You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

zıt bir kimlik ile yaşamaK

zıt bir kimlik ile yaşamaK

Uzman
zıt bir kimlik ile yaşamaK
“Günümüzün en nazik ve en önemli konularından biri, biz Avrupalı olmayan ülkeler halkının ve İslam toplumlarının karşı karşıya bulunduğu modernleşme sorunudur. En önemlisi de, bu ‘empoze edilmiş modernleşme’ ile ‘gerçek medeniyet’ arasındaki ilgidir. Bu modernleşme, ister iddia edildiği gibi medenileşmeyle eş anlamlı olsun, isterse medeniyetle hiç ilgisi olmayan farklı sosyal bir olgu olarak karşımıza çıksın, bu sorunu çözmek zorundayız. Ne yazık ki modernizm, biz Avrupalı olmayan uluslara medeniyet adı altında empoze edilmiştir.
Bütün Avrupalı olmayan ulusların Batı ve Batı medeniyeti ile yakın ilişkiler içinde bulunduğu ve ‘modern’ uluslar olmaya doğru değişim geçirdiği son 150 yıl boyunca Batı, bir misyoner şevkiyle kişileri modernleşme görevini üstlenmiştir. Fakat bu, ulusları medenileştirme ve medeniyetle tanıştırma adı altında, ‘ideal medeniyet’ olarak isimlendirmekte ısrar etmelerine rağmen, bize modernizmi verdiler. Entelektüellerimiz, halka modernleşme yoluyla medenileşemeyeceğini anlatmak için bunu yıllar önce fark etmeliydiler. Fakat beceremediler.”
Şimdi bizler her yönü ile batılıları taklit eden, kendisi üretmeyen sürekli tüketen bireylere dönüştük. Hep içimizde bir başkası var ve kendimiz olarak var olmayı beceremiyoruz. Ve tüm bunlar bizlerde değer yargılarına dönüşüyor. Fakat bu İslami değerleri içselleştirmemiz önünde büyük bir engel olarak duruyor. Batı’nın ürettiği kendine has değerler ile hesaplaşmamız gerekiyor.
Bizler için tüm bunlar kendi bağımsız kimliğimizi unutturacak olgular değildir. Fakat biz şunu rahatlıkla görüyoruz ki toplumumuzun büyük bir çoğunluğu ait olduklarını söyledikleri diğer kimliklerinden farklı ve birbirlerine oldukça zıt bir kimlik ile yaşamaya devam ediyorlar.

H.ERTÜRK
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: zıt bir kimlik ile yaşamaK
Yazarın düşünceleri son derece hatalı. Öncelikle Avrupa da modernist akım 18-19 yy da başlar. Hristiyanlığın papazlar devleti (bizdeki şeriat devleti gibi) ve papaz dini (Şiilikte ki imamlık mertebesi gibi) yaklaşık 4 yy da oluştu. Ve tam 1100 yıl süren bir iç çatışmanın sonucu oldu bu. Ekonomik, milliyet, felsefe, bilim, din ve sanat kavgalarının sonucunda marks ilkeleri bu iç çatışmayı noktaladı.

İslam ülkelerinde ki sadece 100 yıllık bir kavram. Mesela laiklik ilkesi avrupada 19. Yy ile başlar. Daha ırkçılık akımları 50 yıl önce sonlandı.

Bizim müslümanlar; çıplak kadınları, absürt müzikleri, kapitalizmin tv kanallarını görünce tüm bunları modernizm kötüdür diye nitelendiriyor. Sanki modernlik Lut kavmi bu görüşe göre.

Oysaki modern düşünce çok sesli klasik müziğe karşı halk müziğini ortaya koyar. Etnik köken yerine ulus vatandaşını tanımlar. Asillerin gösterişli şato kavramı yerine şehir yaşamını getirmiştir. Saraylı ipek kıyafetler yerine pamuk üretir. Kısaca modernizm asil asker,kral,din adamının rejimini yıkıp halkçılık ortaya koymuştur. Bu durum sade ve gösterişsiz adil bir yaşam ortaya koymuştur. İşte bu sebeple modern yaşam kuranın bize öğütlediği yaşamdır.

Modernizm ve postmodern yaşam da yazarın bahsettiği kimlik sorunu yoktur. Bu hastalıklar marksizmin terk edilip Yahudi kapilaizminin oluşturduğu küresel ekonominin handikaplarıdır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: zıt bir kimlik ile yaşamaK
İnsanların yargılı bakışları yüzünden
acaba ne derler diye düşünmekten kendimiz olamıyoruz
oysa doğal olmak yürek işidir =)

tamam fazlası zarar ...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.