Zekât ve sadakanın en faziletlisi kişinin en sevdiği malından verdiğidir. Allâhü Teâlâ şöyle buyurmuştur (meâlen): “Sizin yanınızdakiler tükenir, Allâh'ın yanındakiler ise bâkîdir" (Nahl sûresi, âyet 96) ve “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe siz birre (ihsâna, rızâ-yı ilâhîye) eremezsiniz. Maamâfih, her ne infâk eylerseniz şüphesiz Allah onu bilir." (Âl-i İmrân sûresi, âyet 92)
Enes bin Mâlik (radıyallâhü anh) buyurdular ki:
“Kıyâmet günü bir adam cehennemden getirilir. Allâhü Teâlâ: “Yerini nasıl buldun?" buyurur.
“Pek şiddetli buldum" der. Allâhü Teâlâ buyurur ki: “Yeryüzü dolusunca altın olsa onu fidye olarak verip buradan kurtulmak ister misin?" Kul der ki:
“Evet, Yâ Rabbi!" Allâhü Teâlâ:
“Kulum yalan söyledi. Dünyada senden bunun pek hafifi olan açı doyurmanı istedim, yapmadın" buyurur.
[Hâdimî, Eyyühe’l-veled şerhi]
*
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.