You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yok olan ahlâkî değerler

Yok olan ahlâkî değerler

Profesör
Yok olan ahlâkî değerler
Erzurum Valisi Mustafa Malay’ın, Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Merkezi’nde diploma töreni vesilesi ile yaptığı konuşmasında şöyle diyordu:
“Vatandaşlarımız ehil olmayan insanlardan öğrendikleri bilgilerle, din konusunda yanlış yetişiyorlar. Bunu önlemenin yolu din adamlarımızın doğru bilgilerle halkı aydınlatmasından geçer. Din adamlarımız namaz kıldırmanın yanı sıra, vatandaşlara ağaç dikmenin önemini, israfı ve temizliği de anlatmalılar. Halkımıza din iyi öğretilmiş olsaydı, yolsuzluklar, hırsızlıklar ülkemizde bu kadar çok olmazdı...”
Bu güzel tespitlerin, bilhassa son cümlesi çok önemli. Evet, gerçekten, halkımıza din iyi öğretilmiş olsaydı, İslam ahlakı ile bezenseydi yolsuzluklar, hırsızlıklar ülkemizde bu kadar çok olmazdı.
Eskiden bırakın devleti soymayı, “Tüyü bitmedik yetim hakkı var” diye, devlete üç olan borcunu beş olarak verirdi bu milletin dedeleri. Allah kul hakkını affetmez, diye pazarda yanlışlıkla aldığı fazla parayı vermek için sahibini, günlerce, haftalarca arar; bulamazsa fakirlere verirdi. Parası kirlenmesin, bereketi gitmesin diye cebine bile koymazdı bu parayı.
Gerçekten üzerinde çok düşünmemiz gereken bir konu. Bu millet, bu hale nasıl geldi veya nasıl getirildi. Ülkemizde işini tam yapan dürüst insan sayısı parmakla gösterilecek kadar azaldı. Herkes işin üç kâğıtçılığına kaçıyor. Müteahhidinden bakkalına, kasabından manavına, tamircisinden terzisine, emlâkçısından boyacısına kadar yaptığına, sattığına güvenilecek insanlar mumla aranır oldu.
Kimseye güvenemiyoruz. Kimse bize güvenmiyor. Yapan sahtekâr, satan sahtekâr... Hak, hukuk, kaide, prensip, nezaket hakgetire... Peki, Batı’da, dini eğitim olmadığına göre neden onlarda olmuyor veya bizde olduğu kadar yaygın değil?
İnsanları bazı şeylere alıştırmak, onları kontrol altında tutmak vicdan işidir, bu da iki yolla olur: Birincisi dindir. Allah korkusudur. Allah korkusu içine işlemiş bir kimse, O’nun bildirdiği kuralların dışına çıkamaz. İnsanları zapturapt altına almada en sağlam yol budur.
Asırlardır, Osmanlı’da bu metot tatbik edildi. Bu metodun önemli bir özelliği de insanın her ânına hitap etmesi... Boşluk olmaması. Allah korkusu olmayan bir kimse, insanların olmadığı bir zamanda, kanundan kaçabilir. Ama Allahın her an kendisini gördüğünü, yaptığı her hareketin hesabını vereceğini bilen kimse kaçamak yapamaz.
İnsanları kontrol altına almanın ikinci yolu ise, ikna etme, faydasına inandırma yoludur. Bu da eğitim ile olur. Bugün Amerika’nın, Avrupa’nın yaptığı budur. Daha çocuk kendini tanımaya başladığı 3- 5 yaşında eğitime başlıyorlar; “İnsan nedir, insan hakları nedir, devlet nedir, vergi nedir, kurallara uyulmazsa ne olur?..” gibi hususlar iyice öğretiliyor.
Bütün bunlar, çocuğun benliğine ustaca yerleştiriliyor. Çocuğa, hayatta kalabilmenin ancak bunlara uymakla mümkün olduğu anlatılıyor. Çocuk da bu ahlâki değerlere inanıyor. Davranışlarını buna göre ayarlıyor.
Biz ise, “iki cami arasında kalmış beynamaz” gibi olduk. Yukarıda bahsettiğim gibi Osmanlı zamanında Allah korkusu hakimdi. Bu da din eğitimi ile sağlanıyordu. Osmanlının son zamanlarından beri bu eğitim gereği gibi verilemedi. Bu verilemediği gibi, Avrupa tarzı bir eğitime de geçilemedi. Allah korkusunun yerleştirilemediği, Batı’nın uyguladığı ciddiyette bir eğitimin de verilemediği insandan, başka ne beklenir? 1850 yılından beri yönümüzü döndüğümüz Batı’nın sadece örf âdetini değil de hiç olmazsa eğitimini bari alabilseydik, bu hâllere düşmezdik herhalde?
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
beYaz yoLcu
RE: Yok olan ahlâkî değerler
Faydalı bir yazı çoğuna katılıyorum ama batının eğitimini örnek almamız gerektiği konusunda aynı fikirde değilim. Onların eğitim sitemini kutlayabiliriz ayrımcılık olmayan yerlerdekini ama ahlakı değerleri öğrettiklerine inanmıyorum öğretselerdi çocuk yaşta ki kişiler anne baba olmazdı. Hırsızlık az mı batı da bilmiyorum ben ülkem dışında hiç bir yerde yaşamadım ama bunları bilmek için yaşamaya gerek var mı..
[Resim: bartsab9lp4.gif]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.