You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Türkiye ne yapıp yapıp bu oyuna gelmemeli

Türkiye ne yapıp yapıp bu oyuna gelmemeli

Türkiye ne yapıp yapıp bu oyuna gelmemeli
Irak’ta batağa batan, ve durumu bir türlü düzeltemeyen; öldürülen askerlerine her gün yenileri katılan Amerikan yönetimi, kendi ülkesinde kaybolmuş olan itibârını düzeltmek için, yeni maceralara atılıyor. Fakat bu seferki macera alanı, Orta Doğu değil, Kafkaslar ve “Türki Cumhuriyetler” denen coğrafya.

İşe Afganistan’ı işgalle başlamış olan Bush yönetimi, geçtiğimiz günlerde, Kırgızistan’da farklı bir yöntem kullanarak, kendisine dirsek çeviren yönetimi, bildik yöntemlerini devreye sokarak alaşağı etti. Ve bütün dünya medyasının yazdığı gibi, sırada beyaz Rusya, Azerbaycan ve özellikle İran gibi diğer ülkeler var!

Öyle anlaşılıyor ki Amerika, söz konusu devletleri işgal ederek hem Çin’in önüne bir set çekmek, hem de komşularıyla, özellikle de nükleer tesisler kuran İran’la dostane bir diyaloga geçen Rusya’yı engellemek istiyor. Ve bu düşüncenin altında, “Amerikan Dünya İmparatorluğu”, ya da “Baba Bush’un” deyimiyle “Yenidünya düzeni” yatıyor.

Ne var ki, durumun vahâmetini anlayan, ve Kırgızistan gibi oyuna gelmek istemeyen “hedef ülkeler”, kolay kolay boyun eğmeyeceğe benziyor. Bunun böyle olduğunu fark eden Amerikalılar, muhtemelen bu emellerini gerçekleştirmek için “zor” kullanacaklar. Fakat bu “zor”u kullanmak, Kırgızistan’da olduğu gibi pek de kolay olmayacak. Çünkü Amerika kendisine karşı oluşan “direniş olgusu”nun pekâlâ farkındadır.

İşte bu bağlamda, muhtemelen ABD, Türkiye’yi işin içine çekecek, ve onu ikna için diyecektir ki:

- Ey müttefikim! Sen “tezkere”nle, Irak’ta benim işimi zorlaştırdın! Zira Rumsfeld’in ifâde ettiği gibi, biz Kuzey’den Irak’a girmiş/girebilmiş olsaydık, durum bugünkünden farklı olacaktı! Şimdi sizden, bu “tezkere”ye bedel olarak, Kafkaslarda yardım istiyoruz! Böylece soğumuş olan ilişkilerimiz, tekrar eski hâline gelir.

Nitekim Amerika’nın bu arzusunun alt yapısı, dillenmeye başladı bile. Daha önce Kuzey Irak’taki durumdan dolayı Türkiye’yi kıyasıya eleştiren Rumsfeld, bir yerlerden aldığı “çark et!” emriyle, Türkiye’yi razı etmek/kandırmak için hemen ağız değiştirdi; Türkiye ile bir sorun olmadığını açıkladı.

İşte bu kritik bağlamda Ak Parti Hükûmeti, çok dikkatli davranmalı, bedeli ağır olsa da şahsiyetli bir siyaset sergileyerek Amerika’nın çıkarları uğruna, bu tehlikeli oyuna gelmemeli! Çünkü Bush’un ihtiraslarının sonu gelmez, ve onun ihtiraslarına âlet olmak Türkiye’ye bir şey kazandırmaz. Belki çok şey kaybettirir! Sonradan dizimize vurmayalım!

Pragmatizm felsefesinde yalan söylemek caiz olduğundan, dikkatli olmalıyız!


Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma - 1 Nisan 2005
"rosegul giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
SEVDALARA DOYULAMADI...rosegul
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.