Hz. Ali'ye atfedilen bu söz insanlığın değişmez değerlerinden birinin terennümüdür.
İbn Teymiyye der ki: " Devlet küfürle değil zulümle yıkılır."
Bir sistem ki hem dini yok, hem adaleti.
Bir sistem ki bir eli küfür diğeri zulüm.
Bir sistem ki fosseptik çukuru gibi altını kazdıkça pislik çıkıyor.
Bir sistem ki, yalan, soygun, kan ve gözyaşı üzerine kurulmuş.
Peki neden yıkılmıyor?
Bu sorunun cevabı net:
Bizim yüzümüzden.
Bu zulüm sistemi güçlü olduğu için ayakta değil, biz zayıf olduğumuz için ayakta.
Zayıf ve bölük pörçük... Zayıf ve kişiliksiz... Zayıf ve silik...
* * *
Bakınız şu Müslümanların haline
Kimileri geç kaldıkları yağmaya sonradan yetişmenin huzuru içinde dört köşe. Timsahın artığına çakallardan sonra gelen uysal ve munis mahlukların kuyruk salladığı gibi devlet adlı devin her zulmüne baş sallıyorlar.
Sistemin banilerinin bile savunamadığı sistemi koruyup-kollamayı "kemik hakkı" olarak mı göreceğiz?
Bir kemiğin bu kadar hakkı var idiyse, etimizle beslediklerimiz niçin bu kadar "kadirşinaslığı" bizlere de gösterme lutfunda bulunmadılar?
* * *
Kur'an "izzet Allahın, Rasulünün ve mü'minindir." diyor
Hangi mü'minlerin?
Şereflerini tumturaklı yalanlar ve yaldızlı kılıflar içerisinde dinlerinin düşmanlarına teslim eden mü'minlerin mi?
Maksada ulaşmak için herşeyi mübah gören makyavelist bir maktıkla, zalimlerin sofrasına "besmeleyle" oturan mü'minlerin mi?
İlkesizliğinin pençesinde dün savunduklarına bugün hakaret eden, dün hakaret ettiklerinin kucağına boğaz tokluğuna bugün oturan, yarın ise kiminle olup neyi savunacağını kimsenin kestiremediği eli kalemli entel mü'minleri mi?
İzzetin ve haysiyetin paha biçilmez bir değer olduğunun mücadelesiyle örnek olarak cahil yığınlara öğretme yerine, "en akılmızın önde giden zincirli" deyişinde ifadesini bulan bir tavırla "gelene ağam gidene paşam" temannaları çakan bilgin mü'minlerin mi?
* * *
Zat, haklı davasını savunmak için mahkemeye çıkar.
Bir de ne görsün? Hakim çoktan aleyhine kararı vermiş, sıra tebliğ etmeye gelmiştir.
Çar-naçar sonucu kabullenir ve şöyle söyler:
"Hakim bey, hakim bey!
Et kokarsa eti tuzlarlar.
Ya tuz kokarsa?"
Mustafa İslamoğlu
Yeni yazılmış bir yazı değil ama hala tuz koktuğu için güncelliği devam ediyor malesef..
Açılan kapatma davaları, başörtüsü yasağının kaldırılmaması, dünyanın bir çok yerinde kardeşlerimize uygulanan zulümler...
Rabbimiz bizi izzetli davrana bilen mü'minlerden eylesin duasıyla vesselam..
giderayak işlerim var bitirilecek,