Köşemin adını versem heralde reklama girmez
Gezginin Not Defterinden...TUTUCU
Lokanta da yemek yerken kulak misafiri olduğum diyer bir masada konuşulanlar;
Asliyetinden uzaklaşmış bireylerin oluşmasından meydana gelen toplumlar, bir başka toplumun kendi toplumuna uymayan örf-ananelerinin içlerine girmesiyle yok olmaya mahkumdurlar. Bugün bunu yapmayan Japonya’nın soysa-politik-ekonomik-üretken durumunun izahı da bu minvaldedir.
“Tutucu” diye yaftalananların aslında yapmış oldukları, kendi toplumlarının dejenere olmasını engellemekten ibarettir. Bu “tutucu” denilen grup kendi öz değerlerinin kaybolmadan, bu persfektifte yapılacak ne kadar yenilik-atılım-çağdaşlaşma varsa hepsini kabul eder. Burada ki tek istek, başka toplumların kötü, boş şeyleri, ahlaksızlıklarının alınmaması ve özüne uyacak şekilde “ilerleyelim ama kendi öz örf-ananelerimize uygun ve taklitçilikten uzak olalım” isteğidir. Şu Hadis-i Şerife binaen de (Ümmetim üzerine öyle bir zaman gelecek ki ehli kitap yani yahudi ve hiristiyan fare deliğine de girseler arkaların dan girerler.) müslümanın aslında uyması gereken doğruda açıktır. Ama müslümanım deyipte buna uymamakta ahmaklığın en bariz örneklerindendir. Peygamberi sevmek ona uymak demektir. Bu yüzden de buna uymuyorsanız hele ki kabul etmiyorsanız durumunuzu varın siz düşünün.
Biz aradığımızın değil, önümüze sunulanların esiri olduğumuzdan çırpınışlarımız.Yoksa aradığımızın ne olduğunu bilsek bulduğumuzun da ne olduğunu anlayacağız. Batı adamının önümüze koyduğunun bize ne kadar ters olduğunu ve her şeyin asıl hakikatini İslam’ın verdiğini görebilsek onlara ihtiyacımızın olmadığını da anlayacağız. Yalnız bu şuna gelmemeli;”Top yekun atma, buldukları hikmetleri yok sayma.” İnce çizgi ise şu; bulduklarını, atılımlarını İslamın süzgecinden geçirip yoğurup uygun hale getirmek. VESSELAM
![[Resim: urjn1.jpg]](http://t1311.hizliresim.com/1h/p/urjn1.jpg)