<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[İslami Forum - Fotoğraf Dersleri]]></title>
		<link>https://islamiforum.net/</link>
		<description><![CDATA[İslami Forum - https://islamiforum.net]]></description>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 21:11:40 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[DİJİTAL FOTOĞRAF MAKİNESİ ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR REHBERİ]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-dijital-fotograf-makinesi-alirken-dikkat-edilecek-hususlar-rehberi</link>
			<pubDate>Wed, 26 Aug 2009 12:26:58 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=663">..::fatik::..</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-dijital-fotograf-makinesi-alirken-dikkat-edilecek-hususlar-rehberi</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Öncelikle İhtiyaçlarınızı Doğru Olarak Belirleyin:</span> <br />
Bir fotoğraf makinesi almadan önce makineyi ne için kullacağınızı belirlemelisiniz. Ara sıra mı fotoğraf çekeceksiniz yoksa fotoğraf çekimi konusunda uzmanlaşmak mı istiyorsunuz? Çektiğiniz fotoğrafları sadece bilgisayar ekranından mı izleyeceksiniz yoksa baskı almayı düşünüyor musunuz? Öncelikle bu ayrıntılara karar vermelisiniz, aksi taktirede ihtiyaçlarınızı karşılamayan bir fotoğraf makinesini ya da hiç kullanmayacağınız özellekleri olan bir fotoğraf makinesini gereksiz yere satın almış olursunuz. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Sensörler Önemlidir: </span><br />
Dijital fotoğraf makinelerinde çözünürlüğü belirleyen ve kaliteyi doğrudan etkileyen makine içerisinde bulunan sensördür. Sensörler CCD (Charge-Coupled Device) ve CMOS (Complementary Metal Oxide Semiconductor) olmak üzere iki çeşittir. Eğer D-SLR fotoğraf makinesi almayacaksanız CCD sensörü tercih etmeniz daha doğru olacaktır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Mega Pixellere Kanmayın:</span> <br />
Fotoğraf makinesi satın alırken mega pixel olarak yüksek olanı alarak doğru bir seçim yapacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle yanılıyorsunuz. Yüksek mega pixellik bir fotoğraf makinesi size çekici geliyor olabilir ama bu sınıfta bulunan ve doğru düzgün odaklama dahi yapamayan bir fotoğraf makinesi almak yerine, daha düşük mega pixellik ama daha gelişmiş özellikleri olan bir fotoğraf makinesi alabilirsiniz. Yüksek mega pixelli makineleri sadece çok büyük boyutlarda baskı alma ihtiyacı duyuyorsanız ya da bir fotoğrafı bilgisayar ortamında büyütüp crop ile detay almaya yönelik bir çalışma yapacaksanız satın alabilirsiniz. <br />
<br />
Ayrıca bazı fotoğraf makinelerinin üzerinde yazan 8MP ya da 6MP gibi ifadeler sizi yanıltmasın. Çünkü bazı makineler 3 ya da 4 megapixellik efektif çözünürlüğe sahip olup daha yüksek çözünürlüklere ulaşabilmek için "interpolasyon" yöntemine başvurmaktadır. Bu yöntem, bilgisayar ekranında gördüğünüz bir fotoğrafa zoom yapmakla hemen hemen aynı işleyiş tarzına sahiptir. Yüksek megapixele ihtiyaç duyan fotoğrafçılar bu tip makineleri asla kullanmazlar. Kısacası; gerçek, yani efektif çözünürlük önemlidir. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Fotoğrafa Müdahele:</span> <br />
Eğer fotoğraf çekimi konusunda meraklıysanız ya da fotoğrafı fotoğraf gibi çekmek istiyorsanız, mutlaka manuel ayarları ile çekilecek olan fotoğrafa müdahale etmenize olanak tanıyan modelleri seçmelisiniz. Sadece tatil ya da anı fotoğrafları çekecekseniz ve fotoğraf çekmeye çok da meraklı değilseniz sadece otomatik ayarları olan bir fotoğraf makinesi de işinizi görebilir. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Zoom:</span> <br />
Hemen hemen her dijital fotoğraf makinesi zoom, yani uzağı yakınlaştırma kabiliyetine sahiptir. Bunu iki yolla yaparlar, optik ve dijital zoom. Bunlardan önemli olanı optik zoom’dur. Optik zoom; makinenin objektifi kullanılarak yapılan bir odaklama işlemidir. Diğital Zoom ise; Fotoğraf makinesinin algıladığı görüntü boyutlarını büyütmesidir. Bu sebeple sadece digital zoom’a sahip olan bir fotoğraf makinesi satın alındığında, zoom konusunda çok da tatmin edici sonuçlara ulaşılamayabilir. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Macro Fotoğraflar:</span> <br />
Eğer çevrenizdeki minik şeylerin detaylarını fotoğraflamak hoşunuza gidiyorsa alacağınız fotoğraf makinesinin macro odak mesafesine mutlaka bakmalısınız. Yüksek macro odak mesafelerine sahip olup da (10-15cm gibi), çok daha gelişmiş bir fotoğraf makinesini almak, macro fotoğrafları çekmeyi seven birisi için tamamen gereksiz bir harcama olacaktır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Manzara Fotoğrafları: </span><br />
Ağırlıklı olarak manzara fotoğrafları çekmeyi düşünüyorsanız geniş açılı objektife sahip bir fotoğraf makinesi almak en doğrusu olacaktır. Aynı zamanda panoramik fotoğraflar çekebilme özelliği olan makineleri de tercih listenize ekleyebilirsiniz. Ancak panoramik olarak çekilecek fotoğraflar için tripod kullanmanın önemini de unutmamak lazım. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Karanlık Ortam Çekimleri: </span><br />
Karanlık ortamlarda çekim yapmak için öncelikle flash’a ihtiyaç varıdr. Flash mesafeleri yeterli olan fotoğraf makinelerini ya da ihtiyaç olursa extra flash takılabilen fotoğraf makinelerini tercih etmek daha doğru olacaktır. Ayrıca alacağınız fotoğraf makinesinde, loş ortamlarda odaklamayı kolaylaştıracak oto fokus asistan ışığının (AF Assist Light/Beam) olmasına dikkat edin. Gece manzara fotoğrafları çekmeyi düşünüyorsanız da, düşük perde hızlarına ulaşabilen (Ör: 15sn) ve düşük ISO değerlerine (Ör: ISO 50) sahip olan bir fotoğraf makinesini satın almak, gece fotoğraflarınızda kaliteyi arttıracaktır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Piller Piller yine Piller: </span><br />
Eğer çok sık fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, özellikle medeniyetten uzun süre ayrı kalacaksanız, kalem piller ile çalışan modelleri tercih etmenizde yarar vardır. Bir gezi esnasında biten pillerinizi bir bakkaldan satın alabileceğiniz piller ile çok çabuk değiştirip, çekimlerinize devam edebilirsiniz. (Günümüzde şarj edilebilen kalem piller 2400mAh, 2500mAh’lik değerlere ulaşmıştır.) Ayrıca örnek vermek gerekirse; fotoğraf makineniz 2XAA kalem pil ile çalışıyorsa iki adet daha yedek bir set almakta fayda vardır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Kutu İçeriği: </span><br />
Fotoğraf makinesini satın alırken dikkat etmeniz gereken önemli noktalardan birisi de kutu içeriğidir. Genellikle kullanım klavuzlarında kutu içeriği hakkında detaylı bilgi verilir. Bunu mutlaka kutu içeriği ile kıyaslamalısınz. Hafıza kartı, bilek ya da boyun askısı, kullanım klavuzu, garanti belgesi, lens kapağı, piller, şarj aleti, USB- bağlantı kablosu, video bağlantı kablosu vb. kutu içeriğinde bulunur. (Bu durum marka/modellere göre değişiklik gösterir.)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Öncelikle İhtiyaçlarınızı Doğru Olarak Belirleyin:</span> <br />
Bir fotoğraf makinesi almadan önce makineyi ne için kullacağınızı belirlemelisiniz. Ara sıra mı fotoğraf çekeceksiniz yoksa fotoğraf çekimi konusunda uzmanlaşmak mı istiyorsunuz? Çektiğiniz fotoğrafları sadece bilgisayar ekranından mı izleyeceksiniz yoksa baskı almayı düşünüyor musunuz? Öncelikle bu ayrıntılara karar vermelisiniz, aksi taktirede ihtiyaçlarınızı karşılamayan bir fotoğraf makinesini ya da hiç kullanmayacağınız özellekleri olan bir fotoğraf makinesini gereksiz yere satın almış olursunuz. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Sensörler Önemlidir: </span><br />
Dijital fotoğraf makinelerinde çözünürlüğü belirleyen ve kaliteyi doğrudan etkileyen makine içerisinde bulunan sensördür. Sensörler CCD (Charge-Coupled Device) ve CMOS (Complementary Metal Oxide Semiconductor) olmak üzere iki çeşittir. Eğer D-SLR fotoğraf makinesi almayacaksanız CCD sensörü tercih etmeniz daha doğru olacaktır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Mega Pixellere Kanmayın:</span> <br />
Fotoğraf makinesi satın alırken mega pixel olarak yüksek olanı alarak doğru bir seçim yapacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle yanılıyorsunuz. Yüksek mega pixellik bir fotoğraf makinesi size çekici geliyor olabilir ama bu sınıfta bulunan ve doğru düzgün odaklama dahi yapamayan bir fotoğraf makinesi almak yerine, daha düşük mega pixellik ama daha gelişmiş özellikleri olan bir fotoğraf makinesi alabilirsiniz. Yüksek mega pixelli makineleri sadece çok büyük boyutlarda baskı alma ihtiyacı duyuyorsanız ya da bir fotoğrafı bilgisayar ortamında büyütüp crop ile detay almaya yönelik bir çalışma yapacaksanız satın alabilirsiniz. <br />
<br />
Ayrıca bazı fotoğraf makinelerinin üzerinde yazan 8MP ya da 6MP gibi ifadeler sizi yanıltmasın. Çünkü bazı makineler 3 ya da 4 megapixellik efektif çözünürlüğe sahip olup daha yüksek çözünürlüklere ulaşabilmek için "interpolasyon" yöntemine başvurmaktadır. Bu yöntem, bilgisayar ekranında gördüğünüz bir fotoğrafa zoom yapmakla hemen hemen aynı işleyiş tarzına sahiptir. Yüksek megapixele ihtiyaç duyan fotoğrafçılar bu tip makineleri asla kullanmazlar. Kısacası; gerçek, yani efektif çözünürlük önemlidir. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Fotoğrafa Müdahele:</span> <br />
Eğer fotoğraf çekimi konusunda meraklıysanız ya da fotoğrafı fotoğraf gibi çekmek istiyorsanız, mutlaka manuel ayarları ile çekilecek olan fotoğrafa müdahale etmenize olanak tanıyan modelleri seçmelisiniz. Sadece tatil ya da anı fotoğrafları çekecekseniz ve fotoğraf çekmeye çok da meraklı değilseniz sadece otomatik ayarları olan bir fotoğraf makinesi de işinizi görebilir. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Zoom:</span> <br />
Hemen hemen her dijital fotoğraf makinesi zoom, yani uzağı yakınlaştırma kabiliyetine sahiptir. Bunu iki yolla yaparlar, optik ve dijital zoom. Bunlardan önemli olanı optik zoom’dur. Optik zoom; makinenin objektifi kullanılarak yapılan bir odaklama işlemidir. Diğital Zoom ise; Fotoğraf makinesinin algıladığı görüntü boyutlarını büyütmesidir. Bu sebeple sadece digital zoom’a sahip olan bir fotoğraf makinesi satın alındığında, zoom konusunda çok da tatmin edici sonuçlara ulaşılamayabilir. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Macro Fotoğraflar:</span> <br />
Eğer çevrenizdeki minik şeylerin detaylarını fotoğraflamak hoşunuza gidiyorsa alacağınız fotoğraf makinesinin macro odak mesafesine mutlaka bakmalısınız. Yüksek macro odak mesafelerine sahip olup da (10-15cm gibi), çok daha gelişmiş bir fotoğraf makinesini almak, macro fotoğrafları çekmeyi seven birisi için tamamen gereksiz bir harcama olacaktır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Manzara Fotoğrafları: </span><br />
Ağırlıklı olarak manzara fotoğrafları çekmeyi düşünüyorsanız geniş açılı objektife sahip bir fotoğraf makinesi almak en doğrusu olacaktır. Aynı zamanda panoramik fotoğraflar çekebilme özelliği olan makineleri de tercih listenize ekleyebilirsiniz. Ancak panoramik olarak çekilecek fotoğraflar için tripod kullanmanın önemini de unutmamak lazım. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Karanlık Ortam Çekimleri: </span><br />
Karanlık ortamlarda çekim yapmak için öncelikle flash’a ihtiyaç varıdr. Flash mesafeleri yeterli olan fotoğraf makinelerini ya da ihtiyaç olursa extra flash takılabilen fotoğraf makinelerini tercih etmek daha doğru olacaktır. Ayrıca alacağınız fotoğraf makinesinde, loş ortamlarda odaklamayı kolaylaştıracak oto fokus asistan ışığının (AF Assist Light/Beam) olmasına dikkat edin. Gece manzara fotoğrafları çekmeyi düşünüyorsanız da, düşük perde hızlarına ulaşabilen (Ör: 15sn) ve düşük ISO değerlerine (Ör: ISO 50) sahip olan bir fotoğraf makinesini satın almak, gece fotoğraflarınızda kaliteyi arttıracaktır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Piller Piller yine Piller: </span><br />
Eğer çok sık fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, özellikle medeniyetten uzun süre ayrı kalacaksanız, kalem piller ile çalışan modelleri tercih etmenizde yarar vardır. Bir gezi esnasında biten pillerinizi bir bakkaldan satın alabileceğiniz piller ile çok çabuk değiştirip, çekimlerinize devam edebilirsiniz. (Günümüzde şarj edilebilen kalem piller 2400mAh, 2500mAh’lik değerlere ulaşmıştır.) Ayrıca örnek vermek gerekirse; fotoğraf makineniz 2XAA kalem pil ile çalışıyorsa iki adet daha yedek bir set almakta fayda vardır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Kutu İçeriği: </span><br />
Fotoğraf makinesini satın alırken dikkat etmeniz gereken önemli noktalardan birisi de kutu içeriğidir. Genellikle kullanım klavuzlarında kutu içeriği hakkında detaylı bilgi verilir. Bunu mutlaka kutu içeriği ile kıyaslamalısınz. Hafıza kartı, bilek ya da boyun askısı, kullanım klavuzu, garanti belgesi, lens kapağı, piller, şarj aleti, USB- bağlantı kablosu, video bağlantı kablosu vb. kutu içeriğinde bulunur. (Bu durum marka/modellere göre değişiklik gösterir.)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GENEL FOTOĞRAF ÇEKİM TEKNİKLERİ]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-genel-fotograf-cekim-teknikleri</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2009 23:22:16 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=977">© CESSES ©</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-genel-fotograf-cekim-teknikleri</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">GENEL FOTOĞRAF ÇEKİM TEKNİKLERİ <br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">-Fotoğraf çekerken öncelikle fotoğraf makinesini iki elimiz ile tutmalıyız. Ayrıca kollarımızın dirseklerimizden vücudumuza yapışık olmasını sağlamalıyız. Deklanşöre basmadan önce derin bir nefes almalıyız. Bunlar fotoğraf makinemizi titretmeden ya da titretmeyi minimum’a indirerek fotoğraf çekmemizi sağlayan temel önlemlerdir. Mümkünse bir duvar ve benzeri bir yere yaslanmak suretiyle, duvardan destek alarak da çekimlerimizi gerçekleştirebiliriz. <br />
<br />
-Özellikle portre fotoğrafları çekerken, arka planın sade olmasına özen göstermeliyiz. Böylece hem konuyu ön plana çıkartmış, hem de fotoğraf makinemizin doğru yere odaklanmasında büyük kolaylık sağlamış oluruz. Arka planda kadraj içerisine giren, ilgi odağının dağılmasını sağlayan objeler varsa ve başka bir şekilde kadrajlamamız mümkün değilse, bu sefer de net alan derinliğini kısarak (diyaframı açarak f:2,8 ya da f:4 gibi) çok daha etkileyici fotoğraflar çekebiliriz. <br />
<br />
-Bazı fotoğrafların göze çarpan ve onları çarpıcı kılan yanları vardır. Bu sebeplerden biri de fotoğraftaki güçlü kompozisyondur. Fotoğraftaki kompozisyonun basit tanımını; “Kadraj içerisindeki objeleri, göze hoş şekilde seçmek ve düzenlemek” şeklinde yapabiliriz. Öyleki bazı anlarda fotoğraf makinemizin küçük hareketleriyle çok değişik kompozisyonlar yakalayabiliriz. <br />
<br />
Genel olarak çoğumuzun, fotoğraf çekerken yaptığı bir hataya değinmek istiyorum, o da konuyu kadrajın tam ortasına yerleştirmektir. Bu şekilde çekilen fotoğraflar daha az hareketli ve çok daha az dikkat çekici olurlar. Bunun önüne geçmek için, çekeceğimiz kareyi aklımızdan yatay ve dikey olarak üç eşit parçaya bölelim. Bu çizgilerin kesiştiği noktalar iyi bir kompozisyonda ilgi merkezinin yerleşeceği en doğru dört noktayı gösterir. Bu noktalra fotoğrafçılıkta “dört altın nokta” denir. Manzara fotoğrafları çekerken de ufuk çizgisinin bu çizgilere paralel ve kadrajın üçte birini dolduracak şekilde yerleştirmeliyiz. Ufuk çizgisinde oluşacak eğrilik kesinlike istenmeyen bir durumdur. </span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">GENEL FOTOĞRAF ÇEKİM TEKNİKLERİ <br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">-Fotoğraf çekerken öncelikle fotoğraf makinesini iki elimiz ile tutmalıyız. Ayrıca kollarımızın dirseklerimizden vücudumuza yapışık olmasını sağlamalıyız. Deklanşöre basmadan önce derin bir nefes almalıyız. Bunlar fotoğraf makinemizi titretmeden ya da titretmeyi minimum’a indirerek fotoğraf çekmemizi sağlayan temel önlemlerdir. Mümkünse bir duvar ve benzeri bir yere yaslanmak suretiyle, duvardan destek alarak da çekimlerimizi gerçekleştirebiliriz. <br />
<br />
-Özellikle portre fotoğrafları çekerken, arka planın sade olmasına özen göstermeliyiz. Böylece hem konuyu ön plana çıkartmış, hem de fotoğraf makinemizin doğru yere odaklanmasında büyük kolaylık sağlamış oluruz. Arka planda kadraj içerisine giren, ilgi odağının dağılmasını sağlayan objeler varsa ve başka bir şekilde kadrajlamamız mümkün değilse, bu sefer de net alan derinliğini kısarak (diyaframı açarak f:2,8 ya da f:4 gibi) çok daha etkileyici fotoğraflar çekebiliriz. <br />
<br />
-Bazı fotoğrafların göze çarpan ve onları çarpıcı kılan yanları vardır. Bu sebeplerden biri de fotoğraftaki güçlü kompozisyondur. Fotoğraftaki kompozisyonun basit tanımını; “Kadraj içerisindeki objeleri, göze hoş şekilde seçmek ve düzenlemek” şeklinde yapabiliriz. Öyleki bazı anlarda fotoğraf makinemizin küçük hareketleriyle çok değişik kompozisyonlar yakalayabiliriz. <br />
<br />
Genel olarak çoğumuzun, fotoğraf çekerken yaptığı bir hataya değinmek istiyorum, o da konuyu kadrajın tam ortasına yerleştirmektir. Bu şekilde çekilen fotoğraflar daha az hareketli ve çok daha az dikkat çekici olurlar. Bunun önüne geçmek için, çekeceğimiz kareyi aklımızdan yatay ve dikey olarak üç eşit parçaya bölelim. Bu çizgilerin kesiştiği noktalar iyi bir kompozisyonda ilgi merkezinin yerleşeceği en doğru dört noktayı gösterir. Bu noktalra fotoğrafçılıkta “dört altın nokta” denir. Manzara fotoğrafları çekerken de ufuk çizgisinin bu çizgilere paralel ve kadrajın üçte birini dolduracak şekilde yerleştirmeliyiz. Ufuk çizgisinde oluşacak eğrilik kesinlike istenmeyen bir durumdur. </span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[POZLANDIRMA]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-pozlandirma</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2009 23:18:26 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=977">© CESSES ©</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-pozlandirma</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">POZLANDIRMA<br />
</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Gerekli ışığın film düzlemi üzerine düşürülmesi işlemidir. Doğru poz değerini sizin hesaplamanız gerekir. Çünkü çekeceğiniz fotografın duygusunu hangi poz değerlerinin daha iyi vereceğini sizden daha iyi kimse bilemez. Çektiğiniz fotografın en önemli bölümü görülmesini istediğinizden daha açık görünüyorsa fazla pozlandırdınız daha koyu görünüyorsa az pozlandırdınız demektir.<br />
<br />
<br />
Doğru poz değerini bulmak için<br />
Diyafram<br />
Enstantane<br />
Film hızı<br />
arasıdaki ilişkiyi çok iyi öğrenmeliyiz. <br />
Kimileri bu ilişkiye sonsuz üçgen ilişkisi diyorsa da siz aldırmayın.<br />
  <br />
Bu ilişkiyi birkaç örnek ile açıklayacak olursak;<br />
  <br />
f	2	2.8	4	5.6	8	11	16	22<br />
enstantane	1/1000	1/500	1/250	1/125	1/60	1/30	1/15	1/8<br />
   <br />
Yukarıdaki tablodaki f ve enstantane değerlerinden eşit miktarda ışık geçer. Yani f:5.6 1/125 değerlerinde geçen ışık miktarı f:8 1/60, f:11 1/30 veya f:16 1/15 değerlerinde geçen ışık miktarları aynıdır. Pozlandırmada önemli olan hangi değerleri seçeceğimiz. <br />
Yukarıdaki tabloda düşük enstantane ve f değerlerini (f:22 1/18) seçersek. Bize alan derinliği fazla olan bir görüntü sunacaktır. Ama 1/8 lik poz süresi makinayı oynatmadan tutmamız gerektiğini söyleyecektir. Bu durumda elle yapılacak çekimlerde görüntünün bozulmasına neden olacaktır. <br />
Yine yukarıdaki tabloda f:2 1/1000 değerlerinde yapacağımız çekimde diyafram açıklığı en büyük değerde olmasına karşın 1/1000 lik poz süresi film düzlemine düşecek ışık miktarının yeterli olmadığı durumu yaratacak bu da konumuzun görüntüsünün fotografta belli belirsiz çıkmasına neden olacaktır.<br />
 	<br />
<br />
Çekeceğimiz konu ne kadar hareketli ise o derece yüksek enstantane değerleri kullanarak hareketi dondurabiliriz.<br />
<br />
Çekeceğiniz konunun hareketli olması demek devamlı yüksek hızda çekmelisiniz anlamına gelmiyor. Yukarıdaki fotograf da hareketli olmasına karşın uzun pozlandırılarak suya tül etkisi verilmiştir. </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">POZLANDIRMA<br />
</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Gerekli ışığın film düzlemi üzerine düşürülmesi işlemidir. Doğru poz değerini sizin hesaplamanız gerekir. Çünkü çekeceğiniz fotografın duygusunu hangi poz değerlerinin daha iyi vereceğini sizden daha iyi kimse bilemez. Çektiğiniz fotografın en önemli bölümü görülmesini istediğinizden daha açık görünüyorsa fazla pozlandırdınız daha koyu görünüyorsa az pozlandırdınız demektir.<br />
<br />
<br />
Doğru poz değerini bulmak için<br />
Diyafram<br />
Enstantane<br />
Film hızı<br />
arasıdaki ilişkiyi çok iyi öğrenmeliyiz. <br />
Kimileri bu ilişkiye sonsuz üçgen ilişkisi diyorsa da siz aldırmayın.<br />
  <br />
Bu ilişkiyi birkaç örnek ile açıklayacak olursak;<br />
  <br />
f	2	2.8	4	5.6	8	11	16	22<br />
enstantane	1/1000	1/500	1/250	1/125	1/60	1/30	1/15	1/8<br />
   <br />
Yukarıdaki tablodaki f ve enstantane değerlerinden eşit miktarda ışık geçer. Yani f:5.6 1/125 değerlerinde geçen ışık miktarı f:8 1/60, f:11 1/30 veya f:16 1/15 değerlerinde geçen ışık miktarları aynıdır. Pozlandırmada önemli olan hangi değerleri seçeceğimiz. <br />
Yukarıdaki tabloda düşük enstantane ve f değerlerini (f:22 1/18) seçersek. Bize alan derinliği fazla olan bir görüntü sunacaktır. Ama 1/8 lik poz süresi makinayı oynatmadan tutmamız gerektiğini söyleyecektir. Bu durumda elle yapılacak çekimlerde görüntünün bozulmasına neden olacaktır. <br />
Yine yukarıdaki tabloda f:2 1/1000 değerlerinde yapacağımız çekimde diyafram açıklığı en büyük değerde olmasına karşın 1/1000 lik poz süresi film düzlemine düşecek ışık miktarının yeterli olmadığı durumu yaratacak bu da konumuzun görüntüsünün fotografta belli belirsiz çıkmasına neden olacaktır.<br />
 	<br />
<br />
Çekeceğimiz konu ne kadar hareketli ise o derece yüksek enstantane değerleri kullanarak hareketi dondurabiliriz.<br />
<br />
Çekeceğiniz konunun hareketli olması demek devamlı yüksek hızda çekmelisiniz anlamına gelmiyor. Yukarıdaki fotograf da hareketli olmasına karşın uzun pozlandırılarak suya tül etkisi verilmiştir. </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[RENKLER]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-renkler</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2009 23:16:07 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=977">© CESSES ©</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-renkler</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><br />
RENKLER<br />
</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #32CD32;" class="mycode_color">Renk</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Bir ışık kaynağından yayılan ışınların nesnelere çarptıktan sonra yansımaları sonucu gözümüzün algıladığı duyumdur.</span></span><br />
<br />
  <br />
<span style="color: #32CD32;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Renk Sıcaklığı</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Işık kaynaklarının renk kalitesini belirlemek için kullanılır. Birimi ºK (Kelvin)'dir. Fotografı çekilecek ışık kaynaklarının renk ısılarının bilinmesi filmde nasıl renk elde edileceğine yardım eder. Böylece fotografı çektiğimiz ışık kaynağının Kelvin derecesine göre hangi ton filtreyi kullanacağımızı bulmaya yardımcı olur. Kelvin dereceSi düştükçe mavilik azalır, kırmızılık artar. Kelvin yükseldikçe mavilik artar, kırmızılık azalır.<br />
 <br />
Her filmin üzerindeki ışığa duyarlı bileşikler, kullanılacak ışığın renk sıçaklığına göre ayarlanmıştır. Eğer film üzerinde yazan Kelvin derecesinden daha yüksek Kelvin değerlerinde çekilirse fotograf mavileşir. Bunu önlemek için sarı bir filtre kullanılır. Tam tersi film ayarlandığı kelvin derecesinden daha düşük Kelvin değerinde çekilirse fotograf sarı-kırmızımsı renk verir. Bunu önlemek için mavi filtre kullanmak gerekir. Burada anlattıklarımın çoğu stüdyo fotografcılığı için mutlaka öğrenilmesi gerekir. Tabi renk sıcaklğın dış çekimlerde de işimiz çok yarayacak. Daha sonra bunları geri döneceğiz.<br />
 <br />
Sıcak renkler konuyu ön plana çıkarırken, soğuk renkler uzaklaştırdığını unutmayalım.<br />
 <br />
Gün ışığının rengi hakkında<br />
Gün ışığı sabahların erken saatlerinde sarıdır. Akşama doğru kırmızılaşır.<br />
Kışın gün ışığında yaza göre daha çok mavi vardır.<br />
Deniz seviyesinden yükseldikçe mavilik ve ultra-viole ışınların etkisi artar<br />
Doğrudan gelen güneş ışığı gölgelere göre daha sıcak olur tonlu olur<br />
Bulutlu ve puslu havalar mavi tonlu renkleri vermek eğilimindedir.<br />
 <br />
Renklerin pisikolojik olarak insanlar üzerinde etkileri<br />
Renkleri psikolojik etkilerini anlamak. Onları fotograf dili ile beraber kullanarak çektiğimiz fotografa vereceğimiz duyguyu daha da kuvvetli hale getirebiliriz.</span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Kırmızı </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Titreşimi en kuvvetli, en dinamik renk kırmızıdır. Hareketlendirme, tahrik etme gibi özelliği vardır. Boğa güreşlerinde boğaları kızdırmak için kırmızı kullanılır. Kırmızı rengi uzun zaman seyreden kişide sinir gerginliği gözlenir, nefesi sıklaşır, kalbi daha kuvvetle çarpar. Kırmızı; güneş, ateş, alev gibi ısı veren olayları hatırlattığı gibi, hareketlendirici kimliğinden dolayı bir çok ülke bu rengi bayraklarında kullanmıştır.En sevilen renlerin başında gelir.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #32CD32;" class="mycode_color">Yeşil</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Dinlendirici renklerin başında gelir. Acı, sert bir yeşil olmamak şartıyla perde perde sıcağa veya soğuğa giden yeşiller seyredeninin içine ferahlık, açıklık verir. Titreşimi zayıftır.Yeşilde dinsel, mistik bir anlam da vardır. Müslümanlıkta ana renk olduğu gibi, Hiristiyanlarda da bu rengi inanmanın, ölmezliğin bir simgesidir. Bolluk duygusuda verir.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0000CD;" class="mycode_color">Mavi</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Huzur, mutluluk verir, rahatlamayı sağlar.Sonsuzluğun simgesidir. Uçsuz bucaksız gökyüzünün her insana nasıl huzur verdiğini düşünün.<br />
 </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FFA500;" class="mycode_color">Turuncu</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Sıcak renkler sınıfında olup kırmızı kadar dinamik değildir, titreşimi ondan zayıftır. Rahatlığı, parlaklığı hatırlatır. Kırmızı kadar olmasada ateşi, güneşi, ışığı ve ısıyı çağrıştırır.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FFD700;" class="mycode_color">Sarı</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">İçinden veya arkasından ışıklandırılmış etkisini uyandıran çok parlak bir renktir. Sevinç uyandıran tonların başında gelen bu renk, limon sarısı gibi hafifçe yeşile kayınca rahatlatıcı ve ferahlatıcıdır. Sarı renk, uzun zaman seyredildiğinde, kanın damarlarda daha düzenli akmasını ve sinir sistemini düzenli olmasını sağlar. Egemen olma duydusunu da çağrıştırdığı söylenir.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #800080;" class="mycode_color">Mor</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Kader içe kapanış melankoli ifade ettiği söylenir. Hiristiyanlarda yas rengidir. Soğuk renkler arasında yer alır.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Siyah</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Matemin, hüznün ve belirsizliğin simgesi olarak kullanılsada daha çok güçün, korumacılığın, doğumun ve gizemliliğin simgesidir.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Beyaz</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Saflığın, temizliğin, bozulmamışlığın yeniden başlamanın simgesi bir renktir.<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><br />
RENKLER<br />
</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #32CD32;" class="mycode_color">Renk</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Bir ışık kaynağından yayılan ışınların nesnelere çarptıktan sonra yansımaları sonucu gözümüzün algıladığı duyumdur.</span></span><br />
<br />
  <br />
<span style="color: #32CD32;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Renk Sıcaklığı</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Işık kaynaklarının renk kalitesini belirlemek için kullanılır. Birimi ºK (Kelvin)'dir. Fotografı çekilecek ışık kaynaklarının renk ısılarının bilinmesi filmde nasıl renk elde edileceğine yardım eder. Böylece fotografı çektiğimiz ışık kaynağının Kelvin derecesine göre hangi ton filtreyi kullanacağımızı bulmaya yardımcı olur. Kelvin dereceSi düştükçe mavilik azalır, kırmızılık artar. Kelvin yükseldikçe mavilik artar, kırmızılık azalır.<br />
 <br />
Her filmin üzerindeki ışığa duyarlı bileşikler, kullanılacak ışığın renk sıçaklığına göre ayarlanmıştır. Eğer film üzerinde yazan Kelvin derecesinden daha yüksek Kelvin değerlerinde çekilirse fotograf mavileşir. Bunu önlemek için sarı bir filtre kullanılır. Tam tersi film ayarlandığı kelvin derecesinden daha düşük Kelvin değerinde çekilirse fotograf sarı-kırmızımsı renk verir. Bunu önlemek için mavi filtre kullanmak gerekir. Burada anlattıklarımın çoğu stüdyo fotografcılığı için mutlaka öğrenilmesi gerekir. Tabi renk sıcaklğın dış çekimlerde de işimiz çok yarayacak. Daha sonra bunları geri döneceğiz.<br />
 <br />
Sıcak renkler konuyu ön plana çıkarırken, soğuk renkler uzaklaştırdığını unutmayalım.<br />
 <br />
Gün ışığının rengi hakkında<br />
Gün ışığı sabahların erken saatlerinde sarıdır. Akşama doğru kırmızılaşır.<br />
Kışın gün ışığında yaza göre daha çok mavi vardır.<br />
Deniz seviyesinden yükseldikçe mavilik ve ultra-viole ışınların etkisi artar<br />
Doğrudan gelen güneş ışığı gölgelere göre daha sıcak olur tonlu olur<br />
Bulutlu ve puslu havalar mavi tonlu renkleri vermek eğilimindedir.<br />
 <br />
Renklerin pisikolojik olarak insanlar üzerinde etkileri<br />
Renkleri psikolojik etkilerini anlamak. Onları fotograf dili ile beraber kullanarak çektiğimiz fotografa vereceğimiz duyguyu daha da kuvvetli hale getirebiliriz.</span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Kırmızı </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Titreşimi en kuvvetli, en dinamik renk kırmızıdır. Hareketlendirme, tahrik etme gibi özelliği vardır. Boğa güreşlerinde boğaları kızdırmak için kırmızı kullanılır. Kırmızı rengi uzun zaman seyreden kişide sinir gerginliği gözlenir, nefesi sıklaşır, kalbi daha kuvvetle çarpar. Kırmızı; güneş, ateş, alev gibi ısı veren olayları hatırlattığı gibi, hareketlendirici kimliğinden dolayı bir çok ülke bu rengi bayraklarında kullanmıştır.En sevilen renlerin başında gelir.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #32CD32;" class="mycode_color">Yeşil</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Dinlendirici renklerin başında gelir. Acı, sert bir yeşil olmamak şartıyla perde perde sıcağa veya soğuğa giden yeşiller seyredeninin içine ferahlık, açıklık verir. Titreşimi zayıftır.Yeşilde dinsel, mistik bir anlam da vardır. Müslümanlıkta ana renk olduğu gibi, Hiristiyanlarda da bu rengi inanmanın, ölmezliğin bir simgesidir. Bolluk duygusuda verir.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0000CD;" class="mycode_color">Mavi</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Huzur, mutluluk verir, rahatlamayı sağlar.Sonsuzluğun simgesidir. Uçsuz bucaksız gökyüzünün her insana nasıl huzur verdiğini düşünün.<br />
 </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FFA500;" class="mycode_color">Turuncu</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Sıcak renkler sınıfında olup kırmızı kadar dinamik değildir, titreşimi ondan zayıftır. Rahatlığı, parlaklığı hatırlatır. Kırmızı kadar olmasada ateşi, güneşi, ışığı ve ısıyı çağrıştırır.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FFD700;" class="mycode_color">Sarı</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">İçinden veya arkasından ışıklandırılmış etkisini uyandıran çok parlak bir renktir. Sevinç uyandıran tonların başında gelen bu renk, limon sarısı gibi hafifçe yeşile kayınca rahatlatıcı ve ferahlatıcıdır. Sarı renk, uzun zaman seyredildiğinde, kanın damarlarda daha düzenli akmasını ve sinir sistemini düzenli olmasını sağlar. Egemen olma duydusunu da çağrıştırdığı söylenir.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #800080;" class="mycode_color">Mor</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Kader içe kapanış melankoli ifade ettiği söylenir. Hiristiyanlarda yas rengidir. Soğuk renkler arasında yer alır.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Siyah</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Matemin, hüznün ve belirsizliğin simgesi olarak kullanılsada daha çok güçün, korumacılığın, doğumun ve gizemliliğin simgesidir.</span></span><br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Beyaz</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Saflığın, temizliğin, bozulmamışlığın yeniden başlamanın simgesi bir renktir.<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[IŞIK]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-isik</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2009 23:10:55 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=977">© CESSES ©</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-isik</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">IŞIK</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Fotografın herşeyidir. Fotograf onunla var olur onunla yok olur. Yani fotografı yapan ne siz ne de biziz fotografı fotograf yapan ışıktır.<br />
<br />
Işığı bir kaynaktan her yöne doğru dalgalanarak yayılan parçacıklar olarak düşünebiliriz. Bu parçacıklar çekim süresince sizlere filmler kısmında anlattığım ışığa duyarlı bileşiklere yani film düzlemine çarparak fotografı oluşturur. Cisimler ana ışık kaynağı güneşden veya suni ışık kaynaklarından aldıkları ışık parçacıklarını helozonik dalgalı bir şekilde saniyede 300000 km'lik bir hızla yansıtırlar. Bütün ışık türlerinin hızı aynıdır ama dalga boyunları farklıdır. Dalga boyu ışığın niteliğini belirler. Dalga boyu kısa olan güçlü, uzun olan güçsüz ışıktır. Görebildiğimiz en uzun dalga boyu kırmızı, en kısası mavi ışıktır. Kırmızının güçü renklerde olduğu gibi burada da teknik olarak karşımıza çıktı.<br />
  <br />
Işığın Özellikleri<br />
  <br />
Işık Şiddeti<br />
Işık kaynağından yayılan ışığın gücüdür.<br />
  <br />
Kontrast<br />
Fotografta en karanlık ve en aydınlık bölümler arasındaki ışık yoğunluğudur. Örneğin; Işık kaynağından yayılan ışığın konuyu her yönden eşit bir şekilde aydınlatması sonucu (bulutlu havada çekilen) fotografta kontrast düşük olur. Bunun karşıtı ışığın tek bir yönden konuyu aydınlatması sonucu (güneşli havada çekilen) fotografta kontrast yüksek olur.<br />
İyi bir fotograf için kontrast ana etkenlerden birisidir. Fotografta kontrast ne fazla ne eksik olmalıdır.<br />
Yüksek konrast koyu gölgelerden parlak beyaz aydınlıklara kadar geniş bir ton farklılığı içerir. Az kontrast karanlık gölgeler ve parlak aydınlıkların aşırı uçlarını içermeyen daha sınırlı bir ton farklılığı ifade eder.<br />
Bir yaz günü güneş tam tepedeyken özellikle ormanlık alanlarda, karla kaplı ortamlarda yada kumsallarda kontrast fazladır. Bulutlu havalarda yada güneşin yatay geldiği zamanlarda çekilen fotograflar gökyüzünü fazlaca içermeyen fotograflarda kotrast azdır.<br />
Parlak güneşli bir havada yani kontrastın yüksek olduğu zamanlarda bir yere baktığımızda tüm ton farklılıklarını algılayıp detayları rahatlıkla görebiliriz. Unutulmaması gereken filmlerin ton farklılıklarının gözlerimiz kadar olmadığıdır. Film farkı göz ardı edilirse gözümüzün gördüğü detayları fotografta göremeyiz.<br />
Fotograftaki beyaz parlak alanlar izleyiciyinin dikkatini konudan uzaklaştırır. Donuk, yumuşak tonlar daha keskin ve vurgulu olarak öne çıkar.<br />
Yüksek kontrastın her filmi etkileyebileceğini unutmadan çekeceğiniz fotograflarda çok koyu ve çok aydınlık alanlar görüntünüze almamayı çalışın veya konuya göre konumunuzu değiştirerek sonuca ulaşmaya çalışın veya birşey beklemeyin.<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">IŞIK</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Fotografın herşeyidir. Fotograf onunla var olur onunla yok olur. Yani fotografı yapan ne siz ne de biziz fotografı fotograf yapan ışıktır.<br />
<br />
Işığı bir kaynaktan her yöne doğru dalgalanarak yayılan parçacıklar olarak düşünebiliriz. Bu parçacıklar çekim süresince sizlere filmler kısmında anlattığım ışığa duyarlı bileşiklere yani film düzlemine çarparak fotografı oluşturur. Cisimler ana ışık kaynağı güneşden veya suni ışık kaynaklarından aldıkları ışık parçacıklarını helozonik dalgalı bir şekilde saniyede 300000 km'lik bir hızla yansıtırlar. Bütün ışık türlerinin hızı aynıdır ama dalga boyunları farklıdır. Dalga boyu ışığın niteliğini belirler. Dalga boyu kısa olan güçlü, uzun olan güçsüz ışıktır. Görebildiğimiz en uzun dalga boyu kırmızı, en kısası mavi ışıktır. Kırmızının güçü renklerde olduğu gibi burada da teknik olarak karşımıza çıktı.<br />
  <br />
Işığın Özellikleri<br />
  <br />
Işık Şiddeti<br />
Işık kaynağından yayılan ışığın gücüdür.<br />
  <br />
Kontrast<br />
Fotografta en karanlık ve en aydınlık bölümler arasındaki ışık yoğunluğudur. Örneğin; Işık kaynağından yayılan ışığın konuyu her yönden eşit bir şekilde aydınlatması sonucu (bulutlu havada çekilen) fotografta kontrast düşük olur. Bunun karşıtı ışığın tek bir yönden konuyu aydınlatması sonucu (güneşli havada çekilen) fotografta kontrast yüksek olur.<br />
İyi bir fotograf için kontrast ana etkenlerden birisidir. Fotografta kontrast ne fazla ne eksik olmalıdır.<br />
Yüksek konrast koyu gölgelerden parlak beyaz aydınlıklara kadar geniş bir ton farklılığı içerir. Az kontrast karanlık gölgeler ve parlak aydınlıkların aşırı uçlarını içermeyen daha sınırlı bir ton farklılığı ifade eder.<br />
Bir yaz günü güneş tam tepedeyken özellikle ormanlık alanlarda, karla kaplı ortamlarda yada kumsallarda kontrast fazladır. Bulutlu havalarda yada güneşin yatay geldiği zamanlarda çekilen fotograflar gökyüzünü fazlaca içermeyen fotograflarda kotrast azdır.<br />
Parlak güneşli bir havada yani kontrastın yüksek olduğu zamanlarda bir yere baktığımızda tüm ton farklılıklarını algılayıp detayları rahatlıkla görebiliriz. Unutulmaması gereken filmlerin ton farklılıklarının gözlerimiz kadar olmadığıdır. Film farkı göz ardı edilirse gözümüzün gördüğü detayları fotografta göremeyiz.<br />
Fotograftaki beyaz parlak alanlar izleyiciyinin dikkatini konudan uzaklaştırır. Donuk, yumuşak tonlar daha keskin ve vurgulu olarak öne çıkar.<br />
Yüksek kontrastın her filmi etkileyebileceğini unutmadan çekeceğiniz fotograflarda çok koyu ve çok aydınlık alanlar görüntünüze almamayı çalışın veya konuya göre konumunuzu değiştirerek sonuca ulaşmaya çalışın veya birşey beklemeyin.<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[fotoğraf tarihine kısa bi giriş =) ilk paylaşımı benden olsun]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-fotograf-tarihine-kisa-bi-giris-ilk-paylasimi-benden-olsun</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2009 22:52:57 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=52">gülsevra</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-fotograf-tarihine-kisa-bi-giris-ilk-paylasimi-benden-olsun</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #000080;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">965-1038 Karanlık Kutuyu (Camera Obscura) ilk kullanan, ortaçağda güneştutulması sırasında güneş ışınlarını incelemek isteyen zamanının ünlü optik bilgini Basralı el-Hasan'dır.<br />
 <br />
Roger Bacon, 13.yüzyıl Arap yazmalarından öğrendiği "Karanlık Kutunun" ayrıntılı bir tanımını yapmış.<br />
  <br />
1460-1472 döneminde Leon Battista Alberti ve Leonardo da Vinci de Karanlık Kutu dan yararlanarak cisimlerin görüntülerini yansıtmayı başarmışlardır.<br />
  <br />
1553 Giovanni Battista Della Porta "Magiea Naturalis Libri IV" adlı eserinde Karanlık Kutuyu etraflıca anlatmıştır.(Bu yüzden Karanlık Kutunun ilk mucidi sayılır)<br />
 <br />
1568'de Danillo Barbaro, karanlık kutunun ışık gören deliğine bir mercek yerleştirmiş ve görüntü kalitesini belirgin bir biçimde artırmıştır.<br />
 <br />
karanlikkutu.jpg (26639 bytes) 	Bir çok değişiklikler sonrasında; Gerekli yerlere yerleştirilen ayna ve mercek sistemiyle Karanlık Kutuya bir resim masası niteliği kazandırılmış ve saydam yüzeyinde meydana gelen görüntülerin çizilmesinde kullanılmıştır. Daha sonraları görüntülerin kağıt üzerine elle çizilmesi yerine bu tür zorlukları ortadan kaldıracak tespitler aranmaya başlanmıştır.<br />
  <br />
J.H. Schülze 	1727'de Johann Heinrich Schulze gümüş tuzlarının ışığa tutulunca değişikliğe uğramasının nedeninin ışık olduğunu açıkladı.<br />
 <br />
1777'lerde Scheele, mavi ve mor ışınların kırmızı ışınlardan daha etkin oldukların kanıtladı.<br />
<br />
Bu geçen sürede ışığın etkisiyle, duyarlı maddeler üzerinde görüntüleri tespit etmek konusunda bir çok denemeler yapıldı.<br />
 <br />
J.N.Niepce 	1813'de Joseph Nicepore Niepce ışığa duyarlı bir levha üzerinde, kalıcı görüntüler elde etmeyi başardı.<br />
 <br />
l.j.m.daguerre 	1826'da Joseph Nicephore Niepce aynı işlemi Karanlık Kutuya da uyguladı. 1829'da kendisi gibi Karanlık Kutu da meydana gelen görüntüleri tespit etme yolları üzerinde çalışan Louis-Jacques-Mande Daguerre ile birleşerek bir ortaklık kurdu.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #000080;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">965-1038 Karanlık Kutuyu (Camera Obscura) ilk kullanan, ortaçağda güneştutulması sırasında güneş ışınlarını incelemek isteyen zamanının ünlü optik bilgini Basralı el-Hasan'dır.<br />
 <br />
Roger Bacon, 13.yüzyıl Arap yazmalarından öğrendiği "Karanlık Kutunun" ayrıntılı bir tanımını yapmış.<br />
  <br />
1460-1472 döneminde Leon Battista Alberti ve Leonardo da Vinci de Karanlık Kutu dan yararlanarak cisimlerin görüntülerini yansıtmayı başarmışlardır.<br />
  <br />
1553 Giovanni Battista Della Porta "Magiea Naturalis Libri IV" adlı eserinde Karanlık Kutuyu etraflıca anlatmıştır.(Bu yüzden Karanlık Kutunun ilk mucidi sayılır)<br />
 <br />
1568'de Danillo Barbaro, karanlık kutunun ışık gören deliğine bir mercek yerleştirmiş ve görüntü kalitesini belirgin bir biçimde artırmıştır.<br />
 <br />
karanlikkutu.jpg (26639 bytes) 	Bir çok değişiklikler sonrasında; Gerekli yerlere yerleştirilen ayna ve mercek sistemiyle Karanlık Kutuya bir resim masası niteliği kazandırılmış ve saydam yüzeyinde meydana gelen görüntülerin çizilmesinde kullanılmıştır. Daha sonraları görüntülerin kağıt üzerine elle çizilmesi yerine bu tür zorlukları ortadan kaldıracak tespitler aranmaya başlanmıştır.<br />
  <br />
J.H. Schülze 	1727'de Johann Heinrich Schulze gümüş tuzlarının ışığa tutulunca değişikliğe uğramasının nedeninin ışık olduğunu açıkladı.<br />
 <br />
1777'lerde Scheele, mavi ve mor ışınların kırmızı ışınlardan daha etkin oldukların kanıtladı.<br />
<br />
Bu geçen sürede ışığın etkisiyle, duyarlı maddeler üzerinde görüntüleri tespit etmek konusunda bir çok denemeler yapıldı.<br />
 <br />
J.N.Niepce 	1813'de Joseph Nicepore Niepce ışığa duyarlı bir levha üzerinde, kalıcı görüntüler elde etmeyi başardı.<br />
 <br />
l.j.m.daguerre 	1826'da Joseph Nicephore Niepce aynı işlemi Karanlık Kutuya da uyguladı. 1829'da kendisi gibi Karanlık Kutu da meydana gelen görüntüleri tespit etme yolları üzerinde çalışan Louis-Jacques-Mande Daguerre ile birleşerek bir ortaklık kurdu.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>