You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Uydurma hadis olur mu?

Uydurma hadis olur mu?

Kıdemli Üye
Uydurma hadis olur mu?
Sual: Mezhepler üstü hareket eden zatlar, (Hadis uydurmak veya uydurma bir hadisi kitabına almak, ihmallik, gafillik, cahillik veya hainlikten ileri gelir) diyorlar. Şevkani, Sehavi, Aliyyülkari, Acluni, Kardavi, Elbani, Ebu Gudde gibi zatlar, kütüb-i sittedeki veya diğer hadis, tefsir ve fıkıh kitaplarında, birçok uydurma hadis tespit etmişlerdir. Bunlara nasıl cevap verilebilir?

CEVAP
Evet, hadis-i şerif uydurmak veya uydurma bir hadisi kitabına almak, ihmallik, cahillik ve hainlikten ileri gelir, bu doğrudur buna hiç birimiz bir şey diyemez. Ama şunu da unutmamak gerekir. Uydurma bir söze hadis demek ne kadar tehlikeliyse, tamamen gerçek bir hadise de uydurma demek o kadar yanlış ve tehlikelidir. Çünkü bu hadisler, İslam alimlerinin kitaplarında yazılıdır. Kıyamet alametlerini bildiren üç hadis-i şerif şöyledir:
(Kur'andan başka, delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]

(Hadisi bırak, Kur'ana bak diyerek beni yalanlayanlar çıkacak.) [Ebu Ya'la]

(Sonra gelenler, önceki âlimleri cahillikle suçlayacak.) [İ.Asakir]

Bazıları, (Şevkani, Sehavi, Aliyyülkari, Acluni, Kardavi, Elbani gibi kimseler, gafil, cahil veya hain olmadıkları için, kitaplarına uydurma hadis almamışlardır. Bu hadis tenkitçilerinin kitaplarında bir tek uydurma hadis bulamazsınız) diyorlar. Peki hadis tenkitçileri dediğiniz bu kimseler bu hadis-i şerifleri nereden aldılar? Her şeyin bir kaynağı var, alimlerin kitaplarında da aynı şekilde bir kaynak var. Peki bunlar, bu hadis-i şerifleri nereden aldılar? Elbette Buhari, Müslim gibi hadis imamlarından, bu sağlam kitaplardan aldılar.

Buhari'de, Kütüb-i sittede, diğer hadis, tefsir ve fıkıh kitaplarında uydurma hadis var denirse, o zatlar cahillikle, gafillikle suçlanmış olurlar. O mübarek zatlara bu sıfatlar nasıl yakıştırılabilir? Şevkani, Sehavi, Aliyyülkari, Acluni, Kardavi, Elbani gibi kimseler kitaplarına uydurma hadis almazsa, onlardan çok daha büyük âlimler nasıl olur da kitaplarına uydurma hadis alırlar? Haşa, o âlimler bunu bilemediler mi? (Hadis uyduran, Cehennemdeki yerine hazırlansın) hadis-i şerifini kitaplarına geçirdikleri halde, nasıl olur da, ümmete bu cinayeti, bu haksızlığı yapabilirler?

Muhaddislerin, müfessirlerin, koskoca İslam alimlerinin, Sehavi, Aliyyülkari, Acluni kadar Allah korkuları yok muydu? Onlar bunu bilmiyorlar mıydı? İslam alimlerine nasıl cahil denebilir? Onlar cahilse biz neyiz ki? Onlar gafilse biz nasıl müteyakkız [uyakın] oluruz? Bu büyük zatlar, nasıl töhmet altında bulundurulabilir? Sıradan bir Müslüman bile, Allah'tan korkar, uydurma bir söze hadis diyemez. Hal böyleyken nasıl olur da Resulullahın vekilleri olan, (Ümmetimin alimleri, beni İsrail peygamberleri gibidir) diye övülen o mübarek zatlar, böyle bir cinayet işleyebilirler? Nasıl olur da Allahü teala böyle alimler için (Bilmiyorsanız âlimlere sorun) buyurur. Âlim, sadece mezhepsiz olan Şevkani, Sehavi, Elbani gibi kimseler midir? Kütüb-i sitte sahipleri, diğer muhaddisler, müfessirler ve fukaha âlim değil midir? Onlara bu büyük suç, nasıl isnat edilebilir? Madem böyle, biz nasıl o âlimlere bu kadar rahat tabi olabilelim?

Hadis kitaplarında uydurma hadis olmadığı gibi, İslam alimlerin tefsir, hadis ve fıkıh kitaplarında bile uydurma hadis yoktur. Müfessirler, fakihler haşa hadis ilminde cahil değildir. Sadece aralarında iş bölümü yapmışlardır.

Mezhepsizler, kendi akıllarına uymayan hadislere uydurma diyorlar. Bunların verdiği örnekler de, tamamen bid'at ehlinin uydurduğu, aslı olmayan söz ve hareketlerdir. Ehl-i sünnet kaynaklarında bulunmayan, veya hadis alimlerinin belirttiği ama anlaşılamayan sahih hadis-i şeriflerdir. Şimdi biri çıkıyor ve (Bu hadisin ravilerinden biri fâsık veya yalancıdır, onun için hadis uydurmadır) diyor. İslam alimleri bunu bilmiyorlar mıydı? Tarihe bir baktığımız zaman, âlimlerin çok daha önce yaşadığını görüyoruz. Oysa ki eğer öyle olsaydı, alimler bunu anlayabilirdi. Raviler yeni mi çıktı? Görüldüğü gibi hadis-i şerifte gösterilen, belirtilen bu mucize ortaya çıktı. Önceki alimleri, günümüzde bile, cahillikle suçlayanlar oluyor.

Bir kimse, bir söz uydurduktan sonra, bunun yanlış ve hadis olmadığını söylese bile, zaten İslam alimleri bunları kitaplarına almazlar. Lafzında, manasında bozukluk olmadığını, Kur'an ve sünnete, akla, mantığa aykırı mı değil mi, bütün bu meseleler, bizim değil muhaddislerin, hadis ilminde müctehid olanların işidir.

Biz, İmam-ı Gazali hazretlerinin kitabından bir hadis-i şerif alıyoruz. Mezhepsizler, (Bunun Kur'ana uygun olup olmadığına bak) diyorlar. İmam-ı Gazali hazretleri, bir hadisin Kur'ana aykırı olup olmadığını bilmiyorsa, haşa biz nasıl bilelim? Veya O, (Bu hadis Kur'an-ı kerime uygundur) diyorsa, biz nasıl o hadisin uydurma olabileceğini düşünelim? Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Hadisimi Kur'anla karşılaştırın. Kur'ana uyarsa o söz benimdir, uymazsa benim değildir.) [Taberani]
Elhamdülillah, Müslümanım.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.