You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Türk nedir? Nasıl bir milliyetçilik? Türk-Müslüman Anlayışı

Türk nedir? Nasıl bir milliyetçilik? Türk-Müslüman Anlayışı

MüslümAnarşist
Türk nedir? Nasıl bir milliyetçilik? Türk-Müslüman Anlayışı
smet Özel: Türkiye’de aydınım diye ortada dolaşan birçoklarını cinci hoca ya da konuşan katır olarak saymak lazım.

Mehmet Toyran: Peki bir “Cinci Hocanın” bir “Konuşan katırın” günün birinde kalın Türk olması mümkün mü?

İsmet Özel: Bu bir tercih meselesidir. Tabii ki günün birindeyi beklemeye de lüzum yok. Bu çok çabuk olabilecek bir şeydir. Kalın Türk olmayı seçmek önemli. Yani bugün Türkiye’de birinci derecede mesela milliyetçiliğin reddi gibi bir şey var, bir alan var. İnsanlar milliyetçiliğin reddiyle kendilerine prestij sağlamaya çalışıyorlar bu bir. İkincisi, Türk kelimesi Türkiye’de kaçınılan bir şey oldu. Bunların tekrar ciddiyetle ele alınması gerekiyor. Ben uzun yıllar Türkiye’de Türkçülük yapmak suretiyle siyasi yer edinen insanların Kalın Türk olmayı başaramadıkları kanaatindeyim. Çünkü Türkiye’de Türkçülük ırkçı tutumdan hiçbir zaman kurtulamadı. Hâlbuki ben Türk tarifini çok net, açık bir şekilde yapıyorum. Diyorum ki: “Kâfirle çatışmayı göze alan Müslüman’a Türk denir” diyorum. Dünyada milliyetiyle dinini özdeşleştirmiş ikinci bir kavim yoktur. Hıristiyan Arap olur ve bu çok rahat anlaşılır. Ama Hıristiyan Türk ya da Yahudi Türk olmaz. İşte, vardır diyenler ırkçılık yapıyorlar. Diyorlar ki sanki bir Türk ırkı varmış, bu isterse Müslüman isterse Hıristiyan olurmuş gibi bir saçmalığa düşüyorlar. Böyle bir şey olmaz.

Ben Türklüğü nerden başlatıyorum. Öyle Orhun yazıtlarından falan filan değil. Türklük o “Mescid-i Dırar” dediğimiz cihada gitmeyip de onun masrafıyla mescit inşa edenlerin mescidinde Resululah’ın secde etmeyişi, o mescide hiç girmeyişi ile Türklük başladı diyorum. Çünkü biz insanların Müslümanlığına bir dediğimiz yok. Biz Müslüman olarak ehl-i kıbleyi tekfir etmeyiz. Yani adam namaz kılıyorsa ona Müslüman değildir demeyiz ama namaz kıldığı halde Türk olmayanlar vardır. İşte onlar cihada gitmezler ama ona harcadıkları parayla mescit inşa ederler. Bugün dikkat ederseniz biraz önce dile getirdiğim “Kâfirle çatışmayı göze alan Müslüman’a Türk denir” dediğim zaman bir kere insanların bundan tüyleri diken diken oluyor. Neden, çünkü Türkiye’de kâfir diyemiyorsunuz. Yani dinler arası diyalog, yok cart curt, hoşgörü falan filan… Türkiye’de kâfir sözü hasıraltı ediliyor. Türkiye’de kâfir var mı yok mu? Yalnız Türkiye’de değil dünyada. Yani Müslümanlar kime kâfir derler. İnsanlar bunu netleştirmekten kaçıyorlar. Kaçıyorlar mı kaçmıyorlar mı?

Mehmet Toyran: Kaçıyorlar…

İsmet Özel: Kaçıyorlar, ha demek ki Türkiye’de bazı şeyler sansürlü olarak dile getirilebiliyor ancak. Biz de Müslüman’ız canım diyen insanlar var. Biz de onlara “hayır sen de Müslüman değilsin” demiyoruz. Tamam Müslümansın. Ama biz ona soruyoruz. Türk müsün değil misin? Çünkü Türk mü gâvur mu diye bir ikilem var. Bu ikilemi biz yapmadık. Bu ikilemi Türklere düşman olanlar yaptı. Yani gâvurlar önce Türk’ü kendi yollarının önündeki bir engel olarak işaret ettiler. Bugün gidin İspanyaya eğer beğenmediği bir hareketle karşılaşırsa İspanyol karşısındakine “Türklük yapma” der.

Mehmet Toyran: Öyle mi?

İsmet Özel: Evet… Anlatabiliyor muyum? Yani bu iş bu şekilde netleşmiş bir şeydir. O, Türklük yapma, derken tabii ki Müslümanlığı kastediyor. Çünkü İspanya Hıristiyanların aldıkları, tekrar aldıkları bir ülke. Kimden aldılar? Aslında Araplardan, Arap Müslümanlardan aldılar ama onlara göre Müslüman demek Türk demek. Yani bütün batı medeniyeti için bu böyle. Bu ciddi bir mesele. Kimlikle ilgili bir şey. Yani biz efendim Müslüman’ız ama laik’iz böyle bir şey diyorlar değil mi? Ne demekse? Bu anlaşılır bir şey değil. Laiklik dediğimiz şey kapitalizmin hayatiyet bulması için gerekli olan bir şeydir. Yani kiliseyle devletin ayrı ayrı işlemlere konu olması. Bu yapıldığı takdirde, bu laik mekanizma işletildiği takdirde kapitalizm kolay yayılma ya da kendine hayat imkânı bulma fırsatını elde eder.

Mehmet Toyran: Sizin Türklük vurgunuz bazı çevrelerce yanlış algılandı. İfade ettiğiniz Türklük bir tavrı, bir duruşu ifade ediyor. Bu duruş neyin karşısındaki duruşu ifade ediyor. Amerikanlaşma karşısındaki bir duruş mu bu?


İsmet Özel: Hiç şüphesiz… Yani ben her zaman bunu belirttim. Dedim ki bugün, yani miladın 21. asrında bütün insanların önünde iki seçme fırsatı var.

Mehmet Toyran: Türkleşmek ya da Amerikanlaşmak…

İsmet Özel: Evet, yani bu Fransız için, bir Portekizli için, Arjantinli için bile bence geçerli. Bu şu demek: Bugün dünyada yürürlükte olan sisteme evet mi diyorsunuz hayır mı diyorsunuz? Evet diyorsanız Amerikanlaşmayı ister istemez kabul edeceksiniz. Hayır diyorsanız Türkleşmeyi kabul edip mutlaka İslam’la tanışmak mecburiyetindesiniz. İslam’la şereflenmek mecburiyetindesiniz. Yani şereflenmek ve mecburiyet aynı süreçte olur mu olmaz mı onu ayrıca konuşmak lazım ama ben geçenlerde, bunu bir yerden okumadım sözlü bir bilgi olarak bana ulaştı. Bu meşhur, dünyaca meşhur terörist olarak bilinen bir adam var Çakal Carlos. O şu anda Fransa’da hapiste. Ve yetmişli yıllardan beri Müslüman olduğunu hem de Sünni Müslüman olduğunu iddia söylüyormuş. Tabii bir adam ben Müslüman’ım deyince “hadi ordan” diyemeyiz ona. Usame bin Ladin, onun örgütü dedikleri El Kaide falan filan, Carlos onları kınıyormuş. Şu manada, “Ben diyormuş, Müslüman olduğum için sadece hedef gözeterek adam öldürdüm. Hiçbir zaman masumların ölümüne sebep olacak eylemler sergilemedim.” diyormuş. Bana bunu aktaranın yalancısıyım ben tabi. “Ama bunlar böyle yapmıyorlar, Müslüman’ca titizlik göstermiyorlar.” diyormuş, El kaide için. Bunlar enteresan şeyler, bunlar da ancak Sivas Radyo Televizyonu’nda söylenebiliyor anlaşılan. Ama bunların bilinmesi lazım.

Türklük doğrudan doğruya dünyadaki haksızlıkların karşısına dikilme cesaretinin adıdır. Bugün Türkiye sınırları içinde bütün etnik faaliyetler, yani etnisitenin öne çıkmasını öngören faaliyetler mutlaka dünya sisteminin desteğine başvurmak zorunda olan faaliyetlerdir. Bunu sadece Türkler için söylemiyorum. İster Arnavut olarak, ister Çerkez olarak, ister Boşnak olarak sen etnik bir -ayrımcalığa kadar gitmeye lüzum yok- etnik bir öne çıkma faaliyetinde bulunuyorsan mutlaka arkana bugün dünya sisteminin patronlarının onayını almak zorundasın. Çünkü onlar bunu istiyorlar. Bütün dünyanın birbirini yiyen, komşusunu öldüren bir durumda olmasını istiyorlar ki bununla hem silah satabilsinler hem karlarını azamiye çıkarabilsinler. Bunlar dünyadaki bütün ayrımcılıkları destekliyorlar.

Mesela Almanya’dan Bavyera’nın ayrılmasını, İtalya’dan Tirol’lerin ayrılmasını, Bask ülkesinin Fransa’da da İspanyada da bağımsız olmasını, Tibet’te şunun olmasını, Kenya’da bunun olmasını mutlaka istiyorlar. Anlatabiliyor muyum? Çünkü hiçbir büyük birim, birim ne kadar büyük olursa onlar için o kadar tehlikeli… Eğer bir yerde genişçe bir dayanışma alanı varsa o dayanışma alanı piyasayı daraltacaktır. Anlatabiliyor muyum? Yani dünyada nakit dönüşünde bir yavaşlama getirecektir. Çünkü insanlar birlik oldukları zaman paraya daha az başvurarak hayatlarını sürdürürler. Ama insanlar ne kadar tekilleşirlerse, ne kadar atomize bölünmelere uğrarlarsa o kadar para canlı olurlar. Paranın geçerliliği, para çok büyük bir patron olarak hepsinin üzerine çıkar. Ve hepsini birer birer hem de saya saya kullanır. Ama dediğim gibi mesela çekirdek aile mi bankayla iyi çalışır yoksa bir kabile şeklinde yaşayan bir aile mi? Tabii ki çekirdek aile değil mi? Yani bankayla onun işi, mecburiyeti daha çoktur. Ama böyle bir kabile halinde yaşayan bir aile kendi arasında birçok bankaya muhtaç olmaksızın yürüyecek işleri devreye sokabilir. Evet…

Mehmet Toyran: 1993 yılındaki konferansın bir bölümünde “Ben Türk’le Müslüman ayrımını tam olarak yapabilmiş değilim” diyorsunuz. Sonraki dönemlerde ise sınırlarını kesin olarak çizilmiş bir Türklükten bahsediyorsunuz. Ne zaman kafanızda şekillenmeye başladı Türklüğe dair fikirler?

İsmet Özel: Şimdi tabii ki ben de bu ülkede yetişmiş bir insan olarak birçok dolmayı yuttum…

Mehmet Toyran: Estağfurullah…

İsmet Özel: Tabii ki hepimiz için. Benim derdim o, bu dolmaları kusmak lazım, sindirmeden… Yani yuttuk bir takım dolmaları. Bu yuttuğumuz dolmalardan bir tanesi de İslâm’dan kopuk bir Türklük olabileceği. Tabii ki bu benim böyle bir gece sabah uyanıp farkına vardığım bir şey değil. Ben de yavaş yavaş bu işin aslı nedir meselesini öğrendikçe bu konuda kafam netleşti. Yani dünyada tarih sahnesine diniyle çıkan bir millet Türkler. Başka bir millet yok böyle.

Mehmet Toyran: Evet.

İsmet Özel: Haçlı seferleri de Müslümanlara karşı yapıldı gibi görünse de -doğuya dönük haçlı seferleri- doğrudan doğruya Türkler hedef alınıyordu. Bu manada her Müslüman Türk değildir, ama her Türk Müslüman’dır. Ve bu bakımdan herhangi bir Müslümanın Türk olmaktan gocunmasına lüzum yoktur. Çünkü başka bir ırka, başka bir etnisiteye dâhil olmaz bir insan Türk olduğu zaman. Türk olmak İslam’la bir şekilde pekişmek manasına gelir ama bize yutturdukları dolma tersiydi. Bu topraklarda, bu yaşadığımız topraklarda İslam’ın gücünü kırabilmek için “Siz Müslüman olmasanız da Türksünüz” gibi bir numara çevirdiler. Dolayısıyla insanlar böyle bir Türklük ile idare edebileceklerini düşündüler, ettiler de. Çünkü Türkiye’de bir İslam devleti kurulmuştu ve devletin şemsiyesi Müslümanların güvenli olmasına yarıyordu. Dolayısıyla devletin İslami şemsiyesi, devletin Müslümanlık sebebiyle açtığı şemsiye insanların sadece Türk kalarak sadece Türk olarak yaşamalarını kolaylaştırdı. Yani bugün Türkiye’de insanların “Ben Türküm ama Müslüman değilim” demelerine imkân veren bir garabettir ama böyle bir şey. Ama mesela ülke dışına çıktığı zaman insanlar özellikle Avrupa’ya gittiği zaman, insanlar kendilerine Türk olmakla hangi vasıfları taşıdıkları sorusunu sorduklarında Müslümanlıklarından başka hiçbir vasıf taşımadıklarını anladılar. Türkiye’den Almanya’ya giden adam “Ben hep Türk kalacağım, Almanlaşmayacağım” iddiasını güderse, gördü ki Müslümanlığını koruduğu takdirde ancak Türk kalabilecek. Nitekim bunun örneklerini görüyoruz, ortada…
Sevgilim, eylem güzelim benim!
Yitik bir ülkeyi korumaya değil,
Yeniden kurulacak bir ülkeyi
Aşkla örmeye benzer devrimci olmak....
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cvp: Türk nedir? Nasıl bir milliyetçilik? Türk-Müslüman Anlayışı
Bu manada her Müslüman Türk değildir, ama her Türk Müslüman’dır. Ve bu bakımdan herhangi bir Müslümanın Türk olmaktan gocunmasına lüzum yoktur. Çünkü başka bir ırka, başka bir etnisiteye dâhil olmaz bir insan Türk olduğu zaman. Türk olmak İslam’la bir şekilde pekişmek manasına gelir ama bize yutturdukları dolma tersiydi. Bu topraklarda, bu yaşadığımız topraklarda İslam’ın gücünü kırabilmek için “Siz Müslüman olmasanız da Türksünüz” gibi bir numara çevirdiler. Dolayısıyla insanlar böyle bir Türklük ile idare edebileceklerini düşündüler, ettiler de.


harika...
"rosegul giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
SEVDALARA DOYULAMADI...rosegul
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Türk nedir? Nasıl bir milliyetçilik? Türk-Müslüman Anlayışı
ÜLKÜMÜZ TÜRK İSLAM ÜLKÜSÜDÜR
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.