Kezzaptan Bir MASAL ;
""Masalar hazırlandı, en leziz yiyecekler içecekler getirildi ve misafirler beklenmeye başladı. Bugün büyük gündü nasıl olsa. Yıllardır uymak zorunda oldukları tüm kurallar bugün değişecekti.
Herkes birazdan bu masanın çevresinde olacaktı, en büyükler di onlar. İdare edenlerdi, yiyeceğimizi , içeceğimizi verenlerdi.
Ve sonunda geldiler. Teker teker tüm içtimai ve sosyal kuralları masaya yatırdılar. Saatler , günler ve haftalar geçti. Hepsi yorulmuştu artık. Ticaretten , aile yaşantısına ; Siyasetten ,eğitime , hukuka, sağlık ve askeriyeye dair tüm herşey görüşülmüştü. Bütün herkesin elinde uzman olduğu konularla alakalı dosyalar birikmişti.
Toplantı bitti herkes mutluydu. Çok büyük birşeyi başarmanın hazı içerisinde birbirlerinin suratına baktılar.
Daha önceki kuralların hepsi Tanrı Hegamonus tarafından konmuştu. Fakat şimdi nerde olduğunu bilmedikleri bu tanrı bu kuralları değiştirmeliydi.
İçlerinden birini onu bulması için görevlendirdiler. Gitti ve bulamadı, geri döndü yorgun argın ve herkesi bir umutsuzluk kapladı.
O sırada Zekius Domestikus öne çıktı; herkesin neşesini yerine getiren şu fikri ortaya attı :
Tamam Hegamonusun bazı kuralları zaten kalıyor , diğer kurallar için Kendimiz bir tanrı bulalım.İlan edelim elbet bir Tanrı vardır etrafta.
Dediği oldu, hemen tüm yayın organlarına ilan verdiler :
Tanrı ARANIYOR!
- Ticari ,ahlaki,siyasi ve askeri konularda uzman ve emir verebilecek yeterlilikte, Olimpos dağının, yüksek firavunluk okulunu bitirmiş eli yüzü düzgün(prezantabl) ve üstlerine karşı itaatkar, uyumlu çalışmayı bilen.
Not: Ücret dolgundur , extraları : sunulan adak ve diğer her türlü bahşiş kendisinin olacaktır
Çok güldünüz değilmi , Yo hayır gülmeyin lütfen. Etrafınıza bakın.
Kur'an ın zamana yetersiz geldiğini söyleyen ukalalar var. Örtünmenin çağdışılığından bahsedenler var. Ve daha niceleri var.
Bunlardan bazıları hikayede masa etrafında oturanlardan.
Neden yanlışımızı göremiyoruz, neden sadece hikayedeki yanlış göz önünde ,yoksa hikayeye başka gözle , kendimize başka gözlemi bakıyoruz.
Allah c.c. bize günah işlemeyin derken acaba merhametini geri mi bıraktı ki, hemen emirleri görmezlikten gelip başka kapılar arıyoruz, bahaneler buluyoruz.
Sanki başka kapı var?!?
Ne zannediyorsunuz işinize gelmedi diye değiştirebileceğinizimi ?
Hayır asla ve kat' değiştiremezsiniz. Çünkü ne size bir yol verdi kendisine ulaşabileceğiniz nede sizi kendisiyle tartışabilecek vasıflarda yarattı. Lütfen haddinizi biliniz. Günahsa evet bu bizim günahımız. Ama günah olmasın diye emri değiştirmek kimin haddine.
O yüzden Ayette geçen "inanmayanlar" zümresine dahil olmayalım ve her emri lütfen kabul edelim, kabul ettirelim nefsimize. Şeytan inkara yol bulamasın gönlümüzde.
Elbet günahımız olacak, hepimiz insanız. Ama lütfen birinizde deyin ki Allah c.c. ın rahmeti engin değil. Tevbe kapısı açık değil. Bende haklısınız deyivereyim . Ama haksızsınız , tevbe kapısı açık ve merhameti bol olan bir Allah c.c. a tapıyorum.
Hepimiz öyle.
Madem öyle neden rahmetine sığınmak yerine , cehennemliklerden olmayı ve emirleri , ayetleri inkarı seçiyoruz.
( **28.10.2010 -05:45 F.A. Türban konusunu tartışan üniversiteli bir gruba ithafen)