Bir yorumcu neden soru ve yorumlara cevap vermiyorsunuz demişti kısa bir girizgâh yapmıştım devamın da zamanım olduğunda inşallah devam edeceğimi söylemiştim.
Şüphesiz ki bir konuyu tam anlamak bir yazı ile mümkün olmasa da ana hatları ile anlatmaya çalışacağım.Öncelikle muhataplarımızı tanıyalım yorumlardan anlaşılıyor ki; bir kısmı öğrenmek için bir kısmı ise magazinsel konuşuyorlar. Düşünsel bir çaba ve ciddiyet olmadığı için üretken değil tüketiyorlar habire.Onların günlük düşünceleri var. Medya nereye düşünceleri oraya doğru savruluyor. Düşünmelerine gerek yok bunların medyadan izliyorlar ya! Karar vermelerine gerek yok medya karar veriyor ya! Okumalarına da gerek yok laik Kemalist rejim ne diyorsa ona monte olmuş İslami görünümlü kim varsa laik Kemalist baasla aynı şeyi düşünüyor. Ölçüleri, prensipleri, ilkeleri, kıstasları olmadığı gibi tarihi süreçleri bilerekten sentezlemiyorlar. Hayat bir bütünse aktüel olanı özgür ve özgün bir bakışıcısıylaokuyamama doğruyu savunayım derken düşmanın avı durumuna düşürüp kendi celladına âşık olmaya götürüyor maalesef. Bu benim kanaatim. Laik ve Kemalist medyanın tekrarını yapıyorlar. Okumaya ne gerek? Biz medyadan izliyoruz ya! Diyor okuyucu.Evet, izliyoruz doğru…İzleyen kim? Acaba izlettiren kim? Televizyon başın da çay içerek gerçekler öğrenilmez. Hakikat için yüreğiniz yanmıyorsa Suriye de yâda başka coğrafya da insanlar niçin ölüyor bilemezsiniz. Sebepleri bölgesel ve uluslararası düzeyde bilmiyorsanız küresel güçlerin ucuz bir oyuncağı olursunuz. Zaman zemin ve şartlarla birlikte bütüncül olarak kendi zamanınızı bilmek zorundasınız. Bir ülke yi işgal etmek istiyorsanız önce medya ayağını kurmaları gerekiyordu onu Suriye de kurdular. Irak’ı işgal etmek istiyorlardı orda kimyasal var dediler çıktı mı hayır? Ama bir buçuk milyondan fazla Müslümanı öldürdüler. Şimdi yemeni işgal etmek istiyorlar. Yemeni altı parçaya bölmek isteyen seçilmiş değil atanmış Amerikan uşağı Hadi hükümetine direnen Şafiiler vehusileri uzun bir süredir İsrail ve Suudi Arabistan la birlikte yirmi üç Amerikan uşağı Arap ülkesi yemenibombalıyor. Peki, yemeni gündem eden var mı? Yok. Yemen için orda husiler var diyorlar neden?Çünkühusiler yemen de İsrail’in çıkarlarını tehdit ediyor. Yemen ve Bahreyn için ağlamayanlar Suriye de timsah gözyaşları döküyorlar. Suriye de siyasi bir diyalog değil habire silah veriyorlar sözde muhalefete ki daha çok kan aksın. Suriye de olduğu gibi yemen de de Bahane hazır işgalde hazır. Bahreyn desen onlar Şii olduğu için halkın yüzde yetmişi Sünni kardeşleri ile birlikte direndikleri halde medya da gündem eden yok.Neden? Çünkü Bahreyn de hükümet İsrail’den yana olunca İslamcı görünen Siyonist merkezli medya suskunluğa bürünüp Bahreyn’i hiç gündem etmiyor. Bahreyn de öldürülenler yemen de öldürülenler insan değil mi? Suriye de ise hükümet İsrail ve ABD den yana olmadığı için kendi öldürdüklerini bile Suriye yönetimi öldürüp deyip asrın en büyük yalan kampanyasını medya üzerinden gerçekleştirip hakikati tersyüz ediyorlar.ÖrneğinSuriye de polisleri satırla doğrayanlara insan diyorlar, Suriye askerlerini öldürüp kalbini çıkarıp ısıranlara mücahit diyorlar. Çarşaflı kadınları camiye toplayıp siz Esad taraftarısınız diye kırbaçlayanları bize kahraman diye gösteriyorlar. Bir kadını sadece sen şiisin diye iple boğuyorlar. Rojava da insanların kafasını kesip yollara dizdiler bunları yapan muhalifler insan mıdır? Kürtlerin namusu bize helaldir diyenler gerçekten mücahit midir? Bunlar sadece birkaç örnek. Bütün bunlar olurken Suriye hükümeti armut mu toplamalıydı? Hangi bir zulmü işlediler se Esad yaptı diyorlar öyleki mahallenizde bir tavuk ölse fail aramaya ne gerek var Esad yaptı ya! Kuş gribi, domuz gribi hepsini Esad yaptı diyorlar. Tam bir Esad paranoyası geçiriyorlar. İsraillin geleceği için herkesi narkozluyorlar. Çünkü medya ellerin de. Çünkü zenginler. Çünkü insanlıktan çıkmışlar. Haklıolan yalan söylemek zorunda olmaz. İftira atmak kolay iken bir iddiayı yâda atılan iftira için savunmak uzun oluyor. İftira tutmazsa en azından izi kalır diyorlar. Biz bu hikâyeyi biliyoruz. Türkiye de 28 Şubat sürecin de bize çok şey izlettirdiler.Suriye de tek fark küresel bir 28 Şubat olmasıdır. 28 Şubat sürecin de Alikalkancıları, Fadime şahinleri ve Müslüm gündüzleri piyasaya sürüp bir hükümeti danışıklı döğüşlerle alaşağı etmediler mi? Her izlediğimiz yâda her okuduğumuz vahiy eseri olmadığına göre biz akıl ve mantığımızı çalıştırmak zorundayız. Yarın Allah bize sorduğunda efendim ben öyle izlemiştim mi diyeceğiz? Yâda ben gazeteden öyle okumuştum mu diyeceğiz. Hakikati öğrenmek için hiç çabamız olmayacak mı? Örneğin Suriye de on binlerce yalandan bir kaçını söylersek gerisini zaten anlarsınız. El cezire kanalı birkaç çocuğa yaralı taklidi yaptırmak istedi amaç Suriye de Esad ne çok zulüm işliyor dedirtmekti. Fakat bunu yaptırmak istemeyen onurlu ve haysiyetli haber çalışanları işten çıktı. Yine İran ve Meksika olan depremler Suriye diye gösterilip bakın Esad nasıl bombalıyor diye haber yapıldı. YineSuriye de teröristlere ait bir bina bombalandığın da onlar o binaya evdengetirdikleri hamurları yola koyup bakın Suriye yönetimi fırınları bombalıyor dediler. Yine Esad iki genci öldürdü deyip cenazeleri kılındıktan sonra o iki genç ayağa kalkıp gülerek evlerine gidiyor.Evde ağlayan biz gülerek ayağa kalkan o iki gençti. Bizim televizyonlarda mağripte mal bulmuş gibi habere kondular.İzleyen biz izlettiren yine onlardı. Keza yine Afganistan ve ırakta öldürülenleri Suriye diye gösterdiler. Örneğin Cezayir’de ki protestoyu bile Suriye diye gösterdiler. Hatta daha ileri gidip bazıları üzerlerine salça sürüp kan diye yutturmak istediler ki bu işlerde Hollywood’dan ekip bile getirdiler. Savaşta yenemediklerini düşmanlar önce medya da yargılayıp sonra bize sorgulama diye bir şey bırakmak istemiyorlar. Çünkü düşünmemizi istemiyorlar. Bazıları diyor ki ben Suriyelilerle konuştum sizin gibi düşünmüyor diyorlar. Söyledikleri doğru anladıkları yanlış. Çünkü bunun iki sebebi var. Birincisi Suriye sizin konuştuğunuz kişilerden oluşmuyor 25 milyon bir nüfustan söz ediyoruz. Her ülke de muhalefet zaten olur. İkincisi sebep ise Suriyeliler Türkiye hükümetinin Suriye hükümetini sevmediğini gayet iyi biliyorlar.Sığındıkları ülkede biz Beşşar esadı seviyoruz deseler acaba Türkiye bunları mülteci kabul edecek mi gibi endişeleri var. Türkiye’ye gelen insanlar ya hükümetin etkin olmadığı yerlerden gelmişler yâda teröristleri baskısı sonucu kaçıp gelmişler. Her gelen aynı nedenle göç etmemiş.
Konu uzar gider…Medya şeytanın silahı olmuşsa her şeyden önce aklımızı ve mantığımızı çalıştırmamız gerekiyor mu? 65 yıldır Filistinlileri öldürenlerİsrail’e ses çıkarmayanlar Suriye ye cihat ilan etmişti Nedendiye sormamız gerekmiyor mu? Filistinlileri halen öldürüyorlar. Siz hiç Filistin için cihada gidecem diyeni duydunuz mu? Duyamazsınız çünkü orda muhatabınız İsrail’dir. Suriye de cihat!Tatlıdır bazılarınca, çünkü Müslüman kanı dökecekler.Çünküİsrail’e hizmet edecekler, çünkü cihat adı altında Suriye deki Müslüman kadınları cariye olarak alacalar mış şimdi soruyorum bunun adı İslam mı? Yazıklar olsun demek eksik kalır… İsrail biliyor ki çünkü Filistin’e giden silahlar Suriye üzerinden geçiyor, İsrailFilistin’e giden bu köprüyü yok etmek istiyor.Meseleninözü bu gerisi bir yığın medyatik yalanlar… DeğilseArabistan, katar, Ürdün Birleşik Arap emirliklerine ses eden var mı?Yok. Neden çünkü o ülkeler Amerika ve İsrail üslerine dönmüş durumda. Suriye Arap yönetimler içinde eksikliklerine rağmen İsrailli tanımayan tek ülkedir. ÖrneğinTürkiye 30 yıldır kendi anayasasını değiştirememişken Suriye de gökten iner gibi taleplerde bulundular. Sonra Suriye de yönetimi Esad kurmuş değildi. Esad geldiğinde zaten yönetim vardı. Türkiye de yönetim neden şeriat getirmiyor diye sorduğunuz da gücü yetmiyor diyorlar? Peki,Esad’ın gücü yetiyor muydu? Şu an Suriye de başbakanın Müslüman olma zorunluluğu var. Türkiye de başbakanın Müslüman olma zorunluluğu var mı? Türkiye de Bir milletvekili mecliste çıkıp ben şeriatı, İslam’ı yönetim şekli olarak istiyorum cesaretini gösterecek var mı? Biliyoruz ki Suriye de konu Esad filan değil, Suriye de Esad ben gidiyorum dese dahi Amerika ve İsraillin Suriye’nin yakasını bırakacağını mı sanıyorsunuz? Sonra Amerika istiyor diye hiçbir ülkenin başkanı ülkesini bırakmaz çünkü bir gemiyi en son kaptanterkedir. Eğer Suriye de muhalefet çoğunluk olsaydı silaha gerek olmazdı. Onlarda biliyor sayıları azınlık bu yüzden Sırtını ABD ve İsrail’e dayayıp dışardan GDO lu mücahit! Getirip Suriye yi iktidarsızlaştırıyorlar. İsrail için kolay yutulur bir lokma haline getiriyorlar. Eğer dünyada her muhalefet olan eline silahı aldığın da haklı görürseniz sizin PKK yı da savunmanız gerekir. Çünkü oda ben muhalefetim diyor. Demek istiyoruz ki silah çözüm değildir. Çözüm diyaloga olur. Suriye de silahı savunanlar sırtını Batı ABD ve İsrail’e verenlerdir. Yoksa beş yıldır hormonlu muhalefete o silahlar bir bakkal yâda marketten mi geldi? Devam edecek olursak Irakta Saddam gidince Amerika sahiden Iraklılara özgürlük mü yoksa kan mı getirdi? Konu uzamasın diye detaylara girmek istemiyorum. İsrail ve ABDArap baharı bahanesi ile tam fırsatı yakalayıp icat edilen muhalefetle bir İslam ülkesini yakıp yıkıp yerle bir ediyordu. 2006 yılı 33 günlük Lübnan da İsrail Hizbullah savaşında ve 22 günlük Gazze İsrail savaşın da iranın verdiği silahları Müslümanlara ulaştıran ülke Suriyeidi. Türkiye ise sözde İsrail düşmanlığı yapıp her yere yeni İsrail başkonsoloslukları açıp Filistin’e çikolata yolluyordu. En son marifeti ise İsrailli korumak için Malatyada kürecik radar üssünü kurdular. Şimdi ağaç için gezi eylemini kınayanlara soruyorum siz imanınız için ,ahlakınız için varlığınız için, toprağınız için, Malatya da küreciği kuran ABD ve İsrail’e değil ayaklanmak ne yaptınız? Suspus oldunuz değil mi? Gündem bile etmediniz.
Suriyede Müslümanlarsa Amerika ve batının birini zalim diğerini mazlum ilan Ettiği bu savaşta bize safımızın da nerde olmasını medyada ki iğrenç yalanlarla kendi evimizi kendi coğrafyamızı kan gölüne çevirmeyi başarmıştı. İsrail ile savaşması gereken( teröristler hariç) saf Müslümanlar birbirine kırdırılıyordu Suriyede. Hangi bakkaldan aldıklarını söylemedikleri ABD Ve İsrail beslemesi seyyar ve göçmen bu savaşçılar Işıd, Nusra, Kaide, Ahraruşam, gibi örgütler Suriye de bu yıkımı gerçekleştirirken İsrail’e soluk aldırıyorlardı. İsrail’e tek kurşun sıkmıyorlardı. İsrail ise bu sözde seyyar ve göçmen muhalifler için çoktan seyyar sahra hastaneleri kurmuştu. Çünkü güçsüz bir Suriye, güçsüz bir ırak, güçsüz bir yemen, Türkçesi BOP dedikleri İsrailiçin, Büyük İsrail idealleri uğruna Ortadoğu ülkelerinin yıkımıydı ve yok olmasıydı. İşte İsrail’in Suriye deki bu işgal senaryosu için kullandığı her türlü medyatik yalanlara iftiralara ve buna hizmet eden ülkelere İslamcı gözüken yâda gayrı İslamcılara hiçbir surette alet olmamalı ve İsrail medyasına inanmamalı Müslümanlar. Netenyahunun kahrolsun Esad Yâda Obamanın zalim Esad sözlerini tekrarlamamalı. İsrail’in ve ABD nin uşakları ile beraber İslam ülkelerini hangi bahaneler ile işgal ettiğine bakmalı. Yakılmış yıkılmış bir ülke kimin işine yarar Esad’ınmı? dışardan Suriye ye getirilmiş sözde muhalefetin mi? Evet kimin işine yarar zayıf ve güçsüz bir ülke? İsrail ve ABD den başkasına yarar mı? Gerçekleri kaynağından öğrenerekleş kargasıgibi Suriye ye yüklenen yüzlerce bu vahşi kan içici ülkelerin gerçek amacını öğrenerek bu kardeş kavgasına son vermesi için en azında Amerika ve İsrail’in kullandığı dili kullanmamalı. Dışardan hiç kimse bize mutluluğu altın tepsi de sunamaz. Müslümanlar kendi sorunlarını içerde yine kendileri çözmeliler.
Bir konuyu dert etmek insanın doğruyu öğrenmesine vesile olur. Yazı uzun yada kısa da olsa öğrenmekse mesele okuma zahmetine katlanmayan zaten öğrenmek gibi bir derdi de yoktur. Benim ön kabullerim ve ön doğrularım var diyen bir insanın öğrenmesine gerek var mı? Kendi düşüncelerini tartışmaya açmaya yanaşmayan bir insanın düşünceleri vahiy midir? Yâda bizim İslam’ı bir yönetim şekli olarak tanımayan laik ve Kemalist rejimin medyasına inanmak gibi bir zorunluluğumuz mu var? Rejim rengini değiştirince her şey değiş ti mi? soldan yaklaşan şeytan sağdan yaklaşınca şeytan bizden mi oldu? Laik Kemalist baas rejimi bizde varken Suriye de baas aramaya gerek var mı? Geçmişte Güneydoğuda yakılan binlerce köyü Esad mı yaktı? Her gün elektrik paralarından TRT televizyonu için kesilen ve sonra çıkarılan baldırı çıplakları kendi halkına izlettiren Esad mı? 8 yıllık eğitimi biz çıkar madık deyip 12 yıla çıkaran Türkiye de Esad mı? Türkiye’nin seksen bir vilayetin genel evi işletip vergi alan Esad mı? Amerika’dan sonra en çok dizi çıkaran Türkiye o diziler de hangi Ahlaki dersleri veriyor? Ve sonra bu kadar diziyi kimin parasıyla çıkarıyor insanlar asgari ücretle çalışırken? Suriye de olmayan Amerikan Üsleri Türkiye de varken, Suriye de olmayan İsrail konsolosluklarıTürkiye’de varken bir deutanmadan biz İsrail düşmanıyız demek de neyin nesi oluyor?Siz hiç Suriye de başörtüsü diye bir sorun duydunuz mu Suriye tarihin de? Türkiye de ise önce başörtüsünü tahrif edip moda haline getirdiler aynen “kitabı İncil” gibi sonrada alın sizin olsun dediler. Daha çok şeyi verecekler ama önce tahrif edecekler. Saddam bahanesiile Türkiye’den kalkıp ırakvuran Amerikan uçakları ırakta bir milyondan fazla Müslümanları vururken Türkiye Müslümanları kendi hükümetlerine cihat ettiler mi ki şimdi Suriye de herkes cihattan söz ediyor? Faizin, kumarın, şirkin her türlüsü ülkemizde varken suçlu mu arıyorsunuz? Suriye ye açıkgöz, kendine kör olmak işte böyle bir şey…
Sonuç olarak konuyu anlamamakta ısrar edenlere diyoruz ki; Eğer Esad zalimse biz onu Allah katında masum yapamayız. Eğer Esad masumsa biz onu İnsanlar nazarında zalim desek te istesek de Allah katında zalim yapamayız. Amacımız kimseyi zalim ya da mazlum etmek değil.Medyanıngörsel, işitsel, yazınsal yalanlarına kanmamaktır. ABD ve İsrail ile aynı safta olmamaktır. Aynı dili kullanmamaktır. Düşmanın oyununa gelmemektir. ABD ve İsraillin zalim dediğine zalim dememektir. Eğer ABD ve İsrail kullandığı Kiralık sözde mücahitlerle!Bu savaşı kazanıp Suriye düşerse sıra diğer İslami halkların yaşadığı ülkelere ve Türkiye yede gelecektir. Çünkü İsrail büyük İsrailli kurmak istiyor. Ve İsrail pilot ülke olarak Suriye yi seçmiş durumda bunu görmezsek iş işten geçtikten sonra hiçbir anlamı olmayacaktır. İran İslam cumhuriyeti bunu bildiğinden bu hak batıl savaşının ön cephesini Suriye de vermektedir.Çözüm olarak Kısacaİslam ülkelerin deki sorunları ABD ve İsrail’in yönlendirmesi ile değil. Müslümanların ülkelerini yakıp yıkarak değil. İstişare ve İslamümmetinin işbirliği ile sorunlar çözülür. Sorunlar İslami vahdet gerçekleştirilerek çözülür. Bu imanı bir zorunluluktur ve herkes hesabını Allaha verecektir. Dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım, zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkürler Allaha emanet olunuz…