Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
-"Tutunamayanlar" dan kesitler-
-"Tutunamayanlar" dan kesitler-
Yetiştirebilirsem paylaşmaya çalışacağım diğerlerinide.Lütfü, Ayşe'ye açılamamıştır yine...Ve Ayşe Mevlana İdris'e ait şiiri okumaya başlar, Lütfü'de sonrasında eşlik eder.
"İyi geceler bayım!
Siz hiç yittiniz mi?
En az bir defa yitmeli insan.
Nasıl geçti yıllar telefon beklerken mi?
Şarkılar bitti, şarkılar bitti...
Bir şey söylemedin..."
(Vildan)
-Aaah ah! Bir kilo pamuk mu ağırdır, bir kilo demir mi yoksa bir aşkı sadece vesikalık fotoğraftan yaşamak mı?
(Küçük Prens)
- Siz ne yapıyorsunuz böyle? Ben gezegenimde yaşamadığım duyguyu yaşıyorum şu anda.Bu duygunun adı ne?
-Hasret çekmek, özlemek.
-Gezegeninden uzak kalmak gibi bir şey mi?
-Evet onun gibi bir şey.Bir türlü gezegeninin yörüngesinde yer bulamamak, uzay boşluğunda ordan oraya sürüklenmek, güneşine uzak olunca, kendinede uzak olmak.
-Mutsuz olunca hep böyle mi yapıyorsunuz?

(Şair Lütfü)
-Sen benim için çok özelsin.
(Ayşe)
-Nasıl yani, nasıl özelim, özel derken?
-Ayşe, sesini duymadığım gün yaşanmış değil,
Açan, çiçek değil.
Öten, kuş değil.
Seni görmediğim gün içimde yıldızlar sönük...
Güneşler güneş değil.
Seni görmediğim gün, seni anmadığım gün olacak iş değil.
İrem:
- Tarık yemek yaparken aklıma takıldı. Bir soru ile ikileme düştümde.
Tarık:
-Ney oruçla ilgili mi? İrem neyin ikilemine düştün ya! İremciğim sen daha biri öğrenmemişsin, biri öğren, öğren bir şeyi sonra ikileme düş. İkileme düşecek kadar veri yok elinde İrem alemsin ya. Tarık Şakrakçıoğlu'nun ilim irfan seviyesine, Tarık Şakrakçıoğlu'nun felsefi boyutuna, ulaştığı o son noktaya yakışacak, benim birikimimi, benim donanımımı kullanacağım kallavi, hatrı sayılır bir soru ise bekliyorum, Lütfen...
İrem:
-Adak orucu olan bir kimse, bu orucu Ramazan ayında tutabilir mi? Mesela, Buhari'ye bakacak olursak diyorki; "orucu,ibadet adağı yerine getirmek mümkündür" demiş.
Tarık: (şaşkınlıkla İrem'i dinlemektedir.)
-Doğru, doğru ...
İrem:
- Ancak, Şeyh ...Rahimehullah, şöyle demiştir: " kefareti hemen yerne getirmek gerekli çünkü vacipte asıl olan husus acele etmektir." Kafam karıştı Tarık ne diyorsun?
Tarık: (boş boş İrem'e bakmaktadır.)
-...
İrem:
-Tarık?!
Tarık:
-Şey.. ilk o...Buhari ne demişti?!
...
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi