Her ne kadar vehmetsem
Müteessir olup içinde
Bulunduğum lahzada titresem
Kalbimin derinliğinde nükseden
Viraneliğimi hesap ederek inlesem
Yeniden bilincimi tazelesem,
Lekelerimden temizlensem
Ve zafiyetleri terk etsem
Niçin
Geçmişin yükü ağır
Beşer sıfatı
Aklıselim için ne ağır,
İdrak adına kahır
Bulduğunu yiyen,
Helal, haram bilmeyen,
Hassasiyetini kaybeden sağır
Bedene hapsolmuş,
Esareti meşru
Saymış ve kanıksamış,
Nefsine kölelik yapmış ne ağır
Takriben
Dört yaşında
Henüz umudun en samimi
Heyecanında sevinçken
Anne ve babası
Bakımından neşeyken,
En değerli bir emanetken
Katledilmesi, defin karesi,
Öteye aşina hevesi ne kadar
Hüzün içinde içimi titretiyor
O an,
Anne ve babası
Yüreği dağlanan yakınları,
Sessizliğe kananları
Kalbin en samimi ağlatan sebebi,
Nasıl muhayyilemize alacağız
Nasıl bir hak ve hukukla
Rabbimize dertleneceğiz,
Nefsi temayüzleri terk edeceğiz
Ey
Rabbim sen bilirsin
Sen aklımı ve irademi bahşeden
Yegâne sahipsin
Nefsi zafiyetlerim, bitmez
Tükenmez telakkilerimle
Nasıl huzuruna geleceğim
Ne olur, beni bana bırakma,
Aklım ve iradem var ama
Yanılmama sen fırsat verme
Bir ömür
İmtihan içendeyiz
Bu hakikati idrak etmek için
Nasıl bir bilinçteyiz
Ne Efendimiz Muhammet
Mücteba’ya ve ne de
Emniyet ettiği haki katlara
Ne kadar
Samimiyetle sarılmaktayız,
Hayatın mihengi yapıp
Ve öyle yaşamaktayız
Mustafa Cilasun
Aşk, ruhu
Ve gönlü meftun eden
Halden geçiren
Haşyet zerk eden
Firkate eriştiren demdir…
Mustafa Cilasun