You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

UYDURMA HADİSLER ,İSLAMIN KARA BOYASI...

UYDURMA HADİSLER ,İSLAMIN KARA BOYASI...

Forumcu
UYDURMA HADİSLER ,İSLAMIN KARA BOYASI...



UYDURMA HADİSLER .... İSLAMIN KARA BOYASI !



İslam’ı, Siyasi çıkarı için kullanmak isteyen İlk Siyasiler, Bu Yolun temelini attılar. –Sahabeden başlayarak- bazı “Ravilere” bunun işçiliğini yaptırdılar. İslam Alimleri; -İslam’a, gerçekten bağlı olan bazıları da dahil- Hadis ilmi açısından (Senetlerin sağlamlığı, Ravilerin güvenirliği, ... vs. vs) göre, İnce eleyip-Sık dokuyarak(?) sahihlerini seçtiler… Sahih Hadis kitapları ile bizlere kadar ulaştırdılar... Fakat, “Kuran’a-Akla uygun mu?” bu soru; cesaret edilip sorulamadan. Bu günlere gelindi...
Ve Bizde gereğini yapıp, tepe-tepe kullanıyoruz.

Nasıl mı…? İslam Karşıtları ve İslam’ı çıkarına kullananlar; Ellerindeki / Dillerindeki fırçalarla, “Bu Boyayı”, Enlerine-Boylarına kullanıyorlar… Yetmiyor: İslam’a gerçekten bağlı olduklarını düşünen “Zavallı Taklitçileri”; Akıl ve Kuran’la da devrelerini keserek, Bu boyaya boylarınca batırıp ortaya salıyorlar. Robot ordu tamamdır. Ellerini attıkları yer karalanıyor.

Yukarıda özetlediğim noktaları açmaya çalışalım: “Tüm Sahabenin yaptığı haktır, doğrudur” kalın örtüsü ile Gerçekleri örtersek… Ve “İctihat farkı Rahmettir?” kolaylığına kaçarsak… Tarafların savaşma noktasına kadar gelmesini, Oluk gibi Mümin kanının akmasını, Ve “Büyük Haksızlıkların yapıldığını” anlatamayız.

UYDURMA YOLUN TEMELİ :
Tipik örnek: Ebu Süfyan, Mekkenin fethinden sonra -çıkarına olduğundan- mecburen İslam’ı kabul etmiştir. Oğlu Muaviye, Hz. Ömer ve Osmanın Halifeliği döneminde Şam Valiliği yapmış; Bu arada aşırı servet sahibi olmuş;
“...Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti gözetin;...4/135”
diyen Dinin, üst kademe yöneticisi olarak; Toplumu; Erkek Deveye “Dişi” demesini bile, tasdik edecek Robot haline getiren bir yönetim kurmuştur.

Ve Sıffin Savaşı: Muaviye, Yenileceğini anlayınca; Kılıçlara Kur’an sayfalarının takılması; Hakem Olayı ve Yüzük Hilesi !?? Bu Olaylar; İslam’ın çıkar için, Siyasete Alet edilmesinin, Büyük boyutlu ilk Örnekleridir. “Düşünen Mümin’im” diyen bir kişi, bu olayları, Akıl-Mantık süzgecinden geçirip, bir değerlendirilmesini yapmıyorsa / yapamıyorsa; -başkasını da aldatır mı bilemem?- Fakat Ömür boyu, kendisini “Aldanmaya” mahkum eder.

Muaviye, İktidara bu yöntemlerle gelmiş; Ve İktidarını korumak için de aynı yöntemleri uygulamıştır.
Bilindiği gibi; Peygamberimiz ve Dört halife Hadislerin Yazılmasına-toplanmasına onay vermemiş; Hatta önleyici tedbirler alınmıştır. Ebu Hureyre[1], Kab el Ahbar[2] gibi; çok ve yalan hadisler rivayet edenleri yakından izlemiş / sürmüşlerdir. [3]
Muaviye bunları sarayına almış; imkanlar sağlamış; [4] Bir nevi “Hadis Uydurma fabrikası” kurmuştur. Ve karşılığını uydurma hadislerle almıştır.

** Allah’ın Resulu Muaviye’ye bir ok verdi ve şöyle dedi: Bu oku al ve cennette beni onunla karşıla!
** Allah’ın Resulu şunu derken duydum: Allah vahyini üç kişiye emanet etti: Ben, Cebrail ve Muaviye
** İşlerinizde Muaviye’yi bulundurunuz. Çünkü, o kavi ve emindir. [Tathir-ül-cenân]
** Ümmetimin en halimi ve cömerdi Muaviye bin Ebu Süfyan’dır. [İ.Süyuti]
** Muaviye’nin mülk sahibi olmasına fazla zaman geçmez. [Deylemi]

Muaviye için Uydurulan hadisler bunlardan ibaret değildir. Hepsi, yaptıklarına / Yapacaklarına, haram servetine birer Kılıf ve Zırhtır. Yaptıkları da, bunlardan ibaret değildir. Onlardan bir-kaçı:
Hz. Hasanla yaptığı anlaşmayı (Şartları?) bozmuş, Hz. Hasanı zehirletmiş (kişiliği?); Cuma Hutbesini -Cemaati, Ehli beyte hakaretlerini dinleme mecburiyetinde bırakmak için- Namazdan önceye almış; (Dine Resule saygısı?) Hilafeti soy Krallığına çevirmiştir. Oğlu Yezit; Kerbela vahşetini işlemiş; Peygamberimizin “Cennet çiçeklerim” dediği sevgili torunlarını hunharca Şehit etmiş, Ve hala kini dinmemiş, Hz. Hüseyin’in kesik başına hakaretler yağdırmıştır.

BİRAZ DÜŞÜNEBİLİR MİYİZ?
Ama Aklımızı ve Vicdan gözümüzü devre dışı bırakmadan.
İslam tarihinin, yukarda özetlenen Kara Sayfalarının her biri için, çok şey yazılabilir. Özet Sorularla açmaya çalışalım.
1- Varsayalım; Peygamberimize ait olduğu söylenen (inandığınız); Muaviye’yi yücelten Hadisleri(?) duymadınız / bilmiyorsunuz. Yukarıdaki olayları da, “Dünya tarihinden bir parça olarak” okudunuz. Muaviye Ve Emeviler hakkında Ne düşünürdünüz? (Şimdi Niçin farklı düşünüyorsunuz?)
2- Hadislerde(?) Geleceğe hatta Cennete ait İfadeler olduğuna göre; Peygamberimizin bunları -azından- bir ilham neticesi söylediğini kabul ediyorsunuz. “Muaviye’nin Yüceliği(!?!)" İlham edilirken; Yukarda özetlenen olaylar... torunlarının hunharca öldürülmesi, hiç mi ilham edilmiyordu. -haşa- bu işi Yaratan noksan mı yapmıştı. Değilse, Peygamber bu ifadeleri nasıl kullanıyor? Muaviye, bunca hatalarına ve günahlarına rağmen bu yüceliklere (hatta cennete) nasıl layık oluyor. Yoksa bunları yaparken de mi sevap işliyor? Böyle ise, Hz. Ali ve Çocukları -Yani Peygamber torunları- İslam’a zararlı unsurlar mı idi?... Yoksa İlham falan yok da -haşa- yüce Peygamber; Yağ mı çekiyor? Yalan mı söylüyor. Bu soruların arkası gelmez.
3- Hutbeyi Cuma Namazının önüne alması: Sebebin / Niyetin kötülüğü bir yana; “Peygamberden daha güzelini yapmış” demeden bunu savunamazsınız. Ve daha acısı; Muaviye’nin bu günahına, Asırlardır Hürmetle(!?) devam ediyoruz.
4- Ve hala; “Muaviye’den Şefaat bekleyecek kadar” Aklını devre dışı bırakan; Şartlandırılmış, saf Mümin Kişilerin bulunması; bu acıklı durumun diğer yarısıdır.

Netice: İslam’ı karalamadan, Muaviye’yi savunamazsınız. Bu Hadisere(!?) “Sahte” demeden; "İslam’ı karalama ve Muavıyeyi savunma” dan yakanızı kurtaramazsınız.... Eğer “Sahte” derseniz; Bu defada Kütüb-i Sittenin “Sahih” etiketi düşer.... bütün bunlardan İslam kaybetmez. Ama yine de Tercih Sizin. İslam’ı Karalamaya devam edebilirsiniz. Yalnız unutmayalım. Bu aynı zamanda, Muaviye gibi, İslam’ı çıkarına kullananlara Hizmet etmek anlamına gelir.





Bir kez gönül yıktın ise , Bu kıldığın namaz değil
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.