yoktur. Kim Allah’a Ve Resulüne İsyan Ederse, Besbelli Bir Sapıklığa Düşmüş Olur.” (Ahzab, 33/36), “Kim Bir Kötülük İşlerse, Sadece O Kadar Cezalandırılır. Ama, Mümin Olarak, İster Erkek İster Kadın, Kim Makbul Ve Güzel Bir İş Yaparsa, İşte Onlar Cennete Girer Ve Orada Hesapsız Nimetlere Nail Olurlar.” (Mümin, 40/40) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mealindeki Ayetlerde Hem Sorumluluk Hem De Mükafatta Erkek-Kadın Eşit Bir Statüde Değerlendirilmiştir.</span><br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ateist Veya Deist Sayfalarında İddia Edilen Bir Konuya Cevabımızdır; </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru: Kur’an Sürekli Erkeklere mi Hitap Eder?  Bu Durum, Kur’an'a Göre, Erkeklerin Birinci Sınıf, Kadınların İkinci Sınıf Olduğu Anlamına Gelmez Mi?</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1.Mana:</span></span> Hepimizce Malumdur ki Kur’an-ı Kerim’in Dili Arapça’dır. Arapça Olması da Bizzat Cenab-ı Hakkın Tercih Ve Seçimiyledir. Neden Arapça Demeye İtiraz Etmek Başka Bir Dil Olsaydı Neden O Dil Diye de İtirazı Gerekli Kılabilir. Dahası Efendimiz Arabistan’da Dünya’ya gelmesi Takdir Olunduğu İçin de Kendi Kavmine Peygamberlik İddiasından  Bulunan Bir Kişinin İman Esaslarını Anlatırken Farklı Dil Kullanması Beklenemez !... Farklı Bir Dil Kullanılmış Olsaydı Bu seferde Hz. Muhammed S.a.v. Efendimiz Peygamber Değil Denir Ve  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">O Başkasından Aldığı Bilgileri Burada Bize Anlatıyor İddiasında Bulunulabilirdi </span>,Nitekim Bu İddiada da Bulunanlar Bugün Dahi Var. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kısa Bir Hakikat ve Hikmeti İle İlgili Girizgahtan Sonra Konuya <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arapça Dil Bilgisi Üzerinden Ele Alalım İnşaAllah. </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arapça’da İsimler Ya Müennes/Dişil Veya Müzekker/Erildir. </span>Arapça’da ki Kuralların Kur’an’da Da Olduğu Gibi Kullanılması da Bunun Sonucu Olarak Tabiidir. Nitekim Kur’an’da Bu Her İki Çeşit Kelimeler De Yerli Yerince Kullanılmıştır. (Mümin-Mümine/Müminun-Müminat Gibi). Bu Dil yapısı Sadece Arapçada da Olmayıp Muhtelif Daha Pek Çok Dilde de Mevcuttur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üç Cinsiyetli Diller : </span></span>Arnavutça Boşnakça Almanca Yunanca Hırvatça Latince Makedonca Rumca Felemenkçe Polonya Dili Rumence Rusça Sırpça Slovakça Slovence Ukraynaca. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İle İki Dilli Diller Olan :</span></span> Aramice Fransızca İbranice Hintçe Arapça İtalyanca Peştuca Portekizce Pencap Dili İspanyolca Ve Urdu Dili Gibi Dillerde de Gözükmektedir..</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Arapça’daki Dilin Bir Teamülü De Erkek Ve Kadınlara Birden Hitap Edildiği Zaman, Bunları Tek Bir Hitap Tarzına Ve Bunu Da Erkek Kalıbına Dökmektir. (Bunu Bizde Yaparız Aslında Ahmet Amcalara Gidiyoruz. Şimdi Burada Ahmet Amcayı Övmedik Ahmet Amca İle Ailesini Yani Hem Hanımını Varsa Kızlarını da İçine Alarak Hitap Etmiş Olduk.)  Genellikle Kadın Ve Erkek İçin Aynı Anda Söz Konusu Edilen Bir İfade -Fazla Uzun Olmaması İçin- Sadece Erkekler İçin Kullanılan Kalıba Yer Verilir Ve Kadınlar Da Orada -Zımnen- Var Kabul Edilir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bu Husus Arapça da Edebî Bir Sanattır Ki Buna “Tağlip Sanatı” Denir. Bu Edebî Sanat Sadece Gerçek Erkek Ve Kadın İçin Değil, Aynı Zamanda Arapça’da Mecazî Olarak Erkek/Eril Kabul Edilen “Kamer=Ay” İle Dişil Olarak Kabul Edilen “Şems=Güneş” Kelimeleri İçin De Geçerlidir. Bu İkisi Birden Kullanıldığı Ve “Tağlip Sanatı “ İçerisine Alındığı Zaman, Erkek/Eril Olan “Kamer” Sözcüğü Ön Plana Çıkarılır Ve “Kameran=İki Ay” Tabiri Tercih Edilir, Bununla Güneş Ve Ay Kastedilir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu Edebî Sanat İfadesi Daha Veciz Olduğundan, Kur’an Terminolojisinde De Genellikle Hitaplar Bu Sanat Çerçevesinde İnşa Edilmiş Ve Kadın İle Erkeğin Birlikte Muhatap Olduğu Yerlerde B<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">u Hitap Erkeklere Yönelik Olmuş, Kadınlar İse “Tağlip Sanatı” Çerçevesinde Onlarla Beraber Yerlerini Almışlardır. Mesela Kur’an’da Çokça Kullanılan Ve “Ey İman Edenler” Anlamına Gelen “Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı, Arapça Gramer Bakımından Erkeklere Yapılan Bir Hitap Tarzıdır. Ancak, Bu Hitapta Kadınların Da Dahil Olduğu Bilinen Bir Gerçektir. Keza, Kur’an’da Bir Çok Defa Kullanılan Ve “Ey Adem’ın Oğulları” Anlamına Gelen “YA Benî Ademe” İfadesini Sadece Erkeklere Tahsis Etmek Mümkün Değildir. </span>İşte, Bu Açıklamalar Çerçevesinde Diyebiliriz Ki, “Babalar” İfadesinde Anneler, “Oğlanlar” İfadesinde Kızlar, “Kardeşler” İfadesinde Kız Kardeşler De Dahildir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kur’an, Bir Hitap Olarak Hz. Muhammed (Asm.) Gönderilen Bir Kitaptır. Kur’an’ın Konuşma Üslubuyla Gönderildiğini Ve Bu Kitabın Konuşma Dilinden Yazıya Aktarıldığını Bilmekte Yarar Vardır. Kur’an'daki Üslup Bundan Dolayı “De Ki”, “Ey İnsanlar”, "Ey İman Edenler”, “Ey Kafirler”, “Ey Ehl-İ Kitap”, “Ey Nebi”, “Sana Soruyorlar, De Ki” Gibi Hitaplarla Doludur. Ayetlerdeki Hitabın Çoğunlukla Müzekker Oluşu Peygambere Hitaben Gönderilmiş Olduğundandır: Arapça’nın Özelliğine Göre, Kadına Ve Erkeğe Ayrı Ayrı İfade Biçimleriyle Hitabedilir. Peygambere (A.S.) Yapılan Hitapların Müzekker Kalıbıyla Olması Da Bu Dilin Gereğidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur’an Ve Hadîslerde Geçen İslamî Emir Ve Yasaklar, Dünya Ve Ahirete Ait Vaadler, Herhangi Bir İstisna Yapılmadığı Sürece Hem Erkekleri, Hem De Kadınları Kapsar. </span>Bunların Erkeklere Ait Yüklem Ve Zamirlerle İfade Edilmiş Olmaları Önemli Değildir. Bu, Hem Arapça, Hem De İslam Hukuk Metodolojisi Bakımından Böyledir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Erkeklere Hitap Eden Bir Emir Veya Yasağın, Ayrıca Kadınlar İçin De Tekrar Edilmesi Gerekmez. Çünkü Bu, İfade Ettiğimiz Gibi Arap Dilinin Ve Hukuk Mantığının Bir Gereği Olduğu Gibi, Kur’an'ın Kendisine Has Üslûbu Ve İfade Mantığının Da Bir Gereğidir. Zira Kur’an, Her şeyden Önce Mü'min Erkeklerle Mü'min Kadınları, Birbirlerinin Dostları Ve Velileri Olarak İlan Eder: "İnanan Erkekler Ve İnanan Kadınlar Birbirlerinin Velisidirler. Onlar, İyiyi Emreder, Kötüyü Önlerler. Namaz Kılar, Zekat Verirler Ve Allah Resulüne İtaat Ederler. İşte Onlara Allah Merhametle Muamele Edecektir. Doğrusu Allah, Gücünün Önüne Geçilemeyen Ve Her Şeyi Yerli Yerince Yapandır." (Tevbe, 9/71)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nitekim Bu Ayet-İ Celilede, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Onlar İyiyi Emrederler, Kötüyü Önlerler" Sözü Ve Ayetin Sonuna Kadar Diğer Failler Ve Zamirler, Hep Erkekler İçin Kullanılan İfadelerdir. Buna Bakarak, Bu Ayetin Kadınları Dışta Bıraktığını Söylemek Mümkün Mü? </span>Hayır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kur’an, Açıkça Hem İnanan Erkeklere, Hem De İnanan Kadınlara Cennetin Güzelliklerini Ve Nimetlerini Va'detmiştir. Nitekim Tevbe Sûresi 72. Ayette Şöyle Buyurulmuştur:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Allah, İnanan Erkeklere Ve İnanan Kadınlara İçlerinde Ebedî Kalacakları, Altlarında Irmaklar Akan Cennetler (Bahçeler) Ve Adn Cennetlerinde Hoş Meskenler Vaadetmiştir. Ve Ayrıca Onlara, En Büyük Nimet Olarak Allah'ın Hoşnutluğu Var. İşte Bu Büyük Başarıdır."</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İslam Sadece Erkeklerin Dini Değil. Kur’an Sadece Erkeklere Hitap Etmiyor. Kur’an-I Kerîm'de Kadınlara Has Uzunca <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir Sûre Vardır:</span> (Nisa Sûresi). Kur’an'da Bazı Kadınlara Da Allah'ın Vahiy (İlham) Gönderdiği Zikredilir. (Bk. Kasas, 28/7; Al-İ İmran, 3/42; Hud, 11/69).Ayeti Kerimelerine Bakılabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Kadınlar Erkeklerin Şakîkidirler." "Şakik" Tam Ortadan İkiye Bölünen Bir Bütünün Bu Eşit Parçalarından Her Biridir."Kadın Olsun Erkek Olsun, Kim İyi İşler Yaparsa Cennete Girecektir." (NisA, 4/124). "Mümin Erkekler Ve Mümin Kadınlar Birbirlerinin Velisidirler..." (Tevbe, 9/71). "Erkeklerin Kazandıklarından Bir Payı Olduğu Gibi Kadınların Da Kazandıklarından Bir Payı Vardır." (NisA, 4/32)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur’an'da Kadın Ya Da Dişi Anlamına Gelen "Nisa, Nisve, İmrae, Ünsa" Kelimeleri Türevleriyle Beraber 85 Defa, Erkek Anlamına Gelen "Racul, Zeker, Mer'" Kelimeleri De Yine Türevleriyle Beraber 86 Defa Geçmektedir. "İnsan" Kelimesinin Kadını Kapsamadığını Söyleyen Hiç Bir İslam Alimi, Hatta Hiç Bir İnsan Yoktur.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genele Hitap Ederken Arap Dilinin Gereği, Ya Eril (Müzekker) Ya Da Dişil (Müennes) Bir Kalıpla Hitap Edilecektir. Sosyal Hayatın Bütün Yüküyle Erkeklerin Omuzunda Olduğu Bir Toplumda Eril Kalıbın Seçilmesinden Normal Ne Olabilir? Üstelik Bu Dil Araplar'ın İslAm'dan Önce De Konuştukları Dildir. Onlar O Zaman Da Böyle Konuşuyorlardı. Kendi Dilleriyle Gelen Kur’an'ın, Bu Dili Bozması Düşünebilir Mi ?</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">2.Mana</span></span> Burada Aslında Bu iddiaları Gündeme Getiren Kişilerin Bakılınca İslam’i Hiçbir Bilgilerinin Olmadığı Haliyle de Sadece Meal Okumakla Belki Bir Fikir Edindiklerini Onda da Taraflı Bakışlarının ne Derece Gafletkerane Olduğunu Görmekteyiz, Müşahede Etmekteyiz ! Bu da Bir Kere Daha Bize Mealciliğin Bir Başka Zararını Daha Ortaya Koymaktadır!  Gençlerin Akıllarını Karıştırmaya Çalışanlar Esasen Şunu Demek İstiyorlar 1.’Si Muhatap Erkeklerdir Kur’an-ı Kerim’de Kadın Muhatap Alınmamış Haliyle Kuran Hak Kitap Değil. 2.’si İse Erkekler O Dönemde Kadınları Kullanıyorlardı Ve Kadının Hiçbir Hakkı Yoktu, Haliyle Kur’an-ı Kerimde Haşa, Yüz Bin Defa Haşa Hz. Muhammed’in Uydurduğu Bir Kitap, O Yüzden Kadınları da Kullanmak İçin Hz. Muhammed S.a.v. Tarafından “Haşa” Söylemler Bu Yönde Uyduruldu Demek İstiyorlar. Doğrudan Diyemedikleri İçin de Bu Şekilde İddialarda Bulunuyorlar.  Bunları da Kadın Hakları Savunucuları Görünümlü Dış Mihrapların İçimi de Kurduğu Vakıf Ve  Derneklerle Yapmaktalar. Biz Bu Derneklerin  Ne Amaçla Kurulduğunu İngiliz Casusu Lawrence’ın Anılarında Okumaktayız. Tezahürünü de 28 Şubat’tan Bu Güne Değin Müslüman, Mümine Ve Muvahhide Çarşaflı Ve Başörtülü Bayanlarımızın Haklarının Savunulduğu Hiçbir Eylemde Görememenizden Anlarsınız !...</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kadın Konusunda Hassas Olanların Göz Ardı Etmemeleri Gereken Bir Nokta Da Şudur Ki,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadece Erkeklerin Yad Edildiği Hitaplarda Her Zaman Güzel Bir Vasıfla Değil, Kötü Vasıflarla Da Anılması Söz Konusudur. Örneğin “Ey İman Edenler” Anlamına Gelen “Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı Yanında “Ey Kafirler” Manasına Gelen “Ya Eyyuhe’l-Kafirun” İfadesinin Muhatabı Da Zahiren Erkeklerdir. </span>Ama Aslında Her İki İfadede Kadın-Erkek Müşterek Olarak Vardır. Demek Ki Ortada Bir Fazilet, Bir Üstünlük İmajı Söz Konusu Değildir, Mesele Tamamen Bir Çarpıtma Meselesidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şayet İddia Edildiği Gibi Haşa,Yüz Bin defa Haşa ki Kur’an-ı Kerim’i Hz.Muhammed. S.a.v. Efendimiz Uydurmuş Olsa İdi Ve O Yazmış Olsa İdi O Halde Paylaşacağım Hadis-i Şerifleri Kur’an-ı Kerime Ayet Olarak Haşa Yazardı Hadis Olmazdı ! "Ey İnsanlar! Kadınların Haklarına Riayet Ediniz! Onlara Şefkat Ve Sevgi İle Muâmele Ediniz! Onlar Hakkında Allah'tan Korkmanızı Tavsiye Ederim. Siz Kadınları, Allah Emâneti Olarak Aldınız; Onların Namuslarını Ve İffetlerini Allah Adına Söz Vererek Helâl Edindiniz!" (Müslüm, Hac,147) "Kadınlara Ancak Kerîm Olanlar İkrâm Ederler (Değerli Olanlar Değer Verirler); Onlara Kötülük Edenler İse Leîm (Kötü) Kişilerdir." (İbn Mace, Edeb 3; Ebû Davud, Edeb 6, Rikak 22, İ'tisam 3; Müslim, Akdiye 11) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyerek Kadına Yaklaşım Değerine Göre Allah Katında Değer Görüleceği Hadisle İfade Edilmiştir. Hal Böyle Olunca Allah Katında Ki Değer Kadına Yaklaşım İle Ölçülmektedir.</span>  "Cennet Annelerin Ayakları Altındadır." (Nesâî, Cihâd, 6) Hadisi Malumumuzdur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayeti Başına Cenneti Ayaklarının Ucuna Koyan Bir Din Nasıl Olurda Erkek Üstünü Olabilir? </span> "Sizin En Hayırlınız, Ehline (Eşine Ve Çocuklarına) En Hayırlı Olanınızdır. Ve Ben De Ehline Karşı En Hayırlı Olanınızım.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> (Burada Da En Hayırlı Olan Kişi Hanımlarına En Hayırlı Olan Kişi Ölçüsü İle Belirlenmektedir. ) "En Güzel Dünya Nimeti, İnsanın Sahip Olabileceği Nimetlerin En Hayırlısı: Zikreden Dil, Şükreden Kalp Ve İnsanın İman Doğrultusunda (Müslümanca) Yaşamasına Yardımcı Olan Kadındır." (Tirmizî, Birr 13)</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> "Kadınlar Erkeklerin, Diğer Yarısıdır."</span> (Ebu Davud, Tahanet,94; Tirmizi Tahanet 827) "Kadınlara Ancak Asalet Ve Şeref Sahibi Kimse Değer Verir. Onları Ancak Kötü Ve Aşağılık Kimseler Hor Görür." Gene  : "Hanımını Döven, Allah’a Ve Resûlüne Asi Olur. Kıyamette Onun Hasmı Ben Olurum." Demiştir Efendimiz !</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3.Mana</span></span> Bu İfadelerde Kadını Küçümseyici Bir Durum Söz Konusu Değildir. Nitekim, Ay-Güneş Misalinde Olduğu Gibi Şems/Güneş Değil, Kamer/Ay Göz Önünde Bulundurulmuştur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fakat Hiç Kimse Bu İfadelerde Güneşin Aydan Daha Değersiz Görüldüğünü İddia Etmemiş Ve Edemez De.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">4.Mana:</span></span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yaratılıştaki Hakikat Ve Hikmet İle Hak Hukukta ki Musavilik Yani Eşitlik Bütün Bütün Ayrıdır … </span></span>Şunu Unutmamak Gerekir Ki, Hz. Adem (As)’Den Beri İnsanlık Camiasında Erkek Vazifesi Ve İcra Etmesi Gereken Sınavının da Bir Sonucu Ve Hikmeti Gereği, Hakimiyetin, Fiziki Kuvvetin, Bundan Gelen İcraatın Simgesi Olarak Algılanmış Ve Vasıflandırılmıştır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Erkeğin Neden Daha Kuvvetli Yaratıldığını İtiraz Konusu Yapanlar, Şunu Unutmamalıdır Ki, Kuvvet, Cesaret Ve Şecaat Tek Başına Bir Fazilet Simgesi Değildir. Nitekim En Zalim Olan Nemrut, Şeddad, Firavun Da Çok Cesaretli İdi Ama Bu Onların Makamını Ali Ve Ulvi Yapmadığı Gibi Allah Tarafından da Yerin Dibine Geçirildiler.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Erkeğin Hakimiyet Fiziki Kuvveti Ve İcra Etmesi Gereken Sorumlulukları Cihetiyle Ailesini Koruması Ve Himaye Etmesi, Onların Tamamının Geçimini Sağlaması Ve Zor Anlarda Zor Kararlar Verip Bu Sorumlulukla Birlikte Neticesinden de Mesul Olması Gibi Daha Birçok Hikmete Binaen Erkekler Daha Fizikli, Kavi Ve Güçlü ! Daha Cesur Daha Şecaatkar Ve  Girişken Yaratılmıştır. Kadınlar İse, Çocukların Anneleri Olarak Onları, Masumane Yavrularının Bakımını Üstlenecek Bir Konumda Olduğu İçin, Bir Şefkat Kahramanı Ve Bir Merhamet Abidesi Olarak Var Edilmiştir. Burada Her İki Cinse Verilen Yetenek Beceri Ve Kabiliyetler Musavi Yani Denktir, Eşittir. Hiç Birinin Bir Diğerinden Üstünlüğü Söz Konusu Değildir.  Hakîm Olan Allah Her Şeyi, Sınavının Gereği Olarak Üstlendiği Vazifesine Uygun Bir Şekilde Yaratmıştır. Bu Farklılıklar Hiçbir Zaman Bir Fazilet Ve Bir Şeref Üstünlüğü Değildir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hatta Bunun Tam tersini Düşünelim. Güzel Karakterli Bir Hanım İster ki Onun Erkeği Adam Gibi Adam Olsun ! Ona Duruşu İle Erkeklik Yapsın, Korusun Kollasın , İhtiyaçlarına Lebbeyk Diyerek Yerine Getirsin, Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den Gelen Bir Muhabbetle Ona Önce Hoca Sonra Koca Olsun. Giyimini Kuşamını Alsın Rızkını Temin Edip Bir Elini Yağdan Diğer Elini Baldan Kaldırmasın !... İstemez ki Adam Olmayan Serseri Veya Asalak, Korkak Ve Çalışmayan Ailesine Bakmayan Bir Kocası Olsun ! Ve Gene İster ki Her Erkek Hanımı Güzel Olsun Ona Karşı Bakımlı Ve Muhabbetli Olsun. Hoş Sohbet Olsun Tebessümünü Eksik Etmesin. Doğurgan Bir Bayan Olsun Çocukları Olsun. Çocuklarına İyi Bakıp Makam-ı Anneliğin Ulvi Hakkını Versin !...  İstemez ki Kadınlıktan Çıkıp Erkek Gibi Olsun Erkek Gibi Bir Kalın Ses Tonuna Sahip Olsun ! Ve Davransın !... Bırakın Bir Müslümanı Ateist Dahi Yaratılış Fıtratı İle Bunu İstemez…</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">5.Mana : Hak Ve Hakikat Nazarında ki Eşitlik:</span></span>  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkek-Kadın Eşitliği Hak-Hukuktadır... Erkek Olsun, Kadın Olsun Allah Katında En Faziletli İnsan Allah’a Karşı En Çok Takva Sahibi Olan İnsandır... Ey İnsanlar, Gerçekten Biz Sizi Bir Erkek Ve Bir Dişiden Yarattık Ve Birbirinizle (Kolaylıkla) Tanışmanız (Ve Farklı Yetenek Ve Faziletlerinizden Yararlanmanız) İçin Sizi (Değişik) Kavimler Ve Kabileler (Şeklinde) Kıldık. Şüphesiz, Allah Katında Sizin En Üstün (Kerim Ve Değerli) Sayılanınız, (Irk Ya Da Soyca Değil) </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Takvaca (Kötülükten Sakınma, İyilikte Yarışma Konusunda) En İleride Olanlarınızdır.</span> Şüphesiz Allah (Her Şeyi Hakkıyla) Bilendir, Habir’dir.  İle Hucurât Suresi – 13. Ayeti Kerime İle Kur’an’ın Getirdiği Eşitlik Anlayışını Kör Gözlere Gösterir Şeklinde Kati Olarak İfade Etmektedir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">6.Mana:</span></span>  İslam’dan Önce Dünya’nın Hemen Hemen Her Yerinde! Değersiz Bir Varlık Olarak Algılanmış Olan Kadına, Şeref Bahşeden Bir Statüyü Tanıyan Aslında İlk İslam Dinidir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Coğrafya Ve Tarih İlmide Ve Edebiyat İlmi de Ve Sosyoloji İlmi de Buna Şehadet Etmektedirler.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Misalen; </span> </span><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Coğrafya</span> Gereği O Dönem İncelendiğinde Tüm Dünya Coğrafyasında Kadınlara Hak Verilmesi Tam Manasıyla İslam İle Olmuş, Tarih Bunu Kayıt Altına Almıştır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Edebi Olarak </span> -Erkek Kadın Ayırımının Yapılmadığı- Türkçe Dil Grubunda Dahi “Ey İman Edenler!” İfadesi Hem Erkek Hem De Kadınlar İçin de Söz Konusudur. Fakat Bu İfade Her İki Grup İçin Kullanıldığında  İse, Erkekler İçin “Ya Eyyühellezine Amenu”, Kadınlar İçin İse “Ya Eyyetühellati Amenne” Cümlesiyle İfade Edilmesi Gerekirdi. Malumunuz Allah Subhandır Her Şey den Münezzeh Ve Bütün Kusurlardan Beridir. Ve Asıl Böyle Bir Kelam , Söz İsrafından Münezzeh Olan Kur’an-ı Hakîm'de Abes Kaçardı, Eleştirilmeye Açık Olurdu. Uzun Ve Gereksiz İki Cümle Yerine, Eskiden Beri Belagatça Geçerli Ve de Yaygın Bir Dil Kuralı Olan “Tağlib” Sanatı Çerçevesinde “Ya Eyyühellezîne Amenû” İfadesinin Kullanılması Kadar Güzel Bir Şey Olur Mu? Buna Edebiyat İlmi de Şahitlik Ediyor. Ve Bunun Gibi Bugün de Her Gün, Her Bir Müslüman Tarafından Hususen Ramazan Ayında Okunan Bahusus Hafızlar Tarafından Her Gün Okunan Kur’an-ı Hakim Okuyana Usanç Vermediği Gibi Her Okuyuşta Yeni indirilmiş Bir Kitap Hissiyatını Vermesi İle İnsanlık Ve Müslümanlık Adına Şahitlik ediyor.  Aynen Öyle de Hiçbir Arap <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadını </span>Ve Devlet-i Aliye-i Osmaniyenin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sultanları</span> Olan Analarımız Ve Annelerimiz -Yüz Yıllarca Tevarüs Edip Alışık Olduğu- Böyle Bir İfadeden Rahatsız Olmaması, Bilakis Bu İfadenin Kendilerine De Hitap Ettiğini Çok İyi Bilmeleri Şahitlik Ediyor ki Kur’an-ı Kerim Hem Erkeklere Hem de Kadınlara Son Derece Beli Ve Bedi Bir Şekilde Hitap Etmektedir..</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aynen Öyle de Hiçbir Taraf Öbürüne Eşitte Değildir, Ama Kendisine Vazifesi Gereği Verilen Özeliklerle de Üstünde Değildir. Ne Fizikî Yapısı, Ne Hissi Yapısı Açısından Eşit Değillerdir . Bilakis Allah -Deyim Yerindeyse- İkisini Eşitlik İçin Değil, Eşitsizlik İçinde “Bir” Eşitlikle Yaratmış Ve Bu Farklarını da Bir Birine Bir Üstünlük Olarak Değil Bir Yapbozun Muhtelif Parçaları Gibi Bir Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den Gelen Bir Muhabbetle Meşru Bir Ölçü Olan Evlilik Akti İle Bağlamıştır…</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">7.Mana:</span></span> Kur’an’ın Mucizelik Yönünün En Açık Misallerinin Başında “Îcaz=Veciz” İfadeler Gelir. Arapça’da Oldukça Yaygın Olan Bu Edebî Sanat, Kur’an da Da Oldukça Yaygın Bir Kullanım Alanına Sahiptir. Kadınları Erkek Hitabına Dahil Ederek Anmak Da Bu Sanatın Bir Tezahürüdür.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Erkek Ve Kadınlarla İlgili Bir Konu, Daha Detaylı Bir Surette Vurgulanmak İstenildiği Yerlerde, Kadınlara Da Ayrıca Yer Verildiği Görülmektedir. Misal Olarak; “Allah Ve Resulü Herhangi Bir Meselede Hüküm Bildirdikten Sonra, Hiçbir Erkek Veya Kadın Müminin, O Konuda Başka Bir Tercihte Bulunma Hakları Yoktur. Kim Allah’a Ve Resulüne İsyan Ederse, Besbelli Bir Sapıklığa Düşmüş Olur.” (Ahzab, 33/36), “Kim Bir Kötülük İşlerse, Sadece O Kadar Cezalandırılır. Ama, Mümin Olarak, İster Erkek İster Kadın, Kim Makbul Ve Güzel Bir İş Yaparsa, İşte Onlar Cennete Girer Ve Orada Hesapsız Nimetlere Nail Olurlar.” (Mümin, 40/40) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mealindeki Ayetlerde Hem Sorumluluk Hem De Mükafatta Erkek-Kadın Eşit Bir Statüde Değerlendirilmiştir.</span><br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hz.Muhammed Evladı Hz Zeydin Hanımı İle mi Evlendi? Hz Zeynep İle Evliliği İddiaları]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-hz-muhammed-evladi-hz-zeydin-hanimi-ile-mi-evlendi-hz-zeynep-ile-evliligi-iddialari</link>
			<pubDate>Sat, 09 Oct 2021 00:35:48 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-hz-muhammed-evladi-hz-zeydin-hanimi-ile-mi-evlendi-hz-zeynep-ile-evliligi-iddialari</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Soru: "Allah... Evlatlıklarınızı Da Öz Oğullarınız Gibi Saymanızı Meşru Kılmamıştır. Bunlar Sizin Dillerinize Doladığınız Boş Sözlerdir..." (Ahzâb Suresi, Ayet 4) Yukarıdaki Kur'an Ayetiyle, İslam'da "Evlatlık" Müessesesi Kaldırılmıştır...<br />
</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Ancak İlginç Olarak Aynı Surenin 37. Ayetinde; "...Sonunda Zeyd Eşiyle İlgisini Kestiğinde Onu Seninle Evlendirdik Ki, Evlatlıkları Eşleriyle İlgilerini Kestiklerinde Onlarla Evlenmek Konusunda Müminlere Bir Sorumluluk Olmadığı Bilinsin. Allah'ın Buyruğu Yerine Gelecektir." (Ahzâb Suresi, Ayet 37)</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">"İslam'da Evlatlık Müessesesi Yoksa; Kim, Nasıl Evlatlığının Eşiyle Evlenebilecek Ki?" Bu Bir Çelişki midir?  Kur'an'daki Çelişkilerin, Daha Muhammed Zamanında Göze Batmaya Başladığı Görülmekte Değil midir ?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">El Cevap :</span><br />
<br />
Burada Esasen Mealciliğin Ne Derece Zararlı Olduğunu Görmekteyiz : Bu Gibi İslam’i İlimlerin Istılah Konusu Olan Tüm Meselelerde Bir Usül Bir Kaide Belirtilmiştir. Buna Uyulmaması Durumunda da Yanlış Sonuçların Ortaya Çıkması Doğaldır. Siz İlk Gömleğinizin Düğmesini Kaydırırsanız Ve Yanlış Yerden İliklemeye Başlarsanız Sona Geldiğiniz de İki Yakanız Bir Araya Gelmez. Aynen Bunun Gibi de İslam’i İlimleri Veya İslami Bir Meseleyi Yorumlamadan Önce O İslami İlim Dalında O Meseleye Vakıf Ve Mesele Hakkında Usül Öğrenmeniz Gereklidir.. “Usulsüzlük, Vusulsüzlük Doğurur” Veya “Vusulsüzlüğümüz, Usulsüzlüğümüzdendir.”Demiştir Üstadlar. Bir Maksuda , Bir Hedefe Ulaşamamanın Nedeni; Maksada Ulaşmak İçin Gerekli Yöntem Ve Metoda Uyulmamasındandır. Usul, Hem İslami İlimlerde Ve İslami İlimlerin Alt Dallarında Hem de İslami İlimlerin Dışındaki Pozitif İlimler Dediğimiz İlimler İçinde Geçerlidir.<br />
<br />
Misalen : “Çanakkale Bölgesi'ne Topçu Çıkarması” <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/smiley2.gif" alt="gülücük" title="gülücük" class="smilie smilie_71" />  Diye De Formüle Edilen 4 İşlemde Soruyu Çözmeye Başlamadan Önce Bir Metod , Bir Usül Belirlenmiştir ( Önce Paranteziçi, Üslü-Köklü Çarpma-Bölme Ve Toplama-Çıkarma Yapılır. Çoklu İşlemlerde İşlem Soldan Sağa Olacak Şekilde  Devam Eder.) İşlem Sırasına Riayet Edilmezde Herkes Aynı Sorudan Binbir Farklı İşlem Sonucu Çıkaracağı Gibi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynen Öyle de</span>:<br />
<br />
Nasıl Kur’an Okumadan, Ayetlerin Kelime Manalarını Yorumlamadan Önce Usul-U Nahiv Ve Sarf Eğitimi Alır, ,Manasını Anlamak İçin Usül-Ü Tefsir Okur , Hadisten Evvel Hadis Usulünü; Fıkıhtan Evvel Fıkıh Usulünü, Ve Kelam İlmi Öğrenmeden Kelam Usulünü Bilmek Şarttır. “Zira Usul Bilmeyenin İlmine İtibar Edilmez.” Basit Bir 4 İşlem İçin Bile Bir Metod Bir Usül Belirlenmişken İşte İnsan, Cenab-I Hakk'ın Böyle Antika Bir San'atıdır Ve En Nazik Ve Nazenin Ve Bir Mu'cize-İ Kudretidir Ki; İnsanı, Bütün Esmasının Cilvesine Mazhar Ve Nakışlarına Medar Ve Kâinata Bir Misal-İ Musaggar Suretinde Yaratılmış Olan İnsanı Yazan Kuran Ve Onu Anlatan Hadis Ve Onu Yaşayan Sünneti Seniyeyi İlgilendiren Bir Meselede Nasıl Usülsüz Metodsuz İş Görülebilir? Hatta Bu Yargı Haddi Zatında Bütün İlimler İçin Geçerlidir.<br />
<br />
Ama Bu İlimlerin İçinde Hele De Konu, Allah’a (Cc) Vuslat Olursa Mesele Daha Da Ciddidir. Çünkü Yol Uzun Ve Tehlikelidir. Elinizde Uzakları Yakın Eden Kur’an-ı Kerim Gibi Bir Hakikat Teleskopu ,Ufak Ve İnce Meseleleri Büyük Eden Hadis-i Şerif Gibi Bir Mikroskop İle Bakılmalıdır. Yoksa O Yolun Tehlikesi, Metotsuzluk Ve Yolda Şeytanın Veya Şeytani Düşüncelerin Etkisinde Kalmak Suretiyle Meydana Gelecek Olan Maddi Ve Manevi Hatalar, Yanlışlar Ve Manevi Yaralar , İnsanların Kafalarının Karışmasına Sebebiyet Verir.  Metodu Ve Yol Güvenliğini Bilen Refik Olmadan Vuslata Kalkışılırsa, Allah’ı Bulayım Derken Allah’tan Olma Da Vardır İşin Sonunda. En Büyük Tehlike De Budur. Ateist Ve Deistlerin Düştüğü Gaflet Çukuru da Tam da Budur !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir Misal Verecek Olursak ;</span><br />
<br />
“Hem Meselâ, Bir Vakit Huzûr-u Nebevîde Derin Bir Ses İşitildi. Resûl-İ Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Ferman Etti Ki: ‘Bu Gürültü, Yetmiş Seneden Beri Cehennem Tarafına Yuvarlanan Bir Taşın Bu Dakikada Cehennemin Dibine Yetişip Düşmesinin Gürültüsüdür.’ Bu Garip Haberden Beş Altı Dakika Sonra Birisi Geldi, Dedi: ‘Ya Resûlallah, Yetmiş Yaşında Bulunan Filân Münâfık Vefat Etti, Cehenneme Gitti.’ Peygamberin Yüksek Belîğâne Kelâmının Te’vîlini Gösterdi.” <br />
<br />
Öyleyse Âyet Ve Hadîslerin Tefsîrinde Ve Açıklanmasında Bu Noktaların Göz Önünde Bulunması Gerekir. Çünkü İçtihâd Ve Tecdîd Meselesinde Ehliyet Ve Selâhiyet Gerekir. Herkes Bu Konuda Ehliyet Sahibi Değildir. Onun İçindir Ki Bir Sözü; “Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş? Ne Makâmda Söylemiş?” Temel Kâidesi Dikkate Alınmalıdır. Evet, Kelâmın Tabakâtının Ulvîyeti, Güzelliği Ve Kuvvetinin Menbâı Şu Dört Şeydir: “Mütekellim, Muhatap, Maksat Ve Makâm. <br />
<br />
Aslında Bu Meselelere Yaklaşan Kişilerde Büyük Bir Art Niyet Vardır. Çünkü Bu Meseleye Gelinceye Kadar Kişinin Kur’an-ı Kerimi Almamış, Okumak İçin Bir Hocaya Gitmemiş, Okumamış, Okuyup Anlamak İçin Arapça Nahiv Ve Talim Öğrenmemiş Üzerine Namaz Kılmayan Birisi Bu Konuyu Araştırmak için Değil Fitne Çıkarmak İçin Bunu Gündeme Getirmektedir. Esasen Bu Mevzu -Diğer Kıyas Kabil Olacak Meseleler- Işığıyla Ayetle,Hem de İslam Tarihi İle Gelen Süreçte Cevaplanmış Bir Sualdir. Basit Bir Google Araması Bile Doğru Bilgiye Ulaşmak İçin Yeterlidir. Daha Büyük Vahamet İse Bu Sorunun Ateistler-Deistler Tarafından Dile Getirilmesidir. Kendi Davalarının İspatı Olan Bir Soru Değil de İslam’i Bir Meseleyi Ve Çözülmüş İfade Edilmiş Bir Meseleyi Gündeme Getirmeleri Kendi Davalarının Ne Kadar Batıl Ne Kadar Çürük Olduğunun Kanıtıdır !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet Cihetiyle :</span><br />
<br />
Nisâ’ Sûresi’nde De Bu Noktaya Bakan Âyet Şöyledir: “Hâlbûki, Bu Haberi Yayacak Yerde Peygambere Ve Mü’minlerden İhtisâs Ve Selâhiyet Sahibi Kimselere Müracâat Etselerdi, Elbette O Kimseler, Hüküm Çıkarmaya Ehliyetli Olanlar İşin Doğrusunu Bilirlerdi.” Nisa Suresi.83 Ayeti Kerime. <br />
<br />
Usul-ü Tefsir Ve Usul-ü Kelam Ve Usül-ü Siyer Ve Usül-ü E Hadis Ve Usül-ü Fıkıh Okumadan İslami Meselelerde Bir Tedrisat ve Eğitim Almadan Bir İcazet Ve Ehliyet Sahibi “ Olmadan” Değil Sadece İslami Meselelerde Hiç Bir İlim Ve Bilim Dalında Yorum Yapamazsınız.  Yaparsanız Vebale Girersiniz Veya Çok Aldanır Çok Aldatır Çok Cahil Olduğunuzu Gösterirsiniz.<br />
<br />
Misal: Benim Muhteşem Son Model Bir Arabam Olsun. Ama “Ehliyetim Olmasın”. Sizin De Muhteşem Bir Araba Bilginiz Olsun Hatta Arabaları Söküp Birleştire Bilecek Kadar Üstadı Azam Olun , Sıfırdan Bir Araba Yapma Kabiliyetine Sahip Olsanız Ama “Ehliyetiniz O L M A S A” Farz Edelim. Şimdi Trafikte Biz Yol Alırken Tamamen Benim Haksız Olduğum Bir Şekilde Size “Ben” Çarpsam Ve Kaza Yapsak. %1000 Hatalı Benim. Ve Polis Gelse Kime Ceza Verir? %1000 Ben Hatalı Olsam Bile Size Cezayı Keser ! Neden? Çünkü Ehliyetiniz Yok!.. Doğru Bile Haklı Bile Olsa Ehliyetiniz Yok! Gene Suçlu Siz Olursunuz ! Aynen Öylede İslami Meselelerde Google’dan Ayet Aratıp Veya Kendi Kafanıza Göre Meseleleri  Yorumlamak Ne Haddimizdir Ne De Hakkımızdır. Sen Hangi İlme Hangi Tedrisata Ve Hangi “Ehliyete” Göre Çıkıp Ayetleri Hadisleri Veya İslam Tarihini Yorumluyorsun  Muhterem Kardeşim ? <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şimdi Gelelim Sorunun Konusu Olan Ayeti Kerimelere:</span><br />
<br />
مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ فٖي جَوْفِهٖۚ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓئٖ تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْۚ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَٓاءَكُمْ اَبْنَٓاءَكُمْؕ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْؕ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبٖيلَ  اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّٖينِ وَمَوَالٖيكُمْؕ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فٖيمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِهٖۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْؕ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَحٖيماً<br />
<br />
Allah Bir Kişinin Göğüs Boşluğunda İki Kalp Yaratmamıştır, Annelerinize Benzeterek Haram Olsun Dediğiniz Eşlerinizi Anneleriniz Kılmamış, Evlâtlıklarınızı Da Gerçek Oğullarınız Yapmamıştır. Bunlar Sizin Kendi İddianızdır; Hak Ve Hakikati Allah Söyler, Doğru Yolu Da O Gösterir.<br />
<br />
Evlâtlıklarınızı Babalarının Soy Adlarıyla Anın. Bu Allah Katında Adalete Daha Uygun Bir Davranıştır. Eğer Onların Babalarını Bilmiyorsanız O Zaman Kendileri Sizin Din Kardeşleriniz Ve Dostlarınızdır. Yanıldığınız Hususta Size Günah Yoktur, Fakat Bilinçli Ve Kasıtlı Olarak Yaptıklarınızdan Sorumlusunuz. Allah Çok Bağışlayıcı Ve Ziyadesiyle Esirgeyicidir. Azhab 4 Ve 5. Ayeti Kerime<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyanet Tefsiri :</span><br />
<br />
Kalp, Mecazi Olarak Duygu Ve Düşünce Merkezi Anlamında Da Kullanılmaktadır. Gelecek Âyetlerde Bazı Câhiliye Âdetleriyle Münafıklardan Söz Edileceği, Bu Âdetlerin Fıtrata Ve Gerçekliğe Ters Düştüğü, Bir Kimsenin İki Tanrısı Ve İki Dini Olamayacağı İfade Edileceği İçin Bunlara Bir Giriş Ve Dayanak Olmak Üzere Vecize Değerindeki Şu Cümleye Yer Verilmiştir: “Allah Bir Kişinin Göğüs Boşluğunda İki Kalp Yaratmamıştır.” Evet Allah İnsanda Tek Kişilik, Tek Vicdan Ve Tek Akıl Yaratmıştır. İdrak, Duygu, Karar Ve İman Bu Yeteneklerle Elde Edilmektedir. İki Yüzlüler, İnanmış Görünen Ama İçten İnanmayanlar, Gizli Olarak Farklı Din Taşıyanlar İki Dinli Değillerdir, Bir İnsanın Karısı İle Anasına, Başkalarının Çocukları İle Kendi Çocuklarına Karşı Duyguları Farklıdır. Karının Aynı Zamanda Ana, Başkalarından Olma Çocukların Öz Evlât Olabilmesi İçin İnsanın İki Kalbi, İki Kişiliği Olması Gerekir. Bu Da Olmadığına Göre Karısını Anasına Benzeten, –Eski Arap Geleneğine Göre– “Anam Olsun, Anamdır, Bana Haramdır” Diyerek Yemin Eden Kimsenin Eşi Onun Anası Ve Dolayısıyla Kendisine Haram Olmaz. İslâm’dan Önce Araplar Eşlerine, “Sen Bana Anamın Sırtı Gibisin” Derler Ve Bu Söz İle Onları Bosamış Olur, Mağdur Ederlerdi. Zıhâr Denilen Bu Boşama Âdetini İslâm Kınamış, Kadınların Zarar Görmelerini Engelleyecek Hükümler Getirmiştir (Bilgi İçin Bk. Mücadele 58/1-4).<br />
<br />
Bir Başka Câhiliye Uygulaması Da Babası Belli Olan Veya Olmayan Çocukları Evlât Edinmek, Onların Gerçek Soylarıyla İlişkilerini Keserek Kendi Soylarına Eklemek Şeklinde Oluyordu. Bir Göğüste İki Kalbin Olmaması Nasıl Bir Tabiat Kanunu İse A’nın Çocuğunun Evlât Edinme Yoluyla B’nin Çocuğu Olamayacağı Da Bir Fıtrat Ve Tabiat Kanunudur. Ayrıca İslâm’ın Koyduğu Örtünme Vecibesi, Evlenme İmkânı Veya Yasağı, Çocuk-Ebeveyn İlişkisi, Karşılıklı Haklar Ve Ödevler, Miras Gibi Konulara Dair Kurallar Da, Çocuklarla Gerçek Ana Babalarının Soy Bağlarının Kesilip Değiştirilmesine, Başkalarına Ait Çocukların –Yakın Akraba Olmayan Ailelerde– Ailenin Bir Ferdi Gibi Kalıp Yaşamasına Ters Düşüyordu. Yapılmakta Olan Sosyal Ve Ahlâkî Islahat İçinde Sıra Bu Âdetin Kaldırılmasına Gelmiş, “...Babalarının Soy Adları İle Anın” Emri İle Bu Uygulamaya Son Verilmiştir. Tefsir Kitaplarında Bu Münasebetle Hz. Peygamber’in Evlâtlığı Zeyd B. Hârise’den Söz Edilir Ve Âyetin İnişine Onun Bu Durumunun Sebep Olduğu Söylenir. Zeyd Çocuk İken Kendi Kabilesinden Zorla Alınmış, Köleleştirilerek Satılmış, Elden Ele Dolaşarak Hz. Hatice’ye Gelmişti. Hatice Hz. Peygamber İle Evlenince Zeyd’i De Ona Vermişti. Peygamberimiz Onu Âzat Etti Ve Evlât Edindi. Zeyd’in Ailesi, Mekke’ye Gelip Çocuklarını Bulmuşlardı. Peygamberimiz Kendisini Seçimde Serbest Bıraktığı Halde Zeyd Allah’ın Resulünü Tercih Etti, Ailesi İle Memleketine Dönmedi. Bu Âyet Gelinceye Kadar Kendisine Muhammed Oğlu Zeyd Derlerdi, Âyet Gelince Kendi Babasına Nisbet Ederek Hârise Oğlu Zeyd Dediler. Artık O, Peygamber Ailesinin Bir Ferdi Değil, Müslümanların Din Kardeşi, Hz. Peygamber’in Sâdık Bir Bağlısı İdi (İbn Kesîr, VI, 377; Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1504 Vd.). <br />
<br />
İslâm’a Göre Himayeye Muhtaç Çocuklara Bakmak, Onları Beslemek, Büyütmek Sevaptır Ve Şerefli Bir İnsanlık Ödevidir. Sevgili Peygamberimiz “Kimsesiz Çocukları Koruması Altına Alan Kimse İle Ben, Cennette Yan Yana İki Parmak Gibi Beraber Olacağım” Buyurmuştur (Müslim, “Zühd”, 42). Ancak Bunu Yapmak İçin Çocuğun Kendi Soy Kütüğü İle İlişkisini Kesmek, Öz Ana Babasını Unutturmak Kimsenin Hakkı Olmadığı Gibi Kanunî Mirasçıların Arasına Katmak, Aile İçinde Mahremiyet Bakımından Öz Evlât Gibi Davranmak Da Doğru Ve Gerekli Değildir. Bunun Yerine İslâm’ın Tavsiyesi, Koruma Altına Almak, Bakmak, Büyütmek, İhtiyaçlarını Karşılamak; Hukuk Ve Helâl-Haram Kuralları Bakımından Ona Öz Çocuk Gibi Değil, Bir Din Kardeşi Gibi Muamele Etmektir (Ayrıca Bk. Şûrâ 42/49-50).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak : </span>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 365-366 <br />
<br />
وَاِذْ تَقُولُ لِلَّـذٖٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْفٖي فٖي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْدٖيهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُؕ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَراً زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ حَرَجٌ فٖٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَراًؕ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً<br />
<br />
Bir Zaman, Allah’ın Kendisine Lutufta Bulunduğu, Senin De Lutufkâr Davrandığın Kişiye, “Eşinle Evlilik Bağını Koru, Allah’tan Kork” Demiştin. Bunu Derken Allah’ın İleride Açıklayacağı Bir Şeyi İçinde Saklıyordun; Öncelikle Çekinmen Gereken Allah Olduğu Halde Sen Halktan Çekiniyordun. Zeyd Onunla Evlenip Ayrıldıktan Sonra Müminlere, Evlâtlıklarının -Kendileriyle Beraber Olup Ayrıldıkları- Eşleriyle Evlenmeleri Hususunda Bir Sıkıntı Gelmesin Diye Seni O Kadınla Evlendirdik. Allah’ın Emri Elbet Yerine Getirilecektir. Azhab 37. Ayeti Kerime Bazı Tefsir Kitaplarında Hz. Peygamber’in Zeyneb’le Evlenmesi Konusunda Akla Hayale Gelmedik Rivayetler Nakledilmiştir. (Bk. Zemahşerî, III, 427). İbn Kesîr Ve İbnü’l-Arabî Bu Rivayetleri Hatırlattıktan Sonra Çok Önemli Tenkitler Yapmışlar, Sened Ve Metin Yönlerinden Bu Rivayetlerin Sahih Olmasının Mümkün Olmadığını Belirtmişler, Günümüz İlim Yolcuları İçin De Geçerli Bulunan Uyarılarda Bulunmuşlardır (İbn Kesîr, VI, 420; İbnü’l-Arabî, III, 1542 Vd.). Kur’an Metnine, Sahih Rivayetlere Ve Genel İlkelere Göre Tesbit Edildiğinde Olayın Gerçek Öyküsü Şöyledir: Zeyneb Hz. Peygamber’le Evlenmeyi Arzu Ediyordu, Mehir Bile İstemeksizin Onun Eşi Olmayı Teklif Etmişti. Yakın Akraba Oldukları İçin Örtünme Emri Gelmeden Önce Peygamberimiz Zeyneb’i Sık Sık Görüyor Ve Onu Yakından Tanıyordu, Bu Teklifi Kabul Etmedi. Aradan Zaman Geçmiş, Yukarıda Sözü Edilen Sosyal Değişimin Perçinlenmesine Sıra Gelmişti. Bu Uygulama İçin Uygun Bir Örnek Olarak Zeyneb, Pek De İstekli Olmamakla Beraber, Resûlullah’ın Tebliğ Ettiği Emre Uydu, Köle Olarak Hz. Peygamber’e Verildiği Halde Onun Ve Allah’ın Müstesna Lutuflarına Mazhar Olan Zeyd İle Evlendi. Bu Evlilik Bir Yıldan Biraz Fazla Sürdü. Sosyal Değerler Ve Örfe Dayalı Duygular Kısa Zamanda Değişmediği İçin Zeyneb Kocasını Küçük Görüyor, Ona Karşı Sert Ve Kırıcı Davranıyordu. Zeyd’in De Aklından Onu Boşamak Geçiyor, Fakat Kendilerini Peygamber Evlendirdiği İçin Bunu Yapamıyordu. Çok Geçmeden Zeyd, Boşama Niyetini Açmak Üzere Hz. Peygamber’e Geldi, Zeyneb’den Şikâyette Bulundu, Boşamak İstediğini Açıkladı. Hz. Peygamber, Âyette İşaret Edilen Şahsî Duygusuna Göre Değil, Genel, Objektif Hukuk Ve Ahlâk Kurallarına Göre Davranarak, Bu Arada Halkın, Özellikle Münafıkların, “Evlâtlığın Boşadığı Eş İle Evlenme” Konusunu Kötüye Kullanıp Dedikodu Yapmalarından Da Çekinerek Zeyd’e, Eşini Boşamamasını Tavsiye Etti. Buna Rağmen Zeyd Eşini Boşadı. Dul Kalan Zeyneb, Önemli Bir İnkılâbın Yerleşmesinde Fedakârca Rol Aldığı İçin Ödüllendirilmeyi Hak Etmişti. Allah Ona Dünyada Bu Ödülü, Peygamber Eşi Olma Şerefine Nâil Kılarak Vermeyi Murat Etti. Muradını Peygamber’ine Bildirdi, O Da İsteneni Yerine Getirdi.<br />
<br />
Âyetteki “Allah’ın İleride Açıklayacağı Bir Şeyi Gizliyordun” Cümlesi Bir Kınama Değil Vâkıanın İfadesidir. “Kendisinden Çekinme Hususunda Allah’ın Önceliği Bulunduğu Halde Sen Halktan Çekiniyordun” Cümlesi De İki Mânaya Gelebilir: 1. “Sen Allah’tan Çok Halktan Çekiniyorsun”; 2. “Kendisinden Çekinilecek Olan Allah’tır; O Evlenmeni Emrettiğine Göre Halk İstediğini Söylesin, Onlardan Çekinmene Gerek Yoktur.” Birinci Mâna Hz. Peygamber İçin Söz Konusu Olamaz; Çünkü O Bütün Yapıp Ettikleriyle Yalnız Allah’tan Korktuğunu Ve O’na İtaat Ettiğini İspat Etmiştir. İslâm’a İnansın İnanmasın Hiçbir Kimse Onun, Halkı Memnun Etmek İçin Hakk’ın Emrine Aykırı Davrandığını Söyleyemez. Geriye Muteber Ve Tutarlı Mâna Olarak İkincisi Kalmaktadır. Zaten Sûrenin Başında, Hem Hz. Peygamber Hem De Müminler, Münafıkların Yapacakları Dedikodular Ve Çevirecekleri Dolaplar Karşısında Uyarılmışlar, Bunlara Hazırlanmışlardı. Yukarıdaki Cümle De Aynı Mahiyette Bir Uyarı Hatta Teselliden İbarettir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak :</span> Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 386-388<br />
<br />
Şeklindedir. Ateist Ve Deistlerin Sordukları Evlatlıklarınızı Da Öz Oğullarınız Gibi Saymanızı Meşru Kılmamıştır İle Bir Batıl Örf Ve Adete Son Veriyor, Devamında da Sonunda Zeyd Eşiyle İlgisini Kestiğinde Onu Seninle Evlendirdik Ki, Evlatlıkları Eşleriyle İlgilerini Kestiklerinde Onlarla Evlenmek Konusunda Müminlere Bir Sorumluluk Olmadığı Bilinsin Denilmek Sureti İle de Uygulama İle Batıl Olan Örf Ve Adet Kaldırılmış Olmaktadır. Burada Bir Çelişki Görmek Aslında Bir Çelişkidir ! Burada Ayetler Bir Birlerini Tamamlamaktadırlar !...</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Soru: "Allah... Evlatlıklarınızı Da Öz Oğullarınız Gibi Saymanızı Meşru Kılmamıştır. Bunlar Sizin Dillerinize Doladığınız Boş Sözlerdir..." (Ahzâb Suresi, Ayet 4) Yukarıdaki Kur'an Ayetiyle, İslam'da "Evlatlık" Müessesesi Kaldırılmıştır...<br />
</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Ancak İlginç Olarak Aynı Surenin 37. Ayetinde; "...Sonunda Zeyd Eşiyle İlgisini Kestiğinde Onu Seninle Evlendirdik Ki, Evlatlıkları Eşleriyle İlgilerini Kestiklerinde Onlarla Evlenmek Konusunda Müminlere Bir Sorumluluk Olmadığı Bilinsin. Allah'ın Buyruğu Yerine Gelecektir." (Ahzâb Suresi, Ayet 37)</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">"İslam'da Evlatlık Müessesesi Yoksa; Kim, Nasıl Evlatlığının Eşiyle Evlenebilecek Ki?" Bu Bir Çelişki midir?  Kur'an'daki Çelişkilerin, Daha Muhammed Zamanında Göze Batmaya Başladığı Görülmekte Değil midir ?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">El Cevap :</span><br />
<br />
Burada Esasen Mealciliğin Ne Derece Zararlı Olduğunu Görmekteyiz : Bu Gibi İslam’i İlimlerin Istılah Konusu Olan Tüm Meselelerde Bir Usül Bir Kaide Belirtilmiştir. Buna Uyulmaması Durumunda da Yanlış Sonuçların Ortaya Çıkması Doğaldır. Siz İlk Gömleğinizin Düğmesini Kaydırırsanız Ve Yanlış Yerden İliklemeye Başlarsanız Sona Geldiğiniz de İki Yakanız Bir Araya Gelmez. Aynen Bunun Gibi de İslam’i İlimleri Veya İslami Bir Meseleyi Yorumlamadan Önce O İslami İlim Dalında O Meseleye Vakıf Ve Mesele Hakkında Usül Öğrenmeniz Gereklidir.. “Usulsüzlük, Vusulsüzlük Doğurur” Veya “Vusulsüzlüğümüz, Usulsüzlüğümüzdendir.”Demiştir Üstadlar. Bir Maksuda , Bir Hedefe Ulaşamamanın Nedeni; Maksada Ulaşmak İçin Gerekli Yöntem Ve Metoda Uyulmamasındandır. Usul, Hem İslami İlimlerde Ve İslami İlimlerin Alt Dallarında Hem de İslami İlimlerin Dışındaki Pozitif İlimler Dediğimiz İlimler İçinde Geçerlidir.<br />
<br />
Misalen : “Çanakkale Bölgesi'ne Topçu Çıkarması” <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/smiley2.gif" alt="gülücük" title="gülücük" class="smilie smilie_71" />  Diye De Formüle Edilen 4 İşlemde Soruyu Çözmeye Başlamadan Önce Bir Metod , Bir Usül Belirlenmiştir ( Önce Paranteziçi, Üslü-Köklü Çarpma-Bölme Ve Toplama-Çıkarma Yapılır. Çoklu İşlemlerde İşlem Soldan Sağa Olacak Şekilde  Devam Eder.) İşlem Sırasına Riayet Edilmezde Herkes Aynı Sorudan Binbir Farklı İşlem Sonucu Çıkaracağı Gibi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynen Öyle de</span>:<br />
<br />
Nasıl Kur’an Okumadan, Ayetlerin Kelime Manalarını Yorumlamadan Önce Usul-U Nahiv Ve Sarf Eğitimi Alır, ,Manasını Anlamak İçin Usül-Ü Tefsir Okur , Hadisten Evvel Hadis Usulünü; Fıkıhtan Evvel Fıkıh Usulünü, Ve Kelam İlmi Öğrenmeden Kelam Usulünü Bilmek Şarttır. “Zira Usul Bilmeyenin İlmine İtibar Edilmez.” Basit Bir 4 İşlem İçin Bile Bir Metod Bir Usül Belirlenmişken İşte İnsan, Cenab-I Hakk'ın Böyle Antika Bir San'atıdır Ve En Nazik Ve Nazenin Ve Bir Mu'cize-İ Kudretidir Ki; İnsanı, Bütün Esmasının Cilvesine Mazhar Ve Nakışlarına Medar Ve Kâinata Bir Misal-İ Musaggar Suretinde Yaratılmış Olan İnsanı Yazan Kuran Ve Onu Anlatan Hadis Ve Onu Yaşayan Sünneti Seniyeyi İlgilendiren Bir Meselede Nasıl Usülsüz Metodsuz İş Görülebilir? Hatta Bu Yargı Haddi Zatında Bütün İlimler İçin Geçerlidir.<br />
<br />
Ama Bu İlimlerin İçinde Hele De Konu, Allah’a (Cc) Vuslat Olursa Mesele Daha Da Ciddidir. Çünkü Yol Uzun Ve Tehlikelidir. Elinizde Uzakları Yakın Eden Kur’an-ı Kerim Gibi Bir Hakikat Teleskopu ,Ufak Ve İnce Meseleleri Büyük Eden Hadis-i Şerif Gibi Bir Mikroskop İle Bakılmalıdır. Yoksa O Yolun Tehlikesi, Metotsuzluk Ve Yolda Şeytanın Veya Şeytani Düşüncelerin Etkisinde Kalmak Suretiyle Meydana Gelecek Olan Maddi Ve Manevi Hatalar, Yanlışlar Ve Manevi Yaralar , İnsanların Kafalarının Karışmasına Sebebiyet Verir.  Metodu Ve Yol Güvenliğini Bilen Refik Olmadan Vuslata Kalkışılırsa, Allah’ı Bulayım Derken Allah’tan Olma Da Vardır İşin Sonunda. En Büyük Tehlike De Budur. Ateist Ve Deistlerin Düştüğü Gaflet Çukuru da Tam da Budur !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir Misal Verecek Olursak ;</span><br />
<br />
“Hem Meselâ, Bir Vakit Huzûr-u Nebevîde Derin Bir Ses İşitildi. Resûl-İ Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Ferman Etti Ki: ‘Bu Gürültü, Yetmiş Seneden Beri Cehennem Tarafına Yuvarlanan Bir Taşın Bu Dakikada Cehennemin Dibine Yetişip Düşmesinin Gürültüsüdür.’ Bu Garip Haberden Beş Altı Dakika Sonra Birisi Geldi, Dedi: ‘Ya Resûlallah, Yetmiş Yaşında Bulunan Filân Münâfık Vefat Etti, Cehenneme Gitti.’ Peygamberin Yüksek Belîğâne Kelâmının Te’vîlini Gösterdi.” <br />
<br />
Öyleyse Âyet Ve Hadîslerin Tefsîrinde Ve Açıklanmasında Bu Noktaların Göz Önünde Bulunması Gerekir. Çünkü İçtihâd Ve Tecdîd Meselesinde Ehliyet Ve Selâhiyet Gerekir. Herkes Bu Konuda Ehliyet Sahibi Değildir. Onun İçindir Ki Bir Sözü; “Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş? Ne Makâmda Söylemiş?” Temel Kâidesi Dikkate Alınmalıdır. Evet, Kelâmın Tabakâtının Ulvîyeti, Güzelliği Ve Kuvvetinin Menbâı Şu Dört Şeydir: “Mütekellim, Muhatap, Maksat Ve Makâm. <br />
<br />
Aslında Bu Meselelere Yaklaşan Kişilerde Büyük Bir Art Niyet Vardır. Çünkü Bu Meseleye Gelinceye Kadar Kişinin Kur’an-ı Kerimi Almamış, Okumak İçin Bir Hocaya Gitmemiş, Okumamış, Okuyup Anlamak İçin Arapça Nahiv Ve Talim Öğrenmemiş Üzerine Namaz Kılmayan Birisi Bu Konuyu Araştırmak için Değil Fitne Çıkarmak İçin Bunu Gündeme Getirmektedir. Esasen Bu Mevzu -Diğer Kıyas Kabil Olacak Meseleler- Işığıyla Ayetle,Hem de İslam Tarihi İle Gelen Süreçte Cevaplanmış Bir Sualdir. Basit Bir Google Araması Bile Doğru Bilgiye Ulaşmak İçin Yeterlidir. Daha Büyük Vahamet İse Bu Sorunun Ateistler-Deistler Tarafından Dile Getirilmesidir. Kendi Davalarının İspatı Olan Bir Soru Değil de İslam’i Bir Meseleyi Ve Çözülmüş İfade Edilmiş Bir Meseleyi Gündeme Getirmeleri Kendi Davalarının Ne Kadar Batıl Ne Kadar Çürük Olduğunun Kanıtıdır !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet Cihetiyle :</span><br />
<br />
Nisâ’ Sûresi’nde De Bu Noktaya Bakan Âyet Şöyledir: “Hâlbûki, Bu Haberi Yayacak Yerde Peygambere Ve Mü’minlerden İhtisâs Ve Selâhiyet Sahibi Kimselere Müracâat Etselerdi, Elbette O Kimseler, Hüküm Çıkarmaya Ehliyetli Olanlar İşin Doğrusunu Bilirlerdi.” Nisa Suresi.83 Ayeti Kerime. <br />
<br />
Usul-ü Tefsir Ve Usul-ü Kelam Ve Usül-ü Siyer Ve Usül-ü E Hadis Ve Usül-ü Fıkıh Okumadan İslami Meselelerde Bir Tedrisat ve Eğitim Almadan Bir İcazet Ve Ehliyet Sahibi “ Olmadan” Değil Sadece İslami Meselelerde Hiç Bir İlim Ve Bilim Dalında Yorum Yapamazsınız.  Yaparsanız Vebale Girersiniz Veya Çok Aldanır Çok Aldatır Çok Cahil Olduğunuzu Gösterirsiniz.<br />
<br />
Misal: Benim Muhteşem Son Model Bir Arabam Olsun. Ama “Ehliyetim Olmasın”. Sizin De Muhteşem Bir Araba Bilginiz Olsun Hatta Arabaları Söküp Birleştire Bilecek Kadar Üstadı Azam Olun , Sıfırdan Bir Araba Yapma Kabiliyetine Sahip Olsanız Ama “Ehliyetiniz O L M A S A” Farz Edelim. Şimdi Trafikte Biz Yol Alırken Tamamen Benim Haksız Olduğum Bir Şekilde Size “Ben” Çarpsam Ve Kaza Yapsak. %1000 Hatalı Benim. Ve Polis Gelse Kime Ceza Verir? %1000 Ben Hatalı Olsam Bile Size Cezayı Keser ! Neden? Çünkü Ehliyetiniz Yok!.. Doğru Bile Haklı Bile Olsa Ehliyetiniz Yok! Gene Suçlu Siz Olursunuz ! Aynen Öylede İslami Meselelerde Google’dan Ayet Aratıp Veya Kendi Kafanıza Göre Meseleleri  Yorumlamak Ne Haddimizdir Ne De Hakkımızdır. Sen Hangi İlme Hangi Tedrisata Ve Hangi “Ehliyete” Göre Çıkıp Ayetleri Hadisleri Veya İslam Tarihini Yorumluyorsun  Muhterem Kardeşim ? <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şimdi Gelelim Sorunun Konusu Olan Ayeti Kerimelere:</span><br />
<br />
مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ فٖي جَوْفِهٖۚ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓئٖ تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْۚ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَٓاءَكُمْ اَبْنَٓاءَكُمْؕ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْؕ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبٖيلَ  اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّٖينِ وَمَوَالٖيكُمْؕ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فٖيمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِهٖۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْؕ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَحٖيماً<br />
<br />
Allah Bir Kişinin Göğüs Boşluğunda İki Kalp Yaratmamıştır, Annelerinize Benzeterek Haram Olsun Dediğiniz Eşlerinizi Anneleriniz Kılmamış, Evlâtlıklarınızı Da Gerçek Oğullarınız Yapmamıştır. Bunlar Sizin Kendi İddianızdır; Hak Ve Hakikati Allah Söyler, Doğru Yolu Da O Gösterir.<br />
<br />
Evlâtlıklarınızı Babalarının Soy Adlarıyla Anın. Bu Allah Katında Adalete Daha Uygun Bir Davranıştır. Eğer Onların Babalarını Bilmiyorsanız O Zaman Kendileri Sizin Din Kardeşleriniz Ve Dostlarınızdır. Yanıldığınız Hususta Size Günah Yoktur, Fakat Bilinçli Ve Kasıtlı Olarak Yaptıklarınızdan Sorumlusunuz. Allah Çok Bağışlayıcı Ve Ziyadesiyle Esirgeyicidir. Azhab 4 Ve 5. Ayeti Kerime<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyanet Tefsiri :</span><br />
<br />
Kalp, Mecazi Olarak Duygu Ve Düşünce Merkezi Anlamında Da Kullanılmaktadır. Gelecek Âyetlerde Bazı Câhiliye Âdetleriyle Münafıklardan Söz Edileceği, Bu Âdetlerin Fıtrata Ve Gerçekliğe Ters Düştüğü, Bir Kimsenin İki Tanrısı Ve İki Dini Olamayacağı İfade Edileceği İçin Bunlara Bir Giriş Ve Dayanak Olmak Üzere Vecize Değerindeki Şu Cümleye Yer Verilmiştir: “Allah Bir Kişinin Göğüs Boşluğunda İki Kalp Yaratmamıştır.” Evet Allah İnsanda Tek Kişilik, Tek Vicdan Ve Tek Akıl Yaratmıştır. İdrak, Duygu, Karar Ve İman Bu Yeteneklerle Elde Edilmektedir. İki Yüzlüler, İnanmış Görünen Ama İçten İnanmayanlar, Gizli Olarak Farklı Din Taşıyanlar İki Dinli Değillerdir, Bir İnsanın Karısı İle Anasına, Başkalarının Çocukları İle Kendi Çocuklarına Karşı Duyguları Farklıdır. Karının Aynı Zamanda Ana, Başkalarından Olma Çocukların Öz Evlât Olabilmesi İçin İnsanın İki Kalbi, İki Kişiliği Olması Gerekir. Bu Da Olmadığına Göre Karısını Anasına Benzeten, –Eski Arap Geleneğine Göre– “Anam Olsun, Anamdır, Bana Haramdır” Diyerek Yemin Eden Kimsenin Eşi Onun Anası Ve Dolayısıyla Kendisine Haram Olmaz. İslâm’dan Önce Araplar Eşlerine, “Sen Bana Anamın Sırtı Gibisin” Derler Ve Bu Söz İle Onları Bosamış Olur, Mağdur Ederlerdi. Zıhâr Denilen Bu Boşama Âdetini İslâm Kınamış, Kadınların Zarar Görmelerini Engelleyecek Hükümler Getirmiştir (Bilgi İçin Bk. Mücadele 58/1-4).<br />
<br />
Bir Başka Câhiliye Uygulaması Da Babası Belli Olan Veya Olmayan Çocukları Evlât Edinmek, Onların Gerçek Soylarıyla İlişkilerini Keserek Kendi Soylarına Eklemek Şeklinde Oluyordu. Bir Göğüste İki Kalbin Olmaması Nasıl Bir Tabiat Kanunu İse A’nın Çocuğunun Evlât Edinme Yoluyla B’nin Çocuğu Olamayacağı Da Bir Fıtrat Ve Tabiat Kanunudur. Ayrıca İslâm’ın Koyduğu Örtünme Vecibesi, Evlenme İmkânı Veya Yasağı, Çocuk-Ebeveyn İlişkisi, Karşılıklı Haklar Ve Ödevler, Miras Gibi Konulara Dair Kurallar Da, Çocuklarla Gerçek Ana Babalarının Soy Bağlarının Kesilip Değiştirilmesine, Başkalarına Ait Çocukların –Yakın Akraba Olmayan Ailelerde– Ailenin Bir Ferdi Gibi Kalıp Yaşamasına Ters Düşüyordu. Yapılmakta Olan Sosyal Ve Ahlâkî Islahat İçinde Sıra Bu Âdetin Kaldırılmasına Gelmiş, “...Babalarının Soy Adları İle Anın” Emri İle Bu Uygulamaya Son Verilmiştir. Tefsir Kitaplarında Bu Münasebetle Hz. Peygamber’in Evlâtlığı Zeyd B. Hârise’den Söz Edilir Ve Âyetin İnişine Onun Bu Durumunun Sebep Olduğu Söylenir. Zeyd Çocuk İken Kendi Kabilesinden Zorla Alınmış, Köleleştirilerek Satılmış, Elden Ele Dolaşarak Hz. Hatice’ye Gelmişti. Hatice Hz. Peygamber İle Evlenince Zeyd’i De Ona Vermişti. Peygamberimiz Onu Âzat Etti Ve Evlât Edindi. Zeyd’in Ailesi, Mekke’ye Gelip Çocuklarını Bulmuşlardı. Peygamberimiz Kendisini Seçimde Serbest Bıraktığı Halde Zeyd Allah’ın Resulünü Tercih Etti, Ailesi İle Memleketine Dönmedi. Bu Âyet Gelinceye Kadar Kendisine Muhammed Oğlu Zeyd Derlerdi, Âyet Gelince Kendi Babasına Nisbet Ederek Hârise Oğlu Zeyd Dediler. Artık O, Peygamber Ailesinin Bir Ferdi Değil, Müslümanların Din Kardeşi, Hz. Peygamber’in Sâdık Bir Bağlısı İdi (İbn Kesîr, VI, 377; Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1504 Vd.). <br />
<br />
İslâm’a Göre Himayeye Muhtaç Çocuklara Bakmak, Onları Beslemek, Büyütmek Sevaptır Ve Şerefli Bir İnsanlık Ödevidir. Sevgili Peygamberimiz “Kimsesiz Çocukları Koruması Altına Alan Kimse İle Ben, Cennette Yan Yana İki Parmak Gibi Beraber Olacağım” Buyurmuştur (Müslim, “Zühd”, 42). Ancak Bunu Yapmak İçin Çocuğun Kendi Soy Kütüğü İle İlişkisini Kesmek, Öz Ana Babasını Unutturmak Kimsenin Hakkı Olmadığı Gibi Kanunî Mirasçıların Arasına Katmak, Aile İçinde Mahremiyet Bakımından Öz Evlât Gibi Davranmak Da Doğru Ve Gerekli Değildir. Bunun Yerine İslâm’ın Tavsiyesi, Koruma Altına Almak, Bakmak, Büyütmek, İhtiyaçlarını Karşılamak; Hukuk Ve Helâl-Haram Kuralları Bakımından Ona Öz Çocuk Gibi Değil, Bir Din Kardeşi Gibi Muamele Etmektir (Ayrıca Bk. Şûrâ 42/49-50).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak : </span>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 365-366 <br />
<br />
وَاِذْ تَقُولُ لِلَّـذٖٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْفٖي فٖي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْدٖيهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُؕ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَراً زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ حَرَجٌ فٖٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَراًؕ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً<br />
<br />
Bir Zaman, Allah’ın Kendisine Lutufta Bulunduğu, Senin De Lutufkâr Davrandığın Kişiye, “Eşinle Evlilik Bağını Koru, Allah’tan Kork” Demiştin. Bunu Derken Allah’ın İleride Açıklayacağı Bir Şeyi İçinde Saklıyordun; Öncelikle Çekinmen Gereken Allah Olduğu Halde Sen Halktan Çekiniyordun. Zeyd Onunla Evlenip Ayrıldıktan Sonra Müminlere, Evlâtlıklarının -Kendileriyle Beraber Olup Ayrıldıkları- Eşleriyle Evlenmeleri Hususunda Bir Sıkıntı Gelmesin Diye Seni O Kadınla Evlendirdik. Allah’ın Emri Elbet Yerine Getirilecektir. Azhab 37. Ayeti Kerime Bazı Tefsir Kitaplarında Hz. Peygamber’in Zeyneb’le Evlenmesi Konusunda Akla Hayale Gelmedik Rivayetler Nakledilmiştir. (Bk. Zemahşerî, III, 427). İbn Kesîr Ve İbnü’l-Arabî Bu Rivayetleri Hatırlattıktan Sonra Çok Önemli Tenkitler Yapmışlar, Sened Ve Metin Yönlerinden Bu Rivayetlerin Sahih Olmasının Mümkün Olmadığını Belirtmişler, Günümüz İlim Yolcuları İçin De Geçerli Bulunan Uyarılarda Bulunmuşlardır (İbn Kesîr, VI, 420; İbnü’l-Arabî, III, 1542 Vd.). Kur’an Metnine, Sahih Rivayetlere Ve Genel İlkelere Göre Tesbit Edildiğinde Olayın Gerçek Öyküsü Şöyledir: Zeyneb Hz. Peygamber’le Evlenmeyi Arzu Ediyordu, Mehir Bile İstemeksizin Onun Eşi Olmayı Teklif Etmişti. Yakın Akraba Oldukları İçin Örtünme Emri Gelmeden Önce Peygamberimiz Zeyneb’i Sık Sık Görüyor Ve Onu Yakından Tanıyordu, Bu Teklifi Kabul Etmedi. Aradan Zaman Geçmiş, Yukarıda Sözü Edilen Sosyal Değişimin Perçinlenmesine Sıra Gelmişti. Bu Uygulama İçin Uygun Bir Örnek Olarak Zeyneb, Pek De İstekli Olmamakla Beraber, Resûlullah’ın Tebliğ Ettiği Emre Uydu, Köle Olarak Hz. Peygamber’e Verildiği Halde Onun Ve Allah’ın Müstesna Lutuflarına Mazhar Olan Zeyd İle Evlendi. Bu Evlilik Bir Yıldan Biraz Fazla Sürdü. Sosyal Değerler Ve Örfe Dayalı Duygular Kısa Zamanda Değişmediği İçin Zeyneb Kocasını Küçük Görüyor, Ona Karşı Sert Ve Kırıcı Davranıyordu. Zeyd’in De Aklından Onu Boşamak Geçiyor, Fakat Kendilerini Peygamber Evlendirdiği İçin Bunu Yapamıyordu. Çok Geçmeden Zeyd, Boşama Niyetini Açmak Üzere Hz. Peygamber’e Geldi, Zeyneb’den Şikâyette Bulundu, Boşamak İstediğini Açıkladı. Hz. Peygamber, Âyette İşaret Edilen Şahsî Duygusuna Göre Değil, Genel, Objektif Hukuk Ve Ahlâk Kurallarına Göre Davranarak, Bu Arada Halkın, Özellikle Münafıkların, “Evlâtlığın Boşadığı Eş İle Evlenme” Konusunu Kötüye Kullanıp Dedikodu Yapmalarından Da Çekinerek Zeyd’e, Eşini Boşamamasını Tavsiye Etti. Buna Rağmen Zeyd Eşini Boşadı. Dul Kalan Zeyneb, Önemli Bir İnkılâbın Yerleşmesinde Fedakârca Rol Aldığı İçin Ödüllendirilmeyi Hak Etmişti. Allah Ona Dünyada Bu Ödülü, Peygamber Eşi Olma Şerefine Nâil Kılarak Vermeyi Murat Etti. Muradını Peygamber’ine Bildirdi, O Da İsteneni Yerine Getirdi.<br />
<br />
Âyetteki “Allah’ın İleride Açıklayacağı Bir Şeyi Gizliyordun” Cümlesi Bir Kınama Değil Vâkıanın İfadesidir. “Kendisinden Çekinme Hususunda Allah’ın Önceliği Bulunduğu Halde Sen Halktan Çekiniyordun” Cümlesi De İki Mânaya Gelebilir: 1. “Sen Allah’tan Çok Halktan Çekiniyorsun”; 2. “Kendisinden Çekinilecek Olan Allah’tır; O Evlenmeni Emrettiğine Göre Halk İstediğini Söylesin, Onlardan Çekinmene Gerek Yoktur.” Birinci Mâna Hz. Peygamber İçin Söz Konusu Olamaz; Çünkü O Bütün Yapıp Ettikleriyle Yalnız Allah’tan Korktuğunu Ve O’na İtaat Ettiğini İspat Etmiştir. İslâm’a İnansın İnanmasın Hiçbir Kimse Onun, Halkı Memnun Etmek İçin Hakk’ın Emrine Aykırı Davrandığını Söyleyemez. Geriye Muteber Ve Tutarlı Mâna Olarak İkincisi Kalmaktadır. Zaten Sûrenin Başında, Hem Hz. Peygamber Hem De Müminler, Münafıkların Yapacakları Dedikodular Ve Çevirecekleri Dolaplar Karşısında Uyarılmışlar, Bunlara Hazırlanmışlardı. Yukarıdaki Cümle De Aynı Mahiyette Bir Uyarı Hatta Teselliden İbarettir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak :</span> Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 386-388<br />
<br />
Şeklindedir. Ateist Ve Deistlerin Sordukları Evlatlıklarınızı Da Öz Oğullarınız Gibi Saymanızı Meşru Kılmamıştır İle Bir Batıl Örf Ve Adete Son Veriyor, Devamında da Sonunda Zeyd Eşiyle İlgisini Kestiğinde Onu Seninle Evlendirdik Ki, Evlatlıkları Eşleriyle İlgilerini Kestiklerinde Onlarla Evlenmek Konusunda Müminlere Bir Sorumluluk Olmadığı Bilinsin Denilmek Sureti İle de Uygulama İle Batıl Olan Örf Ve Adet Kaldırılmış Olmaktadır. Burada Bir Çelişki Görmek Aslında Bir Çelişkidir ! Burada Ayetler Bir Birlerini Tamamlamaktadırlar !...</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hz Aişe İle Hz Peygamberin Evlilik Yaşı Kaçtı ? Hz Peygamber Neden Çok Eşle Evlenmiş]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-hz-aise-ile-hz-peygamberin-evlilik-yasi-kacti-hz-peygamber-neden-cok-esle-evlenmis</link>
			<pubDate>Wed, 29 Sep 2021 16:13:38 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-hz-aise-ile-hz-peygamberin-evlilik-yasi-kacti-hz-peygamber-neden-cok-esle-evlenmis</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Soru : Hz Aişe İle Hz Peygamberin Evlilik Yaşı Kaçtı ? Hz Peygamber Neden Çok Eşle Evlenmiştir Hikmeti Nedir ?</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İnanmak Bambaşka Bir Şeydir. İnanmamakta Başkadır. Lakin İnanmayacağım Diye Yalan Söylemek İftira Atmak Ve Gerçekleri Çarpıtmak Bütün Bütün Başkadır !... Siz (Ateist Deist Veya Diğer İnanmayanlar) İnanmak Veya İnanmamak Zorunda Katiyen Değilsinizdir ! Benim Dediğim Haktır Demek Hakkınızdır Ama Sadece Benim Dediğim Haktır Demek Hakkınız Olmadığı Gibi, Allah’ı, İslam’ı, Kuranı Kerimi Ve Peygamberimizi Sırf İnanmamak Ve İnkar Etmek İçin Olmayan Şeyleri Olmuş Gibi Göstermek, Söylenmemişleri Söylenmiş Gibi Söylemek <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Veya Bilhassa Yazılanların Bir Kısmını Alıp Diğer Bir Kısmını Almamak ,Almış Olduğun Kısımları Da Kafana Göre Yorumlamanın Kabul Edilir Hiçbir Yanı Yoktur !</span>...</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İnanma! Tamam Kabul Ama İnanmadığını Da Olduğunun Dışında Göstermeye Çalışma !... Saygı Duy ! Ateist Ve Deistler  Her Zaman </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İlk Önce Hususen Tamamen Taraflı Ve Yanlı Bir Şekilde Bahusus Peşin Hükümlü Olarak Allah’a , Kur’an-I Kerime Ve İslam’a, Ve Peygamberlere Bakıyorlar. Sonra ; Aynı Nazarla ,Önce Kendi Hayal Alemlerinde Saçma Sapan Bir Tanrı , Kitap , İslam Ve Peygamber İle İlgili Bir Felsefe Bir Fikir Oluşturuyor. Sonra Bu Felsefeyi Kendi Yalanları İle Besleyip Büyütüyor Büyütüyor En Sonunda Da Yalan Ve İftira Obezi Oluyorlar. Ondan Sonra Kendi Yalanlarına Kendilerini De İnandırıyorlar. Ve Gelinen Noktada Kendi Uydurdukları Kendi Yalanlarını Gene Kendileri Akla Mantığa Uymuyor Deyip Kendi Kendilerine Eleştiriyor Ve İnkar Ediyorlar !.. Oysa Ki Onların Bu Uydurduğu Tanrılarına Ve Dine Bizde İman Etmiyor. Uydurdukları Dine Bizde İnanmıyoruz…</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi Bu Yalan İftira Ve İddialarının Ben Neresini Düzelteyim ? </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">"Çocuğu Olmayan Hazreti Davut, Allah'a Dua Etmiş, 'Ya Rabbi Bana Bir Kız Çocuğu Ver, Onu Sana Kurban Edeyim' Demiş. Dua Tutmuş, Davut, Kızının Adını Ayşe Koymuş, Gel Zaman Git Zaman, Çocuğun Kurban Edileceği Zaman Gelmiş, Hazreti Davut Kızı Yatırmış, Tam Boğazını Kesip Kurban Edecekken, Azrail, Gökten Bir Keçiyle Çıkagelmiş, 'Kızı Bırak, Al Bu Keçiyi Kurban Et' Demiş"!</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Dinleyenlerden Biri Dayanamamış: "Yahu Bunun Neresini Düzelteyim; Hz. Davut Değil Hz. İbrahim; Kız Değil Erkek; Ayşe Değil İsmail; Azrail Değil Cebrail; Keçi Değil, Koç"! </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hal Böyle Olunca Geriye Cevaplanacak Bir Şey Kalmıyor ! Yalanın Uydurma Ve İftiranın Neresini Cevaplayalım? </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hz Aişe R.A Annemize Ve Peygamberimiz İle Olan Evliliği Hususunda İslam’ın Müslümanların İnandığı Gerçek Ve Doğru Bilgiyi İnşaallah Sizlerin Kıymetli Nazarına Sunmaya Çalışacağız. Uydurulan Ve Düşmanca Yorumlanan Yorumlara Değil, Belge Ve Bilgiler İle İthaf Ettiğimiz Bu Paylaşımımıza Bakıp Bir İtirazı Olan Varsa Buyursun O Halde Tamamını Okuduktan Sonra Dilediğini Sora Bilir, İtirazı Varsa İstediği Kadar İtiraz Edebilir!..  Bizde O Nispetle Hakikat Ve Hikmet Nazarı İle Cevabımızı Veririz Bi İznillah, İnşaallah …</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bismillah : Hem “Matematik” Hem  Sosyoloji Ve Psikoloji İlimlerinden Faydalanılarak Gerçeğe Ulaşmak Kastı İle Hz Aişe Ve Efendimizin Evliliği Meselesine Baktığımız Da Şu Gerçek Hakikat Kati Bir Suretle Güneş Gibi Görülüyor Ki:</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarih Ve Coğrafya İlmi Etle Tırnak Gibidir… İkisi De Bir Birini Tamamlar. Bunu Daha Vecih Bir Şekilde İfade Etmek Ve Akla Yaklaştırmak İçin Deriz Ki; Misal Birisi Dese Ki Fatih Sultan Mehmed Han’ın İslambol'u Fethi Neden 1,5 Ay Sürdü Siha’larla İha’larla Hatta F 16’lar İle Bombalar  1 Gün Değil 1 Saatte İslambol’u Alabilirdi ? Böyle Bir Fikre Elbette Her Aklı Olan Kişi O Dönem De Siha’lar İha’lar F 16’lar Olmadığı İçin Bunu Yapamazdı Cevabı İle Mukabelede Bulunur</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Çünkü Tarih O Zamanın Şartlarında Değerlendirilmelidir. Bu Zamandan O Zamana Giderek Bu Zamanın Ölçüleri İle O Zamanı Tartamazsınız !... </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Aynen Öyle De  Bu “İlmi” Kaideyi Kendimize Bir Düsturu Hakiki Edinip Bu Hakikatin Rehberliğinde O Zamana Ve O Döneme Bakalım ! “ O Dönemde “ Hem <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Batı Da</span> Olsun Hem <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Asya’da</span> Da Olsun O Günkü Cahiliye Arap Toplumunda Da Erkekler Gibi Kadınlar Da, Hürler Ve Köleler Olmak Üzere İki Sınıftan Meydana Geliyordu</span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Sosyal Hayatta Bu İki Kadın Sınıfı Arasında Çok Büyük Farklar Bulunmasına Rağmen, Hür Kadınların Konumu -Mekke, Yesrib Ve Taif Gibi Şehirlerin Eşraf Kızları, Toplum İçinde Mevki Sahibi Olsalar Da Erkeklerle Eşit Seviyede Değildi.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
 <br />
 <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Dünya’nın O Dönemki Zaman Diliminde Çoğu Zaman Kızın Rızası Aranmaksızın  Babası Ya Da Velisi, Kızın Bu Evliliği İsteyip İstemediğine, Erkeğin Yaşlı Olup Olmadığına Bakmadan Kızı İstediği Erkeğe Çeşitli Sebeplerle (Siyasi Sebeplerle Veya Akrabalık Bağı Kurmak İçin) Verebilirdi. İşte O Asırda Ve  O Dönemde O Coğrafya Da Bu Bölgede Ki Kızlar Genellikle 12 Yaşına Basmadan Evlendirilir; Ancak Çocuk Doğurduktan Sonra Aileye Dahil Edilir, Eğer Çocuk Doğurmadan Ölürlerse Kocasına Başsağlığı Dilenmezdi. Ehl-İ Kitaba Gelince, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yahudilikte Evliliğin Sahih Olabilmesi İçin Kızların 12, Erkeklerin 13 Yaşında Olmaları Gerekmektedir</span> Ki Bu Yaşlar, Yahudilerde Büluğ Çağına Erme Yaşlarıdır. Hıristiyanlarda İse, Evlenme Yaşı Zamana Ve Ülkelere Göre Değişmektedir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Roma Ve Eski Kilise Hukukunda Evlenme Yaşı Kız İçin 12, Erkek İçin 14 İken, Yeni Kilise Hukukunda Kız İçin 14, Erkek İçin 16</span> Olarak Belirlenmiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bizans İmparatoru Yuannis’in 10 Yaşındaki Kızını Orhan Bey’in Oğlu Halil İle Evlendirmesi (Hem Siyasi Hem De Türklerde De Bunun Olduğuna Hem De)</span>, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Farklı Toplum Ve Kültürlerde Tarih Boyunca Sadece Kadınların Değil Erkeklerinde Küçük Yaşta Evlendiğinin Bir Göstergesi Olarak Kabul Edilebilir Bir Örnektir</span>. Dahası Kadınların Erken Yaşlarda Evlenmesi Sadece Geçmişte, Bazı Toplumlarda Ve Dinlerde Değil, Günümüzde De Asya’da, Avrupa’da, Özellikle Rusya’da İspanya’da Ve Portekizde , Hatta Birleşik Amerika’nın Uzak, Dağlık Bölgelerinde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hala Günümüzde De Görülebilen Bir Uygulamadır.</span> Örneğin Doğu Avrupa’da Çingenelerin Evlenmeden Üç-Dört Yıl Önce, Dokuz Yaşında Çocuklarını Nişanladıkları Bilinmektedir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Verilerin Işığında Hem Tarih Hem Coğrafya Hem De Sosyoloji Ve Psikoloji İlmi Cevap Veriyor Ki:</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Hz. Aişe’nin Ölüm Tarihi Bazı Tarihçilere Göre H. 55–60, Ölüm Yaşı İse 65 Veya 75 Arasında Değişmektedir. Hz.Aişe’nin Doğumu, Hz.Peygamber’le Evliliğini Dokuz Yaş Olarak Kabul Edenlere Göre Bi’setten (Peygamberlikten) Dört Yıl Sonra, Evliliğini 17–18 Kabul Edenlere Göre İse Bi’setten Öncedir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hz.Aişe  R.A ‘Nın Vefat Tarihi Hicri Olarak 58 Olduğuna Göre ; Onun Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem‘İn İrtihalinden Sonra 48 Sene Yaşamış Olduğu  Hem Tarihi Hem De Matematik İlminin Bir Gereğidir. Kendisi İle Ablası Esma R.A ‘In Arasında Ki Yaş Farkı 10 Olup Esma R.A’nın 27 Yaşında Hicret Etmiş Olduğu Sabit Olduğuna Göre Aişe R.A’nın Bisetten 4 Sene Önce Doğmuş Olduğu Kati  Bir Kesinlik Kazanır.  Ez Cümle Hicretten Öncesi Ve Sonrası Yaşadığı Seneleri Topladığımız Da 17+58 =75 Olarak Sabit Olmuştur.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hakikat Ve Hikmet Nazarında Hem Tarih Hem De Matematik Haykırarak İspat Ediyorlar Ki  : 75 Senelik Ömründen Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem‘İn İrtihalinden Sonraki 48 Yılı Düştüğümüzde 27, Ondan Da Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem İle Yaşadığı 9 Yılı Düştüğümüzde 18 Kalmaktadır Ki Buda Evlendiği Gün 18 Yaşında Olduğunun Kesin Ve Kati Kanıtıdır !... (     Hz Aişe Validemizin Evlilik Yaşı İle İlgili Risaleden Kısmi Alıntıdır.)</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bütün Bu Hakikatleri Bir Kenara Bırakıp Farzı Misal Hz Aişe Annemizin 9-10 Yaşında Efendimizle Evlendiğini Düşünelim;</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Tarih İlmi</span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Lisan-I Hal İle Diyor Ki Bu Döneme Sizin Döneminizden Bakmayın. Çünkü Bu Dönem De 10 Yaş Sizde Ki Belki 20 Belki 30 Yaşa Bedeldir. Çünkü İnsanların Yaş Ortalaması 30 En Fazla 40’tır. Haliyle 500’lü Yıllarda 10 Yaş Bir Ömrün ¼’Ne Eşitken Günümüzde Yaşam Süresi 70-80 Hatta Belki De 90-100 Arasında Olması Ciheti İle 1/10’na Bugün Denk Gelmektedir Ve 10 Yaşında Ki Birisi Çocuktur. Ama O Zamana Ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Coğrafya İlmine</span> Göre O Coğrafyada Ki İnsanların Erken Yaşta Olgunlaşmaları <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sosyoloji İlmine</span> Göre De Hayatın Getirilerinin Onları Erken Yaşta Olgunlaşması İle O Zamanın 10 Yaşında Ki Çocukları Bu Zamanın 20 Belki De 25-30 Yaşında Ki Kişilerine Eşit  Olmaktadır !... Bedir Savaşında Sahabelerden Savaşa Kılıç Kuşanıp Gelenler İçerisinde 10 İle 15 Yaş Arasında Sahabeler Olup Ashabın Yaş Ortalaması 20 İle 25 Arasındaydı !...  Bunlardan Hz. Umeyr B. Ebi Vakkas R.A Efendimiz Bedirde 15-16 Yaşında Şehit Olmuştur !...</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi Yaş Ortalamaları Dönemin Şartlarının Getirdikleri Sebebi İle Yaşı 15 Olan Bir Kişinin Ömründe 10 Yaş  Yüzde Kaçıdır ? Allah Ve Rasulü Arkasında 15 Yaşında Savaşa Giden Bir Sahabeye Çocuk Diyebilir Misiniz?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hz Aişe Annemizin Kişilik Olarak Oyun Oynamaktan Çok Zevk Alan Genç Bir Kız Olduğu İçin Kendisine Çocuk Denmesinde Bu Husus Etkili Bir Bahane Olmuştur Her Zaman. Aslında Hz.Aişe R.A. Hz.Peygamber İle Evlendikten Sonra Da Kız Arkadaşları  Ve Oyuncakları  İle Oynamaya Devam Etmiştir. (Bu Tarz Cicili Bicili Oyuncaklardan Hoşlanan Yeri Geldiği Zaman Çocukluk Yapıp Eğlenen Günümüzde De Bir Çok Kız Vardır !) Hz.Aişe’nin Oyundan Zevk Aldığını Bilen Hz.Peygamber Daha Sonraki Dönemlerde De Hz.Aişe İle Beraber Koşu Yapar Ve Mescid-İ Nebevi’de Savaş Oyunu Dahi Oynardı.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Hz.Peygamber’i Eleştirmek İsteyenler, Bilhassa Hz.Aişe’nin Evlenme Yaşını Gündeme Getirerek, O’nun Çocuk Yaşta Bir Kızla Evlendiğini, Hatta “Oyun Çocuğu” İle Evlenecek Kadar Kadınlara Düşkün Olduğu Şeklinde İddialar İleri Sürmüşlerdir. Bir İnsanın Çocuksu Olması Onun Yaşıyla Alakalı Değil Kişiliyeti İle Alakalıdır !... Bugün Günümüzde De Bu Karaktere Sahip Bayanlara Bizim Toplumumuz Da Dahi Rastlanmaktadır !</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hadi Hz. Aişe Annemizin Evlilik Yaşının 9 Olduğunu 15 Yaşında Bir An İçin Çocukluk Olduğunu Kabul Edelim Ve Meseleye Bu Cihetle Bakalım?</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 - Şayet Hz.Peygamber’in Hz.Aişe İle Olan Evliliğinde Başta <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örfe Aykırı Olsaydı Bütün Hali Bütün Davranışları Bütün Konuşması İle Hayatının Tamamı En İnce Ayrıntısı İle Hem Sahabesi Hem De Düşmanları Tarafından İzlenen Ve Didik Didik Edilen Böyle Bir Zatın, En Başta Ve En Önce Hz.Peygamber’in En Azılı Düşmanları Olmak Üzere, Toplum Bu Evliliği Onamadığını Açıkça Belli Ederlerdi</span>.  Ancak Hz.Aişe’nin Evliliğinde Kötülenecek Ya Da İtham Edilecek Bir Yön Olmadığı İçin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Toplum, Bu Evliliğe Herhangi Bir Tepki Göstermemiştir.</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">-</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">               </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şayet Amacı Şehvet Olsa İdi  Hz. Muhammed </span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Sallallahu Aleyhi Vesellem<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">, Hz. Hatice İle Peygamberlik Görevi Kendisine Verilmeden Önce, 25 Yaşında İken Evlenmiştir. Hz. Hatice İse Bu Sırada 40 Yaşında Olup Daha Önce İki Evlilik Geçirmiş Dul Bir Bayandı. Efendimizin Bu Evliliği Çok Yüce, Kutsal Bir Yuva Kurmak İçindi; Şehevi Arzularını Tatmin Etmek İçin Değildi. Çünkü Böyle Olsaydı İlk Evliliğini Kendinden 15 Yaş Büyük Ve Dul Bir Kadınla Değil De Kendinden Daha Genç Veya Kendi Yaşında Bakire Bir Kızla Gerçekleştirmesi Gerekirdi. Hz. Muhammed </span>Sallallahu Aleyhi Vesellem<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Gençliğinin Baharını Tek Eşli Olarak Bu Hanımıyla Geçirmiş, Onu Çok Sevmiş Ve O Vefat Edinceye Kadar Başka Bir Kadınla Evlenmeyi Düşünmemiştir. Hz. Peygamber’in </span>Sallallahu Aleyhi Vesellem<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Bu Temiz, Akıllı Ve Zeki Kadından 3 Erkek, 4 Kız Çocuğu Dünyaya Gelmiştir.” Peygamberimiz Çok Eşliliğini İse Yıllar Sonra Peygamberlik Vazifesi Gelmesi İle Yapmıştır !... Hz Haticeden Sonra Ki İlk Eşi İse Hz. Aişe Değildir. </span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hz. Hatice Validemiz Öldükten 2,5 Yıl Sonra İkinci Evliliğini Hz. Sevde İle Yapmıştır. Sevde Binti Zem’a, Daha Önce Sukrân B.Amr El-Ensarî İle Evli İdi. İkisi Birlikte Müslüman Olmuş Habeşistan’a Hicret Etmişlerdi. Ancak Burada Kocası Vefat Etmiş, Sevde (R.A) Tek Başına Kalmıştı. Kendisine Ne Bir Bakanı Ne De Yardımcısı Vardı. Şayet Mekke’deki Yakınlarının Yanına Dönse Tekrar Şirke Dönmesi İçin Ona Eziyet Edecekler Ve İşkenceye Maruz Kalacaktı. İşte Böyle Bir Durumda İken Peygamber Efendimiz Onu Kefaleti Altına Aldı Ve Onunla Evlendi. Allah Ve Resulüne Olan İmanı Ve Sadakatinden Dolayı Bu Onun İçin Bir İyilik Ve İkramdı. Eğer Peygamber Efendimizin Evlilikteki Gayesi, İslam Düşmanlarının Dediği Gibi Şehevi Arzu Ve İstek Olsaydı, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">55 Yaşına Gelmiş Yaşlı Ve Dul Bir Kadınla Evlenir Miydi?</span> (Kendimize Soralım Siz 25 Yaşındasınız İslambolda Yaşıyorsunuz. İslambolun Önde Gelen Zengin Ailelerinin Birinin Çocuğusunuz. Bir Fikriyat İle Yola Çıkmışsınız Ve Sizin Bu Fikrinizi Kabul Etmiş 55 Yaşında Dul Ve Çocukları Olan Bir Bayan İle Evlenir Miydiniz ? ) Demek Ki Efendimizin Bu Evlilikteki Gayesi; Sadece Kimsesiz Kalan Bakıma Muhtaç Bir Kadını Kendi Himayesi Ve Kefaleti Altına Almak, Ayrıca İman Ve İhlâsından Dolayı Da Onu Böylece Ödüllendirmekti. Ayrıca Hz. Sevde, Rasulullah’ın Çocuklarıyla Meşgul Olmuş Ve Onları Anne Şefkatiyle Büyütüp Yetiştirmiştir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 - Bir Diğer Delili İse, Hz.Peygamber’in  Evlendiği Hz.Aişe’yi Hem Eğitmiş, Hem De İslami Bilgilerle Yetiştirmiş Olmasıdır. İşte Burada Çok Eşlilik Ve Hz Aişe İle Evlenmesinin Birkaç Hikmeti Aslında Kendisini Bütün Bütün Göstermektedir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Soru : Hz Muhammed Neden Çok Kadınla Evlenmiştir? Bu Eşleri İslami Tebliğ Vazifesi Başladığı Ve Hatta Hızlandığı Ve Yayıldığı Zamanda Aynı Oranda Da Artış Göstermiştir Bunun Hikmeti Nedir ? Ruhumuza Aklımıza Ve Kalbimize Mutabık Gelecek Mantıkı Delili Var Mıdır?</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Evet Varır. El Cevap :</span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Edep Önce Kişinin Kendi Makamı Artması İle Arttığı Gibi  Aynen Öyle De Edebin Takınılması Gereken Makamında Büyüklüğü Nispetinde Kemalat Kazanır. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslamiyetin Medine-İ Münevvere De Yayılması İle Müslümanların Sayıları Hızlı Bir Şekilde Artmakta İdi. Haliyle Efendimizin Vazifesi Bize Her Şartta Her Meselede Ve Her Durumda Örnek Olmasını İktiza Eder Ki Peygamberin Birinci Ve En Birinci Vazifesi İslam’ı Tebliğ Etmektir</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. İlk Başlarda 10 Belki De 100 Kişiye Anlatmak Kolayken Bu Sayının 10 Binleri Bulması Sonucu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlahi Mesaja Kimsenin Mahrum Kalmaması Hikmeten Lazım Gelirdi</span>. İslam Dini Hem Herkese ,Hem Her Irka ,Hem De Aynı Zamanda Her Cinse (Erkek - Kadın) İnmiştir !..  Haliyle Sadece Erkekler Değil <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadınlarda İslam Ümmeti Olup Kadınlarında Her Yaşa Göre Hususi Sualleri Vardır ! Bu Da Normaldir !</span>. Dinimiz Hem Nasıl Tüm Dünya’ya Tüm Dünya İnsanlarına Gelmişti Aynen Bunun Gibi De Hem Tüm Yaştan Erkeklere Ve Hem De  Tüm Yaştan Kadınlara Da Gelmişti !... Ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hanımları İlgilendiren Hususi Meseleler Ulu Orta Her Yerde Konuşulacak Meselelerde Olmaya Bilirdi</span>. Bu Yüzden Nasıl Bir Erkek Hususi Bir Sorusu Var Ve Bunu Sorabiliyorsa ,Aynen Öylede Haliyle Sadece Bayanlara Da </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hususi Olan Bazı  Mahrem Konularda Edep Timsali Olan Sahabe Hanımları Allah’a Karşı Nasıl Bir Edep Takınacaklarını Sormak İstiyor Ama Hem Efendimizin Hususi Hayatı Hem İştima-İ Hayattaki Koşturması Hem De Dini, Hem De Siyasi Meşguliyetinin Çok Olması, Cihat Ve Seferlerin Uzun Sürmesi Neticesi İle Aylarca Medine’de Olmayışı Ve Asla Da Yalnız Kalmaması Ve Buna Bir De Etrafındaki Erkeklerin De Çokluğu Bayanlara Hiç Fırsat Bırakmıyordu</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Buna Bir De Kendinin Erkek Olması Hasebi İle Her Ne Kadar Peygamber Dahi Olsa Da Bayanları İlgilendiren Hususi Konuların Sorulması Ahlak Timsali Sahabe Annelerimizi Utandırıyordu . Bir Tarafta Şeriat ,Bir Tarafta Peygamber, Bir Tarafta Da Ahlak Vardı. Bu Sıkıntılı Meseleyi Görüp Doğru Teşhis Eden Efendimizde Hem Akıllı Hem Olgun ( Hani Deriz Ya Sakalım Yok Ki Lafım Dinlensin ) Aynen Onun Gibide Toplumda Sözü Geçecek Çocuk Sahibi Olan Dul Bayanlarla Evlenmiştir !...</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">  </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Sayede Hem Olgun Hem Zeki Hem Sözü Geçen Ve Ağırlığı Olan Annelerimiz Bayanların Soru Ve Suallerini Biliyorsa Yanıtlıyor Bilmiyorlarsa Rasulullaha Götürüp Sorularına Ve Kalplerindeki Yaralarına Merhem Buluyorlardı. Bu Vesile İle De </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şeriatın Emri Olan Haremlik Selamlık Uygulanıyor Hem De  Bayanların Mahrem Sorularına Cevap Ve Merhem Olunuyordu !...</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İşte Hz Aişe Bu Yüzden Önemlidir !... Hz Aişe’ye Saldırılması Da Bu Önemine Binaendir ... Şöyle Ki : Hz.Peygamber’in Diğer Hanımları Yaş Bakımından Olgun Zekâ Bakımından İse Hz. Aişe İle Kıyaslanamazdı. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diğer Hanımlar Daha Önce Birkaç Evlilik Deneyimi Geçirmiş, Çocuk Sahibi Olmuş Ve Zihinsel Anlamda Önemli Meşguliyetleri De Bulunuyordu. Ama Hz Aişe Annemiz Hem Genç Olması Hem De Hz Peygamberle Hususi Bir Muhammedi Aşk Ve Sevgilerinin Olması Sayesinde İlk Kaynağımız Olan Kur’an-I Kerimden Sonraki Hadis-İ Şeriflerimiz De Ki Bugün Usül-Ü Fıkıh Kaidelerinin Bir Çoğunu Hz Aişe Annemizden Öğrendik. Diğer Eşlerinin Yaşlarının Büyük Olması  Daha Önce Vefat Etmeleri , Sorumluluklarının Olması Efendimizle Daha Az Vakit Geçirmeleri Hz Aişe Annemizin Hem Genç Hem Çocuğu Olmaması Hem De Tebliğ Hususunda Ki Kabiliyeti İslam’a Büyük Hizmet Etmesini Sağlamıştır. Siz Hz Aişe’yi Çektiğiniz Zaman Bir Çok İslam’i Kaideyi De Yıkmış Olursunuz! Ateist Ve Deist Ve Felsefecilerin Düşmanlıkları Bundan İleri Gelmektedir !...</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ama Gerçekte Bakılınca :</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Buna Göre Hz.Aişe Hz.Peygamber’le Nişanlanmadan Önce Mut’im B. Adiy’in Oğlu Cübeyr İle Nişanlı İdi. Mut’im’in Ailesi Müslüman Olan Ebû Bekr’in Kızını Oğluna Almaktan Vazgeçince Ebû Bekr Kızını Hz.Peygamber’e Nikâhladı.  Bu Konuda “Hz.Peygamber Hz.Aişe’yi Nikâhladığında Altı Yaşındaysa Nübüvvetten Dört Yıl Sonra Doğmuş Olmalıdır. Daha İlk Günlerde Müslüman Olmuş Ebû Bekr’in, Putperest Bir Aileye Kızını Gelin Vermek Üzere Anlaşmış Olması, Bu Şartlar Altında Nasıl Mümkün Olur? Anlaşılan Odur Ki Hz.Aişe, Ebû Bekr’in Müslüman Oluşundan Epey Önce, Putperest Bir Aile Tarafından İstenmiş Ve Babası Da Bunu Kabul Etmiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eğer Bu İstek, Ebû Bekr’in Müslümanlığı Kabulünden Sonra Olsaydı, Peygamber Dostu Bir Ebû Bekr, Kızını Putperest Bir Aileye Asla Vermeye Kalkmazdı</span>. O Halde Hz.Aişe, Müslümanlığın Zuhurundan Önce Doğmuş Ve Hatta O Sıralarda, Bir Aile Tarafından Gelin Edilmek Üzere İstenecek Duruma Gelmişti. Bu Da Evlilik Yaşına Uygun Olduğunu Gösterir!</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Hz.Aişe’nin İslam’ın Zuhurundan En Az Beş-Altı Yıl Önce Doğmuş Olduğunu Kabul Etmek Gerekir. Buna Göre De, Hz.Aişe’nin Peygamber Tarafından İstendiği Sırada En Az 14–15 Yaşlarında Olması Evliliklerinin De 18-19 Veya 20’li Yaşlarda Olmasını İcap Eder.”</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
 <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bir Başka Delili De Hz.Esma’nın Ölüm Yaşı Ve Tarihidir. Hz.Esma H. 73 Senesinde Oğlu Abdullah Öldürüldükten Birkaç Gün Sonra Mekke’de 100 Yaşında Vefat Eder. Hz.Esma H. 73 Yılında 100 Yaşında Vefat Etmişse, Hicret’te 27–28 Yaşında; Hz.Esma’dan On Yaş Küçük Olan Hz.Aişe De Hicret’te 17 Yaşında Olmalıdır. Hz.Peygamber’le De Hicret’ten 1-2 Yıl Sonra Evlendiğine Göre, Hz.Aişe’nin Evlendiğinde Yaklaşık 18 Yaşında Olduğu  Aklın Mantığın Ve İlmin Gereğidir..</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Mevlana Şibli Hz.Aişe’nin, “Ben Mekke’de Oynayan Bir Çocuk İken, “Onların Vadeleri, Kıyamettir. Kıyamet Ne Dehşetli, Ne Acıdır.”58 Ayeti İndi. Bakara Ve Nisa Sureleri, Ben Peygamber’in Yanında İken Nazil Oldu.” Sözünden Yola Çıkarak, Kamer Suresi’nin Mekke’de Nübüvvetin Dördüncü Yılında Nazil Olduğunu Ve Hz.Aişe’nin O Dönemin Olaylarını Tafsilatıyla Bildiğine Ve Kavradığına Göre O Zamanlarda Yaklaşık Sekiz-Dokuz Yaşlarında, Medine’ye Hicret Esnasında İse 17-18 Yaşında Olmasının Daha Makul Olduğunu Söyler.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Şibli’nin Bir Başka Dayanağı İse Şudur: Hz. Hatice R.A Vefat Ettiği Zaman Hz.Peygamber’e Evi İdare Edecek Ve Çocuklara Bakacak Biri Lazımdı. Sevde Yaşlı, Kımıldayamayacak Kadar Da Rahatsız Ve Hizmete Muhtaç Bir Kadındı. Hz.Peygamber’in Evini İdare Edecek Genç Ve Dinç Birine İhtiyacı Vardı. Bunun İçin De O, Bu Niteliklere Sahip 18 Yaşlarında Olan Hz.Aişe İle Evlendi.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Bu Görüşü Savunanlardan Rıza Savaş Da Konuya Habeşistan’a Hicret Açısından Yaklaşarak Şunları Söyler: Hz.Aişe, “Benim Aklım Kesti Keseli Anne-Babamı Dindar Olarak Gördüm. Peygamber Hemen Her Gün Sabah Akşam Vakitlerinde Bize Uğrardı. Müslümanlar Sıkıştırılınca Ebû Bekir De Habeşistan’a Hicret İçin Yola Çıktı.” Rivayeti, Mekke Dönemi Ebû Bekr Ailesinin Habeşistan’a Hicret Öncesini Anlatmaktadır. Eğer Hz.Aişe’nin Hicret Esnasında 8-9 Yaşında Olduğu Kabul Edilirse, Habeşistan’a Hicret Esnasında Daha Doğmamış Olması Gerekir. Bu Olayı Anlattığına Göre, Hz.Aişe’nin Habeşistan Hicretinden Önce Doğmuş Olması Gerekir. Bu Da Hz.Aişe’nin Hz.Peygamber’le Evlenme Yaşının Dokuz Değil, Daha Büyük 18-19 Olduğu Anlamına Gelir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Aynı Şekilde Rıza Savaş, Bir Başka Konuyla İddiasını Güçlendirmek İster. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Buna Göre, Hz.Aişe Ve Abdurrahman, Ebû Bekr’in Ümmü Rûmân’dan Olan Çocuklarıdır. Abdurrahman, Bedir Savaşı’nda Müşrik Saflarında Savaşa Katıldığında 20 Yaşlarındadır. Hicret Sırasında Hz.Aişe Sekiz Yaşında Kabul Edilirse, Abdurrahman’la Aralarındaki Yaş Farkı 10 Gibi Olur. Aksini İfade Eden Bir Delil Olmadığına Göre Anne- Baba Bir Olan Bu İki Kardeş Arasındaki Yaş Farkının Bir İki Gibi Olur, Hz.Aişe’nin Hz.Peygamber’le Evlendiğinde 18 Yaşında Olmasının Daha Doğru Olduğunu Kabul Eder.</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ezcümle :</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Toplumun Temelini Oluşturan Ailenin Oluşumunda Evlenme Biçimleri, Evlenme Yaşı, Aile Üyelerinin Görevleri Gibi İlişkiler Bir Kültürden Diğerine, Hatta Aynı Toplumun Tabakaları Arasında Bile Farklılık Gösterebilmektedir. Her Toplumun Aile İle İlgili Örf Ve Adetleri, Kendi Kültürel Yapısı Doğrultusunda Oluşmuştur. Bu Gerçekten Hareketle Hz.Peygamber’in Yaşadığı Arap Toplumunun Da Kendine Özgü Evlenme Şekli, Gelenek, Görenek, Örf Ve Adetleri Bulunmaktadır.</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 <br />
 Tarihi Olayları İnceleyen Kişinin Bir Yargıç Gibi Hareket Etmesi Doğru Değildir. Hz.Aişe’nin Evlilik Yaşı İçin Kesin Bir Rakam Vermekten Ziyade, Bu Evliliğin Yaşının Uygun Olduğu Matematik İlmiyle İspat Edilmiştir Ve O Toplumun Evlilik Kültürüne De Ters Değildir. </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şayet Hz.Aişe’nin Evlenme Yaşı Arap Toplumunun Gelenek, Görenek Ve Örfüne Aykırı Olsaydı, Medine’de Yahudi Ve Münafıklar Başta Olmak Üzere Hz.Peygamber, En Azılı Düşmanları Tarafından Ağır Bir Şekilde Eleştirilirdi. </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Nitekim Hz.Peygamber’in Zeyneb İle Evliliği, Kıblenin Değiştirilmesi Ve Abdullah B. Cahş’ın Komutanlık Ettiği Nahle Seriyyesi’nde Yasak Aylarda Kan Dökülmesi Gibi Olaylar Mekkeli Müşriklerin Ve Yahudilerin Hz.Peygamberi Ve Arkadaşlarını Ağır Bir Şekilde Eleştirmelerine Neden Olmuştur.</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Her Hareket Ve Davranışları Muarızlarınca Takip Edilen Hz.Peygamber Ve Müslümanlar O Toplumun Örfüne Aykırı Hareket Ettikleri Zaman Eleştiri İle Karşılaşmışlardır.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Buradan, Hz Aişe’nin Evlenme Yaşının O Toplumun Kabullendiği Bir Uygulama Olduğu Sonucuna Varılır Geçmişe Ait Olayları, Şartların Ve Kaynakların Elverdiği Ölçüde Doğru Anlamak Ve Gerçeğe Ulaşmak İçin Geçmişi, Şimdiki Zamanın Değer Yargılarıyla Ve Ölçüleriyle Değerlendirmek Doğru Değildir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font">Yazı Ve Yorumlarda Muhtelif Bazı Alıntılar Olmakla Beraber Yazı Bu Fakire Aittir. Soru Ve Eleştirisi Olanlar Yazabilirse</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font">Saygılarımla</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font">Fakir Ebu Bekir.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Soru : Hz Aişe İle Hz Peygamberin Evlilik Yaşı Kaçtı ? Hz Peygamber Neden Çok Eşle Evlenmiştir Hikmeti Nedir ?</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İnanmak Bambaşka Bir Şeydir. İnanmamakta Başkadır. Lakin İnanmayacağım Diye Yalan Söylemek İftira Atmak Ve Gerçekleri Çarpıtmak Bütün Bütün Başkadır !... Siz (Ateist Deist Veya Diğer İnanmayanlar) İnanmak Veya İnanmamak Zorunda Katiyen Değilsinizdir ! Benim Dediğim Haktır Demek Hakkınızdır Ama Sadece Benim Dediğim Haktır Demek Hakkınız Olmadığı Gibi, Allah’ı, İslam’ı, Kuranı Kerimi Ve Peygamberimizi Sırf İnanmamak Ve İnkar Etmek İçin Olmayan Şeyleri Olmuş Gibi Göstermek, Söylenmemişleri Söylenmiş Gibi Söylemek <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Veya Bilhassa Yazılanların Bir Kısmını Alıp Diğer Bir Kısmını Almamak ,Almış Olduğun Kısımları Da Kafana Göre Yorumlamanın Kabul Edilir Hiçbir Yanı Yoktur !</span>...</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İnanma! Tamam Kabul Ama İnanmadığını Da Olduğunun Dışında Göstermeye Çalışma !... Saygı Duy ! Ateist Ve Deistler  Her Zaman </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İlk Önce Hususen Tamamen Taraflı Ve Yanlı Bir Şekilde Bahusus Peşin Hükümlü Olarak Allah’a , Kur’an-I Kerime Ve İslam’a, Ve Peygamberlere Bakıyorlar. Sonra ; Aynı Nazarla ,Önce Kendi Hayal Alemlerinde Saçma Sapan Bir Tanrı , Kitap , İslam Ve Peygamber İle İlgili Bir Felsefe Bir Fikir Oluşturuyor. Sonra Bu Felsefeyi Kendi Yalanları İle Besleyip Büyütüyor Büyütüyor En Sonunda Da Yalan Ve İftira Obezi Oluyorlar. Ondan Sonra Kendi Yalanlarına Kendilerini De İnandırıyorlar. Ve Gelinen Noktada Kendi Uydurdukları Kendi Yalanlarını Gene Kendileri Akla Mantığa Uymuyor Deyip Kendi Kendilerine Eleştiriyor Ve İnkar Ediyorlar !.. Oysa Ki Onların Bu Uydurduğu Tanrılarına Ve Dine Bizde İman Etmiyor. Uydurdukları Dine Bizde İnanmıyoruz…</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi Bu Yalan İftira Ve İddialarının Ben Neresini Düzelteyim ? </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">"Çocuğu Olmayan Hazreti Davut, Allah'a Dua Etmiş, 'Ya Rabbi Bana Bir Kız Çocuğu Ver, Onu Sana Kurban Edeyim' Demiş. Dua Tutmuş, Davut, Kızının Adını Ayşe Koymuş, Gel Zaman Git Zaman, Çocuğun Kurban Edileceği Zaman Gelmiş, Hazreti Davut Kızı Yatırmış, Tam Boğazını Kesip Kurban Edecekken, Azrail, Gökten Bir Keçiyle Çıkagelmiş, 'Kızı Bırak, Al Bu Keçiyi Kurban Et' Demiş"!</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Dinleyenlerden Biri Dayanamamış: "Yahu Bunun Neresini Düzelteyim; Hz. Davut Değil Hz. İbrahim; Kız Değil Erkek; Ayşe Değil İsmail; Azrail Değil Cebrail; Keçi Değil, Koç"! </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hal Böyle Olunca Geriye Cevaplanacak Bir Şey Kalmıyor ! Yalanın Uydurma Ve İftiranın Neresini Cevaplayalım? </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hz Aişe R.A Annemize Ve Peygamberimiz İle Olan Evliliği Hususunda İslam’ın Müslümanların İnandığı Gerçek Ve Doğru Bilgiyi İnşaallah Sizlerin Kıymetli Nazarına Sunmaya Çalışacağız. Uydurulan Ve Düşmanca Yorumlanan Yorumlara Değil, Belge Ve Bilgiler İle İthaf Ettiğimiz Bu Paylaşımımıza Bakıp Bir İtirazı Olan Varsa Buyursun O Halde Tamamını Okuduktan Sonra Dilediğini Sora Bilir, İtirazı Varsa İstediği Kadar İtiraz Edebilir!..  Bizde O Nispetle Hakikat Ve Hikmet Nazarı İle Cevabımızı Veririz Bi İznillah, İnşaallah …</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bismillah : Hem “Matematik” Hem  Sosyoloji Ve Psikoloji İlimlerinden Faydalanılarak Gerçeğe Ulaşmak Kastı İle Hz Aişe Ve Efendimizin Evliliği Meselesine Baktığımız Da Şu Gerçek Hakikat Kati Bir Suretle Güneş Gibi Görülüyor Ki:</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarih Ve Coğrafya İlmi Etle Tırnak Gibidir… İkisi De Bir Birini Tamamlar. Bunu Daha Vecih Bir Şekilde İfade Etmek Ve Akla Yaklaştırmak İçin Deriz Ki; Misal Birisi Dese Ki Fatih Sultan Mehmed Han’ın İslambol'u Fethi Neden 1,5 Ay Sürdü Siha’larla İha’larla Hatta F 16’lar İle Bombalar  1 Gün Değil 1 Saatte İslambol’u Alabilirdi ? Böyle Bir Fikre Elbette Her Aklı Olan Kişi O Dönem De Siha’lar İha’lar F 16’lar Olmadığı İçin Bunu Yapamazdı Cevabı İle Mukabelede Bulunur</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Çünkü Tarih O Zamanın Şartlarında Değerlendirilmelidir. Bu Zamandan O Zamana Giderek Bu Zamanın Ölçüleri İle O Zamanı Tartamazsınız !... </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Aynen Öyle De  Bu “İlmi” Kaideyi Kendimize Bir Düsturu Hakiki Edinip Bu Hakikatin Rehberliğinde O Zamana Ve O Döneme Bakalım ! “ O Dönemde “ Hem <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Batı Da</span> Olsun Hem <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Asya’da</span> Da Olsun O Günkü Cahiliye Arap Toplumunda Da Erkekler Gibi Kadınlar Da, Hürler Ve Köleler Olmak Üzere İki Sınıftan Meydana Geliyordu</span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Sosyal Hayatta Bu İki Kadın Sınıfı Arasında Çok Büyük Farklar Bulunmasına Rağmen, Hür Kadınların Konumu -Mekke, Yesrib Ve Taif Gibi Şehirlerin Eşraf Kızları, Toplum İçinde Mevki Sahibi Olsalar Da Erkeklerle Eşit Seviyede Değildi.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
 <br />
 <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Dünya’nın O Dönemki Zaman Diliminde Çoğu Zaman Kızın Rızası Aranmaksızın  Babası Ya Da Velisi, Kızın Bu Evliliği İsteyip İstemediğine, Erkeğin Yaşlı Olup Olmadığına Bakmadan Kızı İstediği Erkeğe Çeşitli Sebeplerle (Siyasi Sebeplerle Veya Akrabalık Bağı Kurmak İçin) Verebilirdi. İşte O Asırda Ve  O Dönemde O Coğrafya Da Bu Bölgede Ki Kızlar Genellikle 12 Yaşına Basmadan Evlendirilir; Ancak Çocuk Doğurduktan Sonra Aileye Dahil Edilir, Eğer Çocuk Doğurmadan Ölürlerse Kocasına Başsağlığı Dilenmezdi. Ehl-İ Kitaba Gelince, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yahudilikte Evliliğin Sahih Olabilmesi İçin Kızların 12, Erkeklerin 13 Yaşında Olmaları Gerekmektedir</span> Ki Bu Yaşlar, Yahudilerde Büluğ Çağına Erme Yaşlarıdır. Hıristiyanlarda İse, Evlenme Yaşı Zamana Ve Ülkelere Göre Değişmektedir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Roma Ve Eski Kilise Hukukunda Evlenme Yaşı Kız İçin 12, Erkek İçin 14 İken, Yeni Kilise Hukukunda Kız İçin 14, Erkek İçin 16</span> Olarak Belirlenmiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bizans İmparatoru Yuannis’in 10 Yaşındaki Kızını Orhan Bey’in Oğlu Halil İle Evlendirmesi (Hem Siyasi Hem De Türklerde De Bunun Olduğuna Hem De)</span>, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Farklı Toplum Ve Kültürlerde Tarih Boyunca Sadece Kadınların Değil Erkeklerinde Küçük Yaşta Evlendiğinin Bir Göstergesi Olarak Kabul Edilebilir Bir Örnektir</span>. Dahası Kadınların Erken Yaşlarda Evlenmesi Sadece Geçmişte, Bazı Toplumlarda Ve Dinlerde Değil, Günümüzde De Asya’da, Avrupa’da, Özellikle Rusya’da İspanya’da Ve Portekizde , Hatta Birleşik Amerika’nın Uzak, Dağlık Bölgelerinde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hala Günümüzde De Görülebilen Bir Uygulamadır.</span> Örneğin Doğu Avrupa’da Çingenelerin Evlenmeden Üç-Dört Yıl Önce, Dokuz Yaşında Çocuklarını Nişanladıkları Bilinmektedir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Verilerin Işığında Hem Tarih Hem Coğrafya Hem De Sosyoloji Ve Psikoloji İlmi Cevap Veriyor Ki:</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Hz. Aişe’nin Ölüm Tarihi Bazı Tarihçilere Göre H. 55–60, Ölüm Yaşı İse 65 Veya 75 Arasında Değişmektedir. Hz.Aişe’nin Doğumu, Hz.Peygamber’le Evliliğini Dokuz Yaş Olarak Kabul Edenlere Göre Bi’setten (Peygamberlikten) Dört Yıl Sonra, Evliliğini 17–18 Kabul Edenlere Göre İse Bi’setten Öncedir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hz.Aişe  R.A ‘Nın Vefat Tarihi Hicri Olarak 58 Olduğuna Göre ; Onun Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem‘İn İrtihalinden Sonra 48 Sene Yaşamış Olduğu  Hem Tarihi Hem De Matematik İlminin Bir Gereğidir. Kendisi İle Ablası Esma R.A ‘In Arasında Ki Yaş Farkı 10 Olup Esma R.A’nın 27 Yaşında Hicret Etmiş Olduğu Sabit Olduğuna Göre Aişe R.A’nın Bisetten 4 Sene Önce Doğmuş Olduğu Kati  Bir Kesinlik Kazanır.  Ez Cümle Hicretten Öncesi Ve Sonrası Yaşadığı Seneleri Topladığımız Da 17+58 =75 Olarak Sabit Olmuştur.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hakikat Ve Hikmet Nazarında Hem Tarih Hem De Matematik Haykırarak İspat Ediyorlar Ki  : 75 Senelik Ömründen Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem‘İn İrtihalinden Sonraki 48 Yılı Düştüğümüzde 27, Ondan Da Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem İle Yaşadığı 9 Yılı Düştüğümüzde 18 Kalmaktadır Ki Buda Evlendiği Gün 18 Yaşında Olduğunun Kesin Ve Kati Kanıtıdır !... (     Hz Aişe Validemizin Evlilik Yaşı İle İlgili Risaleden Kısmi Alıntıdır.)</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bütün Bu Hakikatleri Bir Kenara Bırakıp Farzı Misal Hz Aişe Annemizin 9-10 Yaşında Efendimizle Evlendiğini Düşünelim;</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Tarih İlmi</span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Lisan-I Hal İle Diyor Ki Bu Döneme Sizin Döneminizden Bakmayın. Çünkü Bu Dönem De 10 Yaş Sizde Ki Belki 20 Belki 30 Yaşa Bedeldir. Çünkü İnsanların Yaş Ortalaması 30 En Fazla 40’tır. Haliyle 500’lü Yıllarda 10 Yaş Bir Ömrün ¼’Ne Eşitken Günümüzde Yaşam Süresi 70-80 Hatta Belki De 90-100 Arasında Olması Ciheti İle 1/10’na Bugün Denk Gelmektedir Ve 10 Yaşında Ki Birisi Çocuktur. Ama O Zamana Ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Coğrafya İlmine</span> Göre O Coğrafyada Ki İnsanların Erken Yaşta Olgunlaşmaları <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sosyoloji İlmine</span> Göre De Hayatın Getirilerinin Onları Erken Yaşta Olgunlaşması İle O Zamanın 10 Yaşında Ki Çocukları Bu Zamanın 20 Belki De 25-30 Yaşında Ki Kişilerine Eşit  Olmaktadır !... Bedir Savaşında Sahabelerden Savaşa Kılıç Kuşanıp Gelenler İçerisinde 10 İle 15 Yaş Arasında Sahabeler Olup Ashabın Yaş Ortalaması 20 İle 25 Arasındaydı !...  Bunlardan Hz. Umeyr B. Ebi Vakkas R.A Efendimiz Bedirde 15-16 Yaşında Şehit Olmuştur !...</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi Yaş Ortalamaları Dönemin Şartlarının Getirdikleri Sebebi İle Yaşı 15 Olan Bir Kişinin Ömründe 10 Yaş  Yüzde Kaçıdır ? Allah Ve Rasulü Arkasında 15 Yaşında Savaşa Giden Bir Sahabeye Çocuk Diyebilir Misiniz?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hz Aişe Annemizin Kişilik Olarak Oyun Oynamaktan Çok Zevk Alan Genç Bir Kız Olduğu İçin Kendisine Çocuk Denmesinde Bu Husus Etkili Bir Bahane Olmuştur Her Zaman. Aslında Hz.Aişe R.A. Hz.Peygamber İle Evlendikten Sonra Da Kız Arkadaşları  Ve Oyuncakları  İle Oynamaya Devam Etmiştir. (Bu Tarz Cicili Bicili Oyuncaklardan Hoşlanan Yeri Geldiği Zaman Çocukluk Yapıp Eğlenen Günümüzde De Bir Çok Kız Vardır !) Hz.Aişe’nin Oyundan Zevk Aldığını Bilen Hz.Peygamber Daha Sonraki Dönemlerde De Hz.Aişe İle Beraber Koşu Yapar Ve Mescid-İ Nebevi’de Savaş Oyunu Dahi Oynardı.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Hz.Peygamber’i Eleştirmek İsteyenler, Bilhassa Hz.Aişe’nin Evlenme Yaşını Gündeme Getirerek, O’nun Çocuk Yaşta Bir Kızla Evlendiğini, Hatta “Oyun Çocuğu” İle Evlenecek Kadar Kadınlara Düşkün Olduğu Şeklinde İddialar İleri Sürmüşlerdir. Bir İnsanın Çocuksu Olması Onun Yaşıyla Alakalı Değil Kişiliyeti İle Alakalıdır !... Bugün Günümüzde De Bu Karaktere Sahip Bayanlara Bizim Toplumumuz Da Dahi Rastlanmaktadır !</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hadi Hz. Aişe Annemizin Evlilik Yaşının 9 Olduğunu 15 Yaşında Bir An İçin Çocukluk Olduğunu Kabul Edelim Ve Meseleye Bu Cihetle Bakalım?</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 - Şayet Hz.Peygamber’in Hz.Aişe İle Olan Evliliğinde Başta <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örfe Aykırı Olsaydı Bütün Hali Bütün Davranışları Bütün Konuşması İle Hayatının Tamamı En İnce Ayrıntısı İle Hem Sahabesi Hem De Düşmanları Tarafından İzlenen Ve Didik Didik Edilen Böyle Bir Zatın, En Başta Ve En Önce Hz.Peygamber’in En Azılı Düşmanları Olmak Üzere, Toplum Bu Evliliği Onamadığını Açıkça Belli Ederlerdi</span>.  Ancak Hz.Aişe’nin Evliliğinde Kötülenecek Ya Da İtham Edilecek Bir Yön Olmadığı İçin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Toplum, Bu Evliliğe Herhangi Bir Tepki Göstermemiştir.</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">-</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">               </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şayet Amacı Şehvet Olsa İdi  Hz. Muhammed </span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Sallallahu Aleyhi Vesellem<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">, Hz. Hatice İle Peygamberlik Görevi Kendisine Verilmeden Önce, 25 Yaşında İken Evlenmiştir. Hz. Hatice İse Bu Sırada 40 Yaşında Olup Daha Önce İki Evlilik Geçirmiş Dul Bir Bayandı. Efendimizin Bu Evliliği Çok Yüce, Kutsal Bir Yuva Kurmak İçindi; Şehevi Arzularını Tatmin Etmek İçin Değildi. Çünkü Böyle Olsaydı İlk Evliliğini Kendinden 15 Yaş Büyük Ve Dul Bir Kadınla Değil De Kendinden Daha Genç Veya Kendi Yaşında Bakire Bir Kızla Gerçekleştirmesi Gerekirdi. Hz. Muhammed </span>Sallallahu Aleyhi Vesellem<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Gençliğinin Baharını Tek Eşli Olarak Bu Hanımıyla Geçirmiş, Onu Çok Sevmiş Ve O Vefat Edinceye Kadar Başka Bir Kadınla Evlenmeyi Düşünmemiştir. Hz. Peygamber’in </span>Sallallahu Aleyhi Vesellem<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Bu Temiz, Akıllı Ve Zeki Kadından 3 Erkek, 4 Kız Çocuğu Dünyaya Gelmiştir.” Peygamberimiz Çok Eşliliğini İse Yıllar Sonra Peygamberlik Vazifesi Gelmesi İle Yapmıştır !... Hz Haticeden Sonra Ki İlk Eşi İse Hz. Aişe Değildir. </span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hz. Hatice Validemiz Öldükten 2,5 Yıl Sonra İkinci Evliliğini Hz. Sevde İle Yapmıştır. Sevde Binti Zem’a, Daha Önce Sukrân B.Amr El-Ensarî İle Evli İdi. İkisi Birlikte Müslüman Olmuş Habeşistan’a Hicret Etmişlerdi. Ancak Burada Kocası Vefat Etmiş, Sevde (R.A) Tek Başına Kalmıştı. Kendisine Ne Bir Bakanı Ne De Yardımcısı Vardı. Şayet Mekke’deki Yakınlarının Yanına Dönse Tekrar Şirke Dönmesi İçin Ona Eziyet Edecekler Ve İşkenceye Maruz Kalacaktı. İşte Böyle Bir Durumda İken Peygamber Efendimiz Onu Kefaleti Altına Aldı Ve Onunla Evlendi. Allah Ve Resulüne Olan İmanı Ve Sadakatinden Dolayı Bu Onun İçin Bir İyilik Ve İkramdı. Eğer Peygamber Efendimizin Evlilikteki Gayesi, İslam Düşmanlarının Dediği Gibi Şehevi Arzu Ve İstek Olsaydı, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">55 Yaşına Gelmiş Yaşlı Ve Dul Bir Kadınla Evlenir Miydi?</span> (Kendimize Soralım Siz 25 Yaşındasınız İslambolda Yaşıyorsunuz. İslambolun Önde Gelen Zengin Ailelerinin Birinin Çocuğusunuz. Bir Fikriyat İle Yola Çıkmışsınız Ve Sizin Bu Fikrinizi Kabul Etmiş 55 Yaşında Dul Ve Çocukları Olan Bir Bayan İle Evlenir Miydiniz ? ) Demek Ki Efendimizin Bu Evlilikteki Gayesi; Sadece Kimsesiz Kalan Bakıma Muhtaç Bir Kadını Kendi Himayesi Ve Kefaleti Altına Almak, Ayrıca İman Ve İhlâsından Dolayı Da Onu Böylece Ödüllendirmekti. Ayrıca Hz. Sevde, Rasulullah’ın Çocuklarıyla Meşgul Olmuş Ve Onları Anne Şefkatiyle Büyütüp Yetiştirmiştir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 - Bir Diğer Delili İse, Hz.Peygamber’in  Evlendiği Hz.Aişe’yi Hem Eğitmiş, Hem De İslami Bilgilerle Yetiştirmiş Olmasıdır. İşte Burada Çok Eşlilik Ve Hz Aişe İle Evlenmesinin Birkaç Hikmeti Aslında Kendisini Bütün Bütün Göstermektedir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Soru : Hz Muhammed Neden Çok Kadınla Evlenmiştir? Bu Eşleri İslami Tebliğ Vazifesi Başladığı Ve Hatta Hızlandığı Ve Yayıldığı Zamanda Aynı Oranda Da Artış Göstermiştir Bunun Hikmeti Nedir ? Ruhumuza Aklımıza Ve Kalbimize Mutabık Gelecek Mantıkı Delili Var Mıdır?</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Evet Varır. El Cevap :</span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Edep Önce Kişinin Kendi Makamı Artması İle Arttığı Gibi  Aynen Öyle De Edebin Takınılması Gereken Makamında Büyüklüğü Nispetinde Kemalat Kazanır. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslamiyetin Medine-İ Münevvere De Yayılması İle Müslümanların Sayıları Hızlı Bir Şekilde Artmakta İdi. Haliyle Efendimizin Vazifesi Bize Her Şartta Her Meselede Ve Her Durumda Örnek Olmasını İktiza Eder Ki Peygamberin Birinci Ve En Birinci Vazifesi İslam’ı Tebliğ Etmektir</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. İlk Başlarda 10 Belki De 100 Kişiye Anlatmak Kolayken Bu Sayının 10 Binleri Bulması Sonucu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlahi Mesaja Kimsenin Mahrum Kalmaması Hikmeten Lazım Gelirdi</span>. İslam Dini Hem Herkese ,Hem Her Irka ,Hem De Aynı Zamanda Her Cinse (Erkek - Kadın) İnmiştir !..  Haliyle Sadece Erkekler Değil <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadınlarda İslam Ümmeti Olup Kadınlarında Her Yaşa Göre Hususi Sualleri Vardır ! Bu Da Normaldir !</span>. Dinimiz Hem Nasıl Tüm Dünya’ya Tüm Dünya İnsanlarına Gelmişti Aynen Bunun Gibi De Hem Tüm Yaştan Erkeklere Ve Hem De  Tüm Yaştan Kadınlara Da Gelmişti !... Ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hanımları İlgilendiren Hususi Meseleler Ulu Orta Her Yerde Konuşulacak Meselelerde Olmaya Bilirdi</span>. Bu Yüzden Nasıl Bir Erkek Hususi Bir Sorusu Var Ve Bunu Sorabiliyorsa ,Aynen Öylede Haliyle Sadece Bayanlara Da </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Hususi Olan Bazı  Mahrem Konularda Edep Timsali Olan Sahabe Hanımları Allah’a Karşı Nasıl Bir Edep Takınacaklarını Sormak İstiyor Ama Hem Efendimizin Hususi Hayatı Hem İştima-İ Hayattaki Koşturması Hem De Dini, Hem De Siyasi Meşguliyetinin Çok Olması, Cihat Ve Seferlerin Uzun Sürmesi Neticesi İle Aylarca Medine’de Olmayışı Ve Asla Da Yalnız Kalmaması Ve Buna Bir De Etrafındaki Erkeklerin De Çokluğu Bayanlara Hiç Fırsat Bırakmıyordu</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Buna Bir De Kendinin Erkek Olması Hasebi İle Her Ne Kadar Peygamber Dahi Olsa Da Bayanları İlgilendiren Hususi Konuların Sorulması Ahlak Timsali Sahabe Annelerimizi Utandırıyordu . Bir Tarafta Şeriat ,Bir Tarafta Peygamber, Bir Tarafta Da Ahlak Vardı. Bu Sıkıntılı Meseleyi Görüp Doğru Teşhis Eden Efendimizde Hem Akıllı Hem Olgun ( Hani Deriz Ya Sakalım Yok Ki Lafım Dinlensin ) Aynen Onun Gibide Toplumda Sözü Geçecek Çocuk Sahibi Olan Dul Bayanlarla Evlenmiştir !...</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">  </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Sayede Hem Olgun Hem Zeki Hem Sözü Geçen Ve Ağırlığı Olan Annelerimiz Bayanların Soru Ve Suallerini Biliyorsa Yanıtlıyor Bilmiyorlarsa Rasulullaha Götürüp Sorularına Ve Kalplerindeki Yaralarına Merhem Buluyorlardı. Bu Vesile İle De </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şeriatın Emri Olan Haremlik Selamlık Uygulanıyor Hem De  Bayanların Mahrem Sorularına Cevap Ve Merhem Olunuyordu !...</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İşte Hz Aişe Bu Yüzden Önemlidir !... Hz Aişe’ye Saldırılması Da Bu Önemine Binaendir ... Şöyle Ki : Hz.Peygamber’in Diğer Hanımları Yaş Bakımından Olgun Zekâ Bakımından İse Hz. Aişe İle Kıyaslanamazdı. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diğer Hanımlar Daha Önce Birkaç Evlilik Deneyimi Geçirmiş, Çocuk Sahibi Olmuş Ve Zihinsel Anlamda Önemli Meşguliyetleri De Bulunuyordu. Ama Hz Aişe Annemiz Hem Genç Olması Hem De Hz Peygamberle Hususi Bir Muhammedi Aşk Ve Sevgilerinin Olması Sayesinde İlk Kaynağımız Olan Kur’an-I Kerimden Sonraki Hadis-İ Şeriflerimiz De Ki Bugün Usül-Ü Fıkıh Kaidelerinin Bir Çoğunu Hz Aişe Annemizden Öğrendik. Diğer Eşlerinin Yaşlarının Büyük Olması  Daha Önce Vefat Etmeleri , Sorumluluklarının Olması Efendimizle Daha Az Vakit Geçirmeleri Hz Aişe Annemizin Hem Genç Hem Çocuğu Olmaması Hem De Tebliğ Hususunda Ki Kabiliyeti İslam’a Büyük Hizmet Etmesini Sağlamıştır. Siz Hz Aişe’yi Çektiğiniz Zaman Bir Çok İslam’i Kaideyi De Yıkmış Olursunuz! Ateist Ve Deist Ve Felsefecilerin Düşmanlıkları Bundan İleri Gelmektedir !...</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ama Gerçekte Bakılınca :</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Buna Göre Hz.Aişe Hz.Peygamber’le Nişanlanmadan Önce Mut’im B. Adiy’in Oğlu Cübeyr İle Nişanlı İdi. Mut’im’in Ailesi Müslüman Olan Ebû Bekr’in Kızını Oğluna Almaktan Vazgeçince Ebû Bekr Kızını Hz.Peygamber’e Nikâhladı.  Bu Konuda “Hz.Peygamber Hz.Aişe’yi Nikâhladığında Altı Yaşındaysa Nübüvvetten Dört Yıl Sonra Doğmuş Olmalıdır. Daha İlk Günlerde Müslüman Olmuş Ebû Bekr’in, Putperest Bir Aileye Kızını Gelin Vermek Üzere Anlaşmış Olması, Bu Şartlar Altında Nasıl Mümkün Olur? Anlaşılan Odur Ki Hz.Aişe, Ebû Bekr’in Müslüman Oluşundan Epey Önce, Putperest Bir Aile Tarafından İstenmiş Ve Babası Da Bunu Kabul Etmiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eğer Bu İstek, Ebû Bekr’in Müslümanlığı Kabulünden Sonra Olsaydı, Peygamber Dostu Bir Ebû Bekr, Kızını Putperest Bir Aileye Asla Vermeye Kalkmazdı</span>. O Halde Hz.Aişe, Müslümanlığın Zuhurundan Önce Doğmuş Ve Hatta O Sıralarda, Bir Aile Tarafından Gelin Edilmek Üzere İstenecek Duruma Gelmişti. Bu Da Evlilik Yaşına Uygun Olduğunu Gösterir!</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Hz.Aişe’nin İslam’ın Zuhurundan En Az Beş-Altı Yıl Önce Doğmuş Olduğunu Kabul Etmek Gerekir. Buna Göre De, Hz.Aişe’nin Peygamber Tarafından İstendiği Sırada En Az 14–15 Yaşlarında Olması Evliliklerinin De 18-19 Veya 20’li Yaşlarda Olmasını İcap Eder.”</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
 <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bir Başka Delili De Hz.Esma’nın Ölüm Yaşı Ve Tarihidir. Hz.Esma H. 73 Senesinde Oğlu Abdullah Öldürüldükten Birkaç Gün Sonra Mekke’de 100 Yaşında Vefat Eder. Hz.Esma H. 73 Yılında 100 Yaşında Vefat Etmişse, Hicret’te 27–28 Yaşında; Hz.Esma’dan On Yaş Küçük Olan Hz.Aişe De Hicret’te 17 Yaşında Olmalıdır. Hz.Peygamber’le De Hicret’ten 1-2 Yıl Sonra Evlendiğine Göre, Hz.Aişe’nin Evlendiğinde Yaklaşık 18 Yaşında Olduğu  Aklın Mantığın Ve İlmin Gereğidir..</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Mevlana Şibli Hz.Aişe’nin, “Ben Mekke’de Oynayan Bir Çocuk İken, “Onların Vadeleri, Kıyamettir. Kıyamet Ne Dehşetli, Ne Acıdır.”58 Ayeti İndi. Bakara Ve Nisa Sureleri, Ben Peygamber’in Yanında İken Nazil Oldu.” Sözünden Yola Çıkarak, Kamer Suresi’nin Mekke’de Nübüvvetin Dördüncü Yılında Nazil Olduğunu Ve Hz.Aişe’nin O Dönemin Olaylarını Tafsilatıyla Bildiğine Ve Kavradığına Göre O Zamanlarda Yaklaşık Sekiz-Dokuz Yaşlarında, Medine’ye Hicret Esnasında İse 17-18 Yaşında Olmasının Daha Makul Olduğunu Söyler.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Şibli’nin Bir Başka Dayanağı İse Şudur: Hz. Hatice R.A Vefat Ettiği Zaman Hz.Peygamber’e Evi İdare Edecek Ve Çocuklara Bakacak Biri Lazımdı. Sevde Yaşlı, Kımıldayamayacak Kadar Da Rahatsız Ve Hizmete Muhtaç Bir Kadındı. Hz.Peygamber’in Evini İdare Edecek Genç Ve Dinç Birine İhtiyacı Vardı. Bunun İçin De O, Bu Niteliklere Sahip 18 Yaşlarında Olan Hz.Aişe İle Evlendi.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Bu Görüşü Savunanlardan Rıza Savaş Da Konuya Habeşistan’a Hicret Açısından Yaklaşarak Şunları Söyler: Hz.Aişe, “Benim Aklım Kesti Keseli Anne-Babamı Dindar Olarak Gördüm. Peygamber Hemen Her Gün Sabah Akşam Vakitlerinde Bize Uğrardı. Müslümanlar Sıkıştırılınca Ebû Bekir De Habeşistan’a Hicret İçin Yola Çıktı.” Rivayeti, Mekke Dönemi Ebû Bekr Ailesinin Habeşistan’a Hicret Öncesini Anlatmaktadır. Eğer Hz.Aişe’nin Hicret Esnasında 8-9 Yaşında Olduğu Kabul Edilirse, Habeşistan’a Hicret Esnasında Daha Doğmamış Olması Gerekir. Bu Olayı Anlattığına Göre, Hz.Aişe’nin Habeşistan Hicretinden Önce Doğmuş Olması Gerekir. Bu Da Hz.Aişe’nin Hz.Peygamber’le Evlenme Yaşının Dokuz Değil, Daha Büyük 18-19 Olduğu Anlamına Gelir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 Aynı Şekilde Rıza Savaş, Bir Başka Konuyla İddiasını Güçlendirmek İster. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Buna Göre, Hz.Aişe Ve Abdurrahman, Ebû Bekr’in Ümmü Rûmân’dan Olan Çocuklarıdır. Abdurrahman, Bedir Savaşı’nda Müşrik Saflarında Savaşa Katıldığında 20 Yaşlarındadır. Hicret Sırasında Hz.Aişe Sekiz Yaşında Kabul Edilirse, Abdurrahman’la Aralarındaki Yaş Farkı 10 Gibi Olur. Aksini İfade Eden Bir Delil Olmadığına Göre Anne- Baba Bir Olan Bu İki Kardeş Arasındaki Yaş Farkının Bir İki Gibi Olur, Hz.Aişe’nin Hz.Peygamber’le Evlendiğinde 18 Yaşında Olmasının Daha Doğru Olduğunu Kabul Eder.</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ezcümle :</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Toplumun Temelini Oluşturan Ailenin Oluşumunda Evlenme Biçimleri, Evlenme Yaşı, Aile Üyelerinin Görevleri Gibi İlişkiler Bir Kültürden Diğerine, Hatta Aynı Toplumun Tabakaları Arasında Bile Farklılık Gösterebilmektedir. Her Toplumun Aile İle İlgili Örf Ve Adetleri, Kendi Kültürel Yapısı Doğrultusunda Oluşmuştur. Bu Gerçekten Hareketle Hz.Peygamber’in Yaşadığı Arap Toplumunun Da Kendine Özgü Evlenme Şekli, Gelenek, Görenek, Örf Ve Adetleri Bulunmaktadır.</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 <br />
 Tarihi Olayları İnceleyen Kişinin Bir Yargıç Gibi Hareket Etmesi Doğru Değildir. Hz.Aişe’nin Evlilik Yaşı İçin Kesin Bir Rakam Vermekten Ziyade, Bu Evliliğin Yaşının Uygun Olduğu Matematik İlmiyle İspat Edilmiştir Ve O Toplumun Evlilik Kültürüne De Ters Değildir. </span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şayet Hz.Aişe’nin Evlenme Yaşı Arap Toplumunun Gelenek, Görenek Ve Örfüne Aykırı Olsaydı, Medine’de Yahudi Ve Münafıklar Başta Olmak Üzere Hz.Peygamber, En Azılı Düşmanları Tarafından Ağır Bir Şekilde Eleştirilirdi. </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Nitekim Hz.Peygamber’in Zeyneb İle Evliliği, Kıblenin Değiştirilmesi Ve Abdullah B. Cahş’ın Komutanlık Ettiği Nahle Seriyyesi’nde Yasak Aylarda Kan Dökülmesi Gibi Olaylar Mekkeli Müşriklerin Ve Yahudilerin Hz.Peygamberi Ve Arkadaşlarını Ağır Bir Şekilde Eleştirmelerine Neden Olmuştur.</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Her Hareket Ve Davranışları Muarızlarınca Takip Edilen Hz.Peygamber Ve Müslümanlar O Toplumun Örfüne Aykırı Hareket Ettikleri Zaman Eleştiri İle Karşılaşmışlardır.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Buradan, Hz Aişe’nin Evlenme Yaşının O Toplumun Kabullendiği Bir Uygulama Olduğu Sonucuna Varılır Geçmişe Ait Olayları, Şartların Ve Kaynakların Elverdiği Ölçüde Doğru Anlamak Ve Gerçeğe Ulaşmak İçin Geçmişi, Şimdiki Zamanın Değer Yargılarıyla Ve Ölçüleriyle Değerlendirmek Doğru Değildir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font">Yazı Ve Yorumlarda Muhtelif Bazı Alıntılar Olmakla Beraber Yazı Bu Fakire Aittir. Soru Ve Eleştirisi Olanlar Yazabilirse</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font">Saygılarımla</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font">Fakir Ebu Bekir.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allah Varsa Neden Göremiyorum ? Görmek mi? Tanımak mı?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-allah-varsa-neden-goremiyorum-gormek-mi-tanimak-mi</link>
			<pubDate>Thu, 23 Sep 2021 11:46:43 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-allah-varsa-neden-goremiyorum-gormek-mi-tanimak-mi</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Soru :  <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/asking14.gif" alt="Saskin" title="Saskin" class="smilie smilie_10" />   Allah Varsa Neden Göremiyorum ? Görmek mi? Tanımak mı?</span></span></span></span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Hayır Yanlış !.. </span><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Cenab-ı Hak İnsan’ın Ruhunu Dünya’da ki Beden Giysisine Hapsettiğinden Sonra Kainata Açılan İki Pencereyi Ona Bahşetmiş. Yanın Bir de Akıl Gözü Ve Kalp Gözü Vermiş. Bakmak İle Görmek Arasında <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Genel Anlamda- </span>İnce Bir Fark Vardır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bakmak:</span> İnsanın Yüzüyle Gözüyle Bir Şeye Doğru Yönelmesi Demektir. Bu Yöneliş, Bakılan Nesneyi Yakından Tanımaya, İdrak Etmeye, Kavramaya, Anlamaya Yönelik İse, Buna <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Görmek</span> Denir. </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Eğer Bu Bakışta Kasıtlı Bir Tecessüs (Yani Bir Şeyi Kasti Olarak Görüp Anlama ), Tanımaya Yönelik Bir Tahassüs (İç Yönünü Görmek Bakmak Ve Araştırmak İle İlgili), Bir Bakış Yoksa, Buna Görmek Değil, Bakmak Demek Daha Doğru Olur.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Buna Yaygın Olarak Bilinen Bir Misal Verecek Olursak</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color">: Bir İnsan Uzakta Olan Bir Cisme Dikkatle Bakmakta İken, Yakında Burnunun Ucundaki Gözüne İlişen Şeyleri Fark Etmez. Keza Çok Yakın Bir Nesneye Bakarken, Uzaktan Göze İlişen Şeyler Fark Edilmez. Veya Aradığımız Bir Şey Aklımızdadır O Şey Gözümüzün Önünde Burnumuzun Ucunda  Olsa Dahi Onu Göremeyiz. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Demek Ki, Her Bakmak Görmek Değil, Fakat Her Görmek Aynı Zamanda Bakmaktır. </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Aklınız Gözünüze İnerek Bir Şeye Bakarsanız Çok Yanılırsınız. Mesela Baş Parmağımızı Kaldırsak Az İlerdeki Bir Kamyona Baksak. Zahir Gözümüz Bize Parmağımızın Daha Büyük Ama Akıl Ve Kalp Ve Ruh Gözümüz İse Bunun Yakınlık Uzaklık Algısı İle Alakalı Olduğunu Söyler Ve Kamyonumuzun Parmağımızdan Büyük Olduğunu Bize Söyler. Demek ki Göz Yanılır ! Ama Ruh Ve Akıl Ve Kalp Gözü Yanılmaz !...</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Bu Açıklamalar Işığında Kur’an-ı Kerime Bakmak İle Görmek Arasındaki Farka Bakacak Olursak; Kur’an’ı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gözleriyle Yüzünden Okuyan, Fakat Kalbi Gaflet İçinde Olan Bir Takım Ateist Deist Ve Felsefeciler</span> Kur’an’a Bakıyor, Fakat Ondaki İsmi Harfi Arkasında ki Mana Harfini Okuyamıyor, Görmüyorlar. Keza, Aslında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Manasını Bildiği Halde, Kur’an’ın Manasını Düşünmeden Aceleyle Ayetleri Okuyup Hatmetmek İsteyen</span> Kimse De Kur’an’a Bakıyor, Fakat Görmüyor. Yani Manasını Kavramıyor...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color">Yoksa Mesele Kuranı Okumaksa ?</span></span><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"> Kur’an-ı</span><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"> Kerim'in İlk Geldiği Yıllarda Da Kur’an-ı Kerimi O Dönemin Kafirleri, Yani Asrın Ateist Ve Deistler De Dinliyor Ve Okuyorlardı ! Peki Neydi Onların Onda Duyamadığı Ve Göremediği Ve Bakamadığı Ve Okuyamadıkları?... Gelin Hep Birlikte Asrı Saadete Gidelim Ve Yaşananları Bir Kere Daha İzleyelim:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color">Peygamberimiz -Aleyhisselâm- Ve O'nun Sevgili Ashâbına Düşmanlıkta Sınır Tanımayacak Kadar İleri Giden Müşrikler, Bir Taraftan Da Kur'ân Üzerine Konuşmaları Duyuyor Ve İçten İçe Kabul Ediyor Ve Her Yeni Ayeti Çok Merak Ediyorlardı. Bu Meraklarını Yenemeyen Birçok Müşrik, Gizlice Kur'ân Dinlemek İçin Her Fırsatı Değerlendiriyordu. Bu Meraklılardan Üç Tanesi Vardı Ki, Üçü De Mekke'nin En Önde Gelen Müşriklerindendi. Onlar Da Meraklarını Yenemeyerek Kur'ân Dinlemek İçin Olmadık Yollara Başvuruyorlardı. Bu Meşhur Liderler; Ebû Süfyân Sahr Bin Harb, Ebû Cehil Amr Bin Hişâm Ve Ahnes Bin Şerik'ten Oluşuyordu. Bu Üç Lider; Bir Gece Birbirlerine Duyurmadan, Gidip Peygamberimiz -Aleyhisselâm-'In Okuduğu Kur'ân'ı Dinlemek İçin Evlerinden Süzülüp Çıktılar.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color">Oldukça Sessiz Hareket Edip, Kimseye Görünmeden Giderek, Her Biri Bir Yere Sindi. Peygamberimiz -Aleyhisselâm-'In Evinin Yakınına Sokulan Bu Üç Liderin Hiçbiri, Arkadaşlarının Da Orada Sindiklerini Bilmiyordu!</span><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><br />
 <br />
 Peygamberimiz -Aleyhisselâm-, Özellikle Gece Namazlarında Uzunca Kur'ân Okurdu. Yine Öyle Yaptı. Bu Gece Daha Uzunca Okuduğu Hâlde, Bu Üç Müşrik Lider Büyük Bir Zevkle Dinlediler. Zaten Oraya Peygamberimiz'in Geceleyin Evinde Namaz Kılarken Okuduğu Kur'ân-I Kerîm'i Dinlemek İçin Gelmişlerdi.<br />
 <br />
 Kur'ân-I Kerîm'e Kendilerine Kaptıran Üç Lider, Gece Boyu O'nu Dinlediler! Kimse Görmeden Tan Yeri Ağarırken, Yerlerinden Yine Sessizce Ayrılıp Çıktılar Ki, Bir Anda Karşılaştılar: Betimleyerek Anlatılacak Olursa : Ne Yapıyorsun Sen Burada? Sen Ne Yapıyorsun Peki? –Ya Sen? Birbirlerine Önce Böyle Çıkıştılar, Sonra Da Yine Birbirlerini Kınadılar:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><br />
 Bir Daha Buraya Gelip Dinlemeyelim! Eğer Bizi Burada Birisi Görmüş Olsa, Muhakkak Onun Kalbine Şüphe Düşürmüş Oluruz! Yok, Hayır; Bir Daha Böyle Bir Şey Yapmayalım! Böyle Karar Verip, Yine Kimseye Görünmeden Oradan Ayrıldılar Ve Evlerine Gittiler. Fakat Merakları İyice Artmıştı. Dün Gece Dinledikleri Şeyler Çok Hoşlarına Gitmişti. Artan Bu Meraklarını Yenemeyerek İkinci Gece Olunca, Onlardan Her Biri, Yine Aynı Yere, Birbirlerinden Habersiz Olarak Tekrar Gidip Sindiler.<br />
 Peygamberimiz -Aleyhisselâm-'In Okuduğunu Dinleyerek Gecelediler. Tâ Ki Tan Yeri Ağarıncaya Kadar! Sabah Olur Olmaz Ortalık Tamamen Aydınlanmadan Oradan Ayrılıp Evlerine Dönüyorlardı Ki, Yine Karşılaştılar!<br />
 <br />
 Bu Hareketlerinin Hiç De İyi Bir Şey Olmadığını İleri Sürerek, Önceki Gece Birbirlerine Söyledikleri Sözleri Tekrarladıktan Sonra Oradan Ayrıldılar. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fakat İkinci Defa Dinledikleri Kur'ân, Onlara Daha Çok Etki Etmişti. Meraklarını Da Büsbütün Artırmıştı. Birbirlerine Kesin Söz Vermiş Olmalarına Rağmen, Üçüncü Gece Olunca, Yine, Onlardan Her Biri Evlerinden Gizlice Çıkıp Gelerek Peygamberimiz -Aleyhisselâm-'In Okuduğu Kur'ân İle Gecelediler</span>. Tan Yeri Ağarıp Ortalık Aydınlanmaya Başlayınca, Yine Gizlice Evlerine Gitmek İçin Sindikleri Yerlerinden Çıkınca Bir Anda Karşı Karşıya Geldiler! Gecenin Sabaha Döndüğü Sırada Bir Anda Karşı Karşıya Gelince Birbirlerini Tanıyamayıp Suçlandılar:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><br />
 Yakalandık! Kur'ân Dinlerken Yakalandık! –O'nu Dinlerken Yakalandık! Ardından Birbirlerini Tanıyınca Önce Sinsi Sinsi Gülüştüler, Sonra Da Bu İşi Burada Bitirip Kapatmayı Düşündüler: –Bir Daha Buraya Gelip O'nu Dinlemeyeceğimize And İçmedikçe Buradan Ayrılmayalım! –Bizi Böyle Görenler Ya Da Duyanlar Ne Derler? «Kur'ân Dinlerken Yakalandılar!» Derler Herhâlde! –Öyleyse And İçelim! –Bir Daha Buraya Gelip Kur'ân Dinlemeyeceğiz! Karşılıklı Yeminler Edip And İçtikten Sonra, Yine Kimseye Görünmeden Evlerinin Yolunu Tuttular!</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color">Bu Müşrik Liderlerinden Ebû Cehil Amr Bin Hişâm Nasiplenmeyi Hiç Düşünmedi. Müşrik Kalmada İnat Ederek, Bedir Savaşı'nda Yine Müşrik Lideri Sıfatıyla Ölüp Cehenneme Gitti! Ebû Sa‘Lebe Übeyy Bin Şerîk Bin Amr El-Ahnes Es-Sekafî, Mekke Fethi'ne Kadar Her Türlü Düşmanlıkta Sürekli Başı Çekti. Fetihten Sonra Müslüman Olduysa Da Zikzak Çizerek Sağlıklı Bir Kişilik Sergileyemedi. Ebû Süfyân Sahr Bin Harb İse, Mekke Fethi Öncesi İslâm İle Şereflendi. Zamanla Çok Güzel Bir Müslüman Oldu. Mekke Fethi'nden Sonra İslâm'a Giren Hanımı Hind İle Beraber Çok Güzel Hizmetlerde Bulundu.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Anlaşılacağı Üzere Mesele Tamamen Hangi Gözle Bakıldığıdır. Ağma (Kör) Olan Nice Nice Kimseler Vardır ki Akıl Gözü Ve Kalp Gözü İle Baktıkları Kur’an-ı Kerime Aşık Olmuş Onun Hak Olduğunu Gözle Görenlerden Daha Kati Bir Surette Görüp İspat Edip Hem Ruhen Hem Aklen Hem de Kalben Tasdik Etmişlerdir</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color">. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam Literatürüne Göre,</span> Kur’an’ı Yüzünde Okumak Daha Sevaptır. Çünkü Yüzünden Okumakla Kişi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hem Gözleriyle Allah’ın Kitabına Bakıyor Hem De Kalbiyle Onun Mesajlarını Algılıyor.</span> Yani Hem Bakıyor Hem De Görüyor...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Ezcümle:</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Müslüman Eserde Müessire Giderek Maddi Gözü İle Değil Mana Gözü Olan Akıl ve Kalp Gözü İle Allah’ı Görür Tastik Eder. İlim de Hem Tümden Gelim. Hem de Tüme Varım Yöntemi de Kullanılmaktadır. Allah’ın Kainattaki Zerreden Kainata, İnsan’dan Dünya Ve Kainata Kadar Her Şeyin Vahdet Ve Ehadiyet Mühründe Allah Yazmaktadır ..</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Eserden Müessire Geçmek Demek, Aslında Varlığa İsmi Harfi Arkasında ki Manayı Harfiyle Bakmak Demektir. Manayı Harfi İle Bakmak İse; Varlığa  Onun Sahibi Olan Allah Hesabıyla Bakmaktır. </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Yani, Eşyaya Bakarken, Aslında O Eşyayı Yapan Zatı Bilmek, Onun Varlığını Kabul Etmektir</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color">. Eşyaya Eşya Nazarıyla Bakış, Çok Sathi Bir Nazardır, İsmi Harfiyle Bakmaktır. Ama O Eşyaya ( Server,Pc,Cep Telefonu Gibi) , Onu Yapan Ustası Hesabına Bakmak, Manayı Harfiyle Bakmaktır. İşte İslam Böyle Kamil Ve Kemal Bir Nazar İle Bakar Görür Anlar Yorumlar !...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Aynen Öyle De Kainat da İnsan Da Bir Eserdir, İnsana Bakarken De Allah Hesabına Bakmamız Gerekir, Dolayısıyla Bu Bakışımız Da Manayı Harfiyle Bakış Açısı Olur Ki, Eserden Müessire Geçişi İfade Etmektedir... </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Şimdi Elimizdeki Cep Telefonuna Bakalım. Muhteşem Bir Tasarım !... Kişi Eğer ki O Cep Telefonunu Görüyor Ondaki Muhteşem Tasarıma Bakıyor Ama Onu Gören Gözünü, Duyan Ve Konuşan Kulak Ve Ağızını Ve Onu Tutan Elini Görmüyorsa O Gözleri Olan Bir Kör ! Kulakları Olan Bir Sağır ! Ağzı Olan Bir Dilsizin Ta Kendisidir !..</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Evet Kati Bir Şekilde Tartışmasız Olarak İspat Etmişiz ki: "Eserden Müessire" Gitmek Gerekiyor. Lakin Eserdeki Sanat-I İlahiyi Görmek İçin De İman Ve Hidayetin Bakış Açısı Gerekiyor. Yani Kâinattan Allah’a Kur’an’ın Perspektifi İle Gideceğiz. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çünkü Salt Akıl (Vahye Tabi Olmayan Akıl) Eserden Müessire İntikal Edemiyor.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Allah’ı Tanımanın En Sağlam Ve Güzel Yollarından Birisi "Eserden Müessire" Doğru Gitmektir. Yani Eserlerinden Hareket Ederek Eser Sahibini Tanımaktır. Bu Yüzden Kâinat Ve İçindeki Sanatlar Hepsi Birer Penceredir, Bu Pencerelere İman Gözü İle Bakılırsa, Marifet Şuaları Parıldar. Her Bir Eser Üstünde Allah’ın İsim Ve Sıfatları Tecelli Eder. İnsan Bu Tecellileri Takip Ederek Kaynağı Olan Allah’a Ulaşır. Bu Tecelliler İçinde Allah’ın Bin Bir İsmi Tecelli Eder; Her Meslek Ve Meşrep Sahibi Bu İsimlerden Birisini Esas Alır Ve O İsmin Gözlüğü İle Kâinata Ve Eserlere Bakar. O İsme Yapışır Ve O İsmin Tecelli İpi İle Allah’a Ulaşır.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">İşte Eserler Üstündeki Bu Marifet Parıltılarını Düşünmek Ve Okumak Tefekkür Oluyor Ki, Buda Ateistlerde Deistlerde Ve Felsefecilerde Kamil Manada Bulunmamaktadır. </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Soru : <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/asking14.gif" alt="Saskin" title="Saskin" class="smilie smilie_10" /> Peki Allah’ı Görseydik Onu Tanıyabilir miydik? Yani Görmemiz Varlığını Bilmemizi Sağlar Ama Tanımamız İçin Yeterli Olur muydu? Müslümanlar </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Allah’ı Somut Olarak Anlatmaya Çalışıyor. Neden Soyut İzah Etmiyorsunuz ? </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Böyle Bir Durumda da Gene İnkarcılık Ortaya Çıkar mı? Her Gördüğümüz Somut mu? Tanımlaya Biliyor muyuz? </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">El Cevap :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Nerede Görülmüş Cenab-ı Hakkın Varlığının Veya İlmi Bir Mevzunun  İspatı İçin Kullanılan Yöntemin Eleştirildiği ?...  Hadi O Kullanılan Yöntem Belki O Meselede  Yanlış Olabilir Ama Yöntem ve Metod Bir Değil ki! Hele ki Bu Cenab-ı Hak ise Mahlukatın Sayısı Kadar Olup, Cenab-ı Hakka Gidecek Bir Çok Metod Ve Vesileler Vardır !... Bunlardan Dilediğini Seçerek Allah’a Vasıl Olabilirsin. Sen Hangi Yöntem Ve Metodu Kullandığımıza Değil , Asıl İspat Yönteminin İspat Edip Etmediğine Bakmalısın. Üstelik Bir Değil Binlerce İspat Varken  Ve Yöntemler Milyarlarca Gelmiş Ve Geçmiş Ulvi Peygamberlerden Tut da Nebilere, Sıddıklara ,Salihlere ,Şehitlere ,Şühedaya, Veli Ve Evliya’ya Kadar Her Asırda O Asrın O Devletin O Milletin O Bölgenin En Mümtaz Şahsiyeti Olarak Hem Maddi Hem de Manevi İlimlere Mührünü Vurmuş Ve Herkes Tarafından Saygı ve Sevgi İl Karşılanmış Yüz Milyonlar  Zatların Fermanını İşitmemek Duymamak Ve Görmemek Akıl Kabil Bir Mesele Değildir !...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Ve Aynen Öyle de</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color">: Nasıl ki Size Desem Şuan Senin Bulunduğun Odada Renkler Ve Benim Bulunduğum <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Odada Sesler Var Desem</span> ! Zahir Perest Ateist Hemen Der Ve Demeli ki Bu Odada Renkler Var Ses Mes Yok Kafayı Yemişsiniz Siz Der ! Oysa ki  Eline Küçücük Bir Kutu Alıp Onun Antenini Kaldırıp Cihazı Açınca 1’Den 180’E Kadar Tüm Radyo Kanallarındaki Sesleri İşitir. Evet O Sesler Soyuttu Ve O Radyo Denilen Kutunun İçinde de Değillerdi ! Odanın İçindeydiler Ama Sen Onları Nazar Edemedin. Ve  Ne Zaman Sen O Sesleri Duya Bilecek Latiflikte Bir Cihaz Kullandın O Sesleri Duymaya Başladın ! Ve İşte Aynen Öyle de Cenab-ı Hak Gibi  Zamandan Mekandan Münezzeh Olan, Yarattığı Her Şeyden Subhan Olan , Tek Ve Bir Olan , Doğmamış Ve Doğurmamış Olan Yüceler Yücesi Allah’ın Tıpkı Seslerdeki Zatı Değil Ama Kulaktaki Tınısı İle Anlamlandırdığımız Hissiyatı İle Neyse Allah’ta Aynen   Öyle  Maddi Gözümüze Göre Daha Latif Olan  Akıl Ve Kalp Gözü İle Görülür ! Zatı Değil Ama Sıfatı İle de Bilinir!... </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Bulunduğumuz Odadaki Renklerde Binlerce Çeşittir. Ve Biz Bu Renkleri Gözümüzle de Görürüz!. Ama Kati Bir Şekilde Biliriz ki Renkler Somut Değil Soyutturlar. Tamamen Soyut Olan Renkler, Doğrudan Doğruya Asla Tanımlanamaz. Belki Fizik Biliminin Olanaklarına Göre, Dalga Boyu Ve Yansıma Olayı Olarak Anlamlandırma Olsa da Ölçünlü Dilde Kullanılan Bir Yöntem Değildir. Renkleri Tanımlamak İçin İse Çoğu Zaman : Nesnelerin, Bitkilerin, Renklerinden; Bir Rengin Açıklık Veya Koyuluğundan Vb. Değişik Yöntemlerden Yararlanmak Suretiyle Ancak Tanımlanır. Ölçünlü Dilde Yer Alan Renk Adları Yanında Ölçünlü Dilde Yer Almayan Binlerce <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rengin Tanımında Da Farklı Güçlüklerle Karşılaşılmaktadır. Bu Güçlük, Renklerin Her Türlüsü İçin Geçerlidir. </span>Doğada Bulunan Veya Sanayide Üretilen Binlerce Renk İle Ara Renklerin Tümünü Tanımlamak Mümkün Değildir. Olsa Olsa, Bunların Belli Başlılarını Oda Sadece Belki Benzemeler Suretiyle Tanımlayabiliriz. </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Hal Böyle Olunca İnsan Daha Gözünün Gördüğü Renkleri Anlayıp Tanımlayamaz Ve İfade Edemezken Her Şeyden Münezzeh Olan Ve Sübhan Olan</span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah’ı Nasıl Göreceksin ? Nasıl Anlamlandıracaksın ? Daha Önemlisi Nasıl Tanıyacaksın?</span></span> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Misal Ben Burada  Nick’im İle Duruyorum. Beni Bir İnsan Farz Etsen Gelsem Karşın da Otursam. Sana Deseler ki Bu Kim ? Ne Dersin ? En Fazla Bir Erkek Ve İnsan Dersin. Şeklimi de Tarif Edebilirsin Ama Bunların Hiç Birisi Beni Sana “TANITTIRMAZ” .. </span></span><span style="color: black;" class="mycode_color">Ne Zaman Ben Ayağa Kalkar Ve…</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Elime : Cerrah Bıçağını Alıp Maharetli Ve Kabiliyetli Bir Doktor Olarak Beyni Ve Vücudu Ameliyat Ederim Yaptığım İşe Göre Bu Bir Doktor der Sıfatımla Eserimle Benim Hakkımda Bilgi Edine Bilirsin. Ne Zaman ben Elime Kalem Alır Bina Çizersem Kabiliyetli Bir Mühendis Doğa Çizersem Yetenekli Bir Ressam Der Ortaya Koyduğum Eserle Benim Hakkımda Fikir Edinirsin. İşte Aynen Böylede Sen Görmeyi Bırakıp Bakmaya Başlarsan O Zaman Allah’ın Eserlerinden Sanatı İlahinin Kainata Nakşeden Nakşından Nakşeden Nakkaşı Bulur İman edersin !..</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Oysaki Her Şey Gözümüzün Önündedir </span>Ama : “Şiddet-i Zuhurundan Gizlenmiş Ve Azamet-i Kibriyasından Tesettür Etmiş Zat'ı Akdes" Olan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Allah Esasen O Derece Açık Ve Göz Önündedir Ki, Bu Açıklık Onun Görülmemesine, Fark Edilmemesine Sebep Olur.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">• Güneş O Derece Varlığı Bedihi Olmasına Rağmen, İnsanlar Tarafından Çok Da Farkına Varılmaz. Ayrıca, Gün Ortasında Çıplak Gözle Güneşe Bakmaya Çalışsak Gözümüz Buna Dayanamaz. Onun Nurunun Şiddeti, Görülmesine Engel Olur.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">• Deniz O Derece Gözler Önündedir Ki, Balıklar Bu Denizin Farkına Varmazlar. Bizlerin Daima Hava İle İç İçe Olmamıza Rağmen Havanın Farkına Varmayışımız Gibi... İşte Allah'ın Varlığı O Derece Açık Ve Bedihidir. Fakat Bu Açıklık Ve Bedihi Oluş O'nun Görülmesine Perde Olmuştur. Şair Şöyle Der:"Zuhuru Perde Olmuş Zuhura.Gözü Olan Delil Mi Arar Nura?"</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Ve Aynen Öyle de</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"> : Sen Perdeleri Kapatıp Sonra Güneş Yok Ve Doğmuyor Ve Güneş Evin İçine Girmiyor Ben Işığını Ve Isısını Ve Rengini Görmüyorum Diyemezsin. Güneş Her Gün Doğuyor Önemli Olan Sen Perdeleri Açıyor musun Açmıyor musun ? Sen Esma-i İlahiye Müteveccih Olan Kalp Aynanı Ona Çevirirsen  Nasıl Camı Kırmadan içeri Giren Güneş Işığı Ve Isısı İle İçeri Girer Aynen Bu  Misaldeki Gibi de Cenabı Hakta Akıl Ve Kalp Gözüne Görünür İman Edersin !</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Ve Aynen Öyle de :</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"> Sana Hergün Ve Hatta Her An Mesaj geliyor ! Senin Telefonun Kapalı İse Sen O Mesajı Alıp İçeriğini Okuyamazsın ! Burada Kabahati de Mesajı Gönderene Değil Kendin Aramalısın. Bak Çooook İstiyorum İstiyorum Bana Mesaj gelsin Diye Sabahtan Akşama Kadar Bağırsanız Dahi Mesaj gelmeyecektir Çünkü Cep Telefonunuz Kapalıdır. Aynen Bunun Gibi de Evet İnanmak İstiyorum Hadi Hadi Demekle İman Edemezsin. Bunu Dilinden Değil Kalbinle Söylemelisin. Sen Önce Esma-i İlahiye’ye Ayna Olan Kalbini Aç !...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">İşte Bu Ve Bu Misaller Kati Bir Surette İspat Ediyor Ki Allah Vardır Ve  İnsana Şah Damarından Daha Yakındır … Allah Dilediğine Şifayı Verir" Hakikatini Herhalde Şöyle Anlamayız: İnsan Yerinde Durur, Allah Şifa Verir. Allah'ın Şifa Veren Olduğunu Bildiğimiz Halde Niçin Doktora Gidiyoruz. Çünkü Şunu Biliyoruz: Allah'ın Şifa Vermesi, Benim Sebeplere Teşebbüsüme Bağlıdır</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">. Ben Doktora Gider, İlacı Kullanırım. Ancak Allah İsterse Şifa Verir, İstemezse Vermez.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Ve Aynen Öyle De;</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Biz, Hidayet Adına Bir Arayışın İçine Gireceğiz. Hak Ve Hakikata Talip Olacağız. Ancak Hidayeti Verecek Olan Allah'tır. Yoksa Herkes Yerinde Duracak, "Allah İstediğine Hidayeti Verecek, İstemediğine Vemeyecektir" Şeklinde Anlamak Doğru Değildir.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Soru :  <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/asking14.gif" alt="Saskin" title="Saskin" class="smilie smilie_10" /> İmanın Tarifinde "Cenâb-I Hakkın, İstediği Kulunun Kalbine, Cüz-İ İhtiyarının Sarfından Sonra İlka Ettiği Bir Nurdur." Denilmiş, Bu Durumda Haksızlık Olmuyor Mu?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Bu Tarif Zaten O Haksızlığa Bir Cevap Niteliğindedir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yani İman Ya Da Küfrü Allah, Kulun İradesine Bağlamış, Kul İrade Etmedikçe Allah Zorla Kimseye Ne İman Ne De Küfür Vermiyor. İman Da Küfür De İnsanın İradesinden Ve Seçiminden Sonra Kalbe Veriliyor.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Şayet Allah Dilediğine İman Dilediğine Küfrü Zorla Verecek Olsa İdi, İnsanın Sorumluluğu Giderdi Ve Kafirin Cehennemde Yanması Zulüm Olurdu. Oysa Allah Zulüm Ve Haksızlık Etmekten Münezzeh Ve Mukaddestir.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">İman Nuru, Bir Mahluk Olduğu İçin, Bunun Yaratılma Ve Kalbe Akıtılma İşlemi Allah’a Aittir. </span><span style="color: red;" class="mycode_color">Lakin Allah Sonsuz Adaleti Gereği Bu Nuru İnsanın İradesine Şart Yapmıştır.</span><span style="color: black;" class="mycode_color"> Yani İnsan İstemedikçe Allah Bu Nuru Kalpte Yaratmıyor. Durum Küfür İçin De Aynıdır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Bir Ateist Önce Ama En Önce Şunu Kati Suretle Bilmelidir Ki Allah Vardır Ve</span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span><span style="color: black;" class="mycode_color">"Tezyin Allah’a Şahit, Tevzin Allah’a Delildir. İtkan Allah’a Şahit, Vücut Allah’a Delildir. Halk Allah’a Şahit, Daimî İcad Allah’a Delildir. Hüküm Allah’a Şahit, Emir Allah’a Delildir."</span> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Saygılarımla</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Fakir Ebu Bekir </span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Soru :  <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/asking14.gif" alt="Saskin" title="Saskin" class="smilie smilie_10" />   Allah Varsa Neden Göremiyorum ? Görmek mi? Tanımak mı?</span></span></span></span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Hayır Yanlış !.. </span><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Cenab-ı Hak İnsan’ın Ruhunu Dünya’da ki Beden Giysisine Hapsettiğinden Sonra Kainata Açılan İki Pencereyi Ona Bahşetmiş. Yanın Bir de Akıl Gözü Ve Kalp Gözü Vermiş. Bakmak İle Görmek Arasında <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Genel Anlamda- </span>İnce Bir Fark Vardır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bakmak:</span> İnsanın Yüzüyle Gözüyle Bir Şeye Doğru Yönelmesi Demektir. Bu Yöneliş, Bakılan Nesneyi Yakından Tanımaya, İdrak Etmeye, Kavramaya, Anlamaya Yönelik İse, Buna <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Görmek</span> Denir. </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Eğer Bu Bakışta Kasıtlı Bir Tecessüs (Yani Bir Şeyi Kasti Olarak Görüp Anlama ), Tanımaya Yönelik Bir Tahassüs (İç Yönünü Görmek Bakmak Ve Araştırmak İle İlgili), Bir Bakış Yoksa, Buna Görmek Değil, Bakmak Demek Daha Doğru Olur.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Buna Yaygın Olarak Bilinen Bir Misal Verecek Olursak</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color">: Bir İnsan Uzakta Olan Bir Cisme Dikkatle Bakmakta İken, Yakında Burnunun Ucundaki Gözüne İlişen Şeyleri Fark Etmez. Keza Çok Yakın Bir Nesneye Bakarken, Uzaktan Göze İlişen Şeyler Fark Edilmez. Veya Aradığımız Bir Şey Aklımızdadır O Şey Gözümüzün Önünde Burnumuzun Ucunda  Olsa Dahi Onu Göremeyiz. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Demek Ki, Her Bakmak Görmek Değil, Fakat Her Görmek Aynı Zamanda Bakmaktır. </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Aklınız Gözünüze İnerek Bir Şeye Bakarsanız Çok Yanılırsınız. Mesela Baş Parmağımızı Kaldırsak Az İlerdeki Bir Kamyona Baksak. Zahir Gözümüz Bize Parmağımızın Daha Büyük Ama Akıl Ve Kalp Ve Ruh Gözümüz İse Bunun Yakınlık Uzaklık Algısı İle Alakalı Olduğunu Söyler Ve Kamyonumuzun Parmağımızdan Büyük Olduğunu Bize Söyler. Demek ki Göz Yanılır ! Ama Ruh Ve Akıl Ve Kalp Gözü Yanılmaz !...</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Bu Açıklamalar Işığında Kur’an-ı Kerime Bakmak İle Görmek Arasındaki Farka Bakacak Olursak; Kur’an’ı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gözleriyle Yüzünden Okuyan, Fakat Kalbi Gaflet İçinde Olan Bir Takım Ateist Deist Ve Felsefeciler</span> Kur’an’a Bakıyor, Fakat Ondaki İsmi Harfi Arkasında ki Mana Harfini Okuyamıyor, Görmüyorlar. Keza, Aslında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Manasını Bildiği Halde, Kur’an’ın Manasını Düşünmeden Aceleyle Ayetleri Okuyup Hatmetmek İsteyen</span> Kimse De Kur’an’a Bakıyor, Fakat Görmüyor. Yani Manasını Kavramıyor...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color">Yoksa Mesele Kuranı Okumaksa ?</span></span><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"> Kur’an-ı</span><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"> Kerim'in İlk Geldiği Yıllarda Da Kur’an-ı Kerimi O Dönemin Kafirleri, Yani Asrın Ateist Ve Deistler De Dinliyor Ve Okuyorlardı ! Peki Neydi Onların Onda Duyamadığı Ve Göremediği Ve Bakamadığı Ve Okuyamadıkları?... Gelin Hep Birlikte Asrı Saadete Gidelim Ve Yaşananları Bir Kere Daha İzleyelim:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color">Peygamberimiz -Aleyhisselâm- Ve O'nun Sevgili Ashâbına Düşmanlıkta Sınır Tanımayacak Kadar İleri Giden Müşrikler, Bir Taraftan Da Kur'ân Üzerine Konuşmaları Duyuyor Ve İçten İçe Kabul Ediyor Ve Her Yeni Ayeti Çok Merak Ediyorlardı. Bu Meraklarını Yenemeyen Birçok Müşrik, Gizlice Kur'ân Dinlemek İçin Her Fırsatı Değerlendiriyordu. Bu Meraklılardan Üç Tanesi Vardı Ki, Üçü De Mekke'nin En Önde Gelen Müşriklerindendi. Onlar Da Meraklarını Yenemeyerek Kur'ân Dinlemek İçin Olmadık Yollara Başvuruyorlardı. Bu Meşhur Liderler; Ebû Süfyân Sahr Bin Harb, Ebû Cehil Amr Bin Hişâm Ve Ahnes Bin Şerik'ten Oluşuyordu. Bu Üç Lider; Bir Gece Birbirlerine Duyurmadan, Gidip Peygamberimiz -Aleyhisselâm-'In Okuduğu Kur'ân'ı Dinlemek İçin Evlerinden Süzülüp Çıktılar.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color">Oldukça Sessiz Hareket Edip, Kimseye Görünmeden Giderek, Her Biri Bir Yere Sindi. Peygamberimiz -Aleyhisselâm-'In Evinin Yakınına Sokulan Bu Üç Liderin Hiçbiri, Arkadaşlarının Da Orada Sindiklerini Bilmiyordu!</span><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><br />
 <br />
 Peygamberimiz -Aleyhisselâm-, Özellikle Gece Namazlarında Uzunca Kur'ân Okurdu. Yine Öyle Yaptı. Bu Gece Daha Uzunca Okuduğu Hâlde, Bu Üç Müşrik Lider Büyük Bir Zevkle Dinlediler. Zaten Oraya Peygamberimiz'in Geceleyin Evinde Namaz Kılarken Okuduğu Kur'ân-I Kerîm'i Dinlemek İçin Gelmişlerdi.<br />
 <br />
 Kur'ân-I Kerîm'e Kendilerine Kaptıran Üç Lider, Gece Boyu O'nu Dinlediler! Kimse Görmeden Tan Yeri Ağarırken, Yerlerinden Yine Sessizce Ayrılıp Çıktılar Ki, Bir Anda Karşılaştılar: Betimleyerek Anlatılacak Olursa : Ne Yapıyorsun Sen Burada? Sen Ne Yapıyorsun Peki? –Ya Sen? Birbirlerine Önce Böyle Çıkıştılar, Sonra Da Yine Birbirlerini Kınadılar:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><br />
 Bir Daha Buraya Gelip Dinlemeyelim! Eğer Bizi Burada Birisi Görmüş Olsa, Muhakkak Onun Kalbine Şüphe Düşürmüş Oluruz! Yok, Hayır; Bir Daha Böyle Bir Şey Yapmayalım! Böyle Karar Verip, Yine Kimseye Görünmeden Oradan Ayrıldılar Ve Evlerine Gittiler. Fakat Merakları İyice Artmıştı. Dün Gece Dinledikleri Şeyler Çok Hoşlarına Gitmişti. Artan Bu Meraklarını Yenemeyerek İkinci Gece Olunca, Onlardan Her Biri, Yine Aynı Yere, Birbirlerinden Habersiz Olarak Tekrar Gidip Sindiler.<br />
 Peygamberimiz -Aleyhisselâm-'In Okuduğunu Dinleyerek Gecelediler. Tâ Ki Tan Yeri Ağarıncaya Kadar! Sabah Olur Olmaz Ortalık Tamamen Aydınlanmadan Oradan Ayrılıp Evlerine Dönüyorlardı Ki, Yine Karşılaştılar!<br />
 <br />
 Bu Hareketlerinin Hiç De İyi Bir Şey Olmadığını İleri Sürerek, Önceki Gece Birbirlerine Söyledikleri Sözleri Tekrarladıktan Sonra Oradan Ayrıldılar. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fakat İkinci Defa Dinledikleri Kur'ân, Onlara Daha Çok Etki Etmişti. Meraklarını Da Büsbütün Artırmıştı. Birbirlerine Kesin Söz Vermiş Olmalarına Rağmen, Üçüncü Gece Olunca, Yine, Onlardan Her Biri Evlerinden Gizlice Çıkıp Gelerek Peygamberimiz -Aleyhisselâm-'In Okuduğu Kur'ân İle Gecelediler</span>. Tan Yeri Ağarıp Ortalık Aydınlanmaya Başlayınca, Yine Gizlice Evlerine Gitmek İçin Sindikleri Yerlerinden Çıkınca Bir Anda Karşı Karşıya Geldiler! Gecenin Sabaha Döndüğü Sırada Bir Anda Karşı Karşıya Gelince Birbirlerini Tanıyamayıp Suçlandılar:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color"><br />
 Yakalandık! Kur'ân Dinlerken Yakalandık! –O'nu Dinlerken Yakalandık! Ardından Birbirlerini Tanıyınca Önce Sinsi Sinsi Gülüştüler, Sonra Da Bu İşi Burada Bitirip Kapatmayı Düşündüler: –Bir Daha Buraya Gelip O'nu Dinlemeyeceğimize And İçmedikçe Buradan Ayrılmayalım! –Bizi Böyle Görenler Ya Da Duyanlar Ne Derler? «Kur'ân Dinlerken Yakalandılar!» Derler Herhâlde! –Öyleyse And İçelim! –Bir Daha Buraya Gelip Kur'ân Dinlemeyeceğiz! Karşılıklı Yeminler Edip And İçtikten Sonra, Yine Kimseye Görünmeden Evlerinin Yolunu Tuttular!</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #5a5a5a;" class="mycode_color">Bu Müşrik Liderlerinden Ebû Cehil Amr Bin Hişâm Nasiplenmeyi Hiç Düşünmedi. Müşrik Kalmada İnat Ederek, Bedir Savaşı'nda Yine Müşrik Lideri Sıfatıyla Ölüp Cehenneme Gitti! Ebû Sa‘Lebe Übeyy Bin Şerîk Bin Amr El-Ahnes Es-Sekafî, Mekke Fethi'ne Kadar Her Türlü Düşmanlıkta Sürekli Başı Çekti. Fetihten Sonra Müslüman Olduysa Da Zikzak Çizerek Sağlıklı Bir Kişilik Sergileyemedi. Ebû Süfyân Sahr Bin Harb İse, Mekke Fethi Öncesi İslâm İle Şereflendi. Zamanla Çok Güzel Bir Müslüman Oldu. Mekke Fethi'nden Sonra İslâm'a Giren Hanımı Hind İle Beraber Çok Güzel Hizmetlerde Bulundu.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Anlaşılacağı Üzere Mesele Tamamen Hangi Gözle Bakıldığıdır. Ağma (Kör) Olan Nice Nice Kimseler Vardır ki Akıl Gözü Ve Kalp Gözü İle Baktıkları Kur’an-ı Kerime Aşık Olmuş Onun Hak Olduğunu Gözle Görenlerden Daha Kati Bir Surette Görüp İspat Edip Hem Ruhen Hem Aklen Hem de Kalben Tasdik Etmişlerdir</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color">. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam Literatürüne Göre,</span> Kur’an’ı Yüzünde Okumak Daha Sevaptır. Çünkü Yüzünden Okumakla Kişi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hem Gözleriyle Allah’ın Kitabına Bakıyor Hem De Kalbiyle Onun Mesajlarını Algılıyor.</span> Yani Hem Bakıyor Hem De Görüyor...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Ezcümle:</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Müslüman Eserde Müessire Giderek Maddi Gözü İle Değil Mana Gözü Olan Akıl ve Kalp Gözü İle Allah’ı Görür Tastik Eder. İlim de Hem Tümden Gelim. Hem de Tüme Varım Yöntemi de Kullanılmaktadır. Allah’ın Kainattaki Zerreden Kainata, İnsan’dan Dünya Ve Kainata Kadar Her Şeyin Vahdet Ve Ehadiyet Mühründe Allah Yazmaktadır ..</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Eserden Müessire Geçmek Demek, Aslında Varlığa İsmi Harfi Arkasında ki Manayı Harfiyle Bakmak Demektir. Manayı Harfi İle Bakmak İse; Varlığa  Onun Sahibi Olan Allah Hesabıyla Bakmaktır. </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Yani, Eşyaya Bakarken, Aslında O Eşyayı Yapan Zatı Bilmek, Onun Varlığını Kabul Etmektir</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color">. Eşyaya Eşya Nazarıyla Bakış, Çok Sathi Bir Nazardır, İsmi Harfiyle Bakmaktır. Ama O Eşyaya ( Server,Pc,Cep Telefonu Gibi) , Onu Yapan Ustası Hesabına Bakmak, Manayı Harfiyle Bakmaktır. İşte İslam Böyle Kamil Ve Kemal Bir Nazar İle Bakar Görür Anlar Yorumlar !...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Aynen Öyle De Kainat da İnsan Da Bir Eserdir, İnsana Bakarken De Allah Hesabına Bakmamız Gerekir, Dolayısıyla Bu Bakışımız Da Manayı Harfiyle Bakış Açısı Olur Ki, Eserden Müessire Geçişi İfade Etmektedir... </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Şimdi Elimizdeki Cep Telefonuna Bakalım. Muhteşem Bir Tasarım !... Kişi Eğer ki O Cep Telefonunu Görüyor Ondaki Muhteşem Tasarıma Bakıyor Ama Onu Gören Gözünü, Duyan Ve Konuşan Kulak Ve Ağızını Ve Onu Tutan Elini Görmüyorsa O Gözleri Olan Bir Kör ! Kulakları Olan Bir Sağır ! Ağzı Olan Bir Dilsizin Ta Kendisidir !..</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Evet Kati Bir Şekilde Tartışmasız Olarak İspat Etmişiz ki: "Eserden Müessire" Gitmek Gerekiyor. Lakin Eserdeki Sanat-I İlahiyi Görmek İçin De İman Ve Hidayetin Bakış Açısı Gerekiyor. Yani Kâinattan Allah’a Kur’an’ın Perspektifi İle Gideceğiz. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çünkü Salt Akıl (Vahye Tabi Olmayan Akıl) Eserden Müessire İntikal Edemiyor.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">Allah’ı Tanımanın En Sağlam Ve Güzel Yollarından Birisi "Eserden Müessire" Doğru Gitmektir. Yani Eserlerinden Hareket Ederek Eser Sahibini Tanımaktır. Bu Yüzden Kâinat Ve İçindeki Sanatlar Hepsi Birer Penceredir, Bu Pencerelere İman Gözü İle Bakılırsa, Marifet Şuaları Parıldar. Her Bir Eser Üstünde Allah’ın İsim Ve Sıfatları Tecelli Eder. İnsan Bu Tecellileri Takip Ederek Kaynağı Olan Allah’a Ulaşır. Bu Tecelliler İçinde Allah’ın Bin Bir İsmi Tecelli Eder; Her Meslek Ve Meşrep Sahibi Bu İsimlerden Birisini Esas Alır Ve O İsmin Gözlüğü İle Kâinata Ve Eserlere Bakar. O İsme Yapışır Ve O İsmin Tecelli İpi İle Allah’a Ulaşır.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color">İşte Eserler Üstündeki Bu Marifet Parıltılarını Düşünmek Ve Okumak Tefekkür Oluyor Ki, Buda Ateistlerde Deistlerde Ve Felsefecilerde Kamil Manada Bulunmamaktadır. </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Soru : <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/asking14.gif" alt="Saskin" title="Saskin" class="smilie smilie_10" /> Peki Allah’ı Görseydik Onu Tanıyabilir miydik? Yani Görmemiz Varlığını Bilmemizi Sağlar Ama Tanımamız İçin Yeterli Olur muydu? Müslümanlar </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Allah’ı Somut Olarak Anlatmaya Çalışıyor. Neden Soyut İzah Etmiyorsunuz ? </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Böyle Bir Durumda da Gene İnkarcılık Ortaya Çıkar mı? Her Gördüğümüz Somut mu? Tanımlaya Biliyor muyuz? </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">El Cevap :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Nerede Görülmüş Cenab-ı Hakkın Varlığının Veya İlmi Bir Mevzunun  İspatı İçin Kullanılan Yöntemin Eleştirildiği ?...  Hadi O Kullanılan Yöntem Belki O Meselede  Yanlış Olabilir Ama Yöntem ve Metod Bir Değil ki! Hele ki Bu Cenab-ı Hak ise Mahlukatın Sayısı Kadar Olup, Cenab-ı Hakka Gidecek Bir Çok Metod Ve Vesileler Vardır !... Bunlardan Dilediğini Seçerek Allah’a Vasıl Olabilirsin. Sen Hangi Yöntem Ve Metodu Kullandığımıza Değil , Asıl İspat Yönteminin İspat Edip Etmediğine Bakmalısın. Üstelik Bir Değil Binlerce İspat Varken  Ve Yöntemler Milyarlarca Gelmiş Ve Geçmiş Ulvi Peygamberlerden Tut da Nebilere, Sıddıklara ,Salihlere ,Şehitlere ,Şühedaya, Veli Ve Evliya’ya Kadar Her Asırda O Asrın O Devletin O Milletin O Bölgenin En Mümtaz Şahsiyeti Olarak Hem Maddi Hem de Manevi İlimlere Mührünü Vurmuş Ve Herkes Tarafından Saygı ve Sevgi İl Karşılanmış Yüz Milyonlar  Zatların Fermanını İşitmemek Duymamak Ve Görmemek Akıl Kabil Bir Mesele Değildir !...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Ve Aynen Öyle de</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color">: Nasıl ki Size Desem Şuan Senin Bulunduğun Odada Renkler Ve Benim Bulunduğum <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Odada Sesler Var Desem</span> ! Zahir Perest Ateist Hemen Der Ve Demeli ki Bu Odada Renkler Var Ses Mes Yok Kafayı Yemişsiniz Siz Der ! Oysa ki  Eline Küçücük Bir Kutu Alıp Onun Antenini Kaldırıp Cihazı Açınca 1’Den 180’E Kadar Tüm Radyo Kanallarındaki Sesleri İşitir. Evet O Sesler Soyuttu Ve O Radyo Denilen Kutunun İçinde de Değillerdi ! Odanın İçindeydiler Ama Sen Onları Nazar Edemedin. Ve  Ne Zaman Sen O Sesleri Duya Bilecek Latiflikte Bir Cihaz Kullandın O Sesleri Duymaya Başladın ! Ve İşte Aynen Öyle de Cenab-ı Hak Gibi  Zamandan Mekandan Münezzeh Olan, Yarattığı Her Şeyden Subhan Olan , Tek Ve Bir Olan , Doğmamış Ve Doğurmamış Olan Yüceler Yücesi Allah’ın Tıpkı Seslerdeki Zatı Değil Ama Kulaktaki Tınısı İle Anlamlandırdığımız Hissiyatı İle Neyse Allah’ta Aynen   Öyle  Maddi Gözümüze Göre Daha Latif Olan  Akıl Ve Kalp Gözü İle Görülür ! Zatı Değil Ama Sıfatı İle de Bilinir!... </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Bulunduğumuz Odadaki Renklerde Binlerce Çeşittir. Ve Biz Bu Renkleri Gözümüzle de Görürüz!. Ama Kati Bir Şekilde Biliriz ki Renkler Somut Değil Soyutturlar. Tamamen Soyut Olan Renkler, Doğrudan Doğruya Asla Tanımlanamaz. Belki Fizik Biliminin Olanaklarına Göre, Dalga Boyu Ve Yansıma Olayı Olarak Anlamlandırma Olsa da Ölçünlü Dilde Kullanılan Bir Yöntem Değildir. Renkleri Tanımlamak İçin İse Çoğu Zaman : Nesnelerin, Bitkilerin, Renklerinden; Bir Rengin Açıklık Veya Koyuluğundan Vb. Değişik Yöntemlerden Yararlanmak Suretiyle Ancak Tanımlanır. Ölçünlü Dilde Yer Alan Renk Adları Yanında Ölçünlü Dilde Yer Almayan Binlerce <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rengin Tanımında Da Farklı Güçlüklerle Karşılaşılmaktadır. Bu Güçlük, Renklerin Her Türlüsü İçin Geçerlidir. </span>Doğada Bulunan Veya Sanayide Üretilen Binlerce Renk İle Ara Renklerin Tümünü Tanımlamak Mümkün Değildir. Olsa Olsa, Bunların Belli Başlılarını Oda Sadece Belki Benzemeler Suretiyle Tanımlayabiliriz. </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Hal Böyle Olunca İnsan Daha Gözünün Gördüğü Renkleri Anlayıp Tanımlayamaz Ve İfade Edemezken Her Şeyden Münezzeh Olan Ve Sübhan Olan</span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah’ı Nasıl Göreceksin ? Nasıl Anlamlandıracaksın ? Daha Önemlisi Nasıl Tanıyacaksın?</span></span> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Misal Ben Burada  Nick’im İle Duruyorum. Beni Bir İnsan Farz Etsen Gelsem Karşın da Otursam. Sana Deseler ki Bu Kim ? Ne Dersin ? En Fazla Bir Erkek Ve İnsan Dersin. Şeklimi de Tarif Edebilirsin Ama Bunların Hiç Birisi Beni Sana “TANITTIRMAZ” .. </span></span><span style="color: black;" class="mycode_color">Ne Zaman Ben Ayağa Kalkar Ve…</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Elime : Cerrah Bıçağını Alıp Maharetli Ve Kabiliyetli Bir Doktor Olarak Beyni Ve Vücudu Ameliyat Ederim Yaptığım İşe Göre Bu Bir Doktor der Sıfatımla Eserimle Benim Hakkımda Bilgi Edine Bilirsin. Ne Zaman ben Elime Kalem Alır Bina Çizersem Kabiliyetli Bir Mühendis Doğa Çizersem Yetenekli Bir Ressam Der Ortaya Koyduğum Eserle Benim Hakkımda Fikir Edinirsin. İşte Aynen Böylede Sen Görmeyi Bırakıp Bakmaya Başlarsan O Zaman Allah’ın Eserlerinden Sanatı İlahinin Kainata Nakşeden Nakşından Nakşeden Nakkaşı Bulur İman edersin !..</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Oysaki Her Şey Gözümüzün Önündedir </span>Ama : “Şiddet-i Zuhurundan Gizlenmiş Ve Azamet-i Kibriyasından Tesettür Etmiş Zat'ı Akdes" Olan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Allah Esasen O Derece Açık Ve Göz Önündedir Ki, Bu Açıklık Onun Görülmemesine, Fark Edilmemesine Sebep Olur.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">• Güneş O Derece Varlığı Bedihi Olmasına Rağmen, İnsanlar Tarafından Çok Da Farkına Varılmaz. Ayrıca, Gün Ortasında Çıplak Gözle Güneşe Bakmaya Çalışsak Gözümüz Buna Dayanamaz. Onun Nurunun Şiddeti, Görülmesine Engel Olur.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">• Deniz O Derece Gözler Önündedir Ki, Balıklar Bu Denizin Farkına Varmazlar. Bizlerin Daima Hava İle İç İçe Olmamıza Rağmen Havanın Farkına Varmayışımız Gibi... İşte Allah'ın Varlığı O Derece Açık Ve Bedihidir. Fakat Bu Açıklık Ve Bedihi Oluş O'nun Görülmesine Perde Olmuştur. Şair Şöyle Der:"Zuhuru Perde Olmuş Zuhura.Gözü Olan Delil Mi Arar Nura?"</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Ve Aynen Öyle de</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"> : Sen Perdeleri Kapatıp Sonra Güneş Yok Ve Doğmuyor Ve Güneş Evin İçine Girmiyor Ben Işığını Ve Isısını Ve Rengini Görmüyorum Diyemezsin. Güneş Her Gün Doğuyor Önemli Olan Sen Perdeleri Açıyor musun Açmıyor musun ? Sen Esma-i İlahiye Müteveccih Olan Kalp Aynanı Ona Çevirirsen  Nasıl Camı Kırmadan içeri Giren Güneş Işığı Ve Isısı İle İçeri Girer Aynen Bu  Misaldeki Gibi de Cenabı Hakta Akıl Ve Kalp Gözüne Görünür İman Edersin !</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Ve Aynen Öyle de :</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"> Sana Hergün Ve Hatta Her An Mesaj geliyor ! Senin Telefonun Kapalı İse Sen O Mesajı Alıp İçeriğini Okuyamazsın ! Burada Kabahati de Mesajı Gönderene Değil Kendin Aramalısın. Bak Çooook İstiyorum İstiyorum Bana Mesaj gelsin Diye Sabahtan Akşama Kadar Bağırsanız Dahi Mesaj gelmeyecektir Çünkü Cep Telefonunuz Kapalıdır. Aynen Bunun Gibi de Evet İnanmak İstiyorum Hadi Hadi Demekle İman Edemezsin. Bunu Dilinden Değil Kalbinle Söylemelisin. Sen Önce Esma-i İlahiye’ye Ayna Olan Kalbini Aç !...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">İşte Bu Ve Bu Misaller Kati Bir Surette İspat Ediyor Ki Allah Vardır Ve  İnsana Şah Damarından Daha Yakındır … Allah Dilediğine Şifayı Verir" Hakikatini Herhalde Şöyle Anlamayız: İnsan Yerinde Durur, Allah Şifa Verir. Allah'ın Şifa Veren Olduğunu Bildiğimiz Halde Niçin Doktora Gidiyoruz. Çünkü Şunu Biliyoruz: Allah'ın Şifa Vermesi, Benim Sebeplere Teşebbüsüme Bağlıdır</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">. Ben Doktora Gider, İlacı Kullanırım. Ancak Allah İsterse Şifa Verir, İstemezse Vermez.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Ve Aynen Öyle De;</span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Biz, Hidayet Adına Bir Arayışın İçine Gireceğiz. Hak Ve Hakikata Talip Olacağız. Ancak Hidayeti Verecek Olan Allah'tır. Yoksa Herkes Yerinde Duracak, "Allah İstediğine Hidayeti Verecek, İstemediğine Vemeyecektir" Şeklinde Anlamak Doğru Değildir.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Soru :  <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/asking14.gif" alt="Saskin" title="Saskin" class="smilie smilie_10" /> İmanın Tarifinde "Cenâb-I Hakkın, İstediği Kulunun Kalbine, Cüz-İ İhtiyarının Sarfından Sonra İlka Ettiği Bir Nurdur." Denilmiş, Bu Durumda Haksızlık Olmuyor Mu?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Bu Tarif Zaten O Haksızlığa Bir Cevap Niteliğindedir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yani İman Ya Da Küfrü Allah, Kulun İradesine Bağlamış, Kul İrade Etmedikçe Allah Zorla Kimseye Ne İman Ne De Küfür Vermiyor. İman Da Küfür De İnsanın İradesinden Ve Seçiminden Sonra Kalbe Veriliyor.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color">Şayet Allah Dilediğine İman Dilediğine Küfrü Zorla Verecek Olsa İdi, İnsanın Sorumluluğu Giderdi Ve Kafirin Cehennemde Yanması Zulüm Olurdu. Oysa Allah Zulüm Ve Haksızlık Etmekten Münezzeh Ve Mukaddestir.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">İman Nuru, Bir Mahluk Olduğu İçin, Bunun Yaratılma Ve Kalbe Akıtılma İşlemi Allah’a Aittir. </span><span style="color: red;" class="mycode_color">Lakin Allah Sonsuz Adaleti Gereği Bu Nuru İnsanın İradesine Şart Yapmıştır.</span><span style="color: black;" class="mycode_color"> Yani İnsan İstemedikçe Allah Bu Nuru Kalpte Yaratmıyor. Durum Küfür İçin De Aynıdır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: black;" class="mycode_color">Bir Ateist Önce Ama En Önce Şunu Kati Suretle Bilmelidir Ki Allah Vardır Ve</span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"> </span><span style="color: black;" class="mycode_color">"Tezyin Allah’a Şahit, Tevzin Allah’a Delildir. İtkan Allah’a Şahit, Vücut Allah’a Delildir. Halk Allah’a Şahit, Daimî İcad Allah’a Delildir. Hüküm Allah’a Şahit, Emir Allah’a Delildir."</span> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Saygılarımla</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Fakir Ebu Bekir </span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Florida Üniversitesi'nin Yıldırım Roketi Denemesi Allah'ın Silahını Elinden Aldı]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-florida-universitesi-nin-yildirim-roketi-denemesi-allah-in-silahini-elinden-aldi</link>
			<pubDate>Thu, 23 Sep 2021 09:52:03 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-florida-universitesi-nin-yildirim-roketi-denemesi-allah-in-silahini-elinden-aldi</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İman Artar mı Azalır mı? İmanlar Farklı mı? Bu Çelişki midir?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-iman-artar-mi-azalir-mi-imanlar-farkli-mi-bu-celiski-midir</link>
			<pubDate>Thu, 16 Sep 2021 16:02:46 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-iman-artar-mi-azalir-mi-imanlar-farkli-mi-bu-celiski-midir</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Maturidiler ''İman Artmaz'', Eşariler ''İman Artar'' Demişler. İki İfade De Ateist Ve Deistlere Göre Çelişkiliymiş ;</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1- Mesela Enfal 2' De ''İmanlarını Artırır'' İfadesi Olmasına Rağmen, Maturidiler Nasıl Oluyor Da ''İman Artmaz'' Demişler ?!</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">2- Eşariler, Kuran'daki Bu İfadeyi Olduğu Gibi Kabul Etmişler Ama Burada Da Sıkıntı Var. Mesela İmamı Azam Ebu Hanife, ''İmanım Cebrail'in İmanı Gibidir Ama Aynısı Diyemem'' Demiş.!</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Demek Ki Meleklerin İmanı, Peygamberlerin İmanı, İmamların İmanı, Halifelerin İmanı, Sahabenin İmanı, Sıradan İnsanların İmanı Diye Bir Şey Var. Eşariler Ve Kuran Bunu Söylüyor Da, Bu Bir Kast Sistemi Değil Mi? Ahirette ''Tamam İman Ettin De, Sen Kimsin?'' Diye Soru Mu Sorulacak? </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">(Ateistlerin Bu Sorunu Cevaplamadan Önce Bu Cevap İçerisinde  </span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İlmin Mertebelerini  </span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bir Cihetle Mezheplerin Ufak Bir İzahatı  </span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İmanın Ne Oldu Ve İmanda Mertebeleri </span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Gerçek İman Nedir Gibi Suallerin Cevaplarını Da Bulacaksınız. İnşaallah )</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bismillah:</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">El Cevap : </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Meselenin Doğru Anlaşılabilmesi İçin Yalandan İftiradan Ve İddialardan Sıyrılıp Meselenin İdrakini Kolaylaştırmak İçin Doğru Soruları Sorup, Doğru Cevapları Vermemiz Lazım. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Bir Bütündür Ve Allah Tarafından Gönderildiğine Göre Tek Rab, Tek Kitap, Tek Hüküm Olması Hem Hakikatinin Hem De Hikmetinin Gereğidir. Peki Bu Farklı Fikirler Çelişki Midir? Hikmeti Nedir? Bu Çelişkiler Allah’ı Kur’an-I Kerimi Ve Peygamberi İnkarı Gerekli Kılar Mı?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman, Kemiyeten Artmaz Ve Eksilmez; Keyfiyeten İse Artar Ve Eksilir. İmanın Kemiyeten Artmaması Ve Eksilmemesi Hakikati Şu Mana İledir: </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Cenab-I Hakkın Varlığı, İslam, Kur’an-I Kerim Ve Hadis-İ Şerif Gibi Meselelerde  İman Edilecek Hususlar Olan; Allah’ın Varlığı Ve Birliği, Ahiretin Ve Kıyametin Ve Haşırın,Sorgu Ve Hesabın Olacak Olduğu Ahiretin Ve Meleklerin Varlığı Ve Başta Kur’an-I Kerim Ve Hak Kitapların  Ve Peygamberlerin Varlığı, Gibi Meseleler Haktır, Hakikattir Ve Katidir. Bunlarda Artma Veya Eksilme Söz Konusu Değildir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman Edilecek Bu Hususlara İnanma Bakımından, Bir Peygamber İle Herhangi Bir Mümin Arasında Hiç Bir Fark Yoktur. İkisi De Aynı Şeylere İman Eder ,İman Etmek Zorundadır!....</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Zaten İman Edilecek Hususlardan Birisi İnkâr Edildiğinde, İman Dairesinden Çıkılmakta Ve Küfre Girilmektedir.</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ayet Ve Hadislerde Zikredilen “İmanın Artmasıyla” İmanın Yakin Yönünden Artması, İmanın Daha Çok Kuvvetlenmesi Kastedilmiştir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yoksa Artma Ve Eksilme İman Edilmesi Gereken Şeyler Konusunda Değildir. İmanın 6 Esası Vardır</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ve Bu Esaslar Artmaz Ve Eksilmez. Bu Konuda İmam-I Azam <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Gök Ve Yer Ehlinin İmanları, İnanılması Lazım Gelen Şeyler Bakımından Artmaz Ve Eksilmez</span>. Fakat Yakin Ve Tasdik (İnanışın Kuvvetli Ve Zayıf Olması) Yönünden Artar Ve Eksilir.” Demiştir. Genellikle İman Artmaz Veya Eksilmez Diyen Âlimler De Aynı Şeyi Kastetmişlerdir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bir Kimse İman Esaslarının Hepsini Kabul Edip De Bir Veya Bir Kaçına İnanmasa Meselâ Ahirete Veya Meleklere İnanmasa Veya Namazın Farz Yahut Adam Öldürmenin Haram Oluşunu İnkâr Etse İman Etmiş Sayılmaz. </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Durumda İman Gerçekleşmediğinden Artması Veya Eksilmesi Söz Konusu Olamaz. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Herkes Aynı Hususlara İman Etmekle Yükümlüdür. İnanılacak Esaslar Konusunda Peygamber Olan Ve Olmayan , Bilginle Cahil, Kadınla Erkek Arasında Hiçbir Fark Yoktur.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Büyük Üstadlar Demişlerdir Ki: İman, Yalnız İcmalî Ve Taklidî Bir Tasdike Münhasır Değil. Bir Çekirdekten, Tâ Büyük Hurma Ağacına Kadar Ve Eldeki Aynada Görünen Güneşten, Tâ Deniz Yüzündeki Aksine, Ve Ondan Tâ Güneşe Kadar Mertebeleri Ve İnkişafları Olduğu Gibi, İmanın Da O Derece Kesretli Hakikatları Vardır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Demek İman, Kemiyeten Artmamakta; Birisi Daha Fazla Şeye İman Ederken, Diğeri Daha Az Şeye İman Etmemektedir. Kemiyeten Hepimizin İmanı Müsavidir Denktir Eşittir. </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Lakin ; İmanın Keyfiyeten Artıp Eksilmesinin Manası İse Esasen Şudur:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> İman, Kalite Ve Kemal Bakımından Artar Ve Eksilir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mesela Tahkiki İman, Taklidi İmandan Yüksektir. Aynel Yakin Mertebesi İlmel Yakin Mertebesinden, Hakkal Yakin Mertebesi De Aynel Yakin Mertebesinden Hakikat Ve Hikmet Cihetiyle Üstündür. Bu Tıpkı, Kâbe’yi Görmeden Bilen Bir Kimsenin, Sonradan Onu Gördüğünde Yakininin Ziyadeleşmesine Artmasına Benzer. İman Da Kişinin Delilleri Okuması Ve Görmesi Nispetinde Ziyadeleşir Ve Artar.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İlme’l-Yakîn, Ayne’l-Yakîn Ve Hakka’l-Yakîn.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1. İlme’l-Yakîn</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">“<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akli Ve Nakli Delillerin Neticesinde</span> Kalpte Oluşan Kesin Bilgi” Diye Tanımlanır. Yakinin Bu Mertebesinin, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Delillerin Azlığına Veya Çokluğuna, Kuvvet Ve Zayıflığına Göre Dereceleri, Mertebeleri Vardır</span>. Fahreddin Razi, Şöyle Der: “İlim Ehlinin Çoğunluğuna Göre; Kimin İmana Dair Delilleri Çok Ve Kuvvetliyse Onun İmanı En Fazla Olan İmandır. Çünkü Delillerin Çoğalması Ve Kuvvetlenmesi Nisbetinde Şüpheler Zail Olur Ve Kişinin Yakini Kuvvetlenir. Buna İşareten Peygamberimiz “Ebû Bekrin İmanı Dünyadaki İnsanların İmanıyla Tartılsaydı Onun İmanı Daha Ağır Basardı.” Demiştir.” Üstad Bediüzzaman Da Şöyle Der: “[Tahkikî İmanın] İlmel-Yakîn Mertebesi, Çok Bürhanlarının, Delillerinin Kuvvetiyle Binler Şüphelere Karşı Dayanır. Hâlbuki Taklidî İman Bir Şübheye Karşı Bazan Mağlub Olur.”</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> 2. Ayne’l-Yakîn</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Müşahade (Gözlem) Yoluyla Elde Edilen Ve Doğruluğu Apaçık Olan Bilgi </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Diye Tarif Edilir. Seyyid Şerif Cürcânî Ayne’l-Yakîni, Müşahade Ve Keşfin Meydana Getirdiği Bilgi Olarak Tarif Eder.</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Aynel Yakin, İlmel Yakinin <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Teorikten Pratiğe Aktarılması Da Denilebilir</span>. Kişinin Deliller Neticesinde Elde Ettiği Bilgileri, Dış Âlemde Müşahede Etmesidir.</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Üstad, Şöyle Der: “İman-I Tahkikînin Bir Mertebesi De Aynelyakîn Derecesidir Ki Pek Çok Mertebeleri Var. Belki Esma-İ İlahiye Adedince Tezahür Dereceleri Var. [Kişi Bu İmanla] Bütün Kâinatı, Bir Kur'ân Gibi Okuyabilecek Dereceye Gelir.”Aynel Yakin, İlmel Yakinden Üstündür. Peygamberimiz (S.A.V) “Bir Şeyden Haberdar Olmak, Onu Gözle Görmek Gibi Değildir ” Sözüyle Buna İşaret Eder. Keza Aşağıdaki Âyette Aynel Yakinin Üstünlüğüne Delil Olarak Zikredilir:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">“Bir Zaman İbrahim: "Ey Rabbim! Ölüleri Nasıl Dirilttiğini Bana Göster!" Demişti. Allah: "(Sen Buna) İman Etmemiş Miydin?" Buyurdu. İbrahim: "Bilakis (Ben Buna İnanıyorum), Fakat Kalbim Mutmain Olsun (İyice Yatışsın) Diye (Bunu Görmek İstiyorum)." Dedi. (Bunun Üzerine) Allah, Şöyle Buyurdu: "Öyle İse Kuşlardan Dört Tane Tut, Onları Kendine Alıştır, Sonra (Onları Kesip) Her Dağın Başına Onlardan Birer Parça Dağıt, Sonra Da Onları Çağır, Sana Koşarak Gelecekler Ve Bil Ki Allah, Gerçekten Aziz Ve Hakim’dir (Çok Güçlüdür, Ve Hikmet Sahibidir." (Bakara, 260)</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">3. Hakka’l-Yakîn</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Âlimler, Hakkal Yakinin, Yakinin En Üst Mertebesi, Kesin Bilginin Varılabilecek Son Noktası</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Olduğunu Söylemişler, Fakat Tarifinde İhtilaf Etmişlerdir. Elmalılı Hamdi Yazır, Seyyid Şerif Cürcani’ye İstinaden Hakka'l-Yakîni, "İlim Ve Müşahededen Geçerek Fiili Olarak Tahakkuk Edip Yaşanılan Hakikat" Diye Tarif Etmiştir. Bunu İlmel Yakin Ve Aynel Yakin’in Neticesinde, İnsanın Kendi İç Âleminde, Vicdanında Hissettiği Hal, Kesin Bilgi Olarak Değerlendirmek Mümkündür. "İç Duyu Veya İç Tecrübe Yoluyla Ulaşılan Ve Kesinlik Bakımından En Son Merhaleyi Teşkil Eden Doğru Bilgi" Diye De Tanımlanmıştır. Üstad, Şöyle Der: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“[Hakkal-Yakînin De] Çok Mertebeleri Var. Böyle İmanlı Zâtlara Şüphe Orduları Hücum Da Etse Bir Halt Edemez.”</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Misalen Akla Yaklaştırmak İçin Muhtelif Pek Çok Yerde Şöyle Bir Misal Verilir :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Medine-İ Münevverede Yaşayan Bir Kimse, Ömründe Hiç Kar Görmese, </span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kar Kendisine Anlatılsa, Bu Kimsenin Kar Hakkındaki Bilgisine (İlm-Ül-Yakîn) Denir. </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Sonra Kar Yağsa, Yakından Karı Görmekle Hasıl Olan Bilgisine De (Ayn-Ül-Yakîn) Denir. Karı Eline Alıp İncelese, Soğukluğunu Öğrense, Biraz Yiyip Tadına Baksa, Bu Bilgisine De (Hakk-Ul-Yakîn) Denebilir.</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Peki İman Tahkiki Hale Nasıl Gelir ?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yukarıda Zikrettiğimiz Gibi İslâm Tarihinde </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kelâm Âlimleri (İlim Ehli Alimlerin ) Delil Ve İspatlarla, Mutasavvıflar (Elh-İ Tasavvuf ) İse İbadetler Üzerinde (Namaz Ve Zikir İle) Yoğunlaşmakla İmanı Tahkiki Hale Getirmeye Çalışmışlardır</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Fakat Kur'ân’ın Mu'cizekâr Cadde-İ Kübrası, Gösterdiği Hakaik-İ İmâniye Ve Marifet-İ Kudsiye; O Ulemâ Ve Evliyânın Pek Çok Fevkinde Bir Kuvvet Ve Yüksekliktedir. İşte Nur, Bu Câmi' Ve Küllî Ve Yüksek Marifet Caddesini Tefsir Edip, Bin Seneden Beri Kur'ân Aleyhine Ve İslâmiyet Ve İnsaniyet Zararına Ve Adem [Yokluk] Âlemleri Hesabına Tahribatçı Ateist Ve Deizm Gibi Dinsiz İslam Düşmanlarının Küllî Cereyanlara Karşı Kur'an Ve İman Namına Mukabele Ediyor, Müdafaa Ediyor. Elbette Hadsiz Tahşidata İhtiyacı Vardır Ki O Hadsiz Düşmanlara Karşı Dayanıp Ehl-İ İmanın İmanını Muhafazasına Kur'an Nuruyla Vesile Olsun.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">     </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Efendimiz (S.A.V.) İmanın Keyfiyet Cihetiyle Artıp Eksilmesine Şu Hadis İle İşaret Etmiştir: “Eğer Hz. Ebubekir’in İmanı İle Bütün Müminlerin İmanı Tartılmış Olsaydı, Hz. Ebubekir’in İmanı Ağır Gelirdi</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.” İşte Bu Ağırlık, İmanın Kemal Ve Keyfiyet Mertebesinde Olan Bir Ağırlıktır. Bu Cihette, Ümmetin Tamamının İmanı Hz. Ebubekir’in İmanına Yetişememektedir. Demek, <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Müminler İmanın Aslında Ve Tevhidin Zatında Eşittirler.</span></span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Her Biri Aynı Şeylere İman Etmektedirler. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ama İmanın Kemal Ve Kalitesi Birbirlerinden Farklıdırlar. Zira İman Görmeye Benzer. Nasıl Ki Görenler, Görmenin Kuvvetli Ve Zayıf Olması Bakımından Müsavi Değildirler. Görenlerin Kimi Gece Görmez, Kimisi De Gündüz Görmez. Görenlerin Bir Kısmı Sadece Kalın Hattı Görür, İnce Hattı İse Ancak Gözlük İle Görür. Kimi Yakından Daha İyi Görür, Kimi Bunun Aksine Uzaktan Daha İyi Görür Ve Bunlar Gibi…</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İmanın Da Keyfiyeti Böyle Farklı Farklıdır. Bu Sebeple İmam Muhammed, Bir Kimsenin “İmanım Cebrail’in İmanı Gibidir.” Demesini Mekruh Görür. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Zira İmanın Keyfiyeti Açısından Hz. Cebrail’in İmanı İle Onun İmanı Arasında Yerle Gök Arası Kadar Farklar Vardır. Ancak “Ben, Cebrail’in İman Ettiği Şeylere İman Ettim.” Demesinde Beis Yoktur. Çünkü İman Kemiyet Cihetiyle Müsavidir</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yine Bunun Gibi, “Benim İmanım, Peygamberin İmanı Gibidir.” Demesi Caiz Değildir. Çünkü İman Nurunun, Müminlerin Kalplerindeki Ölçüsü Farklı Farklıdır</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. İnsanlardan Bir Kısmı Vardır Ki Tevhid Ve İman, Kalbini Güneş Gibi Nurlandırır. Bazısının Kalbini Ay Gibi, Bazısının Kalbini De Parlak Bir Yıldız Gibi Nurlandırır. İnsanlardan Bazısı Da Vardır Ki Tevhid, Kalbini Büyük Bir Alev Gibi Parlatır. Bazısını İse Zayıf Lamba Işığı Gibi… İmanın Nuru Çoğaldıkça Ve Dereceleri Ziyadeleştikçe, Kuvvetine Göre Ve Kabiliyetine Göre Şüpheleri Ve Şehvetleri Yok Eder. İtaat, Takva, Zühd Gibi Kemal Sıfatların Kazanılmasını Sağlar.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Sözün Özü:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman Kemiyeten, Yani İman Edilecek Şeylerin <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Adedi Bakımından Artmaz</span></span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ve Eksilmez. Ancak Keyfiyeten, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yani İmanın Kemali Ve Kalitesi Bakımından Artar Ve Eksilir</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Keyfiyet Bakımından İmanda Binlerce Mertebe Vardır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Burada Önemli Bir Husus : Ehl-İ İman Ve Ehl-İ Hak Ve Ehl-İ Hakikate Bakan Nazarla : “Benim Delile İhtiyacım Yok, Şüphesi Olanlar Delillerle Uğraşır.” Bunun Gibi De “ Ehl-İ Batıl Ve Ehl-İ Gaflet Ateist Ve Deistlerin İman Artar Mı Azalır Mı” Sorusuna Bir Cevap Ve Bir Merhem Olması İçin Bunu Söyleyenlerin Sözlerinin Batıllığını Ortaya Koymak Ve Delilleri Öğrenmeye Teşvik Etmek Ladımdır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Zira Öğrendik Ki, İmanın Keyfiyeti Artmakta Ve Eksilmektedir. Madem İmanın Kemalinde Bir Artma Ve Eksilme Vardır, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">O Hâlde İmanımızı Kemale Ulaştırmak İçin İman Hakikatlerinin Delillerini Öğrenmek Ve Bu Delilleri Derinden Derine Tefekkür Etmek Zorundayız</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman, Delillerin Öğrenilmesi Ve Tefekkür Edilmesi İle Ziyadeleşmektedir.  Delil Bir Merdivendir, Öğrenilen Her Bir Delil İle Manen Yükselinir.  Delil Kalbi Aydınlatan Bir Nurdur. Öğrenilen Her Delil İle Kalbin Nuru Ziyadeleşir. Delil Aynı Zaman Da Bir Süpürgedir, Kişiyi Şüphe Ve Evhamdan Temizler.  Delil Bir Kaledir, Şeytanların Taarruzundan İnsanı Korur… Demek Delilleri Öğrenmeye Çalışmak, İmanının Ziyadeleşmesini İsteyenler İçin Makbul Bir Yoldur.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mesele Sadece Şüpheden Kurtulmak Değildir Ki, “Şüphemiz Yok, Delile Ne İhtiyacımız Olsun!” Sözünün Bir Manası Olabilsin. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mesele, İmanda Yükselmek Ve Kemal Bulmaktır. Bununda En Birinci Yolu, İman Edilen Şeylerin Delillerini Öğrenerek Hakkal Yakin Kuvvetinde Bir İlmel Yakin Makamını Elde Etmektir.</span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Temel Bilgilere Göre İmanın Artıp Azalması Hususunda </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mezhep İmamlarının Verdiği Cevaplar Şunlardır;</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">A. İmam Azam’a Göre, İman, (Kemiyeten ) Artma Ve Eksilme Kabul Etmez. İman Ne Artar Ne De Eksilir. (Bk. El-Vasiyye S, 72)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">B. İmam Malik  Şöyle Der: İman Söz Ve Ameldir (Keyfiyeten) Artar Ve Eksilir. (Tertibu-L-Medarik , 2/47)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">C. İmam Şafii’ye Göre, İman Söz Ve Ameldir, (Keyfiyeten) Artar Ve Eksilir. (Bk. İbn Abdul-Ber, El-İntiksa, S.81; Beyhaki, Menakıbu’ş-Şafiiye, 1/387-93)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">D. İmam Ahmed’e Göre İman Söz Ve Ameldir, (Keyfiyeten) Artar Ve Eksilir. (Bk. Ahmed B. Hanbel, Usulu’s-Sünne, 1/34)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">E. Cumhura Göre: İman (Keyfiyeten) Artar Ve Eksilir. (Acurri Eş-Şeria S, 117; İbn Batta, El-İbanetü-L-Kübra 2/813; Nevevi Şerhu Müslim, 1/146) Bunların Tamamı Da Doğrudur !...</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İmamı Beğavi De Şöyle Demektedir: “Sahabeler Tabiinler Ve Onlardan Sonra Gelen Ehl-İ Sünnet Alimleri </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Amellerin İmandan Bir Cüz Olduğu Konusunda Görüş Birliği İçindedirler. Onlara Göre,  İman Söz, Amel Ve Akidedir. İtaat İle İman Artar, İsyan İle Eksilir” </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">(El-Beğavi Şerhü-Sünne 1/38)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">- Özetle Şunu Söyleyebiliriz Ki, İmanın Artması-Eksilmesi Konusundaki Alimlerin Farklı Görüşleri, Lafzidir, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kemiyet Ve Keyfiyete Bakan Cihetle Değişir Yoksa Özünde Hem Hepsi Hak Hem De Hepsi Doğrudur . Aslında Her İki Taraf Da Aynı Şeyi Farklı Cümlelerle İfade Etmişler. Bu İki Görüşün Ortak Paydasını Teşkil Edecek Bir Özeti Şöyle Arz Etmekte Fayda Vardır: </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman, Güçlü Veya Zayıf Olma Açısından Farklılık Gösterir. Kiminin İmanı Kuvvetli Kiminin Zayıftır. Kiminin İmanı Tam Anlamıyla İçine Sinmiş, Kimininki Yüzeysel Kalmıştır. Kimininki İşitme Ve Düşünmeye Bağlı Bilgi Ve İnanç Seviyesinde, Kimininki Görmeye Dayalı Bilgi Ve İnanç Seviyesinde, Kimininki De Yaşamaya, Gönülden Duymaya Ve İç Tecrübeye Dayalı Bilgi Ve İnanç Seviyesindedir. İmanda Bu Çeşit Bir Farklılığın Bulunduğuna Ayet Ve Hadislerde De İşaret Edilir.<br />
 <br />
 Hz. İbrahim, Ölüleri Nasıl Dirilttiğini Göstermesini Allah'tan İstemiş, Ayette Buyurulduğu Gibi Yüce Allah'ın "İnanmadın Mı?" Sorusuna "(Gözümle De Görerek) Kalbim Tam Yatışsın Diye" (Bakara 2/260) Cevabını Vermiştir. Böylece Onun Allah'ın Ölüleri Nasıl Dirilttiğini Gördükten Sonraki İmanının Önceki İmanından Daha Güçlü Olduğu Belirtilmiştir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur'an-I Kerim'deki "İman Etmiş Olanlara Gelince (Her İnen Sure) Daima Onların İmanını Artırmıştır." (Tevbe 9/124); "O, Müminlerin Yüreklerine İmanlarını Katmerli Bir İmanla Artırmaları İçin Manevi Kuvvet İndirendir" (Fetih 48/4); "Müminler Ancak Onlardır Ki, Allah Anıldığı Zaman Yürekleri Titrer. Allah'ın Ayetleri Kendilerine Okunduğu Zaman Bu Onların İmanını Artırır" (Enfal 8/2) Anlamındaki Ayetler İle Bu Konudaki Hadisler, İmanın Kuvvet, Kalbin Derinliklerine Nüfuz Yönüyle Farklı Seviyelerde Olabileceğini, Nitelik Yönüyle Artma Ve Eksilme Gösterebileceğini İfade Etmektedir.</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İmanda Artma Ve Eksilme Var Mıdır?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yüce Allah, Dini İnsanları Kötülüklerden Koruyup Uzaklaştırmak Ve İyiye Yöneltmek Ve Bunu Da Yaşayarak Göstermek İçin De Örnek Ve Numune İnsanlar Olan Peygamberlerini Bize Önder Olarak Göndermiştir. Kainat Mülkünün Sahibi Olan Allah’ın  İlahi Kurallarını Ve Değiştirilemez Emirlerini Bize Ulaştırırlar. İşte Buradan Sonra İse Din Anlayışı İle Dinin Yorumlanma Biçimi Ve Bu Yorumlar Çeşitli Unsurlardan Dolayı Farklılıklar Oluşturmaktadır. Bu İse Rahmettir Bir Çelişki Değildir. Bu Farklılıkların Sebepleri Şu Şekilde Sıralaya Biliriz:</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Dinde Yorum</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yaşamış Olduğu Coğrafya:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimleri Yorumlarını Yaparlarken, Yaşamış Oldukları Coğrafyadan Da Oldukça Etkilenmişlerdir</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Toplum Yapısı:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Toplum Yapısı Özellikle Geleneklere Çok Etkili Olmakta, Bu Gelenekler De Bazen Yorumlar Üzerinde Etkili Olabilmektedir</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kültür:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimlerinin Yetiştiği Toplumların Kültürü Yorumlar Üzerinde Etkili Olabilmektedir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Millet:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimleri Değişik Milletlerden Çıkmaktadır</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İnsanın Yapısı:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Her İnsan Farklı Yapı Ve Özelliklere Sahip Bulunmaktadır. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Aynı Filmi İzleyen Veya Aynı Kitabı Okuyan İki Kişinin Bu Konularda Yaptığı Yorumlar Arasında Çok Büyük Farklılıklar Bulunmaktadır</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Bu Farklılıklar Din Alimleri Arasında Da Bulunduğundan, İnsan Yapısı Din Anlayışının Yorumlanmasına En Büyük Etken Olmaktadır. İslam Alimleri, Yaptıkları Farklı Yorumlar Neticesinde, Farklı Sonuçlara Ulaşmışlar, Bu Da Günümüze Kadar Bize Usül-Ü Fıkıhta Rahmet Olacak Şekilde Gelmiştir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Alınan Dini Eğitim:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimleri Din Anlayışları İle İlgili Yorumlar Yaparken, Eğitim Aldıkları Alimlerin Yorumlama Biçimlerinin Doğrultusunda Yorumlar Yapmakta , Bu Da Yorum Farklılığı Oluşturmaktadır</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Gelişmişlik Düzeyi:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Toplumların Gelişmişlik Düzeyleri, Daha İyi Anlayabilmeleri İçin Yorumların Da Düzeylerini Etkilemektedir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Anlayış Biçimi: </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimlerinin Anlayış Biçimleri, Yorum Farklılıklarının En Önemli Sebebini Oluşturmaktadır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Dil</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">: Dil Farklılıklarından Dolayı Da </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yorum </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Farklılıkları Bulunmaktadır</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din İle Din Anlayışı Arasında Şu Farklılıklar Bulunmaktadır:</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1.Din, Allah Tarafından Vahiy İle Gelmiştir Ve Tektir. Din Anlayışı, Din Alimlerinin Yorumlarından Oluşmaktadır. Bunun Böyle Olmasının Nedeni İse İlk Gelenler Kur’an-I Kerim’in Tüm Asırlarına Tek Başlarına İlmi Olarak Sahip Olsalar Ve Diğer Asırlara Hiçbir Hallolunmamış Hiçbir Merak Edilmemiş Hiçbir İnceleme Ve İlgilenme Konusu Bırakmasalardı O Asırlardan Ve Bu Asrın İnsanlarından Bir Abdülhakim Arvasi Hazretleri ,Abdülhâlık Gucdüvânî (K.S)  ,Abdülkadir-İ Geylani (K.S.) Ahmet Er-Rufai Hazretleri ,Akşemseddin (K.S.),Akşemsettin Hazretleri,Alâüddîn Attâr (K.S) ,</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Aziz Mahmud Hüdayi (K.S.) ,</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bahâüddîn Şâh-I Nakşibend (K.S),Bâyezid Bistâmî (K.S.),Bâyezîd-İ Bistâmî (K.S),Bişr Hafi (K.S.) Câfer-İ Sâdık(K.S),Cüneyd Bağdâdî (K.S.),Dâvud Tâi (K.S.) ,Emir Buhari Hazretleri ,Emir Sultan (K.S.),Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri,Gönenli Mehmet Efendi ,Hacı Bayram-I Veli (K.S.),Hakîm Tirmizî (K.S.),Hallâc-I Mansur (K.S.),Hasan Basrî (K.S.),Hoca Ahmed Yesevi (K.S.),İbn Ata (K.S.),İbrahim Edhem (K.S.),İmam Ahmet Bin Hanbel Hazretleri,İmam Birgivi ,İmam Buhari ,İmam Ebu Hanife (İmam-I Azam) Hazretleri,İmam Gazali Hazretleri ,İmam Mâlik Bin Enes Hazretleri,İmam Nevevî ,İmam-I Beyhaki ,İmam-I Eşari (R.A.) ,İmam-I Maturidi (R.A.) ,İmam-I Müslim ,İmam-I Nesâî ,İmâm-I Rabbânî Ahmed Fârûkî Sirhindî (K.S),İmam-I Şafi Hazretleri,İmam-I Tirmizi ,Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (K.S),Mâlik Bin Dinar (K.S.),Merkez Efendi (K.S.),Mevlânâ Hâlid-İ Bağdâdî (K.S),Mevlana Hazretleri (K.S.),Molla Câmî ,Molla Fenari Hazretleri,Molla Gürani ,Niyazi Mısri Hazretleri,Ömer Bin Abdülaziz (K.S.),Somuncu Baba ,Süfyân Sevrî (K.S.),Şah-I Nakşibend ,Şakik Belhî (K.S.),Şeyh Edebali Hazretleri ,Şeyh Şamil ,Ubeydullah Ahrâr (K.S),Üftâde Hazretleri ,Veysel Karani (K.S.),Yunus Emre (K.S.),Yûsuf Hemedânî (K.S),Zünnûn Mısrî (K.S.) Yetişmezdi. Her Asrın Ve Her Asırda Gelen Tüm Müslümanların Ve Tüm İlimlerin Ve Bilimlerin Kur’an-I Kerimden Alacakları Hisse Ve Hakları Vardır</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">2.Dine Eleştiri Yapılamaz Ve Değiştirilemez. Din Anlayışı, Birçok Unsurdan Etkilendiğinden Değişiklik Gösterebilmektedir. Bu Mezheplerle Birlikte Usul-Ü Fıkıhta Ümmet İçin Efendimizin Uyguladığı Bir Rahmet Kapısıdır. Mesela Eleştirilmeyen Dini Hüküm Tesettürdür Ve Tesettürün Mahiyetidir. Güzelliği Örtmesi Ve Yüz El Bilekleri Ve Ayak Bilekleri Haricindeki Kısımların Örtülü Kalması Gibi.. Ama Ekvatordan Kutulara Kadar Bir Müslüman Bayan Kurak Ve Nemli Ortamlara Göre Bir Bayan Baştada Belirttiğimiz Temel Kaideler Korunmak Şartı İle Dilediği Kumaştan Uygun Bir Tesettür Giyebilir. Yani Çöldekine Uygun Kumaştan Verdiği Kıyafeti Kutuptakine Sende Bundan Giy Dememiş. Vücut Hatların Belli Olmayan ,Güzelliğini Muhafaza Edeceğin Ve Yüz El Ve Ayakların Hariç Her Yerini Örten Kıyafeti Farz Kılmış. İster Çarşaf İster Çuval İster Kutuplara Uygun Mont Giy !...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">3.Din Anlayışı Bireyseldir, Din İse Tüm İnsanlığı Kapsadığından Evrensel Bir Özelliğe Sahiptir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">4.Dini “Kabul Ettikten Sonra “ Benimseme Konusunda Manevi Olarak Zorunluluk Bulunmaktadır, Dini Anlayışın Benimsenmesinde İse Böyle Bir Zorunluluk Bulunmamaktadır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">5. Din Anlayışı Farklılıklarına Rağmen Dine Ters Düşemez. Rahmettir. Müslümanın Yaşadığı Yere Ve Fıtratına En Uygun Yaşam İmkanını Sağlar</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi Bunu Muhtelif Pek Çok Yerde Verilen Güzel Bir Örnekle İzah Edelim İnşaallah :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Fizikçi, Matematikçi, Kimyacı, Jeolog Ve Antropologdan Oluşan Bir Heyet Bir Araştırma İçin Arazide Bulunmaktadır. Birden Yağmur Bastırır. Hemen Yakındaki Bir Arazi Evine Sığınırlar. Ev Sahibi Bunlara Bir Şeyler İkram Etmek İçin Biraz Ayrılır. Hepsinin Dikkati Soba Üzerinde Toplanır. Soba Yerden 1 Metre Kadar Yukarıda, Altındaki Dizili Taşların Üzerindedir. Sobanın Niçin Böyle Kurulmuş Olabileceğine Dair Bir Tartışma Başlar.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kimyacı:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Adam Sobayı Yükselterek Aktivasyon Enerjisini Düşürmüş, Böylece Daha Kolay Yakmayı Amaçlamış.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Fizikçi:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Adam Sobayı Yükselterek Konveksiyon Yoluyla Odanın Daha Kısa Sürede Isınmasını Sağlamak İstemiş.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Jeolog:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Burası Tektonik Hareketlilik Bölgesi Olduğundan Herhangi Bir Deprem Anında Sobanın Taşların Üzerine Yıkılmasını Sağlayarak Yangın Olasılığını Azaltmayı Amaçlamış.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Matematikçi:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Sobayı Odanın Geometrik Merkezine Kurmuş, Böylece Odanın Düzgün Bir Şekilde Isınmasını Sağlamış.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Antropolog:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Adam İlkel Topluluklarda Görülen Ateşe Tapmanın Daha Hafif Biçimi Olan Ateşe Saygı Nedeniyle Sobayı Yukarıya Kurmuş.Bu Sırada Ev Sahibi İçeri Girer Ve Ona Sobanın Yukarıda Olmasının Nedenini Sorarlar. Adam Cevap Verir: Boru Yetmedi!</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din Anlayışı Yorum Farklılıklarından Meydana Gelen Oluşumlarda Bu İlim Sahipleri Gibi Meselelere Bakıştan Kaynaklanmaktadır. Bir Ayrılık Bir Gayrılık Olmasından Değil. </span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Nasıl George Smith ; Negatif Ateizm, Pozitif Ateizm, Nötr Ateizm, Az Yüklü Ateizm, Çok Yüklü Ateizm, Polar Ateizm, Ekvatoral Ateizm, Tropik Ateizm, Teorik Ateizm, Pratik Ateizm, Portatif Ateizm, Katlanabilir Ateizm, Taşınabilir Ateizm Vb Gibi Bir Çok Ateizm Çeşidini Sınıflandırmış Ve Bunlar Bir Merkezden Cenab-I Hak Gibi Değişmez Farz Hükümleri Olmaması Sebebi İle Her Şeyi İle Birbiri Arasında Da Farklılıkları Vardır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din Anlayışı İle İlgili Yapılan Farklı Yorumlar Sonucunda İnançla İlgili, Fıkhi Ve Tasavvufi Oluşumlar Ortaya Çıkmıştır. Bunlardan İnançla İlgili Oluşumlar:</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Maturudilik Aş'arilik Mu'tezile</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Fıkhi Oluşumlar; Hanifilik,Şafilik,Hambelilik,Malikilik</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Tasavvufi Oluşumlar İse: Yesevilik, Mevlevilik, Kadirilik, Nakşibendilik</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din Anlayışının Toplumlar İçin Faydaları Nelerdir?</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din Anlayışı, Toplumlar İçin Bazı Konularda Da Faydalı Olmaktadır. Bunlar Şu Şekildedir:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1 İnsanların Dini Yaşamalarında Kolaylık Sağlamıştır 2. İslam Medeniyet Ve Kültürlerinin Gelişimine Katkıda Bulunmuştur. 3. Fikir Zenginliğini Sağlamıştır. 4. İbadetlerin Daha Kolay Yapılmasına Katkı Sağlamıştır.</span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Maturidiler ''İman Artmaz'', Eşariler ''İman Artar'' Demişler. İki İfade De Ateist Ve Deistlere Göre Çelişkiliymiş ;</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1- Mesela Enfal 2' De ''İmanlarını Artırır'' İfadesi Olmasına Rağmen, Maturidiler Nasıl Oluyor Da ''İman Artmaz'' Demişler ?!</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">2- Eşariler, Kuran'daki Bu İfadeyi Olduğu Gibi Kabul Etmişler Ama Burada Da Sıkıntı Var. Mesela İmamı Azam Ebu Hanife, ''İmanım Cebrail'in İmanı Gibidir Ama Aynısı Diyemem'' Demiş.!</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Demek Ki Meleklerin İmanı, Peygamberlerin İmanı, İmamların İmanı, Halifelerin İmanı, Sahabenin İmanı, Sıradan İnsanların İmanı Diye Bir Şey Var. Eşariler Ve Kuran Bunu Söylüyor Da, Bu Bir Kast Sistemi Değil Mi? Ahirette ''Tamam İman Ettin De, Sen Kimsin?'' Diye Soru Mu Sorulacak? </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">(Ateistlerin Bu Sorunu Cevaplamadan Önce Bu Cevap İçerisinde  </span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İlmin Mertebelerini  </span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bir Cihetle Mezheplerin Ufak Bir İzahatı  </span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İmanın Ne Oldu Ve İmanda Mertebeleri </span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Gerçek İman Nedir Gibi Suallerin Cevaplarını Da Bulacaksınız. İnşaallah )</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bismillah:</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">El Cevap : </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Meselenin Doğru Anlaşılabilmesi İçin Yalandan İftiradan Ve İddialardan Sıyrılıp Meselenin İdrakini Kolaylaştırmak İçin Doğru Soruları Sorup, Doğru Cevapları Vermemiz Lazım. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Bir Bütündür Ve Allah Tarafından Gönderildiğine Göre Tek Rab, Tek Kitap, Tek Hüküm Olması Hem Hakikatinin Hem De Hikmetinin Gereğidir. Peki Bu Farklı Fikirler Çelişki Midir? Hikmeti Nedir? Bu Çelişkiler Allah’ı Kur’an-I Kerimi Ve Peygamberi İnkarı Gerekli Kılar Mı?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman, Kemiyeten Artmaz Ve Eksilmez; Keyfiyeten İse Artar Ve Eksilir. İmanın Kemiyeten Artmaması Ve Eksilmemesi Hakikati Şu Mana İledir: </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Cenab-I Hakkın Varlığı, İslam, Kur’an-I Kerim Ve Hadis-İ Şerif Gibi Meselelerde  İman Edilecek Hususlar Olan; Allah’ın Varlığı Ve Birliği, Ahiretin Ve Kıyametin Ve Haşırın,Sorgu Ve Hesabın Olacak Olduğu Ahiretin Ve Meleklerin Varlığı Ve Başta Kur’an-I Kerim Ve Hak Kitapların  Ve Peygamberlerin Varlığı, Gibi Meseleler Haktır, Hakikattir Ve Katidir. Bunlarda Artma Veya Eksilme Söz Konusu Değildir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman Edilecek Bu Hususlara İnanma Bakımından, Bir Peygamber İle Herhangi Bir Mümin Arasında Hiç Bir Fark Yoktur. İkisi De Aynı Şeylere İman Eder ,İman Etmek Zorundadır!....</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Zaten İman Edilecek Hususlardan Birisi İnkâr Edildiğinde, İman Dairesinden Çıkılmakta Ve Küfre Girilmektedir.</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ayet Ve Hadislerde Zikredilen “İmanın Artmasıyla” İmanın Yakin Yönünden Artması, İmanın Daha Çok Kuvvetlenmesi Kastedilmiştir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yoksa Artma Ve Eksilme İman Edilmesi Gereken Şeyler Konusunda Değildir. İmanın 6 Esası Vardır</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ve Bu Esaslar Artmaz Ve Eksilmez. Bu Konuda İmam-I Azam <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Gök Ve Yer Ehlinin İmanları, İnanılması Lazım Gelen Şeyler Bakımından Artmaz Ve Eksilmez</span>. Fakat Yakin Ve Tasdik (İnanışın Kuvvetli Ve Zayıf Olması) Yönünden Artar Ve Eksilir.” Demiştir. Genellikle İman Artmaz Veya Eksilmez Diyen Âlimler De Aynı Şeyi Kastetmişlerdir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bir Kimse İman Esaslarının Hepsini Kabul Edip De Bir Veya Bir Kaçına İnanmasa Meselâ Ahirete Veya Meleklere İnanmasa Veya Namazın Farz Yahut Adam Öldürmenin Haram Oluşunu İnkâr Etse İman Etmiş Sayılmaz. </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Durumda İman Gerçekleşmediğinden Artması Veya Eksilmesi Söz Konusu Olamaz. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Herkes Aynı Hususlara İman Etmekle Yükümlüdür. İnanılacak Esaslar Konusunda Peygamber Olan Ve Olmayan , Bilginle Cahil, Kadınla Erkek Arasında Hiçbir Fark Yoktur.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Büyük Üstadlar Demişlerdir Ki: İman, Yalnız İcmalî Ve Taklidî Bir Tasdike Münhasır Değil. Bir Çekirdekten, Tâ Büyük Hurma Ağacına Kadar Ve Eldeki Aynada Görünen Güneşten, Tâ Deniz Yüzündeki Aksine, Ve Ondan Tâ Güneşe Kadar Mertebeleri Ve İnkişafları Olduğu Gibi, İmanın Da O Derece Kesretli Hakikatları Vardır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Demek İman, Kemiyeten Artmamakta; Birisi Daha Fazla Şeye İman Ederken, Diğeri Daha Az Şeye İman Etmemektedir. Kemiyeten Hepimizin İmanı Müsavidir Denktir Eşittir. </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Lakin ; İmanın Keyfiyeten Artıp Eksilmesinin Manası İse Esasen Şudur:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> İman, Kalite Ve Kemal Bakımından Artar Ve Eksilir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mesela Tahkiki İman, Taklidi İmandan Yüksektir. Aynel Yakin Mertebesi İlmel Yakin Mertebesinden, Hakkal Yakin Mertebesi De Aynel Yakin Mertebesinden Hakikat Ve Hikmet Cihetiyle Üstündür. Bu Tıpkı, Kâbe’yi Görmeden Bilen Bir Kimsenin, Sonradan Onu Gördüğünde Yakininin Ziyadeleşmesine Artmasına Benzer. İman Da Kişinin Delilleri Okuması Ve Görmesi Nispetinde Ziyadeleşir Ve Artar.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İlme’l-Yakîn, Ayne’l-Yakîn Ve Hakka’l-Yakîn.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1. İlme’l-Yakîn</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">“<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akli Ve Nakli Delillerin Neticesinde</span> Kalpte Oluşan Kesin Bilgi” Diye Tanımlanır. Yakinin Bu Mertebesinin, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Delillerin Azlığına Veya Çokluğuna, Kuvvet Ve Zayıflığına Göre Dereceleri, Mertebeleri Vardır</span>. Fahreddin Razi, Şöyle Der: “İlim Ehlinin Çoğunluğuna Göre; Kimin İmana Dair Delilleri Çok Ve Kuvvetliyse Onun İmanı En Fazla Olan İmandır. Çünkü Delillerin Çoğalması Ve Kuvvetlenmesi Nisbetinde Şüpheler Zail Olur Ve Kişinin Yakini Kuvvetlenir. Buna İşareten Peygamberimiz “Ebû Bekrin İmanı Dünyadaki İnsanların İmanıyla Tartılsaydı Onun İmanı Daha Ağır Basardı.” Demiştir.” Üstad Bediüzzaman Da Şöyle Der: “[Tahkikî İmanın] İlmel-Yakîn Mertebesi, Çok Bürhanlarının, Delillerinin Kuvvetiyle Binler Şüphelere Karşı Dayanır. Hâlbuki Taklidî İman Bir Şübheye Karşı Bazan Mağlub Olur.”</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> 2. Ayne’l-Yakîn</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Müşahade (Gözlem) Yoluyla Elde Edilen Ve Doğruluğu Apaçık Olan Bilgi </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Diye Tarif Edilir. Seyyid Şerif Cürcânî Ayne’l-Yakîni, Müşahade Ve Keşfin Meydana Getirdiği Bilgi Olarak Tarif Eder.</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Aynel Yakin, İlmel Yakinin <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Teorikten Pratiğe Aktarılması Da Denilebilir</span>. Kişinin Deliller Neticesinde Elde Ettiği Bilgileri, Dış Âlemde Müşahede Etmesidir.</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Üstad, Şöyle Der: “İman-I Tahkikînin Bir Mertebesi De Aynelyakîn Derecesidir Ki Pek Çok Mertebeleri Var. Belki Esma-İ İlahiye Adedince Tezahür Dereceleri Var. [Kişi Bu İmanla] Bütün Kâinatı, Bir Kur'ân Gibi Okuyabilecek Dereceye Gelir.”Aynel Yakin, İlmel Yakinden Üstündür. Peygamberimiz (S.A.V) “Bir Şeyden Haberdar Olmak, Onu Gözle Görmek Gibi Değildir ” Sözüyle Buna İşaret Eder. Keza Aşağıdaki Âyette Aynel Yakinin Üstünlüğüne Delil Olarak Zikredilir:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">“Bir Zaman İbrahim: "Ey Rabbim! Ölüleri Nasıl Dirilttiğini Bana Göster!" Demişti. Allah: "(Sen Buna) İman Etmemiş Miydin?" Buyurdu. İbrahim: "Bilakis (Ben Buna İnanıyorum), Fakat Kalbim Mutmain Olsun (İyice Yatışsın) Diye (Bunu Görmek İstiyorum)." Dedi. (Bunun Üzerine) Allah, Şöyle Buyurdu: "Öyle İse Kuşlardan Dört Tane Tut, Onları Kendine Alıştır, Sonra (Onları Kesip) Her Dağın Başına Onlardan Birer Parça Dağıt, Sonra Da Onları Çağır, Sana Koşarak Gelecekler Ve Bil Ki Allah, Gerçekten Aziz Ve Hakim’dir (Çok Güçlüdür, Ve Hikmet Sahibidir." (Bakara, 260)</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">3. Hakka’l-Yakîn</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Âlimler, Hakkal Yakinin, Yakinin En Üst Mertebesi, Kesin Bilginin Varılabilecek Son Noktası</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Olduğunu Söylemişler, Fakat Tarifinde İhtilaf Etmişlerdir. Elmalılı Hamdi Yazır, Seyyid Şerif Cürcani’ye İstinaden Hakka'l-Yakîni, "İlim Ve Müşahededen Geçerek Fiili Olarak Tahakkuk Edip Yaşanılan Hakikat" Diye Tarif Etmiştir. Bunu İlmel Yakin Ve Aynel Yakin’in Neticesinde, İnsanın Kendi İç Âleminde, Vicdanında Hissettiği Hal, Kesin Bilgi Olarak Değerlendirmek Mümkündür. "İç Duyu Veya İç Tecrübe Yoluyla Ulaşılan Ve Kesinlik Bakımından En Son Merhaleyi Teşkil Eden Doğru Bilgi" Diye De Tanımlanmıştır. Üstad, Şöyle Der: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“[Hakkal-Yakînin De] Çok Mertebeleri Var. Böyle İmanlı Zâtlara Şüphe Orduları Hücum Da Etse Bir Halt Edemez.”</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Misalen Akla Yaklaştırmak İçin Muhtelif Pek Çok Yerde Şöyle Bir Misal Verilir :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Medine-İ Münevverede Yaşayan Bir Kimse, Ömründe Hiç Kar Görmese, </span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kar Kendisine Anlatılsa, Bu Kimsenin Kar Hakkındaki Bilgisine (İlm-Ül-Yakîn) Denir. </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Sonra Kar Yağsa, Yakından Karı Görmekle Hasıl Olan Bilgisine De (Ayn-Ül-Yakîn) Denir. Karı Eline Alıp İncelese, Soğukluğunu Öğrense, Biraz Yiyip Tadına Baksa, Bu Bilgisine De (Hakk-Ul-Yakîn) Denebilir.</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Peki İman Tahkiki Hale Nasıl Gelir ?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yukarıda Zikrettiğimiz Gibi İslâm Tarihinde </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kelâm Âlimleri (İlim Ehli Alimlerin ) Delil Ve İspatlarla, Mutasavvıflar (Elh-İ Tasavvuf ) İse İbadetler Üzerinde (Namaz Ve Zikir İle) Yoğunlaşmakla İmanı Tahkiki Hale Getirmeye Çalışmışlardır</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Fakat Kur'ân’ın Mu'cizekâr Cadde-İ Kübrası, Gösterdiği Hakaik-İ İmâniye Ve Marifet-İ Kudsiye; O Ulemâ Ve Evliyânın Pek Çok Fevkinde Bir Kuvvet Ve Yüksekliktedir. İşte Nur, Bu Câmi' Ve Küllî Ve Yüksek Marifet Caddesini Tefsir Edip, Bin Seneden Beri Kur'ân Aleyhine Ve İslâmiyet Ve İnsaniyet Zararına Ve Adem [Yokluk] Âlemleri Hesabına Tahribatçı Ateist Ve Deizm Gibi Dinsiz İslam Düşmanlarının Küllî Cereyanlara Karşı Kur'an Ve İman Namına Mukabele Ediyor, Müdafaa Ediyor. Elbette Hadsiz Tahşidata İhtiyacı Vardır Ki O Hadsiz Düşmanlara Karşı Dayanıp Ehl-İ İmanın İmanını Muhafazasına Kur'an Nuruyla Vesile Olsun.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">     </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Efendimiz (S.A.V.) İmanın Keyfiyet Cihetiyle Artıp Eksilmesine Şu Hadis İle İşaret Etmiştir: “Eğer Hz. Ebubekir’in İmanı İle Bütün Müminlerin İmanı Tartılmış Olsaydı, Hz. Ebubekir’in İmanı Ağır Gelirdi</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.” İşte Bu Ağırlık, İmanın Kemal Ve Keyfiyet Mertebesinde Olan Bir Ağırlıktır. Bu Cihette, Ümmetin Tamamının İmanı Hz. Ebubekir’in İmanına Yetişememektedir. Demek, <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Müminler İmanın Aslında Ve Tevhidin Zatında Eşittirler.</span></span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Her Biri Aynı Şeylere İman Etmektedirler. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ama İmanın Kemal Ve Kalitesi Birbirlerinden Farklıdırlar. Zira İman Görmeye Benzer. Nasıl Ki Görenler, Görmenin Kuvvetli Ve Zayıf Olması Bakımından Müsavi Değildirler. Görenlerin Kimi Gece Görmez, Kimisi De Gündüz Görmez. Görenlerin Bir Kısmı Sadece Kalın Hattı Görür, İnce Hattı İse Ancak Gözlük İle Görür. Kimi Yakından Daha İyi Görür, Kimi Bunun Aksine Uzaktan Daha İyi Görür Ve Bunlar Gibi…</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İmanın Da Keyfiyeti Böyle Farklı Farklıdır. Bu Sebeple İmam Muhammed, Bir Kimsenin “İmanım Cebrail’in İmanı Gibidir.” Demesini Mekruh Görür. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Zira İmanın Keyfiyeti Açısından Hz. Cebrail’in İmanı İle Onun İmanı Arasında Yerle Gök Arası Kadar Farklar Vardır. Ancak “Ben, Cebrail’in İman Ettiği Şeylere İman Ettim.” Demesinde Beis Yoktur. Çünkü İman Kemiyet Cihetiyle Müsavidir</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yine Bunun Gibi, “Benim İmanım, Peygamberin İmanı Gibidir.” Demesi Caiz Değildir. Çünkü İman Nurunun, Müminlerin Kalplerindeki Ölçüsü Farklı Farklıdır</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. İnsanlardan Bir Kısmı Vardır Ki Tevhid Ve İman, Kalbini Güneş Gibi Nurlandırır. Bazısının Kalbini Ay Gibi, Bazısının Kalbini De Parlak Bir Yıldız Gibi Nurlandırır. İnsanlardan Bazısı Da Vardır Ki Tevhid, Kalbini Büyük Bir Alev Gibi Parlatır. Bazısını İse Zayıf Lamba Işığı Gibi… İmanın Nuru Çoğaldıkça Ve Dereceleri Ziyadeleştikçe, Kuvvetine Göre Ve Kabiliyetine Göre Şüpheleri Ve Şehvetleri Yok Eder. İtaat, Takva, Zühd Gibi Kemal Sıfatların Kazanılmasını Sağlar.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Sözün Özü:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman Kemiyeten, Yani İman Edilecek Şeylerin <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Adedi Bakımından Artmaz</span></span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Ve Eksilmez. Ancak Keyfiyeten, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yani İmanın Kemali Ve Kalitesi Bakımından Artar Ve Eksilir</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Keyfiyet Bakımından İmanda Binlerce Mertebe Vardır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Burada Önemli Bir Husus : Ehl-İ İman Ve Ehl-İ Hak Ve Ehl-İ Hakikate Bakan Nazarla : “Benim Delile İhtiyacım Yok, Şüphesi Olanlar Delillerle Uğraşır.” Bunun Gibi De “ Ehl-İ Batıl Ve Ehl-İ Gaflet Ateist Ve Deistlerin İman Artar Mı Azalır Mı” Sorusuna Bir Cevap Ve Bir Merhem Olması İçin Bunu Söyleyenlerin Sözlerinin Batıllığını Ortaya Koymak Ve Delilleri Öğrenmeye Teşvik Etmek Ladımdır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Zira Öğrendik Ki, İmanın Keyfiyeti Artmakta Ve Eksilmektedir. Madem İmanın Kemalinde Bir Artma Ve Eksilme Vardır, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">O Hâlde İmanımızı Kemale Ulaştırmak İçin İman Hakikatlerinin Delillerini Öğrenmek Ve Bu Delilleri Derinden Derine Tefekkür Etmek Zorundayız</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman, Delillerin Öğrenilmesi Ve Tefekkür Edilmesi İle Ziyadeleşmektedir.  Delil Bir Merdivendir, Öğrenilen Her Bir Delil İle Manen Yükselinir.  Delil Kalbi Aydınlatan Bir Nurdur. Öğrenilen Her Delil İle Kalbin Nuru Ziyadeleşir. Delil Aynı Zaman Da Bir Süpürgedir, Kişiyi Şüphe Ve Evhamdan Temizler.  Delil Bir Kaledir, Şeytanların Taarruzundan İnsanı Korur… Demek Delilleri Öğrenmeye Çalışmak, İmanının Ziyadeleşmesini İsteyenler İçin Makbul Bir Yoldur.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mesele Sadece Şüpheden Kurtulmak Değildir Ki, “Şüphemiz Yok, Delile Ne İhtiyacımız Olsun!” Sözünün Bir Manası Olabilsin. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mesele, İmanda Yükselmek Ve Kemal Bulmaktır. Bununda En Birinci Yolu, İman Edilen Şeylerin Delillerini Öğrenerek Hakkal Yakin Kuvvetinde Bir İlmel Yakin Makamını Elde Etmektir.</span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bu Temel Bilgilere Göre İmanın Artıp Azalması Hususunda </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Mezhep İmamlarının Verdiği Cevaplar Şunlardır;</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">A. İmam Azam’a Göre, İman, (Kemiyeten ) Artma Ve Eksilme Kabul Etmez. İman Ne Artar Ne De Eksilir. (Bk. El-Vasiyye S, 72)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">B. İmam Malik  Şöyle Der: İman Söz Ve Ameldir (Keyfiyeten) Artar Ve Eksilir. (Tertibu-L-Medarik , 2/47)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">C. İmam Şafii’ye Göre, İman Söz Ve Ameldir, (Keyfiyeten) Artar Ve Eksilir. (Bk. İbn Abdul-Ber, El-İntiksa, S.81; Beyhaki, Menakıbu’ş-Şafiiye, 1/387-93)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">D. İmam Ahmed’e Göre İman Söz Ve Ameldir, (Keyfiyeten) Artar Ve Eksilir. (Bk. Ahmed B. Hanbel, Usulu’s-Sünne, 1/34)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">E. Cumhura Göre: İman (Keyfiyeten) Artar Ve Eksilir. (Acurri Eş-Şeria S, 117; İbn Batta, El-İbanetü-L-Kübra 2/813; Nevevi Şerhu Müslim, 1/146) Bunların Tamamı Da Doğrudur !...</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İmamı Beğavi De Şöyle Demektedir: “Sahabeler Tabiinler Ve Onlardan Sonra Gelen Ehl-İ Sünnet Alimleri </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Amellerin İmandan Bir Cüz Olduğu Konusunda Görüş Birliği İçindedirler. Onlara Göre,  İman Söz, Amel Ve Akidedir. İtaat İle İman Artar, İsyan İle Eksilir” </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">(El-Beğavi Şerhü-Sünne 1/38)</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">- Özetle Şunu Söyleyebiliriz Ki, İmanın Artması-Eksilmesi Konusundaki Alimlerin Farklı Görüşleri, Lafzidir, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kemiyet Ve Keyfiyete Bakan Cihetle Değişir Yoksa Özünde Hem Hepsi Hak Hem De Hepsi Doğrudur . Aslında Her İki Taraf Da Aynı Şeyi Farklı Cümlelerle İfade Etmişler. Bu İki Görüşün Ortak Paydasını Teşkil Edecek Bir Özeti Şöyle Arz Etmekte Fayda Vardır: </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İman, Güçlü Veya Zayıf Olma Açısından Farklılık Gösterir. Kiminin İmanı Kuvvetli Kiminin Zayıftır. Kiminin İmanı Tam Anlamıyla İçine Sinmiş, Kimininki Yüzeysel Kalmıştır. Kimininki İşitme Ve Düşünmeye Bağlı Bilgi Ve İnanç Seviyesinde, Kimininki Görmeye Dayalı Bilgi Ve İnanç Seviyesinde, Kimininki De Yaşamaya, Gönülden Duymaya Ve İç Tecrübeye Dayalı Bilgi Ve İnanç Seviyesindedir. İmanda Bu Çeşit Bir Farklılığın Bulunduğuna Ayet Ve Hadislerde De İşaret Edilir.<br />
 <br />
 Hz. İbrahim, Ölüleri Nasıl Dirilttiğini Göstermesini Allah'tan İstemiş, Ayette Buyurulduğu Gibi Yüce Allah'ın "İnanmadın Mı?" Sorusuna "(Gözümle De Görerek) Kalbim Tam Yatışsın Diye" (Bakara 2/260) Cevabını Vermiştir. Böylece Onun Allah'ın Ölüleri Nasıl Dirilttiğini Gördükten Sonraki İmanının Önceki İmanından Daha Güçlü Olduğu Belirtilmiştir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kur'an-I Kerim'deki "İman Etmiş Olanlara Gelince (Her İnen Sure) Daima Onların İmanını Artırmıştır." (Tevbe 9/124); "O, Müminlerin Yüreklerine İmanlarını Katmerli Bir İmanla Artırmaları İçin Manevi Kuvvet İndirendir" (Fetih 48/4); "Müminler Ancak Onlardır Ki, Allah Anıldığı Zaman Yürekleri Titrer. Allah'ın Ayetleri Kendilerine Okunduğu Zaman Bu Onların İmanını Artırır" (Enfal 8/2) Anlamındaki Ayetler İle Bu Konudaki Hadisler, İmanın Kuvvet, Kalbin Derinliklerine Nüfuz Yönüyle Farklı Seviyelerde Olabileceğini, Nitelik Yönüyle Artma Ve Eksilme Gösterebileceğini İfade Etmektedir.</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İmanda Artma Ve Eksilme Var Mıdır?</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yüce Allah, Dini İnsanları Kötülüklerden Koruyup Uzaklaştırmak Ve İyiye Yöneltmek Ve Bunu Da Yaşayarak Göstermek İçin De Örnek Ve Numune İnsanlar Olan Peygamberlerini Bize Önder Olarak Göndermiştir. Kainat Mülkünün Sahibi Olan Allah’ın  İlahi Kurallarını Ve Değiştirilemez Emirlerini Bize Ulaştırırlar. İşte Buradan Sonra İse Din Anlayışı İle Dinin Yorumlanma Biçimi Ve Bu Yorumlar Çeşitli Unsurlardan Dolayı Farklılıklar Oluşturmaktadır. Bu İse Rahmettir Bir Çelişki Değildir. Bu Farklılıkların Sebepleri Şu Şekilde Sıralaya Biliriz:</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Dinde Yorum</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yaşamış Olduğu Coğrafya:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimleri Yorumlarını Yaparlarken, Yaşamış Oldukları Coğrafyadan Da Oldukça Etkilenmişlerdir</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Toplum Yapısı:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Toplum Yapısı Özellikle Geleneklere Çok Etkili Olmakta, Bu Gelenekler De Bazen Yorumlar Üzerinde Etkili Olabilmektedir</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kültür:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimlerinin Yetiştiği Toplumların Kültürü Yorumlar Üzerinde Etkili Olabilmektedir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Millet:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimleri Değişik Milletlerden Çıkmaktadır</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İnsanın Yapısı:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Her İnsan Farklı Yapı Ve Özelliklere Sahip Bulunmaktadır. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Aynı Filmi İzleyen Veya Aynı Kitabı Okuyan İki Kişinin Bu Konularda Yaptığı Yorumlar Arasında Çok Büyük Farklılıklar Bulunmaktadır</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Bu Farklılıklar Din Alimleri Arasında Da Bulunduğundan, İnsan Yapısı Din Anlayışının Yorumlanmasına En Büyük Etken Olmaktadır. İslam Alimleri, Yaptıkları Farklı Yorumlar Neticesinde, Farklı Sonuçlara Ulaşmışlar, Bu Da Günümüze Kadar Bize Usül-Ü Fıkıhta Rahmet Olacak Şekilde Gelmiştir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Alınan Dini Eğitim:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimleri Din Anlayışları İle İlgili Yorumlar Yaparken, Eğitim Aldıkları Alimlerin Yorumlama Biçimlerinin Doğrultusunda Yorumlar Yapmakta , Bu Da Yorum Farklılığı Oluşturmaktadır</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Gelişmişlik Düzeyi:</span></span></span><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Toplumların Gelişmişlik Düzeyleri, Daha İyi Anlayabilmeleri İçin Yorumların Da Düzeylerini Etkilemektedir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Anlayış Biçimi: </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">İslam Alimlerinin Anlayış Biçimleri, Yorum Farklılıklarının En Önemli Sebebini Oluşturmaktadır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Dil</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">: Dil Farklılıklarından Dolayı Da </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Yorum </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Farklılıkları Bulunmaktadır</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din İle Din Anlayışı Arasında Şu Farklılıklar Bulunmaktadır:</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1.Din, Allah Tarafından Vahiy İle Gelmiştir Ve Tektir. Din Anlayışı, Din Alimlerinin Yorumlarından Oluşmaktadır. Bunun Böyle Olmasının Nedeni İse İlk Gelenler Kur’an-I Kerim’in Tüm Asırlarına Tek Başlarına İlmi Olarak Sahip Olsalar Ve Diğer Asırlara Hiçbir Hallolunmamış Hiçbir Merak Edilmemiş Hiçbir İnceleme Ve İlgilenme Konusu Bırakmasalardı O Asırlardan Ve Bu Asrın İnsanlarından Bir Abdülhakim Arvasi Hazretleri ,Abdülhâlık Gucdüvânî (K.S)  ,Abdülkadir-İ Geylani (K.S.) Ahmet Er-Rufai Hazretleri ,Akşemseddin (K.S.),Akşemsettin Hazretleri,Alâüddîn Attâr (K.S) ,</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Aziz Mahmud Hüdayi (K.S.) ,</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Bahâüddîn Şâh-I Nakşibend (K.S),Bâyezid Bistâmî (K.S.),Bâyezîd-İ Bistâmî (K.S),Bişr Hafi (K.S.) Câfer-İ Sâdık(K.S),Cüneyd Bağdâdî (K.S.),Dâvud Tâi (K.S.) ,Emir Buhari Hazretleri ,Emir Sultan (K.S.),Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri,Gönenli Mehmet Efendi ,Hacı Bayram-I Veli (K.S.),Hakîm Tirmizî (K.S.),Hallâc-I Mansur (K.S.),Hasan Basrî (K.S.),Hoca Ahmed Yesevi (K.S.),İbn Ata (K.S.),İbrahim Edhem (K.S.),İmam Ahmet Bin Hanbel Hazretleri,İmam Birgivi ,İmam Buhari ,İmam Ebu Hanife (İmam-I Azam) Hazretleri,İmam Gazali Hazretleri ,İmam Mâlik Bin Enes Hazretleri,İmam Nevevî ,İmam-I Beyhaki ,İmam-I Eşari (R.A.) ,İmam-I Maturidi (R.A.) ,İmam-I Müslim ,İmam-I Nesâî ,İmâm-I Rabbânî Ahmed Fârûkî Sirhindî (K.S),İmam-I Şafi Hazretleri,İmam-I Tirmizi ,Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (K.S),Mâlik Bin Dinar (K.S.),Merkez Efendi (K.S.),Mevlânâ Hâlid-İ Bağdâdî (K.S),Mevlana Hazretleri (K.S.),Molla Câmî ,Molla Fenari Hazretleri,Molla Gürani ,Niyazi Mısri Hazretleri,Ömer Bin Abdülaziz (K.S.),Somuncu Baba ,Süfyân Sevrî (K.S.),Şah-I Nakşibend ,Şakik Belhî (K.S.),Şeyh Edebali Hazretleri ,Şeyh Şamil ,Ubeydullah Ahrâr (K.S),Üftâde Hazretleri ,Veysel Karani (K.S.),Yunus Emre (K.S.),Yûsuf Hemedânî (K.S),Zünnûn Mısrî (K.S.) Yetişmezdi. Her Asrın Ve Her Asırda Gelen Tüm Müslümanların Ve Tüm İlimlerin Ve Bilimlerin Kur’an-I Kerimden Alacakları Hisse Ve Hakları Vardır</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">2.Dine Eleştiri Yapılamaz Ve Değiştirilemez. Din Anlayışı, Birçok Unsurdan Etkilendiğinden Değişiklik Gösterebilmektedir. Bu Mezheplerle Birlikte Usul-Ü Fıkıhta Ümmet İçin Efendimizin Uyguladığı Bir Rahmet Kapısıdır. Mesela Eleştirilmeyen Dini Hüküm Tesettürdür Ve Tesettürün Mahiyetidir. Güzelliği Örtmesi Ve Yüz El Bilekleri Ve Ayak Bilekleri Haricindeki Kısımların Örtülü Kalması Gibi.. Ama Ekvatordan Kutulara Kadar Bir Müslüman Bayan Kurak Ve Nemli Ortamlara Göre Bir Bayan Baştada Belirttiğimiz Temel Kaideler Korunmak Şartı İle Dilediği Kumaştan Uygun Bir Tesettür Giyebilir. Yani Çöldekine Uygun Kumaştan Verdiği Kıyafeti Kutuptakine Sende Bundan Giy Dememiş. Vücut Hatların Belli Olmayan ,Güzelliğini Muhafaza Edeceğin Ve Yüz El Ve Ayakların Hariç Her Yerini Örten Kıyafeti Farz Kılmış. İster Çarşaf İster Çuval İster Kutuplara Uygun Mont Giy !...</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">3.Din Anlayışı Bireyseldir, Din İse Tüm İnsanlığı Kapsadığından Evrensel Bir Özelliğe Sahiptir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">4.Dini “Kabul Ettikten Sonra “ Benimseme Konusunda Manevi Olarak Zorunluluk Bulunmaktadır, Dini Anlayışın Benimsenmesinde İse Böyle Bir Zorunluluk Bulunmamaktadır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">5. Din Anlayışı Farklılıklarına Rağmen Dine Ters Düşemez. Rahmettir. Müslümanın Yaşadığı Yere Ve Fıtratına En Uygun Yaşam İmkanını Sağlar</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Şimdi Bunu Muhtelif Pek Çok Yerde Verilen Güzel Bir Örnekle İzah Edelim İnşaallah :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Fizikçi, Matematikçi, Kimyacı, Jeolog Ve Antropologdan Oluşan Bir Heyet Bir Araştırma İçin Arazide Bulunmaktadır. Birden Yağmur Bastırır. Hemen Yakındaki Bir Arazi Evine Sığınırlar. Ev Sahibi Bunlara Bir Şeyler İkram Etmek İçin Biraz Ayrılır. Hepsinin Dikkati Soba Üzerinde Toplanır. Soba Yerden 1 Metre Kadar Yukarıda, Altındaki Dizili Taşların Üzerindedir. Sobanın Niçin Böyle Kurulmuş Olabileceğine Dair Bir Tartışma Başlar.</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Kimyacı:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Adam Sobayı Yükselterek Aktivasyon Enerjisini Düşürmüş, Böylece Daha Kolay Yakmayı Amaçlamış.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Fizikçi:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Adam Sobayı Yükselterek Konveksiyon Yoluyla Odanın Daha Kısa Sürede Isınmasını Sağlamak İstemiş.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Jeolog:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Burası Tektonik Hareketlilik Bölgesi Olduğundan Herhangi Bir Deprem Anında Sobanın Taşların Üzerine Yıkılmasını Sağlayarak Yangın Olasılığını Azaltmayı Amaçlamış.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Matematikçi:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Sobayı Odanın Geometrik Merkezine Kurmuş, Böylece Odanın Düzgün Bir Şekilde Isınmasını Sağlamış.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Antropolog:</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Adam İlkel Topluluklarda Görülen Ateşe Tapmanın Daha Hafif Biçimi Olan Ateşe Saygı Nedeniyle Sobayı Yukarıya Kurmuş.Bu Sırada Ev Sahibi İçeri Girer Ve Ona Sobanın Yukarıda Olmasının Nedenini Sorarlar. Adam Cevap Verir: Boru Yetmedi!</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din Anlayışı Yorum Farklılıklarından Meydana Gelen Oluşumlarda Bu İlim Sahipleri Gibi Meselelere Bakıştan Kaynaklanmaktadır. Bir Ayrılık Bir Gayrılık Olmasından Değil. </span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Nasıl George Smith ; Negatif Ateizm, Pozitif Ateizm, Nötr Ateizm, Az Yüklü Ateizm, Çok Yüklü Ateizm, Polar Ateizm, Ekvatoral Ateizm, Tropik Ateizm, Teorik Ateizm, Pratik Ateizm, Portatif Ateizm, Katlanabilir Ateizm, Taşınabilir Ateizm Vb Gibi Bir Çok Ateizm Çeşidini Sınıflandırmış Ve Bunlar Bir Merkezden Cenab-I Hak Gibi Değişmez Farz Hükümleri Olmaması Sebebi İle Her Şeyi İle Birbiri Arasında Da Farklılıkları Vardır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din Anlayışı İle İlgili Yapılan Farklı Yorumlar Sonucunda İnançla İlgili, Fıkhi Ve Tasavvufi Oluşumlar Ortaya Çıkmıştır. Bunlardan İnançla İlgili Oluşumlar:</span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Maturudilik Aş'arilik Mu'tezile</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Fıkhi Oluşumlar; Hanifilik,Şafilik,Hambelilik,Malikilik</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Tasavvufi Oluşumlar İse: Yesevilik, Mevlevilik, Kadirilik, Nakşibendilik</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din Anlayışının Toplumlar İçin Faydaları Nelerdir?</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Din Anlayışı, Toplumlar İçin Bazı Konularda Da Faydalı Olmaktadır. Bunlar Şu Şekildedir:</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">1 İnsanların Dini Yaşamalarında Kolaylık Sağlamıştır 2. İslam Medeniyet Ve Kültürlerinin Gelişimine Katkıda Bulunmuştur. 3. Fikir Zenginliğini Sağlamıştır. 4. İbadetlerin Daha Kolay Yapılmasına Katkı Sağlamıştır.</span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kur'an-ı Kerim'in 7 Harf Üzerine İndirilmesi Ve 7 Farklı Kuran İddiası Hakkında]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-kur-an-i-kerim-in-7-harf-uzerine-indirilmesi-ve-7-farkli-kuran-iddiasi-hakkinda</link>
			<pubDate>Tue, 14 Sep 2021 20:57:01 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-kur-an-i-kerim-in-7-harf-uzerine-indirilmesi-ve-7-farkli-kuran-iddiasi-hakkinda</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bismillahirrahmanirrahim</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu İddia Ateistler Ve Deistleri Tarafından Muhtelif Yerlerde Ve Sayfa Ve Forumlarda Dillendirilmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru;</span> Ömer, Bir Gün Hekimoğlu Hişam'ın Furkan Suresini Bilinenden Farklı Bir Şekilde Okuduğunu Duyar Ve Bu Durumu Muhammed'e Bildirir.. Muhammed Surenin Farklı Okunmasından Rahatsız Olmaz Ve Kuran Böyle İndirilmiştir Deyip, Ardından Kuran 7 Harf Üzerine İndirilmiştir Diye De Ekler.. Bu Hadisten Anladığımız Kadarıyla 7 Farklı Kuran'ın Olması Lazım Ama Bugün Elimizde 1 Kuran Var..Geri Kalan 6 Kuran'a Ne Olmuştur?</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">El Cevap:</span> Ateistler Tarafından Deniliyor ki: “Bu Hadisten Anladığımız Kadarıyla 7 Farklı Kuran'ın Olması Lazım Ama Bugün Elimizde 1 Kuran Var”</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Öncelikle Ateist Birisi Burada Bunu Anladığımız/Anladığım Kadarıyla Diyemez/Siniz !... Çünkü; Bu Gibi İslam’i İlimlerin Istılah Konusu Olan Tüm Meselelerde Bir Usül Bir Kaide Belirtilmiştir. Buna Uyulmaması Durumunda da Yanlış Sonuçların Ortaya Çıkması Doğaldır. Siz İlk Gömleğinizin Düğmesini Kaydırırsanız Ve Yanlış Yerden İliklemeye Başlarsanız Sona Geldiğiniz de İki Yakanız Bir Araya Gelmez. Aynen Bunun Gibi de İslam’i İlimleri Veya İslami Bir Meseleyi Yorumlamadan Önce O İslami İlim Dalında O Meseleye Vakıf Ve Mesele Hakkında Usül Öğrenmeniz Gereklidir.. “Usulsüzlük, Vusulsüzlük Doğurur” Veya “Vusulsüzlüğümüz, Usulsüzlüğümüzdendir.”Demiştir Üstadlar. Bir Maksuda , Bir Hedefe Ulaşamamanın Nedeni; Maksada Ulaşmak İçin Gerekli Yöntem Ve Metoda Uyulmamasındandır. Usul, Hem İslami İlimlerde Ve İslami İlimlerin Alt Dallarında Hem de İslami İlimlerin Dışındaki Pozitif İlimler Dediğimiz İlimler İçinde Geçerlidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misalen :</span> “Çanakkale Bölgesi'ne Topçu Çıkarması”    Diye De Formüle Edilen 4 İşlemde Soruyu Çözmeye Başlamadan Önce Bir Metod , Bir Usül Belirlenmiştir ( Önce Paranteziçi, Üslü-Köklü Çarpma-Bölme Ve Toplama-Çıkarma Yapılır. Çoklu İşlemlerde İşlem Soldan Sağa Olacak Şekilde  Devam Eder.) İşlem Sırasına Riayet Edilmezde Herkes Aynı Sorudan Binbir Farklı İşlem Sonucu Çıkaracağı Gibi</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynen Öyle de:</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nasıl Kur’an Okumadan, Ayetlerin Kelime Manalarını Yorumlamadan Önce Usul-U Nahiv Ve Sarf Eğitimi Alır, ,Manasını Anlamak İçin Usül-Ü Tefsir Okur , Hadisten Evvel Hadis Usulünü; Fıkıhtan Evvel Fıkıh Usulünü, Ve Kelam İlmi Öğrenmeden Kelam Usulünü Bilmek Şarttır. “Zira Usul Bilmeyenin İlmine İtibar Edilmez.” Basit Bir 4 İşlem İçin Bile Bir Metod Bir Usül Belirlenmişken İşte İnsan, Cenab-I Hakk'ın Böyle Antika Bir San'atıdır Ve En Nazik Ve Nazenin Ve Bir Mu'cize-İ Kudretidir Ki; İnsanı, Bütün Esmasının Cilvesine Mazhar Ve Nakışlarına Medar Ve Kâinata Bir Misal-İ Musaggar Suretinde Yaratılmış Olan İnsanı Yazan Kuran Ve Onu Anlatan Hadis Ve Onu Yaşayan Sünneti Seniyeyi İlgilendiren Bir Meselede Nasıl Usülsüz Metodsuz İş Görülebilir? Hatta Bu Yargı Haddi Zatında Bütün İlimler İçin Geçerlidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ama Bu İlimlerin İçinde Hele De Konu, Allah’a (Cc) Vuslat Olursa Mesele Daha Da Ciddidir. Çünkü Yol Uzun Ve Tehlikedir. Elinizde Uzakları Yakın Eden Kur’an-ı Kerim Gibi Bir Hakikat Teleskopu ,Ufak Ve İnce Meseleleri Büyük Eden Hadis-i Şerif Gibi Bir Mikroskop İle Bakılmalıdır. Yoksa O Yolun Tehlikesi, Metotsuzluk Ve Yolda Şeytanın Veya Şeytani Düşüncelerin Etkisinde Kalmak Suretiyle Meydana Gelecek Olan Maddi Ve Manevi Hatalar, Yanlışlar Ve Manevi Yaralar , İnsanların Kafalarının Karışmasına Sebebiyet Verir.  Metodu Ve Yol Güvenliğini Bilen Refik Olmadan Vuslata Kalkışılırsa, Allah’ı Bulayım Derken Allah’tan Olma Da Vardır İşin Sonunda. En Büyük Tehlike De Budur. Ateist Ve Deistlerin Düştüğü Gaflet Çukuru da Tam da Budur !<br />
</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir Misal Verecek Olursak ;</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">“Hem Meselâ, Bir Vakit Huzûr-u Nebevîde Derin Bir Ses İşitildi. Resûl-İ Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Ferman Etti Ki: ‘Bu Gürültü, Yetmiş Seneden Beri Cehennem Tarafına Yuvarlanan Bir Taşın Bu Dakikada Cehennemin Dibine Yetişip Düşmesinin Gürültüsüdür.’ Bu Garip Haberden Beş Altı Dakika Sonra Birisi Geldi, Dedi: ‘Ya Resûlallah, Yetmiş Yaşında Bulunan Filân Münâfık Vefat Etti, Cehenneme Gitti.’ Peygamberin Yüksek Belîğâne Kelâmının Te’vîlini Gösterdi.” </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Öyleyse Âyet Ve Hadîslerin Tefsîrinde Ve Açıklanmasında Bu Noktaların Göz Önünde Bulunması Gerekir. Çünkü İçtihâd Ve Tecdîd Meselesinde Ehliyet Ve Selâhiyet Gerekir. Herkes Bu Konuda Ehliyet Sahibi Değildir. Onun İçindir Ki Bir Sözü; “Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş? Ne Makâmda Söylemiş?” Temel Kâidesi Dikkate Alınmalıdır. Evet, Kelâmın Tabakâtının Ulvîyeti, Güzelliği Ve Kuvvetinin Menbâı Şu Dört Şeydir: “Mütekellim, Muhatap, Maksat Ve Makâm. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aslında Bu Meselelere Yaklaşan Kişilerde Büyük Bir Art Niyet Vardır. Çünkü Bu Meseleye Gelinceye Kadar Kişinin Kur’an-ı Kerimi Almamış, Okumak İçin Bir Hocaya Gitmemiş, Okumamış, Okuyup Anlamak İçin Arapça Nahiv Ve Talim Öğrenmemiş Üzerine Namaz Kılmayan Birisi Bu Konuyu Araştırmak için Değil Fitne Çıkarmak İçin Bunu Gündeme Getirmektedir. Esasen Bu Mevzu -Diğer Kıyas Kabil Olacak Meseleler- Işığıyla Ayetle,Hem de İslam Tarihi İle Gelen Süreçte Cevaplanmış Bir Sualdir. Basit Bir Google Araması Bile Doğru Bilgiye Ulaşmak İçin Yeterlidir. Daha Büyük Vahamet İse Bu Sorunun Ateistler-Deistler Tarafından Dile Getirilmesidir. Kendi Davalarının İspatı Olan Bir Soru Değil de İslam’i Bir Meseleyi Ve Çözülmüş İfade Edilmiş Bir Meseleyi Gündeme Getirmeleri Kendi Davalarının Ne Kadar Batıl Ne Kadar Çürük Olduğunun Kanıtıdır !</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet Cihetiyle :</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nisâ’ Sûresi’nde De Bu Noktaya Bakan Âyet Şöyledir: “Hâlbûki, Bu Haberi Yayacak Yerde Peygambere Ve Mü’minlerden İhtisâs Ve Selâhiyet Sahibi Kimselere Müracâat Etselerdi, Elbette O Kimseler, Hüküm Çıkarmaya Ehliyetli Olanlar İşin Doğrusunu Bilirlerdi.” Nisa Suresi.83 Ayeti Kerime. Usul-ü Tefsir Ve Usul-ü Kelam Ve Usül-ü Siyer Ve Usül-ü E Hadis Ve Usül-ü Fıkıh Okumadan İslami Meselelerde Bir Tedrisat ve Eğitim Almadan Bir İcazet Ve Ehliyet Sahibi “ Olmadan” Değil Sadece İslami Meselelerde Hiç Bir İlim Ve Bilim Dalında Yorum Yapamazsınız.  Yaparsanız Vebale Girersiniz Veya Çok Aldanır Çok Aldatır Çok Cahil Olduğunuzu Gösterirsiniz . </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misal: </span>Benim Muhteşem Son Model Bir Arabam Olsun. Ama “Ehliyetim Olmasın”. Sizin De Muhteşem Bir Araba Bilginiz Olsun Hatta Arabaları Söküp Birleştire Bilecek Kadar Üstadı Azam Olun , Sıfırdan Bir Araba Yapma Kabiliyetine Sahip Olsanız Ama “Ehliyetiniz O L M A S A” Farz Edelim. Şimdi Trafikte Biz Yol Alırken Tamamen Benim Haksız Olduğum Bir Şekilde Size “Ben” Çarpsam Ve Kaza Yapsak. %1000 Hatalı Benim. Ve Polis Gelse Kime Ceza Verir? %1000 Ben Hatalı Olsam Bile Size Cezayı Keser ! Neden? Çünkü Ehliyetiniz Yok!.. Doğru Bile Haklı Bile Olsa Ehliyetiniz Yok! Gene Suçlu Siz Olursunuz ! Aynen Öylede İslami Meselelerde Google’dan Ayet Aratıp Veya Kendi Kafanıza Göre Meseleleri  Yorumlamak Ne Haddimizdir Ne De Hakkımızdır. Sen Hangi İlme Hangi Tedrisata Ve Hangi “Ehliyete” Göre Çıkıp Ayetleri Hadisleri Veya İslam Tarihini Yorumluyorsun  Muhterem Kardeşim ?  </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konuyla İlgili Hadis-i Şerifin Asıl Adı “Ahrufu’s Seb’a” Olup Bu Mesele Müslümanların Cevap Veremediği Bir Mesele Olmayıp 1500 Senedir Bilinen Pekala Cevabı Olan Bir Meseledir !..  "El-Ahrafu's-Seb'a" Terkibini Açıklayacak Olursak : El-Ahruf Kelimesi, Harf'in Çoğuludur. Harf: Bir Şeyin Ucu, Sivri Ve Keskin Yanına Denir. Hecâ İşaretlerinin Her Birine De Bu İsim Verilmiştir. Harf İse Kıraat Mânasınadır . Meselâ İbn Mesud'un Harfi Demek, İbn Mesud'un Kıraatı Demektir !... İbn-i Mesud’un Kur’an’ları Demek Değildir !... Es-Seb'a İse, "7" Demektir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ancak Burada "Yedi" Den Maksadın Ne Olduğu Hadis Usulünü Okumayan Hadis Alimi Olmayanın Okuyup da Yorum Yapmak Sureti İle Hüküm Çıkarmak Ne Haddidir Ne de Hakkıdır !... Burada İslam Alimleri Hem  O Zamana Hem de Bu Asra Hitap Eden Bir Çok Cami Geniş , İnce Ve Derin Manalar İle İfade Etmişlerdir Kİ Her Asırda Her Müslüman Nasipsiz Kalmasın. Bu da İslam’ın Geniş Rahmetini Ve İslam’ın İlmi Noktadaki Zenginliğini Göstermektedir.<br />
</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misal: </span>Nasıl ki Bir Bina İnşaa Ederken 10 Farklı Müteahhit İnşaat İçin 10 Farklı Yorum Getirmesi O İlmin Zenginliğidir , İnşaat İlmi Yok Veya Uydurma Veya Müteahhitlerin Bir Dediği Diğerini Tutmuyor Demek Ahmaklıktır, Nasıl ki Bir Hasta Hakkında 10 Farklı Doktorun 10 Farklı Hastalık Teşhisi Koyması Tıp İlminin Bir Zenginliğidir Ve Tıp İlmi Yok Veya Uydurma Veya Doktorların Bir Dediği Diğerini Tutmuyor Demek Ahmaklıktır Ve Nasıl ki Aynı Dava Hakkında 10 Farklı Avukatın 10 Farklı Yorumu İle Dava Hakkında Görüş Belirtilmesi O Hukuk İlminin Zenginlidir Ve Hukuk İlmi Yok Veya Uydurma Veya Hakim, Savcının Bir Dediği Diğerini Tutmuyor Demek Ahmaklıktır. Aynen Öyle de İslam 1500 Senedir Kur’an-ı Kerim İle Kur’an-ı Kerim’den Önce Hz.Adem’e Kadar  Ve Gene Kur’an-ı Kerim’den Sonra da Günümüze Kadar Gelen 1500 Senedir Her Konuya Temas Edilen, Her Meseleye Temellük Eden İlmi Bütün İlimleri İçinde Kuşatmış Büyük Bir Deryadır !... Haliyle Böyle Bir İlmin Meseleleri Değerlendirirken Alimlerinin Bu Engin Derinlikten İstifade Etmeleri Hem O Asra Hem Bu Asra Bakan Binlerce Zengin Mana Katmaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Şimdi Konumuz Olan Bu Hadis-i Şeriften Hareketle :</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.    Mana : </span> "Yedi" Den Maksadın, Bilinen 7 Sayısı Olmadığını; Bunun Çokluk, Kolaylık Ve Genişlik Mânasında (Araplardaki Kesret İfadesinin 7, 70 ,700 Gibi Olduğu Yani Bizdeki 100’Lerce Deyimine Denk Düştüğü Tüm Ehl-i İlim Tarafından Bilinen Bir )Kullanım Olduğunu İşin Ehli Olan Herkes Bilir. Yani Burada Ayetlerin Birden Çok Manaları Olduğu Kişinin İlmine Göre Fizikçininde , Geometrininde , Matematikçininde , Kimyacının da Hatta Sosyal Ve Sözel İlimlerinin Alimlerininde Aynı Ayet-i Kerimeden istifade Edip Kendi İlimleri Ve Kabiliyetleri Nispetinde Binlerce Mana Çıkarabileceklerini Söylemek Kur’an-ı Kerim’in Ne Büyük Bir Hakikat Olduğunun Gören Gözler İçin Ne Büyük Ve En Büyük Bir İspatıdır !...</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misal : </span>"Gökler Ve Yer Yedi Kattır. İmam Cafer Es-Sadık Da Şöyle Buyurmaktadır: "İmandan İnsanlara Yedi Derece Verilmiştir. Bir Verilenden İki Beklemeyin, İki Verilenden Üç Beklemeyin…" Yine, İnsanda Yedi Organ Vardır; Akıl, Kalb, Göz, Kulak, Burun ,Dil Ve Deri Gibi.  İnsan Yedi Organı Üzerine Secde Eder; İki El, İki Ayak, İki Diz Ve Alın-Burun. Cehennem Yedi Derecedir; Cehennem, Leza, Hutame, Saîr, Sekar, Cahîm, Haviye Gibi. Cennetse Sekiz Katmandır. 7 Kat Gökler 7 Kay Yerler Ve Kur’an-ı Kerimin Özeti Hükmünde Olan 7 Ayet Yani Fatiha’da Belki de Bu 7 Manasını İçinde Barındırmakta Olabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şu Kadar Ki, Merhum Elmalılı Hamdi Yazır'ın Da Açıkladığı Gibi, Kalb Bütün Organların Başı Durumundadır; Nitekim Bir Hadis-İ Şerifte De, "İnsanda Bir Et Parçası Vardır Ki, O İyi Olursa İnsan Da İyi, O Kötü Olursa İnsan Da Kötü Olur" Buyurulmuştur. Bu Bakımdan, Kur'an'ın Da 7, 70, 700… Manâ Katmanından Oluşması, Kur'ân'ın Yedi Harf Üzerine İndiği Hadisinin Bir Başka İzahı Olabilir." Buda İslam’ın Kur’an-ın Zenginliğidir !.. Mana Genişliğidir !... </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7 Rakamı İle :</span> Bazıları Da, Burada ki Muradın 7 Olduğu Manasında, Olduğu Gibi Olduğunu Söylemişlerdir Ki, Âlimlerin Bir Kısmının da Görüşü Budur." Yani Meselenin Uzman Dekan, Prof, Doçentlerinin Yani "Âlimlerin Bir Çoğu İlimleri Nispetinde Kabiliyetleri Cihetinde Bir Bölümü de Yedi Harfin, Yedi Arap Lehçesi (Kureyş, Huzeyl, Sakif, Hevazin, Kinane, Temim Ve Yemen Kabilelerine Ait Lehçeler) Veya "Yedi ,Yetmiş,Yediyüz Vecih-Manası" Olduğunu Söylemişlerdir !.. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.  Mana </span> Kimisi de Yedi Harften Zecr, Emr, Helal, Haram, Muhkem, Müteşâbih, Emsal Gibi Yedi Manaya İşaret Etmişler, Bazıları Da, Yedi Harf, Yedi Kıraattir Yani Okuma Şeklidir Demişlerdir. Bilindiği Gibi Muhtelif Kıraat-ler Sonradan Şayi Olmuştur. İslâm Bilginleri Arasında Revaç Bulan Görüş-lerden Biri De, Kur'ân-I Kerimin Yedi Harf Üzerine Nazil Oluşundan Maksat, Onun Yedi Lehçe Ve Yedi Lügat Oluşudur. Ekseri İlim Ehli, Yedi Harften Maksad, Yakın Manada Olan Muhtelif Lafızlardır Demişlerdir.  </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Mana </span>   Yedi Harf Lafızdaki Değişikliktir, Manada İse Bir Değişiklik Yoktur. Bu Da, Kur'ân'ın Muayyen Yerlerindedir. Her Yerinde Veya Her Kelimesinde Böyle Bir Şey Bahis Konusu Değildir. Et-Taberi, Yedi Harf Üzerindeki İhtilaf Elfaz İhtilafı¬dır Gibi, Bunların Manaları Birdir. Manada İhtilaf Yokki, Hükümlerde İhtilaf Olsun, Demektedir. Tahâvi, Müşkilu'l-Asâr Adlı Eserin¬de, "Yedi Harf İnsanlar İçin Kur'ân'da Kendi Dillerinde Olmayan Kelimeleri Almakta Bir Genişliktir" Demektedir.  </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarihsel Cihetiyle :  </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu da Arap Yarımadası Ve Oradaki Toplumun Kullandığı Şive Ve Lehçe İle Alakalıdır !.. Birinci Asrın İlk Yarısından İtibaren Kureyş Lehçesinin Yayılması Arap Ve Arap Olmayan Müslüman Çocuklarının Bu Lehçe Üzerine Terbiye Edilmesiyle, Yedi Harf Meselesi Zaten Ehemmiyetini Kaybetmiştir. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lakin İlk Dönemlerde :</span> El-Kurtubî Ve İbn Abdi'l-Berr, Şu Yedi Harf Davet Zaruretinden Dolayı Hususi Bir Vakte Mahsustur. (Yani Nasıl Tesettür Hükmünün “Manası” İtibariyle Herkes İçin Aynı Mana Ve Hükmü İçermesi Yani Başta Yüzün Ve Ellerin Ve Ayakların Haricindeki Bedenin Vücut Hatlarını Göstermeyecek Şekilde Örtünmesi Dinin Farzıdır Ama Uygulamada Kimisi Çarşaf, Kimisi Cilbap, Kimisi Ferace, Kimisi Pardesü, Kimisi Ruba, Kimisi de Bol Kıyafetler Giymesi Gibi Bulunduğu İklime Göre Yazlık Yerlerde Esas Kaide Olan Sınırların Örtünmesi Ve Bol Ve Tehşir Etmeyecek Kaidesine Uymak Şartı ile Ektavora Yakın Yazlık Yerlerdeki Tesettürle Kutuplardaki Tesettür Farklıdır  Ama Manasıyla Aynıdır !... Aynen Öylede 7 Lehçe Ve Şive Bulunan Arap Yarım Adasında ki Müslümanlarında Kur’an-ı Kerimi Okuması Ve Yeni Yayılan Bu Dinin Emirlerine Muhatap Olabilmesi İçin Bu Şekilde Okumaya Muvakkaten (Geçici Bir Süre) Müsaade Edilmiştir. ) </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu Zaruret Kalktığında da, Yedi Harfin De (Lehçe Ve Şivenin) Hükmü Kalkar Ve Kur'ân'ı Bir Harf Üzerine Okumak Âdet Olunur.." Günümüze de Bu Şekilde Gelir. Bu 7 Farklı Şiveyi Bilene de Okuyabilene de Neden Bu Şekilde Okudun Denilmez ! Çünkü Kur’an-ı Kerimden Asıl Murad İsm-i Harfin Arkasında ki Mana Harfini Okumak Anlamaktır. Siz; (Hızlı Git, Çabuk Git, Çabucak Git, Çarabuk Git , Hemen Git ,Hemencecik Git, Derhal Git,Tez Git,Koşarak Git,Uçarak Git, ) Dediğinizde de Nasıl Yazılanlar Farklı Ama Anlam Mana Kaybolmuyorsa 7 Farklı Lehçe Ve Kıraatta da Anlam Kaybolmamaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İşte Bu Şekilde Mesele Tamam Olmuştur !... </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu Mesele İle İlgili : </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Bize 21 Sahabiden Ulaşan Ve Sayısı 46'yı Bulan Hadislerde Rivayet Edildiğine Göre Kur'ân-I Kerim Yedi Harf Üzerine İnmiştir. Özellikle Ubey B. Ka'b Ve Ömer'den (R.A.) Rivayet Edilen Hadislerde Bu Durum Vurgulanmıştır. Nitekim Ubey B. Ka'b'ın Rivayet Ettiği Hadiste Belirtildiğine Göre Cebrail (A.S.) Rasulullah'a Üç Defa Gelmiş Ve Her Gelişinde Kur'ân'ın Bir, İki Ve Üç Harfle Okunuşuna İlişkin İlahi Emri Tebliğ Etmiştir. Rasulullah, Kur'ân'ın Üç Harfle Okunuşunun Bile Ümmete Zor Geleceğini Cebrail'e Bildirmesi Üzerine Melek Dördüncü Gelişinde Şöyle Demiştir: "Allah Sana Ümmetinin Kur'ân'ı Yedi Harf (Lehçe Kıraat- Veya Mana Hikme) Üzere Okumasını Emrediyor, Hangi Harfle Okurlarsa Doğruyu Bulmuşlardır."</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yedi Harfin Ne Anlama Geldiği Ve Neye Delalet Ettiği Hususunda Âlimler Farklı Görüşler Öne Sürmüşlerdir. Konuyla İlgili Görüşleri 40'a Kadar Çıkaranlar Varsa Da Bunların Belli Başlıları Şunlardır:</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1) Yedi Harf Tabiri Kendi Başına Müşkil Bir Terimdir. Bu Kapalılık Hem Harf, Hem De Yedi Kelimesinden Gelmektedir. Çünkü Harf Kelimesi, Birçok Anlamlara Gelen Müşterek Bir Lafızdır. Yedi Rakamı İse, Bilinen Sayı Olduğu Gibi, Çokluktan Kinaye Olarak Kullanılabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2) Yedi Harf, Meşhur Yedi Lehçedir. Bu Lehçeler İse, Kureyş, Huzeyl, Sakif, Hevazin, Kinane, Temim Ve Yemen Kabilelerine Aittir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3) Yedi Harf, Kur'ân'ın Mutlaka Yedi Lehçe İle Değil, Yer Yer Farklı Lehçelerle Okunabileceğinin İfadesidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4) Yedi Harf, Yedi Çeşit Kelamdır. Emir, Nehiy, Helal, Haram, Muhkem, Müteşabih Ve Emsal Gibi.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5) Yedi Harf, Yedi Vecihtir. Yani Bir Şeyin Aynı Anlama Gelen Çeşitli Lafızlarla Söylenmesidir. "Akbil, Helümme, Teal" Lafızlarının "Gel" Anlamını İfade Etmesi Gibi.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6) Yedi Harf, Kıraat İmamlarına Nisbet Edilen Yedi Kıraat Değildir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7) Yedi Harf, Kur'ân'ın Okunuşu Hususunda Yüce Allah'ın, Resulullah'ın İsteğini Kabul Ederek Kullarına Tanıdığı Bir Ruhsat, Kolaylık Ve Genişliktir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8) Yedi Harf, Kur'ân'daki Bazı Kelimelerin Okunuşlarında Görülen Bir Tür Çeşitliliktir. Bu Çeşitlilik Hiç Bir Zaman, Anlamda Herhangi Bir Çelişkiye Ve Farklılığa Sebep Olmamaktadır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şimdi De Yedi Harf Uygulamasına İlişkin Bazı Örnekler Verelim: "Ekvemu Kîla" Ayetini "Esvebu Kîla" Şeklinde Okuyarak "Ekvemu, Esvebu Ve Ehbe'e" Kelimelerinin Aynı Anlama Geldiğini Belirtmiştir. Ömer (R.A.) "Fes'av" Kelimesini "Femdu" Biçiminde Okumuştur. Ebu'd-Derda "Taamu'l-Esîm" Kelimelerini Bir Türlü Okuyamayan Kimseye "Taamu'l-Facir" Okumasını Söylemişti. Ayette Geçen "Zehrafe" Kelimesinin Yerine İbn Mesud'un "Zehebe" Kıraatine Rastlanmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sonuç Olarak Yedi Harfle İlgili Şunu Söyleyebiliriz: Birinci Asrın İlk Yarısından İtibaren Kureyş Lehçesinin Ve Eğitiminin Yaygınlaşması Üzerine Yedi Harf Meselesi, Önemini Kaybetmiştir. Zaruretten Dolayı, Kısa Bir Süre İçin Ruhsat Olarak Getirilen Bu Uygulama Artık Sona Ermiştir. Bugün İse, İlmi Bir Mesele Olarak İncelenmekten Başka Bir Değeri Yoktur. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Saygılarımla</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ebu Bekir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Not: Cevap Şahsıma Ait (İslami Kaynak ve Sitelerden de Faydalanılmış )Olup Sizlerin de Katkıları İle Hem Cevap Olarak Zenginleştirebilir, Eleştirilerinizle de Eksikler Ve Yanlışlar Düzeltilmek Sureti İle Ehl-i Gaflet Ve Delalete Güzel Bir Cevap Niteliğinde Olur.</span></div>
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bismillahirrahmanirrahim</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu İddia Ateistler Ve Deistleri Tarafından Muhtelif Yerlerde Ve Sayfa Ve Forumlarda Dillendirilmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru;</span> Ömer, Bir Gün Hekimoğlu Hişam'ın Furkan Suresini Bilinenden Farklı Bir Şekilde Okuduğunu Duyar Ve Bu Durumu Muhammed'e Bildirir.. Muhammed Surenin Farklı Okunmasından Rahatsız Olmaz Ve Kuran Böyle İndirilmiştir Deyip, Ardından Kuran 7 Harf Üzerine İndirilmiştir Diye De Ekler.. Bu Hadisten Anladığımız Kadarıyla 7 Farklı Kuran'ın Olması Lazım Ama Bugün Elimizde 1 Kuran Var..Geri Kalan 6 Kuran'a Ne Olmuştur?</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">El Cevap:</span> Ateistler Tarafından Deniliyor ki: “Bu Hadisten Anladığımız Kadarıyla 7 Farklı Kuran'ın Olması Lazım Ama Bugün Elimizde 1 Kuran Var”</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Öncelikle Ateist Birisi Burada Bunu Anladığımız/Anladığım Kadarıyla Diyemez/Siniz !... Çünkü; Bu Gibi İslam’i İlimlerin Istılah Konusu Olan Tüm Meselelerde Bir Usül Bir Kaide Belirtilmiştir. Buna Uyulmaması Durumunda da Yanlış Sonuçların Ortaya Çıkması Doğaldır. Siz İlk Gömleğinizin Düğmesini Kaydırırsanız Ve Yanlış Yerden İliklemeye Başlarsanız Sona Geldiğiniz de İki Yakanız Bir Araya Gelmez. Aynen Bunun Gibi de İslam’i İlimleri Veya İslami Bir Meseleyi Yorumlamadan Önce O İslami İlim Dalında O Meseleye Vakıf Ve Mesele Hakkında Usül Öğrenmeniz Gereklidir.. “Usulsüzlük, Vusulsüzlük Doğurur” Veya “Vusulsüzlüğümüz, Usulsüzlüğümüzdendir.”Demiştir Üstadlar. Bir Maksuda , Bir Hedefe Ulaşamamanın Nedeni; Maksada Ulaşmak İçin Gerekli Yöntem Ve Metoda Uyulmamasındandır. Usul, Hem İslami İlimlerde Ve İslami İlimlerin Alt Dallarında Hem de İslami İlimlerin Dışındaki Pozitif İlimler Dediğimiz İlimler İçinde Geçerlidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misalen :</span> “Çanakkale Bölgesi'ne Topçu Çıkarması”    Diye De Formüle Edilen 4 İşlemde Soruyu Çözmeye Başlamadan Önce Bir Metod , Bir Usül Belirlenmiştir ( Önce Paranteziçi, Üslü-Köklü Çarpma-Bölme Ve Toplama-Çıkarma Yapılır. Çoklu İşlemlerde İşlem Soldan Sağa Olacak Şekilde  Devam Eder.) İşlem Sırasına Riayet Edilmezde Herkes Aynı Sorudan Binbir Farklı İşlem Sonucu Çıkaracağı Gibi</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynen Öyle de:</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nasıl Kur’an Okumadan, Ayetlerin Kelime Manalarını Yorumlamadan Önce Usul-U Nahiv Ve Sarf Eğitimi Alır, ,Manasını Anlamak İçin Usül-Ü Tefsir Okur , Hadisten Evvel Hadis Usulünü; Fıkıhtan Evvel Fıkıh Usulünü, Ve Kelam İlmi Öğrenmeden Kelam Usulünü Bilmek Şarttır. “Zira Usul Bilmeyenin İlmine İtibar Edilmez.” Basit Bir 4 İşlem İçin Bile Bir Metod Bir Usül Belirlenmişken İşte İnsan, Cenab-I Hakk'ın Böyle Antika Bir San'atıdır Ve En Nazik Ve Nazenin Ve Bir Mu'cize-İ Kudretidir Ki; İnsanı, Bütün Esmasının Cilvesine Mazhar Ve Nakışlarına Medar Ve Kâinata Bir Misal-İ Musaggar Suretinde Yaratılmış Olan İnsanı Yazan Kuran Ve Onu Anlatan Hadis Ve Onu Yaşayan Sünneti Seniyeyi İlgilendiren Bir Meselede Nasıl Usülsüz Metodsuz İş Görülebilir? Hatta Bu Yargı Haddi Zatında Bütün İlimler İçin Geçerlidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ama Bu İlimlerin İçinde Hele De Konu, Allah’a (Cc) Vuslat Olursa Mesele Daha Da Ciddidir. Çünkü Yol Uzun Ve Tehlikedir. Elinizde Uzakları Yakın Eden Kur’an-ı Kerim Gibi Bir Hakikat Teleskopu ,Ufak Ve İnce Meseleleri Büyük Eden Hadis-i Şerif Gibi Bir Mikroskop İle Bakılmalıdır. Yoksa O Yolun Tehlikesi, Metotsuzluk Ve Yolda Şeytanın Veya Şeytani Düşüncelerin Etkisinde Kalmak Suretiyle Meydana Gelecek Olan Maddi Ve Manevi Hatalar, Yanlışlar Ve Manevi Yaralar , İnsanların Kafalarının Karışmasına Sebebiyet Verir.  Metodu Ve Yol Güvenliğini Bilen Refik Olmadan Vuslata Kalkışılırsa, Allah’ı Bulayım Derken Allah’tan Olma Da Vardır İşin Sonunda. En Büyük Tehlike De Budur. Ateist Ve Deistlerin Düştüğü Gaflet Çukuru da Tam da Budur !<br />
</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir Misal Verecek Olursak ;</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">“Hem Meselâ, Bir Vakit Huzûr-u Nebevîde Derin Bir Ses İşitildi. Resûl-İ Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Ferman Etti Ki: ‘Bu Gürültü, Yetmiş Seneden Beri Cehennem Tarafına Yuvarlanan Bir Taşın Bu Dakikada Cehennemin Dibine Yetişip Düşmesinin Gürültüsüdür.’ Bu Garip Haberden Beş Altı Dakika Sonra Birisi Geldi, Dedi: ‘Ya Resûlallah, Yetmiş Yaşında Bulunan Filân Münâfık Vefat Etti, Cehenneme Gitti.’ Peygamberin Yüksek Belîğâne Kelâmının Te’vîlini Gösterdi.” </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Öyleyse Âyet Ve Hadîslerin Tefsîrinde Ve Açıklanmasında Bu Noktaların Göz Önünde Bulunması Gerekir. Çünkü İçtihâd Ve Tecdîd Meselesinde Ehliyet Ve Selâhiyet Gerekir. Herkes Bu Konuda Ehliyet Sahibi Değildir. Onun İçindir Ki Bir Sözü; “Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş? Ne Makâmda Söylemiş?” Temel Kâidesi Dikkate Alınmalıdır. Evet, Kelâmın Tabakâtının Ulvîyeti, Güzelliği Ve Kuvvetinin Menbâı Şu Dört Şeydir: “Mütekellim, Muhatap, Maksat Ve Makâm. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aslında Bu Meselelere Yaklaşan Kişilerde Büyük Bir Art Niyet Vardır. Çünkü Bu Meseleye Gelinceye Kadar Kişinin Kur’an-ı Kerimi Almamış, Okumak İçin Bir Hocaya Gitmemiş, Okumamış, Okuyup Anlamak İçin Arapça Nahiv Ve Talim Öğrenmemiş Üzerine Namaz Kılmayan Birisi Bu Konuyu Araştırmak için Değil Fitne Çıkarmak İçin Bunu Gündeme Getirmektedir. Esasen Bu Mevzu -Diğer Kıyas Kabil Olacak Meseleler- Işığıyla Ayetle,Hem de İslam Tarihi İle Gelen Süreçte Cevaplanmış Bir Sualdir. Basit Bir Google Araması Bile Doğru Bilgiye Ulaşmak İçin Yeterlidir. Daha Büyük Vahamet İse Bu Sorunun Ateistler-Deistler Tarafından Dile Getirilmesidir. Kendi Davalarının İspatı Olan Bir Soru Değil de İslam’i Bir Meseleyi Ve Çözülmüş İfade Edilmiş Bir Meseleyi Gündeme Getirmeleri Kendi Davalarının Ne Kadar Batıl Ne Kadar Çürük Olduğunun Kanıtıdır !</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet Cihetiyle :</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nisâ’ Sûresi’nde De Bu Noktaya Bakan Âyet Şöyledir: “Hâlbûki, Bu Haberi Yayacak Yerde Peygambere Ve Mü’minlerden İhtisâs Ve Selâhiyet Sahibi Kimselere Müracâat Etselerdi, Elbette O Kimseler, Hüküm Çıkarmaya Ehliyetli Olanlar İşin Doğrusunu Bilirlerdi.” Nisa Suresi.83 Ayeti Kerime. Usul-ü Tefsir Ve Usul-ü Kelam Ve Usül-ü Siyer Ve Usül-ü E Hadis Ve Usül-ü Fıkıh Okumadan İslami Meselelerde Bir Tedrisat ve Eğitim Almadan Bir İcazet Ve Ehliyet Sahibi “ Olmadan” Değil Sadece İslami Meselelerde Hiç Bir İlim Ve Bilim Dalında Yorum Yapamazsınız.  Yaparsanız Vebale Girersiniz Veya Çok Aldanır Çok Aldatır Çok Cahil Olduğunuzu Gösterirsiniz . </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misal: </span>Benim Muhteşem Son Model Bir Arabam Olsun. Ama “Ehliyetim Olmasın”. Sizin De Muhteşem Bir Araba Bilginiz Olsun Hatta Arabaları Söküp Birleştire Bilecek Kadar Üstadı Azam Olun , Sıfırdan Bir Araba Yapma Kabiliyetine Sahip Olsanız Ama “Ehliyetiniz O L M A S A” Farz Edelim. Şimdi Trafikte Biz Yol Alırken Tamamen Benim Haksız Olduğum Bir Şekilde Size “Ben” Çarpsam Ve Kaza Yapsak. %1000 Hatalı Benim. Ve Polis Gelse Kime Ceza Verir? %1000 Ben Hatalı Olsam Bile Size Cezayı Keser ! Neden? Çünkü Ehliyetiniz Yok!.. Doğru Bile Haklı Bile Olsa Ehliyetiniz Yok! Gene Suçlu Siz Olursunuz ! Aynen Öylede İslami Meselelerde Google’dan Ayet Aratıp Veya Kendi Kafanıza Göre Meseleleri  Yorumlamak Ne Haddimizdir Ne De Hakkımızdır. Sen Hangi İlme Hangi Tedrisata Ve Hangi “Ehliyete” Göre Çıkıp Ayetleri Hadisleri Veya İslam Tarihini Yorumluyorsun  Muhterem Kardeşim ?  </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konuyla İlgili Hadis-i Şerifin Asıl Adı “Ahrufu’s Seb’a” Olup Bu Mesele Müslümanların Cevap Veremediği Bir Mesele Olmayıp 1500 Senedir Bilinen Pekala Cevabı Olan Bir Meseledir !..  "El-Ahrafu's-Seb'a" Terkibini Açıklayacak Olursak : El-Ahruf Kelimesi, Harf'in Çoğuludur. Harf: Bir Şeyin Ucu, Sivri Ve Keskin Yanına Denir. Hecâ İşaretlerinin Her Birine De Bu İsim Verilmiştir. Harf İse Kıraat Mânasınadır . Meselâ İbn Mesud'un Harfi Demek, İbn Mesud'un Kıraatı Demektir !... İbn-i Mesud’un Kur’an’ları Demek Değildir !... Es-Seb'a İse, "7" Demektir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ancak Burada "Yedi" Den Maksadın Ne Olduğu Hadis Usulünü Okumayan Hadis Alimi Olmayanın Okuyup da Yorum Yapmak Sureti İle Hüküm Çıkarmak Ne Haddidir Ne de Hakkıdır !... Burada İslam Alimleri Hem  O Zamana Hem de Bu Asra Hitap Eden Bir Çok Cami Geniş , İnce Ve Derin Manalar İle İfade Etmişlerdir Kİ Her Asırda Her Müslüman Nasipsiz Kalmasın. Bu da İslam’ın Geniş Rahmetini Ve İslam’ın İlmi Noktadaki Zenginliğini Göstermektedir.<br />
</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misal: </span>Nasıl ki Bir Bina İnşaa Ederken 10 Farklı Müteahhit İnşaat İçin 10 Farklı Yorum Getirmesi O İlmin Zenginliğidir , İnşaat İlmi Yok Veya Uydurma Veya Müteahhitlerin Bir Dediği Diğerini Tutmuyor Demek Ahmaklıktır, Nasıl ki Bir Hasta Hakkında 10 Farklı Doktorun 10 Farklı Hastalık Teşhisi Koyması Tıp İlminin Bir Zenginliğidir Ve Tıp İlmi Yok Veya Uydurma Veya Doktorların Bir Dediği Diğerini Tutmuyor Demek Ahmaklıktır Ve Nasıl ki Aynı Dava Hakkında 10 Farklı Avukatın 10 Farklı Yorumu İle Dava Hakkında Görüş Belirtilmesi O Hukuk İlminin Zenginlidir Ve Hukuk İlmi Yok Veya Uydurma Veya Hakim, Savcının Bir Dediği Diğerini Tutmuyor Demek Ahmaklıktır. Aynen Öyle de İslam 1500 Senedir Kur’an-ı Kerim İle Kur’an-ı Kerim’den Önce Hz.Adem’e Kadar  Ve Gene Kur’an-ı Kerim’den Sonra da Günümüze Kadar Gelen 1500 Senedir Her Konuya Temas Edilen, Her Meseleye Temellük Eden İlmi Bütün İlimleri İçinde Kuşatmış Büyük Bir Deryadır !... Haliyle Böyle Bir İlmin Meseleleri Değerlendirirken Alimlerinin Bu Engin Derinlikten İstifade Etmeleri Hem O Asra Hem Bu Asra Bakan Binlerce Zengin Mana Katmaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Şimdi Konumuz Olan Bu Hadis-i Şeriften Hareketle :</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.    Mana : </span> "Yedi" Den Maksadın, Bilinen 7 Sayısı Olmadığını; Bunun Çokluk, Kolaylık Ve Genişlik Mânasında (Araplardaki Kesret İfadesinin 7, 70 ,700 Gibi Olduğu Yani Bizdeki 100’Lerce Deyimine Denk Düştüğü Tüm Ehl-i İlim Tarafından Bilinen Bir )Kullanım Olduğunu İşin Ehli Olan Herkes Bilir. Yani Burada Ayetlerin Birden Çok Manaları Olduğu Kişinin İlmine Göre Fizikçininde , Geometrininde , Matematikçininde , Kimyacının da Hatta Sosyal Ve Sözel İlimlerinin Alimlerininde Aynı Ayet-i Kerimeden istifade Edip Kendi İlimleri Ve Kabiliyetleri Nispetinde Binlerce Mana Çıkarabileceklerini Söylemek Kur’an-ı Kerim’in Ne Büyük Bir Hakikat Olduğunun Gören Gözler İçin Ne Büyük Ve En Büyük Bir İspatıdır !...</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Misal : </span>"Gökler Ve Yer Yedi Kattır. İmam Cafer Es-Sadık Da Şöyle Buyurmaktadır: "İmandan İnsanlara Yedi Derece Verilmiştir. Bir Verilenden İki Beklemeyin, İki Verilenden Üç Beklemeyin…" Yine, İnsanda Yedi Organ Vardır; Akıl, Kalb, Göz, Kulak, Burun ,Dil Ve Deri Gibi.  İnsan Yedi Organı Üzerine Secde Eder; İki El, İki Ayak, İki Diz Ve Alın-Burun. Cehennem Yedi Derecedir; Cehennem, Leza, Hutame, Saîr, Sekar, Cahîm, Haviye Gibi. Cennetse Sekiz Katmandır. 7 Kat Gökler 7 Kay Yerler Ve Kur’an-ı Kerimin Özeti Hükmünde Olan 7 Ayet Yani Fatiha’da Belki de Bu 7 Manasını İçinde Barındırmakta Olabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şu Kadar Ki, Merhum Elmalılı Hamdi Yazır'ın Da Açıkladığı Gibi, Kalb Bütün Organların Başı Durumundadır; Nitekim Bir Hadis-İ Şerifte De, "İnsanda Bir Et Parçası Vardır Ki, O İyi Olursa İnsan Da İyi, O Kötü Olursa İnsan Da Kötü Olur" Buyurulmuştur. Bu Bakımdan, Kur'an'ın Da 7, 70, 700… Manâ Katmanından Oluşması, Kur'ân'ın Yedi Harf Üzerine İndiği Hadisinin Bir Başka İzahı Olabilir." Buda İslam’ın Kur’an-ın Zenginliğidir !.. Mana Genişliğidir !... </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7 Rakamı İle :</span> Bazıları Da, Burada ki Muradın 7 Olduğu Manasında, Olduğu Gibi Olduğunu Söylemişlerdir Ki, Âlimlerin Bir Kısmının da Görüşü Budur." Yani Meselenin Uzman Dekan, Prof, Doçentlerinin Yani "Âlimlerin Bir Çoğu İlimleri Nispetinde Kabiliyetleri Cihetinde Bir Bölümü de Yedi Harfin, Yedi Arap Lehçesi (Kureyş, Huzeyl, Sakif, Hevazin, Kinane, Temim Ve Yemen Kabilelerine Ait Lehçeler) Veya "Yedi ,Yetmiş,Yediyüz Vecih-Manası" Olduğunu Söylemişlerdir !.. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.  Mana </span> Kimisi de Yedi Harften Zecr, Emr, Helal, Haram, Muhkem, Müteşâbih, Emsal Gibi Yedi Manaya İşaret Etmişler, Bazıları Da, Yedi Harf, Yedi Kıraattir Yani Okuma Şeklidir Demişlerdir. Bilindiği Gibi Muhtelif Kıraat-ler Sonradan Şayi Olmuştur. İslâm Bilginleri Arasında Revaç Bulan Görüş-lerden Biri De, Kur'ân-I Kerimin Yedi Harf Üzerine Nazil Oluşundan Maksat, Onun Yedi Lehçe Ve Yedi Lügat Oluşudur. Ekseri İlim Ehli, Yedi Harften Maksad, Yakın Manada Olan Muhtelif Lafızlardır Demişlerdir.  </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Mana </span>   Yedi Harf Lafızdaki Değişikliktir, Manada İse Bir Değişiklik Yoktur. Bu Da, Kur'ân'ın Muayyen Yerlerindedir. Her Yerinde Veya Her Kelimesinde Böyle Bir Şey Bahis Konusu Değildir. Et-Taberi, Yedi Harf Üzerindeki İhtilaf Elfaz İhtilafı¬dır Gibi, Bunların Manaları Birdir. Manada İhtilaf Yokki, Hükümlerde İhtilaf Olsun, Demektedir. Tahâvi, Müşkilu'l-Asâr Adlı Eserin¬de, "Yedi Harf İnsanlar İçin Kur'ân'da Kendi Dillerinde Olmayan Kelimeleri Almakta Bir Genişliktir" Demektedir.  </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarihsel Cihetiyle :  </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu da Arap Yarımadası Ve Oradaki Toplumun Kullandığı Şive Ve Lehçe İle Alakalıdır !.. Birinci Asrın İlk Yarısından İtibaren Kureyş Lehçesinin Yayılması Arap Ve Arap Olmayan Müslüman Çocuklarının Bu Lehçe Üzerine Terbiye Edilmesiyle, Yedi Harf Meselesi Zaten Ehemmiyetini Kaybetmiştir. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lakin İlk Dönemlerde :</span> El-Kurtubî Ve İbn Abdi'l-Berr, Şu Yedi Harf Davet Zaruretinden Dolayı Hususi Bir Vakte Mahsustur. (Yani Nasıl Tesettür Hükmünün “Manası” İtibariyle Herkes İçin Aynı Mana Ve Hükmü İçermesi Yani Başta Yüzün Ve Ellerin Ve Ayakların Haricindeki Bedenin Vücut Hatlarını Göstermeyecek Şekilde Örtünmesi Dinin Farzıdır Ama Uygulamada Kimisi Çarşaf, Kimisi Cilbap, Kimisi Ferace, Kimisi Pardesü, Kimisi Ruba, Kimisi de Bol Kıyafetler Giymesi Gibi Bulunduğu İklime Göre Yazlık Yerlerde Esas Kaide Olan Sınırların Örtünmesi Ve Bol Ve Tehşir Etmeyecek Kaidesine Uymak Şartı ile Ektavora Yakın Yazlık Yerlerdeki Tesettürle Kutuplardaki Tesettür Farklıdır  Ama Manasıyla Aynıdır !... Aynen Öylede 7 Lehçe Ve Şive Bulunan Arap Yarım Adasında ki Müslümanlarında Kur’an-ı Kerimi Okuması Ve Yeni Yayılan Bu Dinin Emirlerine Muhatap Olabilmesi İçin Bu Şekilde Okumaya Muvakkaten (Geçici Bir Süre) Müsaade Edilmiştir. ) </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu Zaruret Kalktığında da, Yedi Harfin De (Lehçe Ve Şivenin) Hükmü Kalkar Ve Kur'ân'ı Bir Harf Üzerine Okumak Âdet Olunur.." Günümüze de Bu Şekilde Gelir. Bu 7 Farklı Şiveyi Bilene de Okuyabilene de Neden Bu Şekilde Okudun Denilmez ! Çünkü Kur’an-ı Kerimden Asıl Murad İsm-i Harfin Arkasında ki Mana Harfini Okumak Anlamaktır. Siz; (Hızlı Git, Çabuk Git, Çabucak Git, Çarabuk Git , Hemen Git ,Hemencecik Git, Derhal Git,Tez Git,Koşarak Git,Uçarak Git, ) Dediğinizde de Nasıl Yazılanlar Farklı Ama Anlam Mana Kaybolmuyorsa 7 Farklı Lehçe Ve Kıraatta da Anlam Kaybolmamaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İşte Bu Şekilde Mesele Tamam Olmuştur !... </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu Mesele İle İlgili : </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Bize 21 Sahabiden Ulaşan Ve Sayısı 46'yı Bulan Hadislerde Rivayet Edildiğine Göre Kur'ân-I Kerim Yedi Harf Üzerine İnmiştir. Özellikle Ubey B. Ka'b Ve Ömer'den (R.A.) Rivayet Edilen Hadislerde Bu Durum Vurgulanmıştır. Nitekim Ubey B. Ka'b'ın Rivayet Ettiği Hadiste Belirtildiğine Göre Cebrail (A.S.) Rasulullah'a Üç Defa Gelmiş Ve Her Gelişinde Kur'ân'ın Bir, İki Ve Üç Harfle Okunuşuna İlişkin İlahi Emri Tebliğ Etmiştir. Rasulullah, Kur'ân'ın Üç Harfle Okunuşunun Bile Ümmete Zor Geleceğini Cebrail'e Bildirmesi Üzerine Melek Dördüncü Gelişinde Şöyle Demiştir: "Allah Sana Ümmetinin Kur'ân'ı Yedi Harf (Lehçe Kıraat- Veya Mana Hikme) Üzere Okumasını Emrediyor, Hangi Harfle Okurlarsa Doğruyu Bulmuşlardır."</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yedi Harfin Ne Anlama Geldiği Ve Neye Delalet Ettiği Hususunda Âlimler Farklı Görüşler Öne Sürmüşlerdir. Konuyla İlgili Görüşleri 40'a Kadar Çıkaranlar Varsa Da Bunların Belli Başlıları Şunlardır:</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1) Yedi Harf Tabiri Kendi Başına Müşkil Bir Terimdir. Bu Kapalılık Hem Harf, Hem De Yedi Kelimesinden Gelmektedir. Çünkü Harf Kelimesi, Birçok Anlamlara Gelen Müşterek Bir Lafızdır. Yedi Rakamı İse, Bilinen Sayı Olduğu Gibi, Çokluktan Kinaye Olarak Kullanılabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2) Yedi Harf, Meşhur Yedi Lehçedir. Bu Lehçeler İse, Kureyş, Huzeyl, Sakif, Hevazin, Kinane, Temim Ve Yemen Kabilelerine Aittir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3) Yedi Harf, Kur'ân'ın Mutlaka Yedi Lehçe İle Değil, Yer Yer Farklı Lehçelerle Okunabileceğinin İfadesidir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4) Yedi Harf, Yedi Çeşit Kelamdır. Emir, Nehiy, Helal, Haram, Muhkem, Müteşabih Ve Emsal Gibi.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5) Yedi Harf, Yedi Vecihtir. Yani Bir Şeyin Aynı Anlama Gelen Çeşitli Lafızlarla Söylenmesidir. "Akbil, Helümme, Teal" Lafızlarının "Gel" Anlamını İfade Etmesi Gibi.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6) Yedi Harf, Kıraat İmamlarına Nisbet Edilen Yedi Kıraat Değildir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7) Yedi Harf, Kur'ân'ın Okunuşu Hususunda Yüce Allah'ın, Resulullah'ın İsteğini Kabul Ederek Kullarına Tanıdığı Bir Ruhsat, Kolaylık Ve Genişliktir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8) Yedi Harf, Kur'ân'daki Bazı Kelimelerin Okunuşlarında Görülen Bir Tür Çeşitliliktir. Bu Çeşitlilik Hiç Bir Zaman, Anlamda Herhangi Bir Çelişkiye Ve Farklılığa Sebep Olmamaktadır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şimdi De Yedi Harf Uygulamasına İlişkin Bazı Örnekler Verelim: "Ekvemu Kîla" Ayetini "Esvebu Kîla" Şeklinde Okuyarak "Ekvemu, Esvebu Ve Ehbe'e" Kelimelerinin Aynı Anlama Geldiğini Belirtmiştir. Ömer (R.A.) "Fes'av" Kelimesini "Femdu" Biçiminde Okumuştur. Ebu'd-Derda "Taamu'l-Esîm" Kelimelerini Bir Türlü Okuyamayan Kimseye "Taamu'l-Facir" Okumasını Söylemişti. Ayette Geçen "Zehrafe" Kelimesinin Yerine İbn Mesud'un "Zehebe" Kıraatine Rastlanmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sonuç Olarak Yedi Harfle İlgili Şunu Söyleyebiliriz: Birinci Asrın İlk Yarısından İtibaren Kureyş Lehçesinin Ve Eğitiminin Yaygınlaşması Üzerine Yedi Harf Meselesi, Önemini Kaybetmiştir. Zaruretten Dolayı, Kısa Bir Süre İçin Ruhsat Olarak Getirilen Bu Uygulama Artık Sona Ermiştir. Bugün İse, İlmi Bir Mesele Olarak İncelenmekten Başka Bir Değeri Yoktur. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Saygılarımla</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ebu Bekir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Not: Cevap Şahsıma Ait (İslami Kaynak ve Sitelerden de Faydalanılmış )Olup Sizlerin de Katkıları İle Hem Cevap Olarak Zenginleştirebilir, Eleştirilerinizle de Eksikler Ve Yanlışlar Düzeltilmek Sureti İle Ehl-i Gaflet Ve Delalete Güzel Bir Cevap Niteliğinde Olur.</span></div>
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sahih Duygu İle Niyaz Edelim.Niyet Hayır Olsun Amel'de Hayır.Bismillah]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-sahih-duygu-ile-niyaz-edelim-niyet-hayir-olsun-amel-de-hayir-bismillah</link>
			<pubDate>Mon, 13 Sep 2021 14:48:41 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34532">Tikky</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-sahih-duygu-ile-niyaz-edelim-niyet-hayir-olsun-amel-de-hayir-bismillah</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bismillah <br />
Selamun Aleykum...<br />
<br />
Saygı Değer Ümmet-i İslamiye Ailesinin Pek Muhterem Büyükleri Ve Pek Kıymetli Kardeşlerimiz... Hem Niyet-i Halisanemizi Hem de Gaye-i Ulviyemizi Anlamanız Ve Açmış Olduğumuz Bu Yeni Bölümle Neyi Hedeflediğimizi Bilmeniz Hepinizin Hakkı. Hem Bunu İzah Etmek Hem de Aklınızda Olan Sorularınızı Acizane Ve Nacizane Ama Allah Nasip Ederse Pek Halisane Bir Niyetle Münasip Görürseniz Sizinle Paylaşmak İstirham Ederiz.<br />
<br />
İslamiForum Ailesi Olarak ; Ateist Ve Deistlerin Suallerine Cevaplar Bölümü İçin;<br />
<br />
Bu Fikir Nereden Geldi ?<br />
<br />
<br />
Hepimizce Malumdur ki Hem Bizler Hem de Sizler Farklı Yaş Gruplarından Ortak Paydamız Olan İSLAM Kubbesinde Buluştuk. Sizlerce de Malumdur ki Hemen Hemen Hepimizin İştima-i Hayatta Bir Çok Ateist Ve Deist Arkadaşları Var Veya Olabilir. Bu Kişilerin Sayısı Son Yıllarda Gittikçe Artmakta.<br />
<br />
Hususen Acizane Gözlemimize Ve Bahusus Her Yaştan Kişiye Tebliğ Yaparken Gördüğümüz “Tecrübemize” İstinaden Ateist Olanların Hemen Hemen Çoğu Müslüman Ailelerin Çocukları. Bunların Büyük Bir Kısmı Mevcut Eğitim Sistemimiz Olan Dinin “Kültürünü” Ahlakın “Bilgisini”  Aldıkları/dığımız İçin Sorgulayan Düşünen Araştıran Merak Eden Kişilerin Akıllarındaki Suallere Kalplerinde ki Yaralara Merhem Olacak cevaplar Vermekte Çok Yetersiz. İslami Noktada Kendisini Geliştiren Ailelerin Çocuklarıda Ya Çok Baskı Altında Kaldığı İçin Sureten Yaşıyor Veya Çok Ülfet Etmiş Olduğu İçin Marifetullahtan Uzak Bir Şekilde Namaz Kılıyor Ama Her Türlü Harama Bulaşmış. Bir Müslüman Şuuru Oluşmamış Olabiliyor.<br />
<br />
Hal Böyle Olunca Ailelerin Çocuklarına Ulaşamaması Ve Hem Bu Genç Kardeşlerimizin Arkadaş Çevseri Ve Dünya Hayatının Süslü Sahte Cennetinin Ve Anlık Lezzetlerinin İnsanı Çekmesi Ve Akıllarda ki Soruların Cevaplanamaması Kalplere Merhem Olunamaması Sebebi İle Bir de Buna Medya’nın Kötü Propagandası Eklenince İnsanlar İslam’dan Uzaklaşıyor Ve Ateizm Veya Deizm Gibi Gafletkerane Bir Batıl Yolunda Ömürlerini Tüketiyorlar.<br />
<br />
Bizler de Müslüman Genç İhtiyarlar Ve Hakiki Gençler Olarak Hem Müslümanlık Şuurunun Gereği Hem de İlmimizin Zekatı Hem de Tebliğ Vazifemiz Olarak Gerçek Düşmanımız Olan Tembellik Arttıkça İhmal; İhmal Arttıkça Gaflet; Gaflet Arttıkça İhanet; İhanet Arttıkça Dalâlet Başlar. Dolayısıyla Gaflet, Mutlaka Er Geç Tedavi Edilmelidir. Gafletin Tedavisi İçin İlk Adım Uyanık Ve Diri Olmak, İhmalkâr Ve İlgisiz Olmamak Gerekir.<br />
<br />
Gafletin İlacı Kuran Ve Namaz, Tevbe Ve İstiğfar, Zikir Ve Duadır. Gafletin Aşısı İlim Ve Gönül Erbabıyla Sohbet Etmek, Kuranî, Nebevî, Manevî Tavsiyeleri Hayata Yansıtmaktır.<br />
<br />
Bizim En Sinsi Düşmanımız; Manevî Hayatımızı İçten Kemiren Gaflettir. Biz Gafil, İhmalkâr, Nemelâzımcı, Duygusuz Ve Heyecansız Olma Yerine; İdealist, Aksiyoner, Uyanık, Basiretli Ve Şuurlu Olduğumuz Takdirde İç Ve Dış Düşmanlar Bize Tesir Edemeyeceklerdir.<br />
<br />
Gençlerin Gaflet Hastalığına Yakalanmaları Geleceğimizi Tehdit Eden Ciddî Bir Problemdir. Okumayan, Çalışmayan Ve Düşünmeyen; Sadece Gününü Gün Eden, Gafil Gafil Eğlenen Gençlik; Ülke Geleceği İçin Hiç De Hayırlı Değildir.<br />
<br />
<br />
Bu Yüzden Hepimiz El Ele Verip Bu Kişileri “Kafirler” Diye İtham Etmeyip BU İnsanların Ulaşamadıkları Sualleri Ateizm Deizm Gibi İslami Öcü Gibi Gösteren Sayfalarda İslam Karşıtı Propaganda Sitelerinde Cevaplarını Aramalarındansa Gelip Burada Bizim Yanımızda Suallerine Cevap Bulurlarsa İtimatım Bir Karınca Kadar Dahi Olsa Yangına Bir Su Dökersek En Azından Üzerimize Düşecek Olan Vazifemizi Yapmış Oluruz.<br />
<br />
<br />
Başka Sayfalarda (Genelde Sorularla İslamiyet Gibi Veya Bloklarda da Bu Soruların Cevapları  Var) Burada Olmasının Gereği Var mı?<br />
<br />
Bu Gibi Sayfalarda Uzun Açıklamalar Var Ama Karşısında Muhatap Bulamadıkları İçin Bir de Araştırmalarını Gençler Özgürlük Hissiyatı Damarı Üzerine Yaptıkları İçin Özgür Olarak  İtiraz Edebilecekleri Veya Farklı Sorular Soramayacakları Sayfalara Girmiyorlar. Kimisi de İslami Sayfaları Bilmiyor. Veya  O Sayfada Yeni Sualinin Yanıtını Bulamayabiliyor. Şimdi Bakınca Hepimiz Yapmıyor muyuz Bir Mesele İçin Callcenter Aradığımızda Tuşların Yönlendirmesi İle Netice Alınabilecekken Biz Dahi Yapmayız Ve İlerlemeyiz. İlla Müşteri Temsilcisini İllaki İsteriz İşte Bu “His Hepimizde Var”.<br />
<br />
Buna Mukabil : En Azından Bizim Sayfalarımızda da Bu İddialara Bir Cevap Olsun. Biz Müslüman Olarak Üzerimize Düşeni Yapalım. Bir de Taktir Edersiniz ki Çoğu İnsan Araştırmıyor Forum Gibi Yerlere Yazmak Daha Kolayına Geliyor.  Veya Araştırmaya Vakti Yok. En Azından Sorulan Sorulara Biz Youtube Gibi Linkler Versek Ateizm Ve Deizm Bataklığına Düşüp Akıllarındaki Suallerin Cevapları Bulunan Sayfalara Yönlendirmeyi Kolaylaştırsak Bize Yeter.<br />
<br />
Kaldı ki Düşünsenize Bir Genci Araştırıyor Diye Aklındaki Soruları Ateist Sitesinde Araştırmaktansa O Sorunun Cevabını Aldıktan Sonra Diğer Suallere Merakı Gereği Kayacak Ve Diğer Kafa Karışıklığı Sağlayan Suallere Cevap Bulamayınca Ayağı İyiden İyiye Kayacağına, Sorularının Cevaplarını Bu Sitede Bulması Güzel İnsanlarla Güzel Cevaplarla Alması Aklına Kalbine Ruhuna Hitap Eden Cevaplarla Yaralarına Merhem Olmak İstemez misiniz?<br />
<br />
<br />
Bizlerden Ne İstiyorsun derseniz ?<br />
<br />
Ateist Ve Deistlerin Suallerine Hikmetli Cevaplar Veya Ateist Ve Deistlerin Sorularına Cevaplar Başlığı Altında Açmış Olduğumuz Konularımızla Hem Ateistlerin Kendi Sayfalarındaki Suallerine Hem Hakimane Hem de Hikmetkerane Cevapları Yazmak Veya Onlar Daha Sormadan, Sormaya Korkmayıp Biz Sorup Cevaplamaya Çalışacağız. Buna İlaveten Ateist Veya Deistler Gelir Burada Bize Kendi Akıllarına Takılan Suallerini Sorarlarsa Suallerine Cevap Vermek Ve Kalplerine Bir Merhem Olup En Azından Doğru İslam’ı Anlatarak Hep Birlikte Bir Cevap Havuzu Oluşturmak İstiyoruz.<br />
<br />
Bu Vesile İle Hem Müslüman Ailelerin Müslüman Çocuklarına Hem de Araştırma Yapan Kişilerin İstifade Edeceği Bir Sanal Kütüphane Bir Sanal Kitap Sayfasını Bir Sanal İslami Sözlüğü Kendimiz Hep Beraber Elele Oluşturacağız İnşaAllah.<br />
<br />
Hem Siz Saygı Değer Sayfa Üyerimizin Büyük Muhabbet Ve Uhuvet  İle Katılması Sureti İle Sağcı Solcu , Ocu Bucu , Ak Parti Chp, Sünni Şia Caferi , Tartışmalarına Burada Son Vermek Sureti İle Ortak Düşmanımızla Mücadelede Omuz Omuza İlimle Marifetle Fikirler Mücadele Edebiliriz.<br />
<br />
Ya Ateistlerde Foruma Gelir Üye Olurlarsa:<br />
<br />
Tabi ki de Gelebilirler. Aksine Gelmeleri Bizi Memnun Eder. İslam’ı İslami Kaynaklardan Öğrenmeleri Onlar İçinde Bizim de Niyetimizin Ve Onun Neticesi Hizmetimizin de Güzel Bir Sonucu Olacaktır İnşaAllah.<br />
<br />
-      Farklı Farklı Başlıklarla Flod Yapılmadığı Sürece<br />
-      Değerlerimize Küfür Etmedikleri Aşağılamadıkları Sürece (Unutmayınız Onlar İçin Allah, Kuran, Peygamberimiz Hiçbir Şey İfade Etmiyor!)<br />
-      Sayfa Kullanıcılarına Küfür Ve Hakaret Etmedikleri Ve Aşağılama Yapmadıkları Sürece Amaçları Araştırmak Olan Aklındaki Sorulara Cevap Arayan Herkese Kapımız Açık Olacaktır. Üye Olmalarına da Gerek Yok. Misafir Olarak Okuyup İstifade Etseler Yeter.<br />
-      Konu Dışı Yazmak  Herkes İçin Yasak! Konuyla Alakalı Yorumlar Yazılabilir.<br />
-      Aynı Konu İçerisinde Farklı Farklı Konuları Tartışmak Yasak. Bu Durumda Yorumlar Silinir.  Konu Bütünlüğünü Korumak İçin Bu Yol Tercih Edilmiştir. Aklınızda Bir Soru Varsa Yeni Bir Soru Olarak Yeni Bir Başlıkla Sual Edilebilir.<br />
<br />
<br />
İnanın İslam’ın Soruları Ne Olursa Olsun Hepsine Cevabı Vardır !... Asla Korkmayınız. Hem Korkuyorsak O Halde Niye Müslümanız ki? Allahı’mızdan mı? Dinimizden mi? Kitabımızdan mı? Yoksa Peygamberimizden mi Şüphemiz Var ? Ben Yıllarca Cevap Verdikçe İmanım Aksine Arttı !..<br />
<br />
Peki Bu Bize Ne Katar ?<br />
<br />
Bu Şekilde Hem Bizler Hem Sizler  Ekonomik Olarak e Cami Çeşme Medrese Açamayız. Ve Öldükten Sonra Arkamızda Bir Eser Bırakamaya Biliriz. Ama Belki Bugün Sanal Bir Forum  Bir Medrese Hükmüne ! Cemaati İle Sanal Bir Camii İçinde Yaralı Kalplere Merhem Olacak Cevapları İle Manevi Bir Kaynak Ve Berrak Bir Hikmet Çeşmesi Olabilir ki Belki Asrımızın En Güzel Hizmeti Kimi Hocaların  Dediği Gibi Bir  Mesajdadır. Bizim de Burada Atacağımız Bir Yorumdadır !... Bilemeyiz !!!! Kimin Nereden Hidayet Bulacağını !<br />
<br />
Ve Belki Daha Sonra Hizmet Büyür You Tube Platformuna Taşıyıp Görsel Videolarla da Ehl-i Dalalete Cevap Verebiliriz. Neden Yapamayalım ki? Bir Bahçe Projesi Bir Basit Mahalleye Park Projesi , Proje Nispetinde Ufak Bir Makama Ve Ufak Bir Proje Ödeneğine Göre Ödenek Alır. Ama Siz Bir Nükleer Reaktör Gibi Bir Projeniz Varsa O Direk Cumhurbaşkanına Gider Ona Göre de Öyle Büyük Bir Ödenek Ayrılır !... Biz Niyetimizi Ve Himmetimizi Ne Kadar Büyük İhlasımızıda O Kadar Kati Ve Yüksek Tutarsak  O Nispette Allah’tan Hissemizi Alırız.<br />
<br />
Buda Hem BizlerinHem Sizlerin Amel-i Saliha Defterine Öldükten Sonra Sayfa Açık Kaldığı Müddetçe Yıllarca Nur Olur Yağar. Hiç Tanımadığınız Bir Gencin İmanı İle O Gün Kabrinizde Dahi Olsanız/sak Güneşin Üzerine Doğduğu En Hayırlı İnsan Siz/Biz Olabiliriz.<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bismillah <br />
Selamun Aleykum...<br />
<br />
Saygı Değer Ümmet-i İslamiye Ailesinin Pek Muhterem Büyükleri Ve Pek Kıymetli Kardeşlerimiz... Hem Niyet-i Halisanemizi Hem de Gaye-i Ulviyemizi Anlamanız Ve Açmış Olduğumuz Bu Yeni Bölümle Neyi Hedeflediğimizi Bilmeniz Hepinizin Hakkı. Hem Bunu İzah Etmek Hem de Aklınızda Olan Sorularınızı Acizane Ve Nacizane Ama Allah Nasip Ederse Pek Halisane Bir Niyetle Münasip Görürseniz Sizinle Paylaşmak İstirham Ederiz.<br />
<br />
İslamiForum Ailesi Olarak ; Ateist Ve Deistlerin Suallerine Cevaplar Bölümü İçin;<br />
<br />
Bu Fikir Nereden Geldi ?<br />
<br />
<br />
Hepimizce Malumdur ki Hem Bizler Hem de Sizler Farklı Yaş Gruplarından Ortak Paydamız Olan İSLAM Kubbesinde Buluştuk. Sizlerce de Malumdur ki Hemen Hemen Hepimizin İştima-i Hayatta Bir Çok Ateist Ve Deist Arkadaşları Var Veya Olabilir. Bu Kişilerin Sayısı Son Yıllarda Gittikçe Artmakta.<br />
<br />
Hususen Acizane Gözlemimize Ve Bahusus Her Yaştan Kişiye Tebliğ Yaparken Gördüğümüz “Tecrübemize” İstinaden Ateist Olanların Hemen Hemen Çoğu Müslüman Ailelerin Çocukları. Bunların Büyük Bir Kısmı Mevcut Eğitim Sistemimiz Olan Dinin “Kültürünü” Ahlakın “Bilgisini”  Aldıkları/dığımız İçin Sorgulayan Düşünen Araştıran Merak Eden Kişilerin Akıllarındaki Suallere Kalplerinde ki Yaralara Merhem Olacak cevaplar Vermekte Çok Yetersiz. İslami Noktada Kendisini Geliştiren Ailelerin Çocuklarıda Ya Çok Baskı Altında Kaldığı İçin Sureten Yaşıyor Veya Çok Ülfet Etmiş Olduğu İçin Marifetullahtan Uzak Bir Şekilde Namaz Kılıyor Ama Her Türlü Harama Bulaşmış. Bir Müslüman Şuuru Oluşmamış Olabiliyor.<br />
<br />
Hal Böyle Olunca Ailelerin Çocuklarına Ulaşamaması Ve Hem Bu Genç Kardeşlerimizin Arkadaş Çevseri Ve Dünya Hayatının Süslü Sahte Cennetinin Ve Anlık Lezzetlerinin İnsanı Çekmesi Ve Akıllarda ki Soruların Cevaplanamaması Kalplere Merhem Olunamaması Sebebi İle Bir de Buna Medya’nın Kötü Propagandası Eklenince İnsanlar İslam’dan Uzaklaşıyor Ve Ateizm Veya Deizm Gibi Gafletkerane Bir Batıl Yolunda Ömürlerini Tüketiyorlar.<br />
<br />
Bizler de Müslüman Genç İhtiyarlar Ve Hakiki Gençler Olarak Hem Müslümanlık Şuurunun Gereği Hem de İlmimizin Zekatı Hem de Tebliğ Vazifemiz Olarak Gerçek Düşmanımız Olan Tembellik Arttıkça İhmal; İhmal Arttıkça Gaflet; Gaflet Arttıkça İhanet; İhanet Arttıkça Dalâlet Başlar. Dolayısıyla Gaflet, Mutlaka Er Geç Tedavi Edilmelidir. Gafletin Tedavisi İçin İlk Adım Uyanık Ve Diri Olmak, İhmalkâr Ve İlgisiz Olmamak Gerekir.<br />
<br />
Gafletin İlacı Kuran Ve Namaz, Tevbe Ve İstiğfar, Zikir Ve Duadır. Gafletin Aşısı İlim Ve Gönül Erbabıyla Sohbet Etmek, Kuranî, Nebevî, Manevî Tavsiyeleri Hayata Yansıtmaktır.<br />
<br />
Bizim En Sinsi Düşmanımız; Manevî Hayatımızı İçten Kemiren Gaflettir. Biz Gafil, İhmalkâr, Nemelâzımcı, Duygusuz Ve Heyecansız Olma Yerine; İdealist, Aksiyoner, Uyanık, Basiretli Ve Şuurlu Olduğumuz Takdirde İç Ve Dış Düşmanlar Bize Tesir Edemeyeceklerdir.<br />
<br />
Gençlerin Gaflet Hastalığına Yakalanmaları Geleceğimizi Tehdit Eden Ciddî Bir Problemdir. Okumayan, Çalışmayan Ve Düşünmeyen; Sadece Gününü Gün Eden, Gafil Gafil Eğlenen Gençlik; Ülke Geleceği İçin Hiç De Hayırlı Değildir.<br />
<br />
<br />
Bu Yüzden Hepimiz El Ele Verip Bu Kişileri “Kafirler” Diye İtham Etmeyip BU İnsanların Ulaşamadıkları Sualleri Ateizm Deizm Gibi İslami Öcü Gibi Gösteren Sayfalarda İslam Karşıtı Propaganda Sitelerinde Cevaplarını Aramalarındansa Gelip Burada Bizim Yanımızda Suallerine Cevap Bulurlarsa İtimatım Bir Karınca Kadar Dahi Olsa Yangına Bir Su Dökersek En Azından Üzerimize Düşecek Olan Vazifemizi Yapmış Oluruz.<br />
<br />
<br />
Başka Sayfalarda (Genelde Sorularla İslamiyet Gibi Veya Bloklarda da Bu Soruların Cevapları  Var) Burada Olmasının Gereği Var mı?<br />
<br />
Bu Gibi Sayfalarda Uzun Açıklamalar Var Ama Karşısında Muhatap Bulamadıkları İçin Bir de Araştırmalarını Gençler Özgürlük Hissiyatı Damarı Üzerine Yaptıkları İçin Özgür Olarak  İtiraz Edebilecekleri Veya Farklı Sorular Soramayacakları Sayfalara Girmiyorlar. Kimisi de İslami Sayfaları Bilmiyor. Veya  O Sayfada Yeni Sualinin Yanıtını Bulamayabiliyor. Şimdi Bakınca Hepimiz Yapmıyor muyuz Bir Mesele İçin Callcenter Aradığımızda Tuşların Yönlendirmesi İle Netice Alınabilecekken Biz Dahi Yapmayız Ve İlerlemeyiz. İlla Müşteri Temsilcisini İllaki İsteriz İşte Bu “His Hepimizde Var”.<br />
<br />
Buna Mukabil : En Azından Bizim Sayfalarımızda da Bu İddialara Bir Cevap Olsun. Biz Müslüman Olarak Üzerimize Düşeni Yapalım. Bir de Taktir Edersiniz ki Çoğu İnsan Araştırmıyor Forum Gibi Yerlere Yazmak Daha Kolayına Geliyor.  Veya Araştırmaya Vakti Yok. En Azından Sorulan Sorulara Biz Youtube Gibi Linkler Versek Ateizm Ve Deizm Bataklığına Düşüp Akıllarındaki Suallerin Cevapları Bulunan Sayfalara Yönlendirmeyi Kolaylaştırsak Bize Yeter.<br />
<br />
Kaldı ki Düşünsenize Bir Genci Araştırıyor Diye Aklındaki Soruları Ateist Sitesinde Araştırmaktansa O Sorunun Cevabını Aldıktan Sonra Diğer Suallere Merakı Gereği Kayacak Ve Diğer Kafa Karışıklığı Sağlayan Suallere Cevap Bulamayınca Ayağı İyiden İyiye Kayacağına, Sorularının Cevaplarını Bu Sitede Bulması Güzel İnsanlarla Güzel Cevaplarla Alması Aklına Kalbine Ruhuna Hitap Eden Cevaplarla Yaralarına Merhem Olmak İstemez misiniz?<br />
<br />
<br />
Bizlerden Ne İstiyorsun derseniz ?<br />
<br />
Ateist Ve Deistlerin Suallerine Hikmetli Cevaplar Veya Ateist Ve Deistlerin Sorularına Cevaplar Başlığı Altında Açmış Olduğumuz Konularımızla Hem Ateistlerin Kendi Sayfalarındaki Suallerine Hem Hakimane Hem de Hikmetkerane Cevapları Yazmak Veya Onlar Daha Sormadan, Sormaya Korkmayıp Biz Sorup Cevaplamaya Çalışacağız. Buna İlaveten Ateist Veya Deistler Gelir Burada Bize Kendi Akıllarına Takılan Suallerini Sorarlarsa Suallerine Cevap Vermek Ve Kalplerine Bir Merhem Olup En Azından Doğru İslam’ı Anlatarak Hep Birlikte Bir Cevap Havuzu Oluşturmak İstiyoruz.<br />
<br />
Bu Vesile İle Hem Müslüman Ailelerin Müslüman Çocuklarına Hem de Araştırma Yapan Kişilerin İstifade Edeceği Bir Sanal Kütüphane Bir Sanal Kitap Sayfasını Bir Sanal İslami Sözlüğü Kendimiz Hep Beraber Elele Oluşturacağız İnşaAllah.<br />
<br />
Hem Siz Saygı Değer Sayfa Üyerimizin Büyük Muhabbet Ve Uhuvet  İle Katılması Sureti İle Sağcı Solcu , Ocu Bucu , Ak Parti Chp, Sünni Şia Caferi , Tartışmalarına Burada Son Vermek Sureti İle Ortak Düşmanımızla Mücadelede Omuz Omuza İlimle Marifetle Fikirler Mücadele Edebiliriz.<br />
<br />
Ya Ateistlerde Foruma Gelir Üye Olurlarsa:<br />
<br />
Tabi ki de Gelebilirler. Aksine Gelmeleri Bizi Memnun Eder. İslam’ı İslami Kaynaklardan Öğrenmeleri Onlar İçinde Bizim de Niyetimizin Ve Onun Neticesi Hizmetimizin de Güzel Bir Sonucu Olacaktır İnşaAllah.<br />
<br />
-      Farklı Farklı Başlıklarla Flod Yapılmadığı Sürece<br />
-      Değerlerimize Küfür Etmedikleri Aşağılamadıkları Sürece (Unutmayınız Onlar İçin Allah, Kuran, Peygamberimiz Hiçbir Şey İfade Etmiyor!)<br />
-      Sayfa Kullanıcılarına Küfür Ve Hakaret Etmedikleri Ve Aşağılama Yapmadıkları Sürece Amaçları Araştırmak Olan Aklındaki Sorulara Cevap Arayan Herkese Kapımız Açık Olacaktır. Üye Olmalarına da Gerek Yok. Misafir Olarak Okuyup İstifade Etseler Yeter.<br />
-      Konu Dışı Yazmak  Herkes İçin Yasak! Konuyla Alakalı Yorumlar Yazılabilir.<br />
-      Aynı Konu İçerisinde Farklı Farklı Konuları Tartışmak Yasak. Bu Durumda Yorumlar Silinir.  Konu Bütünlüğünü Korumak İçin Bu Yol Tercih Edilmiştir. Aklınızda Bir Soru Varsa Yeni Bir Soru Olarak Yeni Bir Başlıkla Sual Edilebilir.<br />
<br />
<br />
İnanın İslam’ın Soruları Ne Olursa Olsun Hepsine Cevabı Vardır !... Asla Korkmayınız. Hem Korkuyorsak O Halde Niye Müslümanız ki? Allahı’mızdan mı? Dinimizden mi? Kitabımızdan mı? Yoksa Peygamberimizden mi Şüphemiz Var ? Ben Yıllarca Cevap Verdikçe İmanım Aksine Arttı !..<br />
<br />
Peki Bu Bize Ne Katar ?<br />
<br />
Bu Şekilde Hem Bizler Hem Sizler  Ekonomik Olarak e Cami Çeşme Medrese Açamayız. Ve Öldükten Sonra Arkamızda Bir Eser Bırakamaya Biliriz. Ama Belki Bugün Sanal Bir Forum  Bir Medrese Hükmüne ! Cemaati İle Sanal Bir Camii İçinde Yaralı Kalplere Merhem Olacak Cevapları İle Manevi Bir Kaynak Ve Berrak Bir Hikmet Çeşmesi Olabilir ki Belki Asrımızın En Güzel Hizmeti Kimi Hocaların  Dediği Gibi Bir  Mesajdadır. Bizim de Burada Atacağımız Bir Yorumdadır !... Bilemeyiz !!!! Kimin Nereden Hidayet Bulacağını !<br />
<br />
Ve Belki Daha Sonra Hizmet Büyür You Tube Platformuna Taşıyıp Görsel Videolarla da Ehl-i Dalalete Cevap Verebiliriz. Neden Yapamayalım ki? Bir Bahçe Projesi Bir Basit Mahalleye Park Projesi , Proje Nispetinde Ufak Bir Makama Ve Ufak Bir Proje Ödeneğine Göre Ödenek Alır. Ama Siz Bir Nükleer Reaktör Gibi Bir Projeniz Varsa O Direk Cumhurbaşkanına Gider Ona Göre de Öyle Büyük Bir Ödenek Ayrılır !... Biz Niyetimizi Ve Himmetimizi Ne Kadar Büyük İhlasımızıda O Kadar Kati Ve Yüksek Tutarsak  O Nispette Allah’tan Hissemizi Alırız.<br />
<br />
Buda Hem BizlerinHem Sizlerin Amel-i Saliha Defterine Öldükten Sonra Sayfa Açık Kaldığı Müddetçe Yıllarca Nur Olur Yağar. Hiç Tanımadığınız Bir Gencin İmanı İle O Gün Kabrinizde Dahi Olsanız/sak Güneşin Üzerine Doğduğu En Hayırlı İnsan Siz/Biz Olabiliriz.<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>