Ölmek çare değil, ölmek; kaçış, ölmek bir kurtuluş bu hengameden,ölmek; belki elimizi uzatamadıklarımızla barış..
Yaşamak anlamsız bir kuyuya kaçıyor her ufak bedende, her anne gözyaşında ve o kuyuya bir de Yusufu atmışlardı hatırlıyorum.Bir çıkaran olur mu bizim de yaşam hevesimizi? Kuyu dar,kuyu kaygan,kuyu karanlık,kuyu derin.
"Yusuf misali kuyularda erimikteyim, yalnızım.."
Bir kervan bekliyor kalp atışları..bir birliktelik,bir heyecan.. Yusuf bekliyor o Kervanı gözü nokta gibi kuyunun ağzında.
"Allahım sana güveniyorum, sana sığınıyorum ve yalnız senden yardım istiyorum.."
Gelecek mi o kervan?Yusuf kurtulacak mı?Yaşayacak mıyız?Elimizi uzatacak mıyız yaş karası rüyalara? Silecek miyiz gönüllere sinen ümitsizliği,kendi ümidimizle yeşerecekmiyiz?
Her ufak bedende ölesim geliyor ,Onlarınki ölmek değil; "Zira onlar diridirler.." Bir erişilmez yere gönderiyor kuş kanadıyla Yaratan...Onlar senin ruhun,senin kulun,sen bizden çok düşünürsün,bilirsin..
"Allahım sana güveniyorum, sana sığınıyorum ve yalnız senden yardım istiyorum.."
Yine Yusuf, yine kuyularda yine gözü ışıkta...Yürek kabarmaları bir kervan olsun artık, her gözyaşı bir insan her ah bir halka, kurtaralım Yusufu..
"Yusuf misali kuyularda erimekteyim, yalnızım alıntı