You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
Tez Okuma
Bu bölümden konuşalım Zehan Abla.

İlk tezimiz tabiki namaz konusunda olacak.ifade

Tezin adı: Hadis Verileri Işığında Namazların Kazası Meselesi.

Merak etmeyin doktora değil, yüksek lisans teziifade

Ama tabiki çok kısa değil. Uzun süre ister bitirmeniz sanırım. Nasıl olsun? Bölüm bölüm mü gidelim? Size okuduğunuzdan yerden soru mu sorayım, yoksa beraber bazı yerleri mi konuşalım? Nasıl bir yol izleyelim?

Not:https://tez.yok.gov.tr Bu siteden erişime açık olan tezlere ulaşabilirsiniz. Bazıları tezleri erişime açmıyorsopa
Camide bile sünneti ihya edemeyen bir toplumdan siz ne bekliyorsunuz bilmem; ama benim hiçbir beklentim yok!
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Tez Okuma
Kardeşim konuyu açmışsın. Hayırlı olsun. gülücük

Namazların kazası mı? Olur inşaAllah.

Yöntemi sana bırakıyorum, sana hangisi uygun olursa.

İsteyenler de katılır bu çalışmaya, bilgi paylaşımında bulunur değil mi? gülücük
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Tez Okuma
Bulabilirsiniz değil mi tezi? Zaten arama motoruna yazınca çıkar

Bilemiyorum nasıl yapalım. Soru-cevap yapmak bence bazen gereksiz zamanımızı alıyor. Önemli noktaları irdeleyelim bence.

Son sorunuza cevabı veremedim gülücük
Camide bile sünneti ihya edemeyen bir toplumdan siz ne bekliyorsunuz bilmem; ama benim hiçbir beklentim yok!
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Tez Okuma
Evet tezi buldum:

Tezin adı: Hadis Verileri Işığında Namazların Kazası Meselesi.
Esma YILMAZLAR

100 sayfalık bir tez, ara ara okurum inşaAllah, kendimce buraya notlar alabilirim,
dediğin gibi önemli noktalar irdelenir. gülücük
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Tez Okuma
Kaza namazı konusu konu olarak bir çok fıkıh kaynak kitapta yer almıyor..konu ilgimi çeker takip edeceğim inş..

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Tez Okuma
Zehan Abla nasıl gidiyor tez okuması? Bilmediğin ıstılah felan var mı? Pek yoktur sanırım.

Bu konuda yani namazın kazası konusunda bundan başka tez yok. Ama makale bulabiliriz. Bu tezden sonra başka konuya mı geçelim, yoksa bu konuyu iyice anlamadan başka konuya geçmeyelim mi?
Camide bile sünneti ihya edemeyen bir toplumdan siz ne bekliyorsunuz bilmem; ama benim hiçbir beklentim yok!
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Tez Okuma
Tezin yarısını bitirdim, bilmediğim ıstılah demeyim de anlamadığım pek yok diyelim. gülücük hadis usulü kitabına göre daha anlaşılır en azından.

Bu konuyu bir halledelim de inş. araya bayram ve tatiller girecek, bilmiyorum başka
bir konuya geçebilir miyiz? Zaman gösterecek.. gülücük
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Tez Okuma
Müellif, tezinde namazların kazasıyla ilgili bu rivayetleri, nakil özellikleri açısından Peygamberimizin (s.a.v.) uygulamasına delalet eden “fiili hadisler” ile; kendisine sorulan sorulara verdiği yanıtlardan oluşan “kavli hadisler” şeklinde iki başlık altında toplamış.

İlk önce fiili hadislere, sonra da tez yazarının bu hadislerin kaza namazına delalet teşkil edip etmediğiyle ilgili yorumlarına bakalım:

1. Sabah Namazının Hayber Seferi Dönüşünde Kılınamaması İle İlgili Rivayet:

Bu manada bir hadis Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizî ve İbn Mâce tarafından
birbirlerine yakın muhtevâlerla nakledilmiştir. Hadisin Müslim ve İbn Mâce rivâyetleri şu şekildedir:

Ebû Hureyre’nin anlattığına göre Rasûlullâh Hayber Gazvesi’nden dönerken bir
gece uyku bastığı için mola vermiş ve Bilâl’e: “Sen bizim için gözcü ol” buyurmuşlardı. Bilâl kendisine takdir edildiği kadar nâfile namaz kılmış, Rasûlullâh ve ashâbı da uyumuşlardı. Sabah yaklaşınca Bilâl doğu tarafına dönerek hayvanına dayalı olduğu halde uyuya kalmıştı. Güneşin sıcağı yüzlerine vuruncaya kadar ne Rasûlullâh, ne Bilâl, ne de sahâbeden hiç kimse uyanmamışlardı. İlk uyanan Rasûlullâh oldu ve telaşa kapılarak: “Ya Bilâl!” diye seslendi. Bilâl: “Annem babam sana feda olsun ya Rasûlullâh! Seni etkileyen (uyku) beni de etkiledi” dedi. Rasûlullâh da: “Develeri çekin” emrini verdi. Ashâb develerini çekerek biraz ilerlediler. Sonra Rasûlullâh abdest aldı ve Bilâl’e emrederek namaz için kâmet getirtti. Sonra ashâbına sabah namazını kıldırdı. Namazı kılınca şöyle
dedi: “Her kim namazını unutursa, hatırladığı zaman hemen kılsın! Çünkü Allâh “…Beni anmak için namaz kıl” buyurur”

2. Rasulullah'ın Hendek savaşı sırasında ikindi namazını kılamaması ile ilgili rivayet:

Müslim’in “Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb ve Ebû Küreyb ← Ebû
Muâviye ← Ameş ← Müslim b. Subeyh ← Şüteyr b. Şekel ← Hz. Ali” senediyle
naklettiği bu hadisin metni şu şekildedir:

Hz. Ali şöyle demiştir: Rasûlullah Ahzâb günü “Bizi orta namazdan, ikindi namazından alıkoydular. Allah da onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun!”
buyurdular ve sonra da ikindiyi iki ‘ışâ (yani) akşam ile yatsı arasında kıldılar.


3. ''İkindi (veya öğle) namazını Beni Kurayza'ya varmadan kılmayın'' hadisi:

Bu hadis hem Buhârî hem de Müslim tarafından “Abdullah b.
Muhammed b. Esmâ ← Cüveyriye b. Esmâ ← Nâfi ← Abdullah b. Ömer” senediyle
nakletmiştir ve Buhârî metni şöyledir:

İbn Ömer anlatyor: “Hz. Peygamber, Hendek Savaşı’ndan dönerken ‘Hiç kimse
Benî Kurayza’ya ulaşmadan ikindi namazını kılmasın’ buyurdular. Yoldayken ikindi vakti girdi. Bazıları ‘Oraya ulaşıncaya kadar namaz kılmayalım’ dediler. Bazıları ise ‘Hayır kılalım, zira bizden istediği bu değildir’ diyordu. Dönüşte durumu Hz. Peygamber’e anlattılar, hiçbirine tepki göstermedi.”
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Tez Okuma
1. Hadise konu olan bir rivayet de Hudeybiye'de gerçekleştiğine dairdir. Her iki rivayette de nöbetçi olarak bırakılan kişinin Bilâl olduğu, ayrıca her iki rivâyette
Rasûlullâh’ın, namazın sonunda “Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın” ve “Uyuyan ve unutan (uyuduğu ve unuttuğu için namazı vaktinde kılamayan) böyle yapsın” şeklinde birbirine yakın uyarılarda bulunduğu görülür.

(Not) :
Birinci Hadis uyku ve unutma halinde kaza kılınabileceğine delildir.

2. rivayette dikkat çekilen husus, savaş sebebiyle kılınamayan ikindi namazının
akşam ile yatsı arasında kılınmış olmasıdır.

İbn Abdilber’e göre Rasûlullâh Hendek günü namazını uyku ve unutkanlık dolayısıyla değil bilerek geçirmiştir.
Bunun sebebi ise mezkur savaşın, Müslümanların yerlerinden ayrılmasına müsâde etmeyecek kadar şiddetli olmasıdır.

İbn Hacer’in verdiği bilgiye göre Ahmed b. Hanbel ve Nesai de yer alan bir
hadiste Ebû Saîd el-Hudrî, Hendek Savaşı’nda yaşanan namazla ilgili bu durumun
“salâtu’l-havf” âyetleri nâzil olmadan önce vuku bulduğunu ifade etmektedir.

Ulema, Rasûlullâh’ın Hendek Savaşı’nda “savaş sebebiyle namazı tehir etmesi durumunun” salâtu’l-havf âyetleriyle nesh edildiği kanaatindedir.

(not):
İkinci Hadis savaş, korku durumu için delil olabilirse de; savaş sebebi durumu ''korku namazı'' ayetleri ile neshedilmiştir.

3. Aynı hadisin Müslim’de geçen rivâyetinde “ikindi namazı” yerine “öğle namazı”
yer almaktadır.

Hadiste zikredilen vakit ister “öğle” ister “ikindi” isterse “her ikisi birden” olsun,
Benî Kurayza üzerine gönderilen bu gruptan her durumda “(herhangi) bir namazın vakti dışında kılınması” isteniyor gibidir. Nitekim orduda bulunan sahâbîler de “bir namazın kendi vakti içinde kılınması gerekir” genel kuralı ile Hz. Peygamber’in “Benî Kurayza’ya ulaşıncaya kadar kılmayın” emri arasında kalmışlardır. Bu sebeple sahâbîlerden bazıları lafzın zâhirine bağlı kalarak namazlarını kılmamış; bazıları ise, hadis metninde de geçtiği üzere “Hz. Peygamber’in isteği, namazı şu veya bu vakitte kılınması değildir” diyerek namazlarını kılmayı tercih etmiştir. İkinci gruba göre bu ifade ile kastedilen şey “namazın terki” değil, “olabilecek en kısa zamanda, hiçbir şeyle oyalanmadan Benî Kurayza üzerine yürünmesidir”. Ulemânın büyük çoğunluğu da hadisi bu ikinci manaya hamletmiş; yani “acele edin, oyalanmayın” anlamına geldiğini söylemişlerdir. Bununla birlikte lafzı zâhiri üzere anlayıp namazlarını vaktinde kılmayan sahâbîler de Hz. Peygamber tarafından tenkid edilmemiş ve kendilerine “namazınızı vakti içinde kılmanız gerekirdi” denmemiştir. Bu durum bazı ilim adamları tarafından “namazların kazasının câiz olduğu” şeklinde yorumlanmıştır. Mesela İbn Abdilber namazını yolda kılmayan bu sahâbîler hakkında şunları söylemektedir: “Onlar uyumadıkları halde namazlarını vakti çıkıncaya kadar tehir ettiler ve sonra kıldılar. Rasûlullâh, bunu biliyordu; ancak kimseye ‘namaz sadece vaktinde kılınır, vaktinden sonra kaza edilmez’ diye bir şey söylemedi.”

Bu bakış açısına göre Hz. Peygamber, kendi ifadesinden böyle iki farklı mana
çıkarılmasını muhtemelen “ictihad” şeklinde değerlendirmiş; bu sebeple iki gruba da ses çıkarmamıştır. Ancak ulemânın çoğunluğuna göre, İbn Abdilber’in dediği gibi, Hz. Peygamber’in kimseye ses çıkarmamış olması, her iki grubun da ictihadlarında isabet ettiği manasına gelmemelidir. Mesela Nevevî’ye göre bir müctehid, sarfettiği gayretten dolayı, hata yapsa bile ayıplanmaz ve kınanmaz.
Aynî’ye göre de mezkûr lafzın, “namazınızı vakti girer girmez kılın, ancak bir özür durumunda son vaktine kadar tehir edin” veya “Namazınızı Benî Kurayza’da kılın; ama oraya ulaşmadan namaz vakti girerse o başka!” şeklinde anlaşılması gerekir. Yani Hz. Peygamber’in mezkûr ifadesi, “ne olursa olsun bu namazı, Allah tarafından tespit edilmiş vakti içinde kılın” manasına gelecektir. Nitekim bazı âlimler bu hadisin anlaşılması konusunda “emir altında olup da kendilerinden bir
talepte bulunulan kişilerin, namazlarını, binek üzerinde kılmalarının câiz olduğu
konusunda ittifâk bulunduğundan” bahsetmektedir.

Son tahlilde müellif kendi görüşünü şöyle söylüyor:

Bize göre de bu hadisin “namazların kazasının câiz olduğu” manasına hamli doğru
değildir. Bu hususta, konuya delâleti net ve açık olan delillere ihtiyaç duyulur. Zira Hz. Peygamber’in sağlığında sayıları artık on binleri bulan sahâbîlerden en azından bir veya birkaçının, günde beş kere eda edilen bir ibadeti kazaya bırakmaları aklen ve belki de kuvvetle muhtemeldir. Buna rağmen, “meşru bir mazeret ile” “namazların kazaya bırakılabileceğine” delâlet eden bir hadis olmadığı gibi, Hz. Peygamber’e bu yolda sorulmuş bir soru da yoktur. Mezkûr hadiste emre imtisâlen namazlarını kılmayan sahâbîlerin durumu ise Hz. Peygamber’in kasdını yanlış anlamaktan ibarettir.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.