You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Tefecinin evliyâ olmasi

Tefecinin evliyâ olmasi

Acemi Üye
Tefecinin evliyâ olmasi
Evliyânin büyüklerinden olan Habîb-i Acemî hazretleri, önceleri çok zengin idi ve tefecilik ile ugrasirdi.

Birgün evinde et pisirirken, birisi gelip, "ALLAH rizâsi için bir sadaka" dedi. Gelen kimse, gerçekten ihtiyâç sahibi birisi idi. Kapi yüzüne kapatilinca, üzgün bir sekilde oradan ayrildi.

Habîb-i Acemî, bir müddet sonra, ocaktaki çömlegi indirince, içindeki etin, tamamen kan ve irin hâline geldigini gördü.

O güne kadar yaptiklarindan pismanlik duyup, tevbe etti.

Hasan-i Basrî hazretlerine talebe olmak üzere yola çikti. Yolda giderken sokakta oynayan çocuklar, kendisini görünce:

- Çekilin! Çekilin, tefeci Habîb geliyor! Ayaklarindan kalkan toz üzerimize gelir, biz de onun gibi bedbaht oluruz, diyerek kaçmaya basladilar.

Tevbe samimi olunca...

Hasan-i Basrî hazretlerinin evine gidip, huzûrunda tevbe-i nasûh etti. Elini öpüp talebesi oldu. Hocasinin huzûrunda söyle duâ etti:

- Yâ Rabbî! Ben çok günâhkârim. Fakat senin magfiretin sonsuzdur. Diledigini yaparsin! Benim derdime ancak sen dermân olursun! Ben ancak sana siginirim! Yâ Rabbî, boynumu büküp sana teslim oldum! Beni affet!

Sonra evine gitmek için yola çikti. Yine o çocuklarin yanindan geçiyordu. Bu sefer ayni çocuklar dediler ki:

- Çekilin! Çekilin! Üzerimizdeki tozlar tevbekâr Habîb’e bulasmasin! Bulasirsa ALLAHü teâlânin sevgili kulunu üzmüs oluruz.

"Söyleyene degil, söyletene bak" düstûrunca, çocuklarin bu söz ve hâlleri onu çok duygulandirdi ve dedi ki:

- Yâ Rabbî, tevbemi kabûl edip, beni iyilerden eyledigin için, sana sonsuz sükürler olsun.

Daha sonra, her tarafa tellâllar gönderip:

- Her kimin Habîb’e borcu varsa, bunlari helâl etti. Aldigi fâizleri de geri verecektir. Alacagi olanlar da gelsin paralarini alsinlar, diye bagirtti.

Servetinin hepsini fakirlere dagitti. Sonra da Firat nehrinin kenarina bir kulübe yapip, burada ibâdetle mesgûl oldu. Hac zamani bir âile gelip kendisine dedi ki:

- Biz hacca gidiyoruz. Size bir miktar para birakiyoruz. Uygun bir ev bulursaniz bize satin alirsiniz.

Sonra hacca gitmek üzere yola çiktilar. Bu sirada Basra’da çok kitlik vardi. Habîb-i Acemî hazretleri, râzi olacaklarini bildigi için, ev için birakilan paranin hepsi ile gida maddesi alip, ihtiyâç sahiplerine dagitti.

Bir müddet sonra, hacca giden âile dönüp dediler ki:

- Biz hacdan döndük. Bizim için ev almissaniz evimizi, almamissaniz paramizi isteriz.

Habîb-i Acemî hazretleri buyurdu ki:

- Size ev degil, kösk satin aldim. Öyle bir kösk ki, bahçesinde agaçlar, meyveler, nehirler vardir.

Köskümüze kavustuk

Adam çok sevinip durumu hanimina anlatti. Hanimi hemen görmek isteyince, Habîb-i Acemî hazretleri kendilerine buyurdu ki:

- Sikintili zamanda, fakirlerin ihtiyâçlarini giderenlere Cennette köskler verecegini, ALLAHü teâlâ va’detmektedir. Ben sizin paranizla Cennetten kösk aldim.

Bunun üzerine onlar da râzi oldu.

Bir müddet sonra, kari-koca ikisi de vefât etti.

Onlar rü’yâda yakinlarina görünüp dediler ki:

- Habîb-i Acemî hazretlerinin bize müjdeledigi kösklere kavustuk.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cvp: Tefecinin evliyâ olmasi
Allah razı olsun canım...
"rosegul giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
SEVDALARA DOYULAMADI...rosegul
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.