54. Öyleyse [yalnız] Rabbinize yönelin ve [ölümün ve yeniden dirilmenin] azabı başınıza gelmeden önce O'na teslim olun, sonra hiç kimse sizi koruyamaz.
55. Bu azap, siz farkında olmadan, âniden başınıza gelmeden önce Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan en güzel [öğretiye] uyun,
56. ki hiçbir insan [Kıyamet Günü] “Allah'a karşı umursamaz davrandığım ve [hakikati] küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!” demesin;
57. yahut, “Eğer Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka O'na karşı sorumluluk bilinci duyanlardan biri olurdum!” demesin diye,
58. yahut, [kendisini bekleyen] azabın farkına vardığında “Keşke [hayatta] bana bir şans daha verilse de iyilik yapanlar arasına girsem!” demesin diye.
59. [O zaman Allah şu cevabı verecektir:] “Tabii, elbette! Mesajlarım sana ulaştı(ğı halde) sen onları yalanladın, yersiz bir gurura kapıldın ve hakikati inkar edenler arasına girdin!”
60. İşte [böyle,] Kıyamet Günü Allah hakkında yalan uyduranların yüzlerinin [acıdan ve mahcubiyetten dolayı] kapkara kesildiğini görürsün. Yersiz gurura kapılanlar için cehennem, [uygun] bir yer değil mi?
61. Ama Allah, kendisine karşı sorumluluk bilinci duyanları koruyacak ve [iç dünyalarında] ulaştıkları üstün mertebelerden dolayı [onlara mutluluk bağışlayacaktır]; ne bir kötülük dokunacak onlara, ne de üzüntüye kapılacaklar.