You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Vesveseyle nasıl baş edilir ?

Vesveseyle nasıl baş edilir ?

Profesör
Vesveseyle nasıl baş edilir ?

Vesveseyle baş etmenin birinci şartı iyiliğin ve kötülüğün, güzelliğin ve çirkinliğin kaynağının eşyanın zatında yatmadığını, Allah’ın emrine tabi olduğunu bilmektir.

O’nun iyi ve güzel dediği iyi ve güzel, kötü ve çirkin dediği kötü ve çirkindir! Mutezile, kötülüğü ve çirkinliği Allah’a vermemek için böyle bir yaklaşım benimsemiştir, ama görüldüğü gibi, kaş yapayım derken itikadî bakımdan göz çıkarmıştır. Müslümanları ruhsat yerine azimeti uygulamaya zorlayan bir yaklaşıma kapı aralamıştır.

O nedenle, özellikle ibadetleri ve duaları konusunda kalbine şüphe ve kuruntu ilişen kimseler, kendilerine “Sahih oldu mu?” sorusu yerine, “Kabul oldu mu?” sorusunu sormalıdırlar. Ve Allah’ın merhametiyle —kasten yapmadıktan sonra— eksik ve kusurlu olan ibadetleri de kabul edeceğine inanmalıdırlar. Böyle inanırlarsa, ibadetin sahihliği konusunda aşırı endişeye kapılmak yerine, ahirette belli olacak olan kabule dair ümitli bir beklenti içine gireceklerdir.

İkincisi, her Müslüman kendi fıtratı, ruhî yapısı, akıl, kalp ve hayalinin çalışma biçimi hakkında asgari birtakım bilgilere sahip olmalıdır.

Bunlar içinde özellikle şeytanın şüphe ve vesveselerinin doğrudan kalp içindeki imana temas etmediğini, kalbin de içinde bulunduğu “sadr” denilen bölüme geldiğini bilmek gerekir. Hakim et-Tirmizî, bu sadr ile kalbin ilişkisini göze benzetmektedir. Sadr gözün beyaz kısmı, kalp gözün karası gibidir. Dışarıdan gelen toz ve çöpler gözün beyazını (sadrı) etkiler, orada kızarıklığa yol açar, ama gözün karasını (kalbi) etkilemez, göz görmeye devam eder.

Çünkü kalp Allah’a iman nurunun bulunduğu yerdir. Ve iman bütündür, parçalanamaz. İman çıkarsa, kalpten ya tamamen çıkar ya da çıkmaz. Dolayısıyla, vesveseyle inancına halel geldiği kaygısına düşen bir mü’min, bizatihi bu kaygının kalbinde imanın hâlâ mevcut olduğunu gösterdiğini düşünmelidir.

Ancak vesvese ve kuruntular —bunlar şeytan tarafından olabileceği gibi, nefis tarafından da olabilir— sadr denilen bölümde uzun süre tutulur da, o mü’min Allah’a sığınarak sadrını hak ve hakikatle doldurmak suretiyle batılı sadrından def etmezse, oraya yerleşen vesvese virüsleri imana zarar verebilir.

O nedenle, sadrının (göğsünün) daraldığını hisseden bir mü’min, derhal bunun farkına vararak, nefsinin veya şeytanın hücumuna uğradığını düşünmeli ve “Allah’ı anmak suretiyle” sadrını genişletmeli ve kalbini yeniden mutmain bir hale getirmelidir.

Sadrda özellikle kin, öfke, haset, dünyevî kaygılar, rızık kaygıları ve vesvesede olduğu gibi aşırı dinî kaygılar tutmamaya özen göstermek gerekir. Eğer sadr bu şekilde temiz tutulursa ve daralmasına müsaade edilmezse, ne vesvesenin ne de başka şeylerin kişide rahatsızlık oluşturması söz konusu olmayacaktır.

Not: Vesvese konusunda kişinin kendi “irade alanı”nı da iyi tahlil etmesi gerekir. Özellikle hayalde gerçekleşen tasavvurların (kötü çirkin görüntülerin) irade dışı olduğu, tasdik anlamına gelmediği de vesvesenin rehabilite edilmesinde son derece önemlidir.

İbadetleri ve duaları konusunda kalbine şüphe ve kuruntu ilişen kimseler, kendilerine “Sahih oldu mu?” sorusu yerine, “Kabul oldu mu?” sorusunu sormalıdırlar. Ve Allah’ın merhametiyle —kasten yapmadıktan sonra— eksik ve kusurlu olan ibadetleri de kabul edeceğine inanmalıdırlar.

Vesveseli mü’minlerde en temelde dikkat çeken özellik, hassas ve mükemmeliyetçi bir kişilik yapısına sahip olmalarıdır. Ruhsat-azimet diye bilinen dengede, bu kişiler hemen hemen daima azimet yönünde tercihlerini kullanırlar. Yani, her türlü dinî uygulama ve ibadetlerde en iyisini, en kusursuzunu yapma eğilimi gösterirler.

Ömer Baldık
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.