You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Üstad Necip Fazıl'dan inciler

Üstad Necip Fazıl'dan inciler

MüslümAnarşist
Üstad Necip Fazıl'dan inciler
Kalpleri dinler sağır,
Klavuzluk eder kör.
Dindara çağdışı der,
Çağı bilmez profesör !
----------------------------
Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasında zina!
Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!
----------------------------------
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!
------------------------------------
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!
--------------------------------------
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa karışan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayâl görüyorum.
-------------------------------------
Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
---------------------------------------
Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...
Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!


NOT : Aynı şiirin dörtlükleri değildir !
Sevgilim, eylem güzelim benim!
Yitik bir ülkeyi korumaya değil,
Yeniden kurulacak bir ülkeyi
Aşkla örmeye benzer devrimci olmak....
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 07-01-2008, Saat:03:59 PM, Düzenleyen: atesdevrimi.
Kayıtsız
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
RE: Üstad Necip Fazıl'dan inciler
NE SABAHI GÖREYİM NE SABAH GÖRÜNEYİM
GÜNDÜZLER SİZE KALSIN VERİN KARANLIKLARI
ISLAK BİR YORGAN GİBİ SIMSIKI BÜRÜNEYİM
ÖRTÜN ÜSTÜME ÖRTÜN SERİN KARANLIKLARI


buda benden olsun
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Üstad Necip Fazıl'dan inciler
Muhasebe

Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri!
Sadece beyni zonklayanlardan biri!
Bakmayın tozduğuma meşhur Babailide!
Bulmuşum rahatımı ben bir tesellide.
Fikrin ne Fahirsi oldum, ne zamparası!
Bir vicdanin, bilemem, kaçtır hava parası?
Evet, kafam çatlıyor, güya ulvi hastalık;
Bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık.
Büyük meydana duştum, uçtu fildişi kulem;
Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.
Ustun çile, dev gibi geldi çattı birden! Tos! !
Sen cüce sanatkarlık, sana büsbütün paydos!
Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;
Ve cemiyet, cemiyet, yok edilen guruhiyle...
Çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç!
Genç adam, al silahı; iman tılsımlı kılınç!
İste butun meselem, her meselenin başı,
Ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı!
Tırnağı en yırtıcı hayvanin pençesinden,
Daha keskin eliyle, başını ensesinden,
Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;
Yerleştirse başını, iki diz kapağına;
Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi?
Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi!
Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen,
İçimde homurtular, inanma diye gülen...
İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe!
Sebep ne, mezardansa bu hayati tercihe?
Uç katli ahşap evin her kati ayrı alem!
Üst kat: Elinde tespih, ağlıyor babaannem,
Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve asıkları,
Alt kat: Kız kardeşimin (Tamtam) da çığlıkları;
Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;
Buydun ve maktandan seyredin, iste evim!
Bu ne hazin ağaçtır, butun ufkumu tutmuş!
Koku iffet, daları taklit, meyvesi fuhuş...
Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
Mukaddes emanetin dönmez davacısıyım!
Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;
Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.
Zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nemde?
Bazı geriden gelen, yüz bin devir ilerde!
Yeter senden çektiğim, ey tersi donmuş ahmak!
Bir saman kağıdından, butun is kopya almak;
Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.
Mavalları bastırdı devrim isimli masal.
Yeni çirkine mahkum, eskisi güzellerin;
Allah kuluna hakim, kulları heykellerin!
Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;
Lafını çok dinledik, simdi is inkılapta!
Bekleyin, görecektir, duranlar yürüyeni!
Sabredin, gelecektir, solmaz, pörsümez Yeni!
Karayel, bir kıvılcım; simsiyah oldu ocak!
Gün doğmakta, anneler ne zaman doğuracak?

ÜSTAD
Necip Fazıl Kısakürek
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Üstad Necip Fazıl'dan inciler

ÖLECEĞİZ MÜJDELER OLSUN MÜJDELER OLSUN!
ÖLÜMÜ DE ÖLDÜREN ALLAH'A SECDELER OLSUN!
....................................................................

ÖLÜM ÖLENE BAYRAM BAYRAMA SEVİNMEK VAR
OH NE GÜZEL BAYRAMDA TAHTA ATA BİNMEK VAR!
......................................................................

SÖZÜMÜN DOSTUSUNUZ ÇİLEMİN YABANCISI
YOKMUDUR SİZİN KÖYDE ÇEKEN FİKİR SANCISI
....................................................................
TOHUM SAÇ BİTMEZSE TOPRAK UTANSIN
HEDEFE VARMAYAN MIZRAK UTANSIN
HEY GİDİ KÜHEYLAN KOŞMANA BAK SEN
ÇATLARSA DOĞURAN KISRAK UTANSIN...
....................................................................
KİM DEMİŞ AVRUPA İNSANI MEDENİ
NE EDEP VAR NE HAYA ÇIRILÇIPLAK BEDENİ
BEDENİ AÇMAKLA OLUNUYORSA MEDENİ
DESENİZE HAYVANLAR SİZDEN DAHA MEDENİ...


KULA KUL OLMAK İÇİN ATILMADIK MEYDANA,

BİZ YANLIZ HAKİKATE,HAKK'A SECDE EDERİZ!

NASIL GİRDİYSE DAVA SAHİPLERİ ZİNDANA,

BİLSİN Kİ KAHPE DEVİR BİZDE ÖYLE GİRERİZ!...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Üstad Necip Fazıl'dan inciler
Hepinizin eline sağlık çok güzel bir derleme olmuş.

Uzanıverse gövdem taşlara boydan boya
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi...
Alnım rüzgarlara açık
Kor kaynar yüreğimde
Umutlar sevinç içinde
Kan dolan gözlerimde..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
Cvp: Üstad Necip Fazıl'dan inciler
ellerinize sağlık...

ne hasta bekler sabahi
ne taze oluyu mezar
ne de seytan bir gunahi
seni bekledigim kadar
****
gecti istemem gelmeni
yoklugunda buldum seni
birak vehmimde golgeni
gelme artik neye yarar..
Bunu ilk beğenen sen ol.
...DeRsAaDeT...
Cvp: Üstad Necip Fazıl'dan inciler
ALLAH DİYENE



Her şey, her şey şu tek müjdede;

Yoktur ölüm, Allah diyene!

Canım kurban, başı secdede,

İki büklüm, Allah diyene!



Akıl, kırık kanadı hiçin;

Derdi gücü 'nasıl' ve 'niçin'...

Bağlı, perçin üstüne perçin,

Benim gönlüm Allah diyene...

DUA



Bende sıklet, sende letafet...

Allah'ım affet!



Lâtiften af bekler kesafet...

Allah'ım affet!



Etten ve kemikten kıyafet...

Allah'ım affet!



Şanındır fakire ziyafet...

Allah'ım affet!



Âcize imdadın şerafet...

Allah'ım affet!



Sen mutlaksın, bense izafet!

Allah'ım affet!



Ey kudret, ey rahmet, ey re'fet!

Allah'ım affet...

Bunu ilk beğenen sen ol.
...DeRsAaDeT...
Cvp: Üstad Necip Fazıl'dan inciler
ZİNDANDAN MEHMEDE MEKTUP

Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı?.. Belki... Daha ölmedim!

Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...
Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!

Bir âlem ki, gökler boru içinde!
Akıl, olmazların zoru içinde.
Üstüste sorular soru içinde:
Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı, asıldı;
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.
Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

Müdür bey dert dinler, bugün "maruzât"!
Çatık kaş.. Hükûmet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş, kim eder azat?
Anlamaz; yazısız, pulsuz, dilekçem...
Anlamaz; ruhuma geçti bilekçem!

Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil;
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekûn içinde yazıl ve çizil!
İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik, mintanlarla et.

Somurtuş ki bıçak, nâra ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccâdemin yününde şefkat;
Beni kimsecikler okşamaz mâdem;
Öp beni alnımdan, sen öp seccâdem!

Çaycı, getir, ilâç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.
Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük, duman duman erisin!

Peykeler, duvara mıhlı peykeler;
Duvarda, başlardan, yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler...
Duvar, katil duvar, yolumu biçtin!
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin!

Sükût... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
Tek nokta seçemez dünyadan nazar.
Yerinde mi acep, ölü ve mezar?
Yeryüzü boşaldı, habersiz miyiz?
Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?

Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir,
Ne gelir ki elden, kader bu, emir...
Garip pencerecik, küçük, daracık;
Dünyaya kapalı, Allaha açık.

Dua, dua, eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...
Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu;
İplik ki, incecik, örer boşluğu.

Ana rahmi zâhir, şu bizim koğuş;
Karanlığında nur, yeniden doğuş...
Sesler duymaktayım: Davran ve boğuş!
Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!

Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
Bunu ilk beğenen sen ol.
...DeRsAaDeT...
Cvp: Üstad Necip Fazıl'dan inciler
ANNEME MEKTUP

Ben bu gurbete ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.
Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.


Necip Fazıl Kısakürek (1924)
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.