<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[İslami Forum - Bunları Biliyormuydunuz]]></title>
		<link>https://islamiforum.net/</link>
		<description><![CDATA[İslami Forum - https://islamiforum.net]]></description>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:52:36 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Deniz ve Okyanus Kıyılarında Neden Köpük Oluşur?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-deniz-ve-okyanus-kiyilarinda-neden-kopuk-olusur</link>
			<pubDate>Tue, 10 Oct 2017 02:44:37 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=32409">MahAs</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-deniz-ve-okyanus-kiyilarinda-neden-kopuk-olusur</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğal suların yapısında çözünmüş tuzlar, proteinler, yağlar, ölmüş algler ve organik maddelerin birçok türü bulunur. Bu organik maddeler parçalandıklarında deterjanlarda kullanılanlara benzer özellikte, suyun yüzey gerilimini düşüren yüzey aktif maddeler oluşabilir. Bir tarafı suyu iterken diğer tarafı su moleküllerini çeken bu tür kimyasal maddeler genellikle suyun yüzeyini ince bir tabaka halinde kaplar ve deniz suları kıyıya çarptığında köpüklerin oluşmasına neden olur.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="https://i.hizliresim.com/1GrpNj.gif" loading="lazy"  alt="[Resim: 1GrpNj.gif]" class="mycode_img" /></div>
<br />
Ancak deniz köpüğünün en önemli kaynağı alglerdir ve alg yoğunluğundaki önemli artış kıyılarda oluşan deniz köpüğünün miktarını belirgin olarak artırabilir.<br />
<br />
Alıntı</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğal suların yapısında çözünmüş tuzlar, proteinler, yağlar, ölmüş algler ve organik maddelerin birçok türü bulunur. Bu organik maddeler parçalandıklarında deterjanlarda kullanılanlara benzer özellikte, suyun yüzey gerilimini düşüren yüzey aktif maddeler oluşabilir. Bir tarafı suyu iterken diğer tarafı su moleküllerini çeken bu tür kimyasal maddeler genellikle suyun yüzeyini ince bir tabaka halinde kaplar ve deniz suları kıyıya çarptığında köpüklerin oluşmasına neden olur.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="https://i.hizliresim.com/1GrpNj.gif" loading="lazy"  alt="[Resim: 1GrpNj.gif]" class="mycode_img" /></div>
<br />
Ancak deniz köpüğünün en önemli kaynağı alglerdir ve alg yoğunluğundaki önemli artış kıyılarda oluşan deniz köpüğünün miktarını belirgin olarak artırabilir.<br />
<br />
Alıntı</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bazı İnsanları Neden Kan Tutar?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-bazi-insanlari-neden-kan-tutar</link>
			<pubDate>Tue, 10 Oct 2017 02:40:28 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=32409">MahAs</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-bazi-insanlari-neden-kan-tutar</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kanayan bir yara gördüğünüzde beyniniz bu yara sizin olmasa bile bir şeylerin ters gittiğini, ortada panik yapmayı gerektirecek bir durum olduğunu farkeder. Eğer oradaki kan akmaya devam ederse kişi ölecektir ve bunu beyin bilir. Beyin yara ve kan sizin olmasa bile ölmekten içgüdüsel olarak korunmaya programlanmıştır. Bu sırada bilinçaltı panik başlatır ve kalbinize daha yavaş atması emrini verir. Bu emir aslında yaradan akan kanı yavaşlatarak ölümü en azından birkaç dakika geciktirmek amaçlı bir tedbirdir.<br />
 Kalp yavaşlaması beraberinde beyninize giden kanın miktarını azaltacağı için beyniniz vücudunuzun kontrolünü bir süreliğine sizin bilincinizden alır ve sizi hayatta tutmak üzere kontrole geçer. Bu sırada her yeri çok parlak beyaz olarak görürsünüz çünkü göz bebeğiniz olabildiğince açılmıştır, alnınızdan soğuk terler akar ve kulağınızda çınlama başlar, ayaklarınızın üzerinde durmanız güçleşir.<br />
<br />
Yani bu sizin zayıflığınız değil vücudunuzun kendini savunma biçimi, bu da sizi aslında hayatta kalma ilkesine göre daha güçlü yapıyor.<br />
<br />
Alıntı</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kanayan bir yara gördüğünüzde beyniniz bu yara sizin olmasa bile bir şeylerin ters gittiğini, ortada panik yapmayı gerektirecek bir durum olduğunu farkeder. Eğer oradaki kan akmaya devam ederse kişi ölecektir ve bunu beyin bilir. Beyin yara ve kan sizin olmasa bile ölmekten içgüdüsel olarak korunmaya programlanmıştır. Bu sırada bilinçaltı panik başlatır ve kalbinize daha yavaş atması emrini verir. Bu emir aslında yaradan akan kanı yavaşlatarak ölümü en azından birkaç dakika geciktirmek amaçlı bir tedbirdir.<br />
 Kalp yavaşlaması beraberinde beyninize giden kanın miktarını azaltacağı için beyniniz vücudunuzun kontrolünü bir süreliğine sizin bilincinizden alır ve sizi hayatta tutmak üzere kontrole geçer. Bu sırada her yeri çok parlak beyaz olarak görürsünüz çünkü göz bebeğiniz olabildiğince açılmıştır, alnınızdan soğuk terler akar ve kulağınızda çınlama başlar, ayaklarınızın üzerinde durmanız güçleşir.<br />
<br />
Yani bu sizin zayıflığınız değil vücudunuzun kendini savunma biçimi, bu da sizi aslında hayatta kalma ilkesine göre daha güçlü yapıyor.<br />
<br />
Alıntı</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünyanın En iyi Hastaneleri]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-dunyanin-en-iyi-hastaneleri</link>
			<pubDate>Fri, 18 Mar 2016 18:12:16 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=30981">Selvi</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-dunyanin-en-iyi-hastaneleri</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<br />
<span style="color: #0000CD;" class="mycode_color">Tüm dünyadan En İyi Hastaneler</span><br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Bumrungrad International Hospital, Tayland </span><br />
<br />
Bumrungrad International, uluslar arası akreditasyona sahip ilk Asyalı hastane. Bangkok’un göbeğinde 1980’de kurulmuş. Şu an Güneydoğu Asya’nın en büyük özel hastanesi. 554 yatağı ve 30 uzmanlık merkezi var. Yılda yaklaşık 1 milyon hastaya hizmet ediyor. Bu rakamın 400 bini 190 ayrı ülkeden gelen yabancılardan oluşuyor. Adının anlamı ‘insanlara bakmak’ olan Bumrungrad, dünya sağlık turizminin en lüks noktası. Hastane beş yıldızlı bir otel niteliklerine sahip ve hastaları havaalanından limuzin ile aldırıyor. Aklınıza gelebilecek her türlü ameliyatta ve cerrahi müdahalede tercih edilen bir yer. Kalp ameliyatları ve estetik cerrahi gibi… Bunun dışında her gün 18 katlı ayakta tedavi bölümünde 6 bin hasta tedavi ediyor. Yeniliklerin de öncüsü bu hastane. Asya’nın ilk robot eczanesi burada kullanılmaya başlandı örneğin.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Great Ormond Street Hospital NHS Trust, İngiltere</span><br />
<br />
<br />
Avrupa’nın en büyük ve kapsamlı çocuk hastanesi olan Great Ormond, aynı zamanda Avrupa’nın en donanımlı çocuk onkoloji ünitesine sahip hastanesi. 387 yataklı hastane 1852’den bu yana milyonlarca çocuğu sağlığına kavuşturmuş. Peter Pan’ın telif hakları bu hastaneye ait ve bu hastane için çok önemli bir fon kaynağı.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Buchinger Kliniği, Almanya </span><br />
<br />
<br />
Hastalarına günde 300 kalori verdirmeyi taahhüt ediyor. Hastaların üçte biri ciddi hastalıklarla boğuşan insanlar. Kliniğin uyguladığı özel perhizler tedavilere olumlu katkı sağlıyor. Yapılan araştırmalar perhizin birçok tedavide olumlu sonuç verdiğini kanıtlıyor. Bu klinik dünya sosyetesinin, politikacıların, ünlülerin uğrak yeri. Dr. Otto Buchinger tarafından geliştirilen ‘oruç diyet’iyle astımdan kansere, dolaşım bozukluklarından baş ağrılarına, varisten böbrek taşına,barsak hastalıklarından mide rahatsızlıklarına, yüksek tansiyondan kalp rahatsızlıklarına ve diyabete kadar yığınla hastalık bu klinikte tedavi ediliyor. Kliniğin felsefesi, orucun en doğal tedavi yöntemi olmasına dayanıyor.  Çünkü vücudu toksinlerden arındırıyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Chicago Rehabilitasyon Enstitüsü, ABD</span><br />
<br />
<br />
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında dünyanın en ünlü ve iyi hastanesi olarak biliniyor. 1991’den bu yana ABD’de alanındaki en iyi hastane olarak seçiliyor. Kuruluşu 1954 olan hastane biyonik kol gibi ilklere imza atan öncü bir merkez aynı zamanda. Spor yaralanmalarından, omurilik yaralanmalarına, romatizmal hastalıklardan kronik ağrılara, engelli terapilerinden beyin travmalarına kadar pek çok alanda ileri ve öncü yöntemlerle tedavi olanağı sağlıyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Fyodorov Göz Kliniği, Rusya</span><br />
<br />
<br />
Burası dünyanın en ünlü göz hastanesi. Özellikle mikro cerrahi konusunda bir mabet bile denilebilir. Uluslar arası ününü 1958 yılında Profesör S.N.  Fyodorov’un katarakt hastaları için geliştirdiği yapay lens nakli ile kazanmış. O zamandan bu zamana kornea ameliyatları ve glakom tedavisi gibi alanlarda, tıbba yeni tedavi yöntemleri kazandırmış. İleri derece miyop ve astigmat tedavisinde de uzman olan hastane yılda 300 bin hastayı göz sağlığına kavuşturuyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">All India Institute of Medical Sciences, Hindistan</span><br />
<br />
<br />
1956’da kurulan bu hastane, kalp ve damar hastalıkları ve nöroloji alanlarında ‘süper uzmanlık’ merkezlerine sahip. Fakir insanlar için de adeta bir vaha. Geçtiğimiz yıl 3,5 milyon hastaya tedavi hizmeti veren hastane, her birinden sadece 1 dolar almış. 2000 yataklı bu hastane ülkedeki tüm olumsuz koşullara rağmen başarı konusunda gelişmiş birçok ülkeden daha iyi durumda. Ölüm ve enfeksiyon oranları bir hayli düşük. Batılı ülkelerden sağlık turizmi kapsamında çok sayıda hasta kabul ediyor. Bunun nedeni bir hayli uygun olan fiyatları. Örneğin ABD’de 50 bin dolara yapılan anjiyoplasti, burada neredeyse onda biri fiyatına yapılıyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Klinik Hirslanden, İsviçre</span><br />
<br />
<br />
Her yıl en az 20 araştırma projesi yürüten öncü bir hastane grubu. Öncelikli hedefi kalp ameliyatları, ortopedi, dahiliye, üroloji ve onkoloji. Grubun yoğun bakım merkezinden check-up kliniklerine kadar 13 hastanesi ve kliniği var. İsviçre’nin en büyüğü. Ayrıca enteresan diyaliz turizmiyle dikkat çekiyor. Ülkenin belirli bölgelerine belirli aralıklarla yerleştirdikleri diyaliz merkezleri ile, yurtdışından gelen hastalar bir taraftan İsviçre’nin doğal ve tarihi güzelliklerini geziyor, bir taraftan da tur programında belirlenmiş olan saatlerde diyalize giriyor. Hem gezmiş hem de tedavi olmuş oluyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Matilda Hastanesi, Hong Kong</span><br />
<br />
<br />
1907’de kurulan hastane, Hong Kong adasına en tepeden bakan muhteşem bir manzaraya sahip. Hatta burada bir film bile çekilmiş. 1955 yapımı Love Is a Many-Splendored Thing. Hastane kadın doğum bölümü, yeni doğan bakım ünitesi ve cerrahi müdahale birimleriyle ön planda. Global ve lokal sigorta şirketleriyle de çok iyi irtibat halinde.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">The London Clinic, İngiltere</span><br />
<br />
<br />
Ünlü Harley Street’in tam ortasına bulunan hastane, 1932 yılında bir grup Harley hekimi tarafından kurulmuş. 270 yatak kapasiteli, 12 ameliyathanesi var ve 24 saat uzman doktor bulunuyor. Alışılmış tedavi ve cerrahi yöntemlerin haricinde daha komplike hizmetler de sunuyor; karaciğer nakli, kök hücre nakli ve robotik cerrahi gibi. Karaciğer nakli için yurtdışından çok sayıda hasta kabul ediyor. Kanser merkezi ve estetik cerrahi bölümü de hatırı sayılır bir üne sahip. Hastaneye bunca yıl boyunca kraliyet ailesi, politikacılar, ruhani liderler ve ünlüler akın etmiş hep, hastanenin efsane olmuş doktor ve cerrahlarının emin ellerine kendilerini teslim etmişler. Bu arada hastane aynı zamanda İngiltere’nin en büyük 100 hayır kurumundan biri.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Parkway Hospitals, Singapur</span><br />
<br />
<br />
Parkway, Singapur’un lider sağlık grubu olarak 16 hastaneye ve 3400 yatak kapasitesine sahip. Malezya, Brunei ve Hindistan ve Çin gibi hemen hemen tüm Asya ülkelerinde PPAC adlı hasta danışma merkezleriyle de sağlık ağını oldukça genişletmiş. Burası da sağlık turizminin kalbi. Kardiyoloji, nöroloji, göz ve onkoloji uzmanlık alanları.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">The Prince of Wales Hospital, Avustralya</span><br />
<br />
<br />
The Prince of Wales, Avustralya’nın lider konumdaki eğitim ve araştırma hastanesi. Her yıl 1000 yeni, 3000 de devam eden kanser hastasını tedavi ediyor. Bu 3000, hastanenin kurtarmış olduğu ve her geçen zaman daha da az olarak hastaneye uğrayan hasta sayısı. Hastane aslında 1852’de korunmaya muhtaç çocuklar için kurulmuş bir bina. 1870’de  hastane olmuş. 1200 yatak kapasitesine sahip.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Betty Ford Center, California, ABD </span><br />
<br />
<br />
Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı tedavisi üzerine ABD’nin en bilindik merkezi burası. Burada tedavi görmüş olan ünlüler arasında Ozzy Osbourne, Lindsay Lohan, Keith Urban ve Chevy Chase bulunuyor. 100 yataklı hastaneyi eski first ladylerden Betty Ford, kendi alkol ve ağrı kesici bağımlılığından kurtulmak için kurdurmuş 1982’de. Merkez, bireysel, aile ve grup rehabilitasyonlarıyla çok çeşitli tedavi paketlerine sahip.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #483D8B;" class="mycode_color">ABD’nin en iyi hastaneleri</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">***Johns Hopkins Hastanesi, Baltimore (ABD)</span><br />
<br />
<br />
Dünyanın her alanda en iyilerini seçen US News&amp; World Report Dergisi tarafından 20 yıldır art arda ABD’nin en kapsamlı ve en iyi hastanesi seçildi. 1889 yılında açılan hastane modern tıpta birçok ilke imza atmış. İlk kalp ameliyatı, ilk meme kanseri ameliyatı,  ilk çocuk psikiyatrisi, endokrinoloji, jinekoloji, nöroşirürji, pediatri, üroloji servislerinin kurulması gibi… Kalp ve damar hastalıkları ve onkoloji bölümleri haricinde kulak burun boğaz, jinekoloji, nöroloji ve nöroşirürji, romatoloji ve üroloji alanlarında da uzman.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">****Mayo Clinic, Rochester (ABD)</span><br />
<br />
<br />
ABD’nin ikinci en iyi hastanesi olan Mayo, teşhisi konamamış veya tedavisi mümkün olmayan hastalıklarda deneysel tedavi yöntemleriyle ünlü. Yüksek kalitede hizmeti muadillerine kıyasla düşük fiyatlara sunan hastane, özellikle kalp ve damar hastalıkları ve cerrahisinde dünyada bir numara. Diğer uzmanlık alanları ise diyabet ve endokrinoloji, gastroenteroloji ve böbrek hastalıkları.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">***Massachusetts General Hastanesi, Boston (ABD)</span><br />
<br />
<br />
Harvard Tıp Fakültesi’nin eğitim hastanesi olan MGH, her yıl 45 bin hastaya bakıyor ve bu nedenle pek çok alanda uzmanlaşmış. Ayrıca bu hastanenin acil servisi ABD’nin en eski ve en büyük acil servisi. Araştırma birimleriyle ön planda olan MGH, onkoloji ve psikiyatri alanlarında uzman.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">***Cleveland Kliniği, Cleveland (ABD)</span><br />
<br />
<br />
1921’de kurulan hastane dünyanın dört bir yanından hasta kabul eden ABD’nin en ünlü hastanelerinden biri. Özellikle kalp ve damar hastalıkları ve cerrahisi alanında ABD’de bir numara. Diğer uzmanlık alanları ise üroloji, gastroenteroloji ve romatoloji. Kemal Unakıtan ve İtalya başbakanı Silvia Berlusconi de kalp rahatsızlıkları nedeniyle Cleveland Kliniği’nde tedavi olmuşlardı.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">***Ronald Reagan UCLA Tıp Merkezi, Los Angeles (ABD)</span><br />
<br />
<br />
Göz ve diş alanlarında dünyanın en gelişmiş ve kapsamlı araştırma ve tedavi birimlerine sahip olan hastane, kalp ve damar hastalıkları bölümü ve acil servisiyle ön planda.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">*** Teksas Üniversitesi, M.D. Anderson Kanser Merkezi, Houston (ABD)</span><br />
<br />
<br />
60 yılı aşkın bir süredir, M. D. Anderson, kanseri önlemek ve tedavi etmek amacıyla yeni yollar bulma konusunda en ön safhada yer almış olup dünyanın her yerinden hastalar, kanıtlanmış ve devrim niteliğindeki tedavi ve bakımdan yararlanmak için buraya gidiyor. Kişiye özel tedavi programları hazırlamasıyla bilinen bu merkezde gelen hasta ihtiyaçlarını karşılayabilmek için hemen her dili konuşan bir çalışan bulunuyor. Her yıl ortalama 100 bin hastaya bakıyor. Erdal İnönü, Ali Dinçer ve Filiz Akın kanser tedavisi için burayı tercih etmişlerdi.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
   <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<br />
<span style="color: #0000CD;" class="mycode_color">Tüm dünyadan En İyi Hastaneler</span><br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Bumrungrad International Hospital, Tayland </span><br />
<br />
Bumrungrad International, uluslar arası akreditasyona sahip ilk Asyalı hastane. Bangkok’un göbeğinde 1980’de kurulmuş. Şu an Güneydoğu Asya’nın en büyük özel hastanesi. 554 yatağı ve 30 uzmanlık merkezi var. Yılda yaklaşık 1 milyon hastaya hizmet ediyor. Bu rakamın 400 bini 190 ayrı ülkeden gelen yabancılardan oluşuyor. Adının anlamı ‘insanlara bakmak’ olan Bumrungrad, dünya sağlık turizminin en lüks noktası. Hastane beş yıldızlı bir otel niteliklerine sahip ve hastaları havaalanından limuzin ile aldırıyor. Aklınıza gelebilecek her türlü ameliyatta ve cerrahi müdahalede tercih edilen bir yer. Kalp ameliyatları ve estetik cerrahi gibi… Bunun dışında her gün 18 katlı ayakta tedavi bölümünde 6 bin hasta tedavi ediyor. Yeniliklerin de öncüsü bu hastane. Asya’nın ilk robot eczanesi burada kullanılmaya başlandı örneğin.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Great Ormond Street Hospital NHS Trust, İngiltere</span><br />
<br />
<br />
Avrupa’nın en büyük ve kapsamlı çocuk hastanesi olan Great Ormond, aynı zamanda Avrupa’nın en donanımlı çocuk onkoloji ünitesine sahip hastanesi. 387 yataklı hastane 1852’den bu yana milyonlarca çocuğu sağlığına kavuşturmuş. Peter Pan’ın telif hakları bu hastaneye ait ve bu hastane için çok önemli bir fon kaynağı.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Buchinger Kliniği, Almanya </span><br />
<br />
<br />
Hastalarına günde 300 kalori verdirmeyi taahhüt ediyor. Hastaların üçte biri ciddi hastalıklarla boğuşan insanlar. Kliniğin uyguladığı özel perhizler tedavilere olumlu katkı sağlıyor. Yapılan araştırmalar perhizin birçok tedavide olumlu sonuç verdiğini kanıtlıyor. Bu klinik dünya sosyetesinin, politikacıların, ünlülerin uğrak yeri. Dr. Otto Buchinger tarafından geliştirilen ‘oruç diyet’iyle astımdan kansere, dolaşım bozukluklarından baş ağrılarına, varisten böbrek taşına,barsak hastalıklarından mide rahatsızlıklarına, yüksek tansiyondan kalp rahatsızlıklarına ve diyabete kadar yığınla hastalık bu klinikte tedavi ediliyor. Kliniğin felsefesi, orucun en doğal tedavi yöntemi olmasına dayanıyor.  Çünkü vücudu toksinlerden arındırıyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Chicago Rehabilitasyon Enstitüsü, ABD</span><br />
<br />
<br />
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında dünyanın en ünlü ve iyi hastanesi olarak biliniyor. 1991’den bu yana ABD’de alanındaki en iyi hastane olarak seçiliyor. Kuruluşu 1954 olan hastane biyonik kol gibi ilklere imza atan öncü bir merkez aynı zamanda. Spor yaralanmalarından, omurilik yaralanmalarına, romatizmal hastalıklardan kronik ağrılara, engelli terapilerinden beyin travmalarına kadar pek çok alanda ileri ve öncü yöntemlerle tedavi olanağı sağlıyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Fyodorov Göz Kliniği, Rusya</span><br />
<br />
<br />
Burası dünyanın en ünlü göz hastanesi. Özellikle mikro cerrahi konusunda bir mabet bile denilebilir. Uluslar arası ününü 1958 yılında Profesör S.N.  Fyodorov’un katarakt hastaları için geliştirdiği yapay lens nakli ile kazanmış. O zamandan bu zamana kornea ameliyatları ve glakom tedavisi gibi alanlarda, tıbba yeni tedavi yöntemleri kazandırmış. İleri derece miyop ve astigmat tedavisinde de uzman olan hastane yılda 300 bin hastayı göz sağlığına kavuşturuyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">All India Institute of Medical Sciences, Hindistan</span><br />
<br />
<br />
1956’da kurulan bu hastane, kalp ve damar hastalıkları ve nöroloji alanlarında ‘süper uzmanlık’ merkezlerine sahip. Fakir insanlar için de adeta bir vaha. Geçtiğimiz yıl 3,5 milyon hastaya tedavi hizmeti veren hastane, her birinden sadece 1 dolar almış. 2000 yataklı bu hastane ülkedeki tüm olumsuz koşullara rağmen başarı konusunda gelişmiş birçok ülkeden daha iyi durumda. Ölüm ve enfeksiyon oranları bir hayli düşük. Batılı ülkelerden sağlık turizmi kapsamında çok sayıda hasta kabul ediyor. Bunun nedeni bir hayli uygun olan fiyatları. Örneğin ABD’de 50 bin dolara yapılan anjiyoplasti, burada neredeyse onda biri fiyatına yapılıyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Klinik Hirslanden, İsviçre</span><br />
<br />
<br />
Her yıl en az 20 araştırma projesi yürüten öncü bir hastane grubu. Öncelikli hedefi kalp ameliyatları, ortopedi, dahiliye, üroloji ve onkoloji. Grubun yoğun bakım merkezinden check-up kliniklerine kadar 13 hastanesi ve kliniği var. İsviçre’nin en büyüğü. Ayrıca enteresan diyaliz turizmiyle dikkat çekiyor. Ülkenin belirli bölgelerine belirli aralıklarla yerleştirdikleri diyaliz merkezleri ile, yurtdışından gelen hastalar bir taraftan İsviçre’nin doğal ve tarihi güzelliklerini geziyor, bir taraftan da tur programında belirlenmiş olan saatlerde diyalize giriyor. Hem gezmiş hem de tedavi olmuş oluyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Matilda Hastanesi, Hong Kong</span><br />
<br />
<br />
1907’de kurulan hastane, Hong Kong adasına en tepeden bakan muhteşem bir manzaraya sahip. Hatta burada bir film bile çekilmiş. 1955 yapımı Love Is a Many-Splendored Thing. Hastane kadın doğum bölümü, yeni doğan bakım ünitesi ve cerrahi müdahale birimleriyle ön planda. Global ve lokal sigorta şirketleriyle de çok iyi irtibat halinde.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">The London Clinic, İngiltere</span><br />
<br />
<br />
Ünlü Harley Street’in tam ortasına bulunan hastane, 1932 yılında bir grup Harley hekimi tarafından kurulmuş. 270 yatak kapasiteli, 12 ameliyathanesi var ve 24 saat uzman doktor bulunuyor. Alışılmış tedavi ve cerrahi yöntemlerin haricinde daha komplike hizmetler de sunuyor; karaciğer nakli, kök hücre nakli ve robotik cerrahi gibi. Karaciğer nakli için yurtdışından çok sayıda hasta kabul ediyor. Kanser merkezi ve estetik cerrahi bölümü de hatırı sayılır bir üne sahip. Hastaneye bunca yıl boyunca kraliyet ailesi, politikacılar, ruhani liderler ve ünlüler akın etmiş hep, hastanenin efsane olmuş doktor ve cerrahlarının emin ellerine kendilerini teslim etmişler. Bu arada hastane aynı zamanda İngiltere’nin en büyük 100 hayır kurumundan biri.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Parkway Hospitals, Singapur</span><br />
<br />
<br />
Parkway, Singapur’un lider sağlık grubu olarak 16 hastaneye ve 3400 yatak kapasitesine sahip. Malezya, Brunei ve Hindistan ve Çin gibi hemen hemen tüm Asya ülkelerinde PPAC adlı hasta danışma merkezleriyle de sağlık ağını oldukça genişletmiş. Burası da sağlık turizminin kalbi. Kardiyoloji, nöroloji, göz ve onkoloji uzmanlık alanları.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">The Prince of Wales Hospital, Avustralya</span><br />
<br />
<br />
The Prince of Wales, Avustralya’nın lider konumdaki eğitim ve araştırma hastanesi. Her yıl 1000 yeni, 3000 de devam eden kanser hastasını tedavi ediyor. Bu 3000, hastanenin kurtarmış olduğu ve her geçen zaman daha da az olarak hastaneye uğrayan hasta sayısı. Hastane aslında 1852’de korunmaya muhtaç çocuklar için kurulmuş bir bina. 1870’de  hastane olmuş. 1200 yatak kapasitesine sahip.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">Betty Ford Center, California, ABD </span><br />
<br />
<br />
Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı tedavisi üzerine ABD’nin en bilindik merkezi burası. Burada tedavi görmüş olan ünlüler arasında Ozzy Osbourne, Lindsay Lohan, Keith Urban ve Chevy Chase bulunuyor. 100 yataklı hastaneyi eski first ladylerden Betty Ford, kendi alkol ve ağrı kesici bağımlılığından kurtulmak için kurdurmuş 1982’de. Merkez, bireysel, aile ve grup rehabilitasyonlarıyla çok çeşitli tedavi paketlerine sahip.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #483D8B;" class="mycode_color">ABD’nin en iyi hastaneleri</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">***Johns Hopkins Hastanesi, Baltimore (ABD)</span><br />
<br />
<br />
Dünyanın her alanda en iyilerini seçen US News&amp; World Report Dergisi tarafından 20 yıldır art arda ABD’nin en kapsamlı ve en iyi hastanesi seçildi. 1889 yılında açılan hastane modern tıpta birçok ilke imza atmış. İlk kalp ameliyatı, ilk meme kanseri ameliyatı,  ilk çocuk psikiyatrisi, endokrinoloji, jinekoloji, nöroşirürji, pediatri, üroloji servislerinin kurulması gibi… Kalp ve damar hastalıkları ve onkoloji bölümleri haricinde kulak burun boğaz, jinekoloji, nöroloji ve nöroşirürji, romatoloji ve üroloji alanlarında da uzman.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">****Mayo Clinic, Rochester (ABD)</span><br />
<br />
<br />
ABD’nin ikinci en iyi hastanesi olan Mayo, teşhisi konamamış veya tedavisi mümkün olmayan hastalıklarda deneysel tedavi yöntemleriyle ünlü. Yüksek kalitede hizmeti muadillerine kıyasla düşük fiyatlara sunan hastane, özellikle kalp ve damar hastalıkları ve cerrahisinde dünyada bir numara. Diğer uzmanlık alanları ise diyabet ve endokrinoloji, gastroenteroloji ve böbrek hastalıkları.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">***Massachusetts General Hastanesi, Boston (ABD)</span><br />
<br />
<br />
Harvard Tıp Fakültesi’nin eğitim hastanesi olan MGH, her yıl 45 bin hastaya bakıyor ve bu nedenle pek çok alanda uzmanlaşmış. Ayrıca bu hastanenin acil servisi ABD’nin en eski ve en büyük acil servisi. Araştırma birimleriyle ön planda olan MGH, onkoloji ve psikiyatri alanlarında uzman.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">***Cleveland Kliniği, Cleveland (ABD)</span><br />
<br />
<br />
1921’de kurulan hastane dünyanın dört bir yanından hasta kabul eden ABD’nin en ünlü hastanelerinden biri. Özellikle kalp ve damar hastalıkları ve cerrahisi alanında ABD’de bir numara. Diğer uzmanlık alanları ise üroloji, gastroenteroloji ve romatoloji. Kemal Unakıtan ve İtalya başbakanı Silvia Berlusconi de kalp rahatsızlıkları nedeniyle Cleveland Kliniği’nde tedavi olmuşlardı.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">***Ronald Reagan UCLA Tıp Merkezi, Los Angeles (ABD)</span><br />
<br />
<br />
Göz ve diş alanlarında dünyanın en gelişmiş ve kapsamlı araştırma ve tedavi birimlerine sahip olan hastane, kalp ve damar hastalıkları bölümü ve acil servisiyle ön planda.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">*** Teksas Üniversitesi, M.D. Anderson Kanser Merkezi, Houston (ABD)</span><br />
<br />
<br />
60 yılı aşkın bir süredir, M. D. Anderson, kanseri önlemek ve tedavi etmek amacıyla yeni yollar bulma konusunda en ön safhada yer almış olup dünyanın her yerinden hastalar, kanıtlanmış ve devrim niteliğindeki tedavi ve bakımdan yararlanmak için buraya gidiyor. Kişiye özel tedavi programları hazırlamasıyla bilinen bu merkezde gelen hasta ihtiyaçlarını karşılayabilmek için hemen her dili konuşan bir çalışan bulunuyor. Her yıl ortalama 100 bin hastaya bakıyor. Erdal İnönü, Ali Dinçer ve Filiz Akın kanser tedavisi için burayı tercih etmişlerdi.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
   <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Pizza Yerken İşinize Yarayacak 4 İpucu]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-pizza-yerken-isinize-yarayacak-4-ipucu</link>
			<pubDate>Tue, 13 Oct 2015 00:05:36 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=24903">Nazlıcan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-pizza-yerken-isinize-yarayacak-4-ipucu</guid>
			<description><![CDATA[<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/ormo4Sf8c6M" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/ormo4Sf8c6M" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İşinize Yarayacak 5 Cep Telefonu İpucu]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-isinize-yarayacak-5-cep-telefonu-ipucu</link>
			<pubDate>Sun, 11 Oct 2015 23:45:52 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=24903">Nazlıcan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-isinize-yarayacak-5-cep-telefonu-ipucu</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/qeleJwfQYy0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/qeleJwfQYy0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Biliyor muydunuz ?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-biliyor-muydunuz--55663</link>
			<pubDate>Sun, 04 Oct 2015 19:01:23 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=27434">Vayne</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-biliyor-muydunuz--55663</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #FF4500;" class="mycode_color">"Adalet Mülkün Temelidir" Hz.Ömer'e<br />
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" Hz.Ali'ye <br />
"Köylü Milletin Efendisidir." Kanuni Sultan Süleyman'a <br />
"Ya İstiklal ya ölüm" Şeyh Şamil'e aittir...</span></div></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">Allah Resulu nun Sallallahu aleyhi ve sellem: "İnsanların amelleri, her hafta Pazartesi ve Perşembe günleri (Allah -azze ve celle-'ye) arz edilir. Her mü'min kul affedilir; ancak mü'min kardeşiyle arasında düşmanlık bulunan kul bırakılır (affedilmesi ertelenir. Meleklere ; Araları düzelinceye (birbiriyle barışıncaya) kadar bu ikisini terk edin (bekleyin)' denilir."(Müslim) Dediğini biliyor muydunuz ?</span></div></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Kuran’da kelime tekrarları<br />
<br />
72:28 “Allah her şeyi ilmiyle kuşatmış ve her şeyi bir bir sayıp kaydetmiştir” <br />
<br />
83:20-21 "Rakamlanmış bir kitaptır O. Yakınlaştırılmış olanlar tanıklık eder ona." <br />
<br />
Kur'anda birbiriyle ilgili bazı kelimeler şaşırtıcı bir biçimde aynı sayıda tekrarlanırlar. Aşağıda, bu tür kelimeler ve Kuran içindeki tekrarlanış sayıları verilmiştir.<br />
<br />
“Yedi gök” tabiri 7 kere geçer. “Göklerin yaratılışı (halku semavat)” ifadesi de 7 kere tekrarlanır.<br />
<br />
“Gün (yevm)” tekil olarak 365 kere geçerken, çoğul yani “günler (eyyam ve yevmeyn)” kelimeleri 30 defa tekrarlanır. “Ay” kelimesinin tekrar sayısı ise 12′dir<br />
<br />
Dünyanın uydusu olan "Ay" anlamına gelen "Kamer" kelimesi de Kuran'da 27 kez geçer. Ay'ın kendi çevresinde bir kez dönmesi yani Ay'ın bir günü 27 dünya gününe eşittir.<br />
<br />
“Bitki” ve “ağaç” kelimelerinin tekrar sayısı aynıdır: 26<br />
<br />
“Ceza (karşılık)” kelimesi 117 kere yer alırken, Kuran’ın temel ahlak özelliklerinden olan “mağfiret (bağışlama) ” ifadesi, bu sayının tam 2 katı kadar yani 234 kere tekrarlanır.<br />
<br />
“De” kelimelerini saydığımızda çıkan sonuç 332′dir. “Dediler” kelimesini saydığımızda da aynı rakamı elde ederiz.<br />
<br />
Ahiret, Dünya'nın yansımasıdır. Kuran'da dinin üzerine inşa edildiği bu iki temel kelimenin tekrar sayıları eşit ve 115'erdir.<br />
<br />
Manevi âlemdeki iyiler ve kötüler gibi iki farklı kutbu temsil eden Şeytan ve Melek kelimelerinin tekrar sayıları aynıdır. “Şeytan” kelimesi Kuran’da 88 kere geçer "Melek” kelimesinin tekrar sayısı da 88′dir.<br />
<br />
“İman” (tamlama almadan) ve “küfür” kelimeleri Kuran boyunca 25 kere tekrarlanır.<br />
<br />
“Cennet” kelimesi ve “cehennem” kelimesi de aynı sayıda tekrarlanır: 77.(Allahu alem)<br />
<br />
Kuran'da Allah'ın zekatı verilen malı bereketlendirip artıracağı ifade edilmiştir. Bu hikmetli ifadeye uygun olarak "Zekat" kelimesi ve "Bereket" kelimesi de Kuran'da eşit sayıda 32'şer kez tekrar eder.<br />
<br />
Sıcak ve Soğuk kelimeleri de Kur'an da 6 şar kez tekrar eder.<br />
<br />
İlginçtir ki; "İyiler" kelimesi, "Kötüler" kelimesinin tam 2 misli sayıda tekrar edilerek Allah'ın merhametinin gazabına kıyasla çokluğunu ve galibiyetini simgeler. "İyiler" 6 kez, "kötüler" 3 kez tekrar eder.<br />
<br />
Kuran'da 513 kez "resul" kelimesi geçmektedir. Resul, Allah'ın emri ile ilahi kanunları insanlara aktaran görevlendirilmiş kişi anlamına gelir. Kuran'da ismi geçen resullerin isimlerinin tekrar sayısı da 513'tür. Allah, böylece onların bu kutsal görevini yüz binlerce kelime içinden "Resul" kelimesi ve özel isimlerinin sayılarını eşit 513'te tutarak tasdik etmiştir.<br />
<br />
KURAN'DA RESUL İSİMLERİNİN TEKRAR EDİŞ SAYILARI ( TOPLAM 513 )<br />
1. ADEM 25<br />
2. İDRİS 2<br />
3. NUH 43<br />
4. HUD 7<br />
5. SALİH 7<br />
6. İBRAHİM 69<br />
7. LUT 27<br />
8. İSMAİL 12<br />
9. İSHAK 17<br />
10. YAKUB 16<br />
11. YUSUF 27<br />
12. EYÜB 4<br />
13. ŞUAYB 11<br />
14. MUSA 136<br />
15. HARUN 20<br />
16. DAVUD 16<br />
17. SÜLEYMAN 17<br />
18. İLYAS 2<br />
19. ELYESA 2<br />
20. ZÜLKİFL 2<br />
21. YUNUS 4<br />
22. ÜZEYR 1<br />
23. LOKMAN 2<br />
24. ZULKARNEYN 3<br />
25. ZEKERİYYA 7<br />
26. YAHYA 5<br />
27. İSA 25<br />
28. MUHAMMED 4<br />
<br />
Kur'an da "içki" ve "sarhoşluk" kelimeleri de aralarındaki bağdan ötürü eşit sayıda 6'şar kez tekrar etmiştir.<br />
<br />
Son derece ilginç bir detay da "Hz. İsa" ve "Hz. Adem" ile ilgili ayette gizlidir.<br />
<br />
(ÂLİ İMRÂN suresi 59. ayet)<br />
اِنَّ مَثَلَ عٖيسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ<br />
"Şüphesiz Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona “ol” dedi. O da hemen oluverdi."<br />
<br />
Ayette; Hz. Adem ile Hz İsa'nın aynı şekilde yaratıldığını ifade etmektedir. Son derece hikmetli bir şekilde her iki peygamberin isimlerinin tekrar sayıları da birbirine eşit yani 25'tir.<br />
<br />
Akletmek” ve “nur” kelimelerinin tekrar sayısı da aynıdır: 49<br />
<br />
"Dil” ve “vaaz” kelimeleri eşit sayıda -25 kere- tekrar edilir.<br />
<br />
“Yarar” kelimesi 50, “bozma” kelimesi de 50 kere tekrarlanır.<br />
<br />
“Ecir” ve “fail” kelimelerinin tekrar sayısı da aynıdır: 108<br />
<br />
“Sevgi” ve “itaat” kelimelerinin tekrar sayısı aynıdır: 83<br />
<br />
“Dönüş” ve “sonsuz” kelimeleri, eşit sayıda yer almaktadır: 28<br />
<br />
“Musibet” kelimesi ve “şükür” kelimesi, Kuran’da aynı sayıda geçmektedir: 75 kere<br />
<br />
“Güneş (şems)” ve “ışık (nur)” kelimeleri Kuran’da 33′er kez geçmektedir.<br />
* Sayımda “nur” kelimesinin sadece yalın halleri dikkate alınmıştır.<br />
<br />
Doğru yola ileten (Elhuda)” ve “rahmet” kelimelerinin tekrar sayısı eşittir: 79<br />
<br />
Kuran’da “sıkıntı” kelimesi 13 kere yer alırken, “huzur” kelimesi de 13 kere tekrarlanmaktadır.<br />
<br />
“Kadın” ve “erkek” kelimelerinin tekrar sayısı da aynıdır: 23<br />
Kadın-erkek kelimelerinin Kuran’da tekrar sayısı olan 23, aynı zamanda insan embriyosunun oluşumunda yumurta ve spermden gelen kromozom sayısıdır. İnsanın kromozom sayısı da anne ve babadan gelen 23′er kromozomun toplamı olarak 46′dır.<br />
<br />
“Hıyanet” kelimesi 16 kere geçerken, “habis” kelimesinin tekrar sayısı da 16′dır.<br />
<br />
Onlar hala Kuran’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkasının Katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok ayrılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı.<br />
(Nisa Suresi, 82)<br />
<br />
“İnsan” kelimesi Kuran’da 65 kere geçer; insanın yaratılış safhalarının sayısının toplamı da aynıdır:<br />
<br />
İNSAN<br />
65<br />
TOPRAK - turabun - 17<br />
NUTFE - nutfun - 12<br />
EMBRİYO - alak - 6<br />
BİR ÇİĞNEMLİK ET - meda'a - 3<br />
KEMİK - ızamun -15<br />
ET - lehmun - 12<br />
TOPLAM - 65<br />
“Kara” kelimesi Kuran’da 13 kere geçerken, “deniz” kelimesi 32 kere geçmektedir. Bu sayıların toplamı bize 45 sayısını verir. Eğer karaların Kuran’da bahsediliş sayısı olan 13′ü 45′e bölersek, %28,888888888889 sayısını buluruz. Denizlerin Kuran’da bahsediliş sayısı olan 32′yi 45′e böldüğümüz zaman ise, %71,111111111111 sayısını buluruz. Bu oranlar ise, gezegenimizdeki su ve kara parçalarının gerçek oranıdır.238<br />
</span></div></span><br />
<br />
<span style="color: #DCDCDC;" class="mycode_color">Alıntıdır..</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #FF4500;" class="mycode_color">"Adalet Mülkün Temelidir" Hz.Ömer'e<br />
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" Hz.Ali'ye <br />
"Köylü Milletin Efendisidir." Kanuni Sultan Süleyman'a <br />
"Ya İstiklal ya ölüm" Şeyh Şamil'e aittir...</span></div></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #FF69B4;" class="mycode_color">Allah Resulu nun Sallallahu aleyhi ve sellem: "İnsanların amelleri, her hafta Pazartesi ve Perşembe günleri (Allah -azze ve celle-'ye) arz edilir. Her mü'min kul affedilir; ancak mü'min kardeşiyle arasında düşmanlık bulunan kul bırakılır (affedilmesi ertelenir. Meleklere ; Araları düzelinceye (birbiriyle barışıncaya) kadar bu ikisini terk edin (bekleyin)' denilir."(Müslim) Dediğini biliyor muydunuz ?</span></div></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #1E90FF;" class="mycode_color">Kuran’da kelime tekrarları<br />
<br />
72:28 “Allah her şeyi ilmiyle kuşatmış ve her şeyi bir bir sayıp kaydetmiştir” <br />
<br />
83:20-21 "Rakamlanmış bir kitaptır O. Yakınlaştırılmış olanlar tanıklık eder ona." <br />
<br />
Kur'anda birbiriyle ilgili bazı kelimeler şaşırtıcı bir biçimde aynı sayıda tekrarlanırlar. Aşağıda, bu tür kelimeler ve Kuran içindeki tekrarlanış sayıları verilmiştir.<br />
<br />
“Yedi gök” tabiri 7 kere geçer. “Göklerin yaratılışı (halku semavat)” ifadesi de 7 kere tekrarlanır.<br />
<br />
“Gün (yevm)” tekil olarak 365 kere geçerken, çoğul yani “günler (eyyam ve yevmeyn)” kelimeleri 30 defa tekrarlanır. “Ay” kelimesinin tekrar sayısı ise 12′dir<br />
<br />
Dünyanın uydusu olan "Ay" anlamına gelen "Kamer" kelimesi de Kuran'da 27 kez geçer. Ay'ın kendi çevresinde bir kez dönmesi yani Ay'ın bir günü 27 dünya gününe eşittir.<br />
<br />
“Bitki” ve “ağaç” kelimelerinin tekrar sayısı aynıdır: 26<br />
<br />
“Ceza (karşılık)” kelimesi 117 kere yer alırken, Kuran’ın temel ahlak özelliklerinden olan “mağfiret (bağışlama) ” ifadesi, bu sayının tam 2 katı kadar yani 234 kere tekrarlanır.<br />
<br />
“De” kelimelerini saydığımızda çıkan sonuç 332′dir. “Dediler” kelimesini saydığımızda da aynı rakamı elde ederiz.<br />
<br />
Ahiret, Dünya'nın yansımasıdır. Kuran'da dinin üzerine inşa edildiği bu iki temel kelimenin tekrar sayıları eşit ve 115'erdir.<br />
<br />
Manevi âlemdeki iyiler ve kötüler gibi iki farklı kutbu temsil eden Şeytan ve Melek kelimelerinin tekrar sayıları aynıdır. “Şeytan” kelimesi Kuran’da 88 kere geçer "Melek” kelimesinin tekrar sayısı da 88′dir.<br />
<br />
“İman” (tamlama almadan) ve “küfür” kelimeleri Kuran boyunca 25 kere tekrarlanır.<br />
<br />
“Cennet” kelimesi ve “cehennem” kelimesi de aynı sayıda tekrarlanır: 77.(Allahu alem)<br />
<br />
Kuran'da Allah'ın zekatı verilen malı bereketlendirip artıracağı ifade edilmiştir. Bu hikmetli ifadeye uygun olarak "Zekat" kelimesi ve "Bereket" kelimesi de Kuran'da eşit sayıda 32'şer kez tekrar eder.<br />
<br />
Sıcak ve Soğuk kelimeleri de Kur'an da 6 şar kez tekrar eder.<br />
<br />
İlginçtir ki; "İyiler" kelimesi, "Kötüler" kelimesinin tam 2 misli sayıda tekrar edilerek Allah'ın merhametinin gazabına kıyasla çokluğunu ve galibiyetini simgeler. "İyiler" 6 kez, "kötüler" 3 kez tekrar eder.<br />
<br />
Kuran'da 513 kez "resul" kelimesi geçmektedir. Resul, Allah'ın emri ile ilahi kanunları insanlara aktaran görevlendirilmiş kişi anlamına gelir. Kuran'da ismi geçen resullerin isimlerinin tekrar sayısı da 513'tür. Allah, böylece onların bu kutsal görevini yüz binlerce kelime içinden "Resul" kelimesi ve özel isimlerinin sayılarını eşit 513'te tutarak tasdik etmiştir.<br />
<br />
KURAN'DA RESUL İSİMLERİNİN TEKRAR EDİŞ SAYILARI ( TOPLAM 513 )<br />
1. ADEM 25<br />
2. İDRİS 2<br />
3. NUH 43<br />
4. HUD 7<br />
5. SALİH 7<br />
6. İBRAHİM 69<br />
7. LUT 27<br />
8. İSMAİL 12<br />
9. İSHAK 17<br />
10. YAKUB 16<br />
11. YUSUF 27<br />
12. EYÜB 4<br />
13. ŞUAYB 11<br />
14. MUSA 136<br />
15. HARUN 20<br />
16. DAVUD 16<br />
17. SÜLEYMAN 17<br />
18. İLYAS 2<br />
19. ELYESA 2<br />
20. ZÜLKİFL 2<br />
21. YUNUS 4<br />
22. ÜZEYR 1<br />
23. LOKMAN 2<br />
24. ZULKARNEYN 3<br />
25. ZEKERİYYA 7<br />
26. YAHYA 5<br />
27. İSA 25<br />
28. MUHAMMED 4<br />
<br />
Kur'an da "içki" ve "sarhoşluk" kelimeleri de aralarındaki bağdan ötürü eşit sayıda 6'şar kez tekrar etmiştir.<br />
<br />
Son derece ilginç bir detay da "Hz. İsa" ve "Hz. Adem" ile ilgili ayette gizlidir.<br />
<br />
(ÂLİ İMRÂN suresi 59. ayet)<br />
اِنَّ مَثَلَ عٖيسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ<br />
"Şüphesiz Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona “ol” dedi. O da hemen oluverdi."<br />
<br />
Ayette; Hz. Adem ile Hz İsa'nın aynı şekilde yaratıldığını ifade etmektedir. Son derece hikmetli bir şekilde her iki peygamberin isimlerinin tekrar sayıları da birbirine eşit yani 25'tir.<br />
<br />
Akletmek” ve “nur” kelimelerinin tekrar sayısı da aynıdır: 49<br />
<br />
"Dil” ve “vaaz” kelimeleri eşit sayıda -25 kere- tekrar edilir.<br />
<br />
“Yarar” kelimesi 50, “bozma” kelimesi de 50 kere tekrarlanır.<br />
<br />
“Ecir” ve “fail” kelimelerinin tekrar sayısı da aynıdır: 108<br />
<br />
“Sevgi” ve “itaat” kelimelerinin tekrar sayısı aynıdır: 83<br />
<br />
“Dönüş” ve “sonsuz” kelimeleri, eşit sayıda yer almaktadır: 28<br />
<br />
“Musibet” kelimesi ve “şükür” kelimesi, Kuran’da aynı sayıda geçmektedir: 75 kere<br />
<br />
“Güneş (şems)” ve “ışık (nur)” kelimeleri Kuran’da 33′er kez geçmektedir.<br />
* Sayımda “nur” kelimesinin sadece yalın halleri dikkate alınmıştır.<br />
<br />
Doğru yola ileten (Elhuda)” ve “rahmet” kelimelerinin tekrar sayısı eşittir: 79<br />
<br />
Kuran’da “sıkıntı” kelimesi 13 kere yer alırken, “huzur” kelimesi de 13 kere tekrarlanmaktadır.<br />
<br />
“Kadın” ve “erkek” kelimelerinin tekrar sayısı da aynıdır: 23<br />
Kadın-erkek kelimelerinin Kuran’da tekrar sayısı olan 23, aynı zamanda insan embriyosunun oluşumunda yumurta ve spermden gelen kromozom sayısıdır. İnsanın kromozom sayısı da anne ve babadan gelen 23′er kromozomun toplamı olarak 46′dır.<br />
<br />
“Hıyanet” kelimesi 16 kere geçerken, “habis” kelimesinin tekrar sayısı da 16′dır.<br />
<br />
Onlar hala Kuran’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkasının Katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok ayrılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı.<br />
(Nisa Suresi, 82)<br />
<br />
“İnsan” kelimesi Kuran’da 65 kere geçer; insanın yaratılış safhalarının sayısının toplamı da aynıdır:<br />
<br />
İNSAN<br />
65<br />
TOPRAK - turabun - 17<br />
NUTFE - nutfun - 12<br />
EMBRİYO - alak - 6<br />
BİR ÇİĞNEMLİK ET - meda'a - 3<br />
KEMİK - ızamun -15<br />
ET - lehmun - 12<br />
TOPLAM - 65<br />
“Kara” kelimesi Kuran’da 13 kere geçerken, “deniz” kelimesi 32 kere geçmektedir. Bu sayıların toplamı bize 45 sayısını verir. Eğer karaların Kuran’da bahsediliş sayısı olan 13′ü 45′e bölersek, %28,888888888889 sayısını buluruz. Denizlerin Kuran’da bahsediliş sayısı olan 32′yi 45′e böldüğümüz zaman ise, %71,111111111111 sayısını buluruz. Bu oranlar ise, gezegenimizdeki su ve kara parçalarının gerçek oranıdır.238<br />
</span></div></span><br />
<br />
<span style="color: #DCDCDC;" class="mycode_color">Alıntıdır..</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tablodaki Gözün Takip Etmesi]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-tablodaki-gozun-takip-etmesi</link>
			<pubDate>Fri, 25 Sep 2015 01:28:55 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28695">(Amed)</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-tablodaki-gozun-takip-etmesi</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir sergiye gittiğinizde bazı insan resimlerindeki gözler sizin gözlerinizin içine bakıyormuş gibi dururlar. Biraz yana çekilseniz, hatta bir köşeye gitseniz bile sanki resimdeki kişi gözlerini dikmiş hala size bakıyordur. Aynı şeyi evdeki resimlerde de hissedersiniz. Resimdeki dedeniz, odada nereye giderseniz gidin, "gözlerim üzerinde" dercesine sizi takip eder durur.<br />
<br />
Gözün bakış açısı göz merceğinin konumu ile ilgilidir. Bir gözü tam karşıdan görüyorsanız ve göz bebeği de size göre ortada ise o göz de size bakıyordur. Göz merceği biraz kaçıksa yani tam dairesel görünmüyorsa o zaman göz başka tarafa bakıyor demektir.<br />
<br />
Eğer bir ressam gözün tam karşıdan görünüşünü, göz bebeği de tam ortada veya yuvarlak resimlemişse veya fotoğraf tam karşıdan göz objektife bakar şekilde çekilmişse hangi açıdan bakarsanız bakın, gözün o şeklini görürsünüz.<br />
<br />
Resim iki boyutlu olduğundan, yani derinliği olmadığından yanından dolaşıp yandan görünüşünü görme olanağınız yoktur. Nereden, hangi açıdan bakarsanız bakın gözü tam karşıdan bakıyormuşsunuz gibi görürsünüz. Kendi gözleriniz de olayı üç boyutlu algıladığından tablodaki göz sürekli size bakıyormuş gibi görünür.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir sergiye gittiğinizde bazı insan resimlerindeki gözler sizin gözlerinizin içine bakıyormuş gibi dururlar. Biraz yana çekilseniz, hatta bir köşeye gitseniz bile sanki resimdeki kişi gözlerini dikmiş hala size bakıyordur. Aynı şeyi evdeki resimlerde de hissedersiniz. Resimdeki dedeniz, odada nereye giderseniz gidin, "gözlerim üzerinde" dercesine sizi takip eder durur.<br />
<br />
Gözün bakış açısı göz merceğinin konumu ile ilgilidir. Bir gözü tam karşıdan görüyorsanız ve göz bebeği de size göre ortada ise o göz de size bakıyordur. Göz merceği biraz kaçıksa yani tam dairesel görünmüyorsa o zaman göz başka tarafa bakıyor demektir.<br />
<br />
Eğer bir ressam gözün tam karşıdan görünüşünü, göz bebeği de tam ortada veya yuvarlak resimlemişse veya fotoğraf tam karşıdan göz objektife bakar şekilde çekilmişse hangi açıdan bakarsanız bakın, gözün o şeklini görürsünüz.<br />
<br />
Resim iki boyutlu olduğundan, yani derinliği olmadığından yanından dolaşıp yandan görünüşünü görme olanağınız yoktur. Nereden, hangi açıdan bakarsanız bakın gözü tam karşıdan bakıyormuşsunuz gibi görürsünüz. Kendi gözleriniz de olayı üç boyutlu algıladığından tablodaki göz sürekli size bakıyormuş gibi görünür.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamet Vakti Geldi mi ?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-kiyamet-vakti-geldi-mi</link>
			<pubDate>Mon, 07 Sep 2015 08:49:24 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=30276">orcuntsn</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-kiyamet-vakti-geldi-mi</guid>
			<description><![CDATA[Hepimizin de bildiği gibi, Kıyamet in küçük alametleri gerçekleşti.<br />
Büyük alametleri beklerken. Onlar da geldi dedirtecek.<br />
Bilgiler içeren videolar.<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/hID-qMiHS1E" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/E5iatbrhRBE" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hepimizin de bildiği gibi, Kıyamet in küçük alametleri gerçekleşti.<br />
Büyük alametleri beklerken. Onlar da geldi dedirtecek.<br />
Bilgiler içeren videolar.<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/hID-qMiHS1E" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/E5iatbrhRBE" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ülkeler ve Batıl İnançları]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-ulkeler-ve-batil-inanclari</link>
			<pubDate>Mon, 07 Sep 2015 00:05:06 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28695">(Amed)</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-ulkeler-ve-batil-inanclari</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bulgaristan<br />
<br />
Bulgaristan’da alkolsüz içecekleri tokuşturmazlar. Alkolsüz içecekleri tokuşturan kişinin çocuğunun çirkin olacağına inanılırmış. Yaygın olan batıl inançlardan bir tanesi de, bekar kadınların masa kenarında oturmamaları. Masa kenarında oturan bekar kadınların evlenecek erkek bulma şansının az olduğuna inanılır.<br />
<br />
 İspanya<br />
<br />
İspanyollar ise yılbaşı gecesi yılın her bir ayı için 12 üzüm yiyorlar. Saat 12’de, 12 üzüm yiyenler bütün yıl şanslı olacaklarına inanıyorlar. İşin en ilginç tarafı ise kimsenin 12 üzümü yiyememesi. <br />
<br />
 Rusya<br />
<br />
Ruslar, sokakta yürürken önlerinden geçen biri elinde boş kova taşıyorsa, o kişinin para kaybedeceğine inanırlar. Eğer önlerinden su taşıyan biri geçerse, en kısa sürede zengin olacaklarına inanırlar.<br />
<br />
 İtalya ve Amerika<br />
<br />
Avrupalılar da 17 rakamı uğursuzluk getirdiğine inanırlar. Pek çok ülkede özellikle İtalya’da 17 numaralı hane ve kapı numarası ve uçaklarda, otobüslerde de koltuk numarası bulunmaz. Bazı ülkelerde ise, 7 ve 13 rakamlarının uğursuzluk getirdiğine inanılmaktadır. Özellikle Amerika’da otellerde 13 rakamı taşıyan oda ve kat bulunmamaktadır. Bu katlar 12/A olarak numaralandırılmıştır. Bazı kadınlar da, ayın 13’ünde alışverişe çıkmazlar.<br />
<br />
 İngiltere<br />
<br />
İngiltere’de köpek balığı dişinin şans getirdiğine inanırlar. Ayın ilk günü “beyaz tavşanlar, beyaz tavşanlar, beyaz tavşanlar” demek şans getirir. Sonbaharda düşen yaprakları yakalamak şans getirir ve yakalanan her yaprak bir sonraki sene için şanslı geçecek bir ay anlamına gelir.<br />
<br />
 Çoğu toplumlarda merdivenle ilgili pek çok batıl inanç vardır. Türkiye’de merdiven altından geçmenin uğursuzluk getireceğine inanırız. Bu durum Hıristiyanlarda ise, iki ayaklı merdiven açıldığında üçgen oluşturduğundan, altından geçerken şeytanla anlaşmaya girileceğine ve bu yüzden kutsal üçlemenin bozulacağına inanırlar.  <br />
<br />
 </span><br />
Alıntıdır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bulgaristan<br />
<br />
Bulgaristan’da alkolsüz içecekleri tokuşturmazlar. Alkolsüz içecekleri tokuşturan kişinin çocuğunun çirkin olacağına inanılırmış. Yaygın olan batıl inançlardan bir tanesi de, bekar kadınların masa kenarında oturmamaları. Masa kenarında oturan bekar kadınların evlenecek erkek bulma şansının az olduğuna inanılır.<br />
<br />
 İspanya<br />
<br />
İspanyollar ise yılbaşı gecesi yılın her bir ayı için 12 üzüm yiyorlar. Saat 12’de, 12 üzüm yiyenler bütün yıl şanslı olacaklarına inanıyorlar. İşin en ilginç tarafı ise kimsenin 12 üzümü yiyememesi. <br />
<br />
 Rusya<br />
<br />
Ruslar, sokakta yürürken önlerinden geçen biri elinde boş kova taşıyorsa, o kişinin para kaybedeceğine inanırlar. Eğer önlerinden su taşıyan biri geçerse, en kısa sürede zengin olacaklarına inanırlar.<br />
<br />
 İtalya ve Amerika<br />
<br />
Avrupalılar da 17 rakamı uğursuzluk getirdiğine inanırlar. Pek çok ülkede özellikle İtalya’da 17 numaralı hane ve kapı numarası ve uçaklarda, otobüslerde de koltuk numarası bulunmaz. Bazı ülkelerde ise, 7 ve 13 rakamlarının uğursuzluk getirdiğine inanılmaktadır. Özellikle Amerika’da otellerde 13 rakamı taşıyan oda ve kat bulunmamaktadır. Bu katlar 12/A olarak numaralandırılmıştır. Bazı kadınlar da, ayın 13’ünde alışverişe çıkmazlar.<br />
<br />
 İngiltere<br />
<br />
İngiltere’de köpek balığı dişinin şans getirdiğine inanırlar. Ayın ilk günü “beyaz tavşanlar, beyaz tavşanlar, beyaz tavşanlar” demek şans getirir. Sonbaharda düşen yaprakları yakalamak şans getirir ve yakalanan her yaprak bir sonraki sene için şanslı geçecek bir ay anlamına gelir.<br />
<br />
 Çoğu toplumlarda merdivenle ilgili pek çok batıl inanç vardır. Türkiye’de merdiven altından geçmenin uğursuzluk getireceğine inanırız. Bu durum Hıristiyanlarda ise, iki ayaklı merdiven açıldığında üçgen oluşturduğundan, altından geçerken şeytanla anlaşmaya girileceğine ve bu yüzden kutsal üçlemenin bozulacağına inanırlar.  <br />
<br />
 </span><br />
Alıntıdır]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gözler Hakkında]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-gozler-hakkinda</link>
			<pubDate>Sun, 06 Sep 2015 12:59:39 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28695">(Amed)</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-gozler-hakkinda</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Gözlerimiz görme duyumuzu sağlayan organımız. Bir insanın kendi kendine yetebilmesi için gereken en önemli organ. Koku almasakta olur , duymasakta yine olabilir ama görmeyince işimiz çok zor olur. Bize hayatta en büyük yardımı veren bu inanılmaz organ hakkında büyük ihtimalle bilmediğiniz bir kaç bilgi toparladık.<br />
<br />
<br />
Gözlerimiz , beynimizden sonra vücudumuzdaki en karmaşık organdır.<br />
Gözler 2 milyondan fazla çalışan bölümden meydana gelmiştir.<br />
Gözler saatte 36 bin bit bilgi işler.<br />
Doğru koşullar altında 22km mesafeden bir mum ışığını ayırt edebilir.<br />
Gözler toplam bilgimizin %85 ini oluşturmaya katkıda bulunmuştur.<br />
Gözler beyne giden yolların %65 ini kullanır.<br />
Gözler vücudunuzdaki yüzlerce kasın ve organların aynı anda hareketini düzenler.<br />
Normal bir ömürde gözleriniz 24 milyon fotoğrafig bilgiyi  hafızanıza koyacaktır.<br />
Gözlerin hareketini sağlayan dış kaslar yaptığı iş bakımından en güçlü kaslardır. gerekenden 100 kat daha güçlüdür.<br />
yetişkin birinin göz küresi 2.5 cm çapındadır. Görünen kısım toplam gözün sadece altıda biridir.<br />
Gözler vücudun dinlenmeye ihtiyaç duymadan gece-gündüz çalışabilen tek organıdır.Gözkapaklarınız, dış kasları dinlenmeye ihtiyaç duyar ama gözler duymaz.</span><br />
<br />
Probilgi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Gözlerimiz görme duyumuzu sağlayan organımız. Bir insanın kendi kendine yetebilmesi için gereken en önemli organ. Koku almasakta olur , duymasakta yine olabilir ama görmeyince işimiz çok zor olur. Bize hayatta en büyük yardımı veren bu inanılmaz organ hakkında büyük ihtimalle bilmediğiniz bir kaç bilgi toparladık.<br />
<br />
<br />
Gözlerimiz , beynimizden sonra vücudumuzdaki en karmaşık organdır.<br />
Gözler 2 milyondan fazla çalışan bölümden meydana gelmiştir.<br />
Gözler saatte 36 bin bit bilgi işler.<br />
Doğru koşullar altında 22km mesafeden bir mum ışığını ayırt edebilir.<br />
Gözler toplam bilgimizin %85 ini oluşturmaya katkıda bulunmuştur.<br />
Gözler beyne giden yolların %65 ini kullanır.<br />
Gözler vücudunuzdaki yüzlerce kasın ve organların aynı anda hareketini düzenler.<br />
Normal bir ömürde gözleriniz 24 milyon fotoğrafig bilgiyi  hafızanıza koyacaktır.<br />
Gözlerin hareketini sağlayan dış kaslar yaptığı iş bakımından en güçlü kaslardır. gerekenden 100 kat daha güçlüdür.<br />
yetişkin birinin göz küresi 2.5 cm çapındadır. Görünen kısım toplam gözün sadece altıda biridir.<br />
Gözler vücudun dinlenmeye ihtiyaç duymadan gece-gündüz çalışabilen tek organıdır.Gözkapaklarınız, dış kasları dinlenmeye ihtiyaç duyar ama gözler duymaz.</span><br />
<br />
Probilgi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Psikoloji Hakkında]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-psikoloji-hakkinda</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2015 17:01:52 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28695">(Amed)</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-psikoloji-hakkinda</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşamdan beklentilerinizi ve gelecek hedeflerinizi başka insanlara duyurmak, onların gerçekleşme şansını azaltır. Çünkü yapılan çalışmaların gösterdiğine göre, hedeflerinizi başkalarınıza açıkladığınızda motivasyon kaybına uğruyorsunuz.<br />
<br />
Fransa’da her 5 insandan 1’i depresyondadır ya da geçmişte bir depresyon tecrübe etmiştir. Bu da Fransa’yı dünyanın en depresif ülkesi yapar.<br />
<br />
Fobiye sahip olma korkusuna denen, fobofobi adında bir fobi bulunmaktadır.<br />
<br />
Mutluluğun anahtarı maddesel şeylerden ziyade, deneyimler için harcama yapmaktır.<br />
<br />
Dinlediğiniz müzik, dünyayı algılama biçiminizi etkiler.<br />
<br />
En sevdiğiniz şarkı sorulduğunda yaptığınız seçim, genellikle o şarkıyı geçmişte yaşadığınız duygusal bir olayla ilişkilendirmenizden kaynaklıdır.<br />
<br />
Bir sevdiğiniz ya da muhtaç biri için yaptığınız harcamalar, kendinize yaptığınız harcamalardan daha çok mutluluk getirir.<br />
<br />
Zihniniz, sıkıcı insanların monoton konuşmalarını daha ilgi çekici hale getirmek için siz farkında olmadan kelimelerle oynar.<br />
<br />
Romantik aşk ve OCD (obsesif kompulsif bozukluk) arasında biyokimyasal olarak ciddi benzerlikler vardır.<br />
<br />
Yapılan yeni çalışmalara göre bazı fobilerinizin sebebi dna ile aktarılan genetik hafıza olabilir.<br />
<br />
Alıntıdır.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşamdan beklentilerinizi ve gelecek hedeflerinizi başka insanlara duyurmak, onların gerçekleşme şansını azaltır. Çünkü yapılan çalışmaların gösterdiğine göre, hedeflerinizi başkalarınıza açıkladığınızda motivasyon kaybına uğruyorsunuz.<br />
<br />
Fransa’da her 5 insandan 1’i depresyondadır ya da geçmişte bir depresyon tecrübe etmiştir. Bu da Fransa’yı dünyanın en depresif ülkesi yapar.<br />
<br />
Fobiye sahip olma korkusuna denen, fobofobi adında bir fobi bulunmaktadır.<br />
<br />
Mutluluğun anahtarı maddesel şeylerden ziyade, deneyimler için harcama yapmaktır.<br />
<br />
Dinlediğiniz müzik, dünyayı algılama biçiminizi etkiler.<br />
<br />
En sevdiğiniz şarkı sorulduğunda yaptığınız seçim, genellikle o şarkıyı geçmişte yaşadığınız duygusal bir olayla ilişkilendirmenizden kaynaklıdır.<br />
<br />
Bir sevdiğiniz ya da muhtaç biri için yaptığınız harcamalar, kendinize yaptığınız harcamalardan daha çok mutluluk getirir.<br />
<br />
Zihniniz, sıkıcı insanların monoton konuşmalarını daha ilgi çekici hale getirmek için siz farkında olmadan kelimelerle oynar.<br />
<br />
Romantik aşk ve OCD (obsesif kompulsif bozukluk) arasında biyokimyasal olarak ciddi benzerlikler vardır.<br />
<br />
Yapılan yeni çalışmalara göre bazı fobilerinizin sebebi dna ile aktarılan genetik hafıza olabilir.<br />
<br />
Alıntıdır.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[NE KADAR DOĞRU...]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-ne-kadar-dogru</link>
			<pubDate>Mon, 31 Aug 2015 00:49:24 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=24903">Nazlıcan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-ne-kadar-dogru</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/2kPmnq.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2kPmnq.jpg]" class="mycode_img" /></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Bir milleti savaş olmaksızın yıkmak isterseniz, çıplaklığı ve zinayı genç nesilde yayın."<br />
<br />
Selahaddin-i Eyyubi<br />
<br />
*<br />
<br />
</span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/2kPmnq.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2kPmnq.jpg]" class="mycode_img" /></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Bir milleti savaş olmaksızın yıkmak isterseniz, çıplaklığı ve zinayı genç nesilde yayın."<br />
<br />
Selahaddin-i Eyyubi<br />
<br />
*<br />
<br />
</span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tuhaf Bilgiler]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-tuhaf-bilgiler</link>
			<pubDate>Sun, 21 Jun 2015 02:38:07 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28695">(Amed)</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-tuhaf-bilgiler</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17. yüzyılda aristokratlar arasında popüler olan topuklu ayakkabı başlarda sokağın çamurundan korunmak için sadece erkekler tarafından giyiliyordu. O dönemlerde bayanlar arasında erkeksi görünme modası vardı. Bu nedenle topuklu ayakkabı yavaş yavaş bayanlar tarafından da giymeye başlanarak yaygınlaştı.<br />
<br />
Saçları çabuk yağlanan insanlar daha zekidir. Zeki insanların saçlarında daha fazla kalay ve bakır vardır. Bu nedenle daha çabuk yağlanır.<br />
<br />
Beyniniz kendisini aşırı yüklenmeden ve duygusal çöküntülerden korumak için zamanla bazı bildiklerini unutur.<br />
<br />
Televizyon show'larında duyduğunuz kahkaha sesleri 1950'lerde kaydedilmiştir. Yani aslında programlarda ölü insanların kahkahalarını duymaktasınız.<br />
<br />
Beyruni dünyanın yuvarlak olduğunu, hem ekseni hemde güneşin etrafında döndüğünü Kopernik'ten tam 500 sene önce ispat etmişti.<br />
<br />
İnsan doğal gücünün %55'ini kullanabilir; antrenman ve motivasyonla %75'e çıkar. Gücün %100'ünün kullanılabilmesi için ölüm korkusu gerekir.</span><br />
Alıntıdır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17. yüzyılda aristokratlar arasında popüler olan topuklu ayakkabı başlarda sokağın çamurundan korunmak için sadece erkekler tarafından giyiliyordu. O dönemlerde bayanlar arasında erkeksi görünme modası vardı. Bu nedenle topuklu ayakkabı yavaş yavaş bayanlar tarafından da giymeye başlanarak yaygınlaştı.<br />
<br />
Saçları çabuk yağlanan insanlar daha zekidir. Zeki insanların saçlarında daha fazla kalay ve bakır vardır. Bu nedenle daha çabuk yağlanır.<br />
<br />
Beyniniz kendisini aşırı yüklenmeden ve duygusal çöküntülerden korumak için zamanla bazı bildiklerini unutur.<br />
<br />
Televizyon show'larında duyduğunuz kahkaha sesleri 1950'lerde kaydedilmiştir. Yani aslında programlarda ölü insanların kahkahalarını duymaktasınız.<br />
<br />
Beyruni dünyanın yuvarlak olduğunu, hem ekseni hemde güneşin etrafında döndüğünü Kopernik'ten tam 500 sene önce ispat etmişti.<br />
<br />
İnsan doğal gücünün %55'ini kullanabilir; antrenman ve motivasyonla %75'e çıkar. Gücün %100'ünün kullanılabilmesi için ölüm korkusu gerekir.</span><br />
Alıntıdır]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Madeni Paraların Kenarı Neden Tırtıklı ?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-madeni-paralarin-kenari-neden-tirtikli</link>
			<pubDate>Fri, 19 Jun 2015 01:52:19 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28695">(Amed)</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-madeni-paralarin-kenari-neden-tirtikli</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://www.risaleajans.com/Images/merak/546_317_eab1182b.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 546_317_eab1182b.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özellikle kağıt para devrinden önce, alışverişte kullanılan paralar altın ve gümüş içeriyorlardı. <br />
<br />
Her devirde olduğu gibi, o devirde de bulunan bazı düzenbazlar, bu paraları kenarlarından kazıyarak, çok az miktarda da olsa, bu değerli madenleri biriktiriyor, parayı da tekrar kullanabiliyorlardı.<br />
 <br />
O devirlerde tüccarlar, parayı tartıyorlar ve ağırlığı eksikse kabul etmiyorlardı. Tabii, para da elinizde kalıyordu. Antik para kataloglarında dikkat ederseniz, paraların büyük bir kısmının tam yuvarlak olmadığını görürsünüz.<br />
 <br />
Bu sorunu çözmek ve halkı eksik paraya karşı korumak için bozuk paraların kenarları tırtıllı yapılmaya başlandı. Bu tırtıllar sayesinde paranın kenarının kazındığı hemen belli oluyordu ve kenarı kazınmış parayı kimse almıyordu.<br />
 <br />
Bu adet günümüze kadar devam etti. Artık içinde değerli bir maden bulunmamasına rağmen, bozuk paralarımızın kenarlarında ya tırtıl ya da bir yazı vardır.</span></div>
Alıntıdır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://www.risaleajans.com/Images/merak/546_317_eab1182b.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 546_317_eab1182b.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özellikle kağıt para devrinden önce, alışverişte kullanılan paralar altın ve gümüş içeriyorlardı. <br />
<br />
Her devirde olduğu gibi, o devirde de bulunan bazı düzenbazlar, bu paraları kenarlarından kazıyarak, çok az miktarda da olsa, bu değerli madenleri biriktiriyor, parayı da tekrar kullanabiliyorlardı.<br />
 <br />
O devirlerde tüccarlar, parayı tartıyorlar ve ağırlığı eksikse kabul etmiyorlardı. Tabii, para da elinizde kalıyordu. Antik para kataloglarında dikkat ederseniz, paraların büyük bir kısmının tam yuvarlak olmadığını görürsünüz.<br />
 <br />
Bu sorunu çözmek ve halkı eksik paraya karşı korumak için bozuk paraların kenarları tırtıllı yapılmaya başlandı. Bu tırtıllar sayesinde paranın kenarının kazındığı hemen belli oluyordu ve kenarı kazınmış parayı kimse almıyordu.<br />
 <br />
Bu adet günümüze kadar devam etti. Artık içinde değerli bir maden bulunmamasına rağmen, bozuk paralarımızın kenarlarında ya tırtıl ya da bir yazı vardır.</span></div>
Alıntıdır]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ateş böceklerinin verim sırrı]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-ates-boceklerinin-verim-sirri</link>
			<pubDate>Fri, 19 Jun 2015 00:24:37 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28695">(Amed)</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-ates-boceklerinin-verim-sirri</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://4.bp.blogspot.com/-o8WunS5bY-A/Te6bJ5_byTI/AAAAAAAAA0s/fIIe4-Odo_k/s1600/firefly-insect.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: firefly-insect.jpg]" class="mycode_img" /></div>
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ateş böcekleri karın kısımlarında yeşil-sarı ışık üretir. Ateş böceklerinde ışık üreten hücreler, oksijen ve “lusiferaz” adlı bir kimyasalla reaksiyona giren “lusiferin” adlı bir kimyasal içerir. Böcek, hücrelerine nefes alma tüpleriyle sağladığı hava miktarını ayarlayarak ışığının yanıp sönmesini kontrol eder. Normal elektrik ampulleri %10 verimle çalışırlar, %90’ı ise ısı olarak açığa çıkar. Buna karşın ateş böcekleri %100’lük bir verimle ışık üretirler. Ateş böceklerinin bu başarılı elektrik üretimi bilim adamlarına örnek teşkil etmektedir.<br />
<br />
<br />
<br />
Peki ama ateş böceklerini bu kadar verimli bir üretim yapmaya yönelten güç nedir? Evrimcilere göre bu güç şuursuz atomlar, tesadüfler ya da hiçbir zorlayıcı gücü olmayan dış etkenlerdir. Ancak bu saydıklarımızın hiçbiri bu verimli çalışmayı başlatacak güce sahip değildir. Allah’ın sanatı benzersizdir ve sonsuzdur. İnsanların yapması gereken yaratılış mucizeleri üzerinde düşünmek ve sadece Yüce Allah’a yönelmektir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:<br />
<br />
Sizin yaratılışınızda ve türetip- yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır. (Casiye Suresi, 4)</span><br />
Alıntıdır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://4.bp.blogspot.com/-o8WunS5bY-A/Te6bJ5_byTI/AAAAAAAAA0s/fIIe4-Odo_k/s1600/firefly-insect.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: firefly-insect.jpg]" class="mycode_img" /></div>
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ateş böcekleri karın kısımlarında yeşil-sarı ışık üretir. Ateş böceklerinde ışık üreten hücreler, oksijen ve “lusiferaz” adlı bir kimyasalla reaksiyona giren “lusiferin” adlı bir kimyasal içerir. Böcek, hücrelerine nefes alma tüpleriyle sağladığı hava miktarını ayarlayarak ışığının yanıp sönmesini kontrol eder. Normal elektrik ampulleri %10 verimle çalışırlar, %90’ı ise ısı olarak açığa çıkar. Buna karşın ateş böcekleri %100’lük bir verimle ışık üretirler. Ateş böceklerinin bu başarılı elektrik üretimi bilim adamlarına örnek teşkil etmektedir.<br />
<br />
<br />
<br />
Peki ama ateş böceklerini bu kadar verimli bir üretim yapmaya yönelten güç nedir? Evrimcilere göre bu güç şuursuz atomlar, tesadüfler ya da hiçbir zorlayıcı gücü olmayan dış etkenlerdir. Ancak bu saydıklarımızın hiçbiri bu verimli çalışmayı başlatacak güce sahip değildir. Allah’ın sanatı benzersizdir ve sonsuzdur. İnsanların yapması gereken yaratılış mucizeleri üzerinde düşünmek ve sadece Yüce Allah’a yönelmektir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:<br />
<br />
Sizin yaratılışınızda ve türetip- yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır. (Casiye Suresi, 4)</span><br />
Alıntıdır]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>