Sen, hangi şeyin ve hangi hâlin daha hayırlı ve efdal olduğunu bilemezsin.O halde, sükut et. Allah'ın hükmüne gönül rızâsıyle uy.
O'ndan, fiillerine rızâ göstermeni nasip etmesini iste. Diğer hallerde de şükretmeni nasîp etmesini talep et...
Unutma ki, şükrü edilmeyen bol mal - mülk, sâhibi için bir musîbettir. Aynı şekilde, sabırsızlık ve isyân duygulan içinde geçirilen darlık-sıkıntı zamanları da bir musibettir.
Şükür, sana verilen nîmetleri arttırır; seni, İzzet ve Celâl sâhibi Rabbine yakınlaştırır. Sabır ise, kalbinin ayaklarını sâbit kılar, sağlamlaştırır. Ona yardım eder, kuvvet verir. Onu muzaffer kılar. Dünyâ ve âhıret akıbeti de iyi olur.
Allah'ın takdir ve hükmüne itiraz etmek haramdır. îtirâz hâlinde, kişinin kalbi ve yüzü kararır.
Yazık sana, ey câhil! Nefsini kadere îtirâzla meşgul etmek yerine, Allah'a duâ ile meşgul et. Onu Allah'a duâ ile meşgul et ki, duânın bereketiyle, belâ ve musibet demleri bertaraf olsun, felâket ateşleri sönsün...."
Abdulkadir Geylani Hazretleri - Fethu'r Rabbani , 55. Sohbet