Eksik ve yarım kalmış bir hikayenin içinden bulup kendimi el yordamı haykırıyorum ertelediğim cümlelerimi. Dökülmese de yine dilimden, yer buluyorlar kendilerine derinlerimde bir yerlerde.Kendimden sakladığım, gizlediğim her şeyi biliyorum artık. İnkar ettiğim tüm gerçekleri kabulleniyorum bir bir..Bir bilsen..Susmak hiç bunca yalnız olmamıştı...Hiç bu kadar yetersiz kalmamıştı sözcükler.Ve ben hiç böylesine yalnız kalmamıştım kalabalığımın ortasında.Hesabını tutmuyorum sızıların. Belki de sızlamıyor artık sızılarım eskisi kadar.Kabusların yaraladığı karanlık gecelerim düşlüyor düşleri.Dilsiz, dermansız, savunmasız duruyorum olduğum yerde sadece dağ gibi, hiç taşlaşmamışçasına yüreğim.Yadırgamıyor matemleri, mutlulukları yadsığı gibi.Bekliyorum yalan tebessümlerin son duraklarında, kibirli gözlerini dikip üzerime önümden hızla, hırsla geçen zamana inat, atmıyorum tek bir adım bile.İşte böylesine korkuyorum, ölesiye korkak yaşamaların kısır döngülerinde..Nereye adım atsam, başladığım yere dönüyorum, sonsuz sevmelere. Ve sana çıkıyor yollar her ayak sesinde.Bilir misin?Bu şehir hiç böyle üşümemişti, en ayaz kışlarda bile.Sevda şarkılarının her bir sözcüğü dokunup sızlatmamıştı her zerremi ince ince..Ve ben hiç böyle ıssız kalmamıştım bunca karmaşanın arasında...Bir hayal tüm yaşantım. Belki bütün gerçeklerim bir tek senin ellerinde.Takılıp gidenlerin ardına adımlarınca, ağırlığınca uzaklaşmışlardı oysa benden bir bir. Sevda vurulup tek kurşunla uzanmıştı boylu boyunca yere, dermanı yoktu nefes almaya.Gelir misin?Yavaş adımlarla gitgide uzaklaşıp küçülerek kaybolanlar gibi, karanlıkların arasından belirip bir ışık zerresi kadar, sonra aydınlatır mısın gecelerimi hiç kararmamışçasına?Hiç bunca sen kokmamıştı denizler..Böyle çınlamamıştı kaldırım taşları hiç bir ayak sesiyle...Ve ben böyle "bensiz" kalmamıştım kendimi bildim bileli kimselerin yokluğunda...
Alıntı...