Bu söz bilinçli olarak söylediğim bir söz değil; uyanmadan önce zihnimde yankılanmış bir söz.Belki de dinimiz hakkında Kur'ana bakmayıp da müslümanların
onu yaşayış biçimine bakıp karar verenler için düşünülebilir.Ya da sana bir işaret daha olabilir, ne dersin?
Bak ne anlatacağım:
Geçen gün; din ile çok alakası olmayan tanıdığım bir üniversiteli genç, geçmiş kavimlerin Nuh (a.s) tufanı hakkında yazdıkları yazıt, kitabeleri ve kutsal kitapları İngilizce olarak araştırıp okumuş; sonuçta heyecanla yanıma gelip şöyle dedi:
"Nuh tufanı hakkında geçmiş kavimlerin bıraktığı yazılar, İbranice kitabeler, Gılgamış destanı, İncil ve Kur'anın İngilizcesini okudum.Gördüm ki Kur'anın olayı anlatmasındaki müthiş ifade tarzı hiçbirinde yok."
Elindeki kaynaklardan bana tek tek bir miktar okudu.İncil'deki anlatış tarzının basitliğini gösterip vurguladı.Sıra Kur'ân'ı Kerime gelince metnin duruşu, anlatış ve ifade gücünün çok farklı olduğu hemen anlaşılıyordu, bu durum beni de etkiledi doğrusu.
Dedim ki; sen bir de Arapça aslına baksan, oradaki belagat, fesahat, ahenk, hitabet
karşısında çok daha şaşırırsın.
Velhasıl ben ona on sene nasihat etsem bu kadar etkilenmezdi belki.
Sen de İngilizce biliyorsan Kur'ân'ı o dilden oku hiç olmazsa ne dersin?
