<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[İslami Forum - Şii - Caferi]]></title>
		<link>https://islamiforum.net/</link>
		<description><![CDATA[İslami Forum - https://islamiforum.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:32:08 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Şiiliğe reddiye ve araştıranlar için kaynak önerisi]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-siilige-reddiye-ve-arastiranlar-icin-kaynak-onerisi</link>
			<pubDate>Wed, 21 May 2025 22:34:13 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35251">Piriyev_90</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-siilige-reddiye-ve-arastiranlar-icin-kaynak-onerisi</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şiiler, islam düşmanları Ehli Sünnet'e dönmenizi istemiyor !]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-siiler-islam-dusmanlari-ehli-sunnet-e-donmenizi-istemiyor</link>
			<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 16:40:41 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35168">havasyolcusu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-siiler-islam-dusmanlari-ehli-sunnet-e-donmenizi-istemiyor</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Selamun Aleyküm,herkese hayırlı günler.Şiilere çağrımdır.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Ehli Sünnet'e dönün bu kadar İslam düşmanı sizin ehli sünnet'e dönmenizi istemiyorlar.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Başta İsrail olmak üzere bütün İslam düşmanları sizin ehli sünnet'e döndüğünüzü gördükçe eminim ki çılgına dönüyorlardır.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Çünkü müslümanların birleşmesi ve şuurlanmasından çok korkuyorlar</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Bizi parça parça etmek istiyorlar ellerine düşsek adete denek gibi kullanacaklar, bize acımayacaklar bunun farkında olalım.</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nakşibendi veya Şafii olun, birleşelim tek güç haline gelelim bu İslam düşmanları, müslüman düşmanları çılgına dönsün...</span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Selamun Aleyküm,herkese hayırlı günler.Şiilere çağrımdır.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Ehli Sünnet'e dönün bu kadar İslam düşmanı sizin ehli sünnet'e dönmenizi istemiyorlar.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Başta İsrail olmak üzere bütün İslam düşmanları sizin ehli sünnet'e döndüğünüzü gördükçe eminim ki çılgına dönüyorlardır.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Çünkü müslümanların birleşmesi ve şuurlanmasından çok korkuyorlar</span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">.</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Bizi parça parça etmek istiyorlar ellerine düşsek adete denek gibi kullanacaklar, bize acımayacaklar bunun farkında olalım.</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nakşibendi veya Şafii olun, birleşelim tek güç haline gelelim bu İslam düşmanları, müslüman düşmanları çılgına dönsün...</span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şialar Ehli Sünnet'e dönün Nakşibendi veya Şafii Olun !]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-sialar-ehli-sunnet-e-donun-naksibendi-veya-safii-olun</link>
			<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 16:11:38 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35168">havasyolcusu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-sialar-ehli-sunnet-e-donun-naksibendi-veya-safii-olun</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şii Türkler Neden Ehli Sünnet'e dönmüyorsunuz ?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-sii-turkler-neden-ehli-sunnet-e-donmuyorsunuz</link>
			<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 16:09:26 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35168">havasyolcusu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-sii-turkler-neden-ehli-sunnet-e-donmuyorsunuz</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Bu sitedeki şii türkler veya bu yazıyı okuyan şii türkler neden Ehli Sünnet'e dönüp mazlumları korumuyosunuz? Şiilik hakkında neredeyse herşeyi açıkladım üstelik bunun hakkında kitaplar da var.Bu işi bu kadar uzatmaya gerek varmı? Neden bu kadar saçma bir şekilde kin ve nefret güdüyosunuz üstelik bu kadar İslamiyet'e düşman olamn laik kesim varken...</span></span><span style="color: Blue;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Ülkemizin hali,milletin hali ortada,zalimlere tepki olarak Ehli Sünnet akidesine dönün ve mazlumları koruyun.</span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Bilgiye erişmek çok kolay doğru bilgiye nasıl erişilir onu bile anlattım sizin için uzun uzun Ehli Sünnet'e dönmeniz için yazılar yazdım siz de lütfen artık Ehli Sünnet'e dönün ve size karşı çıkacak olan ailenizden biri olsa bile onları ikna edin edemiyosanız bu yolda tek başınıza ilerleyin.Bir önceki yazılarım biraz ağır gelmiş olabilir. </span></span><span style="color: Red;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Ben mezhep konusunda zulüm görmüş bir insanım yazdıklarımı gördüğüm zulümlere verin ve malesef ki imanım ve dindarlığım bidat ehline kardeş dememi engelliyor,kusura bakmayın.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaklaşık 2-2.5 aydır müslümanlara faydalı olabilmek için farklı alanlardaki neredeyse bütün bilgilerimi aktarıyorum,sadece iki amacım var Allah rızasını kazanmak ve İslam davasını yüceltmek...<br />
Türkiye'nin neresinde olursa olsun hatta Azerbaycan'da yaşayanda ve iranda yaşayan şii türkler,bu yazımı okuyup Ehli Sünnet'e dönerlerse benim kazandığım mükafattan,sevaptan onlarda hak sahibi din kardeşlerimdir...</span></span></span></span><img src="https://www.havasokulu.com/images/smilies/love.png" loading="lazy"  alt="[Resim: love.png]" class="mycode_img" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Bu sitedeki şii türkler veya bu yazıyı okuyan şii türkler neden Ehli Sünnet'e dönüp mazlumları korumuyosunuz? Şiilik hakkında neredeyse herşeyi açıkladım üstelik bunun hakkında kitaplar da var.Bu işi bu kadar uzatmaya gerek varmı? Neden bu kadar saçma bir şekilde kin ve nefret güdüyosunuz üstelik bu kadar İslamiyet'e düşman olamn laik kesim varken...</span></span><span style="color: Blue;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Ülkemizin hali,milletin hali ortada,zalimlere tepki olarak Ehli Sünnet akidesine dönün ve mazlumları koruyun.</span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Bilgiye erişmek çok kolay doğru bilgiye nasıl erişilir onu bile anlattım sizin için uzun uzun Ehli Sünnet'e dönmeniz için yazılar yazdım siz de lütfen artık Ehli Sünnet'e dönün ve size karşı çıkacak olan ailenizden biri olsa bile onları ikna edin edemiyosanız bu yolda tek başınıza ilerleyin.Bir önceki yazılarım biraz ağır gelmiş olabilir. </span></span><span style="color: Red;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font">Ben mezhep konusunda zulüm görmüş bir insanım yazdıklarımı gördüğüm zulümlere verin ve malesef ki imanım ve dindarlığım bidat ehline kardeş dememi engelliyor,kusura bakmayın.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaklaşık 2-2.5 aydır müslümanlara faydalı olabilmek için farklı alanlardaki neredeyse bütün bilgilerimi aktarıyorum,sadece iki amacım var Allah rızasını kazanmak ve İslam davasını yüceltmek...<br />
Türkiye'nin neresinde olursa olsun hatta Azerbaycan'da yaşayanda ve iranda yaşayan şii türkler,bu yazımı okuyup Ehli Sünnet'e dönerlerse benim kazandığım mükafattan,sevaptan onlarda hak sahibi din kardeşlerimdir...</span></span></span></span><img src="https://www.havasokulu.com/images/smilies/love.png" loading="lazy"  alt="[Resim: love.png]" class="mycode_img" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şiilerin Sünnilere Zulmü Ve İfşaları !]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-siilerin-sunnilere-zulmu-ve-ifsalari</link>
			<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 16:07:47 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=35168">havasyolcusu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-siilerin-sunnilere-zulmu-ve-ifsalari</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[şiiler?]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-siiler</link>
			<pubDate>Sun, 17 Jan 2016 04:10:54 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=24678">senol77</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-siiler</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şia tarikat ve mezhepler.]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-sia-tarikat-ve-mezhepler</link>
			<pubDate>Tue, 19 May 2015 11:13:22 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=29663">muhammedali14</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-sia-tarikat-ve-mezhepler</guid>
			<description><![CDATA[Bazighîlik: İmam Cafer-i Sadık'ın Tanrılığına inanılan mezheb;<br />
Dhammîlik: Ali bin Ebu Talib'in Tanrılığına inanılan mezheb;<br />
Ghurabîlik: Cebrâîl'in Tanrı'nın buyruklarını hatâ ile Ali bin Ebu Talib'in yerine Hazreti Muhammed'e indirdiğine inananların kurduğu mezheb;<br />
Ya’furîlik: Mu’ammer el-Kûfî'in Tanrılığına inanılan mezheb.<br />
Keysanîlik (Dörtçüler): Mehdi kavramını ortaya atarak ilk defa İmam ünvanını kullanan; Ali bin Ebu Talib'den sonra sırası ile Hasan bin Ali, Hüseyin bin Ali, ve dördüncü İmâm olarak ta Ali bin Hüseyin (Zeyn el-Âb-ı Dîn)’in yerine Ali bin Ebu Talib’in Bânû Hânife Kâbilesi mensûbu Havlet bint Câ'fer’den olan oğlu Muhammed bin el-Hânifîyye'nin imâmlık ve Mehdiliğini kabullenen; temelleri El-Mukhtar bin Ebû ʿUbeydullah el-Tâifî tarafından atılan, ve daha sonra da kendi içlerinden Abbâsîler Hâlifeliği’ni çıkaran ghulât (köktendinci) mezheb.<br />
Berberîcilik: Muhammed bin el-Hânifîyye’yi Tanrısallaştıran ve Hamza ibn ʿUmara el-Berberî'nin Peygamber olduğuna inananların mezhebi;<br />
Haşimîlik (Dörtçüler): Muhammed bin Hânifîyye’nin ölümünü kabullenerek en büyük oğlu Ebu Haşim'i halef olarak kabul edenlerin mezhebi;<br />
Karibîlik / Kuraybîlik (Dörtçüler): Adını imâm Ebu Karib/Kurayb el-Darir’den alan, Muhammed bin el-Hânifîyye’nin ölmediği ama saklandığı ve bir gün adalet dağıtmak üzere yeryüzüne Mehdî olarak döneceğine inanılan mezheb;<br />
Sarrajcılık (Dörtçüler): Muhammed ibn el-Hânifîyye’nin ölümünü kabullenen fakat ilerde bir gün adalet dağıtmak üzere yeryüzüne Mehdî olarak döneceğine inanılan Hayyan el-Sarraj tarafından kurulan mezheb;<br />
Hürrem’îyye (Ḵhorrām-Dīnān / Khurrāmīyah / Muḥammira / Kızıl-Giyinenler [1]/ Kızıllar [2] Kısmen Dörtçülerin uzantısıdır): Al-Makdisi'den nakledildiği üzere, El-Mukanna‘ tarafından temelleri atılan, Ebu Müslim Horasani'nin Mehdîliğine, reenkarnasyona, Tanrı'nın sırasıyla Hazreti Muhammed, Hazreti Ali, Ebu Müslim Horasani ve en son olarak ta Haşim el-Mukanna‘’da vûcud bulduğuna inanan, başkalarına zarar vermemek kaydıyle herşeyden zevk almayı mübah sayan, ve kendilerini İslâmiyet kisvesi altında gizleyen Mazdekçıların oluşturduğu dinî ve siyasî ghulât (köktendinci) mezheb.<br />
Zeydîlik (Beşçiler): Beşinci İmâm olarak Zeyd bin Ali'yi kabul eden kol.<br />
Dukeynîlik: Hazreti Muhammed'in haleflerinin Ali bin Ebu Talib'in tarafını tutmamalarından dolayı imânlarını kaybettiğine inananların mezhebi;<br />
Halefîlik: Zeyd bin Ali'nin haleflerinin Abd el-Samed adlı bir şahıs ve onun neslinden devam ettiğine inananların mezhebi;<br />
Heşebîlik / Sûrhabîlik: İmâmlığın, imâmın bilgisiz ve ahlâksız olması dahil, her hâlükârda Hasan bin Ali ile Hüseyin bin Ali'nin soyundan gelenlerde kalması gerektiğine inananların mezhebi;<br />
Jarûdîlik: Adını Ebû’l Jarûd Ziyad bin Ebû Ziyad’dan alan, Ebu Bekr-i Sıddık, Ömer ibn Hattab, ve Osman bin Affan'ın her üçünün Ali bin Ebu Talib'i halife seçmemekle büyük bir günah işlemiş olmamakla beraber hatalı bir davranışta bulunmuş olduklarına, ve bu nedenle de onların Ashab-ı Kiram'lıklarının geçerli olamayacağını beyân etmekle beraber alenen suçlamaktan da kaçınan, diğer taraftan ise Talha bin Ubeydullah ile Zübeyr bin Avvam'ı Ali bin Ebu Talib'e başkaldırmış olmalarından ötürü şiddetle kınayanların mezhebi;<br />
Süleymanîlik: Adını Süleyman bin Jarir’den alan, haliferliğin kime gideceğinin istişareler neticesinde karara varılması gereken bir husus olduğuna, ve Ebu Bekr-i Sıddık ile Ömer ibn Hattab'ın Ali bin Ebu Talib'i halife seçmemekle hata işlediğine fakat günaha girmediğine inananların mezhebi;<br />
Butrîlik / Tâbîrilik: Kathir en-Nevva El-Ebter tarafından kurulan, inançları hemen hemen Süleymanîlik ile ayni olmakla birlikte, Ebu Bekr-i Sıddık, Ömer ibn Hattab, ve Osman bin Affan'ın üçününde Ali bin Ebu Talib'i halife seçmemekle hatalı olduğuna fakat günaha girmemiş olduklarına inananların mezhebi;<br />
Salihîlik: Hasan ibn Salih tarafından kurulan, inançları hemen hemen Süleymanîlik ile ayni olmakla birlikte, Ebu Bekr-i Sıddık, Ömer ibn Hattab, ve Osman bin Affan'ın üçününde Ali bin Ebu Talib'i halife seçmemekle hatalı olduğuna fakat günaha girmemiş olduklarına inananların mezhebi;<br />
Vâsîtîlik: On İki İmamın tamamını da tanıyan Zeydîler'in oluşturduğu mezheb.<br />
Ismâʿîl’îyye (Yedi İmâmcılık/Yedicilik): Yedinci İmâm olarak İsmail bin Câfer el-Mûbarek’i kabul eden kol.<br />
Karmatîlik (Yediciler/el-Bakl’îyye): Fatımî halifelerinin imâmlığını kabul etmeyen kol.<br />
Dürzîlik (Kısmen Yedi İmâmcıdır): Fatımîler’in beşinci halifesi Hâkim Biemrillah’a ulûhîyet isnâd eden ghulât (köktendinci) kol.[3]<br />
Nizarî İsmailîlik (Yedicilik): Sekizinci Fatımî halifesi Ebû Tamîm Ma’add el-Mûstansir bi-llâh'ın oğullarından Nizar'ı On dokuzuncu İsmailîyye imâmı olarak kabul eden kol.<br />
Mustâlîlik (Yedicilik): Sekizinci Fatımî halifesi Ebû Tamîm Ma’add el-Mûstansir bi-llâh'ın oğullarından Ahmed el-Musta‘li bi-llâh’ı Dokuzuncu Fatımî halifesi olarak kabul eden kol.<br />
On İki İmamcılık<br />
İsna‘aşer’îyye (Onikicilik):<br />
Câ‘fer’îyye (Onikiciler): On iki İmamlar'a Hazreti Muhammed'in hak vasi ve halifeleri ve Allah'ın masum evliyâ ve hûccetleri olarak inanan Şia'nın esas ve yaygın olan ana koludur, yani özüdür.<br />
Kalenderîlik (On İki İmamcılık): 8. yüzyıl Samanîler devri öncesi fa’âl olan Melâmet’îyye akımından beslenen, Budizm ve Hinduizm etkilerini sergileyen, kalça boyu kıl yapımı gömlekler giyinen ya da sadece battaniyeyle örtünen, ve her türlü ilacın kullanımına karşı çıkanların yolu)<br />
Haydarîlik (On İki İmamcılık): Kutb’ûd-Dîn Haydar tarafından kurulan, 12. yüzyıldan itibaren Kalenderîliğin en yaygın ve fa’âl kolunu oluşturan, kendilerini hâkir görmek ve aşağılamak suretiyle vücudlarına demirden halkalar takarak yalın ayak dolaşan,[4] keçe ve çuhadan yapılma elbiseler giyerek zillet içerisinde bekâr yaşayanların oluşturduğu yol;<br />
Vefâ’îyye (On İki İmamcılık): Ebu'l Vefâ el-Bağdâdî tarafından kurulan, mânevî ve maddi temizliğe çok önem veren, sıklıkla zikir[5] ve Semah[6] uygulayan sufi/tasavvufî yol;<br />
Bâbâ’îyye (On İki İmamcılık): Vefâ’îyye[7] tarikâtına bağlı Ebu'l-Baka Baba İlyas bin Ali el-Horasânî'nin müridlerinden olan Baba İshak Kefersudî'nin geliştirdiği sufi/tasavvufî yol.<br />
Barak’îyyûn (On İki İmamcılık): Başlangıçta Vefâ'îyye[8] tarikâtından Ebu'l-Baka Baba İlyas bin Ali el-Horasânî’nin halifesi Aybek Baba’nın en iyi müridi, daha sonra ise hem Hacı Bektaş-ı Veli’nin halifesi hem de Rufai tarikatına bağlı Sarı Saltuk Baba’nın müridi olan Barak Baba’nın geliştirdiği sufi/tasavvufî yol;<br />
Anadolu Alevîliği (On İki İmamcılık);<br />
Kürt Alevîliği (Yâresânîlik)[9] (Hazreti Ali’ye ulûhîyet isnâd eden ghulât (köktendinci) sufi/tasavvufî yol; Bektaşîlik'te olduğu gibi Barak Baba'nın fikirlerinin etkisiyle ortaya çıkmış olmakla beraber On İki İmamcı olmayıp, İslâmiyet'e Bahailik'ten de uzak kalan inançlar kapsamında mutalâa edilir.)[10]: Musa el-Kâzım soyundan geldiği öne sürülen ve Hacı Bektaş-ı Veli ile özdeşleştirilen Sultan Sahak tarafından batı İran'da 14. yüzyılın sonlarında Zerdüştlük inancından beslenerek kurulan, Kur'an-ı Kerîm'i ve Hazreti Muhammed'in peygamberliğini kabul etmeyen, fakat Ali bin Ebu Talib'in Tanrılığı[11] temeli üzerine dayanan, ve "Kelâm-ı Serencâm" adlı kitabı dînî öğretilerinin temeli olarak kabul eden inanç.<br />
Arap Alevîliği (Nusayr’îyye) (Onbircilik; kısmen On İki İmamcıdır): Hazreti Ali’ye ulûhîyet isnâd eden ghulât (köktendinci) fırka.<br />
Hurûf’îyye (Onbircidir):Tanrı'nın her peygamberde aşamalı olarak kendisini açtığına, en son olarakta yedinci Şiî imâmı Musa el-Kâzım’ın soyundan gelen ve Hurûf’îyye inancının kurucusu olan "Feyzl’ul-Lâh Ester-Âbâdî"’nin bedeninde vücûd bulduğuna, ve ("Feyzl’ul-Lâh Ester-Âbâdî") Nâimî’nin "Câvidân el-Kebir" (Câvid-Nâme)’sinin Kur'an-ı Kerîm’i ilgâ ettiğine inanan On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol;<br />
Nûktâv’îyye (On İki İmamcılık): Hazreti Muhammed’in daha yüksek seviyede reenkarnasyonu olduğu iddiasiyle 1397 yılında kendisini Mehdî ilân eden "Mahmud Pasîkhânî" tarafından İsmailîyye-Nizarîlik mezhebi ile tanınan İsfahan Eyaleti'nin Kaşan şehri yakınlarında "Anjudan" köyünde Hurûf’îyye’nin bir yan kolu olarak kurulan ve Pasîkhânî’nin ölümünden sonra da Şah Tahmasp’ı Mehdî ilân etmeğe kalkışan On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol.<br />
Bektaş’îyye (On İki İmamcılık): Adını, 13. yüzyılda Anadolu'nun İslâmlaşması sürecinde etkin olarak fa'aliyet gösteren ve Horasan Melametîliğinin önde gelen temsilcilerinden Yusuf Hemedani'nin öğrencisi Hoca Ahmed Yesevî'nin öğretilerinin Anadolu'daki uygulayıcısı olan büyük Türk mutasavvıfı Kalenderî / Haydarî şeyhi Hacı Bektaş-ı Veli'den alan On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol.<br />
Âhiler (On İki İmamcılık);<br />
Dedebabalık (On İki İmamcılık): Hacı Bektaş-ı Veli'nin soyundan gelen Balım Sultan tarafından, 14. ile 15. yüzyıllarda Azerbaycan ve Anadolu'da etkin olan Hurûfîlik akımının da etkisinde kalarak İbahilik, teslis (üçleme), tenasüh ve hülul anlayışlarını da Bektaşîlik içine katmak suretiyle 16. yüzyılın başlarında kurumsallaştırılan, özellikle Balkanlar'daki Türkler arasında yaygın olan On İki İmamcı tasavvufî yol;<br />
Safev’îyye (On İki İmamcı ve Onikiciliğin menşei): Safevîler'in son dönemlerinde Ahbârîlik itikâdî ekolü tarafından biçimlendirilen On İki İmamcı sufi/tasavvufî inanç;<br />
Kızılbaşlık (On İki İmamcılık): 16. yüzyılda Azerbaycan'da yaşayan ve Safevî Devleti'nin kurulması için önemli destek sağlamış olan Hürremîyye (Ḵhorram-Dīnān) adlı bir dinî ve siyâsî topluluğun ruhâni torunları[12];<br />
Celâlîlik (On İki İmamcılık): Kendini Mehdî ilân eden Bozoklu Şeyh Celâl taraftarlarının oluşturduğu On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol.<br />
Niʿmetullah’îyye (On İki İmamcılık): Altıncı İmâm Cafer-i Sadık soyundan gelen ve Kadiri Sufilerinden ʿAbd-Allah Yefâ’î'nin müridi olan Sünnî Şah Niʿmetullah-i Velî (Nûr’ed-Dîn Kirmanî) tarafından tarafından kurulan ve daha sonra da Ömer ibn Hattab'ın katledildiği gün olan Zilhicce ayının yirmialtısını karnavalımsı bir resmî bayrama dönüştüren Şah İsmail’in Şiîliği mecburî devlet dini ilân etmesiyle Şiîliği benimsemek zorunda kalan On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol;<br />
Nurbakş’îyye (On İki İmamcılık): Dr. Câvid Nurbakş tarafından 20. yüzyılda yeniden yapılandırılan tasavvufî Yeni-Niʿmetullahîlik yolu.<br />
Rufailik: Ahmed Er Rufai tarafından kurulan sufi/tasavvufî yol;<br />
Galibîlik (On İki İmamcılık): Abdülkâdir Geylânî ile Ahmed Er Rufai'nin Tasavvufi prensiplerini benimseyen, mezhepte Hanefi meşrepte ise Alevî olan Sufi/tasavvufî yol.<br />
Sınıflandırılamayanlar<br />
Eftahîlik / Fethîlik: Adını Geniş mânasına gelen Eftâh kelimesinden alan ve Altıncı imam Cafer-i Sadık'ın oğlu Abdullah el-Eftah'ın Yedinci imam olduğuna inananların mezhebi;<br />
Muhammedîlik: Hasan El Askeri'nin değilde, Ali Naki'nin oğlu Muhammad ibn Ali el-Hâdi'nin Onbirinci imam olduğuna inananların mezhebi;<br />
Tavûssîlik (Altıcılar): İmam Cafer-i Sadık'ın Mehdi olduğuna ve ölmediğine inananların mezhebi;<br />
Vâkıfîlik: İmam Musa el-Kâzım'ın son imam olduğuna inananların mezhebi.(alıntıdır)...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bazighîlik: İmam Cafer-i Sadık'ın Tanrılığına inanılan mezheb;<br />
Dhammîlik: Ali bin Ebu Talib'in Tanrılığına inanılan mezheb;<br />
Ghurabîlik: Cebrâîl'in Tanrı'nın buyruklarını hatâ ile Ali bin Ebu Talib'in yerine Hazreti Muhammed'e indirdiğine inananların kurduğu mezheb;<br />
Ya’furîlik: Mu’ammer el-Kûfî'in Tanrılığına inanılan mezheb.<br />
Keysanîlik (Dörtçüler): Mehdi kavramını ortaya atarak ilk defa İmam ünvanını kullanan; Ali bin Ebu Talib'den sonra sırası ile Hasan bin Ali, Hüseyin bin Ali, ve dördüncü İmâm olarak ta Ali bin Hüseyin (Zeyn el-Âb-ı Dîn)’in yerine Ali bin Ebu Talib’in Bânû Hânife Kâbilesi mensûbu Havlet bint Câ'fer’den olan oğlu Muhammed bin el-Hânifîyye'nin imâmlık ve Mehdiliğini kabullenen; temelleri El-Mukhtar bin Ebû ʿUbeydullah el-Tâifî tarafından atılan, ve daha sonra da kendi içlerinden Abbâsîler Hâlifeliği’ni çıkaran ghulât (köktendinci) mezheb.<br />
Berberîcilik: Muhammed bin el-Hânifîyye’yi Tanrısallaştıran ve Hamza ibn ʿUmara el-Berberî'nin Peygamber olduğuna inananların mezhebi;<br />
Haşimîlik (Dörtçüler): Muhammed bin Hânifîyye’nin ölümünü kabullenerek en büyük oğlu Ebu Haşim'i halef olarak kabul edenlerin mezhebi;<br />
Karibîlik / Kuraybîlik (Dörtçüler): Adını imâm Ebu Karib/Kurayb el-Darir’den alan, Muhammed bin el-Hânifîyye’nin ölmediği ama saklandığı ve bir gün adalet dağıtmak üzere yeryüzüne Mehdî olarak döneceğine inanılan mezheb;<br />
Sarrajcılık (Dörtçüler): Muhammed ibn el-Hânifîyye’nin ölümünü kabullenen fakat ilerde bir gün adalet dağıtmak üzere yeryüzüne Mehdî olarak döneceğine inanılan Hayyan el-Sarraj tarafından kurulan mezheb;<br />
Hürrem’îyye (Ḵhorrām-Dīnān / Khurrāmīyah / Muḥammira / Kızıl-Giyinenler [1]/ Kızıllar [2] Kısmen Dörtçülerin uzantısıdır): Al-Makdisi'den nakledildiği üzere, El-Mukanna‘ tarafından temelleri atılan, Ebu Müslim Horasani'nin Mehdîliğine, reenkarnasyona, Tanrı'nın sırasıyla Hazreti Muhammed, Hazreti Ali, Ebu Müslim Horasani ve en son olarak ta Haşim el-Mukanna‘’da vûcud bulduğuna inanan, başkalarına zarar vermemek kaydıyle herşeyden zevk almayı mübah sayan, ve kendilerini İslâmiyet kisvesi altında gizleyen Mazdekçıların oluşturduğu dinî ve siyasî ghulât (köktendinci) mezheb.<br />
Zeydîlik (Beşçiler): Beşinci İmâm olarak Zeyd bin Ali'yi kabul eden kol.<br />
Dukeynîlik: Hazreti Muhammed'in haleflerinin Ali bin Ebu Talib'in tarafını tutmamalarından dolayı imânlarını kaybettiğine inananların mezhebi;<br />
Halefîlik: Zeyd bin Ali'nin haleflerinin Abd el-Samed adlı bir şahıs ve onun neslinden devam ettiğine inananların mezhebi;<br />
Heşebîlik / Sûrhabîlik: İmâmlığın, imâmın bilgisiz ve ahlâksız olması dahil, her hâlükârda Hasan bin Ali ile Hüseyin bin Ali'nin soyundan gelenlerde kalması gerektiğine inananların mezhebi;<br />
Jarûdîlik: Adını Ebû’l Jarûd Ziyad bin Ebû Ziyad’dan alan, Ebu Bekr-i Sıddık, Ömer ibn Hattab, ve Osman bin Affan'ın her üçünün Ali bin Ebu Talib'i halife seçmemekle büyük bir günah işlemiş olmamakla beraber hatalı bir davranışta bulunmuş olduklarına, ve bu nedenle de onların Ashab-ı Kiram'lıklarının geçerli olamayacağını beyân etmekle beraber alenen suçlamaktan da kaçınan, diğer taraftan ise Talha bin Ubeydullah ile Zübeyr bin Avvam'ı Ali bin Ebu Talib'e başkaldırmış olmalarından ötürü şiddetle kınayanların mezhebi;<br />
Süleymanîlik: Adını Süleyman bin Jarir’den alan, haliferliğin kime gideceğinin istişareler neticesinde karara varılması gereken bir husus olduğuna, ve Ebu Bekr-i Sıddık ile Ömer ibn Hattab'ın Ali bin Ebu Talib'i halife seçmemekle hata işlediğine fakat günaha girmediğine inananların mezhebi;<br />
Butrîlik / Tâbîrilik: Kathir en-Nevva El-Ebter tarafından kurulan, inançları hemen hemen Süleymanîlik ile ayni olmakla birlikte, Ebu Bekr-i Sıddık, Ömer ibn Hattab, ve Osman bin Affan'ın üçününde Ali bin Ebu Talib'i halife seçmemekle hatalı olduğuna fakat günaha girmemiş olduklarına inananların mezhebi;<br />
Salihîlik: Hasan ibn Salih tarafından kurulan, inançları hemen hemen Süleymanîlik ile ayni olmakla birlikte, Ebu Bekr-i Sıddık, Ömer ibn Hattab, ve Osman bin Affan'ın üçününde Ali bin Ebu Talib'i halife seçmemekle hatalı olduğuna fakat günaha girmemiş olduklarına inananların mezhebi;<br />
Vâsîtîlik: On İki İmamın tamamını da tanıyan Zeydîler'in oluşturduğu mezheb.<br />
Ismâʿîl’îyye (Yedi İmâmcılık/Yedicilik): Yedinci İmâm olarak İsmail bin Câfer el-Mûbarek’i kabul eden kol.<br />
Karmatîlik (Yediciler/el-Bakl’îyye): Fatımî halifelerinin imâmlığını kabul etmeyen kol.<br />
Dürzîlik (Kısmen Yedi İmâmcıdır): Fatımîler’in beşinci halifesi Hâkim Biemrillah’a ulûhîyet isnâd eden ghulât (köktendinci) kol.[3]<br />
Nizarî İsmailîlik (Yedicilik): Sekizinci Fatımî halifesi Ebû Tamîm Ma’add el-Mûstansir bi-llâh'ın oğullarından Nizar'ı On dokuzuncu İsmailîyye imâmı olarak kabul eden kol.<br />
Mustâlîlik (Yedicilik): Sekizinci Fatımî halifesi Ebû Tamîm Ma’add el-Mûstansir bi-llâh'ın oğullarından Ahmed el-Musta‘li bi-llâh’ı Dokuzuncu Fatımî halifesi olarak kabul eden kol.<br />
On İki İmamcılık<br />
İsna‘aşer’îyye (Onikicilik):<br />
Câ‘fer’îyye (Onikiciler): On iki İmamlar'a Hazreti Muhammed'in hak vasi ve halifeleri ve Allah'ın masum evliyâ ve hûccetleri olarak inanan Şia'nın esas ve yaygın olan ana koludur, yani özüdür.<br />
Kalenderîlik (On İki İmamcılık): 8. yüzyıl Samanîler devri öncesi fa’âl olan Melâmet’îyye akımından beslenen, Budizm ve Hinduizm etkilerini sergileyen, kalça boyu kıl yapımı gömlekler giyinen ya da sadece battaniyeyle örtünen, ve her türlü ilacın kullanımına karşı çıkanların yolu)<br />
Haydarîlik (On İki İmamcılık): Kutb’ûd-Dîn Haydar tarafından kurulan, 12. yüzyıldan itibaren Kalenderîliğin en yaygın ve fa’âl kolunu oluşturan, kendilerini hâkir görmek ve aşağılamak suretiyle vücudlarına demirden halkalar takarak yalın ayak dolaşan,[4] keçe ve çuhadan yapılma elbiseler giyerek zillet içerisinde bekâr yaşayanların oluşturduğu yol;<br />
Vefâ’îyye (On İki İmamcılık): Ebu'l Vefâ el-Bağdâdî tarafından kurulan, mânevî ve maddi temizliğe çok önem veren, sıklıkla zikir[5] ve Semah[6] uygulayan sufi/tasavvufî yol;<br />
Bâbâ’îyye (On İki İmamcılık): Vefâ’îyye[7] tarikâtına bağlı Ebu'l-Baka Baba İlyas bin Ali el-Horasânî'nin müridlerinden olan Baba İshak Kefersudî'nin geliştirdiği sufi/tasavvufî yol.<br />
Barak’îyyûn (On İki İmamcılık): Başlangıçta Vefâ'îyye[8] tarikâtından Ebu'l-Baka Baba İlyas bin Ali el-Horasânî’nin halifesi Aybek Baba’nın en iyi müridi, daha sonra ise hem Hacı Bektaş-ı Veli’nin halifesi hem de Rufai tarikatına bağlı Sarı Saltuk Baba’nın müridi olan Barak Baba’nın geliştirdiği sufi/tasavvufî yol;<br />
Anadolu Alevîliği (On İki İmamcılık);<br />
Kürt Alevîliği (Yâresânîlik)[9] (Hazreti Ali’ye ulûhîyet isnâd eden ghulât (köktendinci) sufi/tasavvufî yol; Bektaşîlik'te olduğu gibi Barak Baba'nın fikirlerinin etkisiyle ortaya çıkmış olmakla beraber On İki İmamcı olmayıp, İslâmiyet'e Bahailik'ten de uzak kalan inançlar kapsamında mutalâa edilir.)[10]: Musa el-Kâzım soyundan geldiği öne sürülen ve Hacı Bektaş-ı Veli ile özdeşleştirilen Sultan Sahak tarafından batı İran'da 14. yüzyılın sonlarında Zerdüştlük inancından beslenerek kurulan, Kur'an-ı Kerîm'i ve Hazreti Muhammed'in peygamberliğini kabul etmeyen, fakat Ali bin Ebu Talib'in Tanrılığı[11] temeli üzerine dayanan, ve "Kelâm-ı Serencâm" adlı kitabı dînî öğretilerinin temeli olarak kabul eden inanç.<br />
Arap Alevîliği (Nusayr’îyye) (Onbircilik; kısmen On İki İmamcıdır): Hazreti Ali’ye ulûhîyet isnâd eden ghulât (köktendinci) fırka.<br />
Hurûf’îyye (Onbircidir):Tanrı'nın her peygamberde aşamalı olarak kendisini açtığına, en son olarakta yedinci Şiî imâmı Musa el-Kâzım’ın soyundan gelen ve Hurûf’îyye inancının kurucusu olan "Feyzl’ul-Lâh Ester-Âbâdî"’nin bedeninde vücûd bulduğuna, ve ("Feyzl’ul-Lâh Ester-Âbâdî") Nâimî’nin "Câvidân el-Kebir" (Câvid-Nâme)’sinin Kur'an-ı Kerîm’i ilgâ ettiğine inanan On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol;<br />
Nûktâv’îyye (On İki İmamcılık): Hazreti Muhammed’in daha yüksek seviyede reenkarnasyonu olduğu iddiasiyle 1397 yılında kendisini Mehdî ilân eden "Mahmud Pasîkhânî" tarafından İsmailîyye-Nizarîlik mezhebi ile tanınan İsfahan Eyaleti'nin Kaşan şehri yakınlarında "Anjudan" köyünde Hurûf’îyye’nin bir yan kolu olarak kurulan ve Pasîkhânî’nin ölümünden sonra da Şah Tahmasp’ı Mehdî ilân etmeğe kalkışan On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol.<br />
Bektaş’îyye (On İki İmamcılık): Adını, 13. yüzyılda Anadolu'nun İslâmlaşması sürecinde etkin olarak fa'aliyet gösteren ve Horasan Melametîliğinin önde gelen temsilcilerinden Yusuf Hemedani'nin öğrencisi Hoca Ahmed Yesevî'nin öğretilerinin Anadolu'daki uygulayıcısı olan büyük Türk mutasavvıfı Kalenderî / Haydarî şeyhi Hacı Bektaş-ı Veli'den alan On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol.<br />
Âhiler (On İki İmamcılık);<br />
Dedebabalık (On İki İmamcılık): Hacı Bektaş-ı Veli'nin soyundan gelen Balım Sultan tarafından, 14. ile 15. yüzyıllarda Azerbaycan ve Anadolu'da etkin olan Hurûfîlik akımının da etkisinde kalarak İbahilik, teslis (üçleme), tenasüh ve hülul anlayışlarını da Bektaşîlik içine katmak suretiyle 16. yüzyılın başlarında kurumsallaştırılan, özellikle Balkanlar'daki Türkler arasında yaygın olan On İki İmamcı tasavvufî yol;<br />
Safev’îyye (On İki İmamcı ve Onikiciliğin menşei): Safevîler'in son dönemlerinde Ahbârîlik itikâdî ekolü tarafından biçimlendirilen On İki İmamcı sufi/tasavvufî inanç;<br />
Kızılbaşlık (On İki İmamcılık): 16. yüzyılda Azerbaycan'da yaşayan ve Safevî Devleti'nin kurulması için önemli destek sağlamış olan Hürremîyye (Ḵhorram-Dīnān) adlı bir dinî ve siyâsî topluluğun ruhâni torunları[12];<br />
Celâlîlik (On İki İmamcılık): Kendini Mehdî ilân eden Bozoklu Şeyh Celâl taraftarlarının oluşturduğu On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol.<br />
Niʿmetullah’îyye (On İki İmamcılık): Altıncı İmâm Cafer-i Sadık soyundan gelen ve Kadiri Sufilerinden ʿAbd-Allah Yefâ’î'nin müridi olan Sünnî Şah Niʿmetullah-i Velî (Nûr’ed-Dîn Kirmanî) tarafından tarafından kurulan ve daha sonra da Ömer ibn Hattab'ın katledildiği gün olan Zilhicce ayının yirmialtısını karnavalımsı bir resmî bayrama dönüştüren Şah İsmail’in Şiîliği mecburî devlet dini ilân etmesiyle Şiîliği benimsemek zorunda kalan On İki İmamcı sufi/tasavvufî yol;<br />
Nurbakş’îyye (On İki İmamcılık): Dr. Câvid Nurbakş tarafından 20. yüzyılda yeniden yapılandırılan tasavvufî Yeni-Niʿmetullahîlik yolu.<br />
Rufailik: Ahmed Er Rufai tarafından kurulan sufi/tasavvufî yol;<br />
Galibîlik (On İki İmamcılık): Abdülkâdir Geylânî ile Ahmed Er Rufai'nin Tasavvufi prensiplerini benimseyen, mezhepte Hanefi meşrepte ise Alevî olan Sufi/tasavvufî yol.<br />
Sınıflandırılamayanlar<br />
Eftahîlik / Fethîlik: Adını Geniş mânasına gelen Eftâh kelimesinden alan ve Altıncı imam Cafer-i Sadık'ın oğlu Abdullah el-Eftah'ın Yedinci imam olduğuna inananların mezhebi;<br />
Muhammedîlik: Hasan El Askeri'nin değilde, Ali Naki'nin oğlu Muhammad ibn Ali el-Hâdi'nin Onbirinci imam olduğuna inananların mezhebi;<br />
Tavûssîlik (Altıcılar): İmam Cafer-i Sadık'ın Mehdi olduğuna ve ölmediğine inananların mezhebi;<br />
Vâkıfîlik: İmam Musa el-Kâzım'ın son imam olduğuna inananların mezhebi.(alıntıdır)...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Siilik sadece caferilikten olusmaz !!!]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-siilik-sadece-caferilikten-olusmaz</link>
			<pubDate>Mon, 23 Mar 2015 13:23:29 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=29663">muhammedali14</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-siilik-sadece-caferilikten-olusmaz</guid>
			<description><![CDATA[Siilik sadece caferilikten olusmaz bunun icinde birkac mezhep daha vardir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Siilik sadece caferilikten olusmaz bunun icinde birkac mezhep daha vardir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Siilik ve alevilik ayni sey degildir]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-siilik-ve-alevilik-ayni-sey-degildir</link>
			<pubDate>Thu, 12 Mar 2015 14:12:50 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=29663">muhammedali14</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-siilik-ve-alevilik-ayni-sey-degildir</guid>
			<description><![CDATA[Şiilik ve alevilik aynı şey değildir...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Şiilik ve alevilik aynı şey değildir...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kuran,ın Tahrif edildiğini ve Eksildiğini Açıkça İfade eden Şia Alimleri]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-kuran-in-tahrif-edildigini-ve-eksildigini-acikca-ifade-eden-sia-alimleri</link>
			<pubDate>Tue, 14 Oct 2014 21:18:15 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=27080">Ehli_Hadis</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-kuran-in-tahrif-edildigini-ve-eksildigini-acikca-ifade-eden-sia-alimleri</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://www.hizliresimyukle.com/images/2014/10/14/WP_20141014_004.md.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: WP_20141014_004.md.jpg]" class="mycode_img" /><br />
</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #800080;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur,an,a Dil Uzatanları Tanıyalım </span></span><br />
Kuran,ın Tahrif edildiğini ve Eksildiğini Açıkça İfade eden Şia Alimleri</div>
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">1-Ali b İbrahim el-Kummi:<br />
<br />
Kuran Tefsiri mukaddimesinde (c.1.s.37) Daru,s-Sürur Beyrut şunları kaydeder:<br />
<br />
Şu ayetler tahrif edilmiştir: Fakat Allah Ali hakkında sana indirdiğine şahitlik eder onu kendi ilmi ile indirdi Melekler de şahitlik ederler Ve şahit olarak Allah yeter (Nisa/166) <br />
<br />
Ey Resul Rabbinden Ali hakkında indirileni tebliğ et Eğer bunu yapmazsan elçiliğini yapmamış olursun (Maide/67)<br />
<br />
İnkar edip Muhammed ailesinin hakkına zulmedenleri Allah asla bağışlayacak değildir (Nisa/168) <br />
<br />
Muhammed ailesinin hakkına zulmedenler hangi akibete döndürüleceklerini yakında bileceklerdir (Şu,ara/227)<br />
<br />
Muhammed ailesi hakkına zulmedenler ölümün boğuçu dalgaları içinde iken bir görsen (En,am/93) <br />
<br />
Muhammed b Abdurrahman es-Seyf (el-Kur,an ve,t-Tahrif.s.20)<br />
Devam edicek inş....</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://www.hizliresimyukle.com/images/2014/10/14/WP_20141014_004.md.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: WP_20141014_004.md.jpg]" class="mycode_img" /><br />
</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #800080;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur,an,a Dil Uzatanları Tanıyalım </span></span><br />
Kuran,ın Tahrif edildiğini ve Eksildiğini Açıkça İfade eden Şia Alimleri</div>
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">1-Ali b İbrahim el-Kummi:<br />
<br />
Kuran Tefsiri mukaddimesinde (c.1.s.37) Daru,s-Sürur Beyrut şunları kaydeder:<br />
<br />
Şu ayetler tahrif edilmiştir: Fakat Allah Ali hakkında sana indirdiğine şahitlik eder onu kendi ilmi ile indirdi Melekler de şahitlik ederler Ve şahit olarak Allah yeter (Nisa/166) <br />
<br />
Ey Resul Rabbinden Ali hakkında indirileni tebliğ et Eğer bunu yapmazsan elçiliğini yapmamış olursun (Maide/67)<br />
<br />
İnkar edip Muhammed ailesinin hakkına zulmedenleri Allah asla bağışlayacak değildir (Nisa/168) <br />
<br />
Muhammed ailesinin hakkına zulmedenler hangi akibete döndürüleceklerini yakında bileceklerdir (Şu,ara/227)<br />
<br />
Muhammed ailesi hakkına zulmedenler ölümün boğuçu dalgaları içinde iken bir görsen (En,am/93) <br />
<br />
Muhammed b Abdurrahman es-Seyf (el-Kur,an ve,t-Tahrif.s.20)<br />
Devam edicek inş....</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Amerikan güdümlü fitneci Şiilerin Deşifresi]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-amerikan-gudumlu-fitneci-siilerin-desifresi</link>
			<pubDate>Wed, 08 Oct 2014 15:21:01 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=28630">vahdet</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-amerikan-gudumlu-fitneci-siilerin-desifresi</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[şii ve alevi aynı mezheb değildir !]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-sii-ve-alevi-ayni-mezheb-degildir</link>
			<pubDate>Fri, 08 Feb 2013 22:58:59 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=24357">SiyahGül</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-sii-ve-alevi-ayni-mezheb-degildir</guid>
			<description><![CDATA[başlık yeterince  açıklıyor .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[başlık yeterince  açıklıyor .]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alevilik nedir cevabı]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-alevilik-nedir-cevabi</link>
			<pubDate>Fri, 28 Dec 2012 12:54:07 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=23911">taliban</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-alevilik-nedir-cevabi</guid>
			<description><![CDATA[Alevilik şiiliğin anadoludaki gelişmemiş halidir .Safevi devleti zamanlarda  yayılmaya başlamış olan şia islam mezhebidir başlangıçta türkler şaman olduğu için bir anda şaman kültüründen kopmadılar  semahlı sazlı törenler şaman geleneğinden kalmadır kopuzun yerini anadoluda saz almıştır  .<br />
Osmanlıdada durum farklı değildi ama sünnilik yayılıyordu ancak osmanlı safevi savaşı sonrası safeviler yenildiler ve irana göç ettiler ve şia mezhebini irana yaydılar anadoluda devletsiz kalanlar ise gelişmemiş şia sempatizanlığı ile harmanlanmış şaman kültüründe kaldılar şia inancı gelişemedi zaten aleviler hep osmanlı baskısı ile dağlarda oraya buraya sürüldüler baskı yüzünden iyice bağlandılar kültürlerine islamdanda gittikçe uzaklaşıldı .<br />
Bektaşilikte aleviliğin biraz daha tekkesel versiyonu osmanlı devleti tarafından yeniçerilere ve fethedilen balkanlara yayıldı çünkü yeni girilen ülkelere birden katı kuralları olan islamı benimsetmek zordu .Bektaşi yeniçeriler ise savaşırkan fetva aramıyordu bu yüzdendevşirme  ordu bektaşi oldu . <br />
Bugün itibariyle aleviler tam anlamıyla müslüman değildir ve devletin politikaları yüzünden cemaatleri ibadetleri engelleniyor buda alevileri inançsızlığa itmektedir .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Alevilik şiiliğin anadoludaki gelişmemiş halidir .Safevi devleti zamanlarda  yayılmaya başlamış olan şia islam mezhebidir başlangıçta türkler şaman olduğu için bir anda şaman kültüründen kopmadılar  semahlı sazlı törenler şaman geleneğinden kalmadır kopuzun yerini anadoluda saz almıştır  .<br />
Osmanlıdada durum farklı değildi ama sünnilik yayılıyordu ancak osmanlı safevi savaşı sonrası safeviler yenildiler ve irana göç ettiler ve şia mezhebini irana yaydılar anadoluda devletsiz kalanlar ise gelişmemiş şia sempatizanlığı ile harmanlanmış şaman kültüründe kaldılar şia inancı gelişemedi zaten aleviler hep osmanlı baskısı ile dağlarda oraya buraya sürüldüler baskı yüzünden iyice bağlandılar kültürlerine islamdanda gittikçe uzaklaşıldı .<br />
Bektaşilikte aleviliğin biraz daha tekkesel versiyonu osmanlı devleti tarafından yeniçerilere ve fethedilen balkanlara yayıldı çünkü yeni girilen ülkelere birden katı kuralları olan islamı benimsetmek zordu .Bektaşi yeniçeriler ise savaşırkan fetva aramıyordu bu yüzdendevşirme  ordu bektaşi oldu . <br />
Bugün itibariyle aleviler tam anlamıyla müslüman değildir ve devletin politikaları yüzünden cemaatleri ibadetleri engelleniyor buda alevileri inançsızlığa itmektedir .]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ALEVİLİK BAŞKA, BEKTAŞİLİK BAŞKADIR. Karıştırmayın!]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-alevilik-baska-bektasilik-baskadir-karistirmayin</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jul 2012 18:24:50 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=18162">Aleviyyun</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-alevilik-baska-bektasilik-baskadir-karistirmayin</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #0000CD;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLİK BAŞKA, BEKTAŞİLİK BAŞKADIR. Karıştırmayın!</span></span><br />
Bektaşilik tarihi bir süreçtir, teori ve pratikleri yer ve zamana göre değişerek günümüze gelmiştir. İslamiyetle zıtlaşması olduğu gibi kendi içerisinde de birçok çelişkileri vardır. Birçok konuda kabul ve inkar içiçe girmiştir. Alevilikle bektaşiliğin başka başka şeyler olduğunu ortaya koyarken temel olarak günümüz bektaşilerini öne alıyoruz ve bu çerçevede bektaşiliğin tarihi genellemesini mukayeseli olarak yapıyoruz.<br />
<br />
Dün geçmiştir, geleceği ise bilemiyoruz. Bugünü değerlendirerek günümüzü kurtarmaya ve geleceğide temizlemeye çalışıyoruz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İŞTE ALEVİLERLE, BEKTAŞİLER ARASINDAKİ FARKLAR</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Allah’ı, Ehlibeyt ve Ehlibeyt İmamlarının anlattığı gibi tanırlar. Tevhid'e inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Allah anlayışları çarpıktır, çelişkilidir, batıl inançların etkisi altındadır. İnsanda tecelli konusunda Allah’ın ZATİ ile SIFATİ yönlerini hep karıştırırlar. Vahdeti Vücuda inanırlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Sadece Allah'tan çekinen ve ona itaat edenlerdir. Allah’tan korkarlar, O’nu severler, Ümit ile Korku arasında beklerler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Allah’tan korkulması gerektiğine inanmazlar, korkmazlar. Seviyoruz diyede sahtekarlık yaparlar çünkü Allah’ın emirlerini uygulamazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN,</span> Temel hedefleri Allah’ın Rızasını kazanmaktır. Allah için yerler, Allah için İbadet ederler, Allah için sabrederler, Allah rızası için cihad ederler, yaşarlar ve ölürler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLERİN,</span> Bu tür sorunları yoktur, pragmatik ve faydacıdırlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Nefsi Cihad yaparlar, ALLAH'IN KULU olduklarını hiç bir zaman unutmazlar, Allah’a teşekkür boçları olduğunu hep hatırlarlar, ibadet ederler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Nefislerine uyarlar, Allah’a karşı özgürlükçüdürler, Kul hakkını ön plana çıkararak Allah ile Kul ilişkisini daha açıkcası ibadeti inkar etmeyi, yok etmeyi amaçlarlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Peygamberimize Cebrail vasıtasıyla VAHİY geldiğine ve Masum (Günahsız) olduğuna inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Her fırsatta peygamberimizin AKILLI olduğunu söyleyerek çaktırmadan vahyi inkar ettirmeye çalışırlar, Peygamberin masumiyetine inanmazlar, istedikleri gibi ve her fırsatda peygamberimizi eleştirirlir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Kur’an-ı Kerim'e inanır ve teslim olurlar, uymaya çalışırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Kur’an-ı Kerimin eksik olduğunu, el katıldığını söylerler. İşlerine geldiği gibi Kur’an’dan örnekler verirler, beğenmedikleri hükümleri inkar ederler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Helal, haram, mekruh, müstehab ve mübahlara göre yaşamlarını düzenlerler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Bu tip sorunları yoktur, Keyfi ve akılcı davranırlar, El, Bel, Dil masalıyla ve soyut ilkelerle herşeyi geçiştirirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> İnançlarını İslam Şeriatı ya da Ehlibeyt Şeriatı sözüyle ifade ederler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Emevi, Abbasi, Osmanlı şeriatının çelişkilerini göstererek her türlü şeriatı inkar ederler. Bununla birlikte her türlü şeriata karşı oldukları için Allah’ın, Peygamberin ve Oniki İmamların (Ehlibeyt) şeriatını da inkar ederler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Allah’ın Adil olduğuna, adaletli olduğuna inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Allah’ın adaletine inanmazlar, sürekli eleştirirler, şikayet ederler, sızlanırlar. Bu konuda bolca fıkra uydurarak alay ederler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Melek, Şeytan, Cin gibi gaybi varlıkların varlığına inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Bu tür konularda nesnel gerçekçidirler, materyalist davranırlar, inanmazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Oniki İmamların (Ehlibeyt imamlarının) imametine inanırlar ve bilgilerini onlardan alırlar. Peygamberimize onlar vasıtasıyla ulaşmaya çalışırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Oniki İmamları sevdiklerini söylerler ama onları tanımazlar, onların bilgilerini bilmezler, onları hep arka planda tutmaya çalışırlar ve ön plana hep başka isimleri geçirirler. Oniki İmamların sözlerine uymazlar, yaptıklarını yapmazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN, </span>Anlattıkları her olayın yazılı kaynağı vardır ve bu kaynaklar Arapça ve Farsçadır. Günümüzde de yeni yeni Türkçeye çevrilmektedir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLERİN,</span> Yazılı kaynakları yoktur, kaynakları şifai yani sözlü ve Türkçedir. Sıkışırlarsa kaynaklarının yakıldığını, imha edildiğini söylerler. Anlattıkları pek çok şeyde Kırklar cemi gibi kaynaksız ve uyduruk masallardır. Bunlarla halkı uyutup dururlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN,</span>Söz ve eylemleri Ehlibeyt İmamların bilgilerine dayandığı için Aleviler, Ehlibeyt imamlarına benzemeye çalışırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>İçerisinde her türlü ilkeye ve insana rastlamak mümkündür. Yezid’e lanet okurlar ama yaptıkları çok şey yezid’in yaptıklarıdır. Yani Ehlibeyt'le ilgisi yoktur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN;</span> Temel ilkeleri Allah (c.c)'ın, Resulullah (s.a.a.v)'ın ve Ehl-i Beyt’in dostuna dost, düşmanına düşman olmak esasına dayanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Yetmişiki milleti bir gördüklerini söylerler, dostuda düşmanıda seviyoruz derler, Cemevlerinde Ehl-i Beyt’le ilgisi olmayan insanların resimlerinide bulundurabilirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Caferi mezhebini bilir ve uygularlar. Caferi mezhebine göre yaşamlarını düzenlerler, Abdest alıp, Namaz kılarlar, gusül alırlar, ezan okurlar, nikah kıyarlar. Şekle ve Öze birlikte önem verirler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Caferi olduklarını söylerler ama hükümlerini bilmedikleri gibi şeklide inkar ederler, Batını öne çıkarırlar. Buyruk dedikleri kitabları uyduruktur. İslami şekli hükümleri inkar ederler ama Bektaşi erkanlarındaki tüm uyduruk şekilleride uygulamaktan utanmazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN;</span> Hocaları, Alimleri, Seyyidleri, Müezzinleri, Cemaatleri vardır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLERİN;</span> Dedeleri, Babaları, Anaları, Halk ozanları, Talibleri vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Cami yada Mescid yaparlar, Ehlibeyt imamlarına göre İslami ibadetleriyle meşgul olurlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Cemevi yaparlar. Sazla, sözle, semahla, yeme içmeyle, masallarla ibadet yaptıklarını söylerler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN, </span>Temel bilgileri ya da kaynakları Kur’an-ı Kerim ve Ehl-i Beyt İmamlarına dayanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER</span> ise inançları içerisinde Tasavvufi, Batıni, Melami, Hurufi, Kalenderi, Ahi, Şamanist, Hristiyan, Yahudi, Haydari ve çeşitli kültür ve inançları barındırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN,</span> Siyasi tavırları ve yaşamları; İzzetli ve Şereflidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER,</span> İse her kurulu düzenin köleliğini yaparlar. Her iktidara hizmet ederler, Kul köle olurlar, ilkelerini savunurlar. En çok Osmanlı’dan nefret ettiklerini söylerler ama bununla en çok Osmanlı’ya hizmet ettiklerini gizlemeye, saklamaya çalışırlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> İçki içmezler, haram olduğunu bilirler ve içkinin olduğu yerde durmazlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> İçkiyi meşru bir içecek olarak kabul ederler, fazla sıkışırlarsa SIR dersen içebilirsin derler, bu DOLU’dur derler yada CEM’lerde içilmez derler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Beş vakit namazı kılarlar. Namaz bir Alevi için herşeydir, Hayatın en önemli gayesidir. OLMAZSA OLMAZ koşuludur.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> İlk aşamada namazı inkar ederler ama sıkışırlarsa "HALKA NAMAZI, GECE NAMAZI yada NİYAZ vardır" derler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Ramazan ayı orucunun farz olduğuna inanırlar ve bu ayda oruç tutarlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Ramazan ayı orucununu inkar ederler, Muharrem orucunu bunun yerine koyarlar, Farz ile sevabı birbirine karıştırırlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Alevilerden durumları iyi olanlar farz olduğu için Hacc’a giderler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Hacc’ı inkar ederler, Ölüye değil diriye gideriz derler, Hacı Bektaş kasabasını ziyareti Hacc yerine koyarlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN,</span> Ondört Masumun, Peygamberimiz(saav), Kızı Hz.Fatma(as) ve Oniki İmamlar(as) olduğunu bilirler ve söylerler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER</span> ise masumiyeti inkaretmek için Ondört masumun kerbela’da öldürülen çocuklar olduğunu söylerler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Ahiret gününe, ceza gününe, kıyamete, cennet ve cehenneme inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Cennet ve Cehennemin bu dünyada olduğunu sık sık söyleyerek çaktırmadan ahireti inkar ederler. Ahiret gününü anlatan hiçbir anlatımları yoktur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER</span> Aleviliğin islamiyetin ÖZÜ olduğunu bilirler. <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER</span> ise KÜLTÜR SENTEZİ olduklarını bilirler. <br />
<br />
Yüce Allah yardımcımız, Ehl-i Beyt Şefaatçimiz, İmamı Zaman Mehdi önderimiz olsun. <br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“HAKKI, BATIL İLE KARIŞTIRMAYIN. BİLE BİLE GERÇEĞİ UNUTUP GİZLEMEYİN.” </span> </span>(Bakara s. 42. Ayet)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah bizleri Kuran-ı Kerim ve Ehlibeyt yolundan ayırmasın. </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #0000CD;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLİK BAŞKA, BEKTAŞİLİK BAŞKADIR. Karıştırmayın!</span></span><br />
Bektaşilik tarihi bir süreçtir, teori ve pratikleri yer ve zamana göre değişerek günümüze gelmiştir. İslamiyetle zıtlaşması olduğu gibi kendi içerisinde de birçok çelişkileri vardır. Birçok konuda kabul ve inkar içiçe girmiştir. Alevilikle bektaşiliğin başka başka şeyler olduğunu ortaya koyarken temel olarak günümüz bektaşilerini öne alıyoruz ve bu çerçevede bektaşiliğin tarihi genellemesini mukayeseli olarak yapıyoruz.<br />
<br />
Dün geçmiştir, geleceği ise bilemiyoruz. Bugünü değerlendirerek günümüzü kurtarmaya ve geleceğide temizlemeye çalışıyoruz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İŞTE ALEVİLERLE, BEKTAŞİLER ARASINDAKİ FARKLAR</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Allah’ı, Ehlibeyt ve Ehlibeyt İmamlarının anlattığı gibi tanırlar. Tevhid'e inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Allah anlayışları çarpıktır, çelişkilidir, batıl inançların etkisi altındadır. İnsanda tecelli konusunda Allah’ın ZATİ ile SIFATİ yönlerini hep karıştırırlar. Vahdeti Vücuda inanırlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Sadece Allah'tan çekinen ve ona itaat edenlerdir. Allah’tan korkarlar, O’nu severler, Ümit ile Korku arasında beklerler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Allah’tan korkulması gerektiğine inanmazlar, korkmazlar. Seviyoruz diyede sahtekarlık yaparlar çünkü Allah’ın emirlerini uygulamazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN,</span> Temel hedefleri Allah’ın Rızasını kazanmaktır. Allah için yerler, Allah için İbadet ederler, Allah için sabrederler, Allah rızası için cihad ederler, yaşarlar ve ölürler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLERİN,</span> Bu tür sorunları yoktur, pragmatik ve faydacıdırlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Nefsi Cihad yaparlar, ALLAH'IN KULU olduklarını hiç bir zaman unutmazlar, Allah’a teşekkür boçları olduğunu hep hatırlarlar, ibadet ederler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Nefislerine uyarlar, Allah’a karşı özgürlükçüdürler, Kul hakkını ön plana çıkararak Allah ile Kul ilişkisini daha açıkcası ibadeti inkar etmeyi, yok etmeyi amaçlarlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Peygamberimize Cebrail vasıtasıyla VAHİY geldiğine ve Masum (Günahsız) olduğuna inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Her fırsatta peygamberimizin AKILLI olduğunu söyleyerek çaktırmadan vahyi inkar ettirmeye çalışırlar, Peygamberin masumiyetine inanmazlar, istedikleri gibi ve her fırsatda peygamberimizi eleştirirlir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Kur’an-ı Kerim'e inanır ve teslim olurlar, uymaya çalışırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Kur’an-ı Kerimin eksik olduğunu, el katıldığını söylerler. İşlerine geldiği gibi Kur’an’dan örnekler verirler, beğenmedikleri hükümleri inkar ederler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Helal, haram, mekruh, müstehab ve mübahlara göre yaşamlarını düzenlerler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Bu tip sorunları yoktur, Keyfi ve akılcı davranırlar, El, Bel, Dil masalıyla ve soyut ilkelerle herşeyi geçiştirirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> İnançlarını İslam Şeriatı ya da Ehlibeyt Şeriatı sözüyle ifade ederler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Emevi, Abbasi, Osmanlı şeriatının çelişkilerini göstererek her türlü şeriatı inkar ederler. Bununla birlikte her türlü şeriata karşı oldukları için Allah’ın, Peygamberin ve Oniki İmamların (Ehlibeyt) şeriatını da inkar ederler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Allah’ın Adil olduğuna, adaletli olduğuna inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Allah’ın adaletine inanmazlar, sürekli eleştirirler, şikayet ederler, sızlanırlar. Bu konuda bolca fıkra uydurarak alay ederler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Melek, Şeytan, Cin gibi gaybi varlıkların varlığına inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>Bu tür konularda nesnel gerçekçidirler, materyalist davranırlar, inanmazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Oniki İmamların (Ehlibeyt imamlarının) imametine inanırlar ve bilgilerini onlardan alırlar. Peygamberimize onlar vasıtasıyla ulaşmaya çalışırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Oniki İmamları sevdiklerini söylerler ama onları tanımazlar, onların bilgilerini bilmezler, onları hep arka planda tutmaya çalışırlar ve ön plana hep başka isimleri geçirirler. Oniki İmamların sözlerine uymazlar, yaptıklarını yapmazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN, </span>Anlattıkları her olayın yazılı kaynağı vardır ve bu kaynaklar Arapça ve Farsçadır. Günümüzde de yeni yeni Türkçeye çevrilmektedir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLERİN,</span> Yazılı kaynakları yoktur, kaynakları şifai yani sözlü ve Türkçedir. Sıkışırlarsa kaynaklarının yakıldığını, imha edildiğini söylerler. Anlattıkları pek çok şeyde Kırklar cemi gibi kaynaksız ve uyduruk masallardır. Bunlarla halkı uyutup dururlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN,</span>Söz ve eylemleri Ehlibeyt İmamların bilgilerine dayandığı için Aleviler, Ehlibeyt imamlarına benzemeye çalışırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER; </span>İçerisinde her türlü ilkeye ve insana rastlamak mümkündür. Yezid’e lanet okurlar ama yaptıkları çok şey yezid’in yaptıklarıdır. Yani Ehlibeyt'le ilgisi yoktur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN;</span> Temel ilkeleri Allah (c.c)'ın, Resulullah (s.a.a.v)'ın ve Ehl-i Beyt’in dostuna dost, düşmanına düşman olmak esasına dayanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Yetmişiki milleti bir gördüklerini söylerler, dostuda düşmanıda seviyoruz derler, Cemevlerinde Ehl-i Beyt’le ilgisi olmayan insanların resimlerinide bulundurabilirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER; </span>Caferi mezhebini bilir ve uygularlar. Caferi mezhebine göre yaşamlarını düzenlerler, Abdest alıp, Namaz kılarlar, gusül alırlar, ezan okurlar, nikah kıyarlar. Şekle ve Öze birlikte önem verirler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Caferi olduklarını söylerler ama hükümlerini bilmedikleri gibi şeklide inkar ederler, Batını öne çıkarırlar. Buyruk dedikleri kitabları uyduruktur. İslami şekli hükümleri inkar ederler ama Bektaşi erkanlarındaki tüm uyduruk şekilleride uygulamaktan utanmazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN;</span> Hocaları, Alimleri, Seyyidleri, Müezzinleri, Cemaatleri vardır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLERİN;</span> Dedeleri, Babaları, Anaları, Halk ozanları, Talibleri vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Cami yada Mescid yaparlar, Ehlibeyt imamlarına göre İslami ibadetleriyle meşgul olurlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Cemevi yaparlar. Sazla, sözle, semahla, yeme içmeyle, masallarla ibadet yaptıklarını söylerler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN, </span>Temel bilgileri ya da kaynakları Kur’an-ı Kerim ve Ehl-i Beyt İmamlarına dayanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER</span> ise inançları içerisinde Tasavvufi, Batıni, Melami, Hurufi, Kalenderi, Ahi, Şamanist, Hristiyan, Yahudi, Haydari ve çeşitli kültür ve inançları barındırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN,</span> Siyasi tavırları ve yaşamları; İzzetli ve Şereflidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER,</span> İse her kurulu düzenin köleliğini yaparlar. Her iktidara hizmet ederler, Kul köle olurlar, ilkelerini savunurlar. En çok Osmanlı’dan nefret ettiklerini söylerler ama bununla en çok Osmanlı’ya hizmet ettiklerini gizlemeye, saklamaya çalışırlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> İçki içmezler, haram olduğunu bilirler ve içkinin olduğu yerde durmazlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> İçkiyi meşru bir içecek olarak kabul ederler, fazla sıkışırlarsa SIR dersen içebilirsin derler, bu DOLU’dur derler yada CEM’lerde içilmez derler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Beş vakit namazı kılarlar. Namaz bir Alevi için herşeydir, Hayatın en önemli gayesidir. OLMAZSA OLMAZ koşuludur.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> İlk aşamada namazı inkar ederler ama sıkışırlarsa "HALKA NAMAZI, GECE NAMAZI yada NİYAZ vardır" derler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Ramazan ayı orucunun farz olduğuna inanırlar ve bu ayda oruç tutarlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Ramazan ayı orucununu inkar ederler, Muharrem orucunu bunun yerine koyarlar, Farz ile sevabı birbirine karıştırırlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Alevilerden durumları iyi olanlar farz olduğu için Hacc’a giderler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Hacc’ı inkar ederler, Ölüye değil diriye gideriz derler, Hacı Bektaş kasabasını ziyareti Hacc yerine koyarlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLERİN,</span> Ondört Masumun, Peygamberimiz(saav), Kızı Hz.Fatma(as) ve Oniki İmamlar(as) olduğunu bilirler ve söylerler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER</span> ise masumiyeti inkaretmek için Ondört masumun kerbela’da öldürülen çocuklar olduğunu söylerler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER;</span> Ahiret gününe, ceza gününe, kıyamete, cennet ve cehenneme inanırlar.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER;</span> Cennet ve Cehennemin bu dünyada olduğunu sık sık söyleyerek çaktırmadan ahireti inkar ederler. Ahiret gününü anlatan hiçbir anlatımları yoktur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLER</span> Aleviliğin islamiyetin ÖZÜ olduğunu bilirler. <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEKTAŞİLER</span> ise KÜLTÜR SENTEZİ olduklarını bilirler. <br />
<br />
Yüce Allah yardımcımız, Ehl-i Beyt Şefaatçimiz, İmamı Zaman Mehdi önderimiz olsun. <br />
<br />
<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“HAKKI, BATIL İLE KARIŞTIRMAYIN. BİLE BİLE GERÇEĞİ UNUTUP GİZLEMEYİN.” </span> </span>(Bakara s. 42. Ayet)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah bizleri Kuran-ı Kerim ve Ehlibeyt yolundan ayırmasın. </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alevi Müslümanlar (Nusayriler-Arap Alevileri)]]></title>
			<link>https://islamiforum.net/Thread-alevi-muslumanlar-nusayriler-arap-alevileri</link>
			<pubDate>Wed, 15 Dec 2010 21:55:48 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://islamiforum.net/member.php?action=profile&uid=18162">Aleviyyun</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://islamiforum.net/Thread-alevi-muslumanlar-nusayriler-arap-alevileri</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NUSAYRİLER (ARAP ALEVİLERİ)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLİK NEDİR?</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alevilik;</span> Kaynağını Kuran’dan alan, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) hadisleri ve Ehlibeyt imamlarının (a.s.) öğretileriyle şekillenen İslam’ın özüdür, sırat-ı müstakimdir. Yani doğru ve hak olan yoldur.<br />
<br />
Alevilik, Hz. Ali’nin (a.s.) taraftarı (Şiası) olmak demektir. Onun taraftarı olmak demek Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) taraftarı olmak demektir; yani Allah’ın taraftarı olmak demektir. Hz. Muhammed (s.a.a.v.) hadis-i şerifte “Her kim Ali’yi severse, beni sevmiş olur; beni seven de Allah’ı sevmiş olur. Ali’ye kim düşmanlık ederse bana düşmanlık etmiş olur.” diye buyurmaktadır. Kur’an, Allah’ın (c.c.) kelamı; Hz. Muhammed (s.a.a.v.) Kuran’ın dili, Hz. Ali (a.s.) de konuşan Kuran’dır. Hadis-i şerifte “Kuran Ali’yle, Ali de Kur’an’la beraberdir. Kıyamet Günü’ne kadar birbirlerinden ayrılmayacaklardır.” diye buyrulmaktadır. Hz. Ali (a.s.) Sıffin’de bir hutbesinde “Konuşan Kur’an benim.” diye buyurmuştur. Kısaca Kur’an, Hz. Muhammed (s.a.a.v.) ve Hz. Ali (Ehlibeyt) (a.s) birbirini destekleyen, insanın doğru yolda yürümesini sağlayan ana kaynaklardır. Alevilik bu kaynaklara dayandığından hak yoldur. <br />
<br />
Hz. Muhammed (s.a.a.v.) amcasının oğlu ve damadı olan Hz. Ali’yi (a.s.) çok severdi ve Hz. Ali, kendisine en yakın kişiydi. Tebük Seferi’ne çıktığında Hz. Ali’yi kendi yerine Medine’de vekil olarak bırakması ona olan güveninin bir göstergesidir.<br />
<br />
Hz. Peygamberin Hz. Ali’ye olan sevgi ve güvenini belirleyen birçok hadisi vardır. “Ali bedenimde baş gibidir.” “Her nebi için bir vasi ve varis vardır, Ali de benim vasiyyim ve varisimdir.” Gadir-i Hum’da “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.” gibi hadislerle Hz. Ali’yi kendisinden sonra vasi olarak tayin etmiştir. Nusayriler, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) vasiyetini dinlediği ve ona uyduğu için ALEVİDİR.<br />
<br />
“Alevilik” Hz. Ali’ye bağlılıktır, Hz. Ali’nin yandaşı olmaktır, Hz. Ali’yi sevmektir, Hz. Ali’yi yüceltmektir. İsim “Müslümanlık” kimlik “ALEVİLİK” olduğu için Aleviyiz.<br />
<br />
Aşağıda yazılanlar okunduğunda neden Alevi olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır:<br />
<br />
“Selman El Farisi” dedi ki: Resûlullah (s.a.a.v.) imam Ali’ye hitaben : “Bu vasim sırrımın yeri ve terk ettiklerimin en hayırlısıdır.” (Mizanul-itidal, 1/635)<br />
<br />
“Hz. Muhammed (s.a.a.v.) Hz. Fatıma’ya: “Senin kocan dünya ve ahirette seyyiddir. Kendisi ashabım içinde İslam’a ilk gelendir. Âlem içinde en fazla ilme sahip olan ve âlem içinde en kuvvetli hilme sahip olandır.” (El-istiab,1099 El istiab.1091) <br />
<br />
Bir hadisinde (s.a.a.v.) “Dünya ve ahirette bayrağımı Ali taşıyacaktır.” demiştir. İbni Abbas diyor ki: <br />
<br />
“Ali’nin dört özelliği var ki, başkasında yoktur:<br />
<br />
1- Kendisi Acem ve Araptan önce Resûlullah (s.a.a.v.) ile ilk namaz kılandır. <br />
2- Her çarpışmada peygamberin (s.a.a.v.) bayrağı onun elindeydi.<br />
3- Başkaları Peygamberi (s.a.a.v.) terk edip kaçtıklarında ancak kendisi sebat edip Peygamber’in yanında kalmıştı. <br />
4- Kendisi Resûlullahı (s.a.a.v.) vefatından sonra yıkayıp kabrine defnedendir.”<br />
Selman-ı Farisi diyor ki: Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurdu: “Ümmetimden Kevser Havuzu’nun başında bana ilk erişecek olan Ali bin ebi Talip’tir.”<br />
Resûlullah (s.a.a.v.) bir hadisinde: “Ali’nin yüzüne bakmak ibadettir”<br />
<br />
Zeyd Bin Erkam dedi ki: “Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İslamiyeti ilk iman edin Ali’dir."<br />
<br />
Resûlullah (s.a.a.v.) “Ey Ali razı olmaz mısın ki; Harun’un Musa’ya olan durumu gibi olasın?” Ali dedi ki: “Evet razı olurum ya Resûlullah!” Resûlullah; “Sen öylesin.” diye buyurdu.<br />
<br />
Hz. Muhammed (s.a.a.v.): “Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır.” <br />
<br />
Hz. Muhammed (s.a.a.v.) “Ali’den ne istiyorsunuz, Ali bendendir, ben de Ali’denim. Ali benden sonra <br />
her müminin velisidir.” Ve her defasında “Sen benim dünya ve ahirette kardeşimsin.” demiştir. (Mizanul itidal, 1/410–411, El istiab 3/1097–1098)<br />
<br />
“Hz. Muhammed” (s.a.a.v.) “Ashabım arasında en doğru hüküm veren Ali’dir.” (El-istiab, 3/1102) demiştir. <br />
<br />
“Hz. Muhammed” (s.a.a.v.) “Ben kimin Mevlâsı isem Ali onun Mevlâsıdır. Allah’ım ona dost olana dost ol; ona düşman olana düşman ol.” (Usulul-ğabe, 3/139)<br />
<br />
Resûlullah (s.a.a.v) Beraat (Tevbe) suresini Mekke’de okuması için Ebubekir’i gönderdi. Sonra Hz. Ali’yi arkasından gönderip şöyle buyurdu: “Git Ebubekir’den kitabı al ve Mekke ehline sen oku” Hz. Ali (a.s.), Ebubekir’e yetişip kitabı ondan aldı ve Mekke halkına sureyi kendisi okudu. Bu durumdan müteessir olan Ebubekir Resûlullaha (s.a.a.v.) sordu : “Ya Resûlullah, hakkımda bir şey mi nazil oldu? Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurdu: “Hayır, lakin bu sureyi ben ve benim ehlimden birinin okuması için bana emir verildi.” (El Hasais emirel müminin Ali bin ebi Talib, 91) <br />
Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurur: “ Ben ve Ehlibeytim cennette bir ağacız ki dalları dünyadadır. Kim bize tutunursa, Allah’a doğru giden bir yola tutunmuş olur.” (Zahairül ukba, 16) <br />
<br />
İmam-ı Ali (a.s.) buyurdu ki: Resûlullah bana ahdetti ki: “Seni ancak mümin sever ve ancak münafık buğz eder.” (Müsned Ahmet bin Hanbel, 1/95) <br />
<br />
Yine Resûlullah (s.a.a.v.) “ Ey Ali seni ancak mümin sever ve ancak münafık buğz (kin) eder” (Muntahabul kenz, 5/30) <br />
<br />
Ve aynı kaynaktan Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurdu: “Mümini tanıtan sıfat Ali Bin Ebi Talib’e duyulan sevgidir.” Bizler bu hadislere inandık ve onun için Aleviyiz. Bu hadislerin sayısı çoktur ve istenirse bunlar kitaplar dolduracak kadar çoğaltılabilir. Bu deliller ve hadisler Alevi olması için yeterli sebepler değil mi? Biz bu hadisler ışığında “ALEVİYİZ.” <br />
<br />
Hz. Ali’nin yüce konumunu biraz daha açmak gerekirse hiç kimseye nasip olmayan özelliklerinden bazılarını belirtmekte fayda vardır.<br />
<br />
Hz. Ali Kâbe’de dünyaya gelen tek varlıktır. <br />
Hz. Ali, Hz. Muahmmed’in damadı, âlemlerin seyyidesi olan Hz. Fatıma’nın eşidir. <br />
Hz. Ali Hasan ve Hüseyin’in babasıdır. <br />
Hz. Ali İlk iman eden ve ilk Müslüman olandır. <br />
Hz. Ali ümmetine yol gösteren kişidir. <br />
Hz. Ali, Hz. Muhammed’in soyunu devam ettiren kişidir. <br />
Hz. Ali, Hz. Muhammed’le aynı nurdan yaratılandır. <br />
Hz. Ali, Hz. Peygamberin bayrağını dünya ve ahirette taşıyandır.<br />
<br />
Hz. Ali: “Beni kaybetmeden önce bana sorunuz. Vallahi göklerdeki yolları yerdeki yollardan daha iyi bilirim.” demiştir. Hz. Muhammed (s.a.a.v.) “Allah’a and olsun ki, ilmin onda dokuzu Ali’ye verilmiştir. Geri kalan onda biri hususunda da Ali insanlarla ortaktır.” <br />
<br />
Müşriklerle yapılan savaşların kazanılması Hz. Ali’nin kahramanlıkları sayesinde olmuştur. İnsanlık tarihinde en güçlü kişidir. <br />
<br />
Hz. Muhammed (s.a.a.v.) “Dünyanın bütün ağaçları kalem, denizleri mürekkep olsa cinleri hesap tutsa insanları da kâtip olsa Kıyamet Günü’ne kadar Ali’nin faziletlerini sayamazlar.” diye buyurur. <br />
<br />
Hz. Ali’nin bu yüce konumu ile Hz. Peygamberin bu hadisleri, Müslüman insanın ‘Alevi’ olması için yeterlidir. Hz. Muhammed tarafından Hz. Ali’nin bu kadar yüceltildiğini gören ve Hz. Ali’nin faziletlerine şahit olan samimi Müslümanlar Alevi ismini aldı.<br />
<br />
Hz. Peygamber de gelecekte olacakları görür gibi seslendi. “Benden sonra karanlık fitneler olacak. Bufitneden ‘urvatül vuska’ya tutunan kurtulur.” Resûlullaha (s.a.a.v.) ‘urvatül vuska’ nedir, diye sorulduğunda; o Ali Bin Ebi Talib’tir demiştir. Onun tarafını tutun, o ilk iman edendir ve müminlerin reisidir. (Meşarik Envar El Yakin) <br />
<br />
Muhammed ibn-i Nusayr'in isminden türeyen Nusayri sözcüğünün kendileri için kullanılmasını istemediklerinden Türkiye'de genelde "Arap Alevisi" denir. Nusayri ismini kullanmak istememelerinin sebebi Muhammed ibn-i Nusayr'in sadece ehl-i Beyt öğretisini yaymış olmasıdır, yani mezhep kurmamıştır.<br />
<br />
Anadolu Aleviliği ile benzer yönü sadece Kur'an-ı Kerim ve Ehl-i Beyt sevgisidir. Caferiyye Şiiliği ile itikadi yönden benzemektedir.<br />
<br />
Mezhebin kurucusu ve Muhammed ibn-i Nusayr'in isminden türeyen Nusayri tanımlaması kullanılmaktadır. Ancak, Nusayrilere göre Muhammed bin Nusayr mezhep kurucusu değil, sadece 11. İmam Hasan El Askeri'nin öğrencisi ve Ehlibeyt öğretisini yayan kişidir.<br />
11. İmam Hasan El Askeri'nin öğrencisi Muhammed bin Nusayr'ı (ö. 883) otorite kabul ettikleri için bu adı alırlar. Ancak Nusayriler bu ismi kendileri için asla kullanmazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dil</span><br />
Anadilleri Arapçadır. Yaşlı nesil hâlâ Arapça konuşmaktadır.<br />
Türkiye'de ise Hatay'ın katılmasından (1939) sonra doğmuş olan daha genç nesil tarafından Türkçe konuşulmaktadır. <br />
Bugün Arapça ile Türkçenin bir karışımı konuşulur. <br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NUSAYRİLER (ARAP ALEVİLERİ)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİLİK NEDİR?</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alevilik;</span> Kaynağını Kuran’dan alan, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) hadisleri ve Ehlibeyt imamlarının (a.s.) öğretileriyle şekillenen İslam’ın özüdür, sırat-ı müstakimdir. Yani doğru ve hak olan yoldur.<br />
<br />
Alevilik, Hz. Ali’nin (a.s.) taraftarı (Şiası) olmak demektir. Onun taraftarı olmak demek Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) taraftarı olmak demektir; yani Allah’ın taraftarı olmak demektir. Hz. Muhammed (s.a.a.v.) hadis-i şerifte “Her kim Ali’yi severse, beni sevmiş olur; beni seven de Allah’ı sevmiş olur. Ali’ye kim düşmanlık ederse bana düşmanlık etmiş olur.” diye buyurmaktadır. Kur’an, Allah’ın (c.c.) kelamı; Hz. Muhammed (s.a.a.v.) Kuran’ın dili, Hz. Ali (a.s.) de konuşan Kuran’dır. Hadis-i şerifte “Kuran Ali’yle, Ali de Kur’an’la beraberdir. Kıyamet Günü’ne kadar birbirlerinden ayrılmayacaklardır.” diye buyrulmaktadır. Hz. Ali (a.s.) Sıffin’de bir hutbesinde “Konuşan Kur’an benim.” diye buyurmuştur. Kısaca Kur’an, Hz. Muhammed (s.a.a.v.) ve Hz. Ali (Ehlibeyt) (a.s) birbirini destekleyen, insanın doğru yolda yürümesini sağlayan ana kaynaklardır. Alevilik bu kaynaklara dayandığından hak yoldur. <br />
<br />
Hz. Muhammed (s.a.a.v.) amcasının oğlu ve damadı olan Hz. Ali’yi (a.s.) çok severdi ve Hz. Ali, kendisine en yakın kişiydi. Tebük Seferi’ne çıktığında Hz. Ali’yi kendi yerine Medine’de vekil olarak bırakması ona olan güveninin bir göstergesidir.<br />
<br />
Hz. Peygamberin Hz. Ali’ye olan sevgi ve güvenini belirleyen birçok hadisi vardır. “Ali bedenimde baş gibidir.” “Her nebi için bir vasi ve varis vardır, Ali de benim vasiyyim ve varisimdir.” Gadir-i Hum’da “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.” gibi hadislerle Hz. Ali’yi kendisinden sonra vasi olarak tayin etmiştir. Nusayriler, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) vasiyetini dinlediği ve ona uyduğu için ALEVİDİR.<br />
<br />
“Alevilik” Hz. Ali’ye bağlılıktır, Hz. Ali’nin yandaşı olmaktır, Hz. Ali’yi sevmektir, Hz. Ali’yi yüceltmektir. İsim “Müslümanlık” kimlik “ALEVİLİK” olduğu için Aleviyiz.<br />
<br />
Aşağıda yazılanlar okunduğunda neden Alevi olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır:<br />
<br />
“Selman El Farisi” dedi ki: Resûlullah (s.a.a.v.) imam Ali’ye hitaben : “Bu vasim sırrımın yeri ve terk ettiklerimin en hayırlısıdır.” (Mizanul-itidal, 1/635)<br />
<br />
“Hz. Muhammed (s.a.a.v.) Hz. Fatıma’ya: “Senin kocan dünya ve ahirette seyyiddir. Kendisi ashabım içinde İslam’a ilk gelendir. Âlem içinde en fazla ilme sahip olan ve âlem içinde en kuvvetli hilme sahip olandır.” (El-istiab,1099 El istiab.1091) <br />
<br />
Bir hadisinde (s.a.a.v.) “Dünya ve ahirette bayrağımı Ali taşıyacaktır.” demiştir. İbni Abbas diyor ki: <br />
<br />
“Ali’nin dört özelliği var ki, başkasında yoktur:<br />
<br />
1- Kendisi Acem ve Araptan önce Resûlullah (s.a.a.v.) ile ilk namaz kılandır. <br />
2- Her çarpışmada peygamberin (s.a.a.v.) bayrağı onun elindeydi.<br />
3- Başkaları Peygamberi (s.a.a.v.) terk edip kaçtıklarında ancak kendisi sebat edip Peygamber’in yanında kalmıştı. <br />
4- Kendisi Resûlullahı (s.a.a.v.) vefatından sonra yıkayıp kabrine defnedendir.”<br />
Selman-ı Farisi diyor ki: Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurdu: “Ümmetimden Kevser Havuzu’nun başında bana ilk erişecek olan Ali bin ebi Talip’tir.”<br />
Resûlullah (s.a.a.v.) bir hadisinde: “Ali’nin yüzüne bakmak ibadettir”<br />
<br />
Zeyd Bin Erkam dedi ki: “Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İslamiyeti ilk iman edin Ali’dir."<br />
<br />
Resûlullah (s.a.a.v.) “Ey Ali razı olmaz mısın ki; Harun’un Musa’ya olan durumu gibi olasın?” Ali dedi ki: “Evet razı olurum ya Resûlullah!” Resûlullah; “Sen öylesin.” diye buyurdu.<br />
<br />
Hz. Muhammed (s.a.a.v.): “Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır.” <br />
<br />
Hz. Muhammed (s.a.a.v.) “Ali’den ne istiyorsunuz, Ali bendendir, ben de Ali’denim. Ali benden sonra <br />
her müminin velisidir.” Ve her defasında “Sen benim dünya ve ahirette kardeşimsin.” demiştir. (Mizanul itidal, 1/410–411, El istiab 3/1097–1098)<br />
<br />
“Hz. Muhammed” (s.a.a.v.) “Ashabım arasında en doğru hüküm veren Ali’dir.” (El-istiab, 3/1102) demiştir. <br />
<br />
“Hz. Muhammed” (s.a.a.v.) “Ben kimin Mevlâsı isem Ali onun Mevlâsıdır. Allah’ım ona dost olana dost ol; ona düşman olana düşman ol.” (Usulul-ğabe, 3/139)<br />
<br />
Resûlullah (s.a.a.v) Beraat (Tevbe) suresini Mekke’de okuması için Ebubekir’i gönderdi. Sonra Hz. Ali’yi arkasından gönderip şöyle buyurdu: “Git Ebubekir’den kitabı al ve Mekke ehline sen oku” Hz. Ali (a.s.), Ebubekir’e yetişip kitabı ondan aldı ve Mekke halkına sureyi kendisi okudu. Bu durumdan müteessir olan Ebubekir Resûlullaha (s.a.a.v.) sordu : “Ya Resûlullah, hakkımda bir şey mi nazil oldu? Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurdu: “Hayır, lakin bu sureyi ben ve benim ehlimden birinin okuması için bana emir verildi.” (El Hasais emirel müminin Ali bin ebi Talib, 91) <br />
Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurur: “ Ben ve Ehlibeytim cennette bir ağacız ki dalları dünyadadır. Kim bize tutunursa, Allah’a doğru giden bir yola tutunmuş olur.” (Zahairül ukba, 16) <br />
<br />
İmam-ı Ali (a.s.) buyurdu ki: Resûlullah bana ahdetti ki: “Seni ancak mümin sever ve ancak münafık buğz eder.” (Müsned Ahmet bin Hanbel, 1/95) <br />
<br />
Yine Resûlullah (s.a.a.v.) “ Ey Ali seni ancak mümin sever ve ancak münafık buğz (kin) eder” (Muntahabul kenz, 5/30) <br />
<br />
Ve aynı kaynaktan Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurdu: “Mümini tanıtan sıfat Ali Bin Ebi Talib’e duyulan sevgidir.” Bizler bu hadislere inandık ve onun için Aleviyiz. Bu hadislerin sayısı çoktur ve istenirse bunlar kitaplar dolduracak kadar çoğaltılabilir. Bu deliller ve hadisler Alevi olması için yeterli sebepler değil mi? Biz bu hadisler ışığında “ALEVİYİZ.” <br />
<br />
Hz. Ali’nin yüce konumunu biraz daha açmak gerekirse hiç kimseye nasip olmayan özelliklerinden bazılarını belirtmekte fayda vardır.<br />
<br />
Hz. Ali Kâbe’de dünyaya gelen tek varlıktır. <br />
Hz. Ali, Hz. Muahmmed’in damadı, âlemlerin seyyidesi olan Hz. Fatıma’nın eşidir. <br />
Hz. Ali Hasan ve Hüseyin’in babasıdır. <br />
Hz. Ali İlk iman eden ve ilk Müslüman olandır. <br />
Hz. Ali ümmetine yol gösteren kişidir. <br />
Hz. Ali, Hz. Muhammed’in soyunu devam ettiren kişidir. <br />
Hz. Ali, Hz. Muhammed’le aynı nurdan yaratılandır. <br />
Hz. Ali, Hz. Peygamberin bayrağını dünya ve ahirette taşıyandır.<br />
<br />
Hz. Ali: “Beni kaybetmeden önce bana sorunuz. Vallahi göklerdeki yolları yerdeki yollardan daha iyi bilirim.” demiştir. Hz. Muhammed (s.a.a.v.) “Allah’a and olsun ki, ilmin onda dokuzu Ali’ye verilmiştir. Geri kalan onda biri hususunda da Ali insanlarla ortaktır.” <br />
<br />
Müşriklerle yapılan savaşların kazanılması Hz. Ali’nin kahramanlıkları sayesinde olmuştur. İnsanlık tarihinde en güçlü kişidir. <br />
<br />
Hz. Muhammed (s.a.a.v.) “Dünyanın bütün ağaçları kalem, denizleri mürekkep olsa cinleri hesap tutsa insanları da kâtip olsa Kıyamet Günü’ne kadar Ali’nin faziletlerini sayamazlar.” diye buyurur. <br />
<br />
Hz. Ali’nin bu yüce konumu ile Hz. Peygamberin bu hadisleri, Müslüman insanın ‘Alevi’ olması için yeterlidir. Hz. Muhammed tarafından Hz. Ali’nin bu kadar yüceltildiğini gören ve Hz. Ali’nin faziletlerine şahit olan samimi Müslümanlar Alevi ismini aldı.<br />
<br />
Hz. Peygamber de gelecekte olacakları görür gibi seslendi. “Benden sonra karanlık fitneler olacak. Bufitneden ‘urvatül vuska’ya tutunan kurtulur.” Resûlullaha (s.a.a.v.) ‘urvatül vuska’ nedir, diye sorulduğunda; o Ali Bin Ebi Talib’tir demiştir. Onun tarafını tutun, o ilk iman edendir ve müminlerin reisidir. (Meşarik Envar El Yakin) <br />
<br />
Muhammed ibn-i Nusayr'in isminden türeyen Nusayri sözcüğünün kendileri için kullanılmasını istemediklerinden Türkiye'de genelde "Arap Alevisi" denir. Nusayri ismini kullanmak istememelerinin sebebi Muhammed ibn-i Nusayr'in sadece ehl-i Beyt öğretisini yaymış olmasıdır, yani mezhep kurmamıştır.<br />
<br />
Anadolu Aleviliği ile benzer yönü sadece Kur'an-ı Kerim ve Ehl-i Beyt sevgisidir. Caferiyye Şiiliği ile itikadi yönden benzemektedir.<br />
<br />
Mezhebin kurucusu ve Muhammed ibn-i Nusayr'in isminden türeyen Nusayri tanımlaması kullanılmaktadır. Ancak, Nusayrilere göre Muhammed bin Nusayr mezhep kurucusu değil, sadece 11. İmam Hasan El Askeri'nin öğrencisi ve Ehlibeyt öğretisini yayan kişidir.<br />
11. İmam Hasan El Askeri'nin öğrencisi Muhammed bin Nusayr'ı (ö. 883) otorite kabul ettikleri için bu adı alırlar. Ancak Nusayriler bu ismi kendileri için asla kullanmazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dil</span><br />
Anadilleri Arapçadır. Yaşlı nesil hâlâ Arapça konuşmaktadır.<br />
Türkiye'de ise Hatay'ın katılmasından (1939) sonra doğmuş olan daha genç nesil tarafından Türkçe konuşulmaktadır. <br />
Bugün Arapça ile Türkçenin bir karışımı konuşulur. <br />
]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>