You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

ZEKÂT CİMRİLİKTEN, KÖTÜ AHLÂKTAN TEMİZLER

ZEKÂT CİMRİLİKTEN, KÖTÜ AHLÂKTAN TEMİZLER

Profesör
ZEKÂT CİMRİLİKTEN, KÖTÜ AHLÂKTAN TEMİZLER
İslâm'ın şartlarından biri de malının zekâtını vermektir. Ticâret malları ile altın, gümüş ve nakit paraların kırkta biri zekât olarak verilir.

Zekât, hicretin ikinci senesi farz kılınmıştır. Fıtır sadakası ve bayram namazı da o sene emrolundu.

Zekât, temizlik ve üreyip çoğalmak mânâsınadır. Malın zekâtını vermek kalan mala çok bereket getirir, zekât verenin malı gittikçe artar. Lâkin bu faydayı elde etmek için zekâtı gönül hoşluğu ile vermek lâzımdır.

Allâhü Teâlâ, gönülden istemeyerek yapılan ameli kabul etmez ve ondan râzı olmaz. Velî (Allah'ın sevgili bir kulu) olmak mal ve canı Allah yolunda fedâ etmeye bağlıdır. Cimri olan velî olamaz. Zekât, nefsi cimrilik gibi kötü ahlâktan temizler.

Allâhü Teâlâ güzel amel işleyenin ecir ve mükâfâtını zâyi' etmez, mutlaka karşılığını verir. Malını onun rızası için verene ondan hayırlısını, canını ve fânî vücûdunu fedâ edene ondan hayırlı olan ebedî hayâtı ve cennette cemâlini görmeyi nasîb eder. Kur'ân-ı Kerîm'de -meâlen-: “Allâhü Teâlâ'nın rızâsına muvâfık güzel ameller yapanlara ondan daha güzeli ve bir de ziyâde var.” (Yûnus Sûresi, âyet 26)” buyurulmuş-tur. Buradaki ziyâde rü'yetullah (Allâh'ın cemâlini görmek) olarak tefsir edilmiştir.

Yine âyet-i celîlede -meâlen-: “...Hakkında sizi tasarrufa salahiyetli kıldığı şeylerden infak eyleyin.” (Hadîd Sûresi, âyet 7) buyurulmuştur. Yani insanların ellerinde olan mallar hakîkatte Allâhü Teâlâ'nındır, halka emânet olarak vermiştir. Nisâba mâlik olan herkesin o maldan zekât ve sadaka vermesi lâzımdır.

Fetvâ kitaplarında şöyle geçer: Okuma veya okutma ile meşgul ilim ehlinin zengin de olsa- zekât almaları câizdir. (Tenvîru'l-ebsâr ve Tefsîr-i Semerkandî) Hadîs-i şerîfte: “Kırk senelik nafakası da olsa ilim talebesine zekât verilir.” buyurulmuştur.

İsmâil Hakkı Bursevî Hazretleri diyor ki: “Burada ilimden maksad: Peygamberlerin ve evliyânın ilmi olan dîn ilimleridir. Yoksa yalnız felsefî ve aklî ilimleri tahsîl edenler değildir.

(Hadîs-i Erbaîn terc. ve şerh, İ. Hakkı Bursevî)

*
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.