You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

((Meksikalı))
TARIK TUFAN
Beyaz başörtülü küçük kızın sahneden gözyaşlarıyla indiği görüntüyü, günlerdir zihnimden silemiyorum.


Beyaz başörtülü kız, ödül alma sırasının kendisine gelmesi için sahnede bekliyor, diğer arkadaşlarıyla birlikte. Ancak ödül almak yerine, yanına gelen adamın uyarısıyla sahneden inmek zorunda bırakılıyor.

Ağlamamak için elinin tersiyle ağzını kapatmaya çalışıyor kız.

Çıkıp gidecekken birden geri dönüyor büyük bir cesaretle. Kendisini oradan indiren statükoya, iktidar biçimine, yeldeğirmenlerine karşı küçücük bedeniyle, beyaz başörtüsüyle, titreyen sesiyle dev gibi bir soru soruyor.

Takım elbisesinden, oturduğu yerden, oturma biçiminden, saç tıraşından müdür olduğunu anladığımız bir adamın karşısına geçip yakıcı bir soru soruyor beyaz başörtülü kız.

Şimdi ağlıyor. Adam ayağa kalkacak, elini kızın omzuna koyacak, öğretmen şefkatiyle kızı saracak, gözyaşlarını elleriyle silecek. "Gel" diyecek, "Otur şöyle yanıma, ağlama artık. Ben sana izah ederim, konuşuruz kızım, tamam mı?" diyecek. Büyüklerin dünyasının acımasız öfkelerinin sağa sola sıçramalarından söz edecek belki de.

Kızın bu halini gören koyu renk takım elbiseliler, üniformalılar, protokol üyeleri üzülecekler, içlerinden bir şey kopacak ve kızı teselli edecekler. Kız ağlıyor.

Ama hiçbir şey düşündüğüm gibi olmuyor. Olmuyor işte!

Adam istifini bile bozmadan "sen git müdürün gelsin" diyor.

Devletin ağzıyla konuşuyor adam, gri yağlıboyalı duvarların ağzıyla konuşuyor, demir çekmecelerin, masanın üstündeki sümenlerin, teftiş raporlarının, sicil amirlerinin ağzıyla konuşuyor.

Duygusuz, renksiz, sevimsiz ne varsa işte onun ağzıyla konuşuyor.

Gözümün önünden gitmiyor Tevhide'nin yüzü. Salonda büyük adamların karşısına geçip de "neden" diye sorması...

Statükocuların nefret ettiği şeyleri yapıyor; geri dönüyor, soru soruyor, ağlıyor ama yılmıyor. Bu sorulara verilecek yanıtlar yok.

İnsanların elinden son derece hakları olan bir şeyi almanın bir yanıtı yok. Hayali tehlikeler üretip de, küçücük bir kızın yazdığı bir denemeyle hak ettiği ödülü alabilmek için oraya çıkıp, sonra da talimatlarla geri gönderilmesinin bir nedenini bulmak mümkün değil.

Sahneden inip kalbimize giriyor Tevhide. Kararlı adımlarla kalbimizin derinliklerinde sakladığımız diğer kızların yanına gidiyor. Ödül töreninde ağzı kapatılmaya çalışılan, başındaki kep ve örtü alınmaya çalışılan, haddi bildirilmesi için emirler yağdırılanların yanına.

Sahneden indirip de karanlığa gömdüğümüz ne çok çocuk var aramızda!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: TARIK TUFAN
Sahneden indirip de karanlığa gömdüğümüz ne çok çocuk var aramızda!

işte herşeyin özeti bu. sahnelerden indirip karanlığa gömdünüz bizi.
Hiç birinize Hakkım Helal Değil!
Alnım rüzgarlara açık
Kor kaynar yüreğimde
Umutlar sevinç içinde
Kan dolan gözlerimde..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: TARIK TUFAN

Beyaz başörtülü kız, ödül alma sırasının kendisine gelmesi için sahnede bekliyor, diğer arkadaşlarıyla birlikte. Ancak ödül almak yerine, yanına gelen adamın uyarısıyla sahneden inmek zorunda bırakılıyor.
Kizgin Sad
Emekli Üye
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.