<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[İslami Forum - Fıkıh ]]></title>
		<link>https://islamiforum.net/</link>
		<description><![CDATA[İslami Forum - https://islamiforum.net]]></description>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 12:09:08 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Bahis sorusu]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bahis-sorusu</link>
			<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 01:34:23 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35295">Whitetaker</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bahis-sorusu</guid>
			<description><![CDATA[Mesela bahiste 10 bin lira harcasak. Sonra 9 bin lira kazansak. Yani harcadığımızdan az kazansak bu para helal mi olur haram mı? Bilen biri cevaplarsa sevinirim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Mesela bahiste 10 bin lira harcasak. Sonra 9 bin lira kazansak. Yani harcadığımızdan az kazansak bu para helal mi olur haram mı? Bilen biri cevaplarsa sevinirim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Resmi nikaha katılmak caiz mi ?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-resmi-nikaha-katilmak-caiz-mi</link>
			<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 01:32:18 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35262">Ftma</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-resmi-nikaha-katilmak-caiz-mi</guid>
			<description><![CDATA[Resmi nikah törenine katılmak caiz mi ? Takı merasimine ve nikah salonuna girmeden gelin odasında tebrik edip çıkmak uygun olur mu ? Düğünler, kınalar genellikle karışık oluyor. Törende de karışıklıktan bu ölçüde uzak dursak yine Allah ın rızası dahilinde bir iş yapmıs olunur mu. Bu kişiler arkadaşlarımız olursa hangi ölcüde yakın akrabalarımız olursa hangi ölçüde olmalı ?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Resmi nikah törenine katılmak caiz mi ? Takı merasimine ve nikah salonuna girmeden gelin odasında tebrik edip çıkmak uygun olur mu ? Düğünler, kınalar genellikle karışık oluyor. Törende de karışıklıktan bu ölçüde uzak dursak yine Allah ın rızası dahilinde bir iş yapmıs olunur mu. Bu kişiler arkadaşlarımız olursa hangi ölcüde yakın akrabalarımız olursa hangi ölçüde olmalı ?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fıkıh Sorularınıza Mobil Uygulama ile Yanıt Bulun]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-fikih-sorulariniza-mobil-uygulama-ile-yanit-bulun</link>
			<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 14:27:35 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35260">rctrl0</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-fikih-sorulariniza-mobil-uygulama-ile-yanit-bulun</guid>
			<description><![CDATA[Selam forumdaşlar! ? Yeni bir İslami Soru-Cevap uygulaması denediniz mi? <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslamCevap</span> ile:<ul class="mycode_list"><li>Dilediğiniz fıkhi soruyu anında sorun, AI destekli cevabı alın<br />
</li>
<li>Hanefi, Şafi, Maliki, Hanbali, Caferi, Zeydî ve İbâdî mezheplerine göre özelleştirilmiş fetvalar<br />
</li>
<li>Her yanıt kaynaklı (Kur’ân, Hadis, klasik eserler)<br />
</li>
<li>Hem Türkçe hem İngilizce sorularınızı anlayan sohbet arayüzü<br />
</li>
</ul>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Selam forumdaşlar! ? Yeni bir İslami Soru-Cevap uygulaması denediniz mi? <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslamCevap</span> ile:<ul class="mycode_list"><li>Dilediğiniz fıkhi soruyu anında sorun, AI destekli cevabı alın<br />
</li>
<li>Hanefi, Şafi, Maliki, Hanbali, Caferi, Zeydî ve İbâdî mezheplerine göre özelleştirilmiş fetvalar<br />
</li>
<li>Her yanıt kaynaklı (Kur’ân, Hadis, klasik eserler)<br />
</li>
<li>Hem Türkçe hem İngilizce sorularınızı anlayan sohbet arayüzü<br />
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kurbanı geçersiz kılan durumlar:]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-kurbani-gecersiz-kilan-durumlar</link>
			<pubDate>Mon, 02 Jun 2025 15:04:07 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=23122">kalemşör</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-kurbani-gecersiz-kilan-durumlar</guid>
			<description><![CDATA[“<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Topallığı açıkça belli olan hayvan kurban olarak geçerli değildir.</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İster menhar (kesim yeri) olan yere ulaşmış olsun ister ulaşmamış olsun, yürüyebilmiş olsun ya da yürüyememiş olsun fark etmez; açıkça topal olan hayvanla kurban geçerli olmaz.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hastalığı açıkça belli olan hayvan da geçerli değildir –</span> <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ki uyuz (الجرب) da bir hastalıktır</span>.<br />
Ancak sayılan tüm bu kusurlar açıkça belli olmuyorsa, o durumda kurban caiz olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayrıca kurban geçerli değildir:</span><br />
<br />
*Zayıflıktan iliği kalmamış derecede aşırı cılız olan hayvan (العَجْفاءُ الّتي لا تُنقي),<br />
<br />
*Kulağında bir eksiklik, kesiklik veya tam delik olan hayvan,<br />
<br />
*Gözünde ya da her iki gözünde bir kusur bulunan hayvan,<br />
<br />
*Kuyruğu kesik olan hayvan (البتراء).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[“<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Topallığı açıkça belli olan hayvan kurban olarak geçerli değildir.</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İster menhar (kesim yeri) olan yere ulaşmış olsun ister ulaşmamış olsun, yürüyebilmiş olsun ya da yürüyememiş olsun fark etmez; açıkça topal olan hayvanla kurban geçerli olmaz.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hastalığı açıkça belli olan hayvan da geçerli değildir –</span> <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ki uyuz (الجرب) da bir hastalıktır</span>.<br />
Ancak sayılan tüm bu kusurlar açıkça belli olmuyorsa, o durumda kurban caiz olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayrıca kurban geçerli değildir:</span><br />
<br />
*Zayıflıktan iliği kalmamış derecede aşırı cılız olan hayvan (العَجْفاءُ الّتي لا تُنقي),<br />
<br />
*Kulağında bir eksiklik, kesiklik veya tam delik olan hayvan,<br />
<br />
*Gözünde ya da her iki gözünde bir kusur bulunan hayvan,<br />
<br />
*Kuyruğu kesik olan hayvan (البتراء).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bulunan sahipsiz eşya]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bulunan-sahipsiz-esya</link>
			<pubDate>Sat, 07 Dec 2024 03:36:16 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35117">VOYAGER</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bulunan-sahipsiz-esya</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Sahibi bilinmeyen ve bulunması da mümkün olmayan kullanılabilir durumda bir şemsiyeyi helal bir şekilde kullanabilmek için ne yapılabilir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Bu şemsiyenin şu anki piyasa fiyatı öğrenmeye çalışılıp belirlenen ortalama bir fiyat tutarını,  şemsiyenin bilinmeyen sahibi adına, dinen yardıma muhtaç kimselere ayni veya nakdi yardım yaptığı bilinen bir hayır kurumuna bağışlamak bir çözüm olabilir mi?</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Sahibi bilinmeyen ve bulunması da mümkün olmayan kullanılabilir durumda bir şemsiyeyi helal bir şekilde kullanabilmek için ne yapılabilir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Bu şemsiyenin şu anki piyasa fiyatı öğrenmeye çalışılıp belirlenen ortalama bir fiyat tutarını,  şemsiyenin bilinmeyen sahibi adına, dinen yardıma muhtaç kimselere ayni veya nakdi yardım yaptığı bilinen bir hayır kurumuna bağışlamak bir çözüm olabilir mi?</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[şafii mezhebine göre kurban ve vekalet]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-safii-mezhebine-gore-kurban-ve-vekalet</link>
			<pubDate>Fri, 14 Jun 2024 00:28:36 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=32711">blue</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-safii-mezhebine-gore-kurban-ve-vekalet</guid>
			<description><![CDATA[merhabalar, <br />
<br />
bu bayram küçükbaş bir hayvanı Allah rızası için kurban edeceğim inşallah. şafiiyim. dolayısı ile kurban keserken ve kesmeden önce, şafii mezhebine göre nelere dikkat edilmesi gerekli kendi bildikleriniz veya kaynak göstermek sureti ile bilgi aktarımında bulunur iseniz birde burdan okumak isterim. <br />
daha öncede bahsettiğim gibi benim bazı konularda eksiklerim bulunuyor. eksikliğini duyduğum bazı konulara dair sorularım da aşağıda yer almaktadır. <br />
<br />
(ÖNEMLİ NOT: bu başlık yalnız şafii mezhebine göre bilgi alışverişi niyeti ile açılmıştır. Eğer diğer bir mezhebe göre bilgi aktarımı yapacak iseniz lütfen başlamadan önce ve geçişlerde bunu özellikle belirtiniz. teşekkür ederim)<br />
<br />
<br />
1) küçükbaş kurban kesmemde bir beis yok zannediyorum. (yani tek hisseli ve benim adıma olacak, zaten küçükbaş için başka türlü olmuyor bildiğim) (bazı şafii çevrelerince (yanlış hatırlamıyor isem) şafiilere göre sadece büyükbaş kurban kesilebileceğini sanki duydum ama bu bir duyum altını çizeyim))<br />
2) kurbanı seçerken genellikle en güzeli nasıl olur dendiğinde maleesef verebileceğim  en yüksek meblağı ayarlayarak ve bir de sahibinin bir miktar dediğini de dikkate alarak kesmeye çalışıyorum, biliyorum ki bu en doğru yol değil ama zaten bir kusur olsa herhalde söylerdi veya söyler inşallah. benim bildiğim kadarı ile dişi kırık olmamalı,kör olmamalı gibi özellikler var elimden geldiğince dikkat etmeye çalışacağım ama bunu sahibine sorucam)<br />
3) dikkat çeken bir soru var: kurban etini örneğin ben kestireceğim fakat benim bildiğim kadarı ile şafii mezhebinde hepsinin dağıtılması efdal olanıdır. Ancak 3 te birini mesela aileme vermemde bir beis yok bildiğim kadarı ile. yanlış hatırlamıyor isem, geçen yıl hepsini dağıtmayı tercih ettim. Ama bu detayı şafii mezhebine göre izah ederseniz 3 te birini aileme veririm sanıyorum. <br />
4)vekalaten kestireceğim. Bunun için ise kestirdiğim kimseye bu iş için kurban etinden kendisine  vermemek koşulu ile cebimden ayrı olarak bir ücret vermemde bir sıkıntı var mı ? yanlış anlaşılmasın adam kesiyor , doğruyor vaktini ayırıyor ve yoruluyor ondan sordum.<br />
<br />
5)  birden fazla kurban kesmemde ve bunun birini Allah rızası için annem adına kestirmemde bir sakınca var mıdır ? (böyle bir durum olur ise 3. soru bu soruya göre nasıl değerlendirilir yani dağıtım nasıl olur)<br />
<br />
6) aslında bunu tahmin ediyorum fakat teyit etmek isterim. eğer kişi büyükbaş bir hayvanı Allah rızası için kurban edecek ise, o zaman et dağıımı 3 te birini yine ailesine verebilir , kalanını dağıtmak durumundadır değil mi ? tabii efdal olanı hepsini dağıtmak. <br />
<br />
Allah nasip ve kabul etsin, amin amin amin. <br />
<br />
teşekkürler ve şimdiden iyi bayramlar dilerim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[merhabalar, <br />
<br />
bu bayram küçükbaş bir hayvanı Allah rızası için kurban edeceğim inşallah. şafiiyim. dolayısı ile kurban keserken ve kesmeden önce, şafii mezhebine göre nelere dikkat edilmesi gerekli kendi bildikleriniz veya kaynak göstermek sureti ile bilgi aktarımında bulunur iseniz birde burdan okumak isterim. <br />
daha öncede bahsettiğim gibi benim bazı konularda eksiklerim bulunuyor. eksikliğini duyduğum bazı konulara dair sorularım da aşağıda yer almaktadır. <br />
<br />
(ÖNEMLİ NOT: bu başlık yalnız şafii mezhebine göre bilgi alışverişi niyeti ile açılmıştır. Eğer diğer bir mezhebe göre bilgi aktarımı yapacak iseniz lütfen başlamadan önce ve geçişlerde bunu özellikle belirtiniz. teşekkür ederim)<br />
<br />
<br />
1) küçükbaş kurban kesmemde bir beis yok zannediyorum. (yani tek hisseli ve benim adıma olacak, zaten küçükbaş için başka türlü olmuyor bildiğim) (bazı şafii çevrelerince (yanlış hatırlamıyor isem) şafiilere göre sadece büyükbaş kurban kesilebileceğini sanki duydum ama bu bir duyum altını çizeyim))<br />
2) kurbanı seçerken genellikle en güzeli nasıl olur dendiğinde maleesef verebileceğim  en yüksek meblağı ayarlayarak ve bir de sahibinin bir miktar dediğini de dikkate alarak kesmeye çalışıyorum, biliyorum ki bu en doğru yol değil ama zaten bir kusur olsa herhalde söylerdi veya söyler inşallah. benim bildiğim kadarı ile dişi kırık olmamalı,kör olmamalı gibi özellikler var elimden geldiğince dikkat etmeye çalışacağım ama bunu sahibine sorucam)<br />
3) dikkat çeken bir soru var: kurban etini örneğin ben kestireceğim fakat benim bildiğim kadarı ile şafii mezhebinde hepsinin dağıtılması efdal olanıdır. Ancak 3 te birini mesela aileme vermemde bir beis yok bildiğim kadarı ile. yanlış hatırlamıyor isem, geçen yıl hepsini dağıtmayı tercih ettim. Ama bu detayı şafii mezhebine göre izah ederseniz 3 te birini aileme veririm sanıyorum. <br />
4)vekalaten kestireceğim. Bunun için ise kestirdiğim kimseye bu iş için kurban etinden kendisine  vermemek koşulu ile cebimden ayrı olarak bir ücret vermemde bir sıkıntı var mı ? yanlış anlaşılmasın adam kesiyor , doğruyor vaktini ayırıyor ve yoruluyor ondan sordum.<br />
<br />
5)  birden fazla kurban kesmemde ve bunun birini Allah rızası için annem adına kestirmemde bir sakınca var mıdır ? (böyle bir durum olur ise 3. soru bu soruya göre nasıl değerlendirilir yani dağıtım nasıl olur)<br />
<br />
6) aslında bunu tahmin ediyorum fakat teyit etmek isterim. eğer kişi büyükbaş bir hayvanı Allah rızası için kurban edecek ise, o zaman et dağıımı 3 te birini yine ailesine verebilir , kalanını dağıtmak durumundadır değil mi ? tabii efdal olanı hepsini dağıtmak. <br />
<br />
Allah nasip ve kabul etsin, amin amin amin. <br />
<br />
teşekkürler ve şimdiden iyi bayramlar dilerim.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ailede miras dağılımı]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-ailede-miras-dagilimi</link>
			<pubDate>Sun, 04 Feb 2024 15:03:25 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35118">adanbeye</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-ailede-miras-dagilimi</guid>
			<description><![CDATA[Selamlar,<br />
<br />
Babam birkaç gün önce vefat etti.<br />
Ben ve kardeşim, babamın şu anki, yani ikinci eşinden dünyaya geldik. <br />
Babamın önceki eşinden üç çocuğu var; iki erkek bir kız. Yaşları da 40 ila 55 bandında.<br />
<br />
Babamın ilk eşi, yıllar önce babamdan ayrılıyor, çocukları da yanında götürüyor. Çocuklar da o sırada daha küçükler.<br />
<br />
Babamın eski eşinden olan çocukların hepsi şu an iş güç sahibi, annelerinin ise durumunu bilmiyorum. Hepsi normal hayatına devam ediyor yani. <br />
(Çocukların şu anki yaşlarının 40-55 arası olduğunu söylemiştim.)<br />
<br />
Şimdi bu durumda, İslam Hukuku'nda, onlara miras kalıyor mu? <br />
Kalıyorsa nasıl bir yol izlenmeli?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Selamlar,<br />
<br />
Babam birkaç gün önce vefat etti.<br />
Ben ve kardeşim, babamın şu anki, yani ikinci eşinden dünyaya geldik. <br />
Babamın önceki eşinden üç çocuğu var; iki erkek bir kız. Yaşları da 40 ila 55 bandında.<br />
<br />
Babamın ilk eşi, yıllar önce babamdan ayrılıyor, çocukları da yanında götürüyor. Çocuklar da o sırada daha küçükler.<br />
<br />
Babamın eski eşinden olan çocukların hepsi şu an iş güç sahibi, annelerinin ise durumunu bilmiyorum. Hepsi normal hayatına devam ediyor yani. <br />
(Çocukların şu anki yaşlarının 40-55 arası olduğunu söylemiştim.)<br />
<br />
Şimdi bu durumda, İslam Hukuku'nda, onlara miras kalıyor mu? <br />
Kalıyorsa nasıl bir yol izlenmeli?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bu Oyunları Oynamak Caiz mi?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bu-oyunlari-oynamak-caiz-mi</link>
			<pubDate>Tue, 12 Dec 2023 19:22:55 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34193">selimssayn</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bu-oyunlari-oynamak-caiz-mi</guid>
			<description><![CDATA[Oynadığım bir oyun var ve oyunda rakibe hamle yapıyorsun. Ya vuruyorsun ya da vuramıyorsun. İşin ucunda ödül yok. Bu caiz midir?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Oynadığım bir oyun var ve oyunda rakibe hamle yapıyorsun. Ya vuruyorsun ya da vuramıyorsun. İşin ucunda ödül yok. Bu caiz midir?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kadının Neden Boşanma Hakkı Yok ?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-kadinin-neden-bosanma-hakki-yok</link>
			<pubDate>Wed, 04 Oct 2023 21:49:09 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=34899">Damnboy</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-kadinin-neden-bosanma-hakki-yok</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: UICTFontTextStyleBody;" class="mycode_font">İslam hukukuna göre bir kadın neden boşanmak için kocasından izin almalı ? Bu nasıl bir anlayış ve davranış biçimidir ? Resmen köle anlayışı uygulanıyor kadına, bir erkek olarak bunu söylüyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: UICTFontTextStyleBody;" class="mycode_font">Lütfen bunun mantıklı ve izahlı bir açıklamasını yapın. Tamam kadın erkek yaratılış gereği eşit değil fakat bu durum yaratılış dışıdır ve bu bir insan hakkıdır ve hakların eşit olması gerekir. </span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: UICTFontTextStyleBody;" class="mycode_font">Kafanıza göre öyledir böyledir yazmayın, ispatınızı ayetlerle delillendirip söyleyin lütfen. </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: UICTFontTextStyleBody;" class="mycode_font">İslam hukukuna göre bir kadın neden boşanmak için kocasından izin almalı ? Bu nasıl bir anlayış ve davranış biçimidir ? Resmen köle anlayışı uygulanıyor kadına, bir erkek olarak bunu söylüyorum.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: UICTFontTextStyleBody;" class="mycode_font">Lütfen bunun mantıklı ve izahlı bir açıklamasını yapın. Tamam kadın erkek yaratılış gereği eşit değil fakat bu durum yaratılış dışıdır ve bu bir insan hakkıdır ve hakların eşit olması gerekir. </span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: UICTFontTextStyleBody;" class="mycode_font">Kafanıza göre öyledir böyledir yazmayın, ispatınızı ayetlerle delillendirip söyleyin lütfen. </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bulutlu günde İftar]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bulutlu-gunde-iftar</link>
			<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 11:47:40 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=23122">kalemşör</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bulutlu-gunde-iftar</guid>
			<description><![CDATA[Buhârî Sahih’inde (no:1936) Esma bt. Ebi Bekr radiyallahu anha’dan rivayet ediyor:<br />
<br />
أفطَرْنا على عهدِ النبي صلى الله عليه وسلم يومَ غيمٍ ثم طَلَعتِ الشمسُ، قيلَ لهشامٍ: فأُمروا بالقضاءِ؟ قال: لاَ بُدٌّ من قَضاء وقال مَعْمَرٌ سمعتُ هشاماً يقولُ: لاأدري أقضَوْا أم لا<br />
<br />
“Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in zamanında bulutlu bir günde iftar ettik, sonra güneş çıktı.” Ravilerden Ebu Usame dedi ki: “Hişam’a denildi ki: “Kaza etmekle emrolundular mı?” Hişam b. Urve rahimehullah dedi ki: “Kaza etmek kaçınılmaz.” Mamer ise şöyle dedi: “Hişam’ın şöyle dediğini işittim: “Kaza ettiler mi, etmediler mi bilmiyorum.”<br />
<br />
<br />
Yine Buhârî’nin Sahih’inde Esma bt. Ebi Bekr radiyallahu anha’dan sabit olduğuna göre o şöyle demiştir: “Ramazandan bulutlu bir günde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında iftar ettik, sonra güneş meydana çıktı.” <br />
Bu hadis iki şeye delalet etmektedir:<br />
<br />
<br />
Birincisi: (Havanın kapalı olduğu) bulutlu bir günde güneşin battığından kesin emin oluncaya kadar iftarı ertelemek müstehap değildir. Zira onlar bunu yapmamışlar, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem de onlara bunu emretmemiştir. Sahabe, nebileriyle beraber bunu en iyi bilen kimselerdir ve Allaha ve rasulüne, kendilerinden sonrakilerden çok daha itaatkarlardır.<br />
<br />
İkincisi: O orucu kaza etmeleri gerekmez. Çünkü Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şayet onlara kaza etmelerini emretmiş olsaydı, böyle bir günde iftar etmeleri haberinin ulaştığı gibi, bu kaza emri de yayılırdı. Bize buna delalet eden bir şey nakledilmediğine göre, onlara kaza emredilmemiştir.<br />
<br />
Halid b. Eslem rahimehullah dedi ki:<br />
أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ أَفْطَرَ ذَاتَ يَوْمٍ فِي رَمَضَانَ فِي يَوْمٍ ذِي غَيْمٍ، وَرَأَى أَنَّهُ قَدْ أَمْسَى وَغَابَتِ الشَّمْسُ. فَجَاءَهُ رَجُلٌ فَقَالَ: يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ طَلَعَتِ الشَّمْسُ، فَقَالَ عُمَرُ: «الْخَطْبُ يَسِيرٌ وَقَدِ اجْتَهَدْنَا»<br />
“Ömer b. el-Hattab radiyallahu anh Ramazan’da bulutlu bir günde iftar etti. Akşam olduğunu görmüştü ve güneş kaybolmuştu. Bir adam geldi ve dedi ki:<br />
“Ey Mü’minlerin emiri! Güneş çıktı!” Ömer radiyallahu anh dedi ki:<br />
“Bu basit bir şeydir, biz içtihat ettik.”<br />
<br />
Malik Muvatta (1/303) Şafii el-Umm (2/96) Beyhakî el-Ma’rife (2473)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Buhârî Sahih’inde (no:1936) Esma bt. Ebi Bekr radiyallahu anha’dan rivayet ediyor:<br />
<br />
أفطَرْنا على عهدِ النبي صلى الله عليه وسلم يومَ غيمٍ ثم طَلَعتِ الشمسُ، قيلَ لهشامٍ: فأُمروا بالقضاءِ؟ قال: لاَ بُدٌّ من قَضاء وقال مَعْمَرٌ سمعتُ هشاماً يقولُ: لاأدري أقضَوْا أم لا<br />
<br />
“Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in zamanında bulutlu bir günde iftar ettik, sonra güneş çıktı.” Ravilerden Ebu Usame dedi ki: “Hişam’a denildi ki: “Kaza etmekle emrolundular mı?” Hişam b. Urve rahimehullah dedi ki: “Kaza etmek kaçınılmaz.” Mamer ise şöyle dedi: “Hişam’ın şöyle dediğini işittim: “Kaza ettiler mi, etmediler mi bilmiyorum.”<br />
<br />
<br />
Yine Buhârî’nin Sahih’inde Esma bt. Ebi Bekr radiyallahu anha’dan sabit olduğuna göre o şöyle demiştir: “Ramazandan bulutlu bir günde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında iftar ettik, sonra güneş meydana çıktı.” <br />
Bu hadis iki şeye delalet etmektedir:<br />
<br />
<br />
Birincisi: (Havanın kapalı olduğu) bulutlu bir günde güneşin battığından kesin emin oluncaya kadar iftarı ertelemek müstehap değildir. Zira onlar bunu yapmamışlar, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem de onlara bunu emretmemiştir. Sahabe, nebileriyle beraber bunu en iyi bilen kimselerdir ve Allaha ve rasulüne, kendilerinden sonrakilerden çok daha itaatkarlardır.<br />
<br />
İkincisi: O orucu kaza etmeleri gerekmez. Çünkü Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şayet onlara kaza etmelerini emretmiş olsaydı, böyle bir günde iftar etmeleri haberinin ulaştığı gibi, bu kaza emri de yayılırdı. Bize buna delalet eden bir şey nakledilmediğine göre, onlara kaza emredilmemiştir.<br />
<br />
Halid b. Eslem rahimehullah dedi ki:<br />
أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ أَفْطَرَ ذَاتَ يَوْمٍ فِي رَمَضَانَ فِي يَوْمٍ ذِي غَيْمٍ، وَرَأَى أَنَّهُ قَدْ أَمْسَى وَغَابَتِ الشَّمْسُ. فَجَاءَهُ رَجُلٌ فَقَالَ: يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ طَلَعَتِ الشَّمْسُ، فَقَالَ عُمَرُ: «الْخَطْبُ يَسِيرٌ وَقَدِ اجْتَهَدْنَا»<br />
“Ömer b. el-Hattab radiyallahu anh Ramazan’da bulutlu bir günde iftar etti. Akşam olduğunu görmüştü ve güneş kaybolmuştu. Bir adam geldi ve dedi ki:<br />
“Ey Mü’minlerin emiri! Güneş çıktı!” Ömer radiyallahu anh dedi ki:<br />
“Bu basit bir şeydir, biz içtihat ettik.”<br />
<br />
Malik Muvatta (1/303) Şafii el-Umm (2/96) Beyhakî el-Ma’rife (2473)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[bu söz sahih midir ?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bu-soz-sahih-midir</link>
			<pubDate>Tue, 07 Feb 2023 00:40:45 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=32711">blue</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bu-soz-sahih-midir</guid>
			<description><![CDATA[merhaba , Yüce Allah'a isnad edildiğini işittim. Şöyle dendiğini haber aldım:<br />
<br />
"İlmi dileyene , mülkü dilediğime veririm"<br />
<br />
<br />
evet bu sözün doğruluğu nedir ? Yüce Allah mı söylemiştir bu sözü ?<br />
<br />
teşekkürler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[merhaba , Yüce Allah'a isnad edildiğini işittim. Şöyle dendiğini haber aldım:<br />
<br />
"İlmi dileyene , mülkü dilediğime veririm"<br />
<br />
<br />
evet bu sözün doğruluğu nedir ? Yüce Allah mı söylemiştir bu sözü ?<br />
<br />
teşekkürler.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tabaklanan Her Deri Temizdir]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-tabaklanan-her-deri-temizdir</link>
			<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 22:33:08 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=23122">kalemşör</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-tabaklanan-her-deri-temizdir</guid>
			<description><![CDATA[Hangi hayvanın derisi olursa olsun tabaklanan her deri temizdir ve kullanılmasında bir beis yoktur. <br />
Abdullah ibn Abbâs radıyallahu anh anlatıyor Rasûlullah sallallahu aleyhi ve şöyle derken işittim: "Hangi deri tabaklanırsa temizdir"<br />
(Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizî ve Nesâi)<br />
-devam edeceğim-]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hangi hayvanın derisi olursa olsun tabaklanan her deri temizdir ve kullanılmasında bir beis yoktur. <br />
Abdullah ibn Abbâs radıyallahu anh anlatıyor Rasûlullah sallallahu aleyhi ve şöyle derken işittim: "Hangi deri tabaklanırsa temizdir"<br />
(Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizî ve Nesâi)<br />
-devam edeceğim-]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Lehv/Eğlence hakkında]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-lehv-eglence-hakkinda</link>
			<pubDate>Sun, 01 Jan 2023 20:43:42 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=23122">kalemşör</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-lehv-eglence-hakkinda</guid>
			<description><![CDATA[كل لهو باطل إذا شغله عن طاعة الله<br />
```Lehv olan her bir şey, kişiyi Allâh'a taatten engellediği taktirde bâtıl olur.```<br />
 Buhârî rahimehullah<br />
<br />
وقوله تعالى: {ومن الناس من يشتري لهو الحديث ليضل عن سبيل الله} /لقمان: 6<br />
Allah subhanehu ve tealanın (şu buyuruğunda olduğu gibi):<br />
İnsanlardan kimileri de vardır ki Allah'ın yolundan alıkoymak için lehve'l-hadisi satın alırlar. Lukman/6<br />
<br />
İbn Battal'ın naklettiğine göre Buhari başlıkta lehv için getirdiği kaydı, yüce Allah'ın: "Allah'ın yolundan saptırmak için" buyruğundan istinbat etmiştir. Çünkü bunun mefhumundan anlaşılan şudur: Eğer onu Allah yolundan saptırmamak için satın alırsa, yerilmiş olmaz. Aynı şekilde başlığın mefhumundan da anlaşıldığına göre eğer lehv (oyalayıcı, eğlendirici iş) kişiyi Allah'a itaatten alıkoymayacak olursa batıl olmaz. Ancak bu mefhumun genel çerçevesi mantuk ile (lafzan dile getirilmiş naslarla) tahsis edilir. Oyalayıcı şeyler arasından haram olduğuna dair nas bulunan her bir şey bâtıl olur. İster itaatten meşgul edip alıkoysun, ister alıkoymasın.<br />
<br />
*Bir faide: Buhari mezkur ayette geçen "lehve'l-hadis: Boş/eğlence sözleri''nin şarkı ile tefsir edilmesine dair varid  olmuş rivayetlerin zayıf oluşuna da işaret etmiş gibidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[كل لهو باطل إذا شغله عن طاعة الله<br />
```Lehv olan her bir şey, kişiyi Allâh'a taatten engellediği taktirde bâtıl olur.```<br />
 Buhârî rahimehullah<br />
<br />
وقوله تعالى: {ومن الناس من يشتري لهو الحديث ليضل عن سبيل الله} /لقمان: 6<br />
Allah subhanehu ve tealanın (şu buyuruğunda olduğu gibi):<br />
İnsanlardan kimileri de vardır ki Allah'ın yolundan alıkoymak için lehve'l-hadisi satın alırlar. Lukman/6<br />
<br />
İbn Battal'ın naklettiğine göre Buhari başlıkta lehv için getirdiği kaydı, yüce Allah'ın: "Allah'ın yolundan saptırmak için" buyruğundan istinbat etmiştir. Çünkü bunun mefhumundan anlaşılan şudur: Eğer onu Allah yolundan saptırmamak için satın alırsa, yerilmiş olmaz. Aynı şekilde başlığın mefhumundan da anlaşıldığına göre eğer lehv (oyalayıcı, eğlendirici iş) kişiyi Allah'a itaatten alıkoymayacak olursa batıl olmaz. Ancak bu mefhumun genel çerçevesi mantuk ile (lafzan dile getirilmiş naslarla) tahsis edilir. Oyalayıcı şeyler arasından haram olduğuna dair nas bulunan her bir şey bâtıl olur. İster itaatten meşgul edip alıkoysun, ister alıkoymasın.<br />
<br />
*Bir faide: Buhari mezkur ayette geçen "lehve'l-hadis: Boş/eğlence sözleri''nin şarkı ile tefsir edilmesine dair varid  olmuş rivayetlerin zayıf oluşuna da işaret etmiş gibidir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İftitah/Tahrime Tekbiri Hükmü Bağlamında Bahisler]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-iftitah-tahrime-tekbiri-hukmu-baglaminda-bahisler</link>
			<pubDate>Mon, 22 Aug 2022 11:19:21 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=23122">kalemşör</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-iftitah-tahrime-tekbiri-hukmu-baglaminda-bahisler</guid>
			<description><![CDATA[İftitah/Tahrime Tekbiri Hükmü Bağlamında Bahisler<br />
<br />
<br />
<br />
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ حَنْبَلٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا اسْتَفْتَحَ الصَّلَاةَ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ مَنْكِبَيْهِ وَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ وَبَعْدَمَا يَرْفَعُ رَأْسَهُ مِنْ الرُّكُوعِ وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ وَأَكْثَرُ مَا كَانَ يَقُولُ وَبَعْدَ مَا يَرْفَعُ رَأْسَهُ مِنْ الرُّكُوعِ وَلَا يَرْفَعُ بَيْنَ السَّجْدَتَيْنِ<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İbn Ömer'den; demiştir ki: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i gördüm, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">namaz'a başlarken,</span> ruku'a varmak istediğinde ve başını ruku'dan kaldırdıktan sonra ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırıyordu.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">(Müslim, salat; Tirmizî, salat; Nesaî, sehv; îbn Mace, ikame; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, II-8, 5, 424.)</span></div>
<br />
Faideler:<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">- İbn Münzir, "Ulema Resulullah (s.a.v.)'in iftitah tekbiri alırken ellerini kaldırdığına dair görüş birliğine varmışlardır" demiş, el-mühezzeb şerhinde de "İftitah tekbiri alırken elleri kaldırmanın müstehab olduğuna bu ümmet icma etmiştir" denilmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">- ibn Hazm iftitah tekbiri için el kaldırmanın farz olduğunu söyler. O'na göre, el kaldırmadan alınan iftitah tekbiri ile namaz sahih olmaz. Bu kavil, Evzai’den de rivayet olunmuştur. Hakim'in rivayetine göre, Humeydî ile İbn Huzeyme'nin mezhebleri de budur. Mez­kur kavli Kadı Hüseyn, İmam Ahmed'den de rivayet etmiştir. Davud-ı Zahirî'nin, iftitah tekbirinde elleri kaldırmak vacibdir, dediği rivayet olunur.  Bu, kavl bazı Malikîlerden de rivayet olunmuştur. Ebu Hanife'den el kaldırmamanın günahı iktiza edeceğini gösteren bir kavil rivayet edilmiştir: İbn Huzeyme, "Namazda el kaldırmayı ihmal eden, onun rükünlerinden birini terk etmiştir" demiştir. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-Nevevî'nin beyanına göre iftitah tekbiri Ebu Hanife, Malik, Şafiî ve Ahmed b. Hanbel hazeratı ile Sevrî'ye ve sahab-i kiram ile tabiinin bütün ulemasına, keza bunlardan sonra gelen ulemaya göre vacibtir (farzdır). An­cak Kadı Iyaz ile diğer bazı ulema Said b. el-Müseyyeb, Hasan el-Basrî, Zührî, Katade ve Evzaî'nin vacib (farz) değil, sünnet olduğuna kail bulunduklarını rivayet etmişlerdir. Onlar namaza girmek için niyeti kafi görmüşlerdir. Fa­kat Nevevî bunu kabul etmemekte ve "ortada bunca sahih hadisler varken, bu gibi namlı zevatın böyle bir şeyler söyleyeceklerini ben zannetmem" de­mekte ve sözüne şöyle devam etmektedir: "Tekbir lafzı "Allahu Ekber''dir, namaza girmek için bu bi'l-icma' kafidir. Şafii'ye göre "Allahu kebîr" dahi denebilir. Bunlardan başkasıyla tekbir caiz değildir. Malik (r.a.)'e göre "Al­lahu ekber" den başka hiç bir sözle iftitah tekbiri caiz değildir. Şafiî'nin es­ki mezhabine uygun olan budur. Hanefîlerden Ebu Yusuf'a göre "Allahu kebîr" diyerek iftitah tekbiri almak caizdir. Ebu Hanife'ye göre, ise, Allah (cc)'ı ta'zim ifade eden her sözle, mesela "Errahmanu ekber, Allahu a'zam" gibi sözlerle tekbir caizdir. Selef ve halefin cumhuru bu babda Ebu Hanife'ye muhaliftir.</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İftitah/Tahrime Tekbiri Hükmü Bağlamında Bahisler<br />
<br />
<br />
<br />
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ حَنْبَلٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا اسْتَفْتَحَ الصَّلَاةَ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ مَنْكِبَيْهِ وَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ وَبَعْدَمَا يَرْفَعُ رَأْسَهُ مِنْ الرُّكُوعِ وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ وَأَكْثَرُ مَا كَانَ يَقُولُ وَبَعْدَ مَا يَرْفَعُ رَأْسَهُ مِنْ الرُّكُوعِ وَلَا يَرْفَعُ بَيْنَ السَّجْدَتَيْنِ<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İbn Ömer'den; demiştir ki: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i gördüm, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">namaz'a başlarken,</span> ruku'a varmak istediğinde ve başını ruku'dan kaldırdıktan sonra ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırıyordu.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">(Müslim, salat; Tirmizî, salat; Nesaî, sehv; îbn Mace, ikame; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, II-8, 5, 424.)</span></div>
<br />
Faideler:<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">- İbn Münzir, "Ulema Resulullah (s.a.v.)'in iftitah tekbiri alırken ellerini kaldırdığına dair görüş birliğine varmışlardır" demiş, el-mühezzeb şerhinde de "İftitah tekbiri alırken elleri kaldırmanın müstehab olduğuna bu ümmet icma etmiştir" denilmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">- ibn Hazm iftitah tekbiri için el kaldırmanın farz olduğunu söyler. O'na göre, el kaldırmadan alınan iftitah tekbiri ile namaz sahih olmaz. Bu kavil, Evzai’den de rivayet olunmuştur. Hakim'in rivayetine göre, Humeydî ile İbn Huzeyme'nin mezhebleri de budur. Mez­kur kavli Kadı Hüseyn, İmam Ahmed'den de rivayet etmiştir. Davud-ı Zahirî'nin, iftitah tekbirinde elleri kaldırmak vacibdir, dediği rivayet olunur.  Bu, kavl bazı Malikîlerden de rivayet olunmuştur. Ebu Hanife'den el kaldırmamanın günahı iktiza edeceğini gösteren bir kavil rivayet edilmiştir: İbn Huzeyme, "Namazda el kaldırmayı ihmal eden, onun rükünlerinden birini terk etmiştir" demiştir. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-Nevevî'nin beyanına göre iftitah tekbiri Ebu Hanife, Malik, Şafiî ve Ahmed b. Hanbel hazeratı ile Sevrî'ye ve sahab-i kiram ile tabiinin bütün ulemasına, keza bunlardan sonra gelen ulemaya göre vacibtir (farzdır). An­cak Kadı Iyaz ile diğer bazı ulema Said b. el-Müseyyeb, Hasan el-Basrî, Zührî, Katade ve Evzaî'nin vacib (farz) değil, sünnet olduğuna kail bulunduklarını rivayet etmişlerdir. Onlar namaza girmek için niyeti kafi görmüşlerdir. Fa­kat Nevevî bunu kabul etmemekte ve "ortada bunca sahih hadisler varken, bu gibi namlı zevatın böyle bir şeyler söyleyeceklerini ben zannetmem" de­mekte ve sözüne şöyle devam etmektedir: "Tekbir lafzı "Allahu Ekber''dir, namaza girmek için bu bi'l-icma' kafidir. Şafii'ye göre "Allahu kebîr" dahi denebilir. Bunlardan başkasıyla tekbir caiz değildir. Malik (r.a.)'e göre "Al­lahu ekber" den başka hiç bir sözle iftitah tekbiri caiz değildir. Şafiî'nin es­ki mezhabine uygun olan budur. Hanefîlerden Ebu Yusuf'a göre "Allahu kebîr" diyerek iftitah tekbiri almak caizdir. Ebu Hanife'ye göre, ise, Allah (cc)'ı ta'zim ifade eden her sözle, mesela "Errahmanu ekber, Allahu a'zam" gibi sözlerle tekbir caizdir. Selef ve halefin cumhuru bu babda Ebu Hanife'ye muhaliftir.</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fıtır sadakası ve Diyanet işleri]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-fitir-sadakasi-ve-diyanet-isleri</link>
			<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 10:25:14 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=31672">camici</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-fitir-sadakasi-ve-diyanet-isleri</guid>
			<description><![CDATA[Diyanet işleri bu sene Fitre miktarını belirlemiş; 40 TL.<br />
<br />
Geçen ramazanda da bu konuyu açmıştım. Bence büyük hata yapıyor.<br />
<br />
1- Kuran'ı kerime göre bunun miktarı kişinin kendi yediğinin ortalamasıdır. Yani 1 aylık mutfak masrafınızı hesaplarsınız, ailenizdeki o mutfaktan yemek yiyen kişi sayısına bölersiniz. çıkan rakamı 30 güne bölerseneniz, asgari fitre miktarınız çıkar. <br />
Yani bu asgaridir, elbette siz fazladan ne hayır yaparsanız, size fazlasıyla Allah katında ödenecektir.<br />
<br />
2- İlmihal-Fıkıh kitaplarında bu miktar 1 kişinin ibadetlerini yapabilecek kadar asgari 2 öğünlük beslenme miktarıdır. Kendi yörenizde en çok ne yetişiyorsa hurma, arpa, üzüm vs. cinsinden bunun miktarları kg olarak verilmiştir. Mesala Türkiye için bu yarım "sa" buğdaydır. (1 "sa" yaklaşık 3 kg. dır.) <br />
Yine bu asgari tutardır. Kişi kendi yaşam koşullarına uygun olarak attırabilir.<br />
<br />
3- Diyanet işleri ise adeta istatstik kurumu veya sendika gibi hesap çıkarmaya çalışıyor. Kime yaranmaya çalışıyor. Yoksa Siyasi bir kurum olma sevdasında mıdır?<br />
kişi başı günlük 40 TL derseniz, 4 kişilik bir ailenin <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">sadece aylık beslenme tutarı 4.800.-TL yapar.</span><br />
Türkiye'de asgar,-i ücretin 4.250.- TL oduğunu unutmayalım.<br />
<br />
Diyanetin başka işi kalmadı mı?<br />
<br />
En doğrusunu Allah bilir. <br />
1. maddede de açıkladığım gibi Kur'anda da bunu bize bildirmiştir.  Artık başka söz olur mu?<br />
<br />
Allah'a emanet]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Diyanet işleri bu sene Fitre miktarını belirlemiş; 40 TL.<br />
<br />
Geçen ramazanda da bu konuyu açmıştım. Bence büyük hata yapıyor.<br />
<br />
1- Kuran'ı kerime göre bunun miktarı kişinin kendi yediğinin ortalamasıdır. Yani 1 aylık mutfak masrafınızı hesaplarsınız, ailenizdeki o mutfaktan yemek yiyen kişi sayısına bölersiniz. çıkan rakamı 30 güne bölerseneniz, asgari fitre miktarınız çıkar. <br />
Yani bu asgaridir, elbette siz fazladan ne hayır yaparsanız, size fazlasıyla Allah katında ödenecektir.<br />
<br />
2- İlmihal-Fıkıh kitaplarında bu miktar 1 kişinin ibadetlerini yapabilecek kadar asgari 2 öğünlük beslenme miktarıdır. Kendi yörenizde en çok ne yetişiyorsa hurma, arpa, üzüm vs. cinsinden bunun miktarları kg olarak verilmiştir. Mesala Türkiye için bu yarım "sa" buğdaydır. (1 "sa" yaklaşık 3 kg. dır.) <br />
Yine bu asgari tutardır. Kişi kendi yaşam koşullarına uygun olarak attırabilir.<br />
<br />
3- Diyanet işleri ise adeta istatstik kurumu veya sendika gibi hesap çıkarmaya çalışıyor. Kime yaranmaya çalışıyor. Yoksa Siyasi bir kurum olma sevdasında mıdır?<br />
kişi başı günlük 40 TL derseniz, 4 kişilik bir ailenin <span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">sadece aylık beslenme tutarı 4.800.-TL yapar.</span><br />
Türkiye'de asgar,-i ücretin 4.250.- TL oduğunu unutmayalım.<br />
<br />
Diyanetin başka işi kalmadı mı?<br />
<br />
En doğrusunu Allah bilir. <br />
1. maddede de açıkladığım gibi Kur'anda da bunu bize bildirmiştir.  Artık başka söz olur mu?<br />
<br />
Allah'a emanet]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>