You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

TERLİKLERİMİ BIRAKTIĞIM O GÜZEL MABED

TERLİKLERİMİ BIRAKTIĞIM O GÜZEL MABED

TERLİKLERİMİ BIRAKTIĞIM O GÜZEL MABED
gerçek bir yaşam öyküsüdür 9 yaşındaki bir çocuğun resululaha yazdığı mektup :
sabırla okuyun okumaya değer :



TERLİKLERİMİ BIRAKTIĞIM O GÜZEL MABED

Medine’de bir şirkette elektrik teknisyeni olarak çalışan ALLAH dostu ve Peygamber aşığı bir kardeşimiz işin son günü sabah mesaisinde kendisine verilen teknik görevi tamamlayıp ayrılmak üzere iken Resulullah’ın Ravzası’nda elektrik çarpması sonucu vefat etmiş ve Cennetul Baki’ye defnedilmiş. Tabii ailesi mecburi istikamet Türkiye’ye dönmüş. O zaman 7 yaşında olan oğlu bugün ortaokul öğrencisi. Kompozisyon dersi ödevi olarak bir makale yazmış ve birincilik almış.

"Bir seni güneşim, bir babamı, bir de terliklerimi bırakmıştım geldiğim yerde.

Bir ilkbahar gününde güller gibi kokan Medine'de dünyaya gözlerimi açmıştım. Doğduğum hastane senin Ravzanın hemen yanı başında olduğu için, duyduğum ilk koku senin kokundu.

bahçenin gül kokuları olmuş. Babam gelip de daha kulağıma ezan okumadan, kulaklarım senin mescidinin ezan sesleriyle şereflenmiş. 40 günlük olduğumda ilk ziyaretimi de senin Hane-i Saadetine yapmışım. İlk adımlarımı senin Ravzandaki mermerlerinde atmış ve

Rabbimle ilk buluşmamı, ilk secdemi senin mescidinde yapmışım. Hemen hemen yaptığım her ilkte sen varsın. Daha konuşmasını öğrenmeden seni sevmeyi öğrendim ben. Belki seni çok tanımazdım ama sanki bana çok çok yakınmışsın gibi severdim seni. Senin evini her ziyarete gelişimizde de seni görmesek bile senin varlığını hisseder, evinden her ayrılışımızda hüzünlenirdik. Çocuklar evde sıkılınca babaları parka, eğlence yerlerine götürsün isterler. Biz Medine’de yaşadığımız sürece hiç babamızdan parka götürmesini istemedik.

Bizim canımız
Sıkılmaz mıydı acaba hiç?
Sanırım Medine’deki hiçbir çocuğun canı sıkılmazdı.
Çünkü orada hiçbir yerde olmayan gül bahçesi ve bahçenin biricik efendisi vardı. Bizim vaktimizin çoğu o bahçede geçerdi. Senin bahçenin mermerlerine ayakkabı ile
basamazdık.
Yalınayak dolaşırdık mermerlerin üstünde. Kim bilir, korkardık belki de bahçenin güllerine basıvermekten. Yazın mermerler ayaklarımı yakardı. Olsun bu da bizim hoşumuza giderdi.

Babama sormuştum bir seferinde
Babacığım neden Medine bu kadar sıcak? diye. Babam da; evladım Medine’de iki tane güneş var da ondan, derdi. Nasıl olur babacığım, güneş bir tane değil mi? derdim. Babam gülerek: Bak yavrum doğru, bütün dünyayı ısıtan bir güneş var ama bir de alemleri ışıtan ve aydınlatan güneş var.

O güneş de Medine’de olunca sıcaklık iki kat oluyor. Babamın bu cevabı hoşuma giderdi ve ısınırdım. Gerçekten de ayaklarımızı mermerler ısıtıyordu ama senin güneşin de, sıcaklığın da içimizi ısıtıyordu.

Medine’den ayrıldığımızdan beri belki ayaklarımız ısınıyor ama içimiz bir türlü ısınamıyor. Çünkü güneşimizin en büyüğünü orada bırakmıştık. Ben güneşimi kaybetmiştim. Onun evine, bahçesine gidemiyordum artık.

Gerçi ışığı ta buralarda bizi aydınlatıyordu ama içimi ısıtması için onun Ravzasında yalınayak koşmam lazımdı. Evet, bahçende yürürken ezanlar okunurdu. Öyle güzel okur ki Medine müezzini ezanı, sanki Bilali Habeşi okuyor sanırsınız.

Namaz kılmak için Mescide koştururduk

Babamın yanında namaz kılardık. Büyük sütunların altından gelen soğuk havadan
saçlarımızı savurturduk. Zemzem bardaklarından güller yapardık. Namaz kılarken yanımıza usulca bir kedi sokulurdu. Babam 'incitmeyin sakın, onlar Ebu Hüreyre’nin kedileri' derdi, biz de inanırdık. Senin Mescidine kediler de girebilirdi. Sen çok iyi bir ev sahibiydin çünkü.

Çarşamba günleri hep Uhud'a giderdik. Senin çok sevdiğin amcanı ziyaret etmeye, o bizim de amcamızdı. Kardeşlerimle Ayneyn tepesine çıkar oradan Uhud'da yatan 70 şehide selam verirdik. Uhud dağına her baktığımızda sanki orada seni görür gibi olurduk. Uhud’da senin Ravzanın kokusu gibi gül kokardı. Orası da ayrı bir gül bahçesi idi sanki. İşte benim yedi senem ki en değerli en güzel yıllarım senin köyünde, senin gül bahçende, senin savaştığın yerlerde sanki yanımda sen varmışsın gibi seninle dopdolu geçti.

Seni görmesem de seninle yaşamaya o kadar alışmıştım ki senin yanından ayrılırken Sanki bir yanım, bir canım, bir parçam orada kalmıştı.

Hasretin beni üşütüyor

Buraları bana gurbet oluverdi. Elimde olsa hemen yanına koşar gelirim ama hep büyüyünce gidersin diyorlar. Ben sırf senin yanına gelebilmek için büyümek istiyorum. Senin yanına geldiğim zaman büyümüş bile olsam bahçendeki mermerlerde yalınayak dolaşacağım. Ta ki güneşin içimi ısıtana kadar. Senin hasretinden içim üşüyor.

Belki hasretin herkesi yakar, beni de üşütüyor işte. Çünkü benim ruhum doğduğumdan beri senin sevginle ısınmaya alışkın. Senin sıcaklığına o kadar muhtacım ki... Ne olur ben sana gelemesem bile sen beni hiç bırakma. Işığınla gecelerimize nur ol. Sıcaklığınla bütün zerrelerimizi ısıtıver. Hani sana Medineyken komşuyduk ya, evlerimiz birbirine çok yakındı. Senin varlığın bize güven verirdi hep.

Yine öyle ol, ara sıra da olsa evimizi şereflendiriver. Hem benim adım Nebi, aynen seninki gibi. Bu ismi bana seni çok seven bir dostun koymuş. Diğer adım da Muhammed, yine senin gibi. Bu ismi de canım babacığım koymuş. Buraya gelirken senin köyünde bıraktığımız babacığım.
Sana benzeyen bir yanım daha var
Ben de senin gibi babasız büyüyorum. Ben çok şanslıyım, sen bize asla yetimliğimizi hissettirmedin. Medine’den ayrıldığımızdan beri sanki sen hep yanı başımızdaymışsın gibi hissediyorum. Geceleri korkmadan güvenle uyuyorum hep. Seni tanıdığım ve seni sevdiğim için Rabbime binlerce kez teşekkür ederim. Babam senin köyünde kalmıştı. Biz babamın cenazesini gömerken abimin terlikleri babamın kabrine düştü ve orada kaldı. Ben o terlikleri çok kıskandım. Çünkü abimin terlikleri hep babamla kalacaktı. Babamı son ziyaret edişimizde ben de kimse görmeden terliğimi babamın kabri üstüne gömüverdim. İşte şimdi benim terliğim de hep babamla kalacaktı. Evet demiştim ya bir güneşimi, bir babamı, bir de terliklerimi bırakmıştım geride.

Babam ve terliklerim hep oradaydı, gelemezlerdi. Ama güneşim hep yanımızdaydı. Yetimlerin Efendisi, yetimlerini hiç ışıksız bırakır mı? Dünyanın bir ucuna gitmiş olsaydık bizi bırakmayacağını biliyordum. Gözümüz gönlümüz seninle aydınlanır efendim. Ruhumuz, içimiz sıcaklığınla ısınır. Bir gün sana gelişim geç bile olsa bana, Gül bahçesinin mermerlerinde yalın ayak koşmak nasip et. Ta ki aşkınla, sevginle bütün bedenim yanıp kavrulsun. Terliklerimi bıraktığım o güzel mabed son durağım olsun."


Muhammed Nebi Doğanay
BENİ SANA BAĞLAYAN YOLLARIM ÇETİN
TAŞIDIGIM KOR ATEŞSIN AVUÇLARIMDA
DAĞLAR BİLE DAYANMADI AĞIRDIR YÜKÜM
YÜREK YÜREK ÇİLE ÇİLE ZOR BIR ZAMANDA
YANGIN YANGIN BÜYÜTTÜGÜM UMUDUM SENSİN .
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 13-07-2008, Saat:05:43 PM, Düzenleyen: feCre kıYam.
Kayıtsız
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
Cvp: TERLİKLERİMİ BIRAKTIĞIM O GÜZEL MABED
Senin hasretinden bizimde içimiz üşüyor. hemde öyle bir üşüyor ki hiç sana sahip olamadık biz hiç senin ateşinde kavrulamadık....

Allah razı olsun...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
Cvp: TERLİKLERİMİ BIRAKTIĞIM O GÜZEL MABED
kardeşimiz gerçekten çok güzel bir mektup yazmış rasule...
allah muradını tez zamanda ona nasip etsin..
sanada teşekkürler kardeşim...

bende rasullahın yanından ayrılırken yüreğimi onunla bırakmıştım...
[Resim: 1871qt9.gif]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kayıtsız
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
RE: TERLİKLERİMİ BIRAKTIĞIM O GÜZEL MABED
içim acıdı okurken

rabbim oralara gidip oraları yaşamak nasip eder inş.

sağol abi paylaşımın için
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cvp: RE: TERLİKLERİMİ BIRAKTIĞIM O GÜZEL MABED
reyyan Adlı Kullanıcıdan Alıntı:içim acıdı okurken

rabbim oralara gidip oraları yaşamak nasip eder inş.

sağol abi paylaşımın için

evet reyyan kardeş bende mınık yurekler kıtabı var ne zaman okusam aglarım
selam ve dua ile...
BENİ SANA BAĞLAYAN YOLLARIM ÇETİN
TAŞIDIGIM KOR ATEŞSIN AVUÇLARIMDA
DAĞLAR BİLE DAYANMADI AĞIRDIR YÜKÜM
YÜREK YÜREK ÇİLE ÇİLE ZOR BIR ZAMANDA
YANGIN YANGIN BÜYÜTTÜGÜM UMUDUM SENSİN .
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.