suskun ve engin gecenin içinde, ağır ve yalnız kendi ayak seslerini dinlemektedir...
...
duvar saatinin ve kandilin önünde,
aceleci tiktaklara ya da zamanın sürüklenişine kulak vermektir...
...
gözler açık, sırtüstü uzanıp,
yanan yüreğinin zorlu atışlarını dinlemektir...
...
ne terk edilmiş evin açık kalmış penceresi,
ne de insan gölgesi bile olmayan göl ya da kurbağa sesleri...
...
kederli ve insansız bir dünya değil,
ama kalabalığın biçimlendirdiği bir çöldür...
...
dünyayı aşan ve uzaklaşan bir düşünce değil,
ama insanların tutkulu aşkıdır...
...
ey benim yalnızlığım,
sevmemek elde değil, yalnızlığı...
(...Yi Men)