![[Resim: bc2_alevi.jpg]](http://www.sendika.org/wp-content/uploads/2013/09/bc2_alevi.jpg)
Bu aleviliğin İslam ve gerçi çek Alevilikle hiç bir bağı kalmamıştır. Namaz kılmaz, oruç tutmaz ve hacca gitmezler. Yıllarca Osmanlı istibdadı altında alimlerden mahrum kalan bu Alevilerin artık İslam ile hiç bir bağlan kalmamış. İslam'dan sapmış durumdalar. Alevi demek Ali gibi olmak, Ali gibi yaşamaktır, amelsiz bir sevgi boş bir iddiadır. Dolayısıyla Şia ile Türkiye'deki Alevileri birbirinden ayrı tutmak lazım. Atatürk'e "Çağın Ali'si" diyecek kadar zavallılaşan Türkiye Alevileri artık sapık ve İslam'dan kopuk bir grup haline gelmiştir. Türkiye'deki Aleviler'in Şia ile hiç bir bağı kalmamıştır. Ali'yi sevmek dışında hiç bir ortak yönleri yoktur. Kaldı ki bu iddiaları da boş bir iddiadır. Zira Ali'nin yolunda olduğunu söyleyip Muaviye ve Yezid'in yaptıklarını yapmak ne akla ne de dine sığar. Vahhabiler ne kadar İslam'dan uzak ve İslam'ın ruhuna ters düşüyorlarsa, Türkiye'deki Aleviler de bu kadar İslam'dan ve doğal olarak Şia'dan uzak düşmüşlerdir. Bu Alevileri İslam dairesi içinde bir yere oturtmak oldukça zor. Ne doğru dürüst inançları, ne görülür bir amelleri, ne mezhebi bir öğretileri olmayan ve ne dediği belirsiz kimseleri toplumda İmam Cafer-i Sadık ve Ali'nin dostları diye takdim etmek ve algılamak aslında Hz. Ali ve İmam Sadık'a zulüm sayılır.