HDP İlçe Teşkilatı'nın kapısından içeri girdiğimizde önce baktılar, sonra şaşırdılar, sonra içeri buyur ettiler.
İçeride 4-5 kişi vardı ve bizi tedirgin gözlerle izlemeye başladılar.
Başsağlığı dilemeye geldiğimizi söyledim. Üzüldüğümü, üzülmeyenlerin alçak olduğunu dile getirdim.
Bir kadın siyasete girmeye çalıştı anında. Hükümeti suçlayacaktı ki "lütfen hanımefendi, biz buraya siyaset konuşmaya gelmedik, taziye için geldik" deyince sustu.
Gerçekten kimsenin kendisini suçlu görmediği bir dünyada neyi konuşacaktık ve anlaşacaktık ki?
Anlaşmamıza gerek yok ama insan olmaya hepimizi ihtiyacı vardı.
"Başınız sağolsun" deyip ölenler için Allah'tan rahmet diledim. Bir çaycı, bir vatandaş, bu ülkede bizlerle aynı mahallelerde yaşayan bir insan ölmüştü ve bu kin ortamında, herkesin birbirinin gözünü oyduğu bu ortamda sadece bir insan olarak gidip başsağlığı diledim.
Bizi gördüklerinde muhtemelen polis sanan, biraz vakit geçince çay ikram edenler, biz kapıdan çıkarken birazcık da olsa gülümsediler.
Aklımda hep şu soru: Tarih, aptallıkların tekrarı mıdır?
b,parlak