You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Türkçe’nin züppeleri

Türkçe’nin züppeleri

Profesör
Türkçe’nin züppeleri
TÜRKÇEDE züppelik, önce Arapça ile başlamış. Herkes bildiği, anladığı, sevdiği Türkçe kelimeler dururken tam bir Arap gırtlağıyla Arapça ve Farsça kelimelerle konuşmayı marifet sayan züppenin biri bir gün bir kasap dükkanına gitmiş. Bana bir kilo koyun eti ver diyeceğine ağzını şöyle açmış:

- Ya gassaab! Lahm-ı ganemden, vahid gıyyeee, bil vezin itaaa eyleee!

Kasap sanmış ki adam, Kuran’dan ayet okuyor:

Amin hocam, amin, amin diyerek avuçlarıyla yüzünü sıvazlayıp durmuş. Müşteri kızmaya başlamış:

- Yahu, ben senden bir kilo koyun eti istiyorum, sen amin deyip duruyorsun. Şurdaan bir kilo koyun eti versene bana...

Kasap boynunu bükmüş:

- Hocam, ben ne bilirim o kelimeleri... Benden doğru dürüst et istesene...

Milletimizin yediden yetmişe bildiği, sevdiği kullandığı kelimeler dururken Arapça ve Farsça kelimelerle tamlamalarla konuşmak züppeliktir.

Fransızca züppeliği

TANZİMATLA birlikte, bizde bir de Fransızca züppeliği başladı.

Bu yeni züppeliği Recaizade Mahmut Ekrem Bey Araba Sevdası (1896) isimli romanında çok mükemmel anlatır. Roman kahramanı Bihruz Bey, babasından kalan mirası satıp savurarak kendisine gösterişli atların çektiği şık bir araba alır. Sonra, Fransızlar gibi giyinerek arabasına kurulur ve Çamlıca yollarında gezintiye çıkar. Maksadı, kendisi gibi Batı’ya özenen genç ve güzel kızlarla tanışmaktır.

Bihruz Bey, artık konuşmasını da değiştirir. Cümlelerini Fransızca kelimelerle kurar. Mesela bir genç kızla konuşurken, Dün sizi, jö jardeninizde gezinirken jö vu diye kırıtır. Sözlerine O mon diyööö, pardon diye başlar.

Hizmetçisine bile, Matmazel, pardon... Bana ön pö bakar mısınız diye seslenir.

Sokak satıcılarına Mösyö diye hitap eder.

Araba Sevdası’nı okuyanlar, Bihruz Bey’in züppeliğinde ittifak halindedirler. Züppe, yâni özüne ve köküne yabancılaşan, milletin bütün mukaddeslerini küçümseyen, Batı karşısında tam bir aşağılık duygusuyla iki büklüm kalan, avanak ve ahkâm kişi.

Türkçemiz bugün hem İngilizce züppelerinin, hem de uyduruk ve kaydırık kelimelerle konuşup yazan yeni züppeliğin boyunduruğuna giriyor.

İşyerlerimiz İngilizce kelimelerle açılıp, saçılıyor. Dergilerimiz İngilizce ve Fransızca isimlerle çıkıyor. Yarış atlarımız bile artık İngilizce isimlerle koşuyorlar. Atalarımız doğru söylemiş, rüzgâr ekenler fırtına biçiyorlar. Kolejlerde, Anadolu Liseleri’nde ve bazı üniversitelerimizde eğitim dilini İngilizce’ye çevirenler, Türkçemizin başına bu yeni züppeleri de musallat etmişlerdir.

Bir kanun çıkarmak

Gazetemİzİn 24 Ağustos 2005 tarihili baskısının birinci sayfasında kocaman bir başlık, sizin de dikkatinizi çekmiştir: Türkçe’ye kamusal ihanet! Çelik Çelikyaman’ın haberinden anlıyoruz ki, bir Başbakanlık kurumu olan TOKİ bile, yeni tasarımlarla hazırladığı ve gün ışığına çıkardığı toplu konutlara, court, olympia, residence gibi İngilizce isimler veriyormuş. Bu uygulamaya itiraz edenlere de önemli olan, insanlara yeni yerleşim yerleri açmaktır. İsim önemli değildir diyormuş.

Bu zihniyet ummanları dolduracak kadar yanlıştır ve rezaletin ta kendisidir. Türkçe’yi bir tarafa itmenin, İngilizler gibi düşünmenin, İngiliz gibi davranmanın hazin bir neticesidir. Ama hangi birini düzelteyim. Kamu, bütün, herkes, bir milletin tamamı demektir. Yunus Emre kamu kelimesini doğru kullanıyor: “Biz kimseye kin tutmayız / Kamu âlem birdir bize” diyor.

Türkçe’ye ihanet halkımızdan, milletimizden gelmiyor. Bazı dil züppelerinden, bazı devlet dairelerinden geliyor. Peki bunun çaresi yok mu diye soracaksınız. Var tabii ve çok basit. Fransızca’da olduğu gibi bir kanunu çıkarmak ve oraya şu hükmü perçinlemek lâzım:

Madde: 1: Türkiye’de eğitim dili Türkçe’dir. Yabancı dille eğitim yapılamaz.

Madde: 2: Türkiye’de hiçbir işyeri yabancı bir isimle açılamaz.

Madde: 3: Türkiye’de yayın yapan radyo ve televizyonlarda program sunan, haber okuyan kişilerin Türkçe ve telâffuz konularında yeterlilik belgeleri almaları şarttır.

Müeyyidesi olan bir kanun çıkarmadığımız taktirde dil züppelerinden daha çok yaka silkeriz.

yavuz bulent bakıler
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: Türkçe’nin züppeleri
araplarla yakınlasmamız 751 talas savasına hatta daha öncesıne kadar dayanıyor....biz onları onlar bızı bır cok yonuyle etkilemısız..
ve arap ve farslarla aramızda cok önemli olan din bagı var...bu ıster ıstemez..arapcanın farscanın mılletızce kullanılmasına vesile olmustur...

yanı araplarla farslarla bır cok seyı paylasmısız...edebıyat dılımız farsca olmus...ilim dilimiz arapca olmus..bunu bır cok türk islam devletınde gormekteyız...o yuzden bu züppelik sözunün ... arapca ve farsca ııcın düsünmek son derece yanlıs olur..

arapca ve farscadan...milli birligimizi beraberligimi,zi kaybetmeyız aksıne kazanırız kı kazanmısız da bunun tarıhte bır cok ornegı mevcuttur..

fransızca ingilizce ye baktıgımızda...zaten bu dili kullana iki ülke sömürü ülkeleridi....

bunlar dilleriyle.. kısacası yasayıslarıyla bız ıslam devletlerını sömurmusler.. sömürmeye devam etmekteler...

o yuzden türkcemız dururken bu iki dili kullanmak züppelıitir...bunu ben yapıyorsam ben de züppelerın danıskasıyım....

(maalesef o iki züppe dil ...bizin derınlıklerımıze ıslemıs durumdalar...onları konusuyoruz onları anlıyoruz...kendı dılımızı kendı güzel kelımelerımızız kendı ıncı tanelerımızi (arapca ve farsca da dahıl) unutmus olduk.....


-----

buradaki amac zaten türkcemızı konusmak degil...arapcamızı farscamızı...arap kardeslerımız fars kardeslerımızı unutturmak..bırbırımıze dusman yapmaktır..bunu yaptılar mı ...evet maalesef...hala da yapıyorlar işte

tesekur ederım (inkişaf) kardesim...
Vesselam...!


Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 19-06-2009, Saat:03:59 PM, Düzenleyen: Çağdaş.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.