KAÇAN SUNA AZRAİL EL
Acep değil, senin için, bin can feda kılur isem
Senin varlığın can yeter, hoştur cansız kalır isem
Senin derdin olmasa sözüm acep kelecidir
Ne canım var, ne eydürem bir dem sensiz olur isem
Nice ki ben seni sevem, ecel eli ermeyiser
Kaçan suna Azrail el, ben seni canlanır isem
Ger suretim düşer ise, nice zeval ere bile
Ol kadimî kim sevenin, nice düşüp durur isem
Dahi Elestü belirmeden, ben âşıktım sen Mâşuk
Gözüm yüzüne tutam, yüz bin kaba girer isem
Dahi cihana gelmeden canım seni sever idi
Minnet değil Yunus, sana nice tapu kılur isem
32
DEĞİLİM KALÜ KIYLDE
Cânem ben andan ezeli eşip geldim
Aşkı kılavuz tutup, ol yola düşüp geldim
Değilim kal ü kıylde, ya yetmiş iki dilde
Yâd yok bana bu elde, anda bilişip geldim
Geçtim hotbin elinden, el çektim düğelinden
Ol ikilik belinden, birliğe bitip geldim
Dört kişidir yoldaşım, vefadâr râzdaşım
Üçle hoştur başım, birine buşup geldim
Ol dördün birisi can, biri din, biri iman
Biri nefsimdürür düşman, yolda savaşıp geldim
Bir kıl kırk yardılar, birin yol gösterdiler
Bu mülke gönderdilen, ol yola düşüp geldim
Aşk şarabından içtim, on sekiz ırmak geçtim
Denizler bendin deştim, ummandan taşıp geldim
Ben andan geldim bunda, yine varurem anda
Ben ana varasımı anda danışıp geldim
Azrail ne kişidir, kast idesi cânıma
Ben emanet issi ile, anda bilirişüp geldim
Şimdi Yunus'a ne gam, âşık melâmet bednam
Küfrüm imana şol dem, anda denişip geldim
33
OL SAHİB-İ KUR'AN BENEM
Ol kadir-i kün feyekün, lûtf edici Sübhan benem
Kesmeden rIzkInI veren, cümlelere Sultan benem
Nutfedan âdem yaratan, yumurtadan kufl türeden
Kudret dilini söyleten, zikr eyleten Sübhan benem
Kimisini zâhit kIlan, kimisine füsk işleten
Ayıplarını örtücü, ol delil ü bürhan benem
Benem ebet, benem beka, ol kadir-i hak mutlaka
Yarın Hızır ola saka, anı kılan gufran benem
Ete; deri sügük çatan, ten perdelerini tutan
Kudret işim çoktur benim, hem zâhir ü ayan benem
Hem bâtınem, hem zâhirem, hem evvelem, hem âhirem
Bu cümlesini yaratıp, tertip eden Yezdan benem
Yoktur anda tercüman andaki iş bana ayân
Bin bir adı vardır Yunus, ol sahib-i Kur'an benem
34
YUSUF BULUNUR KEN'AN BULUNMZ
Bu ne derttir ana derman bulunmaz
Ya bu ne yaredir zahmİ belirmez
Yitürdüm Yusuf'um Ken'an elinde
Yusuf'um bulundu, Ken'an bulunmaz
Beyim ârif isen, var sen yolunca
Bunda başlar yiter, kanlar sorulmaz
Mânisiz kişiden hiç nesne gelmez
Kovası yok, kuyudan su çekilmez
Kuyu cismindürür mâni kovası
Çekerler kovayı suyu belirmez
Erenler kapısı mürüvvet kapısı
Sıtk ile gelenler, mahrum günülmez
Yunus bu mânide gark oldu gitti
Geri gelmekliğe aklı belirmez
35
SENSİN BİZE BİZDEN YAKIN
Sensin bize bizden yakIn, görünmezsin hicap nedir
Çün aybı yok görklü yüzün, üzerinde nikap nedir
Sen eyittin ey Padişah, yehdillâhü limen yeşâ
Şerikin yok senin hâşâ, suçlu kimdir ikap nedir
Levh üzre kimdir yazan, azdıran kim, kimdir azan
Bu işleri kimdür düzen, bu suale cevap nedir
Rahîmdürür senin adın, rahîmliğin bize dedin
Mürşitlerin mücdeledi, lâtaknetu hitap nedir
Bu işleri sen bilirsin, sen verirsin sen alırsın
Ne kim kıldım çün bilirsin, ya bu soru hisap nedir
Kani bu mülkün sultanı, bu ten ise kani canı
Bu göz görmek diler anı, bu mebde ü meâd nedir
Yunus bu göz anı görmez, görenler hot haber vermez
Bu menzile ho akıl ermez, bu kovduğun serap nedir
36
CANA KIYAN GELSİN
Bugün sohbet bizim oldu, bize bizim diyen gelsin
Bu aşk zehrin seve seve içübeni kanan gelsin
Bugün meydan-ı aşk içre, çağırıp bir ün eyledim
Müezzinlik bizim oldu, imam olduk uyan gelsin
Kanaat hırkasın geydim, selâmet başını çektim
Melâmet gömleğin biçtim, ârif olup giyen gelsin
Bu ummanda delim gevher; eğerçi var, ele girmez
Bahası candır alınmaz, bugün cana kıyan gelsin
İşit derviş bu sözümü, ne etmişem kendüzümü
Hiçe satmışam özümü, bu cefaya doyan gelsin
Suret nakşın yumak ile, gönül milki temiz olmaz
Akıp rahmet suyu çağlar, gönül çirkin yuyan gelsin
Yunus Emre anı görmüş, eline bir divan almış
Âlimler okuyamamış, bu mânadan duyan gelsin
37
CANI YAĞMAYA VERDİK
Niderüz biz hayat suyun, canı yağmaya verdik
Cevherleri sarraflara, madeni yağmaya verdik
Benim ol bezirgân kim, hiçbir assı gözetmedim
Çünkü assıdan da geçtik, ziyanı yağmaya verdik
Bu yolun ârifleri geçirmezler her metaı
Biz şöyle uryan gideriz, cihanı yağmaya verdik
Küfür ile iman dahi, hicap imiş bu yolda
Safalaştık küfürle, imanı yağmaya verdik
Senlik benlik olucağız, iş ikilikte kalır
Çıktık ikilik evinden, sen beni yağmaya verdik
Bu bizim pazarımızda, yokluk olur müşteri
Geçtik bitmez sağınçtan, zamanı yağmaya verdik
Pâyanlı devr ü zaman, nice anlasın Yunus'u
Pâyansız devre erdik, devranı yağmaya verdik
38
HAKİKATİN KAFİRİ
Söylememen harcısı, söylemeğin hâsıdır
Söylemeğin harcısı, gönüllerin pasıdır
Gönüllerin pasını ger sileyim der isen
Şol sözü söylegil kim, ol söz hulâsasıdır
Kulil hak dedi Çalap, sözü doğru deyene
Bugün yalan söyleyen, yarın utanasıdır
Cümle yaradılmışa, bir göz ile bakmayan
Şer'in evliyasıysa hakikatte âsidir
Şeriat haberini şerh ile eydem işit
Şeriat bir gemidir, hakikat deryasıdır
Ol geminin tahtası ne denlu muhkem ise
Deniz mevci kati olucak uşanasıdır
Bundan içeri haber işit, edeyin ey yar
Hakikatin kâfiri, şer'in evliyasıdır
Biz talib-ilmiz, aşk kitabın okuruz
Çalap müderris bize, aşk hot medresesidir
Evliya safa nazar ideli günden beru
Hâsıl oldu Yunus'a her ne kim olasıdır
39
HURİ İLE GILMANI
Ben dervişim deyene, bir ün edesim gelir
Seğirdüben sesine, varıp yetesim gelir
Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir
Altında Gayya vardır, içi nar ile pürdür
Varuben ol gölgede, biraz yatasım gelir
Oda gölgedir deyu, ta'n eylemen hocalar
Hatırınız hoş olsun, biraz yanasım gelir
Ben günahımca yanam, rahmet suyundan yunam
İki kanat takınam, biraz uçasım gelir
Andan Cennete varam, Cennette Huriler görem
Hurî ile Gılmanı, bir bir koçasım gelir
Derviş Yunus bu sözü, eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeker, bir Molla Kasım gelir
40
SUÇUMU ÖRTER HIRKAM
Ey bana derviş diyen, nem ola derviş benim
Ya bu adıma lâyık, hani elimde iş benim
Derviş derler adıma, bakarlar suratıma
Bilmezler ki dirliğim, külli sitayiş benim
Dil ile şeyhim ulu, yolda alûdan alû
Aklım evi kaygılı, nefsim asâyiş benim
Suretim güler halka, ya kani kulluk Hakka
Bu dirliğime bak a, hep işim yanlış benim
Kendi izimi bilirem, saluslanuben yürürem
Buğz ü kibr ü adâvet, gönlümü almış benim
Suçumu örter hırkam, dirliğim cümlesi ham
Bir gün yırtılısar perdem, zehi düşvar iş benim
Derviş deye dolundum, ulu suçta bulundum
Yunus umduğum Haktan, rahmet imiş benim
41
GÖZ AÇIP YUMMUŞ GİBİ
Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle gelir, şol göz açıp yummuş gibi
İşbu sözü Hak tanıktır, bu can gövdeye konuktur
Bir gün ola çıka gide, kafesten kuş uçmuş gibi
Miskin âdem oğlanını, benzetmişler ekinciye
Kimi biter, kimi yiter, yere tohum saçmış gibi
Bu dünyada bir nesneye, yanar içim, göyner özüm
Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi
Bir hastaya vardın ise, bir içim su verdin ise
Yarın anda karşı gele, hak şarabın içmiş gibi
Bir miskini gördün ise, bir eskice verdin ise
Yarın anda karşı gele, hulle donun biçmiş gibi
Yunus Emre bu dünyada, iki kişi kalır derler
Meğer Hızır ilyas ola, âb-ı hayat içmiş gibi
42
AŞKIN İLE MEST OLALI
Aşkın şarabın içeli kandalığım bilmezem
Şöyle yavu kıldım beni, isteyüben bulumazam
Derya-vü umman olmuşam, gevherlere kân olmuşam
Hüsnünde hayran olmuşam, kendüzüme gelimezem
Zatına yol bulamadım, senden nişan alımadım
Çünki seni bilemedim, kulluğunu kılımazam
Yoluna basaldan kadem, varlığımı kıldım adem
Gözden ırılma sen bir dem, ki sensiz ben olumazam
Adın dolalı ellere, senden nişan alımazam
Aşkın ile mesut olalı, Cennet'lere kalımazam
Benim urup bünyadımı, Yunus yazaldan adımı
Kestim kamudan umudu, aşkından ayrılmazam
43
DERTLİLER BULUCAĞAZ
Aldı benim gönlümü, nolduğumu bilmezem
Yavu kıldım ben beni, isteyip bulımazam
Gönülsüz girdim yola, halim hiç gelmez dile
Bir dem derdim demeğe, dertli bulımazam
Şâkirim derdimle, sataştım güle güle
Dertliler bulucağaz, ben beni bulımazam
Eydürler ise bana, senin gönlün kim aldı
Nice haber vereyim, ağlarım eydimezem
Bu benim gönlüm alan, doludur cümle cihan
Kanceru bakar isem, ansız yeri görimezem
Ayık olup oturma, ayık sözün götürme
Severim aşk esrüğün, ben ayık olımazam
Yunus'a kadeh sunuben, Enelhak demin uran
Bir yudum sundu bana, içtim ayılımazam
44
BE DEDİRMEĞİL BANA
Ben bu ile garip geldim, ben bu ilden bezerim
Bu tutsaklık tuzağın, demi geldi üzerim
Çünki ben bunda geldim, ben anı bunda buldum
Mansur'em dâre geldim, üş kül oldum tozarım
Dört kitabın okudum, tahsil ettim bitirdim
Ne hacet kim karayı, ak üstüne yazarım
Dört kitabın mânisi, bellidir bir elifte
Be dedirmeğil bana, ben bu yolda azarım
Yetmiş iki millete ,suçum budur hak dedim
Korku hiyanetedir ,ya ben niçin kızarım
Şeriat oğanları ,niçin yol keser bana
Hakikat deryasında, bahrî oldum yüzerim
Dost bana gelsin demiş, benim kaydımı yemiş
Ben yüzüm karasından, teberrükler düzerim
Yunus bu kuş dilidir, bunu Sülayman bilir
Gerçek âşık bu yolda, ne duyduğun sezerim
45
BİR İLE BİR OL
Bu sırrı ne bilsin ,usanlar uyalar
Ne varsın bu yola ,azıksız yayalar
Nolaydı ben onu görsem bu göz ile
Ne doysun bu gözler, doymaz kayalar
Âşıklar elinde, diken yok gülünde
Cevher çok gönlünde dalanlar bulalar
Geliniz varalım, Yusuf'u görelim
Yüzünün nurundan, bin açlar doyalar
Yunus sen bir olgil, bir ile bir olgil
Bir olan âşıklar, bu sırdan duyalar
46
DOLAP
Dolap niçün inilersin
Derdim vardır inilerim
Ben Mevlâya âşık oldum
Ânın için inilerim
Benim adım dertli dolap
Suyum akar yalap yalap
Böyle emreylemiş Çalap
Derdim vardır inilerim
Beni bir dağa buldular
Kolum kanadım yoldular
Dolaba lâyık gördüler
Derdim vardır inilerim
Ben bir dağın ağacıyım
Ne tatlıyım ne acıyım
Ben Mevlâya duacıyım
Derdim vardır inilerim
Dağdan kestiler hezenim
Bozuldu türlü düzenim
Ben bir uslanmaz ozanm
Derdim vardır inilerim
Dülgerler beni yondu
Her âzam yerine kondu
Bu iniltim Haktan geldi
Derdim vardır inilerim
Suyum alçaktan çekerim
Dönüp yükseğe dökerim
Görün ben neler çekerim
Derdim vardır inilerim
Yunus bunda gelen gülmez
Kişi muradına ermez
Bu fânide kimse kalmaz
Derdim vardır inilerim
47
ALLAH
AŞkIn odu ciğerimi, yaka geldi, yaka gider
Garip başım bu sevdayı, çeke geldi çeke gider
Kâr etti firak canıma, âşık oldum ol Sultana
Aşk zencirin dost boynuma, taka geldi, taka gider
Sâdıklar durur sözüne, gayrı görünmez gözüne
Bu gözlerim Dost yüzüne, baka geldi, baka gider
Arada olmasın naşı, onulmaz bağrımın başı
Gözlerimin kanlı yaşı, aka geldi, aka gider
Bülbül eder âh ü figan, hasretle yandı bu can
Benim gönülcüğüm ey can, çıka geldi, çıka gider
Âşık Yunus söyler bu sözleri, efgan eder bülbülleri
Dost bağçesinde gülleri, koka geldi, koka gider
48
AŞIK KİŞİ
Din ü millet sorar isen, âşıklara din ne hacet
Âşık kişi harap olur; bilmez ne din, ne diyanet
Âşıkların gönlü, gözü, mâşuk depe gitmiş olur
Ayruk surette ne kalır, nice kılısar zühd ü tâat
Tâat kılan Uçmak için, din tutan Tamu için
Ol ikiden fâriğ olur, neye benzer bu işaret
Her kim Dost sever ise, Dosttan yana gitmek gerek
İşi gücü Dost olucak, cümle işten olur âzat
Anın gibi Mâşukanın haberin kim getirir
Cebrâil mürsel sığmaz, şöyle olundu işaret
Soru hesap olmayısar dünya âhiret koyana
Münker ü Nekir ne sorar, terk olucak cümle murat
Havf ü reca gelmez anda, varlık yokluk bırakana
İlm ü amel sığmaz anda, ne terazi ne de sırat
Ol kıyamet bazarında, her kula başı kaygısı
Yunus sen âşıklar ile hiç görmeyesin kıyamet
49
NE OLDU
İster idim Allah'ı, buldum ise ne oldu
Ağlar idim dün-ü-gün, güldüm ise ne oldu
Erenler meydanında, bir yuvarlanır top idim
Padişah çevgânında kaldım ise ne oldu
Erenler meclisinde deste kızıl gül idim
Açıldım, ele geldim, soldum ise ne oldu
Danişmentler, âlimler medresede buldu ise
Ben harâbât içinde buldum ise ne oldu
İşit Yunus'u işit, üş, yine deli oldu
Erenler mânasına daldım ise ne oldu
50
SEN DERVİŞ OLAMAZSIN
Dervişlik der ki bana
Sen derviş olamazsın
Gel ne deyeyim sana
Sen derviş olamazsın
Derviş bağrı baş gerek
Gözü dolu yaş gerek
Koyundan yavaş gerek
Sen derviş olamazsın
Döğene elsiz gerek
Söğene dilsiz gerek
Derviş gönülsüz gerek
Sen derviş olamazsın
Dilin ile şakırsın
Çok mâniler okursun
Vara yoğa kakırsın
Sen derviş olamazsın
Kakımak varmışsa ger
Muhammed de kakırdı
Bu kakımak sende var
Sen derviş olamazsın
Doğruya varmayınca
Mürşide yetmeyince
Hak nasip etmeyince
Sen derviş olamazsın
Derviş Yunus gel imdi
Ummanlara dal imdi
Ummana dalmayınca
Sen derviş olamazsın
51
ŞÖYLE SANIRLAR BENİ
Sofuyum halk içinde tesbih elimden gitmez
Dilim marifet söyler, gönlüm hiç kabul etmez
Boynumda icâzetim, riya ile tâatim
Endişem ayruk yerde, gözüm yolum gözetmez
Hoş dervişem sabrım yok, dilimde ezkârım çok
Kulağımdan gireni, hergiz içim işitmez
Görenler elim öper, tac ü hırkama bakar
Şöylece sanırlar beni, zerrece günah etmez
Taşımda ibadetim, sohbetim hoş tâatim
ç pazara gelince, bin yıllık ayyar etmez
Dışım derviş, içim boş, dilim tatlı, sözüm hoş
İllâ ben ettiğimi, dinin denşüren etmez
Görenler sofu sanır, selâm verir utanır
Anca iş koparaydım, el erüben güç yetmez
Söylersem marifeti saluslanırım kati
Miskinliğe dönmeğe, gönlümden kibir gitmez
Yunus eksikliğini Çalabına arzeyle
Anın keremi çoktur, sen ettiğin ol etmez
52
BU BAKTIĞIN IRAK NEDİR
Vuslat eri oldun ise, bu dert ile firâk nedir
Dostu yakın gördün ise, bu baktığın ırak nedir
Vuslat eri olan kişi, gerek varlıktan el yuya
Ey bu yola giden kişi, bir görelim yarağ nedir
Vuslat eri oldun ise, göz hicabın bildin ise
Dostu ayân gördün ise, bu varlığı bırak, nedir
İlim hot göz hicabıdır, dünya âhiret hesabıdır
Kitap hot aşk kitabıdır, bu okunan verak nedir
Zinhar gözünü aça gör, nefis duzağın seçe gör
Dost menziline geçe gör, andan yeğrek durak nedir
Eydirsim kim gözüm görür, dâva, mânaya erür
Gündüzün gün şule verir, gece yanan çırağ nedir
Yunus der; âşikâre nihan, Hak doludur iki cihan
Gelsin beru Dosta giden, hûr ü kusur Bürak nedir
53
BİLDİKLERİM UNUTMUŞUM
Ey yârenler tırman bana, ben gene noldum bilmezem
İlm ü amel sorman bana, divâne oldum bilmezem
Ayrıksı nesne tutmuşam, bildiklerim unutmuşam
Canımı aşka atmışam, anda ne buldum bilmezem
Aklım yavu vardı benim, dağıldı fikrim kamusu
Boşaldım üş doldum veli, ne ile doldum bilmezem
Aşkım beni yakıpdürür, gönlüm Dosta akıpdürür
Devşirimezem ben beni, dembeste kaldım bilmezem
Ben aşksızın olumazam, aşk olucak ben olumazam
Aşktır canımın hâsılı, aşka kul oldum bilmezem
Sen beni şeyh oldu deyu, benden nasihat isteme
Ben sanırım ki bilirem, üş şimdi bildim ki bilmezem
Âşık Yunus sen canını, Dost yoluna eyle feda
Bu şeyh ile buldum hakkı, ben gayrı nesne bilmezem
54
BAŞTAN AYAĞA YAREYİM
Gönlüm düştü bu sevdaya
Gel gör beni aşk neyledi
Başımı verdim kavgaya
Gel gör beni aşk neyledi
Ben ağlarım yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne âkilim ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
Mecnun oluben yürürüm
Dostu düşümde görürüm
Uyanır melül olurum
Gel gör beni aşk neyledi
Aşkın beni mest eyledi
Aldı gönlüm hasteyledi
Öldürmeğe kast eyledi
Gel gör beni aşk neyledi
Gâh eserim yeller gibi
Gâh tozarım yollar gibi
Gâh akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi
Akan sulayın çağlarım
Dertli yüreğim dağlarım
Yârim için ben ağlarım
Gel gör beni aşk neyledi
Benzim sarı, gözlerim yaş
Bağrım pâre, ciğerim baş
Halden bilen dertli kardaş
Gel gör beni aşk neyledi
Miskin Yunus biçâreyim
Baştan ayağa yâreyim
Dost elinden âvareyim
Gel gör beni aşk neyledi
VAY ANA KİM
Âşıkları Tamu'su yandırmıya
Uçmağına bular baş indirmiye
Yedi Tamu bir âha katlanmıya
Yedi deniz aşk odun söndürmiye
Bin bir belâ çekmeyince Nuh gibi
Tufanında gemiye bindirmiye
İsmail gibi kurban olmayınca
Cebril güzel koçu indirmiye
Musâ gibi çobanlık etmeyince
Kelîmim deyu Tûr'a göndermiye
Yunus imdi dal bu mâna gencine
Vay ana kim Allah uyandırmıya
56
ECEL ERE ÖLEM BİRGÜN
Ey yarenler, ey kardeşler, ecel ere ölem bir gün
İşlerime pişman olup kendüzüme gelem bir gün
Yanlarıma kona elim, söz söylemez ola dilim
Karşıma gele amelim, nittüm ise görem bir gün
Oğlan gider danişmene, salâdır dosta düşmene
Şol dört tekbir namaz ile, vaktim tamam kılam bir gün
Beş karış bezdir donum, yılan, çıyan yiye tenim
Yıl geçe obrula sinim, unutulup kalam bir gün
Başıma dikeler hece, ne irte bilem ne gece
Âlemler ümidi Hoca, sana fermân olam bir gün
Yunus Emrem sen bu sözü, dahi tamam etmemişsin
Tek yürüyeyim, neyleyim, üstadıma gelem bir gün
57
İLMİNDE GARK OLALI
İlminde gark olalı üş ben beni bilimezin
Dille söyleyüben vasfına iremezin
Sıfâtın gelmez dile, kandalığın kim bile
Sun'un saymak dille, ben hiç kadir olumazın
Hem evvelsin, hem âhır, kamu yerlerde hazır
Hiç mekam yoktur Sensiz, ben niçin görimezin
Görmedin deli oldum, yanıldım günah kıldım
Ussum, aklım aldırdım, esridüm ayılmazın
Çünkü beni esrittün, can ü gönül ilettün
Ayırma beni senden, biliştim yât olmazın
Bana canı sen verdin, Azrâile buyurdun
Senden artuk kimseye, emaneti vermezin
Ey Yunus'u yaradan, götür hicabı aradan
Sâdıkım yolunda ben, yalan dâva kılmazın
58
BANA SENİ GEREK SENİ
Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni
Ben yanarım dün-ü günü, bana seni gerek seni
Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni
Aşkın âşıkları öldürür, aşk denizine daldırır
Tecellî ile doldurur, bana seni gerek seni
Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem
Sensin dün-ü gün endişem, bana seni gerek seni
Sofilere sohbet gerek, Ahîlere Ahret gerek
Mecnunlara Leylî gerek, bana seni gerek seni
Eğer beni öldüreler, külüm göke savuralar
Toprağım anda çağıra, bana seni gerek seni
Cennet Cennet dedikleri, birkaç köşkle birkaç huri
isteyene ver sen anı, bana seni gerek seni
Yunus'dürür benim adım, gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni
59
SENİ HAKTAN YIĞANI
Seni Haktan yığanı, her ne ise ver gider
Ne beslersin bu teni, sinde kurt kuş yer gider
Ölümün bak gözün aç, dökülür sakal-ü saç
Yılan çıyan gelir aç, yiyip içip sır gider
Bize bizden ulular, haber söyler der gider
Kesgil haramdan elin, çekgil gıybetten dilin
Azrâil eli ermedin, dükkânı der gider
Ecel erer kurur baş, tez tükenir uzun yaş
Düpdüz olur dağ-ü taş, gök dürülür, yer gider
Çün can ağar Hazret'e, yarağ et âhirete
Tanla duran tâate, Tanrı evine er gider
Miskin Yunus ölücek, sini nurla dolacak
İman yoldaŞ olucak, Âhirete şir gider
60
CANLAR FEDA
Canlar feda olsun sana, bu can kaygısı değil
Sen can gerek bana, cihan kaygısı değil
Sen bir ganî sultansın, canlar içinde cansın
Çün âyan gördüm Seni, pinhan kaygısı değil
Aşkın oku demiri, dokunur yüreğime
Aşk için ben öleyim, demir kaygısı değil
Durduğum yer Tûr ola, baktığım didâr ola
Ne hacet Musâ bana, sen ben kaygısı değil
Bu Yunus'u andılar, kervan göçtü dediler
Ben uyuyup kalmışım, kervan kaygısı değil