ZİHİNSEL BİR TAŞRADA YAŞIYORUZ...(2)
-Sizin tespitiniz ne?
-Tek bir nedene indirgenemez ama basitçe; 21. yüzyılı tanımlayamamak, ihtiyaçlarına yanıt verecek bağlamda içerik üretememek… Hiç abartmadan bugün bir bilinç felci yaşadığımızı söyleyebiliriz.
İslami bağlamda bilinç, bilgi, yorum üretmiyoruz. Tarih üretmiyoruz, eylem üretmiyoruz. Üretilenlerin tümüne maruz kalıyoruz, korkarım ki maruz kalmaya devam edeceğiz.
-Neden üretemiyoruz?
-İslam ümmeti akla veda ettiği gün tarihe de veda etti. Yeniden tarihe dönmesi için yeniden akla dönmesi gerekli. Araçsal bir aklı kastetmiyorum, vahiyle uzlaşmış bir aklı kastediyorum.
Fakat çarpıcıdır, yeniden İslam dünyası mistisizme dönüyor. Bu ümmetin asla ve kat’a bir geleceği olmayacak demektir.
Çünkü şu anda tarihsel bağlamda neo-liberal bir işgal ve istila yaşıyoruz. Biz bunu fark etmiyoruz. Demokrasinin modern zamanlarda bir dekor olduğunu Müslümanların öğrenmesi gerekiyor.
Asıl büyük kararların sermaye tarafından verildiğini öğrenmek gerekiyor. Bugün mezhepçilik varsa ve bu utanç vericidir ki hâlâ var, insanların hangi mezhepten olduğunu konuşuyorsak böyle bir kültürün geleceği yok.
-Bu gettolaşmaya neden olmaz mı?
-Gayet tabi, içe kapanıyoruz. Küreselleşmeyi paylaşmayabiliriz, küreselleşme karşıtıyız, küreselleşmeyi sorgulamalıyız ama bir diğer taraftan küreselleşmenin sağladığı birtakım zihinsel imkanlardan da faydalanıyoruz. Örneğin ulus devletle biz hesaplaşmalıydık
Müslümanlar olarak ama küreselleşme hesaplaşıyor. Takdis edilmiş devletle küreselleşme hesaplaşıyor.
-Ya da biz küreselleşmeyi arkamıza alarak yapıyoruz bunu…
-Evet. Müslümanlar yakın zamana kadar Kürt sorunu söz konusu olduğunda devlet yorumunun yanında yer aldılar. Hala devlet yorumunu tüketmeye devam ediyorlar. Böyle korkunç bir şey olur mu? Zihinlerimize düşüncelerimize kim vaziyet ediyor?
Oryantalist klişeler. ‘Arap Baharı’ diye bir tanımdan söz ediliyor. ‘Arap Baharı’ diye bir bahar yok. Prag Baharı’ndan ilham alınmış bir şey. Tanım Araplara ait bir tanım değil. Düşünce hayatımız özgür değil. İslami bilgi özgür olmayınca nasıl zihinlerimiz özgür olabilir?
Avrupa sürekli entelektüel tahakküm üretiyor. Bizim artık o tahakkümle ilgili rahatsızlığımız ya da farkındalığımız yok çünkü içselleştirmişiz.
-Bugün yaşadığımız İslam üretilmiş bir İslam mı?
Miras alınmış bir İslam, çünkü üzerinde düşünmedik. Mirasyedi gibi hareket ediyoruz. Geçmişte üretilen her şeyi tükettik. Geçmişte üretilenler günümüze cevap vermiyor.
Onun için bir tıkanma bir felç durumu yaşıyoruz. İslam dünyasında bir otorite olmadığı için masallarla, menkıbelerle, efsanelerle, rüyalarla bezenmiş bir din algısı, özellikle genç kuşakları narkoz gibi etki altına alıyor.
ATASOY MÜFTÜOĞLU
Devam edecek..