<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[İslami Forum - İslam ve Evlilik]]></title>
		<link>https://islamiforum.net/</link>
		<description><![CDATA[İslami Forum - https://islamiforum.net]]></description>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 22:48:19 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Evlilikte Yaş Farkı, Fark Ediyor mu ?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-evlilikte-yas-farki-fark-ediyor-mu</link>
			<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 23:47:22 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34086">Dür-i Yekta</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-evlilikte-yas-farki-fark-ediyor-mu</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evlilikte : Yaş Farkı, Fark Ediyor mu ?</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÜSTÜNBAŞ</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkı, fark ediyor mu?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Benden çok büyük" veya "benden çok küçük" veya "azmış bu!" veya "baban yaşında adam" veya "kızın yaşında!"… Çok sık karşılaştığımız söylemler.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki erkekler kendilerinden küçük kadınları mı tercih ederler?</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kanada’da 2008 yılında 424 erkekle yapılan bir araştırmada, erkeklerin %56’sı kendi yaşlarına uygun kadınlarla evlenmenin daha doğru olduğunu, farkın 5 yaşı geçmemesi gerektiğini söylemişler (1). Erkeklerin genç kadınları tercih ettiği inancı yoksa sadece bir efsane mi?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Batı toplumunda evliliklerin %69’unda erkeklerin kadınlardan, %20’sinde ise kadınların erkeklerden daha büyük olduğu gösterilmiştir. Sadece %11’i aynı yaştadır (4). Muhtemelen bizim toplumumuzda da evliliklerin çoğunluğunda erkeklerin yaşı daha büyük.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bunun nedenleri ve sonuçları neler?</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İdeal yaş farkı nedir?</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İdeal yaş farkı diye bir şey olabilir mi? Eğer birlikteliği mantıksal değil, duygusal bir karar veya eylem olarak değerlendirirsek, belki bir rakam söyleyebilirdik. Ama birlikteliklerin çoğunlukla duygusal kararlar sonucu geliştiğini düşündüğümüzde, mantıksal açıklamanın bir aracı olan rakamları kullanmak abes olacaktır. Duygularda idealler yoktur. Duygular özneldir, ölçülemez ve karşılaştırılamaz.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkı istemenin nedenleri</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gençlerle evlendikçe genç kalabileceğine inanır insan. Fuzuli’nin söylediği gibi "Gençlik şarabını tadan, dünyada kendisinden başkasını görmezmiş". Kendisinden başkasını görmediği için aslında genç kaldığını zanneder. Ölümden korkmaktadır!</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ebeveyn/güven ihtiyacı</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her insan güven ihtiyacındadır. Kendisinden daha deneyimli bir kişinin varlığı, ona güven verebilir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Herkes özgür olmak istemez. Bazıları ebeveynleri etrafında bir uydu olmaktan hoşlanırlar. Annesiz babasız kalmak korkutur onları. Bu nedenle ebeveyn rolünü üstlenebilecek, birisini seçerler.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendinden deneyimli biriyle birlikte olmak, kararsızlığa da iyi bir ilaç olabilir. O bilir… , demek ve sorumluluğu ona atmak kolay gelebilir. Hep çocuk kalmak isteyenler için iyi bir yoldur. Lider değil, ikinci adam olmayı tercih ederler.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadınlar, evliliklerde giderek anneleşiyor. Erkeklerin ise giderek babalaştığını söylemek zor! İşte bu asimetri ilişkilerde yaş farkını etkileyebiliyor. Yaşlandıkça büyümeyen erkek, büyüdükçe anneleşen kadından kaçtığı için daha gençleri tercih edebiliyor. Anneleşen kadının ise bakıp büyütecek genç erkek araması doğal. Ama anne veya baba olmak istemeyen kişiler için, başka faktörlerin önemi daha fazla olacaktır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Olduğundan daha küçük veya büyük olmak</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşı belirleyen tek şey doğum tarihimiz değil. Ruhsal yaşımız da önemli. Duygularla birlikteliğe karar veriyorsak, o zaman ruhsal yaş daha önemli hale geliyor. Yani bazen çok gözüken yaş farkı, aslında çok düşük olabilir. Genç diye gördüğümüz bir kişi çok olgun, yaşlı diye gördüğümüz bir kişi çok çocuk olabilir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Büyümeyenler ile erken olgunlaşanların yaş farkını tercih etmeleri doğaldır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuk isteği</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genç kadın doğurur. Kadın ne kadar gençse o kadar çok doğurabilir. İşte bu basit denklem, üreme dürtüsünün net açıklamasıdır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu etken, gelişmekte olan feodal toplumlarda, yaş farkı için iyi bir açıklama olabilir. Ancak modernleşmiş ve sanayileşmiş toplumlar için yetersiz kalacaktır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Duyguların niteliği</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama temel ayrım aşk ın bizzat kendisidir. Aşık olan kişi için birlikte olduğu kişinin yaşının önemi yoktur. Aşkın nesnesi yoktur. Aşk, bizim yansımamızdır. Aşık için o en gençtir, en yakışıklıdır, en doğrudur vb. aşk kaldığı sürece de o nun ne olduğunun önemi yoktur.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sevgi olduğu durumlarda yaş farkının getireceği olumsuzluklardan büyük çoğunluğu görülmez. Ama cinsellik gibi ihtiyaçlar söz konusu olduğunda, dürtüler sevgiyi yenebilir. Sevginin yenebilecekleri, aşka göre sınırlıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hoşlanma durumunda ise, göze batan şeylerin sayısı artar, tahammülün derecesi düşer. Realite egemen hale gelir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlişkilerde yaşanan duygunun niteliğinin sürekli değişim gösterdiğini de unutmamak lazım. Aşk duygusu zaman içinde sevgiye dönebilir, hatta hoşlanmaya kadar gidebilir. Hoşlanmak da, sevgiye dönüşebilir. Bu nedenle başlangıçtaki duygunun niteliğinin, yaş farkını ne derece etkileyebileceği süreç içinde değişir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkında zaman, duygusal bağ için kaygan bir zemin yaratır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Farkın yarattıkları</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Araştırmalara göre, genç erkeklerle evlenen kadınlar, yaşlı erkeklerle evlenen kadınlardan daha uzun yaşıyorlar. Erkeklerde ise durum oldukça farklı… Kendi yaşlarına yakın kadınlarla evli olan erkekler, kendilerinden daha genç veya daha yaşlı kadınlarla evlenenlere göre daha az yaşıyorlar (1). Sonuçta, gençlerle evlenmenin insana yaradığı açık! Bu durum, genç kalmak amacıyla gençlerle evlenenlerin arzularının gerçekleştiğinin bir göstergesi sayılabilir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkı büyüdükçe boşanma riski de artırma? İngiltere’de yapılan bir araştırmada yaş farkı büyük olan çiftlerde boşanma oranı, diğerlerine göre farklı bulunmamış (2).</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sonuç</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkı, tek başına evliliğin süresi üstüne etkili değildir. Diğer değişkenler daha belirleyici gözüküyor. Yaş farkını ilişkilerde önemli veya önemsiz kılacak etkenleri aşağıdaki boyutlara bakarak değerlendirmek gerekiyor. Bu boyutlar, yaş farkının varlığında ilişkinin gidişini belirlemektedir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ruhsal yapılanma (sorumluluk alma, lider olma isteği vb)</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynaklar</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1-A. Kemkes-Grottenthaler: Spousal Differential Longevity, Coll. Antropol. 28 Suppl. 2 (2004) 203219</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2-No clear link between marital age gap and divorce. Population Trends 132 – Summer 2008. Office for National Statistics, UK.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3-Chodorow, N.J. (1986). Divorce, Oedipal Asymmetries, and the Marital Age Gap. Psychoanal. Rev., 73D:202-206.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4-Advance Report of Final Marriage Statistics, 1980, Monthly Vital Statistics Report, Vol. 32, No. 5, August 18, 1983</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Kaynak : İnternetten Alıntı. 21.07.2010) . Naklen Yazan : ÜSTÜNBAŞ</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evlilikte : Yaş Farkı, Fark Ediyor mu ?</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÜSTÜNBAŞ</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkı, fark ediyor mu?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Benden çok büyük" veya "benden çok küçük" veya "azmış bu!" veya "baban yaşında adam" veya "kızın yaşında!"… Çok sık karşılaştığımız söylemler.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki erkekler kendilerinden küçük kadınları mı tercih ederler?</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kanada’da 2008 yılında 424 erkekle yapılan bir araştırmada, erkeklerin %56’sı kendi yaşlarına uygun kadınlarla evlenmenin daha doğru olduğunu, farkın 5 yaşı geçmemesi gerektiğini söylemişler (1). Erkeklerin genç kadınları tercih ettiği inancı yoksa sadece bir efsane mi?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Batı toplumunda evliliklerin %69’unda erkeklerin kadınlardan, %20’sinde ise kadınların erkeklerden daha büyük olduğu gösterilmiştir. Sadece %11’i aynı yaştadır (4). Muhtemelen bizim toplumumuzda da evliliklerin çoğunluğunda erkeklerin yaşı daha büyük.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bunun nedenleri ve sonuçları neler?</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İdeal yaş farkı nedir?</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İdeal yaş farkı diye bir şey olabilir mi? Eğer birlikteliği mantıksal değil, duygusal bir karar veya eylem olarak değerlendirirsek, belki bir rakam söyleyebilirdik. Ama birlikteliklerin çoğunlukla duygusal kararlar sonucu geliştiğini düşündüğümüzde, mantıksal açıklamanın bir aracı olan rakamları kullanmak abes olacaktır. Duygularda idealler yoktur. Duygular özneldir, ölçülemez ve karşılaştırılamaz.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkı istemenin nedenleri</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gençlerle evlendikçe genç kalabileceğine inanır insan. Fuzuli’nin söylediği gibi "Gençlik şarabını tadan, dünyada kendisinden başkasını görmezmiş". Kendisinden başkasını görmediği için aslında genç kaldığını zanneder. Ölümden korkmaktadır!</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ebeveyn/güven ihtiyacı</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her insan güven ihtiyacındadır. Kendisinden daha deneyimli bir kişinin varlığı, ona güven verebilir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Herkes özgür olmak istemez. Bazıları ebeveynleri etrafında bir uydu olmaktan hoşlanırlar. Annesiz babasız kalmak korkutur onları. Bu nedenle ebeveyn rolünü üstlenebilecek, birisini seçerler.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendinden deneyimli biriyle birlikte olmak, kararsızlığa da iyi bir ilaç olabilir. O bilir… , demek ve sorumluluğu ona atmak kolay gelebilir. Hep çocuk kalmak isteyenler için iyi bir yoldur. Lider değil, ikinci adam olmayı tercih ederler.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kadınlar, evliliklerde giderek anneleşiyor. Erkeklerin ise giderek babalaştığını söylemek zor! İşte bu asimetri ilişkilerde yaş farkını etkileyebiliyor. Yaşlandıkça büyümeyen erkek, büyüdükçe anneleşen kadından kaçtığı için daha gençleri tercih edebiliyor. Anneleşen kadının ise bakıp büyütecek genç erkek araması doğal. Ama anne veya baba olmak istemeyen kişiler için, başka faktörlerin önemi daha fazla olacaktır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Olduğundan daha küçük veya büyük olmak</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşı belirleyen tek şey doğum tarihimiz değil. Ruhsal yaşımız da önemli. Duygularla birlikteliğe karar veriyorsak, o zaman ruhsal yaş daha önemli hale geliyor. Yani bazen çok gözüken yaş farkı, aslında çok düşük olabilir. Genç diye gördüğümüz bir kişi çok olgun, yaşlı diye gördüğümüz bir kişi çok çocuk olabilir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Büyümeyenler ile erken olgunlaşanların yaş farkını tercih etmeleri doğaldır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuk isteği</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genç kadın doğurur. Kadın ne kadar gençse o kadar çok doğurabilir. İşte bu basit denklem, üreme dürtüsünün net açıklamasıdır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu etken, gelişmekte olan feodal toplumlarda, yaş farkı için iyi bir açıklama olabilir. Ancak modernleşmiş ve sanayileşmiş toplumlar için yetersiz kalacaktır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Duyguların niteliği</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama temel ayrım aşk ın bizzat kendisidir. Aşık olan kişi için birlikte olduğu kişinin yaşının önemi yoktur. Aşkın nesnesi yoktur. Aşk, bizim yansımamızdır. Aşık için o en gençtir, en yakışıklıdır, en doğrudur vb. aşk kaldığı sürece de o nun ne olduğunun önemi yoktur.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sevgi olduğu durumlarda yaş farkının getireceği olumsuzluklardan büyük çoğunluğu görülmez. Ama cinsellik gibi ihtiyaçlar söz konusu olduğunda, dürtüler sevgiyi yenebilir. Sevginin yenebilecekleri, aşka göre sınırlıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hoşlanma durumunda ise, göze batan şeylerin sayısı artar, tahammülün derecesi düşer. Realite egemen hale gelir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlişkilerde yaşanan duygunun niteliğinin sürekli değişim gösterdiğini de unutmamak lazım. Aşk duygusu zaman içinde sevgiye dönebilir, hatta hoşlanmaya kadar gidebilir. Hoşlanmak da, sevgiye dönüşebilir. Bu nedenle başlangıçtaki duygunun niteliğinin, yaş farkını ne derece etkileyebileceği süreç içinde değişir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkında zaman, duygusal bağ için kaygan bir zemin yaratır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Farkın yarattıkları</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Araştırmalara göre, genç erkeklerle evlenen kadınlar, yaşlı erkeklerle evlenen kadınlardan daha uzun yaşıyorlar. Erkeklerde ise durum oldukça farklı… Kendi yaşlarına yakın kadınlarla evli olan erkekler, kendilerinden daha genç veya daha yaşlı kadınlarla evlenenlere göre daha az yaşıyorlar (1). Sonuçta, gençlerle evlenmenin insana yaradığı açık! Bu durum, genç kalmak amacıyla gençlerle evlenenlerin arzularının gerçekleştiğinin bir göstergesi sayılabilir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkı büyüdükçe boşanma riski de artırma? İngiltere’de yapılan bir araştırmada yaş farkı büyük olan çiftlerde boşanma oranı, diğerlerine göre farklı bulunmamış (2).</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sonuç</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaş farkı, tek başına evliliğin süresi üstüne etkili değildir. Diğer değişkenler daha belirleyici gözüküyor. Yaş farkını ilişkilerde önemli veya önemsiz kılacak etkenleri aşağıdaki boyutlara bakarak değerlendirmek gerekiyor. Bu boyutlar, yaş farkının varlığında ilişkinin gidişini belirlemektedir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ruhsal yapılanma (sorumluluk alma, lider olma isteği vb)</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynaklar</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1-A. Kemkes-Grottenthaler: Spousal Differential Longevity, Coll. Antropol. 28 Suppl. 2 (2004) 203219</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2-No clear link between marital age gap and divorce. Population Trends 132 – Summer 2008. Office for National Statistics, UK.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3-Chodorow, N.J. (1986). Divorce, Oedipal Asymmetries, and the Marital Age Gap. Psychoanal. Rev., 73D:202-206.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4-Advance Report of Final Marriage Statistics, 1980, Monthly Vital Statistics Report, Vol. 32, No. 5, August 18, 1983</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Kaynak : İnternetten Alıntı. 21.07.2010) . Naklen Yazan : ÜSTÜNBAŞ</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zorlaşan Düğünler, Kolay Biten Evlilikler]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-zorlasan-dugunler-kolay-biten-evlilikler</link>
			<pubDate>Fri, 26 Mar 2021 22:09:56 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34086">Dür-i Yekta</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-zorlasan-dugunler-kolay-biten-evlilikler</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.imgyukle.com/2021/03/26/N0fZ3n.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: N0fZ3n.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genç bir erkek, kafasındaki evlenme teklifini şöyle dile getirmiş: “Al şu yüzüğü yarın gel başla!”..<img src="https://islamiforum.net/images/smilies/smiley2.gif" alt="gülücük" title="gülücük" class="smilie smilie_71" /></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Herşey bu kadar kolay olsaydı ne iyi olurdu. Maalesef bu kadar kolay olmayan evlilikler, olması gerekenden çok daha zor olabiliyor.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşlı bir amca nasıl evlendiğini anlatırken:“Karımı nikahta gördüm. Şimdiki gibi zor değildi evlilikler. O zamanlar kimse bu kadar eşya, altın istemezdi. Bir bilezik, bir fistanla aldım karımı”diyordu.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3-5 yıl flört eden gençlerin düğünü için, aileleri ömür boyu yaptıkları birikimi harcıyorlar. Sonra bir kaç yıl sürmeden, pek çok çift boşanmaya karar veriyorlar. Flört adlı haramla geçen yıllara mı yanarsın, davetiyesi, nikah şekeri, salonu derken, lüzumsuz yapılan onca masrafa mı yanarsın…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir düğün yemeği, kadınlar arası makul ölçülerde bir kına gecesi ile düğün yapılabilecekken; İki gencin evlenmesi aylarca süren sancılara dönüşüyor. Hele o ev dizmeler yok mu? Tam tekmil evlere gelin gitmeli kızlar. Kapının süsü, damacanın örtüsü dahi unutulmamalı!</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tam müteşekkil bir eve gelin gideceksin de, daha sonra neyin hayalini kuracaksın diye soran yok!</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Annelerin düğün öncesi kızlarına verdiği öğütler akla ziyan. “Koparabildiğin kadar kopar. Ne alabilirsen al. Kız alıyorlar kolay mı?”…Yangından mal kaçırıyor sanki. Sanki düşman evine yıkıma gidiyor!</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Düğünler, mutlu bir yuvaya, hayırlı bir nesle başlangıç olması için bir duyuru niteliği taşımalıyken, “El ne der?”kaygılarının ve “El alem düğün görsün!” çabalarının göstergesi haline geldi.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Söz tepsisi, nişan sepeti, düğün arabası, çikolata en pahalısından, çiçek en kocamanından, söz elbisesi, nişan elbisesi derken masraflar katlanıyor. Düğünde elbise giymek zaten olacak iş değil! Kiralık gelinlik asla olmaz. Ucuzundan olsa? O da kızımızın şanına yakışmaz! Köşesi güllü, boncuklu davetiyeler, her biri dünyanın parası nikah şekerleri, bilmem kaç katlı pastalar…say say bitmez…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müslümanların bile sakınca görmediği; kadınlı-erkekli, çalgılı çengili düğünlere şimdilik hiç girmeyelim…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Düğün bitip herkes evine çekilince, arkada kalan; huzurlu bir yuvanın başlangıcından ziyade, yıllar boyu ödenecek faturalar, taksitler oluyor. Bu kadar borcu tek aile üstlenemeyince, borçların çoğu gelin ve damatın üzerine kalıyor. Bir yığın faturanın üzerine bina edilmiş evliliklerde ne cicim ayı, ne cicim haftası yaşanamıyor maalesef. Genç çiftler, birbirlerinin yüzüne bakınca muhabbeti değil, taksitleri düşünüyorlar. Sonra başlasın, huzursuzluk, tartışmalar…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Vakti zamanında alt komşumun evinden tartışma sesleri gelirdi. Bir gün bana sıkıntılarından bahsedip; İki yıldır düğün borçlarını ödediklerini ve hala bitiremediklerini, ailenin bütün borcu üzerlerine yıktıklarını, bir gün doğru düzgün huzurla oturamadıklarını anlatmıştı…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ne olurdu gümüşlüğü olmasaydı, perde koltuğa, halı yolluğa uymasaydı ne olurdu? İlk zamanlar iki kanepeyle idare etseler, koltuk takımı sonraya kalsa ne kaybederlerdi? Son çıkan, mutfak masası olmasa, yer sofrasında ağız tadıyla yemeklerini yeseler ne olurdu?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gençler kendilerini haramdan koruyacak, dinlerinin yarısını tamamlayacak evliliği niye kara kara düşünüp dert etsin ki? Çok daha az masrafla, yorulmadan, aylarca sıkıntıya girmeden evlilik yapılamaz mı? Derdimiz gençlerimizin yuva kurması, haramdan korunması, helal dairesi içine girmesiyse neden hem onları, hem kendimizi bunca sıkıntıya sokuyoruz?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her şeyi tam olsun, hiç bir eksik kalmasın diye uğraşırken, gençlerin evlilik çağları geçiyor, evlilik geciktikçe harama düşmeleri, flörtlerle oyalanmaları kolaylaşıyor.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eskiden evlilikler daha kolay ve masrafsız, fakat temelleri daha sağlam ve dayanıklı olurdu. Boşanma kelimesini dahi kullanmaya imtina ederdi büyüklerimiz.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şimdi iki gencin evlenmesi yıllar sürüyor. Ama boşanmak bir celsede…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özellikle genç kızlara ve annelerine çok iş düşüyor. İslamda mehir vardır ve haktır. Fakat bu meblağ erkek tarafının bütçesini aşacak ve evlilik sonrası sıkıntıya sokacak şekilde olmamalıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evlilik sonrası, çiftin kendi imkanlarıyla aldığı her bir eşyanın sevinci bambaşkadır. Huzur verenin eşya olmadığını, borçsuz yaşamanın en büyük zenginlik olduğunu anlatalım gençlerimize.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ahiret azığı toplamak için geldiğimiz dünyada, ahiretimizi geçici dünya için harcamayalım.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rabbimiz; Eşinin yüzüne bakınca huzur veren, önceliği dünya, mal mülk olmayan, sadece Allah’ın rızası, haramlardan korunmak ve hayırlı bir nesil yetiştirmek için evlilik yapan gençlerin ve onlara bu konuda destek olup anlayış gösteren ailelerin sayısını artırsın. Amin)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır. (Rum:21)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cahide Sultan</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.imgyukle.com/2021/03/26/N0fZ3n.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: N0fZ3n.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genç bir erkek, kafasındaki evlenme teklifini şöyle dile getirmiş: “Al şu yüzüğü yarın gel başla!”..<img src="https://islamiforum.net/images/smilies/smiley2.gif" alt="gülücük" title="gülücük" class="smilie smilie_71" /></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Herşey bu kadar kolay olsaydı ne iyi olurdu. Maalesef bu kadar kolay olmayan evlilikler, olması gerekenden çok daha zor olabiliyor.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşlı bir amca nasıl evlendiğini anlatırken:“Karımı nikahta gördüm. Şimdiki gibi zor değildi evlilikler. O zamanlar kimse bu kadar eşya, altın istemezdi. Bir bilezik, bir fistanla aldım karımı”diyordu.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3-5 yıl flört eden gençlerin düğünü için, aileleri ömür boyu yaptıkları birikimi harcıyorlar. Sonra bir kaç yıl sürmeden, pek çok çift boşanmaya karar veriyorlar. Flört adlı haramla geçen yıllara mı yanarsın, davetiyesi, nikah şekeri, salonu derken, lüzumsuz yapılan onca masrafa mı yanarsın…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir düğün yemeği, kadınlar arası makul ölçülerde bir kına gecesi ile düğün yapılabilecekken; İki gencin evlenmesi aylarca süren sancılara dönüşüyor. Hele o ev dizmeler yok mu? Tam tekmil evlere gelin gitmeli kızlar. Kapının süsü, damacanın örtüsü dahi unutulmamalı!</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tam müteşekkil bir eve gelin gideceksin de, daha sonra neyin hayalini kuracaksın diye soran yok!</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Annelerin düğün öncesi kızlarına verdiği öğütler akla ziyan. “Koparabildiğin kadar kopar. Ne alabilirsen al. Kız alıyorlar kolay mı?”…Yangından mal kaçırıyor sanki. Sanki düşman evine yıkıma gidiyor!</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Düğünler, mutlu bir yuvaya, hayırlı bir nesle başlangıç olması için bir duyuru niteliği taşımalıyken, “El ne der?”kaygılarının ve “El alem düğün görsün!” çabalarının göstergesi haline geldi.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Söz tepsisi, nişan sepeti, düğün arabası, çikolata en pahalısından, çiçek en kocamanından, söz elbisesi, nişan elbisesi derken masraflar katlanıyor. Düğünde elbise giymek zaten olacak iş değil! Kiralık gelinlik asla olmaz. Ucuzundan olsa? O da kızımızın şanına yakışmaz! Köşesi güllü, boncuklu davetiyeler, her biri dünyanın parası nikah şekerleri, bilmem kaç katlı pastalar…say say bitmez…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müslümanların bile sakınca görmediği; kadınlı-erkekli, çalgılı çengili düğünlere şimdilik hiç girmeyelim…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Düğün bitip herkes evine çekilince, arkada kalan; huzurlu bir yuvanın başlangıcından ziyade, yıllar boyu ödenecek faturalar, taksitler oluyor. Bu kadar borcu tek aile üstlenemeyince, borçların çoğu gelin ve damatın üzerine kalıyor. Bir yığın faturanın üzerine bina edilmiş evliliklerde ne cicim ayı, ne cicim haftası yaşanamıyor maalesef. Genç çiftler, birbirlerinin yüzüne bakınca muhabbeti değil, taksitleri düşünüyorlar. Sonra başlasın, huzursuzluk, tartışmalar…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Vakti zamanında alt komşumun evinden tartışma sesleri gelirdi. Bir gün bana sıkıntılarından bahsedip; İki yıldır düğün borçlarını ödediklerini ve hala bitiremediklerini, ailenin bütün borcu üzerlerine yıktıklarını, bir gün doğru düzgün huzurla oturamadıklarını anlatmıştı…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ne olurdu gümüşlüğü olmasaydı, perde koltuğa, halı yolluğa uymasaydı ne olurdu? İlk zamanlar iki kanepeyle idare etseler, koltuk takımı sonraya kalsa ne kaybederlerdi? Son çıkan, mutfak masası olmasa, yer sofrasında ağız tadıyla yemeklerini yeseler ne olurdu?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gençler kendilerini haramdan koruyacak, dinlerinin yarısını tamamlayacak evliliği niye kara kara düşünüp dert etsin ki? Çok daha az masrafla, yorulmadan, aylarca sıkıntıya girmeden evlilik yapılamaz mı? Derdimiz gençlerimizin yuva kurması, haramdan korunması, helal dairesi içine girmesiyse neden hem onları, hem kendimizi bunca sıkıntıya sokuyoruz?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her şeyi tam olsun, hiç bir eksik kalmasın diye uğraşırken, gençlerin evlilik çağları geçiyor, evlilik geciktikçe harama düşmeleri, flörtlerle oyalanmaları kolaylaşıyor.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eskiden evlilikler daha kolay ve masrafsız, fakat temelleri daha sağlam ve dayanıklı olurdu. Boşanma kelimesini dahi kullanmaya imtina ederdi büyüklerimiz.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şimdi iki gencin evlenmesi yıllar sürüyor. Ama boşanmak bir celsede…</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özellikle genç kızlara ve annelerine çok iş düşüyor. İslamda mehir vardır ve haktır. Fakat bu meblağ erkek tarafının bütçesini aşacak ve evlilik sonrası sıkıntıya sokacak şekilde olmamalıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evlilik sonrası, çiftin kendi imkanlarıyla aldığı her bir eşyanın sevinci bambaşkadır. Huzur verenin eşya olmadığını, borçsuz yaşamanın en büyük zenginlik olduğunu anlatalım gençlerimize.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ahiret azığı toplamak için geldiğimiz dünyada, ahiretimizi geçici dünya için harcamayalım.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rabbimiz; Eşinin yüzüne bakınca huzur veren, önceliği dünya, mal mülk olmayan, sadece Allah’ın rızası, haramlardan korunmak ve hayırlı bir nesil yetiştirmek için evlilik yapan gençlerin ve onlara bu konuda destek olup anlayış gösteren ailelerin sayısını artırsın. Amin)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır. (Rum:21)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cahide Sultan</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Resmi nikah olmadan dini nikah yasak mı?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-resmi-nikah-olmadan-dini-nikah-yasak-mi</link>
			<pubDate>Thu, 13 Sep 2018 12:04:59 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=33158">eraydmrl</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-resmi-nikah-olmadan-dini-nikah-yasak-mi</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar internette araştırdım 3 aralık 2017 de bu yasak ortadan kalkmış olarak gözüküyor artık resmi nikah olmadan dini nikaha yasalar izin veriyor diye gözüküyor fakat imama sorduk yasak dedi imam bilmiyor olabilir mi?Doğrusu nedir?Resmi nikah olmadan dini nikah kıyılabilir mi?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar internette araştırdım 3 aralık 2017 de bu yasak ortadan kalkmış olarak gözüküyor artık resmi nikah olmadan dini nikaha yasalar izin veriyor diye gözüküyor fakat imama sorduk yasak dedi imam bilmiyor olabilir mi?Doğrusu nedir?Resmi nikah olmadan dini nikah kıyılabilir mi?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Boşanma Hk.]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bosanma-hk</link>
			<pubDate>Wed, 04 Oct 2017 09:13:13 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=437">Sükut</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bosanma-hk</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rasulullah'ın (sav) "Üçşey vardır ki onların ciddiside ciddi, şakası da ciddidir:Nikah, talak, ric'at." sözleriyle uyardığı talak hakkında neler biliyoruz.<br />
<br />
Kadının boşama hakkı varmıdır?<br />
Dinen boşanma kabul edilen sözler nelerdir?<br />
Resmi nikahın bozulmasıdini nikahı bozar mı?<br />
Kadın boşandıktan sonra nafaka talep edebilir mi?<br />
Boşanmalarda alınan nafakanın hükmü nedir?<br />
Boşanmalarda çocuğun velayeti dinen kime verilir?<br />
Çocuk için nafaka talep edilebilir mi?<br />
Boşanmalarda mehir ile ilgili hükümler nelerdir?<br />
Mehir dışında kanunla alınanlar caiz mi?</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rasulullah'ın (sav) "Üçşey vardır ki onların ciddiside ciddi, şakası da ciddidir:Nikah, talak, ric'at." sözleriyle uyardığı talak hakkında neler biliyoruz.<br />
<br />
Kadının boşama hakkı varmıdır?<br />
Dinen boşanma kabul edilen sözler nelerdir?<br />
Resmi nikahın bozulmasıdini nikahı bozar mı?<br />
Kadın boşandıktan sonra nafaka talep edebilir mi?<br />
Boşanmalarda alınan nafakanın hükmü nedir?<br />
Boşanmalarda çocuğun velayeti dinen kime verilir?<br />
Çocuk için nafaka talep edilebilir mi?<br />
Boşanmalarda mehir ile ilgili hükümler nelerdir?<br />
Mehir dışında kanunla alınanlar caiz mi?</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sema.]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-sema</link>
			<pubDate>Thu, 31 Aug 2017 00:17:25 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=32408">Sema.</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-sema</guid>
			<description><![CDATA[Benim çok önemli bir konum daha doğrusu sorum olacaktı şimdi benim annem öz teyzeme süt vermiş yani abimle beraber emzirmiş teyzemi teyzemle bizim de süt kardşei olduğumuz söylendi bu doğrulandı da yani teyzemle bizim aileden kimse evlenemez nikah düşmez peki benim bu teyzemin oğluyla nikah düşüyormu çok hocaya sorduk çoğu nikahınız olur dedi fıkıh kitabinda bir sayfa da da şöyle yazıyormuş süt emen emzirenin nesline haramdır yani sadece bize haram kılınan teyzemiz oluyor ona göre benim onun oğluyla nikahım düşer dediler sizce bu durumu bidr size anlatmak istedim lütfen kesin bir bilgisi olan yazsın]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Benim çok önemli bir konum daha doğrusu sorum olacaktı şimdi benim annem öz teyzeme süt vermiş yani abimle beraber emzirmiş teyzemi teyzemle bizim de süt kardşei olduğumuz söylendi bu doğrulandı da yani teyzemle bizim aileden kimse evlenemez nikah düşmez peki benim bu teyzemin oğluyla nikah düşüyormu çok hocaya sorduk çoğu nikahınız olur dedi fıkıh kitabinda bir sayfa da da şöyle yazıyormuş süt emen emzirenin nesline haramdır yani sadece bize haram kılınan teyzemiz oluyor ona göre benim onun oğluyla nikahım düşer dediler sizce bu durumu bidr size anlatmak istedim lütfen kesin bir bilgisi olan yazsın]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[islami evlilik]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-islami-evlilik</link>
			<pubDate>Thu, 24 Aug 2017 22:52:02 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=32399">hamsici</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-islami-evlilik</guid>
			<description><![CDATA[islami evlilik diye bir kavram çıktı .nedir bu...islami olmayan evlilik mi var.bir evlilik resmi olarak gercekleşmisse islami evlilik olmaz mı.İslami evlilik siesi diye reklam yapan <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">..... (İslami Evlilik Siteleri)</span> nasıl bir sitedir bilen var mı.üyelerin hepsi tesettülümü acaba.erkeklerin hepsi düzenli namaz kılan insanlar mı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[islami evlilik diye bir kavram çıktı .nedir bu...islami olmayan evlilik mi var.bir evlilik resmi olarak gercekleşmisse islami evlilik olmaz mı.İslami evlilik siesi diye reklam yapan <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">..... (İslami Evlilik Siteleri)</span> nasıl bir sitedir bilen var mı.üyelerin hepsi tesettülümü acaba.erkeklerin hepsi düzenli namaz kılan insanlar mı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bayanlara ne oldu böyle!!!???]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bayanlara-ne-oldu-boyle</link>
			<pubDate>Tue, 15 Aug 2017 11:05:47 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=32369">dertli robot</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bayanlara-ne-oldu-boyle</guid>
			<description><![CDATA[Bir erkek olarak sokağa çıkmaktan utanır oldum. Yolda yürürken yolun kenarından yürümeye gayret etmeme rağmen kadınlar hiç oralı olmadan kendisini, çantasını, poşetini bana vurmadan sanki yollar, sokaklar onlarınmış gibi yürümeleri hele kıyafetleri. O daracık sosis gibi giyinip kendilerini teşhir etmekten bu kadar hoşlanmalarını bir türlü aklı almıyor. Allah'ım utanmayı yeryüzünden almış sanırım. Kadınların, kızların kendi üzerlerinde bu kadar ilgi olmasından ne anladıklarını bilen varsa lütfen yazsın. Nasıl bir çağda yaşıyoruz. İnanın üryan olsalar bu kadar ilgi çekmezler. Bedenleri o daracık elbiseleri yüzünden neredeyse hüzcrelerine kadar ayan hale gelmiş. Bu insanların kocaları anne babaları yok mu? hiç mi birşey demezler. Böyle sokağa çıkılmaz diye. Allahım bizi nefsimize uydurma. Amin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bir erkek olarak sokağa çıkmaktan utanır oldum. Yolda yürürken yolun kenarından yürümeye gayret etmeme rağmen kadınlar hiç oralı olmadan kendisini, çantasını, poşetini bana vurmadan sanki yollar, sokaklar onlarınmış gibi yürümeleri hele kıyafetleri. O daracık sosis gibi giyinip kendilerini teşhir etmekten bu kadar hoşlanmalarını bir türlü aklı almıyor. Allah'ım utanmayı yeryüzünden almış sanırım. Kadınların, kızların kendi üzerlerinde bu kadar ilgi olmasından ne anladıklarını bilen varsa lütfen yazsın. Nasıl bir çağda yaşıyoruz. İnanın üryan olsalar bu kadar ilgi çekmezler. Bedenleri o daracık elbiseleri yüzünden neredeyse hüzcrelerine kadar ayan hale gelmiş. Bu insanların kocaları anne babaları yok mu? hiç mi birşey demezler. Böyle sokağa çıkılmaz diye. Allahım bizi nefsimize uydurma. Amin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Evlilik]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-evlilik--61685</link>
			<pubDate>Tue, 25 Jul 2017 10:47:08 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=32336">Merakçı</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-evlilik--61685</guid>
			<description><![CDATA[Öncelikle hepinize merhaba.<br />
Biz bir kızla birbirimize söz verdik evlenmek adına ve ben verdiğim sözü tutmak isterim. Ama sonradan kız dinini değiştirmek istedi. Dinimizde müslüman biriyle evlenmemek de haram ve ben onu çok seviyorum. Ne yapmalıyım ? <br />
Teşekkürler şimdiden...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Öncelikle hepinize merhaba.<br />
Biz bir kızla birbirimize söz verdik evlenmek adına ve ben verdiğim sözü tutmak isterim. Ama sonradan kız dinini değiştirmek istedi. Dinimizde müslüman biriyle evlenmemek de haram ve ben onu çok seviyorum. Ne yapmalıyım ? <br />
Teşekkürler şimdiden...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Boşanmak çözüm mü]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bosanmak-cozum-mu</link>
			<pubDate>Mon, 05 Dec 2016 23:03:57 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=31728">Asli37</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bosanmak-cozum-mu</guid>
			<description><![CDATA[Selamün aleyküm kardeşlerim,<br />
Benim derdim evliliğim ile alakalı. <br />
<br />
Biraz uzun hakkınızı helal edin. <br />
<br />
Bundan yaklaşık 9 sene önce tanıştık eşimle. Ben iş arıyordum. Bir arkadaşım da onun eleman aradığını söyledi gittim anlaştık başladım çalışmaya. Başlarda yani ilk senelerde patron çalışan ilişkisinden başka birşey yoktu. Sonra bana yakın davranmaya başladı. Ben bu durumlara alışkın olmadığım için de kaptırdım kendimi ona. Benimle ilgileniyordu ama onun hayatında başkaları da oluyordu. En sonunda ben bu duruma bir son vermek için işten ayrılmak istediğimi söyledim oda bir süre sonra benimle evlenmek istediğini söyledi. Ben onu çok sevdiğim için havalara uçtum. ( bu arada benimle tanışmadan 3 yıl önce bir evlilik daha yapmış. Benden 12 yaş büyük )<br />
<br />
4 yıl önce nişanlandık. Bu arada yaşlı bir annesi var, babası vefat etmiş.  Annesinin aynı zamanda anadoluda kendi köyünde de evi var ve senede 2-3 ay istanbulda kalıyor. Eşim de bana annemin evind yerleşelim mi dedi. Bende kabul ettim nasıl olsa yılda 2-3 ay gelecek annesi geri zamanda ev boş diye. Ama ablaları ve kardeşleri çok karıştılar karşı çıktılar (6 kardeşler tek erkek eşim)<br />
Benim ailem de karşı çıkınca babam bir arkadaşının evini önerdi. Arkadaşı da beni tanıdığı için evi istediğin gibi yaptıralım otur dedi. Ama söylemedikleri bir detay varmış ev satıştaymış 5 senedir. Bina komple satılıkmış. Bizim şansımıza düğüne 2 hafta kala ev satıldı. Biz bütün eşyaları almıştık. Evi alan kişi 2 sene oturun sonra çıkın dedi. Ama ben kabul etmedim. Moralim çok bozulmuştu düğüne az zaman kalmıştı. <br />
<br />
Neyse sonra düğün zamanı geldi çattı ama bizim hala evimiz yok. Kız kardeşinin bir evi vardı dayalı döşeli (normalde istanbulda oturmuyor) ev bulana kadar oturun dedi. 3 ay orada kaldık ama eşim bu arada hiç ev bakmaya yeltenmiyordu. Ben devamlı söylüyordum. Bana annemin evinde oturalım diye ısrar ediyordu. <br />
<br />
Sonunda kız kardeşi istanbula geleceği için evden çıkmak zorunda kaldık. Ve annesinin evine geçtik. Benim bütün çeyizim bütün eşyalarım annemin evinde istiflenmiş duruyor hala. Eşim bu arada hiç ev bakmaya yeltenmiyordu.aradan 2 sene geçti. Baktım olmuyor En sonunda tamam dedim buradaki bütün eşyaları yenileyelim gelelim oturalım burada. <br />
<br />
Annesi yine karşı çıkmış ben geldiğimde nerede yatıcam nerede kalıcam demiş <br />
Yarın öbür gün hastalanırsam ben orada kalmak istiyorum o zaman ne olacak demiş<br />
( istanbulda 2 kızı daha var bizimle beraber kalabileceği 3 ev var )<br />
<br />
Yine herkes birşey söylemeye başladı. <br />
Beni düşünen hiç kimse yok. Benim çeyizlerim Daha açılmadı. 2,5 yıllık evliyiz. Milletin çeyizleri davulla zurnayla gider benimkiler hala annemin mutfak boşluğunda duruyor. Üstüne 5 kere yağmur yağdı babamla hepsini temizleyip tekrar koydular. Mobilyalar paketlerinden açılmadı bir kusuru olsa garantiye bile giremeyecek geçmiştir çünkü. <br />
<br />
Bunları eşime ne zaman bahsetsem bana hep kızdı. Hatta sen beni kandırdın annemle oturucaz demiştin şimdi yeni ev diyosun dedi. <br />
Ablası çeyizlerini getirmene gerek mi var ev eşya dolu dedi. <br />
Bir diğeri annemin odasını sakın bozmayın dedi<br />
Annesi istanbula gelmeye yakın evi temizleme derdine düşüyorlar. Annesi geldiğinde de sanki evde kimse yaşamıyormuş gibi köşe bucak tamizliyor. Ben sanki pisim hiç iş yapmıyorum gibi ki her hafrasonu mutlaka temizlerim. <br />
Anahtarları var hepsinin istedikleri zaman eve girip çıkıyorlar<br />
Hatta evden ne ihtiyaçları varsa alıyorlar. Biz evde yokken gelip kalan bile oluyor. <br />
<br />
Ben çok bunaldım. Kendi annemlere bu konuları çok az miktarda anlatmaya çalışıyorum ki eşime ailesine cephe almasınlar diye. Ama arada kalmaktan çok bunaldım. <br />
<br />
Birde eşim çok sinirli. Hala beraber çalışıyoruz. Bana para vermiyor çalışmama karşılık hadi onu geçtim yaptığım harcamalara da kızıyor. Kredi kartımı iptal ettirdi. <br />
Ki ben evlenmeden önce aldığım parayla kendime alışveriş yapar kuaföre giderdiö. Evlendiğimden beri kuaföre gitmedim. <br />
Eve aldığım her şeye karşıyor. Alışverişi kendi yapıyor. İş ile ilgili bana iş yerinde olsun başka yerde olsun her fırsatta bağırıyor. <br />
<br />
Ben artık tükenme noktasına geldim. Uzun zamandır boşanmayı düşünüyorum ama evliliği yıkmak kolay kurmak zor. İlk zorlukta kaçmak çözüm mü diyorum ama artık inanın çok çok ama çok bunaldım. Annemin evini özlüyorum. Bana orada prensesler gibi davranan babamı özlüyorum. <br />
<br />
Bana akıl verin Allah rızası için boşanmalı mıyım?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Selamün aleyküm kardeşlerim,<br />
Benim derdim evliliğim ile alakalı. <br />
<br />
Biraz uzun hakkınızı helal edin. <br />
<br />
Bundan yaklaşık 9 sene önce tanıştık eşimle. Ben iş arıyordum. Bir arkadaşım da onun eleman aradığını söyledi gittim anlaştık başladım çalışmaya. Başlarda yani ilk senelerde patron çalışan ilişkisinden başka birşey yoktu. Sonra bana yakın davranmaya başladı. Ben bu durumlara alışkın olmadığım için de kaptırdım kendimi ona. Benimle ilgileniyordu ama onun hayatında başkaları da oluyordu. En sonunda ben bu duruma bir son vermek için işten ayrılmak istediğimi söyledim oda bir süre sonra benimle evlenmek istediğini söyledi. Ben onu çok sevdiğim için havalara uçtum. ( bu arada benimle tanışmadan 3 yıl önce bir evlilik daha yapmış. Benden 12 yaş büyük )<br />
<br />
4 yıl önce nişanlandık. Bu arada yaşlı bir annesi var, babası vefat etmiş.  Annesinin aynı zamanda anadoluda kendi köyünde de evi var ve senede 2-3 ay istanbulda kalıyor. Eşim de bana annemin evind yerleşelim mi dedi. Bende kabul ettim nasıl olsa yılda 2-3 ay gelecek annesi geri zamanda ev boş diye. Ama ablaları ve kardeşleri çok karıştılar karşı çıktılar (6 kardeşler tek erkek eşim)<br />
Benim ailem de karşı çıkınca babam bir arkadaşının evini önerdi. Arkadaşı da beni tanıdığı için evi istediğin gibi yaptıralım otur dedi. Ama söylemedikleri bir detay varmış ev satıştaymış 5 senedir. Bina komple satılıkmış. Bizim şansımıza düğüne 2 hafta kala ev satıldı. Biz bütün eşyaları almıştık. Evi alan kişi 2 sene oturun sonra çıkın dedi. Ama ben kabul etmedim. Moralim çok bozulmuştu düğüne az zaman kalmıştı. <br />
<br />
Neyse sonra düğün zamanı geldi çattı ama bizim hala evimiz yok. Kız kardeşinin bir evi vardı dayalı döşeli (normalde istanbulda oturmuyor) ev bulana kadar oturun dedi. 3 ay orada kaldık ama eşim bu arada hiç ev bakmaya yeltenmiyordu. Ben devamlı söylüyordum. Bana annemin evinde oturalım diye ısrar ediyordu. <br />
<br />
Sonunda kız kardeşi istanbula geleceği için evden çıkmak zorunda kaldık. Ve annesinin evine geçtik. Benim bütün çeyizim bütün eşyalarım annemin evinde istiflenmiş duruyor hala. Eşim bu arada hiç ev bakmaya yeltenmiyordu.aradan 2 sene geçti. Baktım olmuyor En sonunda tamam dedim buradaki bütün eşyaları yenileyelim gelelim oturalım burada. <br />
<br />
Annesi yine karşı çıkmış ben geldiğimde nerede yatıcam nerede kalıcam demiş <br />
Yarın öbür gün hastalanırsam ben orada kalmak istiyorum o zaman ne olacak demiş<br />
( istanbulda 2 kızı daha var bizimle beraber kalabileceği 3 ev var )<br />
<br />
Yine herkes birşey söylemeye başladı. <br />
Beni düşünen hiç kimse yok. Benim çeyizlerim Daha açılmadı. 2,5 yıllık evliyiz. Milletin çeyizleri davulla zurnayla gider benimkiler hala annemin mutfak boşluğunda duruyor. Üstüne 5 kere yağmur yağdı babamla hepsini temizleyip tekrar koydular. Mobilyalar paketlerinden açılmadı bir kusuru olsa garantiye bile giremeyecek geçmiştir çünkü. <br />
<br />
Bunları eşime ne zaman bahsetsem bana hep kızdı. Hatta sen beni kandırdın annemle oturucaz demiştin şimdi yeni ev diyosun dedi. <br />
Ablası çeyizlerini getirmene gerek mi var ev eşya dolu dedi. <br />
Bir diğeri annemin odasını sakın bozmayın dedi<br />
Annesi istanbula gelmeye yakın evi temizleme derdine düşüyorlar. Annesi geldiğinde de sanki evde kimse yaşamıyormuş gibi köşe bucak tamizliyor. Ben sanki pisim hiç iş yapmıyorum gibi ki her hafrasonu mutlaka temizlerim. <br />
Anahtarları var hepsinin istedikleri zaman eve girip çıkıyorlar<br />
Hatta evden ne ihtiyaçları varsa alıyorlar. Biz evde yokken gelip kalan bile oluyor. <br />
<br />
Ben çok bunaldım. Kendi annemlere bu konuları çok az miktarda anlatmaya çalışıyorum ki eşime ailesine cephe almasınlar diye. Ama arada kalmaktan çok bunaldım. <br />
<br />
Birde eşim çok sinirli. Hala beraber çalışıyoruz. Bana para vermiyor çalışmama karşılık hadi onu geçtim yaptığım harcamalara da kızıyor. Kredi kartımı iptal ettirdi. <br />
Ki ben evlenmeden önce aldığım parayla kendime alışveriş yapar kuaföre giderdiö. Evlendiğimden beri kuaföre gitmedim. <br />
Eve aldığım her şeye karşıyor. Alışverişi kendi yapıyor. İş ile ilgili bana iş yerinde olsun başka yerde olsun her fırsatta bağırıyor. <br />
<br />
Ben artık tükenme noktasına geldim. Uzun zamandır boşanmayı düşünüyorum ama evliliği yıkmak kolay kurmak zor. İlk zorlukta kaçmak çözüm mü diyorum ama artık inanın çok çok ama çok bunaldım. Annemin evini özlüyorum. Bana orada prensesler gibi davranan babamı özlüyorum. <br />
<br />
Bana akıl verin Allah rızası için boşanmalı mıyım?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Evlenecek kızlarin soruları]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-evlenecek-kizlarin-sorulari</link>
			<pubDate>Sat, 03 Sep 2016 11:45:02 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=31370">HSE1806</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-evlenecek-kizlarin-sorulari</guid>
			<description><![CDATA[Yaşım gelmiş işim gücüm evim barkım olmasına rağmen aile efradından tanışmaya çalıştığım biri tesettürlü, diğeri olmayan insanların soruları.<br />
<br />
-İşi ne (kasıt memur mu)? Bunu soranların ben ne demek istediklerini asla anlayamıyorum. Rızkı veren devlet mi? Özel sektör yada ticaret yapanlar aç mı kaldılar.?<br />
<br />
- Niye evlenmemiş/evlenememiş ?<br />
''Ben şu kadınla evlenmek istiyorum ya Resulullah.Bana dua buyur demiş.Bana dua ette o kadınla evleneyim demek istemiş yani.Bunun üzerine peygamber efendimiz Sallallahu aleyhi vessellem böyle buyurmuş.<br />
Eğer senin için israfil aleyhisselam dua etse,cebrail aleyhisselam dua etse,mikail aleyhisselamda dua etse,Arşı alayı taşıyan o yüce meleklerde dua etse,bende onların arasında o duaya katılsam,sen yine de senin için yazılmış olan kadından başkasıyla evlenemezsin.Nasipte ne varsa onunla evlenirsin buyurmuş peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellem.''<br />
<br />
<br />
Kızlarımızın da biz erkekler gibi bu dönemde zorlandıklarını biliyorum. Görüyorum. Herşeyden daha zor hale getirildi evlilik. Dizilerdeki şatafat, yollardaki binbir türlü tuzaklar. <br />
<br />
İsterdim ki soruları.<br />
<br />
''İlk sorusu namaz kılıyor mu''<br />
''Merhametli mi?''<br />
''Ne iş olsa çalışırmı tembel mi''<br />
''Allah korkusu var mı?''<br />
''Büyüğüne küçüğüne saygısı var mı?<br />
Alkol kumar alışkanlığı var mı?<br />
Cimri mi?<br />
<br />
''Allah'ını seven biri bizi uyandırsın burası dünya'dır desin...'' <br />
<br />
Allah c.c. herkese hayırlı insanlarla karşılaştırsın. Bu kişilerdende hayırlı nesiller yetiştirsin. ''El ele olsunda kapı kapı dilenerek gerekirse''<br />
diyebilen eşler nasip etsin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yaşım gelmiş işim gücüm evim barkım olmasına rağmen aile efradından tanışmaya çalıştığım biri tesettürlü, diğeri olmayan insanların soruları.<br />
<br />
-İşi ne (kasıt memur mu)? Bunu soranların ben ne demek istediklerini asla anlayamıyorum. Rızkı veren devlet mi? Özel sektör yada ticaret yapanlar aç mı kaldılar.?<br />
<br />
- Niye evlenmemiş/evlenememiş ?<br />
''Ben şu kadınla evlenmek istiyorum ya Resulullah.Bana dua buyur demiş.Bana dua ette o kadınla evleneyim demek istemiş yani.Bunun üzerine peygamber efendimiz Sallallahu aleyhi vessellem böyle buyurmuş.<br />
Eğer senin için israfil aleyhisselam dua etse,cebrail aleyhisselam dua etse,mikail aleyhisselamda dua etse,Arşı alayı taşıyan o yüce meleklerde dua etse,bende onların arasında o duaya katılsam,sen yine de senin için yazılmış olan kadından başkasıyla evlenemezsin.Nasipte ne varsa onunla evlenirsin buyurmuş peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellem.''<br />
<br />
<br />
Kızlarımızın da biz erkekler gibi bu dönemde zorlandıklarını biliyorum. Görüyorum. Herşeyden daha zor hale getirildi evlilik. Dizilerdeki şatafat, yollardaki binbir türlü tuzaklar. <br />
<br />
İsterdim ki soruları.<br />
<br />
''İlk sorusu namaz kılıyor mu''<br />
''Merhametli mi?''<br />
''Ne iş olsa çalışırmı tembel mi''<br />
''Allah korkusu var mı?''<br />
''Büyüğüne küçüğüne saygısı var mı?<br />
Alkol kumar alışkanlığı var mı?<br />
Cimri mi?<br />
<br />
''Allah'ını seven biri bizi uyandırsın burası dünya'dır desin...'' <br />
<br />
Allah c.c. herkese hayırlı insanlarla karşılaştırsın. Bu kişilerdende hayırlı nesiller yetiştirsin. ''El ele olsunda kapı kapı dilenerek gerekirse''<br />
diyebilen eşler nasip etsin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İslam'da Aslolan Çoğul Evliliktir]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-islam-da-aslolan-cogul-evliliktir</link>
			<pubDate>Thu, 31 Mar 2016 12:08:52 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=30546">Senusî</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-islam-da-aslolan-cogul-evliliktir</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><br />
    Hakimiyet yalnız Allah'a aittir. Zamanımızda bu mesele saptırıldığı gibi İslam'da varolan dört kadınla evlenme meselesi de saptırılmaya çalışılmaktadır. Bir takım kimseler bu meseleyi, İslam aleyhine laf atabilmek için malzeme olarak kullanmakta, bir kısmı da İslam'a laf atanlara karşı savunma amacıyla insanlara bu meseleyi saptırarak anlatmaktadır. Onların bu tür savunma yapmaları karşısındakilere olan iç yenilgilerinden kaynaklanmaktadır. İslam alimi olarak geçinen, batı kültürü karşısında yenik düşmüş böyle kişiler, İslam'daki dört evlilik meselesine iki tür sapık yorum getirmişlerdir:<br />
<br />
    Birinci yorum: Aslında İslam dininde dört evlilik yoktur. Allah (c.c) dört evliliğe izin verdikten sonra, bunu adalet şartına bağlamıştır.     Başka bir ayette ise insanoğlunun bu adaleti istese de sağlayamayacağını bildirmiştir. Birden fazla evlilik için adalet şart olduğu ve insan oğlunun da bu adalet sağlaması mümkün olmadığı için İslam'da dört evlilik yoktur.<br />
<br />
    İkinci yorum: Allah dört evliliğe ruhsat vermiştir. Fakat insanlara mutlaka dört evlilik yapmalarını emretmemiştir. Kişinin çoğul evlilik yapabilmesi için birinci hanımının sakat, hasta veya çocuk doğurmaya engel bir hastalığının olması gerekir. Allah (c.c)'nun dört evliliğe izin vermesinin sebebi budur. Bunlar dışında İslam'da çoğul evlilik yapmak caiz değildir.<br />
<br />
    Bu yorumları yapanlar, ne Allah'ın ayetlerini güzelce incelemişler, ne de arapça kaidelerine ve sağlam delillere dayanarak yorum yapmışlardır.<br />
<br />
    Batı, zihniyet olarak bu meseleye karşıdır ve bu yüzden bu mesele üzerinde hassasiyetle durarak İslam'a saldırmaktadır. Batının bu saldırıları karşısında insanlar asırlardır İslam'da var olagelmiş dört evlilik meselesinde şüpheye düşmüşlerdir.<br />
<br />
    Kendilerinin İslam alimi olduklarını iddia eden bazı kimseler de insanların bu şüphesini gidermek için, batının iddialarına batılıların hoşuna gidecek, en azından onları susturacak bir şekilde cevap vermek gerekir zihniyetiyle yola çıkarak, yukarıda ki gibi, İslamla uzaktan yakından hiçbir alakası olmayan sapık yorumlara başvurmuşlardır. Onlar batıyı susturmak için yoğun gayret gösterirken, yaptıkları yorumun Allah'ın ayetlerine zıt olup olmadığını pek hesaba katmamışlardır.<br />
    Birinci iddiaya şöyle cevap verilir:<br />
<br />
    Evet, Allah (c.c) dört evliliğin caiz olabilmesi için Nisa: 3 ayeti kerimesinde adaleti şart koşmuştur. Bu ayette zikredilen adalet, "üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz" (Nisa: 129) ayetinde bahsedilen, insanların güç yetiremeyeceği adalet değildir. Şayet bu iki ayette bahsedilen adalet aynı manada olsaydı, Allah (c.c)'nun Nisa: 3 ayeti kerimesini indirmesi anlamsız olurdu. Bir olayı bir şarta bağlayarak helal kılıp, daha sonra başka bir yerde bu şartı yerine getirmenin mümkün olamayacağını bildirmek ne Allah (c.c)'ya ne de ne dediğini bilen bir kişiye yakışır.<br />
<br />
Ayrıca Rasulullah (s.a.s) ve sahabeler Nisa: 3 ayeti kerimesinden böyle bir mana çıkartmamışlardır. Bilakis Rasulullah (s.a.s)'in sözleri ayetteki mananın o kimselerin anladığı gibi olmadığını göstermektedir.<br />
<br />
Rasulullah (s.a.s) hanımları arasında Allah'ın farz kıldığı adaleti sağladıktan sonra, kalbinin hanımlarından birine daha fazla meylettiğini hissettiğinde şöyle derdi:<br />
    "Ey Allah'ım! bu benim elimde olmayan adalettir. Elimde olmayan konularda adaleti sağlayamadığım için beni kınama." (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)<br />
<br />
    Rasulullah (s.a.s)'in de belirttiği gibi, insanın güç yetiremeyeceği adalet; hanımlarına karşı kalpteki sevgide adaleti sağlayamamaktır. Bu dört evlilik yapmak için bu adaleti yerine getirmek ise şart değildir.<br />
<br />
    Dört evliliğin yapılabilmesi için yerine getirilmesi şart olan adalet, kadınları yedirme, giydirme ve yanlarında gecelemede adaleti sağlamaktır. İşte bunlar insanın elinde olan şeylerdir. Şayet bir kişi bu konularda adaleti sağlayamamaktan endişe ederse, çoğul evlilik yapması haram olur. Çünkü kadınlara zulüm edilmesi söz konusudur.<br />
<br />
Allah (c.c) Nisa: 129 ayetinin devamında "adaleti sağlayamazsanız, bari tamamen bir tarafa meyletmeyin" buyurmuştur. Bu söz bile, çoğul evliliğin imkansız bir şarta bağlanmadığını gösterir. Çünkü, Allah Teala bu ayette "bari tamamen bir tarafa meyletmeyin" buyuruyor. Bu da Allah'ın istediği adaleti sağlamanın imkansız olmadığını gösteriyor. Bu ayette geçen adalet çoğul evlilik için şart koşulan adalet değildir. Eğer öyle olsaydı, Allah (c.c)'nun "bari tamamen bir tarafa meyletmeyin" sözü haşa anlamsız olurdu.<br />
<br />
    Nisa: 3 ayeti indiğinde, dörtten daha fazla hanımı olan bir çok sahabe vardı. Onlar Ömer b. Hattab (r.a)'nun yaptığı gibi, dört tanesini tutup, diğerlerini boşamışlardır. Onlar hiçbir zaman; "Allah çoğul evlilik için adaleti şart koşmuş ve başka bir ayetinde de insanoğlunun bu adaleti sağlamaya güç yetiremeyeceğini bildirmiştir. Bu sebeple İslam'da çoğul evlilik caiz değildir" diye düşünerek, kendilerine tek hanım bırakıp, diğerlerini boşama yoluna gitmemişlerdir.<br />
<br />
    İkinci iddiaya gelince; Çoğul evlilik yapmak için, ilk hanımın sakat, hasta veya çocuk doğurmaya engel bir vasıf taşıması şart değildir.     Şayet dört evlilik için böyle bir şart olsaydı, ayet ve hadislerde açıkça bildirilirdi. Sahabelerin de bu ayetler indikten sonra bir tek sağlam hanım bırakıp, diğer hanımlarını boşamaları gerekirdi. Fakat bunların hiç birisi olmamıştır.<br />
<br />
    Bu şartları koşanlar, Aslında Allah (c.c)'nun Kur'an ve sünnette koşmadığı bir takım şartlar koşmuşlardır.<br />
<br />
    Kur'an ve sünnetten delilleriyle İslam'daki dört evlilik meselesinin iç yüzü şudur:<br />
<br />
    Allah (c.c) döt evlilik konusunda şöyle buyurmuştur.<br />
<br />
    "Eğer (kendileriyle evlendiğiniz taktirde) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız, beğendiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın, veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu adaletten ayrılmamanız için en uygun olandır." (Nisa: 3) Bu ayeti dikkatli incelediğimizde, İslam'da aslolanın tek evlilik değil, çoğul evlilik olduğu görülür.Tek evlilik ise adalet sağlanamadığı zaman esastır. Adaletten kasıt ise, hanımları yedirmek, giydirmek ve yanlarında gecelemektir.     Bu adalet sağlanabildiği taktirde aslolan çoğul evliliktir. Zira Allah (c.) ayette ikişer, üçer, dörder, evlenmeyi emrettikten sonra "Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın" buyuruyor. Yani çoğul evlilik, ancak yukarda bahsedilen konularda adalet sağlanamadığı taktirde haram olur.<br />
<br />
    Nisa: 129 ayetinde ise, insan fıtratı anlatılmaktadır. İnsan fıtratında, kişinin tam olarak kontrol edemeyeceği bazı meyiller vardır. Kocanın kalbinin hanımlarından birine, diğerlerinden daha çok meyletmesi gibi. Bu meyilden kurtulmak insanın elinde değildir. Allah (c.c) ise insanı elinde olan şeylerden dolayı hesaba çeker. Elinde olmayan şeylerden dolayı değil. Yani Allah (c.) insanları ancak, eşlerine karşı davranış, yeme, içme, giyecek ve geceleme konularındaki adaletten hesaba çekecektir. Kalbi konularda ise sorumlu tutmayacaktır.<br />
<br />
    Rasulullah (s.a.s)'in bir hanımına kalbi meylettiğinde şöyle dedi:<br />
<br />
    "Ey Allah'ım, bu benim elimde olmayan adalettir. Elimde olmayan konularda adaleti sağlayamadığım için beni kınama"<br />
<br />
    Bir toplumda çoğul evliliğin yasaklanması, o toplum için büyük bir fitne ve fesad unsurudur. Çünkü tarih boyunca kadınların sayısı daima erkeklerden fazla olmuştur. Doğum oranı açısından kadınlar erkeklerden daha fazladır. Yaşam süresi açısından da kadınlar erkeklerden daha fazla yaşamaktadır. Erkeklerin başına gelen savaş ve hastalık gibi ölüme yol açıcı musibetler de daha fazladır. Bütün bu sebepler tarih boyunca kadın sayısının erkek sayısından daha fazla olmasına yol açmıştır. Bir toplum içinde her erkeğin bir tek hanımla yetinmesi halinde, bir çok kadın açıkta kalır ve bu kadınlar o toplum için büyük bir fitne kaynağı olur. Bu yüzden çoğul evlilik, toplumdaki bir çok fitneye engeldir.<br />
<br />
    Çoğul evlilik, kadınların mutluluğu ve korunması açısından da önemlidir. Evli bir erkekle evlenip evlenememek kadının isteğine bağlıdır. Şayet bir kadın evli bir erkekle evlenmeyi, bekar kalmaktan daha hayırlı görmüşse, kadının böyle bir evlilik yapmasına engel olunmaması gerekir.<br />
<br />
    Çoğul evlilik bütün dinlerde var olagelmiştir ve günümüzde de insaflı bazı batılı ilim adamları çoğul evliliği savunmaktadır. Alman filozof Showbin Hover, Fransız filozof Dr. Gustov Lobon, Dr Lion ve Etiyen Deniye bunlardandır. Hatta çoğul evliliği savunan batılılar arasında kadınlar bile yer almaktadır. Bunların içinde çoğul evliliğin serbest bırakılması için cemiyetler kurup hükümetlerine baskı yapan kimseler bile vardır.<br />
<br />
    Batının baskı, eleştiri ve saldırılarından dolayı batı karşısında yenik düşmüş sözde İslam alimlerinin, çoğul evlilik konusundaki Allah'ın ayetlerini saptırmaları yüzünden, müslümanlar ve İslam toplumu içinde çoğul evlilik azalmış, hristiyan toplumlarında görülen tek evlilikle yetinme düşüncesi yayılmış ve çoğul evlilik tasvip edilmeyen garip bir şey haline gelmiştir.<br />
<br />
    İşte bu sebeple özellikle İslam tebliğcilerinin ve İslami hareket liderlerinin bu konuda insanlara örnek olmaları, çok evlilik yapıldığı halde de mutlu bir hayat sürülebileceğini pratik olarak hayatlarında göstermeleri gerekir.<br />
<br />
    Evlenilecek kadınlar iyi seçildiğinde çoğul evliliğin İslam toplumu için büyük faydaları olur. Rasulullah (s.a.s)'in hayatında bunu pratik olarak görmekteyiz. İslam tebliğcileri ve liderler Rasulullah (s.a.s)'in hayatındaki gibi, İslam'ı daha iyi yayabilme gayesiyle evlilik yapmalı ve çoğul evliliğin hiçbir zaman İslam toplumunun gerilemesine sebep olmadığını pratik olarak göstermelidirler.<br />
<br />
    Davetçi kadınların da bu konuda çok iyi yetiştirilmeleri gerekir. Müslüman davetçi kadınların İslam'ın maslahatı için bu konuda kıskançlık hastalığına karşı mücadele etmeleri ve bencil davranmamaları şarttır.<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><br />
    Hakimiyet yalnız Allah'a aittir. Zamanımızda bu mesele saptırıldığı gibi İslam'da varolan dört kadınla evlenme meselesi de saptırılmaya çalışılmaktadır. Bir takım kimseler bu meseleyi, İslam aleyhine laf atabilmek için malzeme olarak kullanmakta, bir kısmı da İslam'a laf atanlara karşı savunma amacıyla insanlara bu meseleyi saptırarak anlatmaktadır. Onların bu tür savunma yapmaları karşısındakilere olan iç yenilgilerinden kaynaklanmaktadır. İslam alimi olarak geçinen, batı kültürü karşısında yenik düşmüş böyle kişiler, İslam'daki dört evlilik meselesine iki tür sapık yorum getirmişlerdir:<br />
<br />
    Birinci yorum: Aslında İslam dininde dört evlilik yoktur. Allah (c.c) dört evliliğe izin verdikten sonra, bunu adalet şartına bağlamıştır.     Başka bir ayette ise insanoğlunun bu adaleti istese de sağlayamayacağını bildirmiştir. Birden fazla evlilik için adalet şart olduğu ve insan oğlunun da bu adalet sağlaması mümkün olmadığı için İslam'da dört evlilik yoktur.<br />
<br />
    İkinci yorum: Allah dört evliliğe ruhsat vermiştir. Fakat insanlara mutlaka dört evlilik yapmalarını emretmemiştir. Kişinin çoğul evlilik yapabilmesi için birinci hanımının sakat, hasta veya çocuk doğurmaya engel bir hastalığının olması gerekir. Allah (c.c)'nun dört evliliğe izin vermesinin sebebi budur. Bunlar dışında İslam'da çoğul evlilik yapmak caiz değildir.<br />
<br />
    Bu yorumları yapanlar, ne Allah'ın ayetlerini güzelce incelemişler, ne de arapça kaidelerine ve sağlam delillere dayanarak yorum yapmışlardır.<br />
<br />
    Batı, zihniyet olarak bu meseleye karşıdır ve bu yüzden bu mesele üzerinde hassasiyetle durarak İslam'a saldırmaktadır. Batının bu saldırıları karşısında insanlar asırlardır İslam'da var olagelmiş dört evlilik meselesinde şüpheye düşmüşlerdir.<br />
<br />
    Kendilerinin İslam alimi olduklarını iddia eden bazı kimseler de insanların bu şüphesini gidermek için, batının iddialarına batılıların hoşuna gidecek, en azından onları susturacak bir şekilde cevap vermek gerekir zihniyetiyle yola çıkarak, yukarıda ki gibi, İslamla uzaktan yakından hiçbir alakası olmayan sapık yorumlara başvurmuşlardır. Onlar batıyı susturmak için yoğun gayret gösterirken, yaptıkları yorumun Allah'ın ayetlerine zıt olup olmadığını pek hesaba katmamışlardır.<br />
    Birinci iddiaya şöyle cevap verilir:<br />
<br />
    Evet, Allah (c.c) dört evliliğin caiz olabilmesi için Nisa: 3 ayeti kerimesinde adaleti şart koşmuştur. Bu ayette zikredilen adalet, "üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz" (Nisa: 129) ayetinde bahsedilen, insanların güç yetiremeyeceği adalet değildir. Şayet bu iki ayette bahsedilen adalet aynı manada olsaydı, Allah (c.c)'nun Nisa: 3 ayeti kerimesini indirmesi anlamsız olurdu. Bir olayı bir şarta bağlayarak helal kılıp, daha sonra başka bir yerde bu şartı yerine getirmenin mümkün olamayacağını bildirmek ne Allah (c.c)'ya ne de ne dediğini bilen bir kişiye yakışır.<br />
<br />
Ayrıca Rasulullah (s.a.s) ve sahabeler Nisa: 3 ayeti kerimesinden böyle bir mana çıkartmamışlardır. Bilakis Rasulullah (s.a.s)'in sözleri ayetteki mananın o kimselerin anladığı gibi olmadığını göstermektedir.<br />
<br />
Rasulullah (s.a.s) hanımları arasında Allah'ın farz kıldığı adaleti sağladıktan sonra, kalbinin hanımlarından birine daha fazla meylettiğini hissettiğinde şöyle derdi:<br />
    "Ey Allah'ım! bu benim elimde olmayan adalettir. Elimde olmayan konularda adaleti sağlayamadığım için beni kınama." (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)<br />
<br />
    Rasulullah (s.a.s)'in de belirttiği gibi, insanın güç yetiremeyeceği adalet; hanımlarına karşı kalpteki sevgide adaleti sağlayamamaktır. Bu dört evlilik yapmak için bu adaleti yerine getirmek ise şart değildir.<br />
<br />
    Dört evliliğin yapılabilmesi için yerine getirilmesi şart olan adalet, kadınları yedirme, giydirme ve yanlarında gecelemede adaleti sağlamaktır. İşte bunlar insanın elinde olan şeylerdir. Şayet bir kişi bu konularda adaleti sağlayamamaktan endişe ederse, çoğul evlilik yapması haram olur. Çünkü kadınlara zulüm edilmesi söz konusudur.<br />
<br />
Allah (c.c) Nisa: 129 ayetinin devamında "adaleti sağlayamazsanız, bari tamamen bir tarafa meyletmeyin" buyurmuştur. Bu söz bile, çoğul evliliğin imkansız bir şarta bağlanmadığını gösterir. Çünkü, Allah Teala bu ayette "bari tamamen bir tarafa meyletmeyin" buyuruyor. Bu da Allah'ın istediği adaleti sağlamanın imkansız olmadığını gösteriyor. Bu ayette geçen adalet çoğul evlilik için şart koşulan adalet değildir. Eğer öyle olsaydı, Allah (c.c)'nun "bari tamamen bir tarafa meyletmeyin" sözü haşa anlamsız olurdu.<br />
<br />
    Nisa: 3 ayeti indiğinde, dörtten daha fazla hanımı olan bir çok sahabe vardı. Onlar Ömer b. Hattab (r.a)'nun yaptığı gibi, dört tanesini tutup, diğerlerini boşamışlardır. Onlar hiçbir zaman; "Allah çoğul evlilik için adaleti şart koşmuş ve başka bir ayetinde de insanoğlunun bu adaleti sağlamaya güç yetiremeyeceğini bildirmiştir. Bu sebeple İslam'da çoğul evlilik caiz değildir" diye düşünerek, kendilerine tek hanım bırakıp, diğerlerini boşama yoluna gitmemişlerdir.<br />
<br />
    İkinci iddiaya gelince; Çoğul evlilik yapmak için, ilk hanımın sakat, hasta veya çocuk doğurmaya engel bir vasıf taşıması şart değildir.     Şayet dört evlilik için böyle bir şart olsaydı, ayet ve hadislerde açıkça bildirilirdi. Sahabelerin de bu ayetler indikten sonra bir tek sağlam hanım bırakıp, diğer hanımlarını boşamaları gerekirdi. Fakat bunların hiç birisi olmamıştır.<br />
<br />
    Bu şartları koşanlar, Aslında Allah (c.c)'nun Kur'an ve sünnette koşmadığı bir takım şartlar koşmuşlardır.<br />
<br />
    Kur'an ve sünnetten delilleriyle İslam'daki dört evlilik meselesinin iç yüzü şudur:<br />
<br />
    Allah (c.c) döt evlilik konusunda şöyle buyurmuştur.<br />
<br />
    "Eğer (kendileriyle evlendiğiniz taktirde) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız, beğendiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın, veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu adaletten ayrılmamanız için en uygun olandır." (Nisa: 3) Bu ayeti dikkatli incelediğimizde, İslam'da aslolanın tek evlilik değil, çoğul evlilik olduğu görülür.Tek evlilik ise adalet sağlanamadığı zaman esastır. Adaletten kasıt ise, hanımları yedirmek, giydirmek ve yanlarında gecelemektir.     Bu adalet sağlanabildiği taktirde aslolan çoğul evliliktir. Zira Allah (c.) ayette ikişer, üçer, dörder, evlenmeyi emrettikten sonra "Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın" buyuruyor. Yani çoğul evlilik, ancak yukarda bahsedilen konularda adalet sağlanamadığı taktirde haram olur.<br />
<br />
    Nisa: 129 ayetinde ise, insan fıtratı anlatılmaktadır. İnsan fıtratında, kişinin tam olarak kontrol edemeyeceği bazı meyiller vardır. Kocanın kalbinin hanımlarından birine, diğerlerinden daha çok meyletmesi gibi. Bu meyilden kurtulmak insanın elinde değildir. Allah (c.c) ise insanı elinde olan şeylerden dolayı hesaba çeker. Elinde olmayan şeylerden dolayı değil. Yani Allah (c.) insanları ancak, eşlerine karşı davranış, yeme, içme, giyecek ve geceleme konularındaki adaletten hesaba çekecektir. Kalbi konularda ise sorumlu tutmayacaktır.<br />
<br />
    Rasulullah (s.a.s)'in bir hanımına kalbi meylettiğinde şöyle dedi:<br />
<br />
    "Ey Allah'ım, bu benim elimde olmayan adalettir. Elimde olmayan konularda adaleti sağlayamadığım için beni kınama"<br />
<br />
    Bir toplumda çoğul evliliğin yasaklanması, o toplum için büyük bir fitne ve fesad unsurudur. Çünkü tarih boyunca kadınların sayısı daima erkeklerden fazla olmuştur. Doğum oranı açısından kadınlar erkeklerden daha fazladır. Yaşam süresi açısından da kadınlar erkeklerden daha fazla yaşamaktadır. Erkeklerin başına gelen savaş ve hastalık gibi ölüme yol açıcı musibetler de daha fazladır. Bütün bu sebepler tarih boyunca kadın sayısının erkek sayısından daha fazla olmasına yol açmıştır. Bir toplum içinde her erkeğin bir tek hanımla yetinmesi halinde, bir çok kadın açıkta kalır ve bu kadınlar o toplum için büyük bir fitne kaynağı olur. Bu yüzden çoğul evlilik, toplumdaki bir çok fitneye engeldir.<br />
<br />
    Çoğul evlilik, kadınların mutluluğu ve korunması açısından da önemlidir. Evli bir erkekle evlenip evlenememek kadının isteğine bağlıdır. Şayet bir kadın evli bir erkekle evlenmeyi, bekar kalmaktan daha hayırlı görmüşse, kadının böyle bir evlilik yapmasına engel olunmaması gerekir.<br />
<br />
    Çoğul evlilik bütün dinlerde var olagelmiştir ve günümüzde de insaflı bazı batılı ilim adamları çoğul evliliği savunmaktadır. Alman filozof Showbin Hover, Fransız filozof Dr. Gustov Lobon, Dr Lion ve Etiyen Deniye bunlardandır. Hatta çoğul evliliği savunan batılılar arasında kadınlar bile yer almaktadır. Bunların içinde çoğul evliliğin serbest bırakılması için cemiyetler kurup hükümetlerine baskı yapan kimseler bile vardır.<br />
<br />
    Batının baskı, eleştiri ve saldırılarından dolayı batı karşısında yenik düşmüş sözde İslam alimlerinin, çoğul evlilik konusundaki Allah'ın ayetlerini saptırmaları yüzünden, müslümanlar ve İslam toplumu içinde çoğul evlilik azalmış, hristiyan toplumlarında görülen tek evlilikle yetinme düşüncesi yayılmış ve çoğul evlilik tasvip edilmeyen garip bir şey haline gelmiştir.<br />
<br />
    İşte bu sebeple özellikle İslam tebliğcilerinin ve İslami hareket liderlerinin bu konuda insanlara örnek olmaları, çok evlilik yapıldığı halde de mutlu bir hayat sürülebileceğini pratik olarak hayatlarında göstermeleri gerekir.<br />
<br />
    Evlenilecek kadınlar iyi seçildiğinde çoğul evliliğin İslam toplumu için büyük faydaları olur. Rasulullah (s.a.s)'in hayatında bunu pratik olarak görmekteyiz. İslam tebliğcileri ve liderler Rasulullah (s.a.s)'in hayatındaki gibi, İslam'ı daha iyi yayabilme gayesiyle evlilik yapmalı ve çoğul evliliğin hiçbir zaman İslam toplumunun gerilemesine sebep olmadığını pratik olarak göstermelidirler.<br />
<br />
    Davetçi kadınların da bu konuda çok iyi yetiştirilmeleri gerekir. Müslüman davetçi kadınların İslam'ın maslahatı için bu konuda kıskançlık hastalığına karşı mücadele etmeleri ve bencil davranmamaları şarttır.<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İslam tek eşliliği önerir]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-islam-tek-esliligi-onerir</link>
			<pubDate>Thu, 31 Mar 2016 10:28:34 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=30229">Allame Reloaded</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-islam-tek-esliligi-onerir</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İyi Bir Aile Olabilmek İçin Yapılması Gereken 11 Şey]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-iyi-bir-aile-olabilmek-icin-yapilmasi-gereken-11-sey</link>
			<pubDate>Thu, 10 Mar 2016 23:18:19 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28543">fenafillah</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-iyi-bir-aile-olabilmek-icin-yapilmasi-gereken-11-sey</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[300 sterlin ile yuva kurmak...]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-300-sterlin-ile-yuva-kurmak</link>
			<pubDate>Thu, 10 Mar 2016 23:06:50 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28543">fenafillah</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-300-sterlin-ile-yuva-kurmak</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eğer bir gün evlenseydim…]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-eger-bir-gun-evlenseydim%E2%80%A6</link>
			<pubDate>Wed, 25 Nov 2015 16:42:18 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=27425">shamil</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-eger-bir-gun-evlenseydim%E2%80%A6</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/gVnX5O.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: gVnX5O.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yazı;<br />
<br />
Dava adamlığı edebiyatı yapan ama düğünlerinde, festivallerinde, davetlilerine davasını anlatmak yerine davetlilerine müzik ve dans gösterisi sunan, sözde dava adamlarına bir sitemdir<br />
<br />
<br />
<br />
Ne garip bir başlık değilmi?<br />
Bir Kafkasyalı, düğününden bahsediyor. hem de kendi düğününden… Oysa haynap olması gerek… <br />
Ayıp olduğunu bile bile bahsediyor ama… Bu yazıya ayıp diyecekler bilsin diye de haynap olduğunu hatırlatıyor…<br />
<br />
Evet, eğer bir gün evlenseydim… düğününümde akordeon çalmazdım… Ve çaldırmazdım... Yok olurken milletim, ne akordeonu derdim… Oyunlarda oynatmazdım… Milletim böyle bir halde iken, tüm enerjilerini eğlencelerine harcayan milletimin gençlerine alkışta tutmazdım… <br />
<br />
<br />
“ geldiniz düğünümüze, kültürümüzü yaşattınız…” <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/smiley2.gif" alt="gülücük" title="gülücük" class="smilie smilie_71" />  bu sözün sonuna kaç tane gülücük koymak isterim bilirmisiniz ??? Ne kadar fazla ama temsilen sadece bir tane koyuyorum… Aslında ne kadar sahtekâr bir sözdür bu söz…<br />
<br />
Evet, geldiniz ve oynadınız… Nede güzel oyunlarımız varmış… Bakın benim düğünüm kim bilir kaç sene konuşulur artık…40’ıma gelince bile anlatırım düğünümü… <br />
<br />
Geldiniz kültürümüzü yaşattınız  peki diğer yaşatma çalışmalarımızda neredeydiniz sayın düğün sahibi??? <br />
<br />
Ve bu söylenenlere inanan ve gerçekten bir şeyler yaşattığını sanan zavallı gençler daha doğrusu delikanlılar…<br />
<br />
Büyük idealler ile derneklere gelen delikanlılar… ama sonradan bir ekipte dansçı olup çıkan o delikanlıların zavallı idealleri… onların saf beyinlerini “Kafkasyalılık” olarak ekiplere yönlendiren tuhaf yöneticilerimiz ve onları, egolarını tatmin etmek için kandıran acımasız sözde büyüklerimiz… nerede büyüklerimiz bizim gençlerimizin idealleri ???<br />
<br />
Kafkasyalıların bir araya gelmeleri imkansız değimli???<br />
<br />
Bu sözü kim bilir kaç yerde okudunuz, duydunuz…<br />
<br />
Ve devamı şöyledir bu sözün muhtemelen… “ah bir kez bir araya gelse şu milletim onlara neler anlatacağım, ne düşüncelerim var…” dava adamımızın tek sorunu Kafkasyalıların çok dağınık olması ve asla bir araya gelemeyecek olması??? <br />
<br />
Kaç kere tartışmıştır dava adamlarımız Kafkasya’mın sorunlarını, masa başında kaç defa çözmüşlerdir… <br />
<br />
Ah bir araya gelse şu Kafkasyalılar… anlatacak ne de çok şeyleri vardır…<br />
<br />
<br />
Oysa Kafkasyalılar ne kadar çok bir aya gelen bir millettir… Her düğünlerinde binlercesi bir araya gelir… Hele her sene düzenlenen festivaller… Belki onbinlercesini bir araya getirir…<br />
<br />
Bir araya gelir ama ne yapar? <br />
<br />
İşte işin can alıcı noktası bu soruda olsa gerek. Ve en acı noktası…<br />
<br />
Komik ama akordeon çalar ve oynar <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/smiley2.gif" alt="gülücük" title="gülücük" class="smilie smilie_71" /> ( bu gülücük ağlanacak halimizeydi…)<br />
<br />
<br />
Kim bilir kaç kişinin anlatmak istediği şeyler vardır… Ama Kafkasyalılar hiçbir araya gelmeyen bir millettir bahanesi ile geçiştirmiş durmuştur… Kim bilir bu geçiştirenlerin arasında kaç kişinin düğünü olmuştur…<br />
<br />
Kaç tanesi bir festivalin programını düzenlemiştir… hatta festivallerde konuşma dahi yapmıştır…<br />
<br />
<br />
Hep sorunları söylemek yakışmaz bizlere elbet… Bu millet sorun üreten insanlardan bıktı… “bittik yok olduk” diyen kendi ümidini yitirdiği için başkalarının da ümidini “realistlik” adi altında eritmeye çalışan boş boğazlı insanlardan da hiçbir fayda görmedi…<br />
<br />
Onun için alternatif öne sürmek gerek..<br />
<br />
Alternatif bir düğün programı… Ya da festival… Belkide iftar… <br />
<br />
<br />
Benim düğünüm olsa idi eğer olan düğün…<br />
<br />
Önce besmele ile başlardım işime, çünkü her hayırlı işin başıdır besmele… Sonra dualar okurdum ve okuturdum kahraman, çilekeş, rahmetli atalarımın ruhuna… Suya atılan karanfillerden daha faydalı olacağını düşünerek… Onlara o çiçeklerin değil bizim dualarımızın gideceğini bilerek… ve memnun edeceğini…<br />
<br />
Sonra….<br />
<br />
Anlatırdım veya anlattırırdım…<br />
Ebubekirin sıddıkıyetini, Ömer’in adaletini, , Osman’ın hayasını, Alinin ilmini… Hatice’nin fedakârlığını, Musab in vaz geçtikleri… Sad ın o derin muhasebesini, Hanzala nin heycandan unuttuğu abdestini… Nesibe’nin feryadını, , Aişe nin zekâsını, <br />
<br />
<br />
<br />
Anlatırdım yada bilene anlattırırdım… Şamili,, Hacı Berzeği, Genarı, Kazanuko Jabağı, İmam Gazi Muhammedi, Hamzat ı hele İmam Mansuru…<br />
<br />
Cevherin idealleri derdim… Hattabın Kafkasyada ne işi oldugunu, Basayevin kopan bacağını, Abhazya ya gizli gizli savaşa giden Sakaryalı genç Abhaz kızlarının heyecanını… Maşedovun tükenmeyen ümidini… fenerbahcedeki soydaşlarımızı…<br />
<br />
<br />
<br />
Bulmuşken yüzlerce soydaşımı anlatırdım hak olan davamı…50-60 yaş arasını en öne oturturdum… Yanlışım varsa düzeltin derdim… <br />
<br />
Sonra gençleri alırdım… onları sandalye taşımaktan halas ederdim…<br />
<br />
Sandalyeleri 30-40yaş arası taşısın derdim… Yormasınlar gençleri… yetmez mi gençlerin dernek köşelerinde sandalye taşıyıcılar olarak görüldükleri…<br />
<br />
Yetmezli delikanlılarımıza akordeon çaldırıp danslar ettirildiği… nerede benim gençlerimin idealleri ???<br />
<br />
Hala anlaşılmayacak mı Kafkas kültürünün dans ve müzikten ibaret olmadığı…<br />
<br />
Hala bilinmeyecek mi Kafkasyamın ihtiyacı olanlar… Ve çalışılmayacak mı bu doğrultuda…<br />
<br />
<br />
Ne kadar çok ihtiyacı var gençlerimin gerçek dava adamlarını idrake … Onları anlamaya ve onlar gibi olmak için çalışmaya… <br />
<br />
<br />
Kafkasyamın ne kadar çok ihtiyacı Bildiği ile amel eden dava adamlarına… ne kadar ihtiyacı var kafkasyamın söylediği sözler sonradan yüzlerine vurulamayacak dava erlerine… ne kadar çok ihtiyacı var sözleri ile davranışları çelişmeyenlere…<br />
<br />
<br />
Yol gösterilmeye ne kadar ihtiyacı var gençlerimin… nerede yol gösterecek büyükler??? Büyüklerimiz hala sıkılmadı mı hiçbir vatandaşın kendilerini görmediği protokol koltuklarından…. Artık zamanı gelmedimi koltuklardan kalkmanın… <br />
<br />
ve bilmiyor mu benim büyüklerim ahirette koltukların hesabının zor olduğunu…<br />
<br />
<br />
<br />
Rabbim milletime dava adamları ver… Bizlere vatanımızda senin yolunda hizmet düşüncesi nasip eyle… Sonra da icraat nasip eyle…<br />
<br />
Amin… <br />
<br />
alıntı<br />
</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/gVnX5O.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: gVnX5O.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yazı;<br />
<br />
Dava adamlığı edebiyatı yapan ama düğünlerinde, festivallerinde, davetlilerine davasını anlatmak yerine davetlilerine müzik ve dans gösterisi sunan, sözde dava adamlarına bir sitemdir<br />
<br />
<br />
<br />
Ne garip bir başlık değilmi?<br />
Bir Kafkasyalı, düğününden bahsediyor. hem de kendi düğününden… Oysa haynap olması gerek… <br />
Ayıp olduğunu bile bile bahsediyor ama… Bu yazıya ayıp diyecekler bilsin diye de haynap olduğunu hatırlatıyor…<br />
<br />
Evet, eğer bir gün evlenseydim… düğününümde akordeon çalmazdım… Ve çaldırmazdım... Yok olurken milletim, ne akordeonu derdim… Oyunlarda oynatmazdım… Milletim böyle bir halde iken, tüm enerjilerini eğlencelerine harcayan milletimin gençlerine alkışta tutmazdım… <br />
<br />
<br />
“ geldiniz düğünümüze, kültürümüzü yaşattınız…” <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/smiley2.gif" alt="gülücük" title="gülücük" class="smilie smilie_71" />  bu sözün sonuna kaç tane gülücük koymak isterim bilirmisiniz ??? Ne kadar fazla ama temsilen sadece bir tane koyuyorum… Aslında ne kadar sahtekâr bir sözdür bu söz…<br />
<br />
Evet, geldiniz ve oynadınız… Nede güzel oyunlarımız varmış… Bakın benim düğünüm kim bilir kaç sene konuşulur artık…40’ıma gelince bile anlatırım düğünümü… <br />
<br />
Geldiniz kültürümüzü yaşattınız  peki diğer yaşatma çalışmalarımızda neredeydiniz sayın düğün sahibi??? <br />
<br />
Ve bu söylenenlere inanan ve gerçekten bir şeyler yaşattığını sanan zavallı gençler daha doğrusu delikanlılar…<br />
<br />
Büyük idealler ile derneklere gelen delikanlılar… ama sonradan bir ekipte dansçı olup çıkan o delikanlıların zavallı idealleri… onların saf beyinlerini “Kafkasyalılık” olarak ekiplere yönlendiren tuhaf yöneticilerimiz ve onları, egolarını tatmin etmek için kandıran acımasız sözde büyüklerimiz… nerede büyüklerimiz bizim gençlerimizin idealleri ???<br />
<br />
Kafkasyalıların bir araya gelmeleri imkansız değimli???<br />
<br />
Bu sözü kim bilir kaç yerde okudunuz, duydunuz…<br />
<br />
Ve devamı şöyledir bu sözün muhtemelen… “ah bir kez bir araya gelse şu milletim onlara neler anlatacağım, ne düşüncelerim var…” dava adamımızın tek sorunu Kafkasyalıların çok dağınık olması ve asla bir araya gelemeyecek olması??? <br />
<br />
Kaç kere tartışmıştır dava adamlarımız Kafkasya’mın sorunlarını, masa başında kaç defa çözmüşlerdir… <br />
<br />
Ah bir araya gelse şu Kafkasyalılar… anlatacak ne de çok şeyleri vardır…<br />
<br />
<br />
Oysa Kafkasyalılar ne kadar çok bir aya gelen bir millettir… Her düğünlerinde binlercesi bir araya gelir… Hele her sene düzenlenen festivaller… Belki onbinlercesini bir araya getirir…<br />
<br />
Bir araya gelir ama ne yapar? <br />
<br />
İşte işin can alıcı noktası bu soruda olsa gerek. Ve en acı noktası…<br />
<br />
Komik ama akordeon çalar ve oynar <img src="https://islamiforum.net/images/smilies/smiley2.gif" alt="gülücük" title="gülücük" class="smilie smilie_71" /> ( bu gülücük ağlanacak halimizeydi…)<br />
<br />
<br />
Kim bilir kaç kişinin anlatmak istediği şeyler vardır… Ama Kafkasyalılar hiçbir araya gelmeyen bir millettir bahanesi ile geçiştirmiş durmuştur… Kim bilir bu geçiştirenlerin arasında kaç kişinin düğünü olmuştur…<br />
<br />
Kaç tanesi bir festivalin programını düzenlemiştir… hatta festivallerde konuşma dahi yapmıştır…<br />
<br />
<br />
Hep sorunları söylemek yakışmaz bizlere elbet… Bu millet sorun üreten insanlardan bıktı… “bittik yok olduk” diyen kendi ümidini yitirdiği için başkalarının da ümidini “realistlik” adi altında eritmeye çalışan boş boğazlı insanlardan da hiçbir fayda görmedi…<br />
<br />
Onun için alternatif öne sürmek gerek..<br />
<br />
Alternatif bir düğün programı… Ya da festival… Belkide iftar… <br />
<br />
<br />
Benim düğünüm olsa idi eğer olan düğün…<br />
<br />
Önce besmele ile başlardım işime, çünkü her hayırlı işin başıdır besmele… Sonra dualar okurdum ve okuturdum kahraman, çilekeş, rahmetli atalarımın ruhuna… Suya atılan karanfillerden daha faydalı olacağını düşünerek… Onlara o çiçeklerin değil bizim dualarımızın gideceğini bilerek… ve memnun edeceğini…<br />
<br />
Sonra….<br />
<br />
Anlatırdım veya anlattırırdım…<br />
Ebubekirin sıddıkıyetini, Ömer’in adaletini, , Osman’ın hayasını, Alinin ilmini… Hatice’nin fedakârlığını, Musab in vaz geçtikleri… Sad ın o derin muhasebesini, Hanzala nin heycandan unuttuğu abdestini… Nesibe’nin feryadını, , Aişe nin zekâsını, <br />
<br />
<br />
<br />
Anlatırdım yada bilene anlattırırdım… Şamili,, Hacı Berzeği, Genarı, Kazanuko Jabağı, İmam Gazi Muhammedi, Hamzat ı hele İmam Mansuru…<br />
<br />
Cevherin idealleri derdim… Hattabın Kafkasyada ne işi oldugunu, Basayevin kopan bacağını, Abhazya ya gizli gizli savaşa giden Sakaryalı genç Abhaz kızlarının heyecanını… Maşedovun tükenmeyen ümidini… fenerbahcedeki soydaşlarımızı…<br />
<br />
<br />
<br />
Bulmuşken yüzlerce soydaşımı anlatırdım hak olan davamı…50-60 yaş arasını en öne oturturdum… Yanlışım varsa düzeltin derdim… <br />
<br />
Sonra gençleri alırdım… onları sandalye taşımaktan halas ederdim…<br />
<br />
Sandalyeleri 30-40yaş arası taşısın derdim… Yormasınlar gençleri… yetmez mi gençlerin dernek köşelerinde sandalye taşıyıcılar olarak görüldükleri…<br />
<br />
Yetmezli delikanlılarımıza akordeon çaldırıp danslar ettirildiği… nerede benim gençlerimin idealleri ???<br />
<br />
Hala anlaşılmayacak mı Kafkas kültürünün dans ve müzikten ibaret olmadığı…<br />
<br />
Hala bilinmeyecek mi Kafkasyamın ihtiyacı olanlar… Ve çalışılmayacak mı bu doğrultuda…<br />
<br />
<br />
Ne kadar çok ihtiyacı var gençlerimin gerçek dava adamlarını idrake … Onları anlamaya ve onlar gibi olmak için çalışmaya… <br />
<br />
<br />
Kafkasyamın ne kadar çok ihtiyacı Bildiği ile amel eden dava adamlarına… ne kadar ihtiyacı var kafkasyamın söylediği sözler sonradan yüzlerine vurulamayacak dava erlerine… ne kadar çok ihtiyacı var sözleri ile davranışları çelişmeyenlere…<br />
<br />
<br />
Yol gösterilmeye ne kadar ihtiyacı var gençlerimin… nerede yol gösterecek büyükler??? Büyüklerimiz hala sıkılmadı mı hiçbir vatandaşın kendilerini görmediği protokol koltuklarından…. Artık zamanı gelmedimi koltuklardan kalkmanın… <br />
<br />
ve bilmiyor mu benim büyüklerim ahirette koltukların hesabının zor olduğunu…<br />
<br />
<br />
<br />
Rabbim milletime dava adamları ver… Bizlere vatanımızda senin yolunda hizmet düşüncesi nasip eyle… Sonra da icraat nasip eyle…<br />
<br />
Amin… <br />
<br />
alıntı<br />
</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>