Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Tebessüm Etmekte Sadakadır
Tebessüm Etmekte Sadakadır
Hayatımızda satın alamayacağımız şeyler vardır ki bunlardan biride tebessüm etmektir.
Düşünsenize, içten bir tebessüm sizin tüm yorgunluğunuzu alabilir, sinirli bir anda sizi yumuşatabilir, dertli bir anınızda gülümseyerek tüm dertleriniz yok edebilirsiniz.
Kişisel olacak biraz yazdıklarım. Kendimden örnek vermek isterim. Tebessüm ben de ne demekmiş bir bakalım.
Tebessüm ben de tüm zorluklara karşı sabrederek ve insanların bana karşı yanlış düşüncelerini yok sayarak onlara hala tebessüm edebilmem.
Zor bir anımda, içimi bir kasvet bastığımda 'Bu da Allah'tan' deyip tebessüm etmem.
Beni kıran, beni üzen en kötüsü beni orta yerde al aşağı eden bir insan karşı da tebessüm edebilmektir.
İnsanın içinden kini, nefreti, ön yargıyı alır götürür.
Kim olursa olsun. Seni düşman olarak gören, sana ön yargı ile bakan, senin değerlerine saygı göstermeyen, seni küçümseyen insanlara dahi gülümseyerek bak. İşte hayatın manasını o zaman anlayacaksın. Kendini sıkıntıya sokmak için uğraşma. Tebessüm etmek için sebep çok. Bir bebeğin gülümsemesi seni ne kadar mutlu eder bir düşün.
Etrafına bak. İlla bir insana tebessüm etmen şart değil. Bitkilere, hayvanlara bak. Tabiatı incele. İşte şimdi tefekkür zamanı. Ve der ki Hz. Mevlana:
Bizim tebessüm ve tefekkür örneklerimiz elbette kendine mahsus özellik ve güzellikte olacaktır. Tebessüm ederken tefekkür edeceğiz. Tefekkür ederken de bazı gerçekleri bir daha hatırlayarak yeniden bir mutluluk daha yaşayacağız.
Güzeller güzeli (s.a.v) buyuruyor ki:
تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ
(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.
Allah Resulü dertliydi, bazen hüzünleniyordu. Zira kavmi kendisini anlamıyor, anlamak istemiyordu. Diğer yandan fakir ve yoksul müminlerin durumu da onu düşündürüyordu. Ancak o bütün bu dertleri arasında tebessümü eksik etmemiş, etrafına moral ve huzur dağıtmıştır.
Allah Resulu (s.a.v), tatlı dilli olmayı ve güler yüz göstermeyi sadaka saymış, kendisi bunu bizzat yaşayarak göstermiştir. Sevgili Peygamberimiz, konuşurken sürekli tebessüm eder, etrafına neşe dağıtır, yerine göre latife yapar insanların gönlünü hoş tutardı. İnsanların arasında bulunduğu zaman onlara bazan nükteli ve hoş sözler söylerdi. Ancak onun şakaları da bir gerçeğe işaret ederdi. Nitekim yaşlı bir kadına sen bu halinle cennete giremezsin, demiş, kadın üzülünce, cennete bu yaşlı halinle değil, genç olarak gireceksin diyerek kadını sevindirmişti.
Kaynak: Mustafa Karataş - Kul Peygamber, Sayfa: 124-225
Hz. Peygamber Tebessüm Etmeyi Severdi adlı yazıyı incelemenizi tavsiye ederim.
Yazımın başında yazacaktım aslında. Ama aklım kaymış gitmiş. Hani Din Kültürü hocaları hep sorar "Sadaka ne demek?" Bizim ilk aklımıza gelen hep para, mülktür. Oysa tebessüm etmekte bir sadakadır. Rabb'im tebessüm etmeyi de güzel amelden sayıyor ve ecrini veriyor. Tek bir gülümseme ya. Ben buna bedavadan ecir kazanmak derim.

Yüzünüzden hiç tebessüm eksik olmasın duasıyla. Belki bir tebessümünüz bir insanın hayatını değiştirecektir. Hiç bilemezsiniz.
Allah'a emanet olun, selametle kalın.
Sevgi ve dualarımla ve bir de tebessümümle.

Nazik Tpc
Ya Rabbi beni onunla beraber affet!
Ne mutlu hayatın her halinde tebessüm edebilenlere
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi