“Hacca gelenlerden, amcam Hacıveyiszâde’nin faaliyetlerini dinliyorduk. Diyorlardı ki:
“Amcanız, İmam Hatip Okulları için teberru toplamaya başladı. Din adamları, dâvâ adamları yetiştirecek müesseseler kurmak için, Allah yolunda vermenin din borcu olduğunu millete telkin ediyor. Hatta Aziziye Câmii’nin minberinden bir keresinde şöyle hitap ediyordu:
“Bu mekteplere yapılacak yardım dinimizedir; dinimizin ihyâsınadır,” dedi ve cübbesini çıkardı; “Ben bu cübbemi veriyorum, başka bir şeyim olsa verirdim” diye devam etti. Arkasından “İşte cüzdanım, başka da bir şeyim yoktur.” diyerek cüzdanını da fırlatıp attı.
Bunun üzerine halk tufan hâline geldi, coştu… Veren verdi, veren verdi, veren verdi…” (M. Ertuğrul Düzdağ, Üstad Ali Ulvi Kurucu Hatıralar, I, 201