You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Forumcu
Tefsir ve İşaret
Allah, kendi ehline karşı şekilci alimlerden daha katı ve şiddetli kimseleri ise yaratmadı. Allah ehli, kendisini kulluğa adamış ve vehbi bilgi yolundan onu bilen insanlardır. Allah onlara yarattıkları hakkında sırlarını bahşettiği gibi, kitabının anlamlarını ve kitabının işaretlerini de açıklar. Bu bağlamda Allah ehli, karşısında şekilci alimlerin durumu, peygamberlere karşı firavunların durumuna benzer. Varlıkta durum kadim ilmin takdir ettiği üzere böyle gerçekleşince arkadaşlarımız işaretlere yöneldi. Onların bu tavrı, kendisine iftira eden sapkınlardan dolayı işaret diline yönelen Hazreti Meryem'in durumuna benzer. Binaenaleyh onların yüce Allah'ın kitabına ki, o kitaba ne önünden ne de ardından anlamsızlık giremez izahları birtakım işaretlerden ibarettir. Bununla birlikte bu işaretler gerçek ve faydalı anlamlarının yorumudur. Onlar bu yorumları, Kuran'ın kendi dillerinde indiği dilcilerin bilgilerine ve genel anlayışa sunsalar bile bütün bu anlamlar kendilerine döner. Allah bu yöntemle onlar için Kuranı Kerimin iki yönünü birleştirmiştir. Nitekim Allah şöyle buyurur:"Onlara ayetlerimizi nefislerinde ve ufuklarda göstereceğiz." Başka bir ifade ile ufuklara ve nefislerine indirilmiş ayetleri onlara gösterecektir. Nazil olan her ayetin iki yönü vardır. Birincisi ariflerin içlerinde gördükleri yönken, diğerini kendi dışlarında görürler. Şekilci bilginler olan fakihleri konuya ısındırmak için, içlerinde gördükleri şeye tefsir yerine işaret demişlerdir. Fakihlerin kötülüklerinden ve bu konuda kendilerini küfür ile itham etmelerinden çekinerek tefsir demezler. Bu durum, fakihlerin Allah'ın hitabının boyutlarını bilmeyişlerinden kaynaklanır. Arifler, bu konuda hidayet kanıtlarına uymuşlardır. Şekilci bilginler, insafla hareket etseydi geçerli saydıkları zahiri gözle bir ayeti incelediklerinde benzer bir durumu tecrübe ettiklerini anlayacaklar. Bazı bilginler, bir ayetin yorumunu anlamada diğer bilginden üstün olmuş, bilgisi az olan kişi ayet hakkında geniş yorum sahibinin üstünlüğünü kabul etmiştir. Hepsi de aynı yoldadır. Söz konusu bilginler kendi içlerinde bir ayetin yorumu hakkında böyle bir derecelenme bulunduğunu gözlerler. Buna rağmen Allah ehli, anlayışlarını zorlayan bir yorum getirdiğinde onlara tepki gösterirler. Çünkü şekilci bilginler, içlerinde Allah ehlinin bilginler olmadıklarına inanırlar. Onlara göre bilgi, sadece genelde bilinen öğrenme yolu ile gerçekleşebilir, haklıdırlar. Gerçekten de arkadaşlarımız şekilci bilginlerin tepki gösterdiği bilgileri öğrenme yolu ile elde etmiş değildir. Onların bilgisi Rabbani ve Rahman kaynaklı bir öğretimden gelir. Allah şöyle buyurur ayette:"Yaratan Rabbi'nin adıyla oku. O insanı bir spermden yarattı. Oku. Rabbin cömerttir. O, kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini öğretti." Şunları söyleyen de Allahtır diğer bir ayette: "Sizi annelerinizin karnından bir şey bilmiyorken çıkardı." Başka bir ayette ise:"İnsanı yarattı, ona beyanı öğretti." buyurur. Böylelikle Hakk, insanın öğretmenidir. Allah ehlinin, peygamberlerin varisleri olduğundan kuşku duymuyoruz. Allah, peygamberi hakkında şöyle der:"Bilmediğin şeyi sana öğretmiştir." Hazreti İsa hakkında ise şöyle demiştir:"Sana kitabı, hikmeti ve İncili öğretiyoruz." Musa'nın arkadaşı Hızır hakkında ise şöyle demiştir:"Ona katımızdan bir bilgi öğrettik." Dolayısı ile "şekilci alimler bilgi öğrenme ile mümkün olabilir" derken haklıdır. Fakat "Allah peygamber veya rasul olmayana öğretmez." şeklindeki kanaatlerinde ise yanılmışlardır. Allah şöyle der:"Hikmeti dilediğine verir." Hikmet, bilgi demektir. Burada ayet genel olsun diye belirsizlik ifade eden "dilediği kimseye" edatını zikretmiştir. Şekilci alimler ise, dünyayı ayete tercih ettikleri için yaratılış yönünü, Hakk yönüne tercih etmiş, bilgiyi kitaplardan ve kendileri gibi insanların ağızlarından almayı alışkanlık yapmış kendi zanlarınca bildikleri ve sayesinde sıradan insanlardan ayrıldıkları şeyler nedeni ile kendilerini Allah ehli saymışlardır. Bu durum ise onların Allah'ın öğretim işini sırlarında üstlendiği kullarının olduğunu bilmekten perdelemiştir. Allah, kitaplarına indirdiği ve peygamberlerinin dili ile aktardığı şeylerin bilgisini onlara öğretir. Bu bilgi ne mü'min ne de mü'min olmayanın bilgisinin yetkinliğinde kuşku duymadığı gerçek bilen ve öğretenden gelen doğru bilgidir.

Muhyiddin İbnü'l-Arabî
Deliye her gün  bayram...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 03-01-2017, Saat:07:34 PM, Düzenleyen: alpi.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.