You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

YEREL SEÇİMLER VE DTP

YEREL SEÇİMLER VE DTP

Üye
YEREL SEÇİMLER VE DTP
YEREL SEÇİMLER VE DTP
Demokrasi kendini kolaylıkla öldürebilen bir kavramdır. Herkes iyi niyetli olup kuralına göre oynasa sorun yoktur; ama gerçek öyle midir? Ya bir taraf şike yaparsa?
Demokrasinin kendini koruyabilmesi için tek etken eğitimdir. İnsan ruhu eğitilip inceltilmeden yapacaklarının kendisini de etkileyeceği tam anlamıyla öğretilmeden demokrasi hiçbir zaman doğru uygulanamaz. Eğitim sürekli gelişim içinde olduğundan toplumların da bu organik yapıya uyum sağlamaları koşuldur. Bu süreç sırasında yöntemleri demokrasinin dışında kalanlar istediklerini demokrasiyi de kullanarak rahatlıkla ortaya koyabilirler.
Yerel seçimlere kısa bir süre kala, seçim aktörleri çalışmalarını yoğunlaştırmış bulunuyor. Seçimlere, tarafların farklı anlamlar yükledikleri, beklentilerini bu anlamlara göre belirledikleri, güç ve çalışmalarını buna göre harekete geçirdikleri biliniyor. Bu arada seçim ortamında konu ile ilgili çeşitli görüşler de internet sitelerine yansımaya devam ediyor.
“Kızıl Bayrak” sitesine yerel seçimlerle ilgili açıklamalar yapan M.Can Yüce’ye göre DTP eksenindeki hareket, yerel yönetimlerde öteden beri kazandığı mevzileri koruma çabasını sergiliyor ve bu bağlamda ittifaklar yapmaya çalışıyor. DTP’nin geçmişte yaşadığı ittifak deneyimleri, ilke ve programlar üzerinde yapılan tartışmaları ve pratikleri değil, “koltuk kapma” hesaplarını yansıtıyor. Bir süredir tartışması ve pratiği süren “çatı partisi” girişimleri ise, bundan öte bir anlam ve değer ifade etmiyor.
Aslında 29 Mart seçimlerinde doğru bir tavır alabilmek için, öncelikle seçimlerin kendisini doğru tanımlamak, seçimlerin aktörlerini ve politik duruşlarını doğru değerlendirmek gerekiyor. Özellikle Kürtlerin özgür tartışma, tercihlerini özgürce ortaya koyma ve bunu belli platformlarda özgürce belirleme sürecinin önünde başka önemli bir engel daha bulunuyor. Bunun da İmralı Partisi ve onun politik eksenindeki DTP ve benzerleri olduğu vurgulanıyor.
Kendilerinden farklı düşünmenin, farklı eğilim ve tercihleri dillendirmenin, örgütlenmenin “hainlik” olarak damgalandığı bir ortamın demokratikliğinden ve özgür tartışma zemini olduğundan söz edilemeyeceği belirtiliyor. Özgür tartışmanın önünde engel olmanın yanı sıra PKK’nın ve DTP’nin Kürtlere yönelik hayırlı bir programının da bulunmadığı bildiriliyor. Dolayısıyla bu hareketi yurtsever kategorisi içinde değerlendirmenin mümkün olmadığına işaret ediliyor.
Ancak yıllardır terörle mücadele eden ve bu uğurda sayısız bedel ödemiş ve hala ödemeye devam eden Kürt halkı yurtsever duygularla hareket ediyor. Bu durum aynı zamanda büyük bir paradoks, onulmaz bir açmaz anlamına da geliyor. Kendi gerçek yurtsever program ve örgütlenmesine sahip olmaması, yani iktidarsızlığı, emeklerinin başkaları tarafından çarçur edilmesini de birlikte getiriyor. Her seçimde olduğu gibi bu seçimlerde de karşı karşıya kaldıkları ve kalacakları ikilemin bu olduğu değerlendiriliyor.
Halk bu yerel seçimlerde adaylarını kendi özgür iradesiyle belirleyecek mi, bunun olanakları var mı? Örneğin DTP, geçmişte genel ve yerel seçimlerde böyle mi davrandı? Yoksa adaylar merkezden dayatmalarla PKK’nın da baskısıyla mı belirlendi? Yine bu belirlemelerde kirli ayak oyunları ne kadar rol oynadı? vb sorulara olumlu yanıt vermek mümkün görünmüyor. Kendisi için yola çıktığını iddia eden zemin ve örgütlerde hiçbir söz ve karar sahibi olmayan, etki gücü bulunmayan, sözcüğün tam ve gerçek anlamında böyle bir halkın adaylarını belirlemesi imkansız olarak nitelendiriliyor. O zaman halkın seçimlerde kimi, daha doğrusu hangi programı oylayacağı belirsizliği devam ediyor.
Önümüzdeki seçimlerde var olan tablonun ne yazık ki bu olduğu gerçeği karşımızda duruyor. Bir tarafta artık yurtsever bir programı ve kimliği kalmamış ve İmralı Partisinin eksenindeki DTP’nin ilkesiz duruşu, diğer tarafta ise tercihleri üzerinde söz ve karar sahibi olmayan ama işin esas yükünü omuzlayan ve tam anlamıyla trajik bir paradoksun sarmalında duran halkın gerçekliği dikkat çekiyor. Tabii bu noktada insanın kendine sorası geliyor. Bu seçim kimin seçimi, neyin seçimi? DTP’nin gerçek kimliklerini, politik çizgilerini, yerel yönetim deneyimlerini ortaya koymanın ve ilke olarak bu partiye oy vermemenin doğru bir tutum olacağı aktarılıyor.
29 Mart akşamı ve sonrasındaki günlerde halkı nasıl bir ortamın bekleyeceği herkes tarafından merak ediliyor. Önemli olan halkın yararına bir sonuç çıkması ve sürecin kavgasız, gürültüsüz ve terörsüz geçmesi.
Helin Demir
helindem@mynet.com
Değerlihelindem, kullanıcısı Jan 2009 tarihinden beri İmam Hatip, İslami Forum, Dini Forum, Genel Forum üyesidir..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.