Ziraat ve yarıcılık etmek, dört vecihle İmameyn’e göre caizdir:
1-Eğer tarla ve tohum birisinin, amel ve öküz birisinin ise caizdir.
2-Amel, öküz, tohum birisinin, yalnız tarla birisininse bu surette de caizdir.
3-Eğer tarla, öküz ve tohum birisinin, yalnız amel birisininse caizdir. Ve bu Kastamonu diyarında amel bunun üzeredir.
4-Eğer tarla, öküz birisinin, tohum ve amel birisinin olursa batıl olur.
Yarıcılığın şartındandır ki, çıkan mahsulün ortak olması, ortaklardan birisinin bir kilo fazla alacağı tayin olursa, yani o ikisinden birisi bir kilo fazla almayı şart ederse yarıcılık batıl olur.
Eğer o tarla sahibi “bu tarlanın mahsulü benim, diğer tarlalar müşterek” dese yine batıl ve fâsiddir. Belki o tarladan mahsül çıkacak, diğer tarladan mahsül çıkmayacak veya âfete uğrayacak. O vakit ortakçı açıkta kalır. Ona hainlik olur.
Ama bu diyarda (Kastamonu) ağalık namıyla anılan kişilerin aldıkları “işçi masrafları” diye alınan veyahut kendine mahsus tarla ektirmesi şer’an caiz değildir. Şeriate muhalif olduğu için helal olmaz. Ve sahibi bereketini bulmaz.
Eğer tohum için ortadan bir tarla ektirip, oradan çıkan mahsulü daima tohum için alması umulur ki caiz olur.