Bismillahirrahmanirrahim..
İmam Malik ibn Enes rahimehullah dedi ki:
‘’Sünnet Nuh’un gemisidir. Ona binen kurtulur, geride kalan boğulur.’’ (1)
Evet O’ sünnet her türlü donanımın kendisinde bulunduğu bir gemidir. Tüm dünya sular altında kalsa ve afetlere boğulsa ‘’O’’ hepsinin üzerinde duran afetlerin kendisine zarar veremediği bir gemidir.
Bu gemi kurtuluşun gemisidir. Ona binen yolcular kurtuluş gemisinin yolcularıdır. Onlar Ahiret'e sağ-sağlim gelirler. Kimseler onlara yolda zarar veremezler. ‘O’ gemi onları gidecekleri yere kadar götürür.
‘O’ gemiye binmeyen kimseler ise sular altında kalırlar, boğulurlar. Kimse onları kurtaramaz hatta çok güvendikleri akılları bile onları kurtaramaz. Tıpkı şu kıssada bize bildirilen durum gibi;
‘’Gemi onları dağlar gibi dalgalar arasından geçirirken Nuh, bir kenarda duran oğluna, <<yavrucuğum , bizimle beraber bin gemiye, kafirlerle bareber olma>> diye seslendi. (oğlu) :’’ Beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım’’ dedi.(2)
İşte gemi tüm haşmetiyle dalgaları yararken Hz. Nuh bir kenarda duran oğlunu görüyor. Ve ona bir babanın oğluna olan sevgisiyle sesleniyor.
: Ey yavrucuğum!! , Gel bin bu gemiye bu gemi kurtuluşun gemisi..
Oğlu: Ey baba sen beni bu gemiye çağırıyorsun halbuki benim aklım bana diyor ki; Suların kendisine yetişemiyeceği boyca yüksek , beni sudan koruyacak bir dağ’a sığınmamı söylüyor.. neden bu gemiye bineyim?
Derken bir dalga geliyor ve oğlunu kapıp götürüyor..
Eğer bizler boğulmamak istiyorsak sağ-sağlim ahrete ulaşabilmek istiyorsak Allah’ın Rasulu Muhammed’in yoluna sımsıkı sarılmamız gerekiyor. Ondan bize ulaşan sahih hadislere sımsıkı sarılmamız gerekiyor. Aksi taktirde bu karanlık çağda kaybolmaya, önümüzü kaybetmeye, boğulmaya mahkumuz.
Acizane...
Kaynaklar:
1- Suyuti, Miftahu’l – Cenne Fi’l – ihticaci bi’s – Sünne.
2- Hud / 42-43