Kadının biri, senelerce güzel yemekler yapar.
Buna rağmen, beyinden en ufak bir takdir, bir teşekkür görmez.
Bir gün kapalı bir sahan içinde saman koyup yemeklerle birlikte sofraya koyar.
Beyi kabı açıp samanı görünce, şaşırır, kızarak;
- "Bu ne, saman yenir mi?
Ben hayvan mıyım?"
diye çıkışır. Hanımı der ki:
- Yıllardır nefis yemekler yapıyorum. "Beyim galiba iyiyi, kötüyü ayıramıyor.
Önüne ne konsa yer" diye düşünmüştüm.
Şimdi, yalnız kötüyü anladığın, iyiyi hiç anlamadığın meydana çıktı.

.........
-Kötüyü tenkit etmesini bilen, iyiyi de takdir etmekten aciz olmamalıdır!
Takdirden aciz olan da, tenkitten vazgeçmelidir!
Beğendiği yemekler ve hizmetler için teşekkür etmek gerektiği gibi,
beğenmedikleri için de teşekkür etmek gerekir.
Çünkü, beğenilmeyen yemekler için de aynı hizmeti yapmış, aynı gayreti göstermiştir. Biri, bize bir ceviz ikram etse, o da çürük çıksa, arkadaşa kızmak mı gerekir?
Yabancıya gösterilen nezaketin hiç değilse onda birini, evde karı-koca birbirine göstermelidir!
Evdeki mutluluk, iş yerindeki nezaketten daha mühimdir. Huzur, milyarları kazanmaktan daha önemlidir. O halde, takdir edici, nazik ve güler yüzlü olanın evinde geçimsizlik olmaz.
Peygamber efendimiz, eve gülümseyerek girer, selam verirdi. Üzüntülü de olunsa, tebessüm ihmal edilmemelidir!
Kalblerin fethi gülümsemekten geçer. Bir tebessüme esir olan genç, bir kızın hiçbir meziyetini dikkate almadan onunla evlenmek hatasına kurban gidebilir.
Müslüman güler yüzlü, münafık asık suratlı olur. Tebessüm, bedavadır, alanı mutlu eder, vereni üzmez. Bazen bir tebessümün hatırası ömür boyu unutulmaz. Huzurun anahtarı tebessümdür. Tebessüm edemeyen zavallıdır. Gülümsemesini bilmek, dünya ve ahiret saadetine sebep olur....
İyi Müslüman olmak için hanımla iyi geçinmek şarttır. Çünkü Allahü teâlâ, (Onlarla iyi, güzel geçinin) buyuruyor. (Nisa 19)
![[Resim: sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg]](http://4.bp.blogspot.com/-xGAoZcgkZ7A/UbuBlKhTrxI/AAAAAAAABSI/MhYEJHQBGl4/s1600/sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg)