İbni Arabi - Tercümânü’l-Eşvâk
Allah katında hak din islam değil midir?
Sevgi dini de nedir?
“Herkes Tanrı hakkında çeşitli inançlara bağlandı. Bense onların inandıklarının hepsine inanıyorum”
İbn-i Arabi - Füsûsü’l-Hikem
Dünyada birçok din var bunların geliş sebeplerinden en önemli olanlarından biri, insanların farklı zamanlarda farklı seviyelerde olmasıdır Müslümanların ve Yahudilerin savaşacağını bildiren hadis var hepsine inananan biri savaşta hangi tarafta olacak acaba?
Ey akıllı kişi! iyi düşün..Put, varlık bakımından bâtıl değildir ki, Bil ki putu yaratan da Ulu Tanrı. İyinin yaptığı her şey iyidir. Müslüman, puta tapmak nedir, bilseydi dinin puta tapmaktan ibaret olduğunu anlardı.
Müşrik de putun hakikatini bilseydi hiç dininde yol azıtır, sapık olurmuydu?
O, putu ancak görünen bir suretten ibaret gördü de, o sebeple şeriatte kafir oldu.
İyinin yaptığı her şey iyi ise
"Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandılar? "ayetinde Allah neden kötülüğü yapanlara iyi yarattığı bir şey gibi davranmıyor?
"Ne lazım gelir ey müslümanlar ki ben kendimi bilmiyorum?Ne Hıristiyan, ne Yahudi, ne Ermeni, ne de Müslümanım"
(Ahmet Kisravi. Edebiyat Üzerine. s.78. Perçem Yay. 4.baskı. (Farsça))
Alemlerin Efendisi buyurur ki: “Muhammed’in nefsi elinde olan Allah’a yemin olsun ki, bu ümmetten hiç kimsenin Yahudi veya Hıristiyan olduğunu duymak istemiyorum. Eğer böyle bir kişi bana inanmadan ölürse o cehennemliktir.“
(Müslim, Sahih, Kitab’ül İman; bab 70; Zad’ül Mesir, c. 1 s. 365, Tefsir’ül Kur’an-il Azim c.1 s. 363)
Hic kimsenin Yahudi ve Hıristiyan olduğunu duymamak istemesi ve birinin çıkıp ne müslüman ne hıristiyan ne yahudi ne de ermeni olduğunu söylemesi yeterince açık değil mi?
i
De ki: “Ey ehl-i kitab! Bizimle sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin!(1) Şöyle ki: 'Allah'dan başkasına ibâdet etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp da bazımız bazımızı rabler edinmesin!' ” Buna rağmen (onlar yine de) yüz çevirirlerse artık: “Şâhid olun ki gerçekten biz Müslümanlarız” deyin!
Bu ayetten mi bahsediliyor acaba?
Enel hak, mutlak olarak sırları açığa vurmaktır, Hak'tan başka kim Enel Hak diyebilir? Alemin bütün zerreleri, Mansur gibi Enelhak demektedir, Sen ister onları sarhoş say, ister Mansur! Kendini sen de hallaç yapar, varlık pamuğunu atarsan, Hallaç gibi bu sözü söylemeye başlarsın. Haktan başka varlık yok... İster o haktır de, ister ben Hakk'ım de
"İster o haktır de ister ben Hakk'ım de"
ikisi aynı şeyse ahrette kim kimi yargılayacak La ilahe illallah cümlesinden ne anlamak lazım?
Emir Abdralîaaîr isimli bir sûfî ise konuya daha değişik bir açıdan bakar, O Ebu Mansur el-Hallac'ın "Ene'l Hak" deyişini şöyle yorumlar:
"ALLAH beni hayal olan benden söküp aldı ve beni gerçek-benliğine yaklaştırdı... Sonra bana Hallac'ın sözü söylendi; aramızdaki fark şu idi; Hallac onu kendisi söyledi, oysa o benim için söylendi."
“Bir vakit olur ki kul şüphesiz Rab olur.
Başka bir vakitte de iftirasız kulluk derekesine iner.
Allah beni över, ben de O’nu. O bana kulluk eder, ben de O’na.
Ey nefsinde varlıkları yaratan! Sen halk ettiğin şeylerin hepsisin.
Küfür ve isyan ehli cehenneme girseler de, orada kendileri için bir zevk ve lezzet vardır. O da onlar için bir cennettir.
Ancak onların cennetleri Huld cennetlerine benzemez. İkisi birdir amma aralarında tecelli farkı vardır…
Celâleddin er-Rumî "Divan"ında şöyle diyor:
"Canım, ey nur, kaçma benden!
Kaçma benden ey parlayan görünüm,
Kaçma benden kaçma benden!
Şu sarığa bak, onu nasıl başıma koydum,
Hatta bileğime taktığım Zerdüşt'ün zünnarına bak!
Zünnarı taşırım, yemliği taşırım.
Belki nuru taşırım, kaçma benden!
Müslümanım ben, ama Hırıstiyanım, Brahmanistim, Zerdüştiyim.
Ey yüce Hakk, sana tevekkül ettim, kaçma benden.
Bir tek tapınağım; mescid, kilise veya puthanem yok benim.
Sonsuz nimetim yüce yüzündedir, kaçma benden kaçma benden!"
"Yılanın kabuğundan soyulduğu gibi ben de Beyazıt'lığımdan çıktım. Sonra baktım; gördüm ki, aşık, maşuk ve aşk birdir. Çünkü tevhid aleminde hepsi birdir. Ben Allah'ım(!) Benden başka ilah yoktur(!) O halde bana ibadet edin(!) Kendimi tesbih ederim(!) Şanım ne yücedir(!)"
Ben yokum demekle yok mu oluyorsun, sonra da Allah'la beraber mi oluyorsun?
Eğer Allah'ı tanımıyorsanız, en azından eserlerini tanıyın. İşte ben bir eseriyim ve ben Hakk'ım. Zira ben Hak'la Hak olarak ebediyen devam edeceğim. Hocam ve arkadaşım İblis ve Firavun'dur. İblis, cehennemle tehdit edildi; yine de vazgeçmedi. Firavun suda boğuldu; yine de vazgeçmedi. Çünkü o, kendisi ile Allah arasındaki hiçbir vasıtayı kabul edemezdi. Ben de öldürülsem veya elim-ayağım doğransa da vazgeçmeyeceğim."
ayette "şeytanı arkadaş edinenler için
Şeytan, her kime yakın olursa, o ne kötü arkadaştır;
Şeytanların, kimin üzerine indiğini size haber vereyim mi?
"Her günahkar-iftiracının" üzerine iner.
Onlar (şeytanlara) kulak verirler ve bunların çoğu yalancıdırlar.[ŞUARA(26)/221-223]
geçmesi açık değil midir?
tasavvufun islamda olduğunu iddia edenler içerisindeki islami şeyleri kastediyorlar galiba tasavvufta islamilik vardır demek ayrı, islamda tasavvuf vardır demek ayrı manaları ifade eder elmada su vardır, demekle şarapta elma suyu vardır demek gibidir iki cümle ayrı manalar ifade etmektedir islamda tasavvuf vardır fakaaat”diye cümleye başlanır mı? tasavvuf yoluna girecek kişinin günün birinde "İster o haktır de ister ben Hakk'ım de" diyebileceğini kabul etmesi gerekir kabul etmiyorsa bu yola girmesi ne kadar uygun olur? Tasavvufu tanımlar mısın? Çünkü bir zamanlar benim de yolum düşmüştü. Nereye düştü yolum merak içindeyim