ışığın dalga ve parça boyutu mekanı oluşturan her yerde zamanı da oluşturur.
gözü kör bir insan için ışık yoktur ama zamanı ve mekanı anlayan bir ruh alemiyle donatılmıştır.
bizim ışığımız olan güneşin enerjisi o güneşe ait zaman ve mekan anlayışını anlatır.
rumi ve hicri takvim farkları zamanı farklılaştırır. aya bakan gönüllerle güneşe bakan gönüller farklı zamanlara farklı mekanlara tabi olurlar. bizim yanımızda yer var derler ama onlar ayaklarını basacak yer dahi bulamazlar.
demek ki rumilik ve hicrilik farkı ta en başından zaman ve mekan farkıdır. mümminin anlayışında şekillenen dünyada yıllar aylar ve günler farklı bir zamanın ve mekanın çocuğu olur.
kendisini ifade etmesi halinden tutun durgunluğu bile farklılaşır. anlayışındaki hafıza kaybı veya kayıp zamanını açıklayan şey aslında tabi olduğu hicreti olur.
gözü görmez ama gönüllerin zaman ve mekanı güneşten ayrı olarak aya bakar. anlayışındaki duruluğunu ise gören gözünün yerine kalbine vererek huzur duyar. ALLAH teala sinelerdeki kalpler kör olur der.
ışığın dalga ve parça boyutu olmasa da bir alem halkolur ama zamanını tayin eden yüreklere bir hicret lazımdır.
bu nedenle inanan insan inanmayan insanla saatleri farklılaşmış bir dünyada gözleri gören eşitlerin kalpleri kör adaletini yaşarlar.
anlayışsızlık zamansızlık ve mekansızlık olur. aynı dünyaların farklı iki insanını ortada buluşturma çabası olarak ALLAH tealanın emri ışıktır nurdur.
o nur ki kapkaranlık gecede ay ışığı olur da yolları izleri belli belirsiz zamanları belli belirsiz mekanlara bağlar. yokluktan varlığa geçen insan artık kalbiyle gören olur gözünün gördüğü her mekan ise artık kalbi titreşimlerinin yaşattığı bir mekandır.
ALLAH teala bizlerden razı olsun.
![[Resim: urjn1.jpg]](http://t1311.hizliresim.com/1h/p/urjn1.jpg)