Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Türkçe İbadet Edilir Mi?

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 22 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : karadamlalar
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
General
*
4,320
mesajlar
329
konular
1,797
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
31-07-2012, Saat:04:05 AM
DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU KARARI
(Türkçe İbadet)

KARAR TARİHİ : 04.12.1997

Son günlerde Türkçe ibadet ve özellikle Kur’an-ı Kerim’in namazda Türkçe tercemesinin okunmasına dair tartışmaların yoğunluk kazanması üzerine konu Kurulumuzda görüşüldü. Yapılan inceleme ve müzakere sonunda:

Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.) Arabistan’da Araplar arasında yetiştiği ve Arapça konuştuğu için, O’nun tebliğ ettiği Kur’an-ı Kerim de Arapça olarak indirilmiştir.

Ancak Yüce Rabbımızın bütün insanlığa son kitabı ve ebedi hitabı olan Kur’an-ı Kerim, sadece Araplar ve Arapça’yı bilenler için değil, bütün insanları sapıklıklardan korumak, onlara Hakkı ve hakikati öğretmek, hidayet ve gerçek saadet yolunu göstermek için indirilmiştir. Bunun gerçekleşebilmesi için de, Kur’an-ı Kerim’in bildirdiği ilahi gerçek ve öğütlerin herkese, bütün insanlığa tebliğ edilmesi, herkes tarafından öğrenilmesi, anlaşılması, üzerinde düşünülmesi, kavranması ve kalplere yerleşmesi gerekir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de:

“Bu Kur’an, bütün insanlara bir açıklama, sakınanlara yol gösterme ve bir öğüttür.” (Al-i İmran, 3/138)

“Ey Peygamber, Rabbından sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yapmamış olursun...” (Maide 5/67)

“Kendilerine, indirileni insanlara açıklayasın diye sana Kur’an’ı indirdik.” (Nahl, 16/44)

“Bu Kur’an, ayetlerini iyiden iyiye düşünsünler, tam akıl sahipleri ibret alsınlar diye sana indirdiğimiz feyz kaynağı bir kitaptır.” (Sad, 38/29)buyurulmuştur.

İfade edildiği üzere Kur’an-ı Kerim Arapçadır. Cenab-ı Hakk’ın yüce kelamı kutsal kitabımızın dilinin her müslüman tarafından bilinmesi ve anlaşılması, arzu edilen bir durum ise de, âdeten mümkün değildir. O halde Kur’an-ı Kerim’in Arapça bilmeyenlere tebliğ edilebilmesi ve onların da bu Yüce Kitapta bildirilen ilahî gerçek ve öğütleri anlayıp üzerinde düşünebilmeleri ve O’nun hidayetinden yararlanabilmeleri için, başka dillere tercüme edilmesine, kısa ve uzun açıklamalarının yapılmasına kesin ihtiyaç hatta zaruret vardır. Nitekim, İslamın ilk dönemlerinden itibaren buna ihtiyaç duyulmuştur. Ashabın ileri gelenlerinden Selman-ı Farisî’nin İranlı hemşehrilerinin isteği üzerine Fatiha Sûresini Farsçaya çevirip onlara gönderdiği bazı kaynaklarda (bk. Serahsi, el-Mebsut, I, 37, Beyrut, 1398/1978) yer almıştır. Günümüzde Kur’an-ı Kerim, dünyadaki belli başlı hemen bütün dillere çevrilmiş durumdadır. Dilimizde de yüzün üzerinde meal, terceme ve tefsiri bulunmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’in namazda Türkçe tercemesinin okunmasına gelince:

Kur’an-ı Kerim’de “Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun” (Müzzemmil, 73/20) buyrulduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a) de bütün namazlarda Kur’an-ı Kerim okumuş ve namaz kılmayı iyi bilmeyen bir sahabiye namaz kılmayı tarif ederken “... sonra Kur’an’dan hafızanda bulunanlardan kolayına geleni oku.” (Müslim, Salat, 45) buyurmuştur. Bu itibarla namazda kıraat yani Kur’an okumak, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabit bir farzdır.

Bilindiği üzere Kur’an, Cenab-ı Hakk’ın Hz.Muhammed (s.a,)’e Cebrail aracılığı ile indirdiği manaya delalet eden elfazın (nazm-ı münzel’in) ismidir. Sadece mana olarak değil, Resülüllah (s.a.)’in kalbine elfazı ile indirilmiştir. Bu itibarla bu elfazdan anlaşılan ve başka lafızlarla (sözlerle) ifade edilen mana Kur’an değildir. Çünkü indirildiği elfazın dışında, hatta Arapça bile olsa, başka sözlerle ifade edilen mana Cenab-ı Hakk’ın kelamı değil, mütercimin ondan anladığı yorumdur. Oysa Kur’an kavramının içeriğinde, sadece mana değil, bir rüknü olarak onun elfazı da vardır. Nitekim:

“Şüphesiz O, alemlerin Rabbı tarafından indirilmiştir. Onu Ruhu’l-emin (Cebrail), uyarıcılardan olasın diye, senin kalbine apaçık Arap diliyle indirdi.” (Şuara 26/192-195)

“Böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Ta-Ha 20/113)

“Korunsunlar diye dosdoğru Arapça bir Kur’an indirdik.” (Zümer, 39/28)

“Bu bilen bir toplum için, ayetleri Arapça bir Kur’an olmak üzere ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır.” (Fussilet, 41/3)

gibi tam on ayrı yerde (Yusuf, 12/2; Ra’d, 13/37; Nahl, 16/103; Şura, 42/7; Zuhruf, 43/3; Ahkaf, 46/12) nazm-ı münzel’in Arapça olduğunu ifade eden ayetlerden, sadece mananın değil, elfazının da Kur’an kavramının içeriğine dahil olduğu açık ve kesin bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, tercemesine Kur’an denilemeyeceği ve tercemesinin Kur’an hükmünde olmadığı konusunda İslam bilginleri görüş birliği içindedir.

Bilindiği üzere terceme, bir sözün anlamını başka bir dilde dengi bir sözle aynen ifade etmek demektir. Oysa her dilin, başka dillerde bulunmayan (kendine ait) ifade, üslup ve anlatım özellikleri vardır. Bu yüzden, edebî ve hissî yönü bulunmayan bazı kuru ifadeler dışında, hiçbir terceme aslının yerini tutamaz ve hiçbir terceme de her bakımdan aslına tam bir uygunluk sağlanamaz. O halde, Kur’an-ı Kerim gibi, ilahî belağat ve i’cazı haiz bir kitabın aslı ile tercemesi arasındaki fark, yaratan ile yaratılan arasındaki fark kadar büyüktür. Çünkü biri Yaratan Yüce Allah’ın kelamı; diğeri ise yaratılan kulun aciz beyanı. Hiç böylesi bir tercemenin, Allah kelamının yerine konulması ve aynı hükümde tutulması mümkün olur mu?

Kaldı ki, İslam dini evrensel bir dindir. Değişik dilleri konuşan bütün müslümanların ibadette ortak bir dili kullanmaları onun evrensel oluşunun bir gereğidir.

Herkesin konuştuğu dil ile ibadet yapmaya kalkışması, Peygamberimizin öğrettiği ve bugüne kadar uygulana gelen şekle ters düşeceği gibi içinden çıkılmaz bir takım tartışmalara da yol açacağı muhakkaktır. Konuya ülkemiz açısından baktığımızda ise böyle bir uygulamanın dışarıda Türkiye aleyhinde, içerde ise Devlet aleyhinde bir malzeme olarak kullanılacağı, vatandaşların birlik ve beraberliğini zedeleyeceği, sonuç olarak bir takım huzursuzluklara sebebiyet vereceği dikkatten uzak tutulmamalıdır.

Diğer taraftan, yüzleri aşan terceme ve meal arasından din ve vicdan hürriyetini zedelemeden, üzerinde birlik sağlanacak birisinin namazda okunmak üzere seçilmesi ve buna herkesin benimsemesi mümkün görülmemektedir.

Türkçe namaz ile Türkçe dua birbirine karıştırılmamalıdır. Çünkü dua kulun Allah’tan istekte bulunmasıdır. Bunun ise herkesin konuştuğu dil ile yapılmasından daha tabii bir şey olamaz ve zaten genelde de ülkemizde Türkçe dua yapılmaktadır.

Diğer taraftan, Kur’an-ı Kerim’in en önemli özelliklerinden biri de i’cazdır. Bir benzerinin ortaya konulması konusunda, Kur’an bütün insanlığa meydan okumuştur. Bu i’cazın sadece anlamda olduğu söylenemez. Aksine, “onun Allah katından indirildiğinde şüpheniz varsa, haydi bir benzerini ortaya koyun” anlamındaki tehaddi (meydan okuma) ayetlerinden (Bakara 2/23-24; Yunus, 10/37-38; Hud, 11/13; İsra, 17/88; Tur, 52/33-34) bu özelliğin daha çok lafızla ilgili olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca bir benzerini ortaya koymak için, insanlar ve cinler bir araya toplanıp birbirlerine destek olsalar bile bunu başaramayacaklarını ifade eden ayet-i kerime (İsra, 17/88) den de, Kur’an’ın bir benzerinin yapılamayacağı ve bu itibarla tercemesinin Kelamullah sayılamayacağı, o hükümde tutulamayacağı ve dolayısıyle namazda tercemesinin okunamayacağı açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim, 1926 yılında İstanbul Göztepe Camii İmam-Hatibi Cemal Efendi’nin Cuma namazında Kur’an-ı Kerim’in Türkçe tercemesini okumasıyla ilgili olarak İstanbul Müftülüğü(nün 20 Mart 1926 tarih ve 92-93 sayılı yazısı üzerine, altında Atatürk tarafından göreve getirilen ilk Diyanet İşleri Reisi Rifat Börekçi’nin imzası bulunan 9 Ramazan 1324/23 Mart 1926 tarih ve 743 numaralı Müşavere Hey’eti kararında:

“Namazda kıraet-i Kur’an bi’l-icma farz ve Kur’an’ın hangi bir lügat ile tercemesine Kur’an itlakı kezalik bi’l-icma gayr-ı caiz ve namazda kıraet-i Kur’an mahallinde terceme-i Kur’an’ın adem-i cevazı da bi’l-umum mezahib fukahasının icmaı ile sabit olduğundan, hilafına mücaseret, namazı vaz’-ı şer’isinden tağyir ve emr-i dini istihfaf ve mel’abe şekline vaz’ı mutazammın olduğu gibi, beyne’l-müslimin iftirak ve ihtilafa ve memlekette fitne hûdusuna bâis olacağından, fiil-i mezbure mecasereti sabit olan merkum Cemal Efendinin uhdesindeki vezaif-i ilmiye ve diniyenin ref’i, emr-i zaruri halini almış olmakla ol vechile tebligat icrası...” denilmiştir.

Şüphesiz bir müslümanın en azından namazda okuduğu Kur’an-ı Kerim metinlerinin anlamlarını bilmesi ve namazda bunları anlayarak ve duyarak okuması son derece önemlidir ve bu zor da değildir. Ancak manasını anlamak, onun hidayetinden faydalanmak ve Yüce Rabbimizin emir, yasak ve öğütlerinin neler olduğunu öğrenmek için Kur’an-ı Kerim’i terceme etmenin ve bu maksatla meal, terceme ve tefsirlerini okumanın hükmü başka; bu tercemeleri Kur’an yerine koymanın ve Kur’an hükmünde tutmanın hükmü yine başkadır.

Namazda ve ibadet olarak Kur’an-ı Kerim asli lafızları ile okunur. Yüce Rabbımızın bize olan öğüt, buyruk ve yasaklarını öğrenmek, onun irşadından yararlanmak maksadıyla ise, terceme, meal ve açıklamaları okunur. Bu maksatla Kur’an-ı Kerim’in terceme, meal ve açıklamalarını okumak ta çok sevaptır ve genel anlamı ile ibadettir.


alıntı sonu/

diyanetin saptırıcı fetvaları olsa da burada doğru şeyler söylenmiş,özetle Türkçe Namaz caiz değildir.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#2
10-08-2012, Saat:04:28 PM
NAMAZ KILMANIN ANLAMI VE MANASI :

Yüce Allahın huzuruna çıkıp, O' nunla konuşmaktır....
Kişi ancak bildiği ana dili ile Yaratanı ile konuşabilir...

DİYANETİN YUKARIDAKİ YAZISINA KATILMAM MÜMKÜN DEĞİLDİR....
General
*
4,320
mesajlar
329
konular
1,797
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#3
10-08-2012, Saat:06:10 PM
namazda kurandan okumak farzdır.bildiği dil ile yapılacak olan konuşma DUA dır dua ile namazı karıştırmayalım.kimseye Allah'a bilmediğin dil ile dua et diyen yok,ancak namaz ibadetinde farz olan kıraat vardır.Hiçbir tercüme-meal-çeviri ne derseniz deyin Kuran ı Kerim değildir.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#4
10-08-2012, Saat:07:28 PM
(10-08-2012, Saat:06:10 PM)karadamlalar Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
namazda kurandan okumak farzdır.bildiği dil ile yapılacak olan konuşma DUA dır dua ile namazı karıştırmayalım.kimseye Allah'a bilmediğin dil ile dua et diyen yok,ancak namaz ibadetinde farz olan kıraat vardır.Hiçbir tercüme-meal-çeviri ne derseniz deyin Kuran ı Kerim değildir.

Güzel kardeş,

Benim anlatmaya çalıştığım mesele şudur:

Eğer kur'an ayetlerini iyi anlayacak kadar arapça biliyorsanız,
namaz kılarken Yüce Allaha ne dediğinizi biliyorsanız...
Namazınızı arapça kılabilirsiniz...

Ancak hiç arapça bilmiyorsanız, namaz surelerini ezberleyip manasını bilmeden ,AYETLERİN ARAPÇASINI OKURSANIZ NE YAPMIŞ OLURSUNUZ...???

Allahın size okuyup anlayın üzerinde aklınızı kullanıp düşünün tefekkür edin, dediği ayetleri, siz manasını bilmeden rapaça metinleri ezberleyip Allaha geri göndermiş oluyorsunuz...

Bu nedenle ki...

Arapça biliyorsanız namazınızı arapça..
Bilmiyorsanız kendi dilinizle,ayetin manasını bilrek namazınızı kılın derim...

Benim ki bir öneridir..Bana göre doğru olan budur...
Şüphesiz ki dileyen dilediği gibi kılacaktır namazını....
General
*
4,320
mesajlar
329
konular
1,797
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#5
11-08-2012, Saat:12:13 AM
kardeş,bu işte öneri falan yoktur.hiçbir zaman "anlamak için kendi dilinde ibadet et" gibi bir seçenek koyulmamıştır,namazın en önemli parçası Kuran okumaktır ki Türkçe yahut Farsça,Kürtçe,İngilizce gibi dillerle bu mümkün değildir.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Çevrimdışı
Yönetici
*******
5,002
mesajlar
614
konular
5,092
REP PUANI
Dec 2011
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#6
11-08-2012, Saat:12:31 AM
namaz farz bir ibadettir ve belli bir kıraatı vardır "isteyen kendi dilinde kılar" diye bişe hiç duymadım.
namazda okuduğun surelerin anlamını bilmen gerekli diyede birşey duymadım.
bilmek en güzeli tabiki ama "bilmiyorsan kendi dilinde oku" mantığı saçma.saçmalıktanda öte öyle birşey yok zaten.
Sabret,    Şükret,    Seyret...
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#7
11-08-2012, Saat:12:51 AM
(11-08-2012, Saat:12:31 AM)[aFiTaP] Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
namaz farz bir ibadettir ve belli bir kıraatı vardır "isteyen kendi dilinde kılar" diye bişe hiç duymadım.
namazda okuduğun surelerin anlamını bilmen gerekli diyede birşey duymadım.
bilmek en güzeli tabiki ama "bilmiyorsan kendi dilinde oku" mantığı saçma.saçmalıktanda öte öyle birşey yok zaten.

Türkçe namaz kılmak ve Türkçe ibadet ülkemizdeki islami
camiada çok tartışılan ve tartışılmakta olan bir konudur.

Sizin duymamış olmanız bu tartışmaları ortadan kaldıramaz herhalde.
Öyle birşey zaten yok diyorsunuz...
Kim demiş böyle birşey yok diye.....???

Böyle birşey var ki şu anda bunu tartışıyoruz....

Size saçma gelmesini de benim anlamam mümkün değil...
Çünkü Hiç bilmediğin bir dilde , ezberlediğin manasını bilmediğin bir şeyi Yüce Yaratana söylemek...
Ne söylediğini bilmemek bence asıl saçma olan şey budur....

Yüce yaratan bize bir vücut vermiş, can vermiş, ruh vermiş,
akıl vermiş,zeka vermiş,....
Bize bitkiler vermiş,hayvanlar vermiş beslenelim,yaşayabilelim diye...
Bunca verdiklerinin karşılığı bizden nankörlük etmememizi ve ona dua etmemizi istemiş...
Bize akıl vermiş ve verdiğim aklı kullanın demiş...
Biz ona karşı çıkacağız..Verdiği aklı kullanmayacağız...

ve O 'nun bize söylediklerinin ne olduğunu anlamadan,
O'na geri söyleyeceğiz...
Saçmalık burada değil midir...???


Selam kardeş....
General
*
4,320
mesajlar
329
konular
1,797
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#8
11-08-2012, Saat:03:32 AM
aklınıza göre bir delil sunduğunuzu söylüyorsunuz ama biz de diyoruz ki böyle bir hakkın verildiğini ne ayetlerden ne hadislerden görmedik duymadık,bazı zındık ilahiyatçılar dışında dediğiniz şeyleri yineleyen insanlar olmadı.meal kıraatı kuran kıraatının yerini tutmayacağından dolayı türkçe namaz diye bir şey yoktur,bu kadar basittir.Meallerin de kuran olduğunu iddia edersen Allah'ın onlarca-yüzlerce kitap indirmiş olduğuna iman etmemiz gerekecek,oysa kitap birdir.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#9
11-08-2012, Saat:11:13 AM
(11-08-2012, Saat:03:32 AM)karadamlalar Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
aklınıza göre bir delil sunduğunuzu söylüyorsunuz ama biz de diyoruz ki böyle bir hakkın verildiğini ne ayetlerden ne hadislerden görmedik duymadık,bazı zındık ilahiyatçılar dışında dediğiniz şeyleri yineleyen insanlar olmadı.meal kıraatı kuran kıraatının yerini tutmayacağından dolayı türkçe namaz diye bir şey yoktur,bu kadar basittir.Meallerin de kuran olduğunu iddia edersen Allah'ın onlarca-yüzlerce kitap indirmiş olduğuna iman etmemiz gerekecek,oysa kitap birdir.

Bir müslüman kendi cahilliğine bakmadan, islami bilimler dalında profesörlüğe kadar yükselmiş İmam-ı Azam' ın hayatı ve eserleri hakkında kitap yazmış, kur'an meali ve tefsiri yazmış, yazdığı islami eserler 60 adedi geçmiş ,bir başka müslümana zındık diyebiliyorsa...

O kişinin müslüman olduğuna inanmam...

Siz yüce Allah nezdinde, o zındık dediğiniz işahiyatçıdan daha makbul bir müslüman mısınız....???

Bu kararı Yüce Allahtan önce siz mi veriyorsunuz...???

Yazıklar olsun.....
General
*
4,320
mesajlar
329
konular
1,797
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#10
11-08-2012, Saat:01:59 PM
imam ı azam ın insanların kendi diliyle namaz kılmalarına verdiği bir fetva varmıdır,ki o demiş ise bu durum doğru mudur?Allah rahmet etsin kendisi büyük bir alimdir,ancak fıkıhta hataları vardır her müçtehid gibi, yalnızca Kuran ve Sünnet mutlak kabul edilecek delillerdir.ayrıca imam azam ebu hanife'nin söylediği bir sözün(?) böyle peşinden gidebiliyorsanız,onun itikadını okumuş olmanız gerekir.ne gittiğiniz ne de dillendirdiğiniz yol onun yoludur.onun fıkhına her şekilde uymasam da onun itikadı ehli sünnet itikadıdır ve ben ondan faydalanırım.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi