You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
YOL KAYITLARI
YOL KAYITLARI
Yangına bir koşuyla başlıyor her hikaye
Benim kimliğim beyaz bir gömlekte gizlidir
Yüzüm tarihin kanlı elleriyle izlidir
Benim kimliğim beyaz bir gömlekte gizlidir
Acıyı tatmaya kör kuyulara atıldım
Bir düşe doğru saray tezgahında satıldım
Bir düşe doğru saray tezgahında satıldım
Kuşatılıp bir ilahi bağışla örüldüm
Aaah, perdeler yırtılınca zindanlara daldım
Muştular diyarından dualarla ders aldım
Yöneldim şehre doğru meydanda çelişkiler
Et ve kemik pazarında kirli ilişkiler
Uyup kent kurallarına yürüdüm bir süre
Beynim sığmadı da kaç tökezledim yerlere
Öz anlamı ters yüz edilmiş bir medeniyet
Kendinden kaçıp boşluğa savrulan cemiyet
Maddeden yontulmuş put karası yığınaklar
Evler ölü canlara tabuttan sığınaklar
Göklerimi kirleten gökdelenleri deldim
Arşa çıkmış tüm acıları aldım da geldim
Toprak yüzlü kadınlar gözledim binalarda
Bir sonsuzluğu arar gözleri aynalarda
Koştum caddelerde hep karanlıktan perdeler
Çağın elinden tutacak bilgeler nerdeler
Avuçlarımda tuttuğum ne ağır bir kordu
Aklım, kalbim sorularla birbirini yordu
Uzak bir bedende gezinen ruhun sancısı
Hayallerle hakikatten kaçmanın acısı
Şehrin tufanlarında bir çiçeğe sarıldım
Yeniden dirilip aşkın harcıyla karıldım
Aşkın talimi için bir güzele verildim
Onun elleriyle ekilip sonra derildim
Huzur içinde ateş yalımlarından geçtim
Sarsın diye yangın, suyu değil çölü seçtim
Acım dinsin diye boynum uzattım hançere
Parça parça oldum da olmadı bana çare
Bir gün bir çocuk şöyle ustaca güldü bana
“Buralarda arama, yürü o dağdan yana”
Kaybettiğim köklerindeydi asil çınarın
Arındım öz sularıyla en berrak pınarın
Aşkla parlayan sır dolu bir kapıda durdum
Azgın nefsime hakikat zincirini vurdum
Ve şimdi usulca bu kapıdan girilecek
Ruhum ilahi bir işaretle dirilecek
Işıkla dönmek için buldum da mağarayı
Bildim içime doldurulmuş akla karayı
Gördüm ki dünyayı baştan sona gurbetteyim
Bu sırrı kavramayan kör akla hayretteyim
Aklı geçtim bu işin sırrı safça inanmak
Ateşe gülüp sudan elbiseler kuşanmak
Yanarak anladım ateşteki serinliği
Batınca çözdüm bir damla suda derinliği
Yüreğimde ateşle bestelenmiş ezgiler
Beni kaldırıyor öteye dair sezgiler
Savaşlarda aldığım kaç yarayla sinemde
İşte dönüyorum gözüm eski hanemde
Yıllar geçse hiç unutulmaz o ilk hatıra
Bunca yaşanmışlık sığmaz ki birkaç satıra
Ben senden gittim gideli ellerim kanlıdır
Her hatıra sabah çiçeği gibi canlıdır
Tabipler hep ıskalıyor beni çok hastayım
Sen kapıyı açana kadar bil ki yastayım
Haydi soframız güzel ellerinle kurulsun
Ruh; ekmek, zeytin ve bir yudum çayda durulsun
Kalbimi karartan tüm izleri siliyorum
Özrümü beyan edip senden af diliyorum
helim dur
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.