BÜLENT AKYÜREK
Yalnız olmak ne güzel şey! Kendi kurbanın ve katilin olmak… Bir elinle kendi kafanı yumruklayacakken diğeriyle kendini korumak ve sonra sarılmak yine kendine…
Ayaklarının üstüne kalkmak, dizlerini ellerinin arasına almak, gözlerinle ağlayıp parmaklarınla yaşını silmek, yalnız olmak ne güzel şey!
Yalnız olmak uzun bir kahır mektubudur, bunu yalnız olmayanlar okuyamaz…
Yalnız insanın annesi vardır ama o annesi kadar yalnızdır.
Yalnızlıktan kurtaramaz bir anne, yalnızlığımıza yalnızlık katar…
Babamız gelince ayağa kalkarız, annemiz biz düşersek diye dağ gibi babaların etekleri olurlar…
Bir fiyatı yoktur yalnız adamın, o tüm hakikatleri ve yalanları kendisi bulur ve tüm şarkılara kötü bir ıslıkla katılabilir çünkü izleyicisi yoktur.
İzlenmeden yaşamak zordur yeni insan için. Başkasına yaşar başkasına ölür.
Yalnız değilsen hep başkası olursun… Gelir bir başkası götürür seni senden…
Bir ağlayanın yoksa arkandan, bil ki cennet seni bekliyordur. Yalnız adam ölünce yalnızca gömülür…
Yalnız olmak ne güzel şey! Ne kutlayacak zaferin ne yenilgi sonrası yıkılmaya ihtiyacın vardır.
Her şey bir uzun havaya bakar; uzun uzun dinler uzun uzun bakarsın tavana, taa ki yüreğin sıkışıncaya kadar…
Sıkışıp kalmaktır yalnız olmak, doğum ve ölüm duvarının arasında katlanmış bir kâğıt gibi…
Katlanacağız elbet, her şeye katlanacağız…
Kendimize katlanmayı öğrendik nicedir, açmasınlar bu mektubu okuması uzun sürer… Yalnız olmak uzun bir kahır mektubudur, bunu yalnız olmayanlar okuyamaz…